tag:blogger.com,1999:blog-85282777432262409452008-07-25T23:23:03.325+03:00Iraz'a dair.. Hayat ve Irazca.. Birikim Salatası / SafsatasıIrazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comBlogger305125tag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-9111245735729564232008-07-25T08:38:00.014+03:002008-07-25T13:45:51.377+03:00"Siyah Süt" - Elif Şafak<a href="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SImr0_pPNqI/AAAAAAAAAz8/84wTGefBas8/s1600-h/siyah-sut_elif-safak.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226897769466115746" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SImr0_pPNqI/AAAAAAAAAz8/84wTGefBas8/s320/siyah-sut_elif-safak.jpg" border="0" /></a>Çok konuşulduğu için, merak edip okumaya başladığım <a href="http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=PIX4LF8B8S0SH6OX03AD">Siyah Süt</a> sonunda bitti.<br /><br />Ancak bu kitabı okurken zaman kaybettiğimi düşündüm bitirdikten sonra.<br /><br /><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Elif_%C5%9Eafak">Elif Şafak</a>, iyi etmiş, yazmış bu kitabı kendisine bir günce olsun diye. Eh tabi; yazar, kâğıdı bol bulunca rahat rahat kullanırmış.<br /><br />Bence, tam bir entel dantel gövde gösterisi bu kitap.<br />Elif Şafak, hamilelik depresyonunu anlatırken, entellektüelliğimden eksik kalmayayım diye, kâh Virgina Woolf'dan, kâh Sofya Bers'ten, kâh Sylvia Plath`dan bahsediyor. Öyle de normal bahsediyor ki, sanki tüm Türkiye'nin günlük hayatının bir parçası bu insanlar.<br /><br />Edebiyat dersleri alıyoruz kitap boyunca, sanki Virgina Woolf'u bilmezmişiz gibi. Eğitiyor bizi Elif Şafak.<br /><br />Büyük büyük yazarları bildiğini beş sayfada bir gözümüze sokuyor. Kitabı okudukça, "hamilelik bunalımına gireceksen gir hadi!", demekten kendimi alamıyorum.<br /><br />Sayfayı çeviyorum. Gene Virginia Woolf. Tamam, anladık, İngiliz edebiyatına aşinasın.<br /><br />Sonra, Elif Şafak'ın parmak kadınları sahneden inmek bilmiyor. Yok parmak kadınların hepsiymiş, şöyleymiş, Anaç Sütlaç Hanım'mış... Hah -- mal bulmuş mağribî gibi her yerde kullan sen şimdi bu isimleri, parmak kadınlarını. Onlar da eğitsin bizi. Entellektüelliğinle döversin bizi.<br /><br />Anladık, hem entellektüel, hem akıllı, hem güzel, hem anaç hem de dindarsın, mükemmelsin, süpersin.<br /><br />Gölge etme başka ihsan istemem.<br /><br /><em>Dip not: "<strong>Ben de edebiyatçıyım, ben de Virginia Woolf'um" </strong>.... (Burhan Altıntop tonlamasıyla).</em>Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-68996447139825992712008-07-25T08:38:00.009+03:002008-07-25T13:31:11.131+03:00Anket! Katılımınızı rica ediyorum..Sevgili okuyucular,<br /><br />Yardımınıza ihtiyacım var. Eğer feed okuyucunuzdan çıkıp, anasayfama gelirseniz, bir anket göreceksiniz.<br /><br /><strong>Sizce çektiğim fotoğrafları nerede depolamalıyım?</strong><br /><br />- Deviantart kullanıcısıyım. Oraya gerçekten özenerek çektiğim resimleri yüklüyorum. Sağ üst köşedeki "fotoğraflarım" linki deviantart'a çıkıyor.<br />- Picasa'yı, blogger ile işleri kolaylaştırdığı için, çektiğim genel fotoğrafları yüklemeye kullanıyorum.<br />-Flickr'a, estetik değeri olmayan, an'lara ait rastgele kareleri koyuyorum.<br />-Photobucket ise paylaşım amaçlı kullanıyorum.<br /><br />Ama böyle çok dağıldım. Sizce hangisini tüm bu amaçlarım için kullanabilirim -- hem çektiğim güzel fotoğraflar için, hem rastgele kareler hem de paylaşım için.<br /><br />Var mı öneriler?Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-85205926189452942022008-07-25T08:38:00.007+03:002008-07-25T09:00:39.707+03:00Hırsız Vakası ve Alınabilecek Önlemler<a href="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIlnhkOA1nI/AAAAAAAAAz0/5RWf8fXembs/s1600-h/hirsiz.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226822668895966834" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIlnhkOA1nI/AAAAAAAAAz0/5RWf8fXembs/s320/hirsiz.jpg" border="0" /></a>Düğün haftasında, arkadaşlar/aile büyükleri uyarmıştı. "<em><strong>Çocuklar, tatile çıkarken dikkatli olun, evde bir şey bırakmayın, yeni evlilerin evini takip eder hırsız milleti</strong></em>", diye.<br /><br />Çok aldırış etmemekle beraber, evde kıymetli şeyleri bırakmamak konusunda hemfikir olduk. Bir banka kasası kiralayıp, çalınırsa üzüleceğimiz birçok şeyi kasada bıraktık.