tag:blogger.com,1999:blog-97943662008-03-05T02:41:56.264+02:00Bergamot Kokan SayfalarBetül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comBlogger15125tag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1159918876254954582006-10-04T02:40:00.000+03:002006-10-04T03:09:31.083+03:00KIR SAATİ<em>/sadeleşip de geldimdi kendimden sana<br />tanelerimi kuşanıp gidebilirim/</em> <br /><br />kumu savur uruğu aynalara<br />ihlal et içinin sınırlarını <br />kekik kokularını üzmeden ama<br /><br />kapı önleri<br />kadınlar <br />mahalle ağızları<br />dağdan yuvarlanan taş<br />toprağa yürüyen kök<br />hepsi ne kadar dahil bak akışa<br />herşey ne kadar yolunda <br />akıl olmasa<br /><br />/aradan vaktiyle sayfa çektik diye mi<br />kopuyor bir yerlerimiz hiç yazılmadan/<br /><br />yaşamı öldüğüne ikna edebilirim<br />telaşsız, alelâde<br />sokaklar, kaldırımlar <br />en fazla sizler kadar<br />birkaç zaman önce ölmüş olabilirim<br /><br /><br />Betül AKDAĞBetül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1159915803493257872006-10-04T01:48:00.000+03:002006-10-04T01:52:34.046+03:00KARANLIK ŞİİRağaç yıkılmayagörsün <br />uçarmış gölge<br />bulutlar yirmi üçü vurduğu zaman<br />ölü bir kuş gibi cıvıldar seni<br />mırıltıdan esvaplar biçer gece<br />ister ki üstüne tıpatıp uysun <br />iştiha düşer makasın parlayan arsız yüzüne<br /><br />...<br /><br />çocukları öldürmenin <br />hiç değilse bir saati olmalı <br />yine ansızın devrildi gece üstüme<br /><br /><br /><br />Betül AKDAĞBetül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1159477038225092402006-09-28T23:47:00.000+03:002006-09-28T23:57:18.226+03:00AVAZ<a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/1600/02-28-theSummons.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/200/02-28-theSummons.jpg" border="0" alt="" /></a><br /> <br />yüzünü kendi suyunla yıkadığın gün<br />içindeki kovuğa düş <br />orası serin<br />kayalar üzerinde kır <br />sesin kördüğüm<br /> <br />aslında var sandığın <br />her şey hiç olmadı ki<br /> <br />ellerindeki neşter<br />arınmış gümüş rengi hayâl kaymalarında köz<br />al kurtar yüreğini ilkel çığlığım<br />şiir yerlerim içeri kanıyor<br /> <br />kaç kere uyanıyorum bir uykunun içine<br />nereye saklansam illa sobeliyorum beni<br />bir kent içimi durduğum bütün sokaklar soluyor<br />beklenmiyor olmaktan tutukluyum<br /> <br />iki yana düşmüş kolu salkım söğüdün<br />mecalini belki bin yıldır arıyorum<br />kaç kere söyledim de yoruldu kulağım<br />ben kırmızı ve acemi bir kitap ayracıyım<br />kaç kere söylesem yeter bilmem ki<br /><br />saymayı binlercedir unutuyorum<br />...<br /> <br />çukurova sonbahara hazırlanıyor<br />toprak yüzlü insanlara yürüyor sarı<br />yalınayak derme çatma kendinlik gibi yürüyor<br /> <br />bulutundan önce düştü rahmet ovaya<br />çukurova son bahara yazıklanıyor<br /> <br />şiir yerlerim kanıyor<br />şiir kan<br /> <br />kapılar <br />pencereler <br />eski burunlar ve taze boya kokusu<br />yine en son söyleyeceğim bu ilk<br />pencereler<br />kapılar<br />ve şiir kan<br />uy an !!!<br /> <br />üç burası seç kendine çıkından<br />hangi birine gitsen <br />öteki hep orası... <br /> <br />gündüzü geceden sorma<br />delidir demişlerdi<br />zambak diye dallarını pareler demişlerdi<br />ay yiyor güneş içiyor <br />kara bir suya dönüyor öldürünce <br />demişlerdi<br />ya <br />olsun<br /> <br />ay benim güneş yarım<br />mavi bir suya döndün bak<br />mavi bir kadını içtin <br />çivit rengi bir yüreğin kan tutan yerlerisin<br /> <br />ay benim güneş yarım<br />gündüzü de geceyi de bilen sin<br /> <br /> <br />Betül AkdağBetül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1159476371512072752006-09-28T23:45:00.000+03:002006-09-28T23:46:11.523+03:00ZAHİRbi