tag:blogger.com,1999:blog-9180469166921483112008-05-04T14:55:44.906-07:00MarkaCiniRabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comBlogger60125tag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-81973504983680643672008-04-01T05:36:00.000-07:002008-05-04T14:55:44.943-07:00TURQUALITY®TURQUALITY® , Dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı. Ağırlaşan rekabet koşulları ve değişen tüketim kalıpları uluslararası arenada yer almak isteyen şirketleri daha fazla katma değer ve daha fazla pazar payı anlamına gelen güçlü markalar yaratmaya teşvik ediyor.<br /><br /><a href="http://bp3.blogger.com/_Jr8S3ZRPfjA/SBwmI1Pa7mI/AAAAAAAAAhE/6mg_gsS-M4s/s1600-h/logo.gif"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_Jr8S3ZRPfjA/SBwmI1Pa7mI/AAAAAAAAAhE/6mg_gsS-M4s/s320/logo.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196070003251277410" /></a><br /><br />TURQUALITY® ülkemizin rekabet avantajını elinde bulundurduğu ve markalaşma potansiyeli olan ürün gruplarına sahip firmaların, üretimlerinden pazarlamalarına, satışlarından satış sonrası hizmetlere kadar bütün süreçleri kapsayacak şekilde yönetsel bilgi birikimi, kurumsallaşma ve gelişimlerini sağlamak suretiyle uluslararası pazarlarda kendi markalarıyla global bir oyuncu olabilmeleri amacıyla oluşturulmuş destek platformudur. <br /> <br />Vizyonunu "10 yılda 10 dünya markası yaratmak" olarak belirleyen TURQUALITY® buna ulaşmak için marka yaratma potansiyeli olan firmaları belirleyerek desteklemeyi hedefliyor. (kaynak www. http://www.turquality.com)<br /><br />Turquality kapsamında bir marka olabilmek için neler yapılması gerektiğine <a href="http://www.turquality.com/18.aspx">buradan </a>ulaşabilirsiniz. Peki, bu projenin kurucusu kim derseniz Devlet Bakanımız Sn. Kürşat Tüzmen. Ülkemize böylesine katma değeri olan bir projeyi kazandırdığı için kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. <br /><br />Uygulamaya alınmasından bu yana, 7 ayrı sektörde 50 den fazla marka, Turquality Projesine dâhil edildi. Bossa, Hamam, Söktaş, Taç, Temsa, Atasay, Gilan, Goldaş, Zen, Ülker, Şölen, Solo, Selpak, Eti, Efes, Bellona, Duru, Dalin bu markalardan sadece bir kaçı. <br /><br /><a href="http://bp1.blogger.com/_Jr8S3ZRPfjA/SBwnaVPa7nI/AAAAAAAAAhM/8s5evR0tSVM/s1600-h/logolar.JPG"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_Jr8S3ZRPfjA/SBwnaVPa7nI/AAAAAAAAAhM/8s5evR0tSVM/s400/logolar.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5196071403410615922" /></a><br /><br />Sektörlere bakıldığında, Dayanıklı Tüketim Ürünleri, Hızlı Tüketim Ürünleri ve Tekstildeki markalar, adından ve kalitesinden söz ettiren, kullanıcığının zihninde ilk üç tercih arasına yerleşmeyi başarmış markalar. <br /><br />Konu hakkında dikkatimi çeken bir nokta var. Türk milleti olarak bu kadar yemek yemeğe düşkün olmamıza rağmen, Gıda sektöründe Turquality kapsamına alınan herhangi bir marka yok. Kebapçı İskender Turquality kapsamana girmeyi hak eden markalarımızdan biri. Ayrıca sektörler arasında bile moda ve popülerlik söz konusu iken Gıda Sektörü hiçbir zaman ivme kaybetmeyerek sürekli yükselen bir grafik çiziyor. Gıda sektöründe kalitesine inandığım ama cesur atılımlarda bulunamayan ULUDAĞ başarıyı hak eden bir diğer markamız. Uzun zamanlardan beri tasarımını bile değiştirmeyen ULUDAĞ son zamanlardaki tasarım değişikliği ile “acaba ULUDAĞ atılımlar yapacak mı?” diye beni heyecanlandırdı. Tekstil, Giyecek, Otomotiv vb. sektörlerde dünya markası olabilecek potansiyele sahip markalarımız sayesinde Türkiye’ nin adından çok bahsettireceğinden eminim ama gıda sektörü kapsamında içecek üzerine bir markamızın da bu yarışta yer alması gerekiyor. Nasıl DOĞADAN markası bu kadar kısa sürede Coca Cola nın ilgisini üzerine çekmeye başardıysa bence başka markamızda bunu yapabileceğine inanıyorum.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-22574608071949755092008-03-31T11:24:00.000-07:002008-03-31T11:26:16.198-07:00Trident Splash...Uzun zamandır televizyonda Trident Splash reklamı oynuyor ve ilk günden bu yana aynı beğeni ile izliyorum. Bir sakız reklamı için çok başarılı.<br /><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/mBBnPTH4A4A&hl=en"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/mBBnPTH4A4A&hl=en" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object>Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-53394872107453325652008-03-22T14:53:00.000-07:002008-03-23T04:10:14.259-07:00Coca Cola ile Doğadan Çay...<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_Jr8S3ZRPfjA/R-WCCPXi6cI/AAAAAAAAAgs/WkV-XQDeXxc/s1600-h/dogadan.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_Jr8S3ZRPfjA/R-WCCPXi6cI/AAAAAAAAAgs/WkV-XQDeXxc/s400/dogadan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5180689921356261826" /></a><br />Doğadan markasının yüzde 100'ünü satın alarak çay pazarına giren Coca Cola bu alanda 40 milyon dolarlık ek yatırım yapıyor. <br /><br />Dünyanın en büyük ikinci çay piyasasını oluşturan Türkiye aynı zamanda dünyanın beşinci çay üreticisi olma konumunda. 