<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125</id><updated>2009-02-20T19:01:45.734-08:00</updated><title type='text'>İnternet ve Teknoloji</title><subtitle type='html'>Türkiye'nin İnternet ve Teknoloji bloğu.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>darkman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03138264757766751180</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>107</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-5834250170029601112</id><published>2007-11-23T03:49:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:42:09.657-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma / Ekoloji'/><title type='text'>Himalayalar karbondioksit ‘pompalıyor’</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/R0a-WXxdkhI/AAAAAAAAAeE/ktqGkQh4fVc/s1600-h/himalayalar.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/R0a-WXxdkhI/AAAAAAAAAeE/ktqGkQh4fVc/s320/himalayalar.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5136001716610503186" /&gt;&lt;/a&gt;Himalaya dağlarının, milyarlarca ton organik maddeyi Ganj ve Brahmaputra gibi nehirlerle Hint okyanusuna göndererek, yeryüzündeki iklim açısından yararlı bir “karbondioksit pompası” gibi çalıştığı anlaşıldı.&lt;br /&gt;PARİS - Nature dergisinin son sayısında yayımlanan araştırmaya göre, Fransızların Nancy üniversitesinden araştırmacılar, kıtasal erozyonun yeryüzü karbondioksit çevriminde çok önemli yer tuttuğunu gösterdi. İnsanoğlunun faaliyetleri sonucu atmosfere salınan karbon gazları yüzünden dengesi artık bozulmaya yüz tutan bu çevrimde, yanardağ patlamalarıyla yayılan karbondioksit biyokimyasal süreçlerle yok ediliyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransızların araştırmasına göre, Himalayaların erozyonu sonucu açığa çıkan organik karbonun küçük bir kısmı atmosfere karışıyor ve yüzde 70 ila 85’i, şiddetli yağmurlar ve nehirlerle Bengal körfezinde birikiyor. Bu da, yeryüzündeki bütün okyanuslara karalardan akan organik karbonun yüzde 10 ila 20’sini oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Himalaya gibi genç dağ zincirlerinde erozyonun fazla olduğunu belirleyen uzmanlar, muson yağmurları ve nehirlerle Himalayalardan yılda 1 milyar tondan fazla toprak ve organik maddenin okyanusa taşındığını düşünüyor ve bunu, Dünya’yla Ay arasındaki uzaklığın birbuçuk katı mesafeye kamyonların kum taşımasına benzetiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, bu manzaradan şu sonucu çıkarıyor: Himalayaların güney eteklerindeki havzalar, topraktaki organik maddeleri okyanusa taşıyor, okyanus dibinde biriken organik atıklar zamanla bozunuyor ve okyanustan atmosfere karbondioksit “pompalanıyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milyonlarca yıla yayılan bu süreç, iklimin soğumasına yardımcı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-5834250170029601112?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/5834250170029601112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=5834250170029601112&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/5834250170029601112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/5834250170029601112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/11/himalaya-dalarnn-milyarlarca-ton.html' title='Himalayalar karbondioksit ‘pompalıyor’'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/R0a-WXxdkhI/AAAAAAAAAeE/ktqGkQh4fVc/s72-c/himalayalar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-8492353017489299707</id><published>2007-11-23T03:38:00.001-08:00</published><updated>2008-12-10T13:42:09.786-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji Haber'/><title type='text'>ODTÜ’den dev buluş: Görünmezlik zırhı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/R0a72HxdkgI/AAAAAAAAAd8/86gwZzHDfoc/s1600-h/zirh.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/R0a72HxdkgI/AAAAAAAAAd8/86gwZzHDfoc/s320/zirh.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5135998963536466434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ODTÜ’lü bilim adamları, radar dalgalarını emerek görünmezlik özelliği sağlayan önemli bir buluşa imza attı. Örneği sadece ABD’de bulunan benzer bir madde, hayalet uçakların kaplamasında kullanılıyor.&lt;br /&gt;ANKARA - Tamamen yerli olanaklarla geliştirilen madde, aynı zamanda yanmazlık özelliğine de sahip. ODTÜ Kimya Bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr. Levent Toppare ve ekibinin diğer önemli buluşu da plastiğin görüntü teknolojisinde kullanılmasına imkan tanıyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt; ODTÜ’NÜN 2 BULUŞU&lt;br /&gt;Toppare, çığır açacak iki buluşu bir basın toplantısıyla açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) GÖRÜNMEZLİK ZIRHI&lt;br /&gt;Toppare ve ekibinin ilk buluşu özellikle savunma sanayii açısından büyük önem taşıyor. Buluş, radar dalgalarını emme özelliğine sahip plastik bir kaplama malzemesi. Bu maddeyle kaplanmış 100 metrekarelik bir gemi radarlarda 10 santimetrekare, bir F-16 uçağı ise serçe büyüklüğünde görünüyor. Maddenin yanmazlık özelliği de bulunduğu için araba ve uçakların iç döşemelerinde de kullanılabilecek. Benzer bir malzeme sadece ABD’de hayalet uçaklarda kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toppare “Buluş için silahlı kuvvetlerle görüşüyoruz. Onlar da birtakım denemeler yapıyorlar. Bu çeşitli platformlarda kullanılabilir mi bakacaklar kullanmak istedikleri takdirde de silahlı kuvvetlerimize bu teknolojiyi transfer edeceğiz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) SIVILAŞTIRILMIŞ PLASTİKTEN EKRAN&lt;br /&gt;Ekibin ikinci buluşu ise ekran teknolojisinde çığır açacak nitelikte. Plastiğin ekranlarda kullanımını mümkün kılan buluşla, özel bileşime sahip sıvılaştırılmış plastik, sürüldüğü yüzeyi sadece 1,5 voltluk bir akımla ekrana dönüştürebiliyor.&lt;br /&gt;Toppare bu buluşla ilgili olarak da, “Kullanım alanı son derece geniş en basiti günlük hayatta televizyon ekranı, telefon ekranı yapabilirsiniz. LCD’lerden çok daha yeni bir teknoloji bunu böyle katlayıp çantanıza koyup çok büyük ekran yapabilirsiniz sadece bağladığınızda bu ekranda görebileceksiniz” dedi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-8492353017489299707?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/8492353017489299707/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=8492353017489299707&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8492353017489299707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8492353017489299707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/11/odtden-dev-bulu-grnmezlik-zrh.html' title='ODTÜ’den dev buluş: Görünmezlik zırhı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/R0a72HxdkgI/AAAAAAAAAd8/86gwZzHDfoc/s72-c/zirh.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-9185273555269662414</id><published>2007-11-23T03:35:00.000-08:00</published><updated>2007-11-23T03:37:31.238-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>İnternet gençlerde bağımlılık yapıyor</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Son yıllarda, özellikle 16-24 yaş arasındaki gençlerin interneti bağımlılık derecesinde kullandığı, bilgisayarın karşısından kalkınca, titreme, terleme gibi belirtilerle internet eksikliğinin kendini gösterdiği bildirildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ADANA - Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkanı, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, derneğin Adana Şubesi’nce düzenlenen “İnternet Bağımlılığı” konulu konferansta, internet kullanımının Türkiye’de son 5 yılda yüzde 700 oranında arttığını ifade etti.&lt;br /&gt;Yeşilyaprak, araştırmalara göre, Türkiye’deki kullanıcılardan yüzde 40’ının kendini bağımlı olarak gördüğünü; internet bağımlılığının kişiyi “sosyal çekilme” diye adlandırılan rahatsızlığa ittiğini bildirdi.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle gençlerin interneti bağlılık derecesinde kullandığına dikkati çeken Yeşilyaprak, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İnternet bağımlılığı, bilgisayar başından kalkınca, internetin eksikliğini hissetmek, titreme, terleme gibi belirtilerle kendini gösteriyor. İnternet bağımlılığı, kişiyi sosyal işlev bozukluğuna kadar götürüyor. İnternet bağımlılığı, en az madde bağımlılığı kadar tehlikeli. Madde bağımlısı olan kişiler, bağımlı oldukları maddeden uzaklaştırılarak tedavi edilebiliyor. Ancak, henüz bir hastalık olup olmadığı üzerinde tartışmaların bulunduğu, internet bağımlılığıyla ilgili bir tedavi süreci maalesef bulunmuyor. ABD’deki bir araştırma, 189 milyon internet kullanıcısından yüzde 6-10’unun bağımlı olduğunu gösteriyor. ABD’de internet bağımlılığını tedavi amacıyla özel merkezler açılıyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşilyaprak, kişinin hayatından internetin birden çıkarılamayacağını, interneti doğru ve bilinçli kullanmayı öğretmenin en doğru yaklaşım olacağını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternette porno, kumar, chat ve oyun sitelerine giren kişilerin genelde bağımlı hala geldiklerini vurgulayan Yeşilyaprak, bağımlılığın, bireyleri sosyal hayattan uzaklaştırdığını, yorgunluk hissi verdiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşilyaprak, ilkokul öğrencilerinden başlanarak internetin doğru kullanımıyla ilgili dersler verilmesi gerektiğini, aksi takdirde her geçen gün bilinçsiz kullanım yüzünden internet bağımlılarının sayısının artacağını; gerçek ilişkilerin yerini sanal ilişkilere bırakacağını kaydetti.