tag:blogger.com,1999:blog-86488624648448705242009-06-18T18:13:52.651-04:00Secil Reelguncel hayat, tiyatro ve geyik.Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.comBlogger35125tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-41540762147177575842009-06-15T16:46:00.006-04:002009-06-15T17:53:57.127-04:00kostum tasarimiBu yazimi Boston'da Apollinaire Theatre'de kostum tasarimi yaparak geciyorum. Basta sadece Jean Cocteau'nun <em>Wedding on Eiffel Tower</em> (WET) oyununua tasarim yapicagimi sanmaktaydim. Fakat Turkiye'den dondukten sonra toplamda 3 absurd oyunun kostum tasarimini yapmam gerektigini ogrendim. WET in yaninda, Eugene Ionesco'dan <em>Jack or the Submission</em> (JS) ve Jean Anouilh'den <em>Humulus the Mute</em> (HTM)<em> </em>in da kostum tasarimlarina basladim. Bu 3 oyuna kostum tasarimi demek benim 1 nevi bine bolunmem ve isten burnum kanarcasina calismam demek tabi. bu arada kenarda bekleyen islerse bunlara tuz biber olmakta. bu isler de malum tez ve doktora basvurulari icin hazirliklar.<br /><br />Oyunlarin baslamasina cok kisa zaman oldugundan (tomplamda yaklasik 2ay) kostumleri, tasarimlarimin 1e1 aynisi olarak dikmem gerekmiyor. ama tabi isin zor kismi 1az da burda.<br /><br />neden diyicek olursaniz, hem kafamda oyunu canlandirdigim renler kostumler, hem karakterlere uygun kostumler ve elde bulunanlar ya da kolay elde edilebileceklerin 1yerde kesismesi gerekiyor. ve tahmin edersiniz bu da baya zor. cunku tiyatro nun elinde olan kostumlerin 1e1 benim tasarimima uymasi mumkun diil. genelde ellerinde tasarimlarima yakin 1sey bile olmadigindan tiyatronun sahibiyle beraber kiyafet almiya gidiyoruz her hafta.<br /><br />Kiyafetlerin buyuk bir kismini, 2. el kiyafetleri cok ucuza satan kar amaci gutmeyen derneklerin kiyafet satisindan elde ediyoruz. (bu kavram biz Turkler'e yabanci ama Amerikalilar icin o kadar abes diil. hatta Amerika'da bu dukkanlardan giyinen 1 suru insan var-bunun sebebi de ya gercekten paralari olmamalari ya da dunya'da onu kesilemeyen tuketim cilginligini protesto edip 1 sekilde azaltabilmeyi ummalari)<br /><br />Elde olan ve 2. el alinan modern kiyafetleri ben 1 sekilde 19. yy'danmis gibi degistiriyorum. tabi bunu yapabilmek icin once renkleri 19. yy'a uygun kiyafetler seciyorum. malum 19. yy'da parlak ve cart pastel renkler yoktu, daha soluk renler vardi. elbiseler genelde yere kadar ve firfirli, kabarik, omuzlari kapaliydi. ne yazik ki bizim buldugumuz kiyafetlerin buyuk 1 cogunlugu askili oluyor, hadi firfirdan kabarikliktan vazgectim zaten. (eh 21. yy.da kadinlar acildi sacildi)<br /><br />ben de bu 2. el kiyafet dukkanlarindan yere kadar soluk pastel renkelerde elbiseleri alip, uzerinde 1az debelenip, 1seyler cikariyorum. aldigim elbiselere yakin tonlarda eski firfirli, cicekli, dantelli gomlekler alip, uzerlerine dikiyorum. ve en nihayetinde amacima ulasiyorum. kimi kostumleri de tasarima asla yakin 1 sey bulamazsak paramiza baya 1 kiyip eski/klasik kiyafetlerin satildigi dukkanlardan aliyoruz.<br /><br />iste boyle boyle zoru basariyorum diyebilirim. bazi cizimlerimi de yakinda buraya koymayi planliyorum. ama simdilik, her ne kadar uzakta olsaniz da, sizi oyuna davet etmek icin asagiya davetiyeyi koyuyorum. birgun gelebilmenizi dilerim. belki olur.. :)<br /><br /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5347673768504743346" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 288px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3qWBDmJScco/SjbA9ZJmVbI/AAAAAAAAAIY/oLVCtqVMj08/s400/eiffeltowerpostcardfrontweb.jpg" border="0" /><br />ve daha fazlasi icin asagidaki link'e de bakin.. :)) bakin bakalim kostumleri kim tasarlamis.. :)<br /><br /><a href="http://www.apollinairetheatre.com/productions/productions.html">http://www.apollinairetheatre.com/productions/productions.html</a><br /><br /><a href="http://www.apollinairetheatre.com/"></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-4154076214717757584?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-26847703609768956252009-06-10T18:49:00.003-04:002009-06-10T18:54:23.226-04:00insanin cani istemezse...insan sikilinca, cani ozellikle ders calismak ya da is yapmak istemezse ne yapar? kendini internetdeki ne kadar aktivite var ona verir. benim bugunku aktivitelerimin icinde twitter den account almak, onu anlamaya ve hatta aktif olmaya calismak vardi. tabi gunluk internet aktiviteleri hala sabit, ki bunlar: mail kontrol etmek, banka hesabina her 10dk.da 1 girip ne kadar param var diye kontrol etmek, facebook'tan her 5 dk.da 1 arkadaslar ne yapmis diye takip etmek.. bunun yaninda daha da fazla vakit bulunca facebook uygulamalarini kurcalar oldum. ve "beni ne kadar iyi taniyorsun" diye yaratmasi eminim cozmesinden daha eglenceli olan 1 quiz yarattim. asagiya da linki koydum facebook ta olmiyan arkadaslarima.. :) (bilir o kendini.. :)<br /><br /><a href="http://apps.facebook.com/speeddateal/index.php?page=my_quiz&action=answer&quiz_id=31813">http://apps.facebook.com/speeddateal/index.php?page=my_quiz&action=answer&quiz_id=31813</a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-2684770360976895625?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com2tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-19359043592831466662009-05-26T12:34:00.005-04:002009-05-27T10:52:12.585-04:00dunya insani... ?Cok severiz biz milletce herseye bir isim takmayi. iste benim bugunki konumda bu isimlerden 1i: dunya insani olmak.<br /><br />Amerika'ya yolculugumdan once dusunmekteydim bu ibareyi. tam olarak nedir diye. ucakla 1 o memlekete, 1 bu memlekete ucmak; 1den fazla dil bilmek; diger milletlere toleransli olmak ve hatta kulturlerine ilgi duymak; kendi milletini dunyanin hakimi sanmamak; baska lezzetlere, muziklere, adetlere acik olmak; 1den cok dil bilmek-ya da bilmeye cabalamak.. falan filan. aslinda bir memlekete ait olamamak dunya insani olmak. b.ktan 1 durum yani. Baris Manco'nun sarkisindaki gibi: (lutfen ritimle soyliyelim... :P)<br /><br />-Hemserim, memleket nere?<br />-Bu dunya benim memleket.<br />-Hayir, anlamadim. Hemserim esas memleket nire?<br />-Dedim ya yahu. Bu dunya benim memleket!<br /><br />Boyle d.tunuz acikta kalir yani dunya insani olunca. ne oraya ne oteye ait olursunuz. Alamanci olur kalirsiniz.<br /><br />isin alsi su ki dunya insani olmak, ucaklarda saatlerce heba olup, ayaklarinizin sismesi, midenizin bulanmasi filandir. eve dondugunuzde "super ya, yutrdisinda yasiyorsun oglum" diye goge cikarilip, yurtdisinda da haritadan memleketinizi gosterdiginiz - kisacasi 5 para etmediginiz- 1 ruh bunalimidir dunya insani olmak.