tag:blogger.com,1999:blog-87749708511708569542008-07-17T04:26:22.359+03:00Baldan-TatlıBALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comBlogger77125tag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-85604706507329582372008-06-04T11:59:00.003+03:002008-06-04T12:21:12.971+03:00Geldim mi?Neredeyse ayda bir yazı yazar oldum. Ama bu son ara ayı da geçti. Nedenleri var elbette.<br />1- Evimizi boya yaptırdık. Bu halimle nasıl olduğunu anlayın bir zahmet. Ama sağolsun kayınvalidemler çok yardımcı oldular. Birde yerleştirmesi işi vardı elbet, hala devam ediyor desem yalan olmaz.<br />2- Oğlum su çiçeği çıkarttı. Gerçi hafif atlattı ama, bir hafta sonrasında bir enfeksiyon kaptı nedeni belli olmayan. Ateşi düşürene kadar mahvoldum. 40 dereceyi bulduğu anlarda kafayı sıyırıyordum. İşin açığı doktorumuzun verdiği ne ilaç nede 1 adet penisilin iğne fayda etmedi, sonunda augmentin yarar sağladı.<br />3- Hamilelik süresince her gün kendime iğne yapmak durumundayım. Kanımın sulanması açısından bu gerekli imiş. Ama artık çok zor gelmeye başladı. Yanılmıyorsam 120 felan oldu sayısı. Yaa sabırdan başka seçeneğim yok. Bebeğimizin cinsiyetini elbette öğrendik. Önce bir şok yaşamadım desem yalan. Sanırım kendimi kıza alıştırmışım. Hani ye ekşiyi doğur ayşeyi lafı var ya. Yalan. Yediğim ekşilerin hepsi boşa gitti. Kısmetse bir oğlumuz daha dünyaya gelecek. Ekim 9 gibi bir tarih var ama ben bayramda dünyaya gelir diye düşünmüyor değilim. Berke içinde 14 nisan demişti doktorum, 5 nisan doğumlu oldu. Şu anda kıpır kıpır içeride. Aldığım kiloya gelirsek , 5 aylık hamileyim ve baştan beri aldığım kilo sadece 4. Şaşılacak bir durum. Sevgili Açalya'nın demesiyle "yumurta mı doğuracan?" Bu bir bakıma iyi. Son aylarda daha fazla alınıyor çünkü. Ben 10-15 kg alarak bitirmeye razıyım. Ama bir sorunum var karın içindeki su miktarı az. Bu nedenle iş yapmam yorulmam vede oturmam bile yasak. Ayaklarımı uzatarak oturuyorum. Su içmeyi arttırmaya çalışıyorum bakalım artık.<br />4- Sevindirici bir haberde oğlum alt iki dişini kendi çıkarttı . Alttan diğer dişleri geliyordu zaten.<br />5- Son haberim de, annem Eskişehir'e yerleşmeye karar verdi. Yani yakınımda oturacak artık ve benim aklım Ankara'da kalmıyacak. Her an gözümün önünde olması çok iyi olacak. Onun açısından da bir bakıma iyi oldu. Ama 66 yaşına kadar Ankara'da yaşayıp şehir değiştirmek anneme çok zor geleceğini biliyorum.<br /><br />En son da, bir önceki yazımda kıymalı poğaça tarifimi istemiştim. Teker teker verilen tariflerin hepsi denendi. Herkese çooooook teşekkür ederim. Sağ olun var olun.<br /><br />Bana erkek isimleri gönderirseniz sevinirim. Çünkü ikinci erkek olunca isim koymak bayağı zor.<br />Ara verip yazamazsam kusuruma bakmayın ne olur. Sadece maillerime bakabiliyorum ve gelen yorumlarıma. Ben inanıyorum yalnız bırakmazsınız beni. Sevgili Biyo'nun son yazısında bahsettiği gibi " sanal arkadaşlıklar" Bu çok önemli gerçekten. İyi günlerde kullan sevgili Biyo. Gönderen kişi çok düşünceliymiş gerçekten.<br /><br />Hepiniz sağlıcakla kalın.BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-75764883166866953882008-04-16T15:23:00.003+03:002008-04-16T15:28:10.733+03:00YardımHamileyiz ya... Bu aralar canım acayip derecede kıymalı patatesli poğaça çekiyor. Ama çok da üşeniyorum yapmaya. Bana yardım bu konuda yaa. Şöyle kolay yapılabilecek şipşak bir tarif istiyorum. Yardım edersiniz değil mi?Yerken şöyle çıtır çıtır ağızda dağılsın.<br /><br />Ha kimileri diyebilir. Hazır alıver diye. Olmuyor arkadaş. Burada hiç bir yerde yapan yok benim istediğim gibi.<br /><br />Tarifleri bekliyorum...BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-46064363196575420912008-03-26T14:54:00.010+03:002008-03-26T15:10:54.443+03:00TIĞ İŞİ ŞAL<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o6EF9SXqI/AAAAAAAAAgw/x5Y-pwNasXs/s1600-h/DSC03689.JPG"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-family:arial;"></span></span> </a><p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Verdiğim aranın fazla olduğunu biliyorum, ama ne yaparsın işte hamileyiz ya. Sevgili Biyo'nun o güzel yazısını bile pas edemedim. Kusuruma bakma Biyocum. Yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum arkadaşım. Bunun için çok geç kaldım ama anlayışla karşılacağını umarım.</p><p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Daha önceden bahsetmiştim. Korkuyordum. Neden mi? İlk üç ay içerisinde herhangi bir şey olmasından esasında. Ama şimdilik herhangi bir şey yok. Hamileliğe devam. Allah tamamını erdirsin diyoruz. Bu arada ilk üç ayda hiç kilo almadım, bu benim için çok sevindirici bir olay ve acayip derecede ekşili gıdaları yiyorum. Tatlıya bayılan ben ağzıma koyamıyorum. Şükür ne bir bulantım var, nede başka bir şey. Sadece uyku, bu da çok normal. Son testlerimde amniosenteze de ihtiyacım olmadığını söyledi doktorum. Yapılan kan testlerimin sonuçları bunu gösteriyor. Bende istemiyordum işin açığı. Neyse kısaca hamileliğimden haberler bu kadar. Tabi bu arada Aslı boş durmaz yaptı bir şeyler. Aşağıda resimleri olan şalı yaptım. Annemde çok beğendi bende O’na verdim. Kendime pembe renk yapmaya niyetim var. Sonra görüşürüz. Hepiniz sağlıcakla kalın.</p> <a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o6EF9SXqI/AAAAAAAAAgw/x5Y-pwNasXs/s1600-h/DSC03689.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o6EF9SXqI/AAAAAAAAAgw/x5Y-pwNasXs/s400/DSC03689.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5182018163236298402" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o5-l9SXpI/AAAAAAAAAgo/9aqk6nLdPOc/s1600-h/DSC03691.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o5-l9SXpI/AAAAAAAAAgo/9aqk6nLdPOc/s400/DSC03691.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5182018068747017874" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o5zl9SXoI/AAAAAAAAAgg/08hWiBPqVPg/s1600-h/DSC03692.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o5zl9SXoI/AAAAAAAAAgg/08hWiBPqVPg/s400/DSC03692.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5182017879768456834" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o5tF9SXnI/AAAAAAAAAgY/k_HXqa9-O0k/s1600-h/DSC03693.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o5tF9SXnI/AAAAAAAAAgY/k_HXqa9-O0k/s400/DSC03693.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5182017768099307122" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o5nV9SXmI/AAAAAAAAAgQ/OLUINQ2y6z4/s1600-h/DSC03694.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o5nV9SXmI/AAAAAAAAAgQ/OLUINQ2y6z4/s400/DSC03694.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5182017669315059298" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o5il9SXlI/AAAAAAAAAgI/bh8gPkOeCyo/s1600-h/DSC03698.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R-o5il9SXlI/AAAAAAAAAgI/bh8gPkOeCyo/s400/DSC03698.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5182017587710680658" border="0" /></a>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-10495876406295409252008-02-25T12:37:00.008+03:002008-05-17T00:32:08.495+03:00GERÇEK BİR ÖYKÜ IIBu gün merakla beklenen öykümün ikinci ve son bölümünü yayınlıyorum.<br /><br /><div style="text-align: justify;">"İyi hoş atandır da, O ata bir defa olsun arayıp sormamıştır ki O’nu. Ki aynı kentte yaşamaktadırlar. Ve maalesef ki kız için baba kavramı diye bir şey var olamamıştır hayatta. Çünkü babasını, sadece resimlerden bilmektedir. Yani sokakta görse tanımaz babasını. </div> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Yıllar yılları kovalar ve kız evlenir, mutlu bir evliliği vardır. Birde oğlu olmuştur. Dünya tatlısı. Hayat devam etmektedir.