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-9185273555269662414?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/9185273555269662414/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=9185273555269662414&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/9185273555269662414'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/9185273555269662414'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/11/internet-genlerde-bamllk-yapyor.html' title='İnternet gençlerde bağımlılık yapıyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-9003101399837961469</id><published>2007-11-09T15:22:00.000-08:00</published><updated>2008-12-10T13:42:09.996-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji Haber'/><title type='text'>Türkiye Facebook’ta ilk 5’e girdi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RzTsAKBsBoI/AAAAAAAAAVc/_T61GRhsVzQ/s1600-h/facebook.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RzTsAKBsBoI/AAAAAAAAAVc/_T61GRhsVzQ/s320/facebook.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130985362917426818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Facebook’a üye Türklerin sayısı 860 bine ulaştı. Tüm dünyada 51 milyon üyesi olan sitede Türkiye, kullanıcı sayısıyla ilk beşe girdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İSTANBUL - Türkler, internette bir salgın gibi yayılan Facebook’u sevdi. Facebook son bir ayda Türkiye’deki üye sayısını, üç katına çıkardı. 275 bin civarındaki üye sayısı bugün 860 bini buldu.&lt;br /&gt;En çok Facebook üyesi bulunan ülkeler listesinde ABD, Kanada ve İngiltere ortalama 7’şer milyon kişiyle ilk üçte yer alırken, Türkiye 1 milyon kullanıcılı Avustralya’nın ardından beşinci sırada yer aldı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-9003101399837961469?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/9003101399837961469/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=9003101399837961469&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/9003101399837961469'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/9003101399837961469'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/11/trkiye-facebookta-ilk-5e-girdi.html' title='Türkiye Facebook’ta ilk 5’e girdi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RzTsAKBsBoI/AAAAAAAAAVc/_T61GRhsVzQ/s72-c/facebook.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-8145347618644503044</id><published>2007-10-29T04:10:00.000-07:00</published><updated>2008-12-10T13:42:10.220-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>WSJ: Microsoft Facebook’tan vazgeçmiyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RyW_3d2gunI/AAAAAAAAALQ/zwMFy7jJkzw/s1600-h/face.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RyW_3d2gunI/AAAAAAAAALQ/zwMFy7jJkzw/s200/face.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126714710458153586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Wall Street Journal gazetesi, Microsoft’un son günlerin gözde internet sitesi Facebook’a yatırım yapmaya hazırlandığını duyurdu. Facebook’un toplam değeri 10 milyar dolara kadar çıkabilecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEW YORK - İnternet sektöründe, milyar dolarlık şirketlerine bir yenisi daha ekleniyor. Wall Street Journal gazetesine göre, Microsoft, Facebook’un yüzde 5 hissesini, 300 ila 500 milyon dolar arasında bir fiyatla satın almaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Facebook’un yüzde 5’i için 500 milyon dolar ödenmesi halinde, şirketin tamamının piyasa değeri de 10 milyar dolara çıkacak. Google’ın da Facebook’la ilgilendiğini belirten uzmanlar, fiyatın daha da artabileceğini vurguluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak geçen yıl Yahoo’nun 1 milyar dolarlık teklifini reddeden Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, sitenin bağımsız kalmasını istediğini söylemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Facebook’un önceleri üyeliği Harvard öğrencileriyle sınırlıydı. Fakat kısa süre içinde önce Boston bölgesindeki diğer üniversitelere, sonra da ülke çapındaki okullara yayıldı. 11 Eylül 2006’dan itibaren, herhangi bir elektronik posta adresi olan herkesin kullanabildiği Facebook, dünyanın en çok kullanılan internet sitelerinden birine dönüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halen 42 milyon aktif kullanıcısı olan Facebook, MySpace’ten sonra dünyada sosyalleşme amaçlı olarak en çok kullanılan ikinci internet sitesi. İngiltere’de açıklanan rakamlara göre ise yaklaşık 6 buçuk milyon kullanıcıyla MySpace’i geride bırakarak, bu klasmanda ilk sıraya yükselmiş durumda.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-8145347618644503044?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/8145347618644503044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=8145347618644503044&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8145347618644503044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8145347618644503044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/wall-street-journal-gazetesi.html' title='WSJ: Microsoft Facebook’tan vazgeçmiyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RyW_3d2gunI/AAAAAAAAALQ/zwMFy7jJkzw/s72-c/face.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-5328911851674728970</id><published>2007-10-29T04:04:00.001-07:00</published><updated>2008-12-10T13:42:10.363-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>YouTube’a alternatif: hulu.com</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RyW-Zt2gumI/AAAAAAAAALI/ry9Z6YklbeU/s1600-h/hulu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RyW-Zt2gumI/AAAAAAAAALI/ry9Z6YklbeU/s200/hulu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126713099845417570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;NBC ve Fox, ortaklaşa kurdukları video paylaşım sitesi hulu.com ile You Tube ve Google’a rakip olmaya hazırlanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEW YORK - News Corp. ve NBC Universal tarafından tasarlanan video paylaşım sitesi hulu.com, test yayınına başladı. İzleyicilere birçok filmi ve televizyon dizisini bedava izleme imkanı sağlayacak olan site, YouTube’a rakip olmayı hedefliyor.&lt;span class="fullpost"&gt; Bir tür internet televizyonu sayılan hulu.com’un YouTube’dan farkı, hazır videoları yayınlayıp kişisel videoları yayınlamaması.&lt;br /&gt;hulu.com’u değerlendiren medya teknolojileri uzmanı James Mc Quivey, “Kısa sürede tasarladıkları teknoloji, rakiplerin sitelerine göre çok düzenli ve başarılı. Bu pazarda rakiplerinden bir kaç adım daha ileride başladılar” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NBC ve Fox’un tasarladığı hulu.com, NBC’nin ’30 Rock’, Fox’un ‘The Simpsons’, ‘Lou Grant’ ve ‘Lost in Space’ gibi programlarını yayınlayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hulu.com’un yöneticisi Jason Kilar, “Tüketiciler artık izledikleri film ve dizilerle özdeşleşiyor. Hulu.com’un içeriği de, izleyicilerin sevdikleri programlara kolayca ulaşmaları için geliştirildi” dedi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-5328911851674728970?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/5328911851674728970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=5328911851674728970&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/5328911851674728970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/5328911851674728970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/youtubea-alternatif-hulucom.html' title='YouTube’a alternatif: hulu.com'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RyW-Zt2gumI/AAAAAAAAALI/ry9Z6YklbeU/s72-c/hulu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-4602708148648756249</id><published>2007-10-23T06:27:00.000-07:00</published><updated>2008-12-10T13:42:10.527-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>'ancestry.com' satıldı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/Rx32yg3UFmI/AAAAAAAAAE8/ELtgSDeXXKQ/s1600-h/cee.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/Rx32yg3UFmI/AAAAAAAAAE8/ELtgSDeXXKQ/s200/cee.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5124523298693322338" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İnternetin önde gelen şecere sitesi “ancestry.com”, 300 milyon dolara satıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;NEW YORK - Şimdilik sadece ABD ve 7 ülkede şecere çıkarmaya yarayan sitede 5 milyar isimden oluşan veri tabanı bulunuyor. Ücretli üyelik sistemiyle çalışan sitede sanal ortamda soy ağacı çıkarmak mümkün.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;1996 yılında kurulan sitede şimdiye kadar 3,8 milyon soy ağacı oluşturulmuş bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aile tarihi sitelerinin en gelişmişi konumundaki “ancestry.com”un 2,5 milyon aktif üyesi bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sitede, isim aramak ve aileler arasında yazışmak için özel olarak geliştirilmiş bir teknoloji kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siteyi, “Spectrum” yatırım şirketinin satın aldığı kaydedildi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-4602708148648756249?