<br /><br />Ama sanmayin ki bunalimlidir, menapozluktur bu! Durdugunuz yerde dursaniz, kurur kalirdiniz. Bilemezdiniz dunyanin krali ne siz ne de memleketinizmis, sizin memleketinizden guzel yemekler yapanlar da varmis, degisik adetler ve muzikler ve daha niceleri. Acikiyorsunuz ogrenmeye 1 attiniz mi kendinizi memleketten disariya. En guzeli bu.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-1935904359283146666?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-50799347707108421002009-05-14T04:48:00.003-04:002009-05-14T05:34:27.033-04:00Turkiye'de disilikTurkiye'de kadin olmak zor. erkek egemen 1 toplumda yani.. gerci her yer erkek egemen ya. biz feministler (ya da daha dogru sekilde soylemek gerekirse, erkek kadin esitligini savunanlar diyelim) kendimizi kandiriyoruz gelismis ulkelerde kazanilmis kadin haklarina. kendini kandiran kadinlarin tezini curuten 1 ornek: is dunyasinda yonetim sevisyesindeki kadin sayisi erkek sayisindan az.<br /><br />Gelgelelim Turkiye'de kadin olup siyirmamak zor. Cunku esiniz dostunuz sizin aklinizi oynaticak seyleri soyleyenler. Oyle ki kulaklariniza inanamiyorsunuz. Diyorlar ki, kadinsaniz kirilgansiniz, narinsiniz, korunmaniz gerekir. Gecenin 1 vakti yalniz dolasmamaniz gerekir. hayir neden sapik olan erkek olur da hep kadin kulfetini ceker anlamiyorum. mesela sacinizi goren erkegin tahrik olmamasi icin sizin basinizi kapatmaniz gerekir. O sapik herifin 1 tarafinin kesilmesinden ziyade. Hey Allah'im ya..<br /><br />Gel gor ki tartismanin 1 anlami olmyor bu millette herkes ayni seye inaninca. Once babanin sozu dinleniyor mesela, onun akli daha cok ya. Gerci erkegi suclamiyorum ben. cunku zavalli erkeklere de istemedikleri sorumluluklar yukleniyor bu tur dusunen toplumlarda. Yok erkek adam karisina bakmalidir, parasini verir, 1yerden alir birakir, posetlerini tasir, diger erkeklerden korur, sutunu icirir, altini degistirir... erkeklere de zor hayat.. geriye kalan milleti etkilemek icin kaldirabiliceklerinden cok sorumluluk altina giriyorlar.<br /><br />Eee benim gibi bos adam napiyor bu gibi durumlarda: "n'olucak bu memleketin hali?" diye atip tutmaya basliyor. ben de oyle bir iclendim ya bu konuyu ortaya ativeriyim dedim. Cozum herkese farkli. Kimisine gore bozuk degilse elleme kalsin mantigi. Kimi fazla hararetli kas yapayim derken goz cikariveriyor. Ama bence boyle erkekler ustlendikce sorumlulugu, kadinlari aciz bildikce, kadinlar da bu isin rahatligina kanip eli is tutmaz hale gelir. Ne erkekler 1kahraman olmayi istemeli arik cagimizda, ne de kadinlar beyaz atli prensini beklemeli. Kimse kimseye yuk olmamali artik hele ki kendi isini kendi yapabildikce.<br /><br />Zamanla yeni dengelere ulasir hayat, kadinla erkegin farkli anlamlarda esitlendigi. Esitlik kadinin pantolon giymesinde, erkeklerin ev isine yardim etmesinde, ya da kadinin da calisabilmesinde degil. Esitlik kafasinda insanin, korunmaya ihtiyaci olmayan kadinin erkekle ayni maasi alabilmesinde isyerinde. Eve yorgun gelen kari kocanin beraber yemek yapip yemesinde esitlik. Esitlik is degistiren erkek/kadin farketmeden digerinin destek olabilmek icin yaninda issiz kalmayi kabullenmesinde, yeni 1 is aramasinda.<br /><br />Buyuk balik kucuk baligi yemiyor bazen. Buyukluk kucumluk hacimle olmuyor cogu zaman. Simdi ne kadar kucuk o kadar makbul teknolojide. Belki bunca yildir gormeyi reddettigimiz yeni dengeler vardir hayatda da. hacimselligi birakmak ve yeni gorecelikler olusturmak lazim belki de cinsiyetlerde de.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-5079934770710842100?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-67399201943100329082009-05-05T03:05:00.002-04:002009-05-05T03:22:07.345-04:00surpriz!bu sene Turkiye'ye gelirken kimseye soylemeden geldim.Baya 1 surpriz oldu herkese. en cok da anneme cunku onun karsisinda beliriverdim Izmir'de Ikea'nın icinde. Gelicegimden haberi olan yengem Gul abla annemi beni karsilamaya hazirlamak icin her ne kadar ipuclari verse de gelecegime hic ihtimal vermeyen annem karsisinda beni gorunce soka girdi. 1an ben de anneme felc geldi sandım. o an itibariyle surprizlere, ozellikle buyuk olanlara karsi bu suprizimin son olmasina karar verdim. hayir, Allah korusun 1de orda annemin tansiyonu yukselse, kala kalsa, al buyur 7n mi b.ku? Evet evet surprizin de boyutu olmali bu yil anladim. Hayir insanin ruhu degil sadece bazen bedeni de kaldirmiyor bu kadar yuksek adrenalini. O gunden beri annemin yuzune o adrenelinden olsa gerek 1 genclik gelmis durumda.<br /><br />Turkiye'deki sayili gunlerim cabuk gecerken zamani anlamiyorum malum! Hani sunu ozledim, buraya gidelim, bu esi dostu ziyaret edicem derken zaman yetmiyor kendinize bile. en kotusu de hic tatmin olmayan, olamayan es dost. "Ulen z.ctırmayin carkiniza taaa dunyanin obur ucundan gelen, sayili zamani olan benim, 1 zahmet siz kicinizi kaldirin beni gormeye gelin" demek var ama hatir gonul yapan cok. tek soz soyliyebilirim: bu taraftan manzara daha zor inanin!<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-6739920194310032908?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-81132156492050306692009-04-22T22:49:00.002-04:002009-04-22T22:52:33.752-04:00hayat seker pembe...Hayat, seker pembe ya!.. Degil!<br /><br />Bugun oyunumun acilmasina 2 gun kala isik, ses, sahne gecisleri gibi ne kadar sey var hepsini ayni anda yapmiya calistim. Sormayin saheser yarattim! Oyle ki oyuncularim daha sahneye gelmeden isiklari actim. Daha oynarlarken isiklari kapattim, sanki obur sahneye geciyormusuz gibi... Giyinirken bir suru zaman aldilar. Falan fisman...<br /><br />Hayat seker pembe ya! Eglence bu ara bende 1500!<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-8113215649205030669?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-52294755724822037772009-04-20T23:24:00.003-04:002009-04-21T00:09:39.283-04:00yogun zamanlar bahar zamanlaribu ara yine bahar kosturmasi icerisindeyim. hani okul kapanmasi oncesi birikmis isler.. benim donemimdekiler yillar oncesini kurcalarsa hatirliyicaktir o zamanlari. ben hala ogrenci oldugumdan o donemlerden ileri gidemedim. gidemedim de kotu mu ettim?<br /><br />tabi ki cevabi belli: hayir.. yeni yeni meyvelerini almiya basladim azimle z.cmamin. Nazim Hikmet'in cevirilerini yapmistim ingilizce'ye. yarisina yakin kismi, Maine'de yayinlanan 1 dergide cikti. gururlanilcak 1sey sanirsam. en azindan dunyanin 1ucunda 1 kitabi karistirirken benim adima yaratici 1 eserde rastlamak mumkun.