</p> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Günler günleri kovalar. Kafasında biriken sorular cevaplanmadığı için, hep bir merak vardır, <span style="font-weight: bold;">neden</span>? Elinde bilgisayar vardır. Bir gün düşünür,” nete girsem de bir aratsam” der babasını. Babasının ismini yazar ve önüne bir iki net sayfası çıkar. Mail adresi de vardır. Hemen tutar mail atar babasına. Kafasında soruları olduğunu, nereli olduğunu bile bilmediğini ve varsa başka kardeşlerinin kendisinden haberdar olup olmadıklarını. Mailine cevap iki ay sonra aniden gelir.</p> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Karşısındaki insan elbette şaşırmıştır. Sorularına cevaplarını alır uzun bir süre sonra. Kız ısrarla sorar. Bilmektedir iki kardeşi olduğunu. Ne olursa olsun anne ayrı baba birde olsa kardeşleri vardır.</p> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Kız yok sayılmıştır. Kardeşlerine hiçbir şekilde O’ndan bahsedilmemiştir, yani <b style="">yok sayılmaya</b> çalışılmıştır. <b style=""><u>YOK</u></b>. Bunu asla kabul edemez. Babasıyla Msn de görüştüğü bir anda kardeşlerinin yaşları hakkında bilgiyi zorlada olsa öğrenir. Sonrasında, “bakalım der, bulduk nasıl olsa peder beyi, belki buluruz kardeşlerimizide”.<br /><o:p></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Facebook çok gündemdedir, aratır bir gün ve karşısına 3 kişi çıkar. Sadece bir kişinin doğum tarihleri tutmaktadır. Kız bir mesaj atar ve sorar. Bulduğu kişi gerçekten kardeşidir. Mailleşmeler devam eder. Kız annesini ziyarete Ankara'ya geleceğini, bu sayede görüşebileceklerini söyler. Anlaşırlar ve buluşurlar. İkisi de çok heyecanlıdır. Çünkü 37 sene tek kardeş olarak kendini bilmiş ve öyle yaşamıştır. Kardeşi de bir ablası olduğunu yeni öğrenmiş ve bunun neden olduğunu anlamaya çalışmaktadır. Ama bu arada da çok şaşırmış ve heyecanlanmıştır.<br /></p> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Her ne kadar kızın babası saklamaya çalışsa da buluşma gerçekleşmiştir. Yani iki kardeş seneler sonra buluşmuş ve karşılaşmıştır."</p><p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><br /></p><p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"></p><div style="text-align: justify;">Evet arkadaşlar.. Seneler sonra, şimdilik iki kardeş (çünkü bir tane daha var, ama kendisi askerde) olarak buluştuk. Bu duygunun yaşanmadan kimsenin anlıyabileceğini sanmıyorum. Ama saklıyarak, gizliyerek ve bir şeylerin üzerini örtmeye çalışarak hiç bir şey çözümlenmiyor. Hayat tesadüflerle dolu ve gerçekten çok küçük, her ne kadar büyük görünsede.<br /><br />Benim kardeşimi arayıp da bulmam, bazılarından intikam alıp acı çektirmek asla değildi. Amacım; var olduğumu bildirmekti. Birde bir süre önce haberlerde okuduğum bir haberin, benim hayatımda gerçekleşebilme ihtimaliydi. Bu haber şöyle..<br /><br />İngiltere'de ikiz kardeşler doğar doğmaz başka ana babalara evlatlık olarak veriliyorlar. Biri erkek biri kız. Seneler sonra iki kardeş, kardeş olduklarını bilmeden birbirlerini seviyorlar ve evleniyorlar. Olay bir şekilde ortaya çıkıyor ve hükümet bu evliliği yok sayıyor. İki insanın hayatları da böylece mahvoluyor. Olmaz olmaz dememek gerek. Herşey olabilirdi.<br /><br />Kardeşlerimin veya benim yaşayabileceğimiz sağlık problemleri olabilirdi. Her neyse. Olay böyle gelişti. Yani şu <span style="font-size:130%;"><span style="font-weight: bold;">FACEBOOK</span></span> nelere kadir? Kardeşimi bulmamı sağladı işte. Yani buluşmamızı. Şimdi görüşüyoruz ve birbirimizi tanımaya çalışıyoruz. Benzerlik olarak şunu söyliyebilirim. Göz rengimiz aynı. Benimde O'nun da ela. Gerçek bir öyküm bu kadar.<br /></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-17891497034207465952008-02-22T17:14:00.009+03:002008-02-22T17:26:45.228+03:00GERÇEK BİR ÖYKÜ I<div style="text-align: justify;">Bu postumda ilk bölümü var. Yazım bayağı uzun olduğu için iki bölümde yazmak durumunda kaldım. Merakla beklediğinizi biliyorum. İşte ilk bölüm aşağıda. İyi okumalar...<br /><br /><p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">"Yıl 1971.Mayıs ayı. Doğar bir kız çocuğu. Her çocuk gibi vardır ana babası. Görünürde iyi anlaşırlar. Yoktur bir sorunları. Ama günler günleri kovalar sorunlar başlar iki çift arasında. Herkes kendine göre haklıdır. Ama bir el hiçbir zaman şaklamaz. Yani bir işe yarayıp ses çıkartamaz. Adam sorunlarını dışarıda çözmeye çalışır. Kendine göre sorunları vardır. Çözmeye içki şişelerinin yardımcı olacağını sanır. Sağlar çözümde. Çözümsüzlüğün çözümünü. Ev tatsızdır. Şeker katsa şekersiz, tuz katsa yinede tuzsuzdur ev. Dizelerde dediği gibi;</p> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Buzdan evimiz<br />Tuzdan ekmeğimiz<br />Şekerden aşkımız vardı<br />Ve<br />Bir gün<br />Yağmur yağdı.</p> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Doğru işte. Yağmur yağmıştı yuvalarına. İki tarafta karşı tarafı suçlamıştı ve aradıklarını bulamamışlardı birbirlerinde. Her kadın gibi evliliği kurtarmaya çalıştı başlarda kadın. Ama adam bulmuştu başkasında sevgiyi. Yada bulduğunu sandı. Fazla dayanmadı bu yuva, bu çatırtıya. Doğan kız çocuğunu mu sordunuz? O bir şeyin farkında değildi aslında. Yada öyle görünmeye çalışıyordu. Anne babası yan yana geldiğinde, onları kucaklamaya çalışıyordu her beraber çektirdikleri fotoğrafta. Sanki kurtarmaya çalışıyordu çatırdayan yuvayı, çocuk aklı işte.<o:p><br /></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Günler günleri kovaladı. İlkokul çağına geldi kız çocuğu. Yuva dağılmış, herkes kendi yoluna gitmeye başlamıştı. Adam başkasında bulmuştu mutluluğu. Evlenmişti sevgiyi bulduğunu sandığı kadınla, kendince bulmuştu. Yani kendi yolunu kendince kurmuş, hayatına devam etmeye başlamıştı. Boşanmış olduğu kadın evinin tüm sorumluluklarını yerine getirme gayreti içinde hayat mücadelesine girişmişti. Hayat çok zor ve bir o kadar acımasızdı maalesef.<o:p><br /></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Kız çocuğu olanlara bir türlü anlam verememişti. Bir gün okul çıkışı pastaneye giderken bir arkadaşını görmüştü. Kız babasıyla beraber pastanenin yolunu tutmuştu. Düşündü bir an. Neden? Der kendi içinde. Neden bende böyle bir durum yaşayamıyorum? Benim babam neden yanımda değil. Çok üzülür. Çünkü O’nu arayıp soran bir babası yoktur. Annesi olayları anlatmıştır. Başlarda etkilenmemiştir kız, arayıp soranda yoktur ama O’nu. Ne yapmıştır ki babasına, nasıl bir hata işlemiştir ki, babası O’nu arayıp sormamıştır?<o:p><br /></o:p></p> <p class="MsoNormal" style="text-align: justify;">Yıllar yılları kovalar. Kız 18 yaşını doldurunca arayıp bulur babasını. Sormak istemektedir O’na yıllarca aranıp sorulmamasının nedenini. Telefonla görüşür. Aldığı çok basit cevaplar vardır. Bulamadım. <span style="font-family:arial;">Şimdi</span> evlidir ve iki evlat sahibidir. Kendi hayatı düzenlidir ve bozmak istememektedir.<o:p><br /></o:p></p> <span style=";font-family:georgia;font-size:100%;" ><span style="">Kız, yıllar geçtikçe babasına karşı hiçbir şey hissetmemeye başlar. Çünkü; her neden diye sorduğunda, cevapsız kalan onlarca soru arasında boğulmaktadır. Annesine sorduğunda ise; aldığı cevap her zaman “O senin babandır. Asla nefret etmemelisin. Ağaç kovuğundan çıkmadın. Ben senin ne kadar annensem, O da senin babandır, atandır”</span></span><br /><br /><br />Evet sizlere iyi hafta sonları. Yazım hatalarım içim şimdiden özür dilerim.<br /></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-21669230771869352562008-02-21T12:40:00.005+03:002008-02-21T12:55:18.727+03:00BOYUNLUK<div style="text-align: justify;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R71HYEQzqlI/AAAAAAAAAf4/Q_9thYicjJc/s1600-h/DSCN6157.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R71HYEQzqlI/AAAAAAAAAf4/Q_9thYicjJc/s400/DSCN6157.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5169366426077866578" border="0" /></a>Önceki postumun cevabını vereceğim, az kaldı. Biraz daha yorum almak istiyorum. Ama şunu söyliyeyim Burcu Güneş veya Gündeş değil. Annem de değil :). Önce bu yapmış olduğum boyunluğu göstermek istedim sizlere.