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/4602708148648756249/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=4602708148648756249&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/4602708148648756249'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/4602708148648756249'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/internetin-nde-gelen-ecere-sitesi.html' title='&apos;ancestry.com&apos; satıldı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/Rx32yg3UFmI/AAAAAAAAAE8/ELtgSDeXXKQ/s72-c/cee.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-8961153434505200351</id><published>2007-10-22T16:28:00.000-07:00</published><updated>2008-12-10T13:42:11.077-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>Gmail'den Sabit Disk Yapıyoruz!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/Rx0zSA3UFkI/AAAAAAAAAEs/VIVu1vyGPG8/s1600-h/gmail_drive_screenshot_80.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/Rx0zSA3UFkI/AAAAAAAAAEs/VIVu1vyGPG8/s320/gmail_drive_screenshot_80.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5124308335580157506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Adım adım izleyebileceğiniz bu yollarla siz de kendi sanal sabit diskinizi ücretsiz yapabilirsiniz. İstediğiniz her yerden ulaşın, güncelleyin. Gmail sağ olsun :) &lt;span class="fullpost"&gt;Gmail Drive adlı yazılımın yaptığı şey; "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bilgisayarım" klasörünün hemen altına yeni bir sabit disk oluşturmak. Bu yeni sabit diskteki dosyalar için gerekli alan, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gmail hesabınızdan karşılanacak. Bir sabit diskten diğerine nasıl dosya kopyalıyorsanız, aynı şekilde bu yeni sanal sabit diskinize de kopyalayabileceksiniz. Yüklediğiniz dosyaların bir kopyası e-posta hesabınıza gidecek ve dilediğiniz her yerden ulaşılacak. Daha ne diyelim? En iyisi aşağıdaki &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Foto-Ders'i izleyin, siz de öğrenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt; Adım Adım Gmail Drive Kullanımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://shiftdelete.net/foto-ders/v/Gmail+Drive+ile+Bedava+Sabit+Disk/Gmail-Drive001.gif.html"&gt;&lt;img style="cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/Rx0zlA3UFlI/AAAAAAAAAE0/YZBpkn5OSxs/s320/gmail_drive_screenshot_genis.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5124308661997672018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;div style="margin-left: 40px;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt; :: &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gmail Drive'ın son sürümünü &lt;a target="_blank" href="http://shiftdelete.net/site/component/option,com_docman/task,doc_download/gid,92/"&gt;download etmek için buraya tıklayın&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Bilgi için: &lt;a target="_blank" href="http://www.viksoe.dk/code/gmail.htm"&gt;Gmail Drive&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yazan: &lt;a target="_blank" href="http://shiftdelete.net/site/component/option,com_contact/task,view/contact_id,14/Itemid,1/"&gt;Hakkı Alkan&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;SDN - &lt;a href="http://shiftdelete.net/site/content/view/2274/1/" target="_blank"&gt;http://shiftdelete.net&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-8961153434505200351?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/8961153434505200351/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=8961153434505200351&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8961153434505200351'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8961153434505200351'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/gmailden-sabit-disk-yapyoruz.html' title='Gmail&apos;den Sabit Disk Yapıyoruz!'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/Rx0zSA3UFkI/AAAAAAAAAEs/VIVu1vyGPG8/s72-c/gmail_drive_screenshot_80.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-4744980197250224071</id><published>2007-10-22T07:04:00.001-07:00</published><updated>2008-12-10T13:42:11.235-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>Google 100 Dilde Çeviriye Hazırlanıyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/Rxyuaw3UFjI/AAAAAAAAAEk/j6b04oWWZTs/s1600-h/cooks.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/Rxyuaw3UFjI/AAAAAAAAAEk/j6b04oWWZTs/s320/cooks.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5124162250857518642" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:85%;"  &gt;Dünyanın en büyük internet arama motoru şirketi Google, otomatik çeviri alanına da göz dikti.&lt;/span&gt;  &lt;div align="justify"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:85%;"  &gt;Google’ın Los Angeles yakınlarında görece küçük ve sade bir büroda yürüttüğü otomatik çeviri çalışmalarının en önemli özelliği, otomatik çeviri konusunda yeni bir mantığın benimsenmesi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;    &lt;p class="MsoNormal" align="justify"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:85%;"  &gt;"İstatistiksel otomatik çeviri" adı verilen bu mantığa göre, eskiden dil bilimcilerin çeviri yapılacak dillerin gramer kuralları ve sözlüklerini bilgisayarlara yüklemesinin yerine, iki dil arasında daha önce insanlar tarafından yapılan mümkün olduğu kadar çok çeviri bilgisayara yükleniyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanılan programın kaynak metinde (dilde) karşılaştığı cümleleri, bu cümlelerin eski çevirilerini bularak hedef dile çevirmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google’ın otomatik çeviri çalışmalarının yürütüldüğü laboratuvarların başındaki Alman asıllı mühendis Franz Och, sonuçta elde edilen çevirilerin kalitesi mükemmel olmasa da önceki otomatik çevirilere göre bir ilerleme sağlandığını söyledi.&lt;br /&gt;Och, "Uzun zamandır otomatik çeviri işi içinde olan insanlar bizim Arapça-İngilizce çeviri çalışmalarımızı gördüklerinde, sonuçların ’şaşırtıcı’ ve ’çığır açıcı’ olduğunu söylediler" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Och’un açıklamalarına göre, otomatik çevirinin ne olduğunu bilmeyen başkaları ise yapılan çevirileri okuyunca "burada, beşinci satırda hata var. İşe yarıyor görünmüyor, çünkü burada bir hata var" gibi itirazlarda bulunmuşlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google’ın Rusça konuşan çalışanları ise İngilizceden ana dilleri Rusçaya yapılan otomatik çevirileri gördüklerini, bu çevirilerin "anlaşılır ama biraz garip olduğunu" belirtiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2002’de Almanya’dan ABD’ye göç eden Och, Almanca, İngilizce ve biraz İtalyanca biliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BM ve AB dokümanlarından aldıkları yüz milyonlarca kelime tutan Arapça ve İngilizce metinleri bilgisayara yüklediklerini belirten Och, bilgisayarlara ne kadar çok çeviri metni yüklenirse otomatik çevirinin o kadar iyileştiğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle kayda değer miktarda çevirileri olmayan, bazı Afrika dilleri gibi dillerde ise otomatik çeviri konusunda daha fazla sorun yaşanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Diplomatik gaflar son bulacak mı?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Och, istatistiksel analiz yöntemini kullanan kendi çeviri programlarının bazı diplomatik gafları da önleyebileceğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Och, buna örnek olarak, bir görüşme sırasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tercümanının eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’e "Almanya’nın Führeri" diyerek yarattığı sıkıntıyı gösterdi. Führer kelimesinin Nazi lideri Adolf Hitler ile özdeşleştirilmesi nedeniyle konuşmanın bağlamında uygunsuz olduğunu belirten Och, kendi çeviri programlarının, ileride böyle bir durumla karşılaştığında, bu bağlamda "Führer Gerhard Schröder" ifadesinin çok seyrek olarak kullanıldığını ama "Bundeskanzler (Şansölye) Gerhard Schröder ifadesinin Führer ifadesinden muhtemelen 100 kez daha fazla kullanılmış olduğunu göreceğini ve doğru kararı vereceğini umduğunu" söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Otomatik çevirinin sınırları&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google’ın projesinde geçen yıl boyunca çalışan Edinburg Üniversitesinden Prof. Miles Osborne, Google’ın otomatik çeviri çalışmalarını takdir ettiğini ama otomatik çevirinin hala sınırları olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osborne, "En iyi sistemler (örneğin Google’ınkiler), Arapça-İngilizce gibi dil çiftlerinde gerçekten çok iyi iş çıkarabilir. Ya da örneğin bir Japonca patent belgesine bakıp sizin aradığınız özelliklere uygun olup olmadığına karar verebilirsiniz" dedi.&lt;br /&gt;Osborne, buna rağmen otomatik çeviri yazılımlarının satrançta olduğu gibi uzman çeviri alanında insanları yenemeyeceğini, çeviri yazılımlarının güzel bir çeviri yapmasının beklenmesinden çok, metni anlamada kullanılması gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Otomatik  çevirinin siyasal sonuçları&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google Başkanı Eric Schmidt ise otomatik çeviri alanındaki gelişmelerin, siyasi sonuçları olabileceğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Schmidt, konferansta yaptığı konuşmada, "100 dilden eş zamanlı olarak çeviri yaptığımızda ne olacağını düşünebiliyor musunuz? Google ve başka şirketler, her istendiği anda çeviri yapabilelim diye istatistiksel otomatik çeviri konusunda çalışıyorlar" demişti.