<br /><br />1de bu ara gecemi gunduzumu alan diger 1 projem daha var. yonettigim oyun. Posterine kadar ugrastigim oyun gecemi gunduzumu, gunumu yiyor. Hem oyunculuklar, hem posteri, hem seti, hem kostumu derken 1000e bolunuyorum. Hepsiyle ayri ayri saheser yarattigim soylenemez, ama koyuyorum ortaya 1seyler iste. yuregimi koyuyorum ulen daha ne koyuyum.. :)<br /><br />bu cuma oyunumu sahneliycem. herseyiyle terim aklim emegim olan oyunumu..<br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3qWBDmJScco/Se1F_E_thkI/AAAAAAAAAHw/m1MYx5nf-aM/s1600-h/poster.14.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 134px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3qWBDmJScco/Se1F_E_thkI/AAAAAAAAAHw/m1MYx5nf-aM/s200/poster.14.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5326990884224206402" border="0" /></a><br />hayat iyi ki bilinmeyenlere acik. kim bilebilirdi dunyanin diger ucunda bunlari yapicagimi ve hatta yapabilcegimi.. yandaki poster cuma gunu yoneticegim herseyini el emegi goz nurumlan yarattigim oyunuma ait. umarim en azindan simdilik posteri begenirsiniz. daha nicelerine.. :)<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-5229475572482203777?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com4tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-55775195414050901822009-03-09T17:44:00.003-04:002009-03-13T16:09:01.323-04:00pelus ve evcil hayvan arasindaki 10 farkCocuklari kandirmak mahiyetinde kimi aileler cocuklarini pelus hayvana yonlendirirler. Bunun sebepleri tabiki de pelus ve evcil hayvan arasindaki 10 farkdan kaynaklanmaktadir:<br /><br /><ol><li>Pelus hayvani istediginiz zaman seversiniz, evcil hayvandaki gibi gonlunu beklemeniz gerekmez.</li><li>Tuy dokmez.</li><li>Beslemeniz gerekmez.</li><li>Z.cmaz, temizlemeniz gerekmez.</li><li>Sizi aciktigi icin sabahlari uyandirmaz.</li><li>ize yemek, saglik, tuvalet vs. gibi masraflar cikarmaz.</li><li>Size surat salladiginda acaba hasta mi oldu diyip veterinere goturup para bayilmaniza gerek kalmaz.</li><li>Pelus hayvani "Butun gun evde yalniz biraktim, yazik hayvan bunalmistir, onunla 1az ilgilenmem lazim" diye vicdan azabi duymazsiniz.</li><li>Eve geldiginizde ilk once onla ilgilenmeniz icin kosarak size gelip ayaginiza dolanmaz.</li><li>Rahatlikla her yere tasinip goturulebilir; 2 gunlugune tatile ciktiginizda "Kime yalvarsam yakarsam da hayvana bakmaya gelse" diye tasalanmazsiniz.</li></ol>Tabi akilli insanin aklina ilk su soru geliyor bu 10 farktan sonra: "E be kardesim, hic mi aklin yok senin? Neden evcil hayvan yerine pelus hayvan beslemiyorsun?" diye.<br /><br />Cevap: Iste bu 10 fark yuzunden.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-5577519541405090182?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-57327066781916439042009-03-09T16:18:00.004-04:002009-03-09T17:43:50.673-04:00amerika'da yasamak size neler getirir?aslinda basligi genisletip yurt disinda yasamak size neler getirir diye de yazabilirdim, ama ukalaligin anlami yok. Ustune ustluk ben sadece kendi deneyimlerimi yaziyorum. Her yabanci ulkede yasamadim ki oyle genelleme yapiyim. Ama yine de baska ulkelerde de yasiyanlarin benimle ayni fikirleri paylasicagini dusunuyorum.<br /><br />Amerika'da yasamak basta Ingilizce'ye hakimiyet getiriyor. hani alt yazilari takip etmeden film izleyebilmek lisede ara ara hepimizi memnun etmistir ya. Bu kadar zaman boyunca Amerika'da kalmak artik alt yazilara ihtiyac olmadan film izlemeyi iyice 1 keyifli kiliyor. Aliskanlik haline getirip her seferinde yine de mutlu olmaya sebep oluyor. 1de uzerine kimi kulturel referanslari anliyabiliyorsunuz. Mesela kullanilan argolari..<br /><br />Ama bence Amerika'da yasamanin getirdigi en guzel sey diger kulturlere ve kendi kulturunuze bakis acinizin degismesi.<br /><ul><li>Amerika'da yasarken Cin, Hint, Vietnam, Brazilya, Japon, Tayland mutfagini kesfedip, baya baya sevip, bagimli olmaya basliyorsunuz.</li><li>Kendi mutfaginizi, kulturunuzu, muziginizi daha bir cok sevip her yeni tanistiginiza anlatmaya, onlarla paylasmaya basliyorsunuz.<br /></li><li>Yeni tanistiginiz biri "dolma ya da baklava Yunan mi Turk mu?" diye sordugunda, zamanla polemige girmemeyi ogrenip sadece gulumseyerek "yuzyillardir ayni cati altindaydik, 1cok seyimiz benziyor, artik kimse neyin nerden geldigini sormuyor" diye cevapliyabiliyorsunuz.</li><li>"Bu Amerikalilar da ne garip seyler yiyor" diye sadece piza ve makarna yemekten vazgecip, yeni yeni tatlar denemeye basliyorsunuz.</li><li>Hatta gunun birinde sizinde caniniz tuzlu sekerli patlamis misir ya da fistik ezmesi cekiyor.</li><li>Sokakta MP3 calarinizda Hint muzigi dinleyip eglenebiliyorsunuz.<br /></li><li>Eve Cin marketinden cin mantisi, cin makarnasi ve bilmediginiz binbir turlu cin malzemesini alip pisirmek icin plan yapabiliyorsunuz.</li><li>Arap muzigi dinleyip gobek atabiliyorsunuz ya da Yunan taverna muzigiyle Arap rakisi icerek felekten 1 gece patlatabiliyorsunuz. vs. vs. vs...<br /></li></ul>Diger kulturlere sadece toleransiniz diil merakiniz da artiyor ulkenizden km.lerce uzakta yasamaya baslayinca. Cok sey katiyor insana bu. Kendinize ve ait oldugunuz topraklara da daha baska bakamaya basliyorsunuz.<br /><br />Eh bu kadar cok bilinmeyenin icinde yasamaya basladikca ne kadar az bildiginizi daha 1 iyi goruyorsunuz. Oyle ortalikda ahkam kesemiyorsunuz. Kesenlere de gulup geciyorsunuz, yazik diye. Omur uzun, daha cooook zaman, daha da ne kadar az bildigimi gormeye ve tanik olmaya sabirsizlaniyorum... Ama gezerek, ama bilmedigim yerlerde yasiyarak, ama guzelim memleketimin topraklarini operek... :)<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-5732706678191643904?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-14252554859234488472009-03-02T19:20:00.002-05:002009-03-02T20:07:08.770-05:00sweeney toddAmerika'da olmanin 1 nimeti yeni olani gorebilmek.. Bunlardan beni en cok etkileyenlerinden 1i: Maine'e turneye gelen Sweeney Todd muzikali.<br /><br />Bilindik Sweeney Todd hikayesinin yeni anlatilis tarzi tabi beni etkileyen. Muzikal diyince akla gelen genelde 1 orkestranin olmasi ve aktorlerin oyunculuklari ve sesleriyle izleyenleri buyulemesidir. Bu Sweeney Todd'da farkli olansa oyuncularin ayni zamanda muzisyen olmasi. Yani ayri 1 orkestra yok. Hem soyleyip hem oynamak ikilisine 1de artik muzik aleti calmak eklenmis durumda. Oyuncular kimi zaman oynadiklari karakteri surdurerek, kimi zaman da sahne dekoru olarak muzik aletlerini caliyorlar.<br /><br />Oyuncularin muzisyen de olmasi, boyle buyuk 1 muzikali turneye daha kolaylikla cikarmayi da saglamis olmali tabi. Hem orijinal hem hesapli. Solo misali....<br /><br />Dekor tasarimi da anlatilmaya degicek cinstendi. Sahnede az ve oz esya bulunmakta. 