<br /><br />Bu boyunluk sevgili Ruşen'e doğum günü hediyem. Geçen cumartesi doğum günüydü. Kim bu bayan derseniz, kendisi benim eltim oluyor. Tekrar doğum günün kutlu olsun canımcım.<br /><br />Gelelim boyunluğun tarifine. İpim kristal denilen parlak iplerden. 5 numara şişle ördüm. 35 ilmekle başladım ve selanik ördüm. Yaklaşık 150 gr ip gidiyor. O da selanik olduğu için. Belli bir miktar ördükten sonra 5'er ilmek ayırarak ördüm. Yani 5 ilmek ayırdım ve yükselttim.7 parçaya ayırdım. Şeritler elde ettim. Sonra yaklaşık 42 sıra ördükten sonra birleştirdim hepsini örmeye devam ettim. Boynunuzu saracak hale geldikten sonra, tekrar aynı şekilde 5'er ilmek 7 parçalı şeritler yaptım. Ama bu sefer diğer şeritlerin aralarından geçirerek (sepet şeklinde) bir alttan bir üstten olacak şekilde. Bütün şeritler tamamlanıp sepet gerçekleştikten sonra ilmekleri birleştirdim ve selanik örmeye devam ettim. Bittikten sonra süsledim. Üzerine güller yaptım. Ruşen çok beğendi. Palto üzerine atkı yerine hoş bir şey oldu bana göre.<br /></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-71637824096786723652008-02-19T00:22:00.005+03:002008-02-19T00:43:58.286+03:00GERÇEK BİR ÖYKÜ<div style="text-align: justify;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R7n5HUQzqkI/AAAAAAAAAfw/YVvv9roXZ_g/s1600-h/DSC03644.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R7n5HUQzqkI/AAAAAAAAAfw/YVvv9roXZ_g/s400/DSC03644.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5168435951477959234" border="0" /></a> Bu ve bundan sonra yazacağım bir iki post gerçek bir öykü. İster inanın, ister inanmayın. Bu postta sadece sizlere sormak istedim. Benim yanımda olan bayan sizce kim? Aramızda nasıl bir benzerlik var? Şimdilik bu kadar. Yorumları alıp bundan sonraki postumda hikayeme başlıyacağım.<br /></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-46921157952804024502008-02-12T16:19:00.001+03:002008-02-19T12:48:52.336+03:00SÜRPRİZ<div style="text-align: justify;">Uzun zamandır yoktum değil mi? Sömestr tatili nedeniyle oğlumla beraber Ankara'ya gittik. Hem özlem giderdik annemle, hemde gezip dolaştık. Tabii bu arada eşim de bizleri bayağı özledi. Heyecanlı ve sürprizlerle dolu bir tatil oldu hepimiz için.<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Ankara'da Çiftlik yakınlarında Atatürk'ün Selanik'te doğmuş olduğu evin kopyasını gezdik önce. Ama şunu söylemeliyim bu geziden hiç mutlu olamadım. Bu ev ilk yapıldığı zamanlarda annem beni gezdirmişti. O zamanlar eve girebilmek için ayakkabımızı bile çıkartmıştık. Şimdi, dışarısı çamur olsun önemli değil. Gir nasıl istersen. Tamam çıkartmayalım ayakkabıyı ama en azından galoş giydirilebilir. Fotoğraf çekmek yasak. Ama tanıtıcı hiç bir resim ne veriliyor ne satılıyor. Sadece basit bir iki rozet. Evin içi o kadar soğuk ki anlatamam. Dışarısı daha sıcak. Evin içinde bir hoh yaptın mı neredeyse nefesiniz buz olup düşecek durumda. Halbuki panjurlar açılıp içeriye güneş girmesi sağlansa o bile yetecek. Kimse kalorifer yakılsın demiyor. O odalara mankenler konulsa da azıcık canlandırma yapılsa. İnanın içim parçalandı.<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Yeni açılan Panora Alışveriş merkezine gidip köpekbalıklarını gördük. Akvaryum bayağı güzeldi, hoşumuza gitti. Deniz balıklarına özel bir akvaryum. Ama bayağı uzak şehir merkezine söylemeliyim.<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Eymir Gölüne gittik bir gezi ile. Göl çok güzeldi. Buz tutmuş tamamen. Beyazın güzelliği bir başka olmuş.<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Hereos of China gösterisine de gittik. Ve inanılmazdı. Bunların hiç mi kemikleri yok. Uzun borulara sanki vantuzlu gibi yapışıyorlar, tırmanıyorlar, üstüne üstlük birde flüt çalıyorlar. Muhteşemdi tek kelime ile.<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Sonunda Eskişehir'e döndük. Kucaklaştık eşimle. Hele oğlum eve girer girmez "evim benim, babam benim, bilgisayarım benim".<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Bir de son havadis sizlere, sonunda maya tuttu sanırım. Üç kişi olan ailemiz, sanırım Eylül sonu Ekim başında dört kişi olacak. Anlıyacağınız 5 haftalık hamileyim. Hayırlısı bakalım. Bu benim dördüncü hamileliğim, ama bir evladım var. Bir önceki postumda başımdan neler geçtiğini anlatmıştım. Korkularım yok değil. Allah hayırlısını versin ve tamamını erdirsin. Beni herhalde top gibi yuvarlıyacaklar sonlarına doğru. Böyle bir kiloyla çok zor günler beni bekliyor. Dualarınız benimle olsun. Şimdilik benden bu kadar.<br /></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-18505600598326029942008-01-18T23:51:00.000+03:002008-01-19T01:05:37.567+03:00Çok ZorBir anne adayı için en zor anlardan biridir sanırım.<br /><div style="text-align: justify;">Hamileliği öğrenip, safha safha bunu yaşaması. Doğacağı günü sabırsızlıkla beklemek. Adını bile belirlemek. Alışveriş yapmaya başlamak. Ama nedensiz bir şekilde hamileliğin sona erdirilmesi gerektiğini öğrenmek. İçinizdeki varlığın, yaşayan, kalp atışlarını duyduğunuz, ultrasonografik fotoğraflarını gördüğünüz bebeğinizin bir nedenden dolayı enfeksiyon kapıp öldüğünü öğrenmek çok zor anlardan biri.<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Adana'da yaşayan kuzenimin eşi tam 7,5 aylık hamileydi. Kuzenim benim için kardeş gibidir. Çok severim. Eşini de keza öyle. Hamileliklerini öğrendiğimde çok sevinmiştim. Mart başında doğumun gerçekleşmesi bekleniyordu. Hele kuzenim çok heyecanlıydı eşi hamile olduğu için. Sanki eşi değil de o hamileliği yaşıyordu. Eşinin üzerine çok düşüyordu, hamileliğini çok rahat yaşamasını istiyordu. Bu olay her ikisi içinde çok büyük bir yıkım oldu.<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Olayı öğrendiğimde şok oldum diyebilirim. Oğluma hamile kalmadan önce başımdan iki hamilelik geçmişti. Ama nedendir bilinmez; ilk hamileliğim 8 haftalıkken bebeğin gelişimi olmadığı belirtilerek sonlandırıldı, yani küretaj oldum. Sonrasında benim ve eşimin tüm genetik testleri yapıldı, herhangi bir neden var mı araştırma yoluna gidildi. Testlerimiz her ikimizin de temiz çıktı. İlk hamileliğimin sonlandırımasından çok kısa bir süre sonra (yaklaşık 3 ay sonra) tekrar bir hamilelik yaşadım. İlk başlarda hamileliğim çok iyi gidiyordu. 10. haftaya geldiğimizde başta duyduğumuz kalp atışlarını bir anda duyamaz olduk. Bebek içimde ölmüştü ve tekrar bir küretaj yaşamam gerekiyordu. Bu ne demekti; ben bir katildim ve içimde bir canlı barındıramıyordum. Allah böyle bir olayı hiç bir kadına yaşatmasın. Psikolojiniz tamamen bozuluyor. Sanki sizi uçurumdan itiyorlar ve sonu yok, düşüp duruyorsunuz. Doktoruma sonuna kadar güveniyordum. Bir kadın için çok önemlidir Kadın Doğum Doktoru. Evliliğim başından beri aynı doktora gidiyordum. Güvensizliğim söz konusu değildi. Bana doktorunu değiştir başka doktora git dendi. İnsanları üzmemek için gittim. Ama sonunda küretaj oldum. Sonrasında yaşanılanlar çok acı. Genetik olarak bir problem yok ama yaşanılanlar ortada. Ben anne olamıyacağım diyordum kendi kendime. Kendi içimde yaşıyordum acılarımı. Başkalarıyla paylaşmak zor geliyordu.<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Annem Ankara'da bir jinekologtan randevu alıp muayene olmamı istedi. Yapılan tüm testleri yanıma alıp doktorun masasının karşına oturdum. Tüm testleri inceledikten sonra bana doktorun dedikleri hala kulaklarımda:<br /></div><div style="text-align: justify;">"<span style="font-weight: bold;">Tüm testleriniz temiz. Evlendiğinizde çiftler birbirlerine bir alışma devresi geçirirler. İnsana böbrek nakli yapılacağı zaman, nasıl uygun olanı bulmak için uğraşılırsa bunu da öyle düşünmen gerekir. Fiziksel olarak birbirinize uyum sağlasanızda, biyolojik olarak birbirinize adapte olamamışsınız. Bunun yanında sana diyebileceğim başka bir şey daha var. Allah; kadına, çok özel bir yeti vermiştir. Eğer yaşamış olduğun bir hamilelikte, dünyaya getirmeye hazırlandığın bebek, başlarda ( yani ilk üç ay içerisinde) sağlıklı değilse kadın vücudu bunu elemine eder, yani eler. Bir şekilde bebeğin yaşamına son verir. Elbette bunu kadın bilerek ve istiyerek yapmaz. Bu istemsiz olarak yapılır.