874 milyon cirosu bulunan sektörün yüzde 84' ünü dökme çaylar oluşturuyor. Sektörün önde gelen firmalarından Doğadan'ın satışına ilişkin bir rakam verilmezken ilerleyen günlerde 40 milyon dolar ek yatırım yapılacağı belirtiliyor. <br /><br />kaynak: infomag mart sayısıRabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-40030166688216752342008-03-22T13:53:00.000-07:002008-03-23T04:11:04.671-07:00BULUŞalım...E-bay da kozmetik ile alakalı bir ürün arıyordum. Sonra nerden nasıl geldiysem bazı patent içeriklerinin e-buy da satılık olduğuna rastladım. Anladığım kadarı ile; buluşlarına maddi desteği sağlayamayan yada bir çıkış noktası bulan ama sonuça ulaşmayı tasarlayamayan buluşçuların son çare ile patentlerini satışa çıkarıyorlar. Çok zeki olanlar için tamamı ile bir gelir kaynağı bile olabilir.<br /><br />Yurtdışında buluş üzerine çocukların bilinçlendirilmesine daha ilkokulda başlanıyor. Daha küçücük yaşlarda bir şeyler üretmeyi ve başkası tarafından üretilen herhangi bir fikre karşı nasıl bir tutum sergilemeleri gerektiğini daha o yaşlarda öğreniyorlar.<br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_Jr8S3ZRPfjA/R-VyoPXi6bI/AAAAAAAAAgk/6Wzcdv-OO8E/s1600-h/ust1.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_Jr8S3ZRPfjA/R-VyoPXi6bI/AAAAAAAAAgk/6Wzcdv-OO8E/s320/ust1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5180672982005246386" /></a><br />Ülkemizde, İnovasyon konusunda geri kalmış olsak bile yeni adımlar atılmıyor değil. Konu ile alakalı Türk Patent Ensititüsü’ nün inisiyatifi ile başlatılmış iki yeni projenin olması sevindirici. Projelerden ilki; buluş sahiplerinin ve buluş uygulayıcılarının (araştırmacılar, akademisyenler ve sanayiciler gibi) buluştuğu bir platform oluşturularak, patentlerdeki teknik bilgiden en üst düzeyde faydalanılmasına imkan sağlanılmakta. Oluşturulan bu platform ile buluş arayanlar ve buluşlarının geliştirilmesini isteyenler için gerekli tüm destek saylanıyor. <a href="http://bulusalim.tpe.gov.tr/bulusalim/index.jsp?s=301">Buluş arayanlar</a> kimlik bilgileri ve faaliyet sektörlerini belirterek istedikleri tüm araştırmaları yapabiliyorlar. Fakat dezavantaj olarak fark ettiğim bir nokta, buluş sahibi olanların buluşlarını sergilemek için muhakkak Türk Patent Ensititüsü nezrinde müracaat etmeleri ve resmi müracaat numaraları ile kayıt yaptırmaları gerekmekte. Bence <a href="http://hezarfen.tpe.gov.tr/hezarfen/index.jsp">Hazerfen</a> projesinden ayrı olarak üçüncü bir bölümle birlikte, fikrini buluşa dönüştüremeyen dahiler için danışmanlık verilerek “nasıl patent sahibi olunur?” un cevabı işlenmeliydi. <br /><br />Türk Patent Ensititüsü tarafından oluşturulan diğer proje ise <a href="http://egitim.tpe.gov.tr/egitim/index.jsp">“Teknoloji Tasarım” </a> İlköğretim Okullarının 6, 7, ve 8 inci sınıflarında okutulan Teknoloji ve Tasarım dersinin kapsamında bulunan buluşlar ve tasarımlar hakkında öğrenci ve öğretmenlerimize destek oluşturmak amacıyla tasarlanmıştır. Şu anki katılımlar pek etkileyici görünmese de ileride bizleri de hayrete düşürecek fikirlerin ortaya çıkacağına inanıyorum.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-22635030232848142112008-01-27T11:00:00.000-08:002008-03-22T14:16:16.438-07:00La la la la - Oh Be Diyen Rahatlar...<embed src="http://xml.truveo.com/eb/i/1351657089/a/4c86ff7dda1f7b769d520f50a4658f1d/p/1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width=" 425" height=" 345"></embed><div style="background-color:#315270; width:425px; height:14px;text-align:center;"><a href="http://www.truveo.com/" target="_blank" style="font-family:Arial; font-size:9px; font-weight:100; color:#C7D8E7;line-height:14px; text-decoration:none; letter-spacing:0.1em;">Find more videos like this on www.truveo.com.</a></div><br /><br />La la la la la la – Oh Be diyen rahatlar :)Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-42981712167729695502008-01-27T10:46:00.000-08:002008-01-27T10:49:25.304-08:00Turkcell Sizce de "Tavuk" tadı Vermedi mi?<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_Jr8S3ZRPfjA/R5zRwN5BzyI/AAAAAAAAAf4/tOmmbHkRm-0/s1600-h/Turkcell_Tarife_yumurtlayan_tavuk_Ne_Nerde_nerede_nasil_hakkinda_bilgi.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_Jr8S3ZRPfjA/R5zRwN5BzyI/AAAAAAAAAf4/tOmmbHkRm-0/s400/Turkcell_Tarife_yumurtlayan_tavuk_Ne_Nerde_nerede_nasil_hakkinda_bilgi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160229899352526626" /></a><br /><br />Sizlerde benimle aynı düşüncede misiniz bilmiyorum ama Turkcell reklamı benim artık son derece canımı sıkmakta. <br /><br />Komünikasyon sektöründe rekabet ortamı kızıştıkça Turkcell daha iyi atım bekleyenler çok büyük hayal kırıklıklarına uğradılar. Özellikle reklam alanındaki başarısızlıkları ve yarattıkları cellocan figürlerinden sonra şimdi ki şehla bakışlı tavuk figürü son derece bayat ve yaratıcılıktan çok uzak. Hangi kanalda Turkcell reklamı çıksa hemen kanalı değiştiriyorum. <br /><br />Turkcell kullanmayı bırakalı 1.5 yıl oldu ve hiç pişmanlık duymadım hatta belki lazım olur diye kapatmadım hattıma gelen faturalar –hem de kartımı telefonuma bile takmamama rağmen- ile Turkcell hattımı kapatmadığıma pişman oluyorum diyebilirim. Hatta en çok kızdığım durumlardan biri ise Turkcell’in cellocanlar ile Türk insanının duygusal yönünü etkilemeye çalıştıklarını düşünüyorum. Bu da bana son derece yapmacık geliyor.