1cogu kendi orijinal islevleri disinda da kullaniliyor. Mesela portatif merdiven, hem dolaptan uzanip 1sey almak icin, ya da 1evin ust katini sembolize etmek icin, sahnede kademe yaratmak icin, ya da 1sandalye olarak kullanilmis. Sahnedeki 1 cok esya aynen bu portatif merdiven gibi 1den cok islevde kullanilmakta. Bu sayede sahne deigisimleri de cabuk gerceklesiyor.<br /><br />Sahne degisimini aktor/muzisyenler kimi zaman ayinsel bicimde kimi zaman da dogal olarak gerceklestiriyor. Ve bunun gibi 1 suru izleyeni etkileyen kucuk ayrintilarla donanmis yeni Sweeney Todd.<br /><br />Eger bu kadar iyi reklama bu muzikalin farkini merak ediyorsaniz:<br /><br /><a href="http://www.sweeneyontour.com/">http://www.sweeneyontour.com/</a><br /><br />fotograflara ve videolardan ozellikle 'The Worst Pies in London', 'Pirelli's Miracle Elixir', 'By The Sea'ye bakmanizi oneririm. ordaki videolardan ve fotograflardan 1az da olsa benim aldigim zevki tadabilmenizi umarim.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-1425255485923448847?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-38777804971288162362009-02-05T22:33:00.006-05:002009-02-05T23:34:09.838-05:00sanata cifte standarteger 1 bilimadami olsaniz ve saat 10a kadar labinizda calissaniz, konu komsu "ne caliskan adam, bak gordun mu bu saatlere kadar calisiyor" der. Ilim irfan adami der. Ama saat 10a kadar tiyatroda calisiyorsaniz isiniz is... Eh o saatde eve gelen kisi bilimadami diil cunku.<br /><br />Cok severiz milletce "Ne var canim bunda, adamin yaptigini ben de yaparim" demeyi... "Ben zaten cocuklugumdan beri hep cok komiktim, simdi bile 1 soylerim 1000gulerler" diye ahkam kesmeyi... "Ben de yaparim valla bu adamin yaptigini hatta daha guzelini yaparim" diye boburlenmeyi. "Hadi yapsana ulen" demek var. hayir, ben yaptim biliyorum muhendisligi de, isletmeyi de, tiyatroyu da . oyle uzaktan gelen sesi, davul un tokmagi cikartiyor. O tokmak ki kafaniza vura vura cikartiyor o sesi. Koley degil oyle atip tutup, hem alkislayip hem camur atmak.<br /><br />Zor is tiyatro-tiyatro diye tutturmak. bastan mimlisiniz 1kere. Tiyatroda okuyan bir arkadasim oyuncularla ilgili onyargilara dair bir kitap okuyordu. Baya uzun sure ona buna hisimla bakti- biz bu kadar calisalim edelim, siz yine bizi boyle karalaya durun diye. Ee ne de olsa oyuncuysaniz megilli hayat kadinisiniz, escinselsiniz, feministsiniz, solcusunuz, entelsiniz, dantelsiniz, alkoliksiniz... o-sunuz, bu-sunuz... Cifte standartlarla karsi karsiyasiniz.<br /><br />Eh neden madem bunca insan akillanmiyor da hala ille da tiyatro ya da ille de sanat diye tutturuyor? Kendini ifade etmek icin mi? Insanlari degistirmek icin mi? Hem gulup hem dusundurmek icin mi? vs. vs. Herkesin cevabi baska baska. ama benim de kendimce var iste 1 cevabim ki hala ugrasiyorum.<br /><br />Tiyatro da pembe 1 bot diil hani sizi yerden alip cennete birakan. Surekli cevrenizle, surekli kendinizle 1 savas tiyatroda olmak. Onyargilara ragmen ugrasmak. "Hayir"lara ragmen yilmamak... Her iste oldugu gibi butce sikintisi cekmek demek tiyatro da. Ya da icinde neden oldugunuzu anlamadiginiz 1 produksiyonda yer alip, yine de ondan 1seyler ogrenebilmek (mesela umarim ben boyle 1 yonetmen olmam demek icten ice) Yorulmak ve kimseye soyleyememek de var isin icinde. Bedensel yorgunluk diil ama bahsettigim. Erkeklige b.k surdurmemek.. (neden erkek?- ara ara feminist tarafim canlaniveriyor.)<br /><br />Tabi ki ben ilk ve tek yigit savasci diilim sanata uygulanan cifte standartla savasan. Eh nicelerimizle beraber degisecegine inandigim bir ugras bu. Sonucunu ben de sizin gibi merakla bekliyorum inanin...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-3877780497128816236?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-58376321342564391832008-12-13T22:57:00.005-05:002008-12-13T23:09:38.485-05:00mektepler sira siraonumuzdeki doneme baya 1 eglence beni bekliyor gibi. Aldigim derslere diyecek yok: oyunculuk, yonetmenlik, yazarlik.. :) bunun yaninda da 1 oyunda yer alip, belki 1 ihtimal baska 1oyunla da liselere tura gidicem. en heyecanlisi da 1 oyun yonetecegim.<br /><br />yeni donem amerikan yazarlarlarinin nerdeyse 20 oyununu istedim kutuphaneden. sali gunu itibariyle hurriyetime kavusacagim. gece gunduz onlari okumayi planliyorum. donem baslamadan oyuna karar verirsem iyi olur, pek fazla zamanim yok gibi onumuzdeki doneme. dedim ya baya 1 eglence beni bekliyor!!<br /><br />simdi final haftasinda, ders aralarinda, firsat buldukca- ki bu iserken- oyun okumaya calisiyorum. hayir saygisizlik gibi anlasilcak ama, ondan diil.. hani annelerinden gizli sakli tuvalete gidip sigara icerler ya cocuklar, ben de derslerden saklanmak icin tuvalete kaciyorum orda okuyorum kitaplarimi. hey allahim ya..<br /><br />neyse az kaldi soluklanmama.. kor topal geldim ya iste 1 somestirin daha sonuna.. saliya kadar gecer bu zaman da...<br /><br />bu gidisle bana daha ogrencilik uzun. alismak lazim somestirlere - hele 1 de bunca yillik okumadan sonra alismis olmak lazim. omur de ayri 1 mektep tabi. ben, benimkilerden mezun olursam sira ona da gelicek.. :)<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-5837632134256439183?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-76663406132169104822008-12-09T20:09:00.005-05:002008-12-09T20:33:21.707-05:00hayat iste..kimi zaman, insanin kendinden baska donebilicek kimsesi olmuyor. ya arkadaslar cok uzakta olmaktan rahatsizlik verilmek istenmiyor, ya anne babalar kardesler uzmemek icin soylenmiyor. kimi zaman, esin dostun derdi basindan asmis oluyor iste soylenmiyor.<br /><br />Soylenemiyor yalnizlik.. Zamanla alisiyor insan ya herseye. yine de eski 1 dosttan telefon bekliyor. ya da email ailesinden. zaten herkes telefon mesafesindeyken, kimi zaman kolaylastirmiyor iste telefon. konusmanin arasina bir 3. kisi almaya benziyor telefonla konusmak. insan hic olmazlardan bile medet umuyor inanin boyle zamanlarda.<br /><br />Aradan zaman gecti yalnizligim bile degisti artik. beklentilerim degisti. herkesin kendi 1 hayati var iste en nihayetinde, benimki de ilerliyor kendi capinda: derslere kosturarak, geceden 1sonraki gune ogle yemegi pisirerek.<br /><br />guzellesiyor ama bunca olumsuzluga ragmen (parasizlik, yalnizlik, ogrencilik). beklenmedik firsatlar cikiyor ordan burdan. sevgilim geliyor hafta sonlari, ya da ben gidiyorum 2 sehir havasi koklamaya, az da olsa oz arkadaslarim ariyor hatir soruyor, asistanligimla kafami bosaliyor ve de okulda doya doya tiyatro.<br /><br />bu donemin bitmesine 1 haftadan az kaldi. ondan sonra 1de bu guzelliklere doya doya uykuyu ekliycem, kenarda okumami bekliyen oyunlari, 1de tez oyunumu cevirmeyi. 