</span>"Bana kısaca doktorun söyledikleri bunlardı. Beni muayene bile etmemişti doktor. Ama çok büyük bir rahatlama olmuştu içimde. Eskişehir'e döndüm. Düşünmemeye çalışıyordum artık yaşadığım hamilelikleri ve küretajları. Her şeyi oluruna bırakmıştım. 1 veya 2 hafta içerisinde şüphelenmeye başladım hamilelikten ve direkt doktoruma gittim. Test bile yapmadım. Bana idrar testinden sonra güzel haberi verdi. Hamileydim. Yani ben Ankara'da ki doktora muayene için gittiğimde zaten hamileymişim. O andan itibaren karar verdim. Artık nete girip bebeğim ne kadar oldu diye bakmıyacaktım. Alışveriş yapmıyacaktım. İlk üç ay nasıl geçti anlatamam. Benimle birlikte doktorumda aynı şekilde diyebilirim Üç ay geçince bana aynen şunu söyledi "<span style="font-weight: bold;">bu son hamileliğin de böyle olursa sana nasıl söyliyebilirim diye düşünmüyor değildim. Ama o kısmı atlattık artık, derin bir nefes alabiliriz.</span>"<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Ve sizlerinde bildiği gibi yaşam sevincim, oğlum, baldan tatlım Berke'mi dünyaya getirdim. Allah uzun ömürler versin benim oğluma ve hepimizinkine.<br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Kuzenimin eşinin yaşadıklarını çok iyi anlıyabiliyorum. Ama onunki daha acı esasında. Bebeği sezeryanla alma durumundalar. Hatta bu postu yazdığım sıralarda belki de operasyonla alınmıştır bile. Hamileliğiniz sonlanıyor, sezeryan oluyorsunuz, lohusalık dönemi yaşıyacaksınız ama ortada bebek yok. Ama ben inanıyorum ki onlar bunu atlatacaklar ve yeniden bebek sahibi olacaklar. Birbirlerine olan sevgileriyle bunu aşacaklar. Aşmak zorundalar. Geçmişler olsun ikinizede canlarım.<br /></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-6668977992940265522008-01-13T01:14:00.000+03:002008-02-12T23:56:18.379+03:00VolitanBu mail bana sevgili <a href="http://www.edasuner.com/">Edi</a>'den geldi. Bende ufak çaplı bir araştırma yapıp nette bununla ilgili neler bulabilirim dedim. YuoTube da bile varmış. Geldiği akşam bir tek NTV ve Kanal24 Haber de bahsedildi. Bence işte Türk'ün gücü denilebilecek bir olay. 2007 tasarım ödülü alan Volitan'ın sahibi yani tasarlıyan insan <span style="font-weight: bold;font-size:130%;" >Hakan Gürsu</span>. İki dalda birincilik getiriyor hemde bu proje. Akıllara durgunluk verecek bir şey esasında. Aslında söylenecek sayfalar dolusu şeyler var <span style="color: rgb(51, 51, 255);font-size:180%;" >Volitan</span> hakkında. Umarım gereken ilgi ve alaka gösterilir. Böyle değerler az geliyor çünkü.<br /><div style="text-align: center;"><span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:180%;" ><span style="font-weight: bold;"><br /></span></span></div><object height="355" width="425"><param name="wmode" value="transparent"><embed src="http://www.youtube.com/v/Q6VjM2zrLkk&rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="355" width="425"></embed></object>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-46205928907315197262008-01-13T00:59:00.000+03:002008-01-13T01:34:32.686+03:00Flemenko ve TürküFlemenkoyu oldum olası severim. Ama bu bambaşka olmuş. Tebrik ediyorum sadece. Bu kadar başarılı bir şekilde olabileceği aklıma gelmezdi. Türkü ve Flemenko yan yana gelince ortaya müthiş bir şey çıkış. Bu şarkıyı Öykü ve Berk isimli iki kardeş seslendiriyor. Aşağıda yayınlanan klip bildiğim kadarıyla tek klipleri, umarım diğerleride yoldadır.<br /><br /><br /><object height="355" width="425"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/TuYucFPNiIE&rel=1"><param name="wmode" value="transparent"><embed src="http://www.youtube.com/v/TuYucFPNiIE&rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="355" width="425"></embed></object>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-87953515513666470362008-01-09T10:52:00.000+03:002008-01-10T13:10:18.190+03:00Çerçeveli Resimler<div align="center"><br /></div><div align="center">Uzun zamandır, çekmiş olduğumuz resimlere otomatik çerçeve eklemek istiyordum. Ama uygun programı bir türlü bulamamıştım. Geçenlerde nette sörf yaparken birden önüme bir site çıktı aradığımı buldum. İçinde o kadar çok yararlı programlar varki anlatamam. Belki size de yardımcı olur diğer programlar.<br /></div><div align="center"><br />Sitenin adresi <a href="http://www.10001downloads.com/index.php">http://www.10001downloads.com/index.php</a>.<br /><br />Resimlerinize çerceve ekliyebileceğiniz program ise <span style="COLOR: rgb(255,0,0)">Photo Frame Show 1.4 Build 152</span> <span style="COLOR: rgb(255,0,0)">.Graphics</span> bölümü altında <span style="COLOR: rgb(255,0,0)">Photographic adjustment</span> adı altında görebilirsiniz.<br /><br />Bu programı indirdikten sonra bende önceden çekmiş olduğum bazı resimleri hemen çerçeveledim. İşte bazı örnekler sizlere...<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R4S4OshAhZI/AAAAAAAAAfU/Enz_afLqpgg/s1600-h/cerceve1.jpg"></div><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153446436225975698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R4S4OshAhZI/AAAAAAAAAfU/Enz_afLqpgg/s400/cerceve1.jpg" border="0" /><br /><p align="center"></a>Oğlum</p><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153787783046792610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R4XurshAhaI/AAAAAAAAAfc/rHxcAMpzHjk/s400/cerceve2.jpg" border="0" /> <p align="center">Bu resimde bendeniz efendim. Geçen sene doğum günümde.<br /></p><p align="center"></p>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-14360399179567007022007-12-25T11:23:00.000+03:002007-12-25T11:35:23.484+03:00Wings Ahşap Kutu<div align="justify"><span style="font-family:arial;color:#000000;"><span>Bu ahşap kutuyu hediye olarak yaptım. Alt komşumun kızı Ayça ne zamandır istiyordu. "Aslı Teyze benim tokalarımı koyacak kutum yok bana yapar mısın?" diye. Bende söz verdim. Esasında artık ahşap yapmıyorum çünkü ellerime allerji yapıyor boya. Ama kıramadım ne yapayım. İlk önce ağzını aradım. Hangisinden hoşlanır öğrendim. Bizim Ayça Wings'ten hoşlanıyormuş. Düşündüm ne olabilir diye Gittim hobi markete. Bu kutu çok hoşuma gitti.Yapımı oldukça basit. Toz pembe boyadım. Normalde boyadan önce zımpara yapmam gerekir ama üşendim işin açığı. Bende bir güzel boyadım. Üzerinede wings stikerlarını yapıştırdım. Elimde boncuk boyamda vardı. İnci beyazı. Kalp kenarlarına da onları attırdım. En son işlem de bir güzeş spey vernik. Ortaya çıkan bu.</span></span></div><span style="font-family:arial;color:#000000;"><span></span></span><br /><u><span style="color:#0000ff;"></span></u><a href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R3C-aMhAhWI/AAAAAAAAAe8/TorojqF9I6w/s1600-h/DSC03382.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147823731330024802" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R3C-aMhAhWI/AAAAAAAAAe8/TorojqF9I6w/s400/DSC03382.JPG" border="0" /></a><br /><div><a href="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R3C-V8hAhVI/AAAAAAAAAe0/Hv9q6sNlDB4/s1600-h/DSC03384.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147823658315580754" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R3C-V8hAhVI/AAAAAAAAAe0/Hv9q6sNlDB4/s400/DSC03384.JPG" border="0" /></a><br /><br /><div><a href="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R3C-RchAhUI/AAAAAAAAAes/a7oaiqyma0U/s1600-h/DSC03388.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147823581006169410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R3C-RchAhUI/AAAAAAAAAes/a7oaiqyma0U/s400/DSC03388.JPG" border="0" /></a><br /><br /><br /><div></div></div></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-1684945655840882842007-12-20T00:28:00.000+03:002007-12-20T01:01:29.291+03:00Kurban Bayramı<a href="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R2mNjchAhTI/AAAAAAAAAek/yMjq819zTHc/s1600-h/resim_2.