<br /><br />Eve hırsız girse bile, evde çalınabilecek eşya olarak sadece iki adet laptop vardı, onları yanımızda da götüremeyeceğimizden, mecburen evde bırakmıştık. Geriye kalan eşyaların standart hırsızlar için pek değeri yok. Gerçi bir de "çingen hırsız" dediğimiz tür var. Bunlar eve girip, pijamaları falan çalıp, buzdolabındaki yemekleri yiyip gidiyorlar. Ama büyükşehir hırsızlarının çoğu, direk altın/para veya elektronik eşya arıyor.<br /><br />Dün, üst kat komşumuz dünya şekeri Afsi ablayla konuşurken, "moralinizi bozmak için söyleyemedim ama siz tatildeyken, eve birini girmeye çalışırken yakaladık", dedi. Şok oldum, anlat dedim:<br /><em><blockquote><em>Baktım sizin katın ışığı yanıyor, merak ettim, indim, sizin kapıda<br />ellerinde iki kocaman bavulla bir adam bir şeyler yapıyor. "Kime baktınız?",<br />dedim, "22 numaraya panjur yapmaya geldim", dedi. "İyi de onların panjuru yok<br />ki!, siz kime gelmiştiniz?", dedim. </em><br /><em></em><br /><em>"Ben 22 numaraya geldim", demiş şüpheli.</em> </em></blockquote><br />Afsi ve ev sahibimiz adamı sıkıştırınca, "ay yok yanlış herhalde burası" diyerek uzamış hırsız. Afsi daha sonra bizim eve girip kontrol etmiş, bir şeyin eksikliğini görmeyince, moralimiz bozulmasın diye bizi aramamış.<br /><br />Yani ucuz kurtarmışız. Laptopların çalınması hadi neyse, ama içerisindeki bilgilerin gitmesi bizi mahvederdi.<br /><br />Doğruymuş.<strong> Gerçekten, yeni evlilerin evlerini, hırsızlar altın bulma ümidiyle takip ediyorlar.</strong><br /><br /><div align="center">* * * </div><br />Yine Bornova'da oturan arkadaşımın, geçen hafta kapısı çalmış. Yalnız yaşayan birisi olduğundan ve kimseyi beklemediğinden kapıyı açmamış.<br /><br />Ertesi gün öğreniyor ki, o kapıyı açmayınca hırsız yan daireyi çalmış ve kapıyı açan kadını <strong>spreyleyip bayıltarak</strong> evi soymuş.<br /><br /><div align="center">* * *</div><br />Bu aralar en yaygın yöntemlerden birisi de, "<strong><em>telekomdan tamire geldik</em></strong>" diye kapıyı çalan güya telekom görevlileri. <strong>Siz siz olun asla kanmayın</strong>. Arıza bildirdiğimiz zaman nasıl gecikiyor görevliler biliyorsunuz, durup dururken niye tamire gelsin birileri?<br /><br />Bir diğer yöntemse, <strong>daire kapılarına dışarıdan deterjanlı su döküyorlarmış</strong>. Siz, "<strong><em>eyvah su bastı ne var acaba</em></strong>" diye merak edip kapıyı açıyorsunuz ve hırsız sizi bayıltarak içeri giriyor.<br /><br /><div align="center">* * *</div><strong>Ne yapmalı?</strong><br /><br />Daha önce okuduğum bir yazıda, hırsızlara karşı alınabilecek şu önlemler belirtilmişti:<br /><br />- Çelik kapınıza güvenmeyin. Hırsız her kapıyı açar. Ancak arkadan sürgülemek ve zincirlemek faydalıdır.<br />-Tanımadığınız kimseye kesinlikle kapıyı açmayın. Kapıda oyalanan bir şüpheli varsa derhal polise başvurun.<br />-Seyehate giderken evde kıymetli eşyalarınızı bırakmayın.<br />-Yatak odanızda ortalık bir yerde bir "mücevher kutusu" olsun ve içinde sahte takılar olsun. Panik içinde gelen hırsız aceleyle onları alıp gidecektir.<br />-En ufak bir şüphede polisi arayın. Mal problem değil, canınıza bir şey olmasın!!<br />-Siz evdeyken eve hırsız girmesi durumunda, ortalık bir yerde bir miktar nakit para olması hayatınızı kurtarabilir. Parayı bulan hırsız vakit kaybetmeden kaçmak isteyecektir.<br />-Yattığınız yerin yakınında büyük bir cam eşya, vazo v.b. bulundurun. Eğer hırsızla yüzleşirseniz bu eşyayı alabildiğince uzağa atıp, gürültü yaparak komşuların dikkatini çekmeye çalışın.<br /><br />Kaynağını hatırlamadığım bir yerde okumuştum bu önerileri. Aklınızda bulunsun.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-10019389076817845352008-07-24T09:42:00.012+03:002008-07-24T12:46:28.619+03:00Herşey Dahil İnsanları ve "Porto Bello Otel" Antalya<a href="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIhJsZ2Lb9I/AAAAAAAAAzk/RUbP3FYw-Dc/s1600-h/porto-bello-otel-tatli-bufesi.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226508394764660690" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIhJsZ2Lb9I/AAAAAAAAAzk/RUbP3FYw-Dc/s400/porto-bello-otel-tatli-bufesi.jpg" border="0" /></a>Tatilimizin ikinci ayağını, Antalya <a href="http://www.portobello.com.tr/"><strong>Porto Bello Otel</strong></a>'de geçirdik.<br /><br />Otel, <strong>Antalya Merkez</strong>'de olması açısından tercihimizdi. Hayatının 3 güzel yılını Antalya'da geçirmiş biri olarak, şehir merkezine yakın olmayı, sıcağa rağmen gezmek ve arkadaşlarımı görmek istediğimden dolayı istemiştim.