2 kedimi kucagima alip, 2sinin 2 taraftan giril giril girlamasini dinliycem. sadaketli eslere dostlara mesajlar aticam. sonra da kendimi boston sokaklarina...<br /><br />hayat iste, 1gun pembe 1gun yesil, 1gun kirmizi. ya da hergun hepsi ama kimi zaman bana kirmizi ya da mavi. kimi zaman da iste rengarenk: vur patlasin, cal oynasin. benimki tatil zamani iste bu vur patlasin cal oynasin (kulak memesi) kivamina gelicek. hayir bu manik depresiflik mi, ya da 1 cesit psikolojik hastalik mi bilmiyorum, ama ben boyle yuvarlanip gidiyorum iste. hayat.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-7666340613216910482?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-32808675894866693532008-11-09T16:27:00.004-05:002008-11-09T22:10:03.034-05:00yalniz yasamakyalniz yasamak bence 1 yetenek. ama hani yalniz kalmayi sevenler icin diil. hani benim gibi okul/is hayatinin ve hobilerinin yanina yakininda surekli ailesi, arkadaslari, sevdikleri, esi-dostu gibi kalabalik 1 guruhu bulunduranlar icin 1 yetenek... tabi yalniz yasamayi da acmak istiyorum 1az. 1 evde yalniz basina oturmak diil soylemek istedigim. ya da aileyle yasarken kendini yalniz hissetmek de diil. ya da sevgili, eski/yakin arkadaslarla ayni sehri paylasmak da diil. ya da buyuk 1 sehirde kalabaliklar icinde yalniz olmak da diil.<br /><br />ne aile, ne eski-yakin arkadaslarla ayni sehirde bulunmak, ne de sevdigin 1sehrin tadini cikarmak icin yalniz yasamak... iste, okul/is hayatinizdan baska size cok fazla secenek sunmayan 1 sehirde, essiz-dostsuz, sevgilisiz, arkadassiz, anne-babasiz, ablasiz-agbisiz yasamak yalniz yasamaktan bahsettigim...<br /><br />sabahlari kalkinca aceleden muz yiyicek zamani ancak bulursunuz iste boyle 1 hayatta. ama yine de kendi kendinize yemek pisirmeyi sevebilmek lazim. hatta yemek pisirmeden kastim makarna haslamak diil. ne biliyim zeytinyagli enginar, ezogelin corbasi pisirmek. 1de yanina zeytinyagli limonlu salata yapmak... 1 yetenek iste bu hayatta eve kimsenin misafirlige gelmiycegini bile bile etrafi toparlamak...<br /><br />o yetenekle dogmuyor herkes. zamanla ogreniliyor ama.<br /><br />kendine saygidan, sevgiden ve bilimum geyikten mi bilmem, ogreniyor insan iste. sabahlari muz yiyip cikmayi, aksama eve gelince guzel yemekler pisirmeyi, evdeki islerden/odevlerden firsat bulup evde olmanin tadini cikarmayi. bos zamanlarini spor salonuna gidip doldurmayi ogreniyor. zamanla bu 1 aliskanlik, 1 mutluluk oluyor hatta.<br /><br />yalnizlik diil insani bu kadar tatmin eden, yalnizken de var olabilmek... yine bu zamanlarda anliyor insan, 1telefon uzakliktaki gercek dostlari, ne olursa olsun yaninizda olucak aileyi. sizi ariyan, 3ayda 1 aradiginizda, sesi hic degismeyen o dostlarin degerine o zaman kavusuyor insan. o zaman anliyor ana gibi yar olmadigini, abladan/teyzeden yakin sirdas olmadigini...<br /><br />hayati yalnizligiyla paylasan buyuyor ve bu sayede buyutuyor icindeki sevgileri....<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-3280867589486669353?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com3tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-13487526921704861082008-10-22T23:30:00.006-04:002008-10-23T08:05:43.874-04:00otobusu benimsemekhani gide gele otobus yolculuguna alistim derdi arkadaslarim, bu son 2 aydir ne demek istediklerini anladim. MehmetAli Boston'a tasindiktan sonra, bazi hafta sonlari hava deigisikligi, sevgili ziyareti, ve sehrin imkanlari icin 4-4.30 saat otobus yolculugu cekiliyor. eh gide gele insan otobusu ii 1 benimsiyor.<br /><br />benimsemekten kastim otobuste yan koltugu bos buldun mu ayaklari kivirip, uyuklamak diil sadece. ben durumu iice abartip yanima yastik ve batteniye de aliyorum. ayaklarimi kivirmiyorum, koltugun uzerine koyup fosur fosur uyuyuyorum.. eh tabi ayaklarimi koltuga koyarken ayakkabilar fora.. :) ee, ayakkabilari cikarmak, malum benim gibi cok usuyen 1kiz cocugunun ayaklarinin donmasina sebep oluyor. ben de yanima kalin yunlu coraplarimi aliyorum. eh iyice ev ortami yaratmis bulunuyorum. kafamda yastik, uzerimde battaniye, ayagimda yunlu coraplar..<br /><br />tamaaaam simdi otobusun bu sicak, komforlu ve rahat ev ortamina 1de surekli degisen 1 sonbahar manzarasi ekleyin: maine gordugum en guzel sonbahar. heryerin agac olmasi 1 yana, agaclarin rengi buyuleyici. turuncu, sari, kirmizi bilindik renkleri gecin, yavruagzi, pembe, bordo, yesil-kirmizi ve daha adlarini bilmedigim binlerce ton.. o kadar guzel ki..<br /><br />1de ne lazim biliyor musunuz bu sicak ortami tamamlamak icin? kupada sicak 1cay ya da sicacik kopuklu 1 kapucino... mmmmhhhh... ben asagiya otobusten gordugume benzer 1 manzarayi ekliyorum, sicacik 1cay veya kapucinoyla tadini cikartmak sizden atik...<br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3qWBDmJScco/SP_8zKynApI/AAAAAAAAAGg/GpXDIeDKlO0/s1600-h/maine.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 129px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_3qWBDmJScco/SP_8zKynApI/AAAAAAAAAGg/GpXDIeDKlO0/s200/maine.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260200845792182930" border="0" /></a><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_3qWBDmJScco/SP_7EFZj1XI/AAAAAAAAAGY/VwFaTCTFmJ4/s1600-h/maine3.jpg"><br /></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-1348752692170486108?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-29653527553517733472008-09-28T21:46:00.004-04:002008-10-08T22:52:13.149-04:00kostum studyoda hayatbuyuk 1 merakla beklemekteydim, acaba kostum studyoda madara olmadan 1seyler yapabilicek miyim diye. malum hani nerdeyse hic olmayan dikis tecrubemle asistanliga kabul edilmis, butun 1yaz 7/24 dikis dikerek, master imi terzilik uzerine almistim.<br /><br />allahtan yaz ki dikis kampindan once, "hadi gel sen su dikis makinasina 1 otur, goster bakalim marifetlerini" demedi kimse. iste o zaman hakkaten hapi yutmustum. neyse, annemin karabasan misali disiplinli egitiminden 5 pekiyi alarak, cirakliktan ustaliga terfi ettim yaz sonunda.<br /><br />okul acildiginda kostum studyoyi toparlamak, ayak islerini yapmak, kostumleri duzenlemekle ilgili islerle ugrasiyordum. heralde kostum studyoda ki hoca da benim dikis tecrubemle ilgili supheler icerisinde oldugundan ilk zamanlar bana dikmem icin 1seyler vermeyi erteleyip durmaktaydi. gelgelim gunun 1inde ortaligi bos bulan ben, orda calisan kizlardan 1ine yardim bahanesiyle aldim elime 1seyi catir catir diktim, koydum kenara. heralde kadinin yeterlilik testini gecmis olmaliyim ki, ertesi gun bana dikisle ilgili is yagdi.