&lt;br /&gt;Google Başkanı Schmidt, "Çok çok sayıda toplum, dilin belirlediği, birbirlerini anlamayan topluluklar halinde yaşıyor ve dil engeli nedeniyle diğer insanların ne söylediğine gerçekten sempati duymuyorlar. Bu engeli aşmak üzereyiz ve bu gerçekten de muazzam bir şey" dedi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-4744980197250224071?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/4744980197250224071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=4744980197250224071&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/4744980197250224071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/4744980197250224071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/google-100-dilde-eviriye-hazrlanyor.html' title='Google 100 Dilde Çeviriye Hazırlanıyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/Rxyuaw3UFjI/AAAAAAAAAEk/j6b04oWWZTs/s72-c/cooks.gif' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-8354537255903292899</id><published>2007-10-22T07:01:00.000-07:00</published><updated>2007-10-29T04:25:58.967-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>Korsanlar YouTube`u kullanarak saldırıyorlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.computerweekly.com/Articles/2007/06/11/224704/youtube-trojan-steals-user-data.htm" target="_blank"&gt; ComputerWeekly.com&lt;/a&gt; `dan alınan kaynağa göre, Trojan yazarları YouTube`un popülerliğini göz önünde bulundurarak Truva atlarının sistemlere sokulmasını ve hack edilecek sistemlerin sayısının buna bağlı olarak artacağından dolayı YouTube`u hedef seçti.&lt;p align="justify"&gt;Kurbanlara elektronik posta ve mesajlaşma programlarından gelen link sayesinde açılan sayfada izletilen video esnasında arka plandan sisteme sızan  trojan ile saldırganın videoyu izlettiği sistemin tüm bilgilerini ele geçirmesi söz konusu. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;PCG Derki; &lt;/strong&gt;Size gelen linklere tıklamadan önce mouse`unuzu linkin üzerine getirin ve alt barda görülen adresin ön izlemesine dikkat edin, şüphelendiğiniz bağlantılara tıklamayaın!&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Kaynak&lt;/strong&gt;: &lt;a href="http://www.pcguvenlik.com/" target="_blank"&gt;www.pcguvenlik.com &lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-8354537255903292899?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/8354537255903292899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=8354537255903292899&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8354537255903292899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8354537255903292899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/korsanlar-youtubeu-kullanarak.html' title='Korsanlar YouTube`u kullanarak saldırıyorlar'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-3045573083962358291</id><published>2007-10-19T17:47:00.000-07:00</published><updated>2008-12-10T13:42:11.402-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>:-) "ifadesi" 25 yaşında!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RxlQgQ3UFhI/AAAAAAAAAEU/8Oj7zAMK4Jc/s1600-h/r_20071016095143_gul.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RxlQgQ3UFhI/AAAAAAAAAEU/8Oj7zAMK4Jc/s320/r_20071016095143_gul.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123214566323656210" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Carnegie Mellon Üniversitesi’nden Profesör Scott E. Fahlman, 25 yıl önce ilk defa üç işareti kullanarak ‘smiley face’ ikonunu keşfetti. İki nokta üst üste, tire ve bir parantez. Bu ikon, cep telefonu ve mobil aygıtlar için önemli bir katkı sayılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elektronik ortamların vazgeçilmez ikonu ” :-) ” 25 yaşında. Carnegie Mellon Üniversitesi Profesör Scott E. Fahlman, 1982 yılında bilgisayara üzerinden yaptığı bir yazışmasında, ‘mizah’ın kısıtlı olmasını tartışırken, bu üç işareti kullanarak, “Yan okuyun, sanırım bu karakterler şaka kavramını ifade edebilir” şeklinde yazmıştı.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Bu yazışmayı okuyanlardan yayılan efsanevi ikon, üniversiteler arasında hızla yayıldı, peşinden iş dünyası ve tüm dünya geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fahlman ürettiği fenomenle ilgili, “Küçücük bir ikonun bu kadar yaygınlaşmasını izlemek büyüleyici. 10 dakikada ürettiğim bu işaret bütün dünyaya ulaştı. Bazen merak ediyorum, acaba kaç milyon kişi bu ikonu şimdiye kadar kullandı ve kafalarını yana doğru eğdi” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük hayatımızın vazgeçilmez bu ikonu sayesinde,bugün MSN vs. gibi iletişim programlarında duyguları belirten ifadeler görmek mümkün.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-3045573083962358291?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/3045573083962358291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=3045573083962358291&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/3045573083962358291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/3045573083962358291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/ifadesi-25-yanda.html' title=':-) &quot;ifadesi&quot; 25 yaşında!'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RxlQgQ3UFhI/AAAAAAAAAEU/8Oj7zAMK4Jc/s72-c/r_20071016095143_gul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-9021627913926960053</id><published>2007-10-16T01:11:00.000-07:00</published><updated>2007-10-22T15:46:48.386-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>Asya’ya internette yeni alan adı: .asia</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Asya ülkelerinin internet sitelerine yönelik “.asia” bölgesel internet alan adı bugünden itibaren talep sahiplerine satılmaya başlandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANKARA - Asya ve Okyanusya’daki 73 ülkenin temsilcilerini bünyesinde toplayan, kar amacı gütmeyen ve merkezi Hong Kong’da bulunan DotAsia şirketi, “.asia” alan adının resmi yöneticisi, dağıtıcısı ve tanıtıcısı olarak, uluslararası markalar veya kamu kuruluşlarının korunması amacıyla önceki alan adlarının verilmesindeki “ilk gelen, ilk alır” kuralını uygulamayacak.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;DotAsia’da Avustralya’dan Ortadoğu’ya kadar temsil edilen markalar ile hükümetler ve kamu kuruluşları, “.asia”nın Mart 2008’de herkese açılmasından önce bugünden itibaren kayıtlarını yaptırabilecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DotAsia yetkilisi Edmon Chang, bu yeni uzantının, Asya’daki cemaatlere, Asya pazarı için gerçekçi bir değerlendirme ve gerçekçi bir katılım sağlayacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DotAsia şirketi, kısa adı Icaan olan uluslararası internet alan adları ve adresi yönetim kuruluşu ile yaptığı anlaşmayla, “.asia” alan adı verilmesinde her türlü anlaşmazlıktan kaçınılması amacıyla açık arttırma usulüyle talepleri değerlendirecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa merkezli “.eu” alan adının geçen yıl verilmeye başlanmasının ardından “.asia”da verilecek internet sitelerinin fiyatları talebe göre, 10 dolardan yüzlerce dolara kadar yükselebilecek.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-9021627913926960053?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/9021627913926960053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=9021627913926960053&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/9021627913926960053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/9021627913926960053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/asyaya-internette-yeni-alan-ad-asia.html' title='Asya’ya internette yeni alan adı: .asia'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-6578040430257890177</id><published>2007-10-16T01:08:00.000-07:00</published><updated>2007-10-29T04:24:50.799-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>Google YouTube videolarını paylaşacak</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Google, bir yıl önce satın aldığı internetin en büyük video paylaşım sitesi YouTube’un videolarının başka sitelerde de yayınlanmasına izin vereceğini duyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;SAN FRANCISCO - YouTube’u 1,76 milyar dolarlık rekor fiyata satın alan Google, site üzerinden bugüne kadarki en büyük kar hamlesini yapmaya hazırlanıyor. Şirketten yapılan açıklamada, YouTube’da yer alan videoların başka sitelerde de yayınlanmasına izin verileceği açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Şirket, videolarda yer alan kısa grafik reklamlar sayesinde karını artırmayı planlıyor. Açıklamaya göre, videoları yayınlamak isteyen internet sitelerinin bir sözleşme imzalaması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google, başka sitelerde yayınlanacak görüntülerin YouTube veritabanından silinmeyeceğini belirtti. Şirket, gelecekte haber ve ses dosyalarının da internette dağıtılabileceğinin sinyalini verdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-6578040430257890177?