<br /><br />Son olarak değinmek istediğim nokta ise: Turkcell in Türkçe’mizi yanlış kullanması. Son reklamında cellocanların mesaj yerine meşaj olarak telafuzları onları daha şirin gösterse de reklamın geneline yayılmasını anlamlı bulmadım. Ayrıca zaten minikler ikinci konuşmalarında çok güzel mesaj diyebiliyorlar, bari onu da diyemeselerdi de reklamda bütünlük olsaydı. Reklamı izlemek isteyenler <a href="http://www.turkcell.com.tr/turkcellhakkinda/turkcellreklamlari#">buradan </a> ulaşabilirler.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-89751242228965312182007-11-27T04:18:00.000-08:002008-01-27T11:23:08.475-08:00Tantuninin Patenti AlındıTantuni artık patentli bir yiyecek. Tarsuslu Celal Metin Kılıç tarafından patenti alınan tantuni Bulgaristan’ da fast food zinciri kuruyor. Tantuninin ünü Bulgaristan da öyle büyüdü ki Dünyaca ünlü Kentuck Fried Chicken’ ı geçmesi an meselesi. <br /><br />Bulgaristan pazarının ucuz olması ve çok uygun fiyatlarla restoran açılabilmesi ile Celal Metin Kılıç’ ın hayalleri gerçekleşti. Fakat Kılıç tantuninin haklarını Türkiye de tamamı ile almış değil. Haklarını tamamı ile ele aldığında karşılaşacağı zorlukların bilincinde ama yolunda emin adımlarla ilerlemeye niyetli. <br /><br />Kılıç, markalaşma bilinci kapsamında yeni projelere de imza atmaya hazırlanıyor. Yeni projeler kapsamında, 6,5 m2 genişliğinde klimalı, buzdolaplı mobil kiosklarda tantuni, döner ve künefe satışı yapılacak. Böylelikle şehrin her yerinde bu mobil kiosklar sayesinde tantuni yada künefe keyfiniz ayağınıza kadar gelecek. Ben bu fikre bayıldım açıkçası…<br /><br />kaynak:forbes ekim sayısı-2007Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-29570326866003595702007-11-26T13:24:00.000-08:002008-01-27T11:24:02.682-08:00MARKA 2007 - EN SIKI KONFERANS13-14 Aralık 2007 tarihinde Kempsinki’de gerçekleşecek Marka 2007 için geri sayım başladı…<br /><br />Çırağan Palace Kempinsiki de gerçekleşecek ve iki gün sürecek olan 8. Büyük MARKA Konferansı nın konuşmacı listesine <a href="http://www.markaconference.com/index.html">buradan</a> ulaşabilirsiniz.<br /><br />İşte kendinden çok söz ettirecek konferansın bugün açıklanan program akışı:<br /><br />13 Aralık 2007<br />• Kayıt ve Sabah Kahvesi<br />• BJ Cunningham / Ayşegül Yürekli Şengör - MARKA 2007 Başlıyor.<br />• Kenneth Cole - Markaların Toplumsal Sorumluluğu<br />• Kahve Arası<br />• MARKA 2007 Ödül Töreni - Örnek Alınan En Girişimci Marka<br />• Lara Fabian - Avrupa'da Markalaşmak<br />Markalara İlham Verecek Bir Yaşamdan Kesitler<br />• Öğle Yemeği<br />• Petteri Kilpinen - Geleceğin Pazarlama Dünyası<br />• Zeynep Yalım Uzun / Hillary Woods - Güzelliğin Tabuları Yıkılıyor! Dove Gerçek Güzellik Kampanyası<br />• Kahve Arası<br />• Robert Friedman - Yazılı Mecralar İle Markalar Arasındaki İlişkinin Geleceği<br />• Tony Majakas - Markalar ve "Wellness"<br />• Lama Shenphen Rinpoche - Beynin Doğası<br />• Gün Sonu<br /><br />14 Aralık 2007<br />• BJ Cunningham - Günaydın<br />• Jamey Kirby - Cocaine: Enerji İçeceği<br />• Ömer Madra - Markalara Manifesto<br />• Kahve Arası<br />• Barbara Kennington - Markalara 2008/09 Trend Raporu<br />• Cenk Serdar - Değişen Dünyada Yakın iletişim - X Degrees of Digital Marketing<br />• Öğle Yemeği<br />• Jim Brackin - Hipnoz, Bilinçaltı ve Markalar<br />• Nigel Hollis - İkonlaşmış Markayı İkon Haline Getiren Nedir?<br />• Kahve Arası<br />• MARKA 2007 Highlights<br />• MARKA 2007 Kapanış<br />• Gün Sonu<br /><br />Ayrıca ilginç bir başlık daha;<br />MARKA 2007 Facebook’ ta Facebook’ u tartışıyor. <br /><br />MARKA 2007’ den önce, MARKA 2007 katılımcıları Facebook’ ta Facebook’un başarısının gerekçelerini, günümüz markası için önemini ve geleceğini tartışıyor. Haftalar boyunca yüzlerce katılımcıyla sürecek tartışma MARKA 2007 sahnesinde noktalanacak.