<br /><br />eh tabi malum burda hersey daha profesyonel yapiliyor. evde masanin uzerine kumaslari koyup catir catir kesmeye, ardindan igneleyip dikmeye benzemiyor isler. once alinan kumaslar makinada yikanip utuleniyor. bu arada kostumu yapilicak kisinin olculeri aliniyor, yapilicak kostume benzer 1 patron bulunuyor ve olculere gore degisiklik yapiliyor. cikarilan yeni patronu da hemen oyle evde yaptiginiz gibi pat kut kumasin uzerine koymak yooookk. once onu muslin kumasa gecirip onu kesip bicip diktikten sonra, uzerinize denemek lazim. gereken degisiklikleri isaretleyip onlari patrona aktardiktan sonra esas kumasa bulasabiliyorsunuz. tabi kumaslarin kenarlari overlokla cekmek de lazim. dikisten sonra utulemek... falan fisman. malum hersey titiz temiz ve tam profesyonel.<br /><br />guzel olabi bunca isin 1 acele icerisinde diil de dikkatle ve ozenle yapilmasi. oyle ki isi yaparken aslinda dinlenip kafami bosaltabiliyor olmam. aklimda ne varsa (acaba ben ne olucam, gokyuzu neden mavi, insanlara olunce noluyor?) hepsi gidiyor. sadece onumde 1 parca kumas ve elimde makas..<br /><br />Katina'nin elinde makasi...<br /><br />1de anlayisli 1 hocayla calisinca hayat oldugu yerde dona kaliyor, kostum studyoda. isin sonunda elimde tuttugum, benim yarattigim 1 saheser (tabi bana gore)... karamsarligini uzerime yoneltmedikce dis dunya, benim hayatim yeteri kadar renkli ve guzel. inanmasalar da.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-2965352755351773347?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com2tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-24544936604987324462008-09-28T21:32:00.011-04:002008-09-28T21:57:37.255-04:00Apple olabilmek...gecen gun MehmetAli'yle Apple'in CEO sunun ne kadar iyi 1 konusmaci oldugu uzerine atip tutarken, MehmetAli bana Steve Jobs'un, bence herkesce 1 kere dinlemesi gereken, 1 konusmasini gosterdi.<br /><br />sizinle paylasmak istedim. konusmadan aldigim, kitlelerin onunde inanilmaz konusma kabiliyeti, ya da "vay beee ne adamlar var" diil. beni tanidiginiz kadariyla anliycaksinizdir neden bu konusmada bu kadar cok kendimi buldugumu. izleyin iste soze ne hacet.<br /><br /><a href="http://www.youtube.com/watch?v=UF8uR6Z6KLc">http://www.youtube.com/watch?v=UF8uR6Z6KLc</a> 12:48<br /><br />eger isterseniz bu da alt yazili; kimilerinin ihtiyaci olabilir de.. :)<br /><br />1. bolum: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=soO0YXhvVGk&"><span style="text-decoration: underline;">http://www.youtube.com/watch?v=soO0YXhvVGk& </span></a><br />2. bolum: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=LG6OqP_rKjs&">http://www.youtube.com/watch?v=LG6OqP_rKjs&</a><a href="http://www.youtube.com/watch?v=DLl59Q2GuC0&feature=related"><br /></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-2454493660498732446?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-40475659789561117692008-09-16T21:30:00.003-04:002008-09-21T18:10:37.414-04:00karaoke asigi 1 alt komsuya sahip olmakherkesin hayatinda zaman zaman abuk subuk seyler denk gelir. bende bu "zaman zaman"lar pek sIk olmak da. ya da ben de muzurluk oldugunda ben herseye takiliyor da olabilirim. ama karaoke seven manyak 1 alt komsumun olmasi rahat rahat atliyamiyacagim 1 ayrinti. hani duvarlar kagit inceliginde, ses de akillara zararsa..<br /><br />evet pek sevgili alt komsum, baykus misali geceleri 11i bekleyip, yarim saat sahne alip, oyle yatmakta. bazen de, icindeki micheal jackson a yenik dusup, pazar sabahi 10 sularinda sakimaya basliyor. heralde yapicak baska 1 sey bulamiyor diye dusunmekteyim ben.<br /><br />aslinda karaoke, amator sarkicilarin, altta sozler yazarken, sarkiyi takip edip soylemeleri ve bu sekilde kendilerini kandirmalarini sagliyan 1 Capon icadidir. malum herseyi bulan Caponlar ilk karaoke aletini de bulandirlar. fakat gelin gorun ki uzakdogu da icat edilen kesinlikle alt komsumun sahneledigi sey degildir.<br /><br />hayir simdi geyigi 1 saniyeligine birakirsam, gercekten uzakdogu da karaokeden anlasilan tamamiyla "bati" (hic sevmiyorum bu dogu-bati kavramlarini ya neyse) ya uyarlanmis olandan farklidir. ben cin de gordugum ornegininden yola cikarak bu varsayimlarla konusuyorum tabi.<br /><br />orda karaoke arkadaslarla sIk sIk gidilen 1 eglence. karaoke barlarina gidip arkadas grubunuza ait 1 oda kiraliyorsunuz ve orda sinirsiz yemek ve alkolsuz ickiyle, elinizde mikrofon, vur patlasin cal oynasin, soyleyip egleniyorsunuz. tabi eger isterseniz alkollu icki de alabiliyorsunuz. parayi veren herseyi caliyor..<br /><br />oysa "bati" da, ya da genellestirmeyeyim Amerika da, karaoke kendinizi super kahraman yapmak icin "dogu"dan uyarlanmis 1 eglence. super kahramanlik da surdan geliyor: burda grubunuza ait 1 oda olmadigindan, karaoke soylemek icin yanip tutusan ve hatta bunun icin kendi gibi karga seslileri dinlemeyi bile goze almis insanlarla dolu 1 barda, kendinizde 1az cahil kuvveti gelerek sahneye atlamaktan geliyor. hadi elinize kuvvet! kendinize guvendiginiz 1an sahneye atlayip mikrofona sarkiya benzer 1 seyler mirildandiniz miydi siz de 1 kahramansiniz.<br /><br />50 kisinin onune sesinizin 1seye benzemedigini bile bile atlayip sarki soylediginize gore, size kahramandan baska ne denir ki?<br /><br />eh 1de boyle benim alt komsum gibi yalniz kahramanlar var hayatda. hani size karaoke bara gitme sansini tanimadan, size o eziyeti yasatanlar... bu kimin icadi bilemiyorum.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-4047565978956111769?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-20839468723391445252008-09-16T21:06:00.003-04:002008-09-16T21:28:32.520-04:00koyver ... rahvan gitsinkosturarak yeni 1 duzen olusturmus bulunuyorum kendime.<br /><br />sabah 8:38 de kalk.. <span style="font-style: italic;">kos kos kos</span>, hazirlan. guya amac 9da okulda olabilmek. yalan! 9u 10gece gibi, <span style="font-style: italic;">kos kos kos</span>, kendine asistanlik yaptigin yere at. (ki bu kostum studyo oluyor.) neyse ki, gorece kostum studyo da 1az dinleniyorum. tabi gunluk aktiviteleri dinlenmeden sayarsak. o da kostum studyo ve kostum deposu arasinda in-cik ve 1 nevi asagi yukari <span style="font-style: italic;">kos kos kos</span> eylemi ama. :)<br /><br />neyse kostum studyodan cikip 1 sonraki derse <span style="font-style: italic;">kos kos kos</span>.. derse niye kosuyorum da studyodan erken cikmiyorum derseniz, haftanin 1 gununu bos birakabilmek ve bugunler de boston a yolculuk edebilmek icin, haftanin diger gunlerini, tam kapasite doldurmam gerekiyor. dersde yine 1 soluklanma; allah tan..<br /><br />eh tabi ben de de 1 manyaklik, ders cikisi spora gidiyorum.. bu sefer gercek anlamiyla kosuyorum.. baya guzel oluyor. hani boyle, anlamsiz 1bosluk icindesinizdir; rahatlik, sonsuzluk, bosluk... o yorgunlugun ardina alinan dus da, hani cok cisiniz geldiginde tuvalete gitmekle es deger benim gozumde.