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/6578040430257890177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=6578040430257890177&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/6578040430257890177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/6578040430257890177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/google-youtube-videolarn-paylaacak.html' title='Google YouTube videolarını paylaşacak'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-3033153626925223289</id><published>2007-10-14T01:52:00.000-07:00</published><updated>2007-10-29T04:24:50.801-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>Google, internetin hala ezici lideri</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;İnternette ağustos ayındaki 61 milyar aramanın yüzde 60’ının Google ile yapıldığı, ancak Microsoft’u geçen Çin arama motoru Baidu’nun da hızlı bir yükseliş içinde olduğu belirlendi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEW YORK - Comscore adlı şirketin araştırmasında, 15 yaşından büyük 754 milyon internet kullanıcısının ağustosta bir veya birkaç kelime ile arama motorlarında arama yaptıkları, bunların dünyadaki internet kullanıcılarının yüzde 95’ini oluşturduğu ve kişi başına ortalama 80 arama, toplam olarak da 61 milyar arama tespit edildi.&lt;br /&gt;İnternette en çok arama yapanlar 299,7 milyon kullanıcıyla Avrupalılar olurken, bunları 258 milyonla Asyalılar ve 206,3 milyonla da Kuzey Amerikalılar izledi. Güney Amerika’daki arama yapan kullanıcı sayısı 50 bin, Orta Doğu’da ise sadece 30 bin oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aramaların yüzde 60’ına karşılık gelen 37 milyar aramanın Amerikan Google grubunun çok dilli sayfalarında, 5 milyarı da Google’ın video klip branşı YouTube’de yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan Yahoo! ise büyük farkla aramaların yüzde 14’üne karşılık gelen 8,5 milyar aramayla ikinci oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaya göre, Çin Google’ı olarak adlandırılan Baidu ise yazılım lideri Microsoft’un yüzde 3,4’lük aramaya sahip (2,1 milyar arama) Live Search’ünü geçerek 3,3 milyar arama (yüzde 5,4) ile üçüncü sırada yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Comscore’un araştırmasında, Koreli arama motoru Naver 2 milyar aramayla 5., açık arttırma sitesi eBay’in listesi de 1,3 milyar aramayla 6. oldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-3033153626925223289?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/3033153626925223289/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=3033153626925223289&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/3033153626925223289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/3033153626925223289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/google-internetin-hala-ezici-lideri.html' title='Google, internetin hala ezici lideri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-807854497549532415</id><published>2007-10-14T01:46:00.000-07:00</published><updated>2007-10-29T04:24:50.803-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>Google ve IBM işbirliği</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Google ve IBM’, üniversite öğrencilerini ve araştırmacıları, geleceğin yazılım metodolojisi olarak görülen İnternet Ölçekli Hesaplama’ya (Internet-Scale Computing) hazırlayacak bir proje başlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;İSTANBUL - IBM’den yapılan yazılı açıklamada, projede, bilgisayar bilimleri eğitimi alan üniversite öğrencilerinin, IBM ve Google’nin kullanımlarını açtığı yüzlerce sunucudan oluşan bilgisayar kümesinde, açık kaynak kodlu ve paralel hesaplamaya uygun yazılım uygulamaları geliştireceği kaydedildi.&lt;br /&gt;Başlangıçta sadece ABD’deki bazı üniversitelere açık olacak projenin, bir süre sonra diğer öğrenci ve akademisyenlerin de kullanımına sunulacağı belirtilen açıklamada, proje kapsamında Google ve IBM’nin yüzlerce BladeCenter ve Sistem x sunucusunun, bir küme yapısında internet üzerinden öğrencilerin kullanımına açılacağı ifade edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verilen bilgiye göre, toplamda bin 600’den fazla işlemciye sahip olması hedeflenen sistem, Linux işletim sistemi üzerinde çalışacak. XEN sanallaştırma sistemine sahip olacak bilgisayar kümesinde, Google’nin açık kaynak kodlu MapReduce ve Google File System yazılımları çalışırken, sistemin yönetim, takip ve kaynak planlama işlemlerini IBM’in Tivoli yazılımları gerçekleştirecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet Ölçekli Hesaplama, yazılım ve diğer bilişim teknolojisi araçlarının tek bir sunucuda çalışabilen tek bir uygulama olarak kalmaması, internete bağlı binlerce makinede paralel bir şekilde çalışabilmesi yöntemine uygun bir şekilde geliştirilmesini tanımlamak için kullanılıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-807854497549532415?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/807854497549532415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=807854497549532415&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/807854497549532415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/807854497549532415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/google-ve-ibm-ibirlii.html' title='Google ve IBM işbirliği'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-7252285313627872946</id><published>2007-10-06T13:41:00.001-07:00</published><updated>2007-10-22T16:00:48.557-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>Akıllı arama motoru Hakia, yakında Türkçe</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Arama teknolojileri evriminde yeni bir başlangıç olan, ilk semantik (anlamsal) web araştırma motoru Hakia, 2008 yılında Türkçe için de geçerli olacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004 yılında ABD’nin New York şehrinde yaşayan nükleer fizikçi bir Türk, Dr. Rıza Can Berkan, tarafından kurulan alternatif arama motoru Hakia, Fince ‘araştırmacı’ anlamına gelen ‘hakija’ sözcüğünden türetilmiş. 2005 yılında online olan Hakia’nın şu an dünyada 2 milyon kullanıcısı bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;En büyük özelliği dünyada tek semantik bağlantı kullanması&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Hakia’yı Google, Yahoo, MSN Live gibi arama motorlarından ayıran özelliği rakipleri gibi algoritmasının PageRank üzerine kurulu olmaması. Diğer arama motorları gibi direk kelime bazlı arama yapmak yerine hedefe ulaşmak için, semantik adı verilen anlamsal bağlantı kullanıyor olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakia, soru cümlesini kelime-kelime işleyip ne anlama geldiğini anlayabiliyor ve benzeri soru cümlelerinin bulunduğu siteleri sonuç olarak ortaya çıkarabiliyor. Diğer arama motorlarında ise en popüler sitelere öncelik verildiği ve en çok bakılan siteler arama sayfalarında ilk sıralarda yer aldığı için, bir kişinin ortalama arama süresi 11 dakikaya kadar çıkabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakian’nın istenen sonucu daha kısa sürede, daha hızlı bir şekilde ve istenen dokümana ulaşılarak verdiğini belirten Dr. Rıza Can Berkan, “Semantik teknolojiler ileride her şeye girecek. Lisanla ilgili her teknoloji, semantikle ilgili olacak” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;2008 yılında Türkçe arama motoru sunulması bekleniyor&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Kullanıcılarına hızlı, verimli ve kapsamlı bir arama hizmeti sunmayı amaçlayan Hakia, ilerde diğer dillerde de sunulacak. Ve ilk olarak ABD, Türkiye, Polonya, İngiltere ve İspanya için geçerli olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ntvmsnbc.com/news/272573.gif"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/272573.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Scoopbar ile sonuçlar reklendirilmiş olarak görebiliyor&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;İnternet’i anlayabilmek ve anlatabilmek için farklı araştırma yöntemleri kullanan Hakia’nın ‘Scoopbar’ diye adlandırılan yeni uygulaması, aranan sorunun cevabını dökümanın üzerinde işaretliyor ve böylece zaman kaybetmemeyi önlüyor.&lt;br /&gt;&lt;table style="padding: 5px 0pt 0pt 15px;" align="right" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/272571.gif" alt="" align="left" border="0" height="82" hspace="0" vspace="0" width="130" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;p class="textBodyBlack" style="line-height: 150%; font-size: x-small;"&gt;Ayrıca kepçeleme denilen yöntemle gereken kelimeleri, cümleleri işaretleyerek bir arşiv oluşturulabiliyor. Farklı sonuçları bu arşive kaydederek tekrar tekrar araştırmaya gerek kalmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table style="padding: 5px 0pt;" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/272572.gif" alt="" align="absbottom" border="0" height="207" hspace="0" vspace="0" width="300" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Rıza Can Berkan, satın alma tekliflerinin geldiğini fakat bu teklifleri reddetklerini ve diğer firmalarında semantik bağlantı hakkında araştırmalar başlattıklarını açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;ALBÜM BİLE ÇIKARDILAR&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Hakia kurucusu ve ekibi her araştırdıkları konu hakkında bir de beste yapmışlar. İlk albümlerinin adı yaptıkları müzik gibi süper; “Cogito Ergo Search”. Bu şarkıların ritimleri ve melodisi internetin hayatı kolaylaştırdığının bir sembolü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Search for a better search” sloganıyla yola çıkan Hakia ekibi, şarkılarını da “Tavuk Neden Yoldan Geçti” (Why did the chicken cross the road) ya da “Mr. Jefferson” gibi internette araştırılan soruların cevaplarından yola çıkarak bestelemişler.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-7252285313627872946?