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-41938848644477304752007-11-25T13:34:00.000-08:002008-01-27T11:25:25.418-08:00Dünyanın Cool KahvesiDünyada 2001 yılından bu yana uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Superbrands tarafından gerçekleştirilen ve Türkiye'de ilk kez yapılan “CoolBrands” araştırmasına göre, Türkiye piyasasına 1999 yılında giren kahve zinciri markası Gloria Jean’s Coffees, Türkiye’ de 14 dünya çapında ise 700 Cool Marka arasına girdi. <br /><br />Cool Markalar önde gelen stil liderleri ve kamuoyunu etkileyen kişiler arasında çekicilik ve arzulanması en yüksek seviyelere gelmiş markalar arasından seçiliyor. <br /><br />kaynak:Infomag Kasım sayısıRabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-18501811773393299742007-11-17T15:29:00.000-08:002008-01-27T11:26:24.454-08:00BLOGUMU ELLEMEYİN...Etrafta bir çekişme bir laf atışı aldı başını gidiyor. Herkesin düşüncesi kendine, ama arkadaşım, neden şahsi düşüncelerin için blogumu alet ediyorsun. <br />Kimle ne alıp veremediğin varsa git kendi blogunda anlat okumak isteyen gelip okusun yorumunu da bıraksın ve de tarzından hoşlanmadığın insanın blogunu okuma. Orda burda bangır bangır bağırarak beğenmediğin kişinin reklamını yapıyorsun farkında değilsin. Pazarlama dersinden kaldın anlayacağın!<br /><br />Ne büyük bir ayıptır ki blogumu okumaya değer bulmayan yazılarıma yorum yapma zahmetine girmeyen insan kendi menfaatleri için üşenmeden günlerce yazılarıma yorumlar bırakıyor. <br /><br />Artık tepkimi ortaya koyuyorum ve kendini bilmez kişiler blogumu şahsi olaylarına alet etmeye utanmadıkları sürece tepkimi vermeye devam edeceğim.<br /> <br /> BLOGUMU ELLEMEYİNNNN...Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-74118361424282840422007-10-08T12:44:00.000-07:002008-01-27T11:27:41.620-08:00L'Oreal eBay'a Dava AçtıSon zamanlarda, internetten açık arttırma ile satış yapan siteler ile biraz daha fazla ilgilenir oldum. Fakat güvenirliğinden emin olamadığım için hernangi bir ürün satın almamıştım, ta ki dün akşama kadar. Ürün daha elime ulaşmadı ama içimdeki endişeleri hala aşmış değilim. Yaşadığım en büyük endişelerden biri, satın almak istediğim herhangi bir ürünün orijinal olup olmadığı. Belki biraz olsun bu endişelerimden sıyrıldım ve ilk alışverişimi yaptım derken aşağıdaki habere rastladım.<br />Dünyanın en büyük kozmetik şirketi olan L'Oreal, Mayıs 2007 den bu yana, eBay firması ile on-line olarak internet üzerinden açık arttırma ile satılan ürünlerin imitasyon olmalarına karşı yeterince duyarlı davranılmadığı konusunda görüşmeler yapıyormuş. Fakat aylar süren bu görüşme, eBay firmasının L'Oreal firmasını yalanlarak iddiaların gerçek olmadı kararı ile sonrandırılmış. <br /><br />Kozmetik sektöründe Ralph Lauren, Giorgio Armani gibi en bilinen ürünlerin sahibi olan L'Oreal, eBay firmasının bu tavrı üzerine, açık arttırma ile satılan parfümlerin sahte olmaları iddiası ile bir dava açmış. Dava şimdilik Fransa, Almanya, İngiltere, İspanya ve Belçika olmak üzere Avrupa Birliği ülkelerinde başlatılmış. Dior ve mücevherat şirketi Tiffany & Co. da eBay'e dava önce dava açanlardan. Fakat okuduğum bir habere göre eBay'ın bu tarz davalara kayıtsız kalmasının en büyük nedenlerden biri power sellerların eBay'a büyük miktarda final value fee ödemeleri. Yazık ki, tüketicilerin değerleri herzamanki gibi ikinci plana atılıyor. Ama bu tarz davaların açık arttırma ile satış yapan sitelerin ününe leke düşüreceğine inanıyorum.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-13440724968659494972007-09-24T11:50:00.001-07:002008-01-27T11:28:18.956-08:00Nokia Siemens Networks (NSN)Mobil iletişim ve multimedya cihazlarından dünya lideri iki isim birleşti. Bu ortaklık sayesinde her iki şirketin de ürün portföyü ve dünya genelindeki yaygınlığının dört kat artması bekleniyor. Ortaklık sonucunda sabit mobil iletişim ağları altyapı ve hizmetlerinde de pazarın büyük bölümüne hâkim olmayı hedefliyor. Pazar payı verileri NSN’in mobil altyapı ve hizmetler alanlarında ikinci, sabit altyapı ve genel telekomünikasyon altyapısı pazarlarındaysa üçüncü en büyük firma olacağını gösteriyor. <br /><br />Wall Street Journal da yer alan habere göre birleşmenin değerinin 31,6 milyar doları bulacağı ifade edildi. Nokia Siemens Network şirketinin merkezinin Nokia'nın merkezi Finlandiya ve başkanları da Nokia network bölümü başkanı Simon Beresford-Wylie olacağı belirtiliyor.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-64104622441606250282007-09-22T14:16:00.000-07:002008-01-27T11:29:35.710-08:00Invented in China in, Made in China Out!Tekstil sektörümüzün korkulu rüyası çekik gözlü minik dev adamlar, bu güne kadar gelen Made in China ibaresinden sıyrılmaya çalışıyorlar.<br /><br />Çin’in son dönemdeki hedefi, kimlikleri haline gelen “Made in China” ibaresini Invented in China “Çin İcadı” ile değiştirmek. 