<br /><br />nihayet eve geldim artik 1 oh deyip azicik dinleyim! mi dersiniz.. olmaaaaz.. daha aldigim 4 lisansustu dersin odevleri, hazirliklari, ivir, zivirlari.. <span style="font-style: italic;">kos kos kos </span>devam...<br /><br />eeee, yas 26, cv renk renk, gonul yillardir onda yatan aslan pesindeyken, durum boyle oluyor. ama bu durumun en guzel tarafi, iste o kadar soluksuz kosturmaya ragmen mutlu olmak, kendine guvenmek, ve kendine inanmak...<br /><br />iste gerisinin koyver ...ne rahvan gitsin...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-2083946872339144525?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-22912928395468072672008-09-01T20:46:00.003-04:002008-09-01T21:12:13.665-04:00"sirnasma lan anladik! ne aldin o zaman obur tuyu bitmezi?"amerika ya doneli oluyor nerdeyse 1 20 gun. baya kosturmali ve hatta neye ugradigimi anliyamadigim yogunlukta 1 20 gun gecirdim. hayat baya 1 degisti buralarda..<br /><br />nihayet ozlemle bekledigim tiyatro masterina baslamanin heyecani var icimde.. yarin donemin ilk gununde degil 4 elle, bacaklarimla, saclarimla mastere ve islerime baglanmayi planliyorum. sadece yillarin biriktirdigi tiyatro tutkusu diil tabi beni boyle psikopata baglatan..<br /><br />yalnizlik.. oyle ayrilik cinsinden diil ama askerlik gibi diyelim lafi uzatmadan. yani zorunlu hizmet..<br /><br />bu yalnizliktan olsa gerek, dun gece arabayi eve surerken 1 baska geldi sanki sokaklar.. daha mi boslardi ne? ya da kafamdaki soru isaretlerinin yaninda sokaklar kucucuk kalmisti.. insanlar artik dolduramiyordu sokaklari benim kafamdaki soru isaretlerinden firsat bulup. eh simdi ben acaba bu programi cabucak bitirip boston a gidebilir miyim, gidebilirsem nasil giderim, nereye giderim, naparim sorularinin yaninda insanlarin hasmetini unuttum 1az..<br /><br />bu sorularla uykuya dalmaya calisiyordum ki dun gece evimdeki 2 psikopat beni 1 rahat birakmadi. 1i daimi kedim Zeytin, oburu de yeni aldigimiz yavru kedi Duman.<br /><br />kediler dunyasi 1 garip. inanin kedi sahibi olmadan anlamiyor insan. insanlardan daha belirgin karakterleri. cocuk gibiler sanki.. hersey uc noktoda onlarda.. (tam benim gibi akrep burclarina gore ama... ?) butun gun sizi ozlemelerinden tutun da 1 anda kiclarini donup <span style="font-style: italic;">"yoo ben diildim o ozliyen, sirnasma lan!" </span>bakislari, uykudan uyandirirsaniz <span style="font-style: italic;">"amma patirti yaptin haaa, b.k mu var?"</span> surat ifadeleri.. hepsi buyutecten gecirilmis..<br /><br />iste bana bu kediler gezegeninden 2 ayri uc denk gelmis olmali. artik manzarayi siz hayal edin.<br /><br />Zeytin karakterli kedi malum, agir abla diger 1 deyisle, uzerine kuma gelince 1 hayli tavir koydu. diil kendisini sevdirmek icin ayaga dolanmak, severken girlamiyor bile.. hatta fazla severseniz <span style="font-style: italic;">"sirnasma lan anladik! ne aldin o zaman obur tuyu bitmezi?"</span> der gibi hirrliyor... Duman da 1 ayri terane.. tam 1 leyla.. <span style="font-style: italic;">"lalalala la laaa.. nerde nerde oyun var nerde nerde? aaaa 1 koca kara kedi.. atla atla ustune atlaaa.. hoopp... anaaamm! bu ne kizdi ki simdi? neyse.. salak mi ne? tekrar mi denesem acaba arkadas olmayi? ..."</span> Zeytin de Recep Ivedik sanki. <span style="font-style: italic;">"gonusme len.. surda 2 yatiyoruz.. bas git isine."</span><br /><br />eh 1de eve geldiginizde caniniz sikkin, yalnizliktan korkmus, 1kenara sinmisken bu 2si iice 1 komik oluyor. 1de uyumak ayri 1 tat, 1doku (doku muydu o ya?) Duman yeni yetme yavru oldugundan ha 1e 1yerlere sokulmaya calisiyor. girlayip duruyor.. oyle mutlu oyle mutlu. hoop cenemin altinda.. hoop koltuk altimda..<br /><br />bu manzarayi gormek istemeyen pek magrur Zeytin se icerden miyavlamakta. <span style="font-style: italic;">"meovv.. miovv.. benle ilgilen.. miov.. benle oyun oyna.. meaaeeeiiiooooov.." </span>derken oyuncagini aliyor agzina, hoop yatagin dibinde.. Duman da 1 degisiklik yok.. <span style="font-style: italic;">"bu kara kedi de ne istiyor yaa? lalala laa.. ben o kadar mutluyum ki.. 1kedi baska ne istiyebilir.. girla girla girlaaa... burnunu sookk. oraya sok buraya sok.. giril giril giril.. lalala laaaa.."</span><br /><br />eh bana uyku haram.. ta ki bu hirtabozlar ayni cinsten olduklarini kavrayip, birbirleriyle oynamaya baslayip, bana huzur verene kadar... allah sizlere rahatlik versin..<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-2291292839546807267?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-465636394711956062008-08-24T23:52:00.008-04:002008-08-25T00:36:24.736-04:00plajdan karikaturler 32 genc kadin sahilde oturup cene calmaktadirlar. normal gorunumlu bu 2 kadinin iclerinde 1er pisbogaz yattigi aslinda gunesin altinda dana gibi yatmalarindan bellidir.. 1inin aklina karpuz kabugu duser, ki bu vejetaryan oldugunu iddaa edendir ki; soyle der:<br />- AYYyyy!! (sonundaki y iice uzatarak ve vurgulu) cok canim midye istedi...<br /><br />Bunun uzerine saskinliga giren 2.si:<br />- ayyYY ben de, olsa yerim<br /><br />ve plajin kizgin kumlarindan dumanli hava yukselirken, karsida beyaz atli prens gorunmektedir! uzerinde beyaz gomlek, basinda sapka ve omzunda 1 kocaman midye tepsisiyle midyeci yaklasmaktadir. yaklastikca ses uguldayarak, kulaklarda ozlenen cinlamayi yaratir:<br />- Var midd.. ye..e..eeee....<br /><br />kadinlar midye pozisyonunu alip sabirsizlikla beklemeye girisirler (midye pozisyonu = bacaklar araya tepsi girecek genislikte yana acilmis, sirt dik, gozler keskin, eller arkadasin daha fazla sayida midye yemesine izin vermiyecek tetiklikte...) bu sirada kadinlardan 1inin annesi:<br />- Evladim midye mi yiyiceksiniz? bayatdir onlar simdi..<br /><br />anne endiseli tavrini surdurerek, bu numarayi tabiki yemeyen kadinlara bu sefer yeni 1 taktikle:<br />- amAn o butun gun gunesin altinda kim bilir ne olmustur?<br /><br />kadinlarin gozundeki fer teyzenin yakarislarina inat, midyeci yaklastikca parlamaktadir. endiseli anne en sonunda pes eder. Midyeciyi yanlarina cagirdiktan sonra, kadinlar once 40taneyle baslarlar. Endiseli anne kadinlardan hala umudunu kesmeyerek:<br />- Ben yemem.. ne yiyicem onlari..<br /><br />kadinlar bunu 1 bayram nesesiyle karsilayip midyelere yumulmusken, 1 salaklik edip anneye midyeyi tatmasi icin israrda bulunurlar.. anne zaten tukurdugunu yalamamak istediginden henuz midyelere tenezzul etmemis ama bu ani 4 gozle beklemistir. anne de midye obegine vakit kaybeden yumulmustur.. oyle ki kadinlari solliyarak:<br />- aman bana da hep kucuk midyeler geliyor.. dur bakiyim 1de sunu deniyim.. (?)