gri bi mavi bi yoktu deniz<br />ben böyle olduğum için<br />sırf ben böyleyim diye<br />saçlarım yasaksız ve alatav toprak<br /><br />konuşmamak gerekir söz gelimi<br />hiç gelmemiş 28 nolu yolcuya dair<br />ne de kimsesiz kalan cam kenarına<br />en büyük maceran sensin<br />denize çıkan tek sokak<br />girmediğin sokakların adları kahir<br /><br />“yavrum zelzelede siz neredeydiniz”<br />kendim dışında her yerdi <br />kendimi görüverince yıkıldı teyze<br /><br />Betül AKDAĞBetül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1148245212611462642006-05-21T23:57:00.000+03:002006-05-22T00:00:12.623+03:00KAPILAR<a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/1600/ital7258.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/200/ital7258.jpg" border="0" /></a><br /><br />kapılar açılırdı<br />rüzgâr dolardı içeri her sefer<br />köhneydik<br />tozluyduk<br />eski<br /><br />tahta bir iskemleydim ben<br />masa masaydı bildiğin<br />cereyanda kalan<br />zaman<br /><br />her sefer geldiklerinde bambaşkaydılar<br />her gidişlerinde bir az farkında<br />neyim ben şimdi diyen<br />devingen beyaz bulutlar kadar unutkan<br />hepsi beninde geleni*<br />ellerinde çizgiler<br />adlar, sıfatlar<br />labirentler<br />kayboluşlar, buluşlar<br /><br />kendiyle beslenen bir tür:<br />-sanırım- insandılar.<br />yok olmaya hergün bambaşka bir isim taktılar<br /><br />ben sadece iskemleydim<br />masa bildiğin masa…<br /><br /><br /><br /><br />Betül AKDAĞBetül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1140727200329036682006-02-23T22:38:00.000+02:002006-02-23T22:44:40.490+02:00An_a_for<a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/1600/camlica_serdar_spider.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/320/camlica_serdar_spider.jpg" border="0" /></a><br /><a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/1600/2006.jpg"></a><br />ânın tanrısı var mıdır eski bir soru<br />bir ânın kaç tanrısı var<br />onu de bana<br /><br />günlerden bir gün yoktum<br /><br />/eski bir zaman/<br /><br />ayın dünü<br />günün ötesi yoktu<br />herkes uzak yarımını<br />uzaklar yakınını<br />yarımlar eşkâlini aranıyordu<br /><br />/özdeş ve yarınsız an/<br /><br />hayat süsü verilmişti ölüme<br />gün ortası afaki dolanıyordu<br /><br />o kadar ışıktı ki<br />görmedi kimse<br />öyle karanlıktı ki<br />hem de hiç kimse<br /><br /><br />31.01.2006Betül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1137593762669523452006-01-18T16:10:00.000+02:002006-01-18T16:17:07.356+02:00savaş boyası kozmetikten sayılmaz<span style="font-size:85%;">kızıl elbisemde güve<br />ne bildiğim bir okyanus<br />evrende arıyorken yer<br />ne dehşetli ve pastoral yoldur ah…<br /><br />kağıttan uçmalar vakti göğe atanın<br />ruhuna onurlu duruşlar gerek<br />aklın rahminde çimlenmek kolay mı?<br />bunun doğması, ıngaaası<br />göbek bağı var<br />siz sorun ben söylemeyim<br />yen cefası var<br /><br />güneşin gözlerine batık gemiler asmak<br />yıldız balıklarıyla kupkurumak ya<br />ışığımızdan alarga<br />saklayacak nemiz var<br /><br />Ay antares seni öldürüyorlar!<br /><br /><br />.</span>Betül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1133293740903479522005-11-29T21:45:00.000+02:002005-11-29T22:14:33.343+02:00MaMaYuLu<a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/1600/c14[1].gif"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/200/c14%5B1%5D.jpg" border="0" /></a><br /><span style="font-size:85%;">I<br /><br />/Şimdi hem yerin hem göğün yüzü kalmadı bana/<br /><br />geceleyin işlenirdi büyük günahlar<br />ve bir evren gecesi milyon yıllar sürerdi<br />kendi dilsizliğinden<br />ve kimsesizliğinden,<br />merhametsizliğinden korkardın en çok<br />kutsanmamış rahimlere ışıksız fermanlar yazıp<br />adı günah olsun dedin.