<br /><br />Yoksa <strong>All Inclusive (Herşey Dahil)</strong> sistemiyle çalışan, Kemer'de Göynük'te onlarca otel var. Bizim amacımız yemek-içmekten ziyade, gezmekti.<br /><br />Porto Bello güzel bir otel. Fiyat/Performans oranı kötü değil. Odalar temiz ve rahat, düzenlemeler yerinde. Hilton gibi olamaz zaten, ama kötü bir beş yıldız değil.<br />Otel, şehre çok yakın. Yemekler güzel, sahil güzel. Buraya kadar bir sorun yok.<br /><br /><a href="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIhM1qF1l7I/AAAAAAAAAzs/rwse9-beDhM/s1600-h/DSCF2045.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226511852279011250" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIhM1qF1l7I/AAAAAAAAAzs/rwse9-beDhM/s320/DSCF2045.jpg" border="0" /></a>Ancak, herşey dahil sisteminin getirdiği <strong>aşırı bir kalabalık</strong> vardı otelde. Turistin seviyesi berbat. Rusların, Arapların cimrileri, buralarda kral oluyor.<br /><br />Eli ayağıyla yemek yiyen mi dersin, <strong>beyaz donla havuza giren mi</strong>, otelin lobisinde yerlere yatan çocuklar, beş kişi el ele tutuşup aynı anda 1.40 m'lik havuza atlayanlar...<br /><br />Restoranda tam bir "<strong>kıtlık</strong>" yaşanıyor. Herkes, önünden yemekler kaçacakmışçasına saldırıyor. Daha kötüsü, <strong>korkunç bir israf söz konusu.</strong> İnsanların gözü doymadığı için tabakları üçer beşer dolduruyorlar ve tabii ki yiyemiyorlar. Sonra hepsi atılıyor. Ben, yiyemediğim elmayı bile, atılacağını bildiğimden, çantaya koydum ve sonra acıkınca yedim.<br /><br />Garsonlar, haklı olarak, kendilerinden bezmişler. Ruslar özellikle, <strong>patavatsız davranıp bas bas bağırıyor garsonlara.</strong><br /><br />İlk gün, akşam yemeğinde, bizim rezervasyonumuz da Herşey Dahil konseptinde olduğundan, garsonun birine, <strong>"<em>iki bira rica edebilir miyim?</em>", dedim</strong>. Erhan yemekleri alıyordu, az sonra gelecekti.<br /><br />Garson alaycı bir tavırla, "<strong><em>iki bira yetecek mi?</em></strong>", dedi, anlamadım niye böyle sorduğunu. "<strong><em>Yeter</em></strong>", diye cevapladım, mecburen. Az sonra Erhan geldi oturdu ve birkaç dakika sonra, içecek siparişini verdiğim garson, elinde tek bir birayla geldi.<br /><br />Göz göze geldik. "<strong><em>Aaa şey, ben sizi tek kişi sandıydım da ondan kem küm...</em></strong>" diyip, bir bira daha getirmeye gitti.<br /><br />Bu nasıl bir saçmalık? Ben iki bira istediğim için alaylı bir muamele görüyorum, yandaki Rus tabağına on beş yumurta alıp, on dördünü tabağında bırakabiliyor.<br /><br />Neymiş, onların yaptığı gibi bağırmak çağırmak lazımmış. Rica etmek, sökmüyormuş.<br /><br />Diyeceğim şu, biz hep kendi milletimizi, "Türkler çingenelik yapar.." diye nitelendirir ya hani, çok yanlış. Antalya'ya uçak bileti dahil çok ucuz fiyatlarla gelen Rus ve Orta Doğu turistinin yanında, otellere fahiş fiyatlar ödeyerek gelen Türkler, son derece kalbur üstü kalıyor.<br /><br />Ama, gelin görün ki, havuza beyaz donla atlayan adam Türk olsaydı, ona yapılmadık kalmazdı. Ama turist birisi beyaz donla havuza girince, çıt yok kimseden. Neden?<br /><br />Biz daha adam olmayız.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-32443044908236942302008-07-24T09:42:00.004+03:002008-07-24T09:49:08.525+03:00Sahilde Dev Lipton Ice Tea<a href="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIgluQFWFxI/AAAAAAAAAzU/j98cCaatBD8/s1600-h/DSCF2075.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226468844085057298" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIgluQFWFxI/AAAAAAAAAzU/j98cCaatBD8/s200/DSCF2075.jpg" border="0" /></a>Antalya sahillerinde dev bir Lipton Ice Tea var. Plajda sürekli serinlemek isteyeceğimizi düşünmüşler herhalde.<br /><br /><div><p><a href="http://bp0.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIgk3NZOGDI/AAAAAAAAAzM/tAl1UPnn0MU/s1600-h/DSCF2075.jpg"></a>Güzel bir uygulama olmuş. Biraz uzaktan bakınca gerçekten canı çekiyor insanın! Peki, ben bu resme bakıp koşarak Ice Tea almaya gider miyim? Gitmem. Koca bir bardak ayran veya taze meyve suyu içerim. Katkılı yahu bu tip ürünler!</p><a href="http://bp3.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIgkyrEPY4I/AAAAAAAAAzE/NPqX9FbjXBM/s1600-h/DSCF2074.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5226467820536030082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 240px; CURSOR: hand; HEIGHT: 169px; TEXT-ALIGN: center" height="169" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIgkyrEPY4I/AAAAAAAAAzE/NPqX9FbjXBM/s320/DSCF2074.jpg" width="264" border="0" /></a></div>Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-74678977866240230242008-07-23T08:25:00.009+03:002008-07-23T09:59:37.102+03:00Kekova Tekne Turu<strong>Olympos</strong>'tan <strong>Kekova'</strong>ya tekne turu imkanı varmış.