<br /><br />kadinlardan 1i aklindan "ulen teyze benden cok yiyicek midyeleri, elleri hizlandiralim.. "<br /><br />endiseli anne ve kadinlar midyeciyi huzunlu gozlerle ve acgozluluk kapasitelerini bilmediklerinden olsa gerek erkenden gonderirler.ama ne yazik ki eninde sonunda yine karinlarindaki filin hukmune girerler.. bunun uzerine uzaktan, 1 diger kahramanin sesi duyulur:<br />- Var midd.. ye..e..eeee.......eee....e....e....eeeeeeee<br /><br />kadinlar tekrar "NISAAAN AL" konumuna gecer, ve yeni gelen midyecinin adimlarini saymaya koyulurlar.<br /><br />gunun sonunda 2 midyecinin tepsisini talan eden endiseli anne sekerden, kadinlar mide fesatindan aksama yatak dosek yatarlar.. eh, onlar ermis muradina(!!) biz cikalim kerevetine..<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-46563639471195606?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com2tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-89349798359926286132008-08-05T18:17:00.003-04:002008-08-10T10:52:44.536-04:00plajdan karikaturler 22 orta yaslinin ust limitinde (50yas ustu) bayan - hayir baska turlu dersem en mudavim okuyucum alinicak- sahilde oturup birbirlerine hayat acilarini anlatip, 1nevi 1birleriyle sidik yaristirmaktadirlar. Biri cocuklarindan dem vurur, oburu uzerine 1de kocasından yakinir.. boyle boyle saatler gecerken 2kadinin gunesten rengi iice donmus, hatta palazlanmislardir..<br /><br />Bu sirada sahilden 2 deniz yatakci (anlamiyanlar bkz. plajdan karikaturler 1 - eh bu kadarini da anlamiyorsaniz bence devam etmeyin bu gunlugu takibe de yine de siz bilirsiniz) gecmektedir. 1i digerine deniz anilarindan, yazlikcilardan bahsetmekte oburu de sirtindakilerinin agirligindan mi, yasinin kucuklugunden mi, yandakine hurmetden mi yere dogru bukuldukce bukulmektedir.<br /><br />Bu manzaraya dayanamayan teyzeler cocuklara seslenip:<br />- Yavrum, neden o deniz yataklarini sisirip de tasiyorsunuz bu sicagin altinda?<br />- Teyze, insanlar sisik istiyorlar, e biz de o anda sisiremiyoruz..<br />- E pompa tasiyin yaninizda?<br />Bu sirada cocuklardan kidemli olani:<br />- ama o da 3-4 kilo var teyze.. 1de onu tasirsak ne olur halimiz?<br />ve bunun uzerine hizir teyzelerden cozum:<br />- ee o zaman sapka takin kafaniza evladim...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-8934979835992628613?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-62240158110375822752008-07-30T12:43:00.003-04:002008-07-30T13:14:42.021-04:00plajdan karikaturler 1plajda herkesin basına gelen ama unutulmayan sahneler vardır ya karikaturluk. iste onlardan 1kacini ben online gunlugum oldugu icin sizlerle paylasma sansina sahibim..<br /><br />plajda ip askili bikinisiyle guneslenen 2kiz birbirlerine ivir-zivir markasindan 100liraya aldiklari terliklerin, cantalarin ve bilmukabil her ne kadar luzumsuz masraf varsa bunlarin haberlerini birbiriyle paylasmaktadirlar. kızlardan 1 tanesinin kulagi sallanan kupelerinden olsa gerek duymaz duruma gelmistir. bundan oturu oburu yuksek sesle konusmaya devam etmektedir. O sirada plajdan midi boy kotlari, koyu renk coraplari ve spor ayakkabilariyla satici cocuklar gecmektedir. 1i simitci oburu deniz yatakcı (?? :)) ) olan cocuk birbirlerine islerinden bahsetmektedir. simitci digerine:<br /> - bizim iste, eger 6ya kadar isi bitirirsen deniz var.<br /> - e ya bitmezse??<br /> - o zaman yok..<br />bu sirada kizlardan 1i digerine:<br /> - ay kiizzz ben cok yandim be, hadi gel 1denize girelim..<br /><br />arkası yarin..<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-6224015811037582275?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-81118796599296888022008-07-16T06:35:00.003-04:002008-07-17T08:46:02.833-04:00istanbul un tadiIstanbul oyle 1 sehir ki uzaktan sesi hos geliyor...<br /><br />belki 3 yildir gidememistim. ozelmistim cok.. butun arkadaslarım da universiteden sonra oraya yerlesti malum.. sunger gibi butun iyi beyinleri, caliskanlari kendine cekiyor, orda da kanlarini emiyor Istanbul. Arkadaslarimin buyuk cogunlugu isle ev rasında trafikten mi isin yogunlugundan mi bilmem, kendilerini Istanbul un duzenine tuketmislerdi. hepsi isten 1 sikilmis. Karsiya gecmek bin bir sorun. Is cikisi sahil kenarinda rahatlayabilmen kiymetini biliyorlar ama..<br /><br />Eh Istanbul'un sesi benim gibi uzakta olanlara hos geliyor. Eninde sonunda dayanamadim, 1kac gunlugune gittim. Istanbul, Yunan mitolojisindeki nerkisos hikayesindeki gol gibi. gerci orda nerkisos kendi yansimasina bakip hayran olup, onu yakalamaya calisirken gole dusmus bogulmustu ama... Istanbul da o gol gibi. ama kendinizi hayran hayran seyrederken diil de sehri seyrederken sularına dusup bogulmak var.<br /><br />nesi var ki bu Istanbul un bu kadar hayran hayran seyredilcek ben de bilmiyorum. her cesit insanı, denizi, her turlu mekani, kesmekesligi, kalabalikligi, sosyetikligi, fukaraligi, gecekonduları, yalıları var. ne ararsan ondan.. her saat her yerde.. 1semtden oburune; diil baska 1 sehir baska 1 aleme gidiyorsun sanki.<br /><br />benim Istanbul gezim taksimle baslar taksimle biter her yıl. cok severim taksimi. 1istanbullu arkadasim zamanında taksimde bulustugumuzda soyle demisti Istıklal caddesi icin: "Istıklal da her saat her cesit insan bulunur, seven de sevmiyen de iste bundan sever ya da sevmez" demisti. O da benim gibi taksim sevenlerdendi. yarım saat sonra 1 arkadasim daha katildi aramiza... "ya ben bu istiklal i sevmiyorum ya. her tip insan var. cok kalabalik" dedi yeni gelen de sanki az once soyleneni haki cikarmak icin.<br /><br />taksim de basliyam İstanbul ziyaretime sokak ressamı (ortakoy ressami) fethi babadan 1 2 ufak sey alarak devam ettim. sahilde fotograflar.. denize karsı cay muhabbetleri ve ben Istanbula doyamadan dondum.. ama Istanbul soguk 1 bardak su gibi, kana kana icilmiyor da, doyulmuyor da..<br /><br />ben simdi Turkıye nin baska 1 cennet kosesinde, Izmir de, gokyuzunu seyredip hayran hayran hayallerdeyim.. memleket sevgisinden sair olup oyle donecegım.. :)<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-8111879659929688802?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-8648862464844870524.post-72244880644071878242008-07-09T09:37:00.001-04:002008-07-09T09:40:51.616-04:00nisan fotograflarinihayet nisan fotograflarini sizlerlen paylasiyorum..<br /><br />linki tiklayin: <a href="http://secilreel.spaces.live.com/photos">http://secilreel.spaces.live.com/photos</a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8648862464844870524-7224488064407187824?l=www.secilreel.com'/></div>Secil Reelhttp://www.blogger.com/profile/16062914770073782758noreply@blogger.com0