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145799689337079090" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R2mNjchAhTI/AAAAAAAAAek/yMjq819zTHc/s400/resim_2.jpg" border="0" /></a><br /><div><a href="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R2mNeshAhSI/AAAAAAAAAec/AwxJ11pm6cw/s1600-h/kutlama.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145799607732700450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R2mNeshAhSI/AAAAAAAAAec/AwxJ11pm6cw/s400/kutlama.jpg" border="0" /></a><br /><br /><div><a href="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R2mNZMhAhRI/AAAAAAAAAeU/nDrDhvo74NI/s1600-h/resim_1.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145799513243419922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R2mNZMhAhRI/AAAAAAAAAeU/nDrDhvo74NI/s400/resim_1.jpg" border="0" /></a><br /><div align="justify">Herkesin bloğunu tek tek ziyaret edip Kurban Bayramlarını Kutlamayı çok isterdim ama ne olur kusuruma bakmayın. İşlerimi yetiştiremedim. Şu saat oldu yani saat 23.32 ben daha yeni oturuyor gibiyim. Ve arife. Oğlum birde aniden ateşlendi. Neyse sanırım çok ciddi bir şey yok ama, dedimya tamda arife günü. Hemen ilaç takviyesi. Şimdilik düştü gibi ama belli olmaz. Ara sıra gidip ölçerim bakalım. Sanırım geçen akşam alışverişten gelirken kaptı azda olsa. Neyse efendim, beni tanıyan tanımayan, seven sevmeyen, söz verip cevapları yazacağım diyerek, ama bir türlü sorularıma cevap yazmayan kişininde ( sanırım kendini çok iyi anlamıştır), kısacası tüm müslüman aleminin Mübarek Kurban Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.</div><div></div><div align="justify">Bizler, nerede o eski bayramlar diyoruz, bizlerin evlatları acaba neler diyecekler bakalım? Evimizin bahçesinde ( ki apartman dairesinde otururduk ama bahçesi vardı) kurban kesildiği günler daha dün gibi. Zaman çok hızlı akıyor ve insanoğlu bunu hiç anlamıyor. Rahmetli anneannem çok metanetliydi. Dayılarımın hepsine tek tek kurban kesmeyi öğretmişti. Çünkü dedem, dayılarım çok küçükken vefat etmişti. Başlarına geçip öğretmiş. Sizleri bilemem ama bizde adettendir. Kurbana niyetlenen kişi, kurban kesilipte böbreği pişmeden asla orucunu bozmazdı. Kurban yüzülür temizlenir ve kahvaltıya kavurması yetiştirilirdi. Kahvaltıda bu kavurmayı yemeğe bayılırdım. Hatta ve hatta bayramın geldiğini şimdi anladım derdim. Bu anlattıklarım, elbette böyle gördüğüm ve bizim adetlerimizde böyle olduğu içindi. Bazılarınızı duyar gibi oluyorum. Sabah sabah nasıl yenir kavurma diye. Ailenizde nasıl yetişirseniz ve görürseniz size onu yemek ağır gelmiyor işte.</div><div></div><div align="justify">Rahmetli anneannem çok becerik bir hatundu. Hani derlerya eski toprak, aynen öyle işte. Valla Kurbanın işkembesini bilem temizlerdi. Kurbanın derisi hariç hiç bir yeri ziyan olamaz derdi. Benim bir tek yemediğim şey, kuyruk yağını kavurup, yağını çıkartıp o yağı yemeğe kullanmasıydı. Bundan nefret ederdim. Canım anneannem, ekonomi yapacak ya. hayvanın yağları bile ziyan olmasın derdi. Ama kuyruk yağını çıkartıp kalanla bir kete yapardı. Valla işte o süper olurdu. Buna kıtırmak denir bizde. Ne bayramlardı onlar. Canım anneannem. Bende annemden çok emeği vardır esasında. Annem çalıştığı için herşeyimle mecburen anneannem ilgilenirdi. 1971 doğumlu olduğum için bu bahsettiklerimin hangi tarihlere isabet ettiğini varın siz hesap edin.</div><div align="justify"></div><div align="justify">Anlaşılan benim parmaklar yazmayı özlemiş durduramadım ben onları. Çok gevezelik yaptım. Tekrar hepinizin Kurban Bayramı kutlu olsun.</div></div></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-90062771874072725222007-12-11T15:37:00.000+03:002007-12-11T16:04:56.096+03:00Rulo Pasta<div align="justify">Rulo Pastayı oldum olası çok severim ama bir türlü ölçülerini tutturamam. Kah yapışır, kah yuvarlarken kırılır. En sonunda, araştırmalarım sonucu en uygun tarifi, kendi katkılarımda olmak üzere buldum. Çok kolay, masrafsız üstelik. Süslemesi size kalmış. Canı gönlünüz ne ile süslemek isterse süsliyebilirsiniz.</div><br /><div><strong>Malzemeler:</strong></div><ul><br /><li>3 orta büyüklükte yumurta (eğer yumurtalarınız küçük ise 4 adet yeterli geliyor)</li><li>3 kahve fincanı toz şeker</li><li>2 kahve fincanı (bahsettiğim Türk kahvesi) + 1,5 tatlı kaşığı un</li><li>1 kahve fincanı mısır nişastası</li><li>1/2 kahve fincanı sıvı yağ</li><li>1/2 kahve fincanı süt</li><li>1 paket vanilya</li><li>1/2 paket kabartma tozu</li></ul><p><strong>Kreması:</strong></p><ul><li>2 su bardağı süt</li><li>2 poşet krem şanti</li></ul><div></div><br /><div><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142693855609868338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R16E0IQ10DI/AAAAAAAAAd0/npFDUfgcdi4/s400/DSC03400.JPG" border="0" /></div><br /><div><strong>Hazırlanışı:</strong></div><br /><div></div><br /><div align="justify">Önceden krem şantimizi hazırlıyoruz ve buzdolabımıza koyuyoruz. Önceden krem şantiyi hazırlayınca şertleşiyor buzdolabında. Yumurta ve şekerleri, şekerler eriyene kadar yaklaşık 10 dak hızlı devirde mikserimizle çırpıyoruz. Süt ve yağı ilave ediyoruz. Un ve mısır nişastasıda ilave ediyoruz. Vanilya ve kabartma tozunu ilave etmeden, hamurun kıvamına bakıyoruz, boza kıvamından daha akıcı olacak. Eğer kıvamı koyu gelirse süt ve yağ ilave edebiliriz. Kabartma tozunu 1 paket koymamaya dikkat edelim. Çünkü hamurun fazla kabarmaması gerekiyor. Vanilyayı da ekledikten sonra, tepsimize pişirme kağıdı serip, hamurumuzu yaydırıyoruz. Önceden ısıttığımız yaklaşık 180 derecelik fırınımızda 10-15 dak kadar pişiriyoruz. Aman dikkat başından ayrılıp bir yerlere gitmeyin. Çok çabuk pişiyor. Üzeri pembeleşince hemen mermerimizin üzerine alıp, hafif ılındıktan sonra pişirme kağıdımızla beraber bir güzel sarıyoruz. Soğumadan bu işlemi yaparsak, hem kırılmıyor hemde şeklini alıyor.</div><br /><div></div><br /><div><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142693937214246978" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R16E44Q10EI/AAAAAAAAAd8/DDpdG-6q8X0/s400/DSC03367.JPG" border="0" /></div><br /><div align="justify">Kekimiz , şanti sürecek ılıklığa gelince, pişirme kağıdından sıyırıyoruz. Başlıyoruz içine şantiyi yedirmeye. Sonrasında istediğiniz meyvayı koyuyoruz. Benim tercihim muz. Bir güzel rulo haline getirdikten sonra, kenarlarını birazcık kesiyoruz ki kenarlarına kremamızı daha rahat sürebilelim. Üzerini de şanti ile kapattıktan sonra gerisi sizin yaratıcılığınıza kalmış. Ben önceleri sadece kakao serptim. Sonrasında meyva sosu kullandım. Artık sizin zevkiniz nasıl arzu ederse artık. Kek çok yumuşak oluyor. Övünmek gibi olmasın ama pastanelerde yediğimiz rulo pastalar gibi oluyor. Şimdiden afiyet olsun hepinize.</div><br /><div></div><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142700220751401058" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R16KmoQ10GI/AAAAAAAAAeM/dFVXl0t3jlM/s400/DSC03369.JPG" border="0" /><br /><div></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-44147310775704640222007-11-30T13:16:00.000+03:002007-12-01T11:47:50.858+03:00Frikete ŞalSizlere bahsetmiştim. Hani 4 günde iki adet şal yaptım, sonunda acillik oldum . Gerçi acillik olmamın sebebi bu şallar değil ama tetikledi sanırım.<br /><br /><div align="justify">Frikete işi yapmak çok zevkli bana göre. Bunların nasıl yapıldığını açıklamalı olarak değilde sadece bitmiş halini şimdilik veriyorum. Sonra, frikete işinin nasıl yapıldığını açıklamalı olarak belki video gösterisi olarak anlatırım. Tığ işini biraz bilen insan rahatlıkla yapabiliyor. Gerçekten kolay. Şimdi, ben bunları daha farklı renklerde de yapıyorum. Onlarıda daha ileride sizlere yayınlarım. Yaptığım kırmızı şal, oğlumun Duygu Öğretmenine, diğer beyazı ise Müdür Öğretmeni Nazile Hanıma. İkiside gerçekten çok beğendiler. Ben bu şallardan yapıp satsam mı acaba? Ne dersiniz?