<br /><br />/milyarlarca şaşkın bakma yüzüme<br />o hiç özenmediğin günahın benim /<br /><br />utançların vardı en çok alnına dövmelenmiş<br />tutulmuş dillerin dip seslerinde<br />kutsanmamış rahimlere kuzguni kuşaklar sardın<br />adı kibir olsun buyurdun kibirlice.<br />gözbebeklerimden öp beni hadi<br />bütün ötekiler gibi<br />adımı senden aldım.<br />...<br />göksel ordularının<br />yersiz tepinmelerinde ezildi<br />görkemli yeşil çayırlar<br />yücelikten iyi bir kovuk yoktu<br />saklayacak yaptığın hainliği<br />yüreğini korkuna<br />korkunu yeryüzüne sarmaladıkça<br />uçarı bir çift kumru kanadınca söylendin<br />kutsanmamış rahimlerde döllenen ve dölleyen,<br />Ey çocuğum bize bunları neden..<br /><br /><br />II<br /><br />kendine tutsak dağları tepeler yaptım sana;<br />cüzzam tutmuş yamaçları, patika..<br />azgın bütün ırmakları<br />salınan sazlar sakini yeşil dereler yaptım<br />çarıklarının bağları yüreğini bağlamışlara inat...<br /><br />ben kötü meyveye durmuş<br />engerek soylu topraklar içinde<br />kimi ateşe atsam külleri suya biat<br /><br />çık içinden<br />çık içinden !<br />çık ve ötekini kutsa<br /><br />ağını yakıcak diye azarladığın kor ateş<br />tutuşturunca gözünün perdelerini<br />uzaklaş benden günahım kadar uzaklaş<br />akın akın ıssızlığına yürü<br />bil ki bu şaşılacak işler görecek gün değil<br />yeni mintanından koparıp vereceğin<br />eski bir fistanı yamayacak<br />-mış değil<br />...<br />dağlık yerin ekininden pişti bu ekmek<br />neçe ırmak kabardı<br />neçe bulandı bulandı duruldu sular<br />ne mutlu ki kusabilecek denli<br />doydu acıkmış ruhlar...<br /><br />size diyecek şeyim yok<br />içinizde dağlaşarak büyüyen susmalarınız<br />çığlıktan yanılgılarla yıkanıp paklanıcak<br />hoş kokulu dışarlıklı yağlara bulanıcak<br />günahkar çizmeleriniz<br />göz yaşınızla yıkanıp arlanmadıkça<br />sizlerde bir katre dahi kalmayacağım<br /><br />varlığım rüzgârda salınıp duran<br />zavallı ve kimsesiz sazlıklara<br />kuvvet verdi diye ne mutlu bana<br /><br />''oysa ne kavallar çaldı oynamadınız<br />ne ağıtlar yandı ağlamadınız''<br /><br />ve sırf ses olun diye siz<br />ellerimle seslerimi kapadım<br />ne mutlu ki kendimden öte yankı;<br />uçurumunuzdan içre balkıyan sesim.<br /><br />ben titreyen o her bir hücrenizde<br />korkunuzun sırtını ezber etmiş cinnetim !<br /><br /><br />Betül Akdağ</span>Betül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1132869400630216852005-11-24T23:53:00.000+02:002005-11-24T23:56:40.633+02:00ÖZNEL ŞİİR<a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/1600/aurora_cu.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/320/aurora_cu.jpg" border="0" /></a><br />yürür giderdi güneşler her akşam üstü<br />her gün biraz daha yakın<br />her gün biraz daha ırak bir ahir<br />kalabalıklar içinde siyah şah devrilirdi<br />beyazın ayak ucunda bir yere<br />bir siyah şah...<br />hasmıyla gölgesi bir<br /><br />yağmur yağardı bir akşam<br />bir çıtlık dalı gibi çalınırdı an<br />aynı damlayla hiç kimse ıslanmazdı bilirdik<br />dün orada olmayan<br />yarın olmayacaksa da<br />o an vardı bilirdik<br /><br />yağmur yağardı habire<br />fesleğen kokardı bir an<br />sonra geçer giderdi bir rüzgârla<br />incinirdik...<br /><p> </p><p> </p><p>.