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/7252285313627872946/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=7252285313627872946&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/7252285313627872946'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/7252285313627872946'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/akll-arama-motoru-hakia-yaknda-trke.html' title='Akıllı arama motoru Hakia, yakında Türkçe'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-8891070270799229135</id><published>2007-10-05T07:35:00.000-07:00</published><updated>2008-12-10T13:42:11.816-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji Haber'/><title type='text'>Elini çırp, TV açılıp kapansın</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RwZMWdr4mVI/AAAAAAAAAAU/g5HZuGUHxeU/s1600-h/teknoloji.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RwZMWdr4mVI/AAAAAAAAAAU/g5HZuGUHxeU/s320/teknoloji.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117861975362672978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Japonlar, şimdi de uzaktan kumanda aletinin yerine ellerinizin hareketine göre çalışan TV yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;ŞİBA - JVC şirketinin ürettiği TV’yi açmak için ellerinizi iki kez, kapamak için de üç kez çırpmanız yetiyor. Uzaktan kumanda siz oluyorsunuz ve el işaretleriyle, televizyonunuzda kanal değiştiriyor, menüye giriyor, sesi açıp kapayabiliyorsunuz... Bütün bu işleri tek tuşa bile dokunmadan yapabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bir şirket yetkilisi, yeni TV’yi tanıtırken, “İnsanların başı uzaktan kumandayla bazen belaya giriyor. Bazen arar bulamazsınız, bazen bozulur işe yaramaz. TV kullanmayı kolaylaştıracak çözümler peşindeyiz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;JVC’nin yeni TV’sinde, seyircinin hareketlerini ve çıkardığı sesleri algılayabilen kamera ve mikrofon bulunuyor. Mesela elinizi bir kez çırpınca TV’nin menüsü açılıyor. Elinizi havada gezdirmek, menü içinde gezinmeye yetiyor. Böylece fareyle bilgisayar ekranında gezinir gibi gezebiliyor ve fareyle tıklar gibi hareket yaparak menüde istediğinizi seçebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirket, şimdi yeni ürünün piyasada tutup tutmayacağını anlamak için tüketici anketi yapıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-8891070270799229135?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/8891070270799229135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=8891070270799229135&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8891070270799229135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8891070270799229135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/elini-rp-tv-alp-kapansn.html' title='Elini çırp, TV açılıp kapansın'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2zhxql3g0wc/RwZMWdr4mVI/AAAAAAAAAAU/g5HZuGUHxeU/s72-c/teknoloji.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-5866247767974268709</id><published>2007-10-05T05:34:00.000-07:00</published><updated>2007-10-05T05:35:43.767-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma / Ekoloji'/><title type='text'>Küresel ısınmaya karşı ilginç proje</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Okyanusun dibine batırılan dev plastik borularla mikroorganizmaların yüzeye çıkarılması ve bulut oluşumuna katkı sağlaması düşünülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;İSTANBUL - İki bilimadamı küresel ısınmanın etkilerini önlemeye yönelik ilginç bir proje ortay attı. Okyanuslara dev plastik borular yerleştirilmesini öneren projenin ayrıntıları şöyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;200 metre uzunluğunda, 10 metre çapındaki yüzbinlerce dev plastik boru okyanuslara yerleştirilecek. Bu boruların dibe batırılmasıyla, mikroorganizmalar açısından zengin dip suyu yüzeye çıkartılacak. Bu mikroorganizmaların yukarı çıkmasıyla da deniz yüzeyinde oluşacak küçük bitkiler karbondioksiti emip, bulut oluşmasını sağlayan dimetil sülfat gazı üretecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oluşacak bulutlar da dünyanın üzerini kaplayarak ısınmayı önleyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı bilimadamları öneriyi tartışılmaya değer bulurken bazıları da “tam bir zaman kaybı” olarak tanımladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-5866247767974268709?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/5866247767974268709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=5866247767974268709&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/5866247767974268709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/5866247767974268709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/kresel-snmaya-kar-ilgin-proje.html' title='Küresel ısınmaya karşı ilginç proje'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-5192519829026708458</id><published>2007-10-05T05:22:00.000-07:00</published><updated>2007-10-05T05:23:30.637-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma / Ekoloji'/><title type='text'>Konya’da kuraklık felaketi Independent’ta</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gazeteye göre bir zamanlar Türkiye’nin tahıl ambarı olarak anılan Konya’da çevre felaketi tehdidi yaşanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;LONDRA - Independent gazetesinde Nicholas Birch imzalı haberde, Türkiye’nin tahıl ambarı olarak anılan Konya’da çevre felaketi tehdidinin yaşandığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Konya’nın çok düşük oranda yağmur alan bir bölge olduğu aktarılan haberde kuraklıkta, küresel ısınmanın etkisiyle yağışların daha da azalmasının etkili olduğuna dikkat çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habere göre kuraklığın bir diğer önemli sebebi de çiftçiler. Buğdaya verilen devlet yardımları sıfırlanınca, çiftçiler yaşamlarını kazanmak için daha çok su isteyen bitkiler yetiştirmeye başladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin Avrupa ve ABD’de olduğu gibi teşvik edilen şeker pancarı, buğdaydan beş kat daha fazla suya ihtiyaç duyuyor; bu da ovada daha çok kuyu açılmasına neden oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Tahir Nalbantçılar, yeraltı sularından başka su kaynağı olmayan bölgede çiftçilerin son 40 yıldır yeraltı sularını kendisini yenilediğinden daha hızlı bir şekilde çektiğini kaydediyor. Nalbantçılar “Böyle devam ederse bölge 30 yıl içinde çöl olacak” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WWF (Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı) uzmanı Çağrı Deniz Eryılmaz da, çözümün tarım politikası ve entegre su tesislerinde olduğunu belirtti. WWF organizasyonu, iki yıldır bu konuyla ilgili, hükümet yetkilileriyle ve çiftçilerle düzenli tarım uygulamaları üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-5192519829026708458?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/5192519829026708458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=5192519829026708458&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/5192519829026708458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/5192519829026708458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/konyada-kuraklk-felaketi-independentta.html' title='Konya’da kuraklık felaketi Independent’ta'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-8702000953055868146</id><published>2007-10-05T05:20:00.000-07:00</published><updated>2007-10-05T05:21:56.923-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma / Ekoloji'/><title type='text'>Kuzey Kutbu yavaş yavaş eriyor</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kuzey Kutbu’nda buzullarla kaplı alan şu ana kadar kaydedilen en düşük seviyeye indi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;NEW YORK - Amerikan Columbia Üniversitesi’nden bilimadamları, buzullarla kaplı alanın 1,6 milyon metrekareye indiğini açıkladı. Diğer bir deyişle bir yılda, Kuzey Kutbu’nda, İngiltere’nin yüzölçümünün 5 katı büyüklüğünde buzul eridi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Kuzey Kutbu’ndaki buzulların erimesi nedeniyle kuzeybatı geçişi de ilk kez deniz ulaşımına açılmış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kutuplardaki buzulların erimesinin temel nedeni sera gazlarının salımının yol açtığı küresel ısınma. Bilimadamları, 2040’a kadar Kuzey Kutbu’nda hiç buzul kalmayacağı öngörüsünde bulunuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-8702000953055868146?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/8702000953055868146/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=8702000953055868146&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8702000953055868146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8702000953055868146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/kuzey-kutbu-yava-yava-eriyor.html' title='Kuzey Kutbu yavaş yavaş eriyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-8848234233558215530</id><published>2007-10-05T05:17:00.000-07:00</published><updated>2007-10-22T16:06:47.483-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma / Ekoloji'/><title type='text'>Yenilenebilir enerji çevre dostu olmayabilir</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Küresel enerji sistemini değiştirecek yenilenebilir kaynağı üretmek için gerekli alanı hesaplayan bir araştırma, yenilenebilir enerjinin, doğaya ciddi zararlar verebileceğini ortaya koydu.