<br /><br />Kişi başı 40 YTL. Sabah 9'da bir dolmuş sizi alıp <strong>karayoluyla Kekova'ya götürüyor</strong>. Limandan tekne turuna çıkıyorsunuz. Depremden geriye kalan batık kalıntılar, şahane <strong>Kekova koyları</strong>, Türk yemeklerinden oluşan süper bir öğle yemeği, gene koyları ziyaret, <strong>Kaleköy</strong> turu, Kekova'ya dönüş.<br /><br />Olimpos'a dönmeden önce karayolundan yine, Simena Antik Kenti'ni ve Noel Baba olarak bilinen Sn. Nicholas kilisesini gezme imkanı buluyorsunuz. Hepsi 40 YTL. Gezi için harika bir fırsat.<br /><br />Not: Ören yerlerine, eğer öğrenci kartınız varsa, ücretsiz olarak girebiliyorsunuz. Yüksek lisans da olsa, hâlâ öğrenci olmak harika bir duygu :)<br /><strong></strong><br /><strong>Kekova </strong><br /><br />Olimpos'tan Kekova'ya gidiş yolu biraz virajlı da olsa, manzara çok güzel. Kekova'ya inince biraz başınız dönüyor o kadar. Kekova'da yaşı kadınlar takı ve baharat satıyorlar. Koylarda durduğunuzda sandalla yaklaşıp birşey almak isteyip istemediğinizi soruyorlar. Biz, adaçayı ve keçiboynuzu aldık.<br /><br />Gezi teknelerinin alt kısmında bir bölümü camlı yapmışlar. <a href="http://www.demrediving.com/index.php?mid=56">Depremle batık haline gelen kalıntıları </a>bu tekneler sayesinde yakından inceleyebiliyorsunuz.<br /><strong></strong><br /><a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225941913819237250"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZGe34FS4I/AAAAAAAAAmQ/5JKetKx3msc/s144/DSCF1719.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225941916265885682"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIZGfA_aL_I/AAAAAAAAAmY/kOE74eFyyd8/s144/DSCF1720.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942099472184354"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIZGprfMdCI/AAAAAAAAAmw/6E39y9iS4w0/s144/DSCF1721.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226086027020581378"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIbJjXYxugI/AAAAAAAAAwI/sD_SfpBZq_s/s144/DSCF1726.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942099453511330"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIZGpravhqI/AAAAAAAAAm4/eWP1PgTbXi8/s144/DSCF1723.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942403705590498"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIZG7Y2F0uI/AAAAAAAAAnQ/TL2hNIcn49s/s144/DSCF1725.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226086029178562306"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIbJjfbR5wI/AAAAAAAAAwQ/ZZpXY3jyMDo/s144/DSCF1742.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942632216376850"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIZHIsHTthI/AAAAAAAAAn4/-0EhnDPsrlE/s144/DSCF1739.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942635655024146"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZHI47JThI/AAAAAAAAAoA/oXjAeAzqiNs/s144/DSCF1740.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942639612588802"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZHJHqs8wI/AAAAAAAAAoI/3Kqp9a7A9K4/s144/DSCF1741.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942400713541762"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIZG7NsuyII/AAAAAAAAAnI/Y5mBHjgxskk/s144/DSCF1724.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942406592800898"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIZG7jmdKII/AAAAAAAAAnY/Juvl19eB4j4/s144/DSCF1728.jpg" /></a><br /><br /><strong>Kaleköy</strong><br /><br />Kaleköy tarih kokan bir yer. Yukarı doğru uzanan köyün basamakları kimbilir kaçbin yıllık. Vardığımız saatte tam öğle sıcağı olduğundan Kale'ye çıkamadık zira başım ağrımaya başlamıştı. Uzaktan fotoğraflamakla yetindik Kale'yi.<br /><br />Kaleköy'de, çok güzel örtüler satan şirin bir dükkan bile mevcut. Köy kadınları, her zamanki gibi yerel tatları satarak gelir elde ediyor.<br /><br /><a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942623920959586"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIZHINNhsGI/AAAAAAAAAno/Y6-frmuTq_o/s144/DSCF1730.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942630602563154"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZHImGi3lI/AAAAAAAAAnw/a1-jDYJ_l88/s144/DSCF1732.