</div><div align="justify"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138922414762479570" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R1EetYQ1z9I/AAAAAAAAAdE/MKX7OpXdDbQ/s400/DSC03372.JPG" border="0" /></div><div align="justify"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138922504956792802" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R1EeyoQ1z-I/AAAAAAAAAdM/HU3eyUuGGpE/s400/Dsc03373.jpg" border="0" /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138922599446073330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R1Ee4IQ1z_I/AAAAAAAAAdU/7h6JiwH4_No/s400/Dsc03374.jpg" border="0" /><a href="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R1EfM4Q10CI/AAAAAAAAAds/2a9nrS9bytA/s1600-R/Dsc03377.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138922955928358946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R1EfM4Q10CI/AAAAAAAAAds/kX6OjjVb9Ns/s400/Dsc03377.jpg" border="0" /></a><br /></div><div><a href="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R1EfH4Q10BI/AAAAAAAAAdk/WtuB6ZrFjBQ/s1600-R/Dsc03376.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138922870029013010" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R1EfH4Q10BI/AAAAAAAAAdk/9jpDUBrXX0s/s400/Dsc03376.jpg" border="0" /></a><br /><div><a href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R1Ee8oQ10AI/AAAAAAAAAdc/Ll94LMV6Ld0/s1600-R/Dsc03375.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138922676755484674" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R1Ee8oQ10AI/AAAAAAAAAdc/VnB9ZP-qm2o/s400/Dsc03375.jpg" border="0" /></a> </div></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-82513434322705824972007-11-26T16:45:00.000+03:002007-11-26T16:58:02.208+03:00Acillik OldumCanlar; sonunda acillik oldum vallaha. Sen koltukları kaplarsan, sonra öğretmenler günü için oğlumun öğretmenlerine şallar yetiştireceğim diyerekten kendimi helak ettim sanırım. Ama yaptığım şalları koyacağım yakında süper oldu. Bende çok beğendim. Övünmek gibi olmasın. Oğlumun öğretmenleride çok beğendi yaptıklarımı. Ama ben benden çıktı ve sonunda olan oldu cumartesi günü eşim acile kaldırdı beni. Tuturmuşum bir güzel. Elbette geçirmiş olduğum sıkıntılarında etkisi oldu. Olmadı desem yalan olur.<br /><br />Ağrı kolumdaydı, sırtıma geçti. Sonunda nefesime vurdu. Nefes bile alamadım. Gittik. Yaptılar popodan iğne. Kan tahlili, akciğer röntgeni derken sonunda rahat nefes almaya başladım. Bir oh dedim. Oğlumla eşim beklediler gece beni. Eve saat 23:45 gibi geldik. Oğlumun uyku gözlerinden akıyordu. Ama şimdi iyiyim.<br /><br />Bu arada bloklarda 1 senemi doldurdum. Darısı nice 1 senelere.<br /><br />Öğretmenler Günü için post yazmaya niyetim vardı ama olamadı. Yinede tüm öğretmenlerin kutlu olsun.<br /><br />Hepiniz sevgiyle kalın. Azıcık daha iyileşeyim, kapladığım diğer iki koltuğu, yaptığım şalları vede süper bir pasta tarifini yazacağım sizlere.BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-4782132148463037162007-11-19T16:12:00.000+03:002007-11-19T23:32:48.289+03:00DELİDİR NE YAPSA YERİDİR 1<div align="justify">Evet, uzun zamandır yazmıyordum. Daha doğrusu, inanın içimden herhangi bir şey yazmak vede yapmak gelmiyordu. Ama bir şey yapmamakla olanlar değişmiyor. Ben duramadım ,ne zamandır gözüme batan şeyleri değiştirmeye başladım. Hatırlarsınız daha önceden oturma odamdaki üçlü koltuğu kaplamıştım. Şimdide oğlumun koltuğunu kaplamaya sıra geldi. Bunu kaplamak gerçekten zor. Çünkü açılabilen herhangi bir yeri yok. Sadece alt kısmındaki kumaş sökülebiliyor.</div><div align="center"><br /></div><div align="justify">Başta dedimya delidir ne yapsa yeridir. Öncelikle, daha önceden kumaş satın aldığım yere gittim. Ne gibi kumaşlar var diyerek. Aslında önceki kapladığım koltuğumun kumaşını pazarımızdan almıştım. Meğerse bunların bir mağazası varmış. Adresini aldım ve eşimle beraber gittik. Baktık en uygunu bu geldi bize. Kalan iki tekli koltuğumun ihtiyacı olan kumaşlarınıda aldık ve çıktık. Sonrasında ya herru ya merru hesabı başladım kaplamaya. Koltuğu küçük görüpte az kumaş gider diye düşünmeyip iyi ki 2m kumaş almışım. Hemen hemen hepsini kullandım kumaşların. Çok az bir parça arttı. Oğlum esasında Fenerbahçeli olsun istedi ama ben o kadar profesyonel değilim. Anca elimden bu kadarı geldi işte. Ama koltuk gerçekten yenilendi. oturduğum dairenin arkasında bir kaplamacıya sorduğumda bu koltuğu bana 50 YTL'ye kaplıyabileceğini söylemişti. O da kumaş hariç. Ben ise kumaşa sadece 12 YTL verdim. Bakalım nasıl bulacaksınız?</div><div align="center"><br /></div><div align="center"><br /></div><div align="center"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134542283429531714" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R0GPALgKUEI/AAAAAAAAAbc/V9qGRdYfA6c/s400/DSC03350.JPG" border="0" /> Bu kaplanmadan önceki hali.<br /></div><div align="center"><br /></div><div align="center"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134542596962144338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R0GPSbgKUFI/AAAAAAAAAbk/h5vFyx3cQYM/s400/DSC03353.JPG" border="0" /></div><div align="center"><br /></div><div align="center">Kaplarken oğlum yardım etmek için elinden geleni yaptı gerçekten.</div><div align="center"><br /></div><p align="center"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134543077998481506" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R0GPubgKUGI/AAAAAAAAAbs/PDgMPdr9JBM/s400/DSC03354.JPG" border="0" /> Teşekkürü asla unutmaz, yaşam sevincim.</p><div align="center"><br /></div><p align="center"></p><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134544018596319362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/R0GQlLgKUII/AAAAAAAAAb8/PJngkkYbMcw/s400/DSC03363.JPG" border="0" /> <p>Nasıl olmuş? Becerebilmişim herhalde. Sağlıcakla kalın....</p>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-90643325505834782192007-10-31T23:37:00.000+03:002007-11-01T00:31:55.675+03:00Canım İstemiyor<div align="justify">Farkındayım. Çok uzun zamandır ne yeni bir post yazabiliyorum, nede diğer blogdaki arkadaşları ziyaret edip yorum bırakabiliyorum. Beni çok etkiledi bu şehit haberleri. Ama bunun yanında kendi özel hayatımda da bazı sıkıntılar oldu. Hepsinin yakında geçeceğine inanıyorum. Sanırım herkesin böyle dönemler geçirdiği olmuştur. Bende böyle bir dönemden geçiyorum sanırım.</div><p>Bu yüzden bu aralar kusuruma bakmayın. Ama benide yalnız bırakmayın olur mu? Hepinizi çok seviyorum.</p><div align="justify"> </div><div align="justify">Kimi arkadaşlarım da ben uzun zamandır bloğa girmeyip yazı ve yorum yapmadığım için beni kendi listelerinden çıkarmışlar canları sağolsun :((<br /></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-75150756793994984382007-10-09T09:49:00.000+03:002007-10-09T19:47:28.714+03:00YETER ARTIK<a href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RwskslXfTbI/AAAAAAAAAaQ/oYoa5pK2c24/s1600-h/sehit.gif"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5119225749800177074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RwskslXfTbI/AAAAAAAAAaQ/oYoa5pK2c24/s400/sehit.gif" border="0" /></a><br /><br /><div>Şırnak'ta şehit edildiler. Şehit edilen tüm ailelerin ocakları yanıyor. Sadece onların mı?Bu ülkeyi seven, bu ülkede yaşamaktan mutlu olan ve en önemlisi yüreklerinde Allah korkusu ve sevgisi olan her canın yüreği yanıyor. Nereye kadar? Ne zaman bitecek yada bitirilecek? Canlar daha ne kadar yanmaya devam edecek? </div><br /><div></div><br /><div>Bir terörizmdirki bitmedi bir türlü. Bitirilemedi. Nasıl bir olaydır ki akla ve mantığa sığmaz. Başladığı günden itibaren sonu getirilemez.