1999dan bu yana her yıl yaklaşık % 20 oranında artan Ar-Ge harcamaları ve buna bağlı olarak teknolojideki gelişimleri ile Çinliler ürünlerini artık “Çin İcadı” ibaresi ile etiketlemek ve kendilerine yeni bir kimlik oluşturmak istiyorlar. Bu hedeflerine ulaşmak için de çekirdekten yetiştirilmek üzere gençleri hedef alan çalışmaları var. <br /><br />Geçmişte kağıt, barut, matbaa, pusula icatlarından sonra derin bir sessizliğe gömülen Çin üzerindeki ölü toprağından sıyrılacağı ve hatta birkaç yıl içinde icatlar konusunda dünyanın önde gelen ülkesi ABD nin de önüne geçebileceği düşünülüyor. <br /><br />İcatlar ve Patent tescilleri, önümüzdeki yıllarda Çin için iyi bir ivme kazanacak<br />gibi görünüyor. Bu konuda benim de bir dileğim var; Çin Marka Tescil sürecinin iyileştirilmesinde yeni yöntemler izlenmesini ümit ediyorum. Çin de bir markanın tescile bağlanması yaklaşık 5 yılı buluyor. Bir markanın korunma süresi 10 yıl olan Çin’ de, marka tescilinizin kesinleşmesinden 5 yıl sonra markanızı yenilemek zorunda kalıyorsunuz. Maalesef o değerli ilk 5 yılınızı müracaat aşamasında harcamış oluyorsunuz çünkü markanın korunma tarihi tescil edildiği tarihten itibaren değil müracaat edildiği tarihten itibaren 10 yıl olarak hesaplanıyor. <br /><br />Türklerin icatlar alanındaki durumuna bakacak olursam; çoğu Türk evladı gibi ben de “Kurcalama bozarsın, elleme kırarsın” azarlamaları ile büyüdüm. Türkiye olarak icat konusundaki geri kalmış hallerimizi ben kesinlikle bu azarlamalara bağlıyorum. Çin ile ters olarak bizim yeteneklerimiz daha küçükken engelleniyor. Yine de sevindirici bir haber olarak Üniversitelerimizde patent derslerinin okutulması güzel bir gelişme. Fakat ilköğretimde gösterilebilecek icatlar üzerine derslerin hatta atölye çalışmalarının çok daha etkili olacağına inanıyorum…Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-90915133381119335722007-09-20T12:57:00.000-07:002008-01-27T11:30:21.060-08:00"Schiller" Emin ve Güçlü Adımlarla Geliyor…Bir fincan kahvenin 40 yıllık hatırına hürmeten, kahve hizmetlerini sunan zincirler gün geçtikçe artıyor. <br /><br />Starbucks, Gloria Jeans ve hatta Cafe Crown’ dan sonra yeni bir marka ile tanıştık. İstanbul’ da iken Cevahir’in üst katında Schiller’in açıldığını gördüm. Aynı gün içinde Mecidiyeköy’de de cafesini. Marka henüz Bursa’ ya gelmedi. Şu anda Türkiye için sadece İstanbul’da hizmet veriyor. <br /><br />Konu ile alakalı olarak, Infomag dergisinin Ağustos yayınında okuduğum bir yazıyı paylaşmak istiyorum.<br /><br />Türkiye’ye Schiller markasını getiren, Brok Gıda Yönetim Kurulu BaşkanıcMert Sakallıoğlu olmuş ve röportajında şöyle bir açıklama takılıyorum;<br /><br />“Starbucks, Gloria Jeans ya da Schiller gibi zincileri biz yıllar önce kurmuşuz zaten. Aslında Avrupa ve ABD’ liler bizim kültürümüzü bize satıyorlar. Ama Türkiye’ de de Kahve Dünyası gibi yerli zincirlerde oluşmaya başladı”.<br /><br />Starbuks Amerikalı, Gloria Jeans Avustralyalı, Schiller ise Almanyalı bir marka. Markaların menşelerine baktığımızda Mert Beyin dediği gibi Avrupa ve Amerika karışımını görüyoruz. Yalnız, gizli kalan ve bahsedilmeyen bir gerçek var ki Schiller markası Almanya’ da yaşayan bir Türk’e ait; Önder Oğuz. <br /><br />İkameti Türkiye’ de olmasa bile, dünyanın neresinden çıkarca çıksın bir Türkün başarısı bana büyük haz veriyor hele ki yükselen başarı grafiği olan bir markanın Türkiye’deki müracaat işlemlerini gerçekleştiren kişi olarak ayrıca onur duyuyorum. <br /><br />Ne mutlu Türküm diyene!Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-9186227149481279772007-09-18T14:39:00.001-07:002008-01-27T11:30:49.974-08:00Teknolojinin türkçesi(!) Second Life' da...Nedir ne değildir pek bir bilgim yok, çok da merak etmedim ama bir SECOND LIFE furyası aldı başını gidiyor. Bir ara LOST esintisi alabora etti her yeri. Neyse ki yaz dönemine girdi de sular duruldu. Onu da hiç izlememiştim zaten. <br /><br />SECOND LIFE'a burada yazı yazmak için bir göz attım. Ama gördümki insanlar hayatlarını sanallaştırmakta çok istekli ve gerçek hayatta sahip olamadıklarına burada sahip olmaya çalışıyorlar. <br /><br />Şu anda Second life'a katılan ve burada yaşanların sayısı 7.2 milyona ulaşmış ve buna her ay ortalama bir milyon katılımcı daha ekleniyor. Kendi değişleri ile orası bir Yaşam Simülasyonu. <br /><br />Tüm dünyayı etkisi altına alan SECOND LIFE oyunu, marka sahiplerini de harekete geçirmiş. Şöyle ki; Second Life'da ada satın alabiliyor, ürünlerinizi tanıtabiliyor ya da bir iş yeri açabiliyorsunuz. Pazarlama mecraları artık bu denli farklılaşıyor.<br /><br />Nedense bu tarz girişimlerde Türk ürünlerinin katılımını çok sonralarda görürdük. Ama Second Life'da “VESTEL” ada satın aldı. Hatta firma 2010 yılının bayi çözümlerini burada segilemeyi düşünüyormuş. (merak edenler için 72 dönümlük bu adaların fiyatı 1675 USD ve aylık 300 USD lik de masrafları oluyor).<br /><br />Evet, gerçekten böyle bir alanda bir Türk firmasını görmek güzel. Çünkü Adidas, Nike, Intel, Cisco, Sony, BMW gibi birçok dünya markası bu alandaki potansiyeli görüp çoktan yerlerini almışlar.