</p>Betül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1132869126375185412005-10-25T23:32:00.000+03:002005-11-24T23:52:06.383+02:00OLyarım ağız bir içleniş erketesine<br />yatırmak kirpiklerini<br />uyutmak<br />dalgalı ve gri bir iç denizde<br />yarım bir ayla tutulmak<br />hepsi bu<br /><br />/ödünç alınan her sözcük usulca bırakılır<br />onlar başka gecelerin eşyalarıdır/<br /><br />katrana yatmış upuzun bir kumsal düşüne durmuş<br />çekirdek çıtlayan çocuk<br />özlenmeyen bir çocukluk<br />hepsi bu<br /><br />/suretinin arkasına saklanan en geç de olsa<br />hep sobelenir<br />ki sözü edilmeyecek<br />bir başka lehçenin başka heceleridir/<br /><br />hüzünler ve aşklar üstüne şiirler var ya hep<br />olmalar ve oldurmalar üstüne<br />yazılmalıdır<br />çünkü yazmalıdır biri<br />belki biz olmalıyızdır<br />hepsi bu.<br /><br /><br />.Betül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1120077774602712012005-06-29T23:40:00.000+03:002005-07-04T11:22:42.183+03:00Aymalar<a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/1600/hayal6.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/320/hayal6.jpg" border="0" /></a><br /><a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2282/729/1600/67_UT_EC_305.jpg"></a><br />sınanmamış ellere uzanmanın<br />yanıltıcı ferahlığından farksız<br />özürler dileyeceğiz hayattan<br /><br />gecikmiş bir doğum günü kutlaması hiçliğinde<br />en aklımızda kalanın<br />bir takvim yaprağında<br />demeden eskittiğimiz<br />o güzel ve akıcı çocuk ismi olduğunu<br />er geç anlayacağız.<br />...<br /><br />/akşamın yalaz elleri iki cebinde…<br />gözlerinde üşüyen zavallı zalim bir kedi<br /><br />düşüncenin kıyıları neden illa med-cezirler tutkular ?<br />nem kumda tek bir kardelen yeşertmeye yetmez ki …/<br /><br />çelimsiz ve kötürüm yaylım ateşlerinde<br />kendi eliyle kendini kırarken ışık<br />kulağımıza ağdalı okunmuş ezanların<br />hesabını sormalar kalacak payımıza.<br /><br />belki bundan kavgalıyız hayatla…<br /><br /><br /><br />.Betül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1107745439340626962005-02-07T04:27:00.000+02:002005-07-04T11:11:50.343+03:00Üşüyor Gölgelerimizbahçelerimiz bitmiş bir oyundan darmadağın<br />onlarca sene ekmiştik yeşil tarhlara oysa<br />tel kapıdan bakıyorken<br />ölmeyecek sandığımız<br />verandamızda oturan yaşlı bir teyzeydi zaman<br />…<br />şimdi bütün tarhlarda ayak izimiz<br />gölgemiz verandada sallanan tahta sandalye<br />cebimizde kartopu gerçeklerimiz<br />kavrasak onlar erir<br />kavramasak biz…<br /><br /><br />.Betül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1107219791723688532005-02-01T02:19:00.000+02:002005-11-29T22:17:46.553+02:00YA BİR RÜYA BİR NEHİR KIYISINI SÜRÜRSEkimin köşe başında bekleyen karabasanı<br />hangi zehirli ağacın meyveleri olanlar<br />hangi yanlış aşılanmış gövdenin filizleri<br />çatallanmış sesiyle sırıtıyor yüzümüze<br />her bir küstah yol çatı<br /><br />neydi ki doğru?<br />sizde olmayan neyi görmeye geldiniz siz?<br />ya da kendinizdeki neyi koyup gitmeye?<br /><br />çalıya düşmüş tohumlar gibiyiz oysa<br />büyümek ve serpilmek<br />ne için ama?<br /><br />toprakla beslenen gözler<br />uykuyu siz istediniz<br />toprağı besleyen eller,<br />kapınız sanki neden<br /><br />siz ey seher düşer düşmez topraktan evlerini<br />düşüncesizce yiyenler<br /><br />parmaklarınız parmaklık,<br />sesiniz bir yerlerde duvarlar çınlatıyor<br />ya bu nehir neden şimdi kanıyor?<br /><br />kendinden korkan aydınlık uçurumsa uçurum<br />düşülecekse yalnız<br /><br />karabasanlarca akan nehirler bile korkmazken<br />bu korku neden?<br /><br /><br />.Betül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1107054709583318222005-01-30T01:55:00.000+02:002005-01-30T18:33:43.866+02:00Uykuda ya da uyanık, ne kadar da acıkmıştı dolunay.
<br />
<br />Kaç türlü merakla bakabilirim yüzüne hiç yorulmadan? Nilüferin yaprağını daha fazla sevdiğim için mi yanlışım? Yoksa buğulanmış bütün camları öptüğümden mi?
<br />
<br />İstiridye kanatları gibi yağdı kar...biz dilimizi uzattık...çıplaktı sanıyordum belleklerimiz
<br />yeni yıldızlar kırpmaya koyuldu benden gece...