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085259096684290"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIbI2qpc9wI/AAAAAAAAAuI/1PheVVIlnaM/s144/DSCF1785.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5225942417401191218"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZG8L3YGzI/AAAAAAAAAng/T3K24zGzDBU/s144/DSCF1729.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085265002859298"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIbI3ApmCyI/AAAAAAAAAuQ/XnczDPS8PHM/s144/DSCF1801.jpg" /></a><br /><br /><strong>Simena / Demre </strong><br /><p>Simena antik kenti görülmeye değer. VIP koltukları bile bulunan bir antik tiyatrosu var. Dördüncü fotoğraftakiler, zamanının sahne önündeki VIP koltukları. Harika!<br /><br /><a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085537292892418"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIbJG3AmOQI/AAAAAAAAAvI/nummGeWrH7k/s144/DSCF1862.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085270342921970"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIbI3Uiw7vI/AAAAAAAAAuo/od_IVlmfBn0/s144/DSCF1810.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085534379085922"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIbJGsJ5EGI/AAAAAAAAAuw/cY1ravYHeKg/s144/DSCF1827.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085537934510738"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIbJG5ZkipI/AAAAAAAAAvA/e5Rfj5-h9Hw/s144/DSCF1850.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085268661273266"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIbI3OR1ArI/AAAAAAAAAuY/Wye1HQlh7Hs/s144/DSCF1808.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085535660222386"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIbJGw7Vp7I/AAAAAAAAAu4/5Mi7OOmq-pM/s144/DSCF1837.jpg" /></a><br /><br /><strong>Sn. Nicholas / Noel Baba Kilisesi / Demre </strong></p>Noel Baba olarak bilinen Sn. Nicholas kilisesinden kareler. Duvarlardaki kabartmalar çok ilgimi çekti. Kilise halen restorasyon halinde. <a href="http://www.kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF1AD8E71A9A9C2925BFC39FECE206F9A6">Detaylı bilgi almak için tıklayın.</a><br /><br /><a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085538311503346"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIbJG6zc_fI/AAAAAAAAAvQ/HnYVoauBrZw/s144/DSCF1874.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085754750640434"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIbJThGkITI/AAAAAAAAAvc/2z0mUDao9wQ/s144/DSCF1875.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085765995989090"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIbJUK_qiGI/AAAAAAAAAvk/9NS4gHTbKuc/s144/DSCF1876.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085792589878114"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIbJVuEJE2I/AAAAAAAAAv0/X_IzFaLcVxs/s144/DSCF1891.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085791277439570"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIbJVpLO2lI/AAAAAAAAAvs/MCiFQH3L76A/s144/DSCF1877.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/KekovaKalekYKumlucaDemre/photo?authkey=5y4qF8ZLre0#5226085790036826674"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIbJVkjcmjI/AAAAAAAAAv8/UHFGeEd0mos/s144/DSCF1892.jpg" /></a>Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-65299363680643010012008-07-23T08:25:00.005+03:002008-07-23T08:49:08.139+03:00Olympos ve Sheriff PansiyonTatil güzel bi' şey. Tatilin dört gününü Olimpos'ta geçirmek daha güzel, Olimpos'ta geçirilen günleri Şerif Pansiyon'da geçirmek de güzelmiş, onu gördük.<br /><br /><strong>Olympos</strong><br /><br />Geçtiğimiz Cuma akşamı <strong>Kamil Koç'un Rahat Hat</strong> seferlerinden birinde yerimizi aldık. Sezonda Antalya'ya uçak bileti ayarlamak çok zor. Bulabildiğinizdeyse, fiyatlar 250 ytl'ye kadar çıkabiliyor. Biz 45'er YTL vererek Rahat Hat'ta gitmeyi tercih ettik.<br /><br />Kamil Koç Rahat Hat gerçekten çok başarılı. Kocaman koltuklar var, bacağınızı toplayıp mışıl mışıl uyuyabiliyorsunuz. Sürekli olarak da çay, kahve, dardanel sandwich'ler ve çeşitli abur-cuburlar dağıtılıyor.<br /><br />Cumartesi sabahı <strong>Antalya Otogar</strong>'da gözümüzü açtık. Şehre hiç karışmadan, <strong>Olimpos kavşağından geçen KUMLUCA dolmuşlarına</strong> bindik.<br />Antalya çok sıcak olduğundan en ufak dolmuşta bile klima var. Yolculuklar çok rahat geçiyor bu sayede. Yaklaşık bir buçuk saatle Olympos kavşağına varmıştık. Kavşaktaki Olympos gözlemecide yayık ayranı içerken Olympos'a inen dolmuşlar geldi. Bir grup Japonla beraber Olympos'a indik.