<br /><br />Peki madalyonun diğer yüzüne bakalım: maalesef Vestel üreticileri kendi uyruğundaki insanların tepkilerine o kadar duyarsızlar ki, slohanlarında Türkçeyi yanlış kullanıyorlar diye her yerde forumlar yayınlanıp Türk Dil Kurumuna şikayet bile edildiler. Kaldı ki bu firma kendilerini "Teknolojinin türkçesi" diye lanse ediyorlar ama neden Teknolojinin Türkçesi Türkçe bir kelime değil? Nedir ki Vestel’ in anlamı?. Sitelerinde o kadar dolaştım ama tarihçeleri hakkında ya da isimlerinin nasıl ortaya çıktığı hakkında bir bilgiye ulaşamadım. <br /><br />Evet, geniş Ar-Ge çalışmaları yaptıkları ortada bunun hakkını vermek gerek ama bazı şeyleri doğru düşünüp yanlış uyguluyorlar. “Gençler haklı Vestel farklı” dediler, genç nesli hedef aldılar ama genç nesil de öyle bilinçsiz değil neyin ne olduğunun fazlası ile farkında. O nedenle ufacık yanlışlıklar bile eleştiri bombardımanına hedef olmaya yeterken bariz hataların affı mümkün olmuyor. <br /><br />Son olarak dikkat ettiğim durum da, Vestel uluslar arası pazarlara açılmış durumda. Peki neden ortak bir slogan geliştirmek yerine yerel slogan oluşturuyorlar?. Teknolojinin türkçesi ile nasıl çıkacaklar uluslar arası pazara hem de Türkçe’ nin “T” sini küçük yazarak. Ya da somut bir örnekle açıklamak gerekirse “Impossible is nothing” dendiğinde İngilizce bilmeyenler bile Adidas’ı tanıyorlar.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-31997827055972135782007-09-02T05:52:00.000-07:002008-01-27T11:31:52.096-08:00Güle Güle "GAS"...İtalyan giyim markası “GAS”, Türkiye pazarından Eylül 2007 itibari ile tamamen çıkıyor.<br /><br />Markaların tescil edilmesinin ne kadar önemli olduğunu vurguluyoruz. Buna rağmen hiç beklenmedik zamanlarda, beklenmedik markaların bu konuda mağdur duruma düşmesi beni şaşırtıyor. Bu sefer ki mağdurumuz, İtalyan “GAS” markası.<br /><br />İtalyan GOROTTO SPA firmasının ürettiği GAS markası, tescilli marka olabilme yolculuğuna 1993’ de çıkmıştı. Fakat ne yazık ki firma tarafından 14 yıl önce ihracat haritasının iyi belirlenememesi, bugün GAS markasının Türkiye pazarından çıkarılmasına neden oldu.<br /><br />İtalyan firma, Türkiye pazarı için 10 yıl beklemiş ve her hangi bir araştırma yapmaksızın tescilsiz olarak Türkiye' ye 2003’ de adım atmıştı. Giderek büyüyen satış hacmi ile Türkiye’nin birçok şehrinde mağazalar açılıyordu. <br /><br />Ama bir gün herşey tersine döndü. Bundan tam 16 yıl önce, ŞIK KOT isimli bir Türk firması tarafından, aynı hizmet alanı için -birebir benzer- GAS markası tescil edilmişti. <br /><br />Türk firma, kendi satışlarının önünü kıran İtalyan GAS markasının önüne geçmek için, firmaya ihtar gönderdi. Gönderilen bu ihtar çok da etkili olmamıştı.İtalyanların satışlarına devam etmelerı üzerine, ŞIK KOT firması dava yoluna gitti. 3,5 yıl süren dava sürecinin ardından yüzü gülen taraf ŞIK KOT oldu. <br /><br />Dava sonucunda, İtalyan markanın Ağustos ayı sonuna kadar Türkiye’ den çıkması kararı alındı. <br /><br /><strong>Çıkarılacak ders:</strong> <br />*<strong> Uluslararası markalar için ihracat haritası iyi belirlenmeli,<br />* Yeni bir pazara girilmeden önce marka araştırması yapılmalı,<br />* Tescil yada en kötü ihtimalle marka müracaatı olmadan yeni pazarlara çıkılmamalı...</strong>Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-15037016506612021502007-08-08T13:24:00.000-07:002007-08-08T13:43:30.963-07:00En Dandik Teknolojiler - MimlendimEn Dandik Teknolojiler hakkında sevgili <a href="http://www.oceangray.net/">Ocean Gray</a> beni mimlemiş. <br /><br />Benim dandik teknolojilerim mutfak gereçleri üzerine:<br /><br />- Elektrikli Bıçaklar : Yani bir ekmeği kesemeyecek kadar üşengeç olunur mu?<br />- Elektrikli Kavanoz Açacakları : Kaç kişinin evinde var merak ediyorum.<br />- Elektrikli Sebze ve Meyve Kurutucular : Eskiden ipe asar asar kuruturduk, ne yani ipin suyumu çıktı. <br />- Sonra Elektrikli Yumurta Kaynatıcılar : Yaa koyun cezvenin ya da tencerenin içine kaynasın işte.<br /><br />Sularımız azalıyor, barajlarımız azalıyor, elektrik üretimi zorlaşıyor. Daha duyarlı olmamız lazım, 2007 yıl da Dünyayı bitirdiğimize inanamıyorum. Buda toplumsal mesajım :)<br /><br />Evet görüyorum uzun zamandır bu konu dönüp duruyor ama kendime mani olamıyor ve <a href="http://hizmetchi.blogspot.com/">Filiz</a>, <a href="http://mineyaman.blogspot.com/">Mine </a>ve <a href="http://zeynepaltuntash.blogspot.com/">Zeynep' </a>i mimliyorum.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-34656216243965878392007-07-23T12:16:00.000-07:002008-01-27T11:33:10.724-08:00Gucci' ye üvey kardeş - PUMAKısa bir süre önce <a href="http://markamasallari.com/2007/06/28/iki-kuskun-kardes-adidas-ve-puma/">markamasallari.com</a> da Adidas ve Puma kardeşliğinden bahsetmiştim. Birçok kişi tarafından bilinirken çoğu kişini tarafından da yeni öğrenildi.<br /><br />İki Alman kardeşin bundan uzun yıllar önce beraber ayakkabı yaparken, dönemin siyası karışıklıkları ikisinin arasında 20 yılı aşkın bir küslüğe neden oldu fakat iki büyük dev ismin kurulmasında da büyük rol oynadı. Onlar hayata küskün bir şekilde gözlerini yumdular fakat markalarının masalsı ünü nesilden nesile ulaştı.