&lt;br /&gt;LiveScience.com&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İSTANBUL - New York Rockefeller Üniversitesi araştırmacılarından Jesse Ausubel, her yenilenebilir kaynağın ne kadar enerji üretebileceğini alan ve zarar gören toprak cinsinden hesapladı. Bu hesaba göre küresel enerji talebini karşılamak amacıyla rüzgar tribünleri kurmak, nehirlere baraj inşa etmek ve yüksek güçte kilowat üretmek için yeterli ‘biomass’ı yetiştirmek, doğanın istila edilmesine yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;International Journal of Nuclear Governance’ın son sayısında yayımlanan sonuçlar çevre için acı bir tablo çizdi. Örneğin, araştırmaya göre ABD’nin 2005 yılı elektrik talebini karşılamak için Texas eyaleti büyüklüğünde bir alanın rüzgar tribünleriyle kaplanması gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece New York şehrine elektrik sağlamak için ise Connecticut eyaletinin rüzgar tribünü tarlasına dönüşmesi söz konusu olabilir. Ausubel’in hesabına göre sadece 1-2 wat biomass ya da rüzgar enerjisi üretmek bile, bir metrekare alanın zarar görmesi anlamına geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ausubel ile aynı fikirde olmayan bazı biliminsanları ise, Ausubel’in alan başına üretilen enerji miktarını az hesaplamış olabileceğine dikkat çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuvarı’ndan John A. Turner, ABD’nin enerji ihtiyacının yüzde 10 verimlilikle güneş pilleriyle sağlanması için, Arizona ya da Nevada gibi güneşli eyaletlerin neredeyse 26 bin metrekaresinin güneş panelleriyle kaplanması gerektiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turner, “ABD’nin total alanı 9.6 milyon kilometrekare. 26 bin metrekare, çok çok küçük bir alan aslında. ABD’de karayollarıyla kapladığımız alan bile, bahsettiğimiz alanın 2 katından fazla. 26 bin metrekare büyük bir alan gibi gözükebilir ama ülke geneline yayar ve diğer şeylere ne kadar fazla yer ayırdığımızı gözönüne alırsak, o kadar da büyük değil” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;     ALTERNATİFİ NÜKLEER ENERJİ Mİ?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Araştırmayı yapan Jesse Ausubel’ın ortaya koyduğu alternatif daha da tartışmalı. Nükleer enerji. Ausubel’a göre nükleer gücün ciddi çoğalma sorunları var fakat çevresel sorunları küçük. Nükleer enerjide esas önemli olan radyoaktiviteyi bir alanda tutabilmek. Bu da çok başarılı bir şekilde yapılabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turner da, nükleer gücün daha küçük miktarda karbon izi bıraktığı konusunda hemfikir ancak; “Nükleer atıkları hesaba katmamak mantıksızlık olur çünkü bu atıkları yüz binlerce yıl saklamanız gerekiyor ve nükleer atıklar hem çevreye zarar veriyor hem de sosyal etkileri var” diyerek konunun ciddiyetini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzer olarak, Michigan Üniversitesi’ndeki Sürdürülebilir Sistemler Merkezi’nin müdür yardımcısı Gregory A. Keoleian, yenilenebilir enerjiyi saf dışı bırakıp nükleer gücü benimsemeden önce daha derin analizlerin yapılması gerektiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keoleian, “Bence ‘yenilenebilir enerji çevre dostu değildir’ ve ‘nükleer enerji çevre dostudur’ diye yargılar yapmak provokatif olabilir; ama bunlar bu teknolojileri doğru olarak yansıtmıyor. Bu çalışmanın yenilenebilir teknolojilere yaklaşımı çok sığ, nükleer yakıt döngüsünü işleyişi ise eksik” eleştirisinde bulundu.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-8848234233558215530?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/8848234233558215530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=8848234233558215530&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8848234233558215530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8848234233558215530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/yenilenebilir-enerji-evre-dostu.html' title='Yenilenebilir enerji çevre dostu olmayabilir'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-8369853551448275312</id><published>2007-10-05T05:15:00.000-07:00</published><updated>2007-10-05T05:17:01.104-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma / Ekoloji'/><title type='text'>Kirlilik=sis tabakası=küresel ısınma</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hint Okyanusu üzerinde kirliliğin yol açtığı sis tabakası Güney Asya’da küresel ısınmayı artırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;PARİS - Nature dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, San Diego Üniversitesi Okyanusbilim Enstitüsünden araştırmacılar, her kış Hint Okyanusu üzerinde oluşan ve kentsel, endüstriyel veya tarımsal kirliliklerden kaynaklanan mikroskobik taneciklerden meydana gelen dev ‘kara örtüyü’ incelemek amacıyla pilotsuz uçan üç minyatür uçak kullandı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Sis tabakasında değişik irtifalarda 18 gözlem ve ölçüm görevi yapan bu uçaklardan elde edilen verileri dijital modellerle inceleyen araştırmacılar, sis tabakasının, atmosferde güneşten kaynaklanan ısınmayı yaklaşık yüzde 50 oranında artırdığı, bu kara örtü içindeki is taneciklerinin güneş ışığını emme eğilimi bulunduğu sonucuna vardılar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-8369853551448275312?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/8369853551448275312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=8369853551448275312&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8369853551448275312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/8369853551448275312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/kirliliksis-tabakaskresel-snma.html' title='Kirlilik=sis tabakası=küresel ısınma'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-4355019271586792312</id><published>2007-10-04T16:19:00.000-07:00</published><updated>2007-10-22T16:14:32.524-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma / Ekoloji'/><title type='text'>Dünyanın su dengesi bozuk</title><content type='html'>&lt;h2&gt;Grönland’da kişi başına düşen yıllık tatlı su miktarı 10 milyon 578 bin 950 metreküpü bulurken, Kuveyt’te sadece 8 metreküpte kalıyor.&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;Dünyadaki su kaynakları da diğer kaynaklarda olduğu gibi adil dağılmıyor. Bazı ülkeler su içinde yüzerken, çoğu Ortadoğu’da yer alan bazı ülkeler ise susuzluktan kırılıyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) 2005 yılı verilerine göre dünyada en fazla tatlı su kaynağı Brezilya’da. Yağmur ormanlarına ve dünyanın en büyük debisine sahip ırmağı olan Amazon’a sahip olan Brezilya, 8 trilyon 233 milyar metreküp toplam yıllık yenilenebilir su kaynağı ile açık farkla önde. Brezilya’yı 4 trilyon 507 milyar metreküp&lt;br /&gt;ile Rusya, 3 trilyon 51 milyar ile ABD, 2 trilyon 902 milyar ile Kanada, 2 trilyon 838 milyar ile Endonezya, 2 trilyon 830 milyar ile Çin, 2 trilyon 132 milyar metreküp ile Kolombiya takip ediyor. Peru ile Hindistan 2 trilyon metreküpe yakın, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Venezuela, Bangladeş ve Myanmar (Birmanya) ise 1 trilyon metreküpün üzerinde tatlı su kaynağına sahip. &lt;table style="padding: 5px 0pt;" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/270486.jpg" alt="" align="absbottom" border="0" height="296" hspace="0" vspace="0" width="460" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;span class="credit" style="margin-bottom: 5px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack" style="line-height: 150%; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;     TÜRKİYE, SU KAYNAKLARI AÇISINDAN AVRUPA’DA DÖRDÜNCÜ SIRADA&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Tatlı su kaynakları açısından çok da kötü durumda olmayan Türkiye, 180 ülke içinde 214 milyar metreküplük toplam yıllık tatlı su kaynağıyla 41’inci, kişi başına düşen 2 bin 950 metreküp tatlı suyla da 106. sırada bulunuyor. Türkiye, toplam tatlı su kaynağı açısından, Avrupa’da Rusya (toprakların dörtte üçü Asya’da), Grönland, Norveç’in ardından dördüncü sırada. 4 trilyon 507 milyar metreküp tatlı su kaynağı ile Rusya’nın ilk sırada yer aldığı Avrupa ülkeleri içinde Grönland’ın 603, Norveç’in 382, Türkiye’nin 214, Romanya’nın 212, Sırbistan’ın 209 (Sırbistan’dan ayrılan Karadağ dahil), Fransa’nın 204, İtalya’nın 191, İsveç’in 174, İzlanda’nın 170, Almanya’nın 154, İngiltere’nin 147, Ukrayna’nın 140, İspanya’nın 112, Finlandiya’nın 110, Hırvatistan’ın 106, Macaristan’ın 104 milyar metreküp tatlı su kaynağı bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;table style="padding: 5px 0pt;" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/270487.jpg" alt="" align="absbottom" border="0" height="307" hspace="0" vspace="0" width="460" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;span class="credit" style="margin-bottom: 5px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack" style="line-height: 150%; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;     ÇİN’LE KANADA’NIN, PERU İLE HİNDİSTAN’IN AYNI MİKTARDA SUYU VAR&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Doğal toplam su kaynağı yanında kişi başına düşen su miktarı daha da önem taşıyor. Çin, her ne kadar su kaynakları açısından zengin bir ülke olarak dünyada 6’ıncı sırada yer alsa da 1,3 milyarı aşan nüfusu nedeniyle kişi başına düşen su miktarı 2 bin 140 metreküpe inmiş durumda. Buna karşın Çin’den biraz daha fazla suya sahip Kanada’da ise nüfusun 32 milyonun altında olması nedeniyle kişi başına 91 