<br />
<br />Okundukça yeniden ve başka renkte yazılacağını bilmek soldurur mu saman sayfalarımı? Esnerken ağzımı açsam ruhum kaçar mı? 13 uğurludur da uğursuz olan biz miyiz?
<br />
<br />Sahi dakikada kaç sözcük okursun sen? Dakikada kaç sözcük eskirim ben?
<br />
<br />Betül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-9794366.post-1106911192069787582005-01-28T13:17:00.000+02:002005-01-28T15:09:16.460+02:00MaMaYuLuI
<br />
<br />/Şimdi hem yerin hem göğün yüzü kalmadı bana/
<br />
<br />
<br />geceleyin işlenirdi büyük günahlar
<br />ve bir evren gecesi
<br />milyon yıllar sürerdi
<br />kendi dilsizliğinden
<br />ve kimsesizliğinden,
<br />merhametsizliğinden
<br />korkardın en çok …
<br />kutsanmamış rahimlere ışıksız fermanlar yazıp
<br />adı günah olsun dedin.
<br />
<br />/milyarlarca şaşkın bakma yüzüme
<br />o hiç özenmediğin günahın benim /
<br />
<br />utançların vardı en çok alnına dövmelenmiş
<br />tutulmuş dillerin dip seslerinde
<br />kutsanmamış rahimlere kuzguni kuşaklar sardın
<br />adı kibir olsun buyurdun kibirlice.
<br />gözbebeklerimden öp beni hadi
<br />bütün ötekiler gibi
<br />adımı senden aldım.
<br />
<br />…
<br />
<br />göksel ordularının
<br />yersiz tepinmelerinde ezildi
<br />görkemli yeşil çayırlar.
<br />yücelikten iyi bir kovuk yoktu
<br /> saklayacak yaptığın hainliği
<br />yüreğini korkuna
<br />korkunu yeryüzüne sarmaladıkça
<br />Uçarı bir çift kumru kanadınca söylendin
<br />kutsanmamış rahimlerde döllenen ve dölleyen,
<br />“Ey çocuğum bize bunları neden…”
<br />
<br />
<br />II
<br />
<br />kendine tutsak dağları tepeler yaptım sana;
<br />cüzzam tutmuş yamaçları, patika..
<br />azgın bütün ırmakları
<br />salınan sazlar sakini yeşil dereler yaptım
<br />çarıklarının bağları yüreğini bağlamışlara inat…
<br />
<br />ben kötü meyveye durmuş
<br />engerek soylu topraklar içinde
<br />kimi ateşe atsam külleri suya biat
<br />
<br />çık içinden
<br />çık içinden !
<br />çık ve ötekini kutsa
<br />
<br />ağını yakıcak diye azarladığın kor ateş
<br />tutuşturunca gözünün perdelerini
<br />uzaklaş benden günahım kadar uzaklaş
<br />akın akın ıssızlığına yürü
<br />bil ki bu
<br /> şaşılacak
<br /> işler görecek gün değil
<br />yeni mintanından koparıp vereceğin
<br />eski bir fistanı yamayacak
<br />-mış değil
<br />…
<br />
<br />dağlık yerin ekininden pişti bu ekmek
<br />neçe ırmak kabardı
<br />neçe bulandı bulandı duruldu sular
<br />ne mutlu ki kusabilecek denli
<br /> doydu acıkmış ruhlar
<br />…
<br />
<br />size diyecek şeyim yok
<br />içinizde dağlaşarak büyüyen susmalarınız
<br />çığlıktan yanılgılarla yıkanıp paklanıcak…
<br />hoş kokulu dışarlıklı yağlara bulanıcak
<br />günahkar çizmeleriniz
<br />göz yaşınızla yıkanıp arlanmadıkça
<br />sizlerde bir katre dahi kalmayacağım
<br />
<br />varlığım rüzgârda salınıp duran
<br />zavallı ve kimsesiz sazlıklara
<br />kuvvet verdi diye ne mutlu bana
<br />
<br />“oysa ne kavallar çaldı oynamadınız
<br />ne ağıtlar yandı ağlamadınız”
<br />ve sırf ses olun diye siz
<br />ellerimle seslerimi kapadım
<br />ne mutlu ki kendimden öte yankı;
<br />uçurumunuzdan içre balkıyan sesim.
<br />
<br />ben titreyen o her bir hücrenizde
<br />korkunuzun sırtını ezber etmiş cinnetim !
<br />
<br />
<br />Betül Akdağ
<br />Betül Akdağhttp://www.blogger.com/profile/00944400655237857579noreply@blogger.com