<br /><br />Yolları çok uzun süre ayrılan bu iki kardeşin markalarının ülkeleri de artık ayrılıyor. Puma artık Fransızlaşıyor ve Gucci’ nin sahibi Fransız şirket tarafından 7.3 milyon dolara satın alınıyor. <br /><br />Avrupa’nın ikinci büyük spor malzemeleri markası olan Puma’nın satışı Nisan ayında %27’lik pay ile başladı. Süreç %62,1 hissenin alımı ile tamamlandı. <br /><br />Yakında Gucci Puma ortak markası giyilmeye başlanır mı bilmiyorum. Ne de olsa artık onlar üvey kardeşler. Ama Adidas’ ın bu güne kadar tek başına yakaladığı başarıya yaklaşabilecekler mi merak ediyorum. <br /><br />kaynak:http://www.gazeteport.com.tr/NEWS/GP_041852Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-24402287818875111772007-07-17T23:48:00.000-07:002008-01-27T11:34:03.845-08:00Nokia' nın Sınıf KapatmasıGoogle ile alakalı yazdığım son yazıda, Google’ ın giyim ve kırtasiye işine gireceğini düşünmüş ve bir arkadaşımız bunu sınıf kapatma olarak değerlendirmişti. <br /><br />Bilmeyenler olabilir bilenler için bir kez daha tekrar edelim, <strong>Sınıf kapatmak</strong>, tescil edilen markanın, tescil edilen emtialar dışında kalan sınıflar için, benzer marka müracaat/tescillerini önlemeye yönelik yapılan bir işlemdir. <br /><br />Biliyorum karmaşık bir tanım ama elimde bu konuyu açıklayan güzel bir örnek var.<br /> <br /><strong>Nokia,</strong> herkesin bildiği Finlandiya menşeli ve telefon sektöründe önde gelen firmalardan biri. Hizmet verdiği alan malum; Ama Nokia’ nın tamamı ile sınıf kapatmaya yönelik yaptığı uluslararası bir müracaata rastladım. <br /><br />Müracaat bilgilerine <a href="http://www.wipo.int/cgi-mad/guest/ifetch5?ENG+MADRID-FULL.vdb+11+1194384-KEY+256+0+2142524+BASICHTML-ENG+1+1+1+25+SEP-0/HITNUM,PN,MAR,,,IMAGE+IRN%2f771539+"><strong>buradan</strong></a> ulaşabilirsiniz.<br /><br />32 ülkede 42 (marka müracaatlarında toplam 45 adet sınıf var) sınıf için yapılan bu müracaat, nedense tüm ülkelerde belli sınıflarda da ret edilmiş. Bu nedenle amacından sapan bir işlem olmuş. <br /><br />Ülke kodlarının mavi renk olması demek o ülkelerde marka ret edilmiş demektir. Link e tıklandığı zaman ise reddin detaylarına ulaşabilirsiniz. "Total refusal" kullanılmadığı taktirde marka kısmi olmuş ve belirtilen sınıflar için red edilmiş demektir. <br /><br />Aslını soracak olursanız bu müracaatın ne kadar gerekli olduğu kafamda bir soru işareti. Nokia nın bilinirliği ve marka gücü -o sınıfta tescili olsun olmasın- benzer müracaatları engelleyecek kapasitede. Fikrimi soracak olursanız yapılan bu müracaat tamamı ile gereksiz ve böylesine büyük markaların “sınıf kapatmaya” ihtiyaçları yok. <br /><br />Eğer olsa idi; Coca Cola bunu yapmaz mıydı?<br /><br />Aslında bu da tamamı ile stratejik bir marka yönetimi değil mi?<br /><br />Sınıf kapatma eyleminin maliyetini merak edenler var ise;<br /><br />-Nokia' nın gerçekleştirdiği bu müracaatın maliyeti 62,378 CHF <br />- 45 sınıf 70 ülkede yapılmak istenen müracaat ise <a href="http://www.wipo.int/madrid/feecalc/FirstStep?Lang=E&ForDate=20070505&Origin=FI&Classes=45&ServCd=EN&AG=Y&AL=Y&AM=Y&AN=Y&AT=Y&AU=Y&AZ=Y&BG=Y&BH=Y&BT=Y&BW=Y&BX=Y&BY=Y&CH=Y&CN=Y&CU=Y&CY=Y&CZ=Y&DE=Y&DK=Y&EE=Y&EM=Y&ES=Y&FR=Y&GB=Y&GE=Y&GR=Y&HR=Y&HU=Y&IE=Y&IR=Y&IS=Y&IT=Y&JP=Y&KE=Y&KG=Y&KP=Y&KR=Y&LI=Y&LS=Y&LT=Y&LV=Y&MA=Y&MC=Y&MD=Y&ME=Y&MK=Y&MN=Y&MZ=Y&NA=Y&NO=Y&PL=Y&PT=Y&RO=Y&RS=Y&RU=Y&SE=Y&SG=Y&SI=Y&SK=Y&SL=Y&SY=Y&SZ=Y&TM=Y&TR=Y&UA=Y&US=Y&UZ=Y&VN=Y&ZM=Y&PABF=653&PACO=1460&PASU=2847&PAINAM=221&PASIAM=902&PAINCH=450&PASICH=1950&PAINCN=310&PASICN=6355&PAINEE=214&PASIEE=2788&PAINGE=281&PASIGE=4305&P1INJP=226&P1SIJP=7011&PAINMD=339&PASIMD=1148&PAINNO=430&PASINO=4719&PAINSG=11676&PAINTM=236&PASITM=4838&PAINTR=424&PASITR=3403&PAINUA=590&PASIUA=4602&TOTAL=62378">215.856 CHF</a> olacaktı. <br /><br />Bu da küçük bir bilgi.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-10058056941384741352007-06-27T15:44:00.001-07:002008-01-27T11:35:57.191-08:00Google Bizi Giydirsene...Evet, evet biliyorum Google ile alakalı haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Ama Google'ın gerçekleştirdiği girişimlerin de ardı arkası kesilmiyor.<br /><br />Aslında Google ın başka bir sektöre girmesi aklımın ucundan geçmezdi. Ta ki düne kadar… <br /><br />Google artık kırtasiye ve hatta giyim sektörüne adım atıyor. Artık Google marka t-shirtler giyecek, google marka ayakkabılar ile koşacak, google marka defterler ve kalemler ile notlarımızı tutacağız. Peki bunları nerden mi biliyorum. İşte buradan;<br /><br />Bahsettiğim veriye, Madrid protokolü çerçevesinde müracaat yapan markaları takip etmek ve son durumları hakkında bilgi sahibi olmak için kullandığımız <a href="http://www.wipo.int/ipdl/en/search/madrid/search-struct.jsp ">bu siteden</a> ulaşıyoruz. <br /><br />"Mark" yazan kısma marka adını yazarak o markaya ait tescilleri hangi alanlarda ve hangi ülkelerde olduğunu görebilirsiniz. Meraklılarına iyi bir kaynak olabilir..