</div><br /><div></div><div></div><div>Bu kadar zor mudur bu harekata karar verebilmek. Türkiye Cumhuriyeti bu şehitler için daha ne kadar bekliyecek? daha kaç tane ocak yanacak, elle tutulur bir şeylerin olabilmesi için?</div><br /><div></div><br /><div>Erkek evlat yetiştiriyorum. Bana dediği tek şey "anne ben askere gitmek istemiyorum. Çünkü orada hep ölüyorlar. Ben ölmek istemiyorum." Bunu söyleyen benim 5.5 yaşındaki oğlum. O kadar çok görüyor ki televizyonda şehit haberlerini. Sanıyor ki askere giden herkez ölecek. Anlatmaya çalışıyorum dilim döndüğünce." Askere giden her erkek evlat ölmez oğlum, vatan kutsaldır, korunması gerekir"</div><br /><div></div><div>Artık bir şeyler yapılsın. Artık şehit cenazelerinde yürekler yanmasın.<br /><br /></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div align="center"><span style="font-size:180%;color:#ff0000;">VATAN BÜTÜNDÜR BÖLÜNMEZ</span></div><div align="center"><span style="font-size:180%;color:#ff0000;"></span></div><div align="center"></div><div align="center"><span style="font-size:180%;color:#ff0000;"></span></div><div align="center"></div><div align="center"><span style="font-size:180%;color:#ff0000;"></span></div><div align="center"><span style="font-size:180%;color:#ff0000;"></span></div><div align="justify"><span style="font-size:85%;color:#333333;"><strong><br />Not:</strong> Yukarıdaki banner buna uygun olsun istedim. Bu postu okuyanlardan ricam, kendi bloglarında da şehitlerimizden bahsetmeleri. Yani bir nevi blog hareketi. Bakalım biz blogçular neler yapabileceğiz yazılarımızla. Ne hissediyorsanız , iki cümle de olsa bahsedin. Hepinize kolay gelsin.</span></div><div align="justify"><span style="font-size:85%;color:#333333;"></span></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-24870727823487358012007-09-27T21:17:00.000+03:002007-09-29T12:33:57.631+03:00Saçlı Bebekler<div align="justify"><a href="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/Rvv1hkZ5CmI/AAAAAAAAAY0/a21DGtNUZcM/s1600-h/23.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114951758866090594" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/Rvv1hkZ5CmI/AAAAAAAAAY0/a21DGtNUZcM/s400/23.jpg" border="0" /></a>Benim oğlum doğduğunda da çok saçlıydı.Bu resim de ağzı yara gibi çıkmış ama, merak etmeyin bir şeyi yok. Ama saç!!!! Zaten tüm hamileliğim boyunca o kadar çok mide yatıştırıcı ilaç almıştım ki (elbette dr. kontrolünde). En sonunda oğlum herhalde elinde Renine bayrağınla çıkar diye düşünmüştüm. Ama geçenlerde bana gelen mailde ki bebeklerin saçları pes dedirtti bana. Siz ne düşünürsünüz.?</div><br /><br /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114954756753263330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/Rvv4QEZ5CuI/AAAAAAAAAZ0/C5a7T_brx_8/s400/sac.jpg" border="0" /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114955010156333810" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/Rvv4e0Z5CvI/AAAAAAAAAZ8/GfGX9_iAoB0/s400/sac1.jpg" border="0" /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114953322234186386" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/Rvv28kZ5CpI/AAAAAAAAAZM/JBRPBCitvL0/s400/sac3.jpg" border="0" /><br /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114954026608822994" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/Rvv3lkZ5CtI/AAAAAAAAAZs/zvTKc9-YMu4/s400/sac5.jpg" border="0" /><br /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114953932119542466" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/Rvv3gEZ5CsI/AAAAAAAAAZk/Z-ZrJYxVlb8/s400/sac4.jpg" border="0" />BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-65196359131009036172007-09-27T10:55:00.000+03:002007-09-29T12:32:44.245+03:00Sevgi SobesiYeni sobemiz sevgili <a href="http://bleck11.blogspot.com/"><strong><span style="color:#cc0000;">Aytuğ </span></strong></a>tarafından olmuş. Hemen cevaplıyorum. Ama sınırlıyamıyorum. Sevdiğim bir çok şey var çünkü.<br /><br />1- Elbetteki ailem. Baldan-tatlı oğlum Berkem. Aşkım benim herşeyim. Eşim, hayat arkadaşım, sevgilim. Anam (bu kelimeyi annem için kullanmayı daha çok severim. İçten gelir bana) Çok şeyi borçluyum. Beni babasız büyütüp, bir çok şeye göğüs gerdiği için.( Babamız varda hayırsız :p).<br /><br />2- Araba kullanmak. İyi bir şöförümdür.(Sürücü değil) Kendimi iyi hissettiğim yerdir şöför koltuğu. Çok da dikkatliyimdir. Yolda, bayan olduğum için üzerime üzerime gelenleri nefretle kınıyorum. 8.5 aylık hamileyken bile araba kullandım.Korkak araba kullanan bayanlara da kızarım.<br /><br />3-Sabahları ve akşam yemekten sonra, Türk Kahvesi içmeyi severim. Ama bunun yanında köpüklü bir capuccino'ya asla hayır demem.<br /><br />4-Bilgisayar ve internet. Hem sörf yapmayı, hemde chat yapmayı severim. Bloğumu da unutmayalım.<br /><br />5-Denizde yüzmeyi ve saatlarce oynamayı severim. Öyleki ellerim buruş buruş olur.<br /><br />6-Özellikle sevdiğim insanlarla hoş sohbeti severim.<br /><br />7-Kendi yaptığım ürünleri başkalarına hediye etmeyi severim. Bu nedenle evimde çok az kaldı(cam boyama, ahşap vs.)<br /><br />8-Kozmetik ürünlerindeki yenilikleri takip etmeyi. Kullanıyormusun diye sormayın. Sadece nemlendiricilerim vardır.<br /><br />9-Yemek yapıp yedirmeye bayılırım.<br /><br />Valla şimdilik aklıma gelenler bunlar. Ben başkasını sobelemiyorum. Blogların birçoğu bunu yaptı sanırım. Ama arzu eden varsa lütfen yazsın. Hepiniz sevgiyle kalın.BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-48153281833910487212007-09-24T23:21:00.000+03:002007-09-29T12:32:21.847+03:001999-2007<div align="justify"><span style="color:#cc0000;"></span><a href="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/Rvgc3UZ5CjI/AAAAAAAAAYY/3aV2XSAO_Lw/s1600-h/dugun1.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5113869113574885938" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/Rvgc3UZ5CjI/AAAAAAAAAYY/3aV2XSAO_Lw/s400/dugun1.jpg" border="0" /></a> 25 Eylül 1999. Nasıl geçti anlamak mümkün olmadı. Zaman su gibi. Acısı, tatlısı her şeyiyle. Hayat arkadaşım, eşim, sevgilim, aşkım, limanım. Nasıl başladı?Şaşırdı insanlar . Nasıl internetten evlilik olur diye. Sanal başlıyan ilişkimiz, gerçeğe dönüştü işte.Bir öykü misali. İki kişi ile başlıyan hayatımız oğlumuzla renklendi. Belki sonrasında daha da renklenir kim bilir?</div><br />MUTLU YILLAR HAYATIM. NİCE SENELERE. Şimdilik Oğlumuzla..<br /><br /><div align="center"><span style="font-size:180%;"><span style="color:#cc0000;">SENİ SEVİYORUM....</span></span> </div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-2901870186907891572007-09-21T13:10:00.000+03:002007-09-29T12:32:02.261+03:00Kumaş Boyama<a href="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvQbEUZ5ChI/AAAAAAAAAYE/lDsK-agrNfc/s1600-h/Dsc02214.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112741237983087122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvQbEUZ5ChI/AAAAAAAAAYE/lDsK-agrNfc/s400/Dsc02214.jpg" border="0" /></a><br /><div></div><div align="justify"><a href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvOeVEZ5CgI/AAAAAAAAAX8/9J7_7AjNC1Q/s1600-h/DSC02214.JPG"></a>Bu Besmele yazısıda yaptığım işlerden bir tanesi. İstediğiniz herhangi renkte bir kumaşı (kumaş boyandığında arkasına geçirmeyecek) alıyorsunuz. Benim tercihim ithal ipek. Boyıyacağınız deseni beyaz kopya kağıdı ile kumaşa geçiriyorsunuz. Elbette desenin ilk önce patron kağıdı dediğimiz ince kağıda geçirilmiş olması gerek. Sonrasında kumaş ile patron kağıdı arasına beyaz kopya kağıdı yerleştiriyorsunuz ve kaymaması için iğneliyorsunuz. Deseni kumaşa bir güzel kopyalıyıp gerçirdikten sonra kumaş boyası ile boyuyorsunuz. Boyanızı altın simli veya gümüş simli seçebilirsiniz. Ben bu tür hat boyamalarda altın simi tercih ediyorum. Hatta ve hatta, kumaş boyası satılan yerlerde ayrıca toz halinde sim satılır, ben boyanın içine bundan da ekleyip daha parlak bir görünüm elde ediyorum. Kullandığınız fırçanın bu iş için uygun olmasına dikkat etmenizi öneririm. Pebeo markası bu iş ideal. Boya için hangi marka derseniz Art-Deco veya yine Pebeo diyeceğim. Seçim size kalmış burada. Boyadığınız alan iyice kuruduktan sonra yani yaklaşık 6 saat sonra kesindir kuruması, kumaşınızın arkasından sıcak ütü ile sabittliyoruz ki herhangi bir şey olmasın diye. Gerçi benim kullandığım bu stilde, çerçeve olacağı için başına bir şey gelmez ama olsun, işi sağlama almakta fayda var diye düşünüyorum. Ayrıca boyadığınız alan sizi tatmin etmedi ve kumaş boyanın altından görünüyorsa iki kat boyıyabilirsiniz. Düz boyama stili gerçekten çok kolay bir o kadar da zevklidir. Tabi sevene. Sevgiyle kalın.