<br /><br /><strong>Sheriff</strong><br /><br />Olimpos'ta kalmak için <strong>Şerif pansiyonu</strong> seçmiştik. Gittiğimizde odalar hazır değildi, zira erken bir saatte varmıştık. Biz kahvaltı ederken bungalowumuz hazırlanmış, 10.30 gibi odaya girdik. Akabinde derhal hazırlandık ve şahane denize gittik.<br /><br />Şerif'te verilen kahvaltılar biraz az doyurucu da olsa, akşam yemekleri mükemmeldi. Izgara çipura bile yedik.<br /><br />Akşam yemeğinden sonra, İzmir'den yanımızda getirdiğimiz vodkamızı ve şarabımızı alıp sahile indik, sahil bomboşken orada içmenin keyfi bambaşka. Döndüğümüzde, pansiyonda canlı müzik çalan gruplar iyiydi, dışarıya gitmemize gerek kalmadı.<br /><br />Çıkışta "Guest Book" bile doldurduk. Fotoğraflarda..<br /><br />Çok eğlenceli ve dinlendirici, dolu dolu dört gün geçirdik Olimpos'ta. İşte size tanrıların şehrinden birkaç fotoğraf:<br /><br /><a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940356423340594"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIZFEOH90jI/AAAAAAAAAkE/KKtRzRf6SU8/s144/DSCF1564.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940356079215026"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIZFEM164bI/AAAAAAAAAkU/5Bf7P4CR7uo/s144/DSCF1569.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940356727639122"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIZFEPQhDFI/AAAAAAAAAkc/M0Oa1Y03k1g/s144/DSCF1586.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940695388638754"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZFX83lziI/AAAAAAAAAkk/iBk2JLiSiYk/s144/DSCF1587.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940698290517794"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZFYHrc9yI/AAAAAAAAAks/0C0uMIu51f4/s144/DSCF1588.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940697529487858"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZFYE2AkfI/AAAAAAAAAk0/fu_Z7omnUBU/s144/DSCF1589.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940700612929762"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIZFYQVKKOI/AAAAAAAAAk8/c2zzoRlD67A/s144/DSCF1590.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940961520325970"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIZFncSVFVI/AAAAAAAAAlM/C4NGhnUi-v0/s144/DSCF1593.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940966606938290"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIZFnvPEoLI/AAAAAAAAAlU/bgECjz8J7dw/s144/DSCF1636.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940967923438690"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIZFn0I81GI/AAAAAAAAAlc/LWC1asCS_xk/s144/DSCF1662.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940975338682642"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZFoPw4eRI/AAAAAAAAAlk/fWmeLhQ9yU4/s144/DSCF1663.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940978974560162"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZFodTvj6I/AAAAAAAAAls/-VysvCHfRz0/s144/DSCF1674.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225941915960204242"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIZGe_2h29I/AAAAAAAAAmA/6k--OyPlcQg/s144/DSCF1701.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225940707334226786"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIZFYpXpA2I/AAAAAAAAArg/egskB1Kwn5Y/s144/DSCF1592.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5225941913179822834"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIZGe1fomvI/AAAAAAAAAmI/TS_5uYK02vI/s144/DSCF1713.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074033413531138"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIa-pPuBpgI/AAAAAAAAAoo/h_E5sVSWFls/s144/DSCF1905.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074035796095922"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIa-pYmEs7I/AAAAAAAAAow/Tigu0-JZUK0/s144/DSCF1904.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074036824571698"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIa-pcbR_zI/AAAAAAAAAo4/94NLeXwHGKA/s144/DSCF1903.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074041498789874"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIa-pt1s5_I/AAAAAAAAApA/AhSpgGOWD-M/s144/DSCF1902.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074038371529506"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIa-piMGsyI/AAAAAAAAApI/7oq_uVd2qE0/s144/DSCF1901.