<br /><br />Konuya geri dönecek olursak, Google atakları sürüyor. Bir marka her alanda başarılı olacak diye bir durum yok ki bu zaten çok zor. O kadar marka varken, gidip bir Google t-shirt alır mıyım bilmiyorum ama google marka kırtasiye ürünlerini seve, seve kullanırım. Giyim piyasasında bilmiyorum ama kırtasiye ürünlerinde Google bana büyük bir marka ile anlaşacak, üretmeyecek sadece adını satacak ve ortak ürünler çıkaracak gibime geliyor. Mesela Faber Castel ile. <br /><br />Ama giyim için aynı şeyi söylemek zor…<br /><br />Bol Google'lı günler dilesem abartmış olmam sanırım…Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-89909018325897957542007-06-09T16:45:00.000-07:002008-01-27T11:36:22.686-08:00Helal Olsun Sana Helal Olsun FireFox...Uzun zamandır Explorer kullanıcısıyım. Daha öncelerden birkaç kez FireFox kullanmayı denedim ama siteler ile uyumsuzlukları nedeni ile çok çabuk soğudum ve Explorer a geri döndüm. <br /><br />Bir kaç gün önce Sevgili <a href="http://www.oceangray.net/">OceanGray </a>ın bloguna göz atarken FireFox un yeni sürümü 2.0.0.4 dikkatimi çekti ve hemen yükledim. İnanılmaz tek kelime ile bayıldım. Tavsiye ediyorum, uyumsuzluklarından eser kalmamış Explorer ı kullanmaktan daha büyük keyif aldım. Yeni sürümünü yüklemek isteyenler <a href="http://www.oceangray.net/mozilla-firefox-2004/">OceanGray </a>ın blogundan ulaşabilirler.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-54494470875363613232007-06-09T16:26:00.000-07:002007-06-09T16:59:48.316-07:00Geceyi Düşe Çeviren Türk Mucizesi-Yeni RakıBazen susmak çok şey anlatır. Bu kötü dönemde parlayan büyük bir yıldız, Yeni Rakı' nın son reklamı. Teşekkürler MEY...<br /><br /><object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/EYtROn11NAc"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/EYtROn11NAc" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object>Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-64035214252206417052007-06-09T16:09:00.000-07:002008-01-27T11:37:08.345-08:00Reklamlarımız Fiyasko...Son ikidir gittiğim sinemada ilk yarım saat reklamlara ayrılmıştı. Tüm izleyiciler üfleyip püflüyorlar hatta “Türkiye bu nedenle bir yerlere gelemiyor” diye yorum bile yapanlan oluyordu.<br /><br />Yani aslında hakları yok da değil. Film izlemeye gidiyorsunuz ama ilk yarım saat kesintisiz reklam. Bu kadar da olmaz dedirtecek cinsten. Hani reklamlar bir şeye benzese içim gam yemeyecek. <br /><br />Kısa bir süre önce gerçekten de bu işi kıvırdık reklam izlemek artık bir keyif diyordum ama söylediklerime pişman olmak üzereyim. <br /><br />Milka’dan görme bozukluğu yaşayan sincap, Trident’den Limon-Çilek diye haykıran dil, Şeker ötesi Karışım sloganı ile Ülker Stars, Eti Crax çıtırdaması eşliğinden kıvırtan Eyşan Özhim, Biskrem yiyen Ülker robotu ve sezonun en kötü reklamı olarak seçtiğim “PEPSI MAX” ile markalar resmen dökülüyorlar. <br /><br />Keyif ile film izleye gidiyoruz daha film başlamadan “Yeterrrr!!!” diye bağırasın geliyor. Allahtan bir ara Deren çayları eziyeti vardı. Bu ara soluklanıyor, bir de onu çekmiyoruz. Saydığım bu kötü reklamlar arasından en çok nasibini alan sanırım Ülker. Ama yapacak birşey yok. Birilerinin buna dur demesi gerekiyor. <br /><br />Sayın Reklam yazarı ve yönetmeni arkadaşlarıma buradan seslenmek istiyorum “ Daha iyilerini yapabileceğinizi biliyor ve inanıyoruz. Biz tüketiciler de daha iyilerini hak ediyoruz…”Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-89624400184399030332007-05-24T23:42:00.000-07:002008-01-27T11:37:45.049-08:00Google' ın Yanan Ateşi...Bloglar aleminde çoğumuzun tercih ettiği haber takip kaynağı RSS hizmeti <a href="http://www.feedburner.com/fb/a/home">Feedburner</a> şu aralar $100 milyona Google tarafından satın alınmak üzere. Yetkililerin açıklamasına göre işlemler 2-3 hafta içinde sona erecek ve şu aşamada işlemlerin olumsuz sonuçlanması imkanı yok. <br /><br />2003 yılında kurulan ve ana parasının 4 yıl içinde ikiye katlayan Feedburner' in başarısı Google' ın tabi ki gözünden kaçamazdı. Google bundan böyle büyümesine "Yanan bir Ateş"le devam edecek. <br /><br />Google, ahtapot misali kolları ile uzanmadığı nokta, gözünden kaçan başarı kalmadı. "Google bize Logo yapsana" akımı ile birlikte yakında "Google bizi de satın alsana" sloganları yükselmeye başlarsa sakın şaşırmayın:)<br /><br />Not: Haberi benimle paylaşan <a href="http://interaktifpazarlama.blogspot.com/">Metin'e</a> teşekkürlerimi sunuyorum.Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-918046916692148311.post-68515378618854342552007-05-16T13:21:00.000-07:002008-01-27T11:38:26.541-08:00Rocket Dog ŞıklığıTürkiye pazarına geçtiğimiz yaz ilk defa giren, fakat benim daha yeni tanıştığım bir marka "Rocket Dog". Keyifli bir öğle yemeğinden sonra acaba ne alsamda daha da bir keyiflensem derken Polo Garage da Rocket Dog marka ayakkabılar ile karşılaştım. İlk göze çarpan şık ama rahatsız edici ayakkabıların tam aksine sevimli ve sportif çizgilerin hakim olması idi. Babet ve espadril çılgınlığının tasarım dehasına dönüştüğü koleksiyonda, keten rahatlığı öne çıkıyor. İşte size ürünlerinden bir kaçı<br /><br />Ve benim şirin mi şirin rocket dog' ım<br /><br />Sitesini ziyaret etmek isteyenler için <a href="http://www.rocketdog.co.uk/">tıklayınız</a>Rabia SERTÇEhttp://www.blogger.com/profile/05228040758240170128noreply@blogger.com