</div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8774970851170856954.post-6778303940164833902007-09-19T23:05:00.000+03:002007-09-29T12:31:40.303+03:00Dizi Sobemİzlediğimiz dizilerle ilgili bir sobemiz var. Sevgili <a href="http://kakaolusevgi.blogspot.com/">Kakaolu Sevgiden</a>.Genelde bu sobede gördüğüm kadarıyla Türk Dizilerinden bahsedilmiş ama benim izlediğim bazı yabancı dizilerde Türk dizilerinin yanında. Ama Cnbc'de yayınlanan bahsedeceğim dizileri izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Başlıyalım<br /><strong><span style="color:#cc0000;">Türk dizilerimizle:</span></strong><br /><br /><div><div><strong><span style="color:#000000;">1- Bin Bir Gece:</span></strong><a href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGDCBY3E6I/AAAAAAAAAWc/604zXr7wAEg/s1600-h/binbirgece.jpg"><span style="color:#000000;"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112011122797908898" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGDCBY3E6I/AAAAAAAAAWc/604zXr7wAEg/s320/binbirgece.jpg" border="0" /></span></a> Kanal D</div><div><div>Neler olduğunu bilmiyenimiz yok sanırım. Ünlü Binbir Gece Masalıyla bağdaştırılmaya çalışılıyor ama ilgisi yok. Sadece Şehrazat ismi benziyor. Her bölümü ilgiyle izliyorum.</div></div><div><br /><br /></div><br /><br /><br /><div><strong>2-Avrupa Yakası: </strong>atv </div><div><a href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGDnBY3E7I/AAAAAAAAAWk/-VG7oZAzs2Q/s1600-h/avrupayakasi-yeniaile.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112011758453068722" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGDnBY3E7I/AAAAAAAAAWk/-VG7oZAzs2Q/s320/avrupayakasi-yeniaile.jpg" border="0" /></a>Gülse Birsel'i gerçekten tebrik etmek gerekir. Ata Demirer ayrıldığında ümidim kalmamıştı ve dizi biter bir şekilde diyordum. Ama kuvvetli kalemi ve Sinan Çetin'in Yönetmenliğiyle süper bir komedi dizisi. Karakterlerin herbiri ayrı ayrı eğlenceli, ve oynayanların bir çoğu tiyatro kökenli veya bu işe gerçekten gönül vermiş insanlar. Yeni bölümlerde Gaffur tiplemesinin olmayışı bence eksi bir şeyler getirmez diye düşünüyorum.</div><div><strong>3-Bizim Evin Halleri:</strong> Kanal 1</div><div><a href="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGImhY3FCI/AAAAAAAAAXc/ma5EHfWrvaI/s1600-h/bizim+evin+halleri.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112017247421273122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGImhY3FCI/AAAAAAAAAXc/ma5EHfWrvaI/s320/bizim+evin+halleri.jpg" border="0" /></a>Bu diziyi TRT1'den beri takip ederim vede çok büyük zevk alırım. Bizden birileri vardır. İşin açığı uzun süreli tek yerli dizi. Şimdi şimdi biraz bozulmaya başladı. Örneğin bir Pembe karakteri vardı. Dizinin bazı bölümlerinde XL mankenlik yaptı. Diksiyonunu düzeltti, şimdiki bölümlerde yeniden yemeni örtüp, yerel lehçe ile konuşmaya başladı. Sanırım senaristler değişti. Bu diziden bir çok başka diziye transferler oldu esasında. </div><div></div><div><strong>4- Arka Sokaklar:</strong> Kanal D </div><div><a href="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGGAhY3E9I/AAAAAAAAAW0/Ik0KJJtUczg/s1600-h/arka+sokaklar.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112014395562988498" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGGAhY3E9I/AAAAAAAAAW0/Ik0KJJtUczg/s320/arka+sokaklar.jpg" border="0" /></a>Polisiye ama bir o kadarda komik geliyor. Hele Rıza Babanın kızını Ali'ye vermek istememesi çok hoşuma gidiyor. Elbette Çoban'ı ve ailesini unutmamak gerek. Hepsi çok başarılılar bana göre.<br /><br /></div><div><br /><br /></div><div><strong>5-Kurtlar Vadisi:</strong> Show </div><div><a href="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvIeVxY3FEI/AAAAAAAAAXs/ulXte4tNiS4/s1600-h/kurt.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112181886402630722" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvIeVxY3FEI/AAAAAAAAAXs/ulXte4tNiS4/s320/kurt.jpg" border="0" /></a><br />İşin açığı başlarda hiç seyretmedim ama geçen seneden bu seneye seyretmeye başladım ve yeni bölümlerini merakla bekliyorum.</div><div><br /><br /></div></div><div><div><span style="color:#3333ff;"><strong>Yabancı Diziler:</strong></span></div><div><strong>1- Ghost Whisperer:</strong> Cnbc-e </div><div><a href="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGGsxY3E-I/AAAAAAAAAW8/8cb2tjgxKWQ/s1600-h/gost.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112015155772199906" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 230px; CURSOR: hand; HEIGHT: 269px" height="282" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGGsxY3E-I/AAAAAAAAAW8/8cb2tjgxKWQ/s320/gost.jpg" width="258" border="0" /></a>Bu tür dizileri severim. Korku ve gerilim bir arada. Dizide ki kadın ölülerle konuşabilme yetisine sahip. Bu dünyada sıkışıp kalmış ve diğer dünyaya geçemeyen ölülere daha doğrusu ruhlara yardımla ilgili. Her bölümde farklı bir konu var. Bu da benim daha çok haşuma gidiyor.</div><br /><div></div><div></div><div></div><div></div><br /><br /><br /><div><br /><br /></div><br /><br /><br /><div><strong>2- CSI-NY:</strong> Cnbc-e<br /><a href="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGHaRY3E_I/AAAAAAAAAXE/8zOxfbXJtNw/s1600-h/csi-newyork.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112015937456247794" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 215px; CURSOR: hand; HEIGHT: 236px" height="261" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvGHaRY3E_I/AAAAAAAAAXE/8zOxfbXJtNw/s320/csi-newyork.jpg" width="244" border="0" /></a>Polisiye olan bu dizide; cinayetlerin nasıl işlenmiş olabileceğini ve kanıtların nasıl elde edildiğini anlatıyor kısaca. Cinayetin nasıl işlendiği değil ama kanıtların tereyağından kıl çeker gibi bulunmasını izlemek değişik geliyor.</div><div></div><div></div><div><br /><br /></div><div><br /><br /></div><br /><br /><br /><div><br /><strong>3-NIP-TUCK:</strong><a href="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvIaJBY3FDI/AAAAAAAAAXk/wt41FHY0FJQ/s1600-h/nip-tuck.jpg"><strong><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112177269312787506" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_Fg-IrOFzmmw/RvIaJBY3FDI/AAAAAAAAAXk/wt41FHY0FJQ/s320/nip-tuck.jpg" border="0" /></strong></a> Cnbc-e<br /><br />Bu diziye hangi kategori derseniz,bunu gerçekten kesin şudur diyemiyeceğim. Ancak iki yakın arkadaş estetik cerrahın, başına gelen çeşitli olaylar bu dizide yer alıyor. Bayanların estetiği ne kadar değer verdiğini anlatan bir dizi. Benim favorilerim arasında. Ancak +18 yaş ibaresi var ve saat 23.00'den sonra yayınlanıyor.<br /></div><div><br /><br /></div><br /><br /><br /><div>Şimdi ben sobelemesem olmaz değil mi? Bende<a href="http://bleck11.blogspot.com/"><span style="color:#993399;"><strong> Aytuğ'yu</strong></span></a>, <a href="http://margonunkoyu.blogspot.com/"><strong><span style="color:#993399;">Margo'yu</span></strong></a> ve <a href="http://rahsansisle.blogspot.com/"><strong><span style="color:#993399;">Rahşan'ı</span></strong> </a>sobeliyorum. Bakalım onlar hangi dizilerden hoşlanıyorlar.</div></div>BALDAN TATLIhttp://www.blogger.com/profile/13368617813148714736noreply@blogger.com