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074233158810898"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIa-031AvRI/AAAAAAAAApQ/ewrJGL6u0cc/s144/DSCF1900.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074232789366866"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIa-02c7eFI/AAAAAAAAApY/W1_s_wEd8kU/s144/DSCF1899.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074236341201186"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIa-1DrwKSI/AAAAAAAAApg/P0E4NCvNPzg/s144/DSCF1896.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074236786756258"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIa-1FV-yqI/AAAAAAAAApo/o9OzcMxv2Xk/s144/DSCF1895.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074621627191522"><img src="http://lh5.ggpht.com/irazcablog/SIa_Le_F0OI/AAAAAAAAAp4/avG-w0fCCCA/s144/DSCF1700.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074621462397474"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIa_LeXzQiI/AAAAAAAAAqI/LgT35qMMLlU/s144/DSCF1697.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074624783534050"><img src="http://lh4.ggpht.com/irazcablog/SIa_Lqvnx-I/AAAAAAAAAqQ/FwkYZzKVuOw/s144/DSCF1696.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074882352506898"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIa_aqQ2aBI/AAAAAAAAAqg/Gcs-BaQEyPE/s144/DSCF1600.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074885704518242"></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074887492304258"><img src="http://lh3.ggpht.com/irazcablog/SIa_a9aRfYI/AAAAAAAAAqw/Fg133p6V0oM/s144/DSCF1590.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074885968920498"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIa_a3vEf7I/AAAAAAAAAq4/06JTViDmqzo/s144/DSCF1657.jpg" /></a> <a href="http://picasaweb.google.com/irazcablog/OlymposVeSheriffPansiyon/photo?authkey=-bjvYqIxL3Y#5226074891963328706"><img src="http://lh6.ggpht.com/irazcablog/SIa_bOEP6MI/AAAAAAAAArA/vcLQyDkxTHk/s144/DSCF1570.jpg" /></a><br /><br />Not: Olimpos, hafızalarımızdaki eski "Olimpos" olmaktan çıkmış. Eskiden arabalı kimse görmezken, artık küçücük yerde arabayla piyasa yapan zibidileri görmek; elinde karpuzu dolmasıyla denize gelen aileler, çoluk çocuk gelen insanlar... hepsi mümkün.<br /><br />Eskiden Olimpos, "backpacker" diyarıydı, bunların izine rastlanmazdı. Şu anda o kadar kalabalık ki, ne akşam ne sabah, yolları boş denk getirip, kareye insanlar sızmadan fotoğraf çekemedim. Napalım, buna da şükür!<br /><br />Yani Olimpos'a vahşi doğa yaşamak istiyorsanız, artık gitmeyin. Yerine, <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kabak+koyu">Kabak Koyu</a>'nu veya <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kelebek+vadisi">Kelebekler Vadisi</a>'ni tercih edin. Ha, bungalowlarda kalayım yeter, deniz de güzel olsun diyorsanız, yine de birçok yerden güzel Olimpos.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-47964389283013213532008-07-21T11:05:00.001+03:002008-07-21T11:11:47.572+03:00Tatilden Dönüş - Olympos - Kekova - Antalya<a href="http://bp0.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIREFgh47ZI/AAAAAAAAAjY/p2Wjdaw0ZAo/s1600-h/porto-bello-hotel-antalya.jpg"><strong><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5225376329078730130" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" height="213" alt="porto bello otel resort antalya" src="http://bp0.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SIREFgh47ZI/AAAAAAAAAjY/p2Wjdaw0ZAo/s400/porto-bello-hotel-antalya.jpg" width="286" border="0" /></strong></a><strong> Tatile/Balayına</strong> çıkacağımdan <a href="http://irazca.blogspot.com/2008/07/tatil-zaman-ver-elini-olympos-antalya.html">bir önceki yazımda bahsetmiştim</a>. Harikaydı!<br /><br />Üniversite üçüncü sınıftan bu yana, 9 gün aralıksız tatil yapmamıştım. Üç-dört günlük kaçamaklarımız olmuştu tabi ama biliyorsunuz, <strong>çalışan insanın tatile zaman ayırması çok zor.<br /></strong><br />Ben, işe öğrenciyken girdiğimden dolayı adam akıllı bir tatil yapamamıştım. 1. - 2. sınıflardayken tüm yazı tatilde geçirmeye alışan biri için, iş hayatı ve iş hayatının beraberinde gelen tatile çıkamama sendromu biraz zor geliyor.<br /><br />Neyse, balayı bahanesiyle Erhan'la beraber <strong>bolca dinlendik, gezdik, içtik, sızdık</strong>...<br />Bir sene içerisinde yapmaya fırsat bulamadığımız her şeye elimizi attık.