bin 420 metreküp su düşüyor. Aynı şekilde 27 milyonluk Peru ile 1 milyar 81 milyonluk Hindistan neredeyse aynı miktarda suya sahipken, Peru’da kişi başına 69 bin 390, Hindistan’da ise kişi başına 1750 metreküp su var. &lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;table style="padding: 5px 0pt;" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/270488.jpg" alt="" align="absbottom" border="0" height="290" hspace="0" vspace="0" width="460" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;span class="credit" style="margin-bottom: 5px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack" style="line-height: 150%; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;     GRÖNLAND SU İÇİNDE YÜZÜYOR&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Dünyada kişi başına en fazla tatlı su kaynağına sahip ülke Danimarka’ya bağlı Grönland. Türkiye’nin 2,8 katı (2 milyon 175 bin kilometrekare) büyüklüğündeki ada ülkesinde, Türkiye’nin 2,8 katı (603 milyar metreküp) tatlı su kaynağı var. Nüfusu sadece 57 bin olan Grönland’da kişi başına, Türkiye’nin 3586 katı kadar, 10 milyon 578 bin 950 metreküp (ton) tatlı su kaynağı bulunuyor. Kişi başına tatlı su kaynağı açısından bu ülkeyi, 736 bin 260 metreküp ile Fransız Guyanası, 582 bin 190 metreküple İzlanda, 314 bin 210 metreküple Guyana, 277 bin 900 metreküple Surinam, 217 bin 920 metreküp ile Kongo, 137 bin 250 metreküple Papua Yeni Gine izliyor. &lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;table style="padding: 5px 0pt;" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/270489.jpg" alt="" align="absbottom" border="0" height="307" hspace="0" vspace="0" width="460" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;span class="credit" style="margin-bottom: 5px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack" style="line-height: 150%; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;     KUVEYT’İN DURUMU: KİŞİ BAŞINA 8 TON SU, 50 TON PETROL&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın kişi başına düşen en az tatlı su kaynağına sahip ülkesi ise Kuveyt. Petrolü suyundan fazla olan bu ülkede kişi başına yıllık 8 metreküp (ton) su düşüyor. 2005 yılı verileriyle toplam yıllık 20,8 milyon ton tatlı su kaynağı bulunan Kuveyt’in, yıllık petrol üretimi 130,1 milyon tonu, kişi başına petrol üretimi de 50 tonu aşıyor. Su fakiri diğer ülkeler ise 340 metreküple Umman, 320 metreküple Batı Şeria, 296 metreküple Barbados, 250 metreküple İsrail, 198 metreküple Yemen, 160 metreküple Ürdün, 157 metreküple Bahreyn, 139 metreküple Singapur, 130 metreküple Malta, 106 metreküple Libya, 96 metreküple Suudi Arabistan, 91 metreküple Maldivler, 86 metreküple Katar, 63 metreküple Bahamalar, 49 metreküple Birleşik Arap Emirlikleri, 41 metreküple Gazze Şeridi. &lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;table style="padding: 5px 0pt;" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/270490.jpg" alt="" align="absbottom" border="0" height="306" hspace="0" vspace="0" width="460" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;span class="credit" style="margin-bottom: 5px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;Dünyada yıllık toplam tatlı su kaynağı 100 milyar metreküpün üzerinde olan 71 ülkenin, yıllık toplam ve kişi başına düşen tatlı su miktarları şöyle: &lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;table style="padding: 5px 0pt;" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="1%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/270481.gif" alt="" align="absbottom" border="0" height="1250" hspace="0" vspace="0" width="460" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-4355019271586792312?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/4355019271586792312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=4355019271586792312&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/4355019271586792312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/4355019271586792312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/dnyann-su-dengesi-bozuk.html' title='Dünyanın su dengesi bozuk'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-3331224103985435848</id><published>2007-10-04T16:12:00.000-07:00</published><updated>2007-10-04T16:13:55.372-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma / Ekoloji'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;h2&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Geniş ormanlık alanları, gölleri ve kışın yağan bol kar ile sulak bir ülke olan Kanada’da da susuzuluk tehlikesi baş gösterdi.&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="textBodyBlack"&gt;TORONTO - Ülke nüfusunun 3’te 1’inin yaşadığı Ontario eyaletine içme suyu sağlayan göllerdeki su seviyesi, son 48 yılın en düşük rakamına indi.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Kanada Çevre Bakanlığı iklim uzmanlarından David Phillips, “Göllerdeki su seviyesi, en son 1959 yılında bu kadar düşük kaydedilmişti. Hava şartlarının bir süre daha yağışsız seyretmesi halinde 2. derece alarm seviyesine geçilmesi ve su kesintilerine başlanması şarttır”dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevsimin kurak seyretmesinin ekonomiyi de olumsuz etkileyeceğini belirten Klimatolojist David Phillips, dünyaca ünlü Ontario şaraplarının imal edildiği üzüm bağlarındaki üretimin de susuzluktan etkileneceğini kaydetti. Phillips, normal şartlarda en az 246 milimetre olması gereken göl suları seviyesinin, 100,4 milimetreye indiğini, mevsimin biraz daha böyle gitmesi halinde bu oranın daha da düşeceğini belirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-3331224103985435848?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/3331224103985435848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=3331224103985435848&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/3331224103985435848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/3331224103985435848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/geni-ormanlk-alanlar-glleri-ve-kn-yaan.html' title=''/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9157804877994850125.post-3450337409778946173</id><published>2007-10-03T19:06:00.000-07:00</published><updated>2007-10-04T15:25:32.872-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Internet Haber'/><title type='text'>İnternette Avrupa'nın 4. en yavaşıyız</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="444"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr style="font-weight: bold;"&gt;&lt;th scope="col" height="103"&gt;&lt;img src="http://www.veteknoloji.com/uploadresimler/haberler/r_20071001012841_internetr.jpg" border="1" height="254" width="313" /&gt;&lt;/th&gt;        &lt;/tr&gt;        &lt;tr style="font-weight: bold;"&gt;       &lt;th scope="col" height="10"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/th&gt;        &lt;/tr&gt;                                &lt;tr style="font-weight: bold;"&gt;                     &lt;th scope="col" valign="top"&gt;      &lt;div class="style9" align="left"&gt; &lt;span class="style15"&gt;      İngiltere'de faaliyet gösteren  Enformasyon Teknolojisi Keşif Vakfı tarafından yapılan araştırmanın sonuçları,  Türk internet kullanıcılarının Avrupa'nın en yavaş dördüncü geniş ağ sistemine  (broadband) sahip olduğunu ortaya koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;15 Avrupa ülkesindeki geniş ağ  hızlarını karşılaştıran araştırmacılar, Türkiye'nin saniyede 2 megabit hızla  (mbps) bu alanda 12'nci olduğunu açıkladı.   &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Listenin ilk sırasında  saniyede 21.7 megabit hıza sahip Finlandiya yer alırken, ikinciliğe saniyede  18.2 megabit hıza sahip İsveç otururken, üçüncü sırada da saniyede 17.6 megabit  hızla Fransa bulunuyor.   &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: normal;"&gt;Diğer ülkeler şöyle  sıralanıyor:&lt;/i&gt;&lt;span style="font-weight: normal;font-family:arial,helvetica,sans-serif;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*  4'üncü Hollanda (8.8 mbps)&lt;br /&gt;* 5'inci Polonya (7.5 mbps)&lt;br /&gt;* 6'ncı Almanya  (6 mbps)&lt;br /&gt;* 7'nci Macaristan (3 mbps)&lt;br /&gt;* 8'inci Slovakya (2.8 mbps)&lt;br /&gt;*  9'uncu İngiltere (2.6 mbps)&lt;br /&gt;* 10'uncu İsviçre (2.3 mbps)&lt;br /&gt;* 11'inci  İrlanda (2.2 mbps)&lt;br /&gt;* &lt;u&gt;12'inci Türkiye (1.6 mbps)&lt;/u&gt;&lt;u&gt; &lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: normal;font-family:arial,helvetica,sans-serif;" &gt;* 13'üncü Çek  Cumhuriyeti (1.2 mbps)&lt;br /&gt;* 14'üncü İspanya (1.1 mbs)&lt;br /&gt;* 15'inci Yunanistan  (1 mbps)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/th&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9157804877994850125-3450337409778946173?l=www.microsoftclasses.org'/&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.microsoftclasses.org/feeds/3450337409778946173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=9157804877994850125&amp;postID=3450337409778946173&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/3450337409778946173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9157804877994850125/posts/default/3450337409778946173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.microsoftclasses.org/2007/10/internette-avrupann-4-en-yavayz.html' title='İnternette Avrupa&apos;nın 4. en yavaşıyız'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>