<br /><br /><strong><em>Olympos</em></strong>'ta tanrıları selamladık, <strong><em>Kekova</em></strong>'da batan kenti gördük, <strong><em>Antalya</em></strong>'da eğlendik, <strong><em>Kaleiçi</em></strong>'nde gezdik...<br /><br /><strong>Fazlası, yaşadıklarımız, ve bir sürü fotoğraf, sonraki yazılarımda.<br /></strong><br />Takip etmek için, <a href="http://feeds.feedburner.com/Iraz">RSS okuyucunuzla abone olmayı ihmal etmeyin</a>!Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-86116915921812375202008-07-11T10:29:00.003+03:002008-07-11T10:39:57.265+03:00Tatil Zamanı - Ver elini Olympos - Antalya<a href="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SHcKlxuZkBI/AAAAAAAAAiQ/kgff3KbMzWg/s1600-h/olympos.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5221653937078767634" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SHcKlxuZkBI/AAAAAAAAAiQ/kgff3KbMzWg/s400/olympos.jpg" border="0" /></a> Sonunda tatile çıkıyoruz.<br /><br />Benim gibi bordrolu çalışanlar, on günlük bir tatilin, senede bir kez yapılsa bile, ne kadar önemli ve kutsal bir şey olduğunu anlayacaktır. Yazları 2 ay tatil yapan öğrenci milleti anlayamaz beni, çocuğum siz okumayın bu gönderiyi! :)<br /><br />Geçen seneki tatilimizde <a href="http://irazca.blogspot.com/2007/09/tatilden-dnmek-dalyana-yle-bir-tepeden.html"><strong>Dalyan'a gitmiştik</strong></a>. Bu sene, her ne kadar aklım <a href="http://www.captains-travel.com/coban.htm"><strong>Akyaka</strong></a> ve <a href="http://www.datcarehber.com/"><strong>Datça</strong></a>'da kaldıysa da, zaman kısıtından ve bohemliğe olan açlığımızdan dolayı <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=olympos"><strong>Olimpos</strong></a> ve <a href="http://www.antalya.gen.tr/"><strong>Antalya</strong></a>'yı seçtik.<br /><br />Antalya'yı herkes biliyor da, Olimpos'u bilmeyenler için kısa bir açıklama getireyim. Olimpos, Antalya yakınlarında şirin mi şirin bir tatil yeri/"tatil" <strong><em>köy</em></strong>ü. Dağ tepe aşılarak gelinebilen bu yer, medeniyetten alabildiğine uzak ve ağaç evleri/bungalowlarıyla meşhur.<br /><br />Cep telefonu sesi duymadan, genç bir atmosferde, çayır çimen yaşayıp, içip, oksijen sarhoşu olmak için ideal bir yer. En azından geçmişte öyleydi. Şimdi, genç tikilerimiz ve piyasa oğlanlarımız tarafından "bohemlik" adı altında marka yarışı yapılsa da, halen, etrafa göre, bakir kalmış bir yer <strong>Olympos</strong>.<br /><br />Olimpos'a en son 2006'da gitmiştik, sadece haftasonu için ve <a href="http://www.olymposturkmentreehouses.com/"><strong>Türkmen</strong></a>'de kalmıştık. Bu seneyse, Olimpos'ta tam <em>dört gün</em> geçireceğiz. Bu sene, <a href="http://www.olympospansiyon.com/"><strong>Şerif</strong></a>'i tercih ettik. Tecrübelerimizi dönünce yazacağım. Gerçi, evvelsi gün Erhan'ı arayıp, Erhan cevaplamayınca bizim rezervasyonumuzu iptal etmişler (!! nasıl yani!) ama sonradan Erhan'ın sinirinin havaya zıplamasıyla sorun çözüldü.<br /><br />Olympos insanları işte, toplantıya girip telefon açamamak gibi bir ihtimal akıllarına gelmiyor!<br /><br />Olympos sonrasındaysa, bohemliğin tam aksine, lüks bir dokunuşla tatilimizi "<strong>balayı</strong>" kisvesi altında sonlandırmak için Antalya merkeze geçeceğiz. Konyaaltı'nda güzel bir otel, herşey dahil, havuzdur jakuzidir falan. Eh, bohemlikte bir yere kadar değil mi?<br /><br />Böylece, lise yıllarımda çok kısa da olsa yaşadığım kente, Antalya'ya kavuşma fırsatı bulacağım. Birkaç dost görmeyi ve o tropik sıcağı yaşamayı özledim diyebilirim.<br /><br />10 gün sonra görüşmek üzere!!<br />Buraları boşta bırakmayın :)Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-50512090761999926852008-07-10T14:33:00.008+03:002008-07-11T14:53:53.824+03:00En Tehlikeli Silah: Din!<a href="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SHdF5fwHztI/AAAAAAAAAiw/m-k-Wx6vCFM/s1600-h/bible.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5221719147037576914" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SHdF5fwHztI/AAAAAAAAAiw/m-k-Wx6vCFM/s400/bible.jpg" border="0" /></a>İnsanlar düşüncelerinde ve hayatında birçok şeyin eksikliğini, başka bir kavram veya insan doldurur. Alkolikler alkolü bırakırken sigarayı artırır, sigara içenler sigarayı bırakma esnasında aşırı yemek yemeğe başlar. Sevgilisi tarafından terk edilenler çareyi arkadaşlarıyla vakit geçirmekte bulur. Babasını kaybedenler, annesine dört elle sarılır. Çocuğundan uzak olan, kocasına bağlanır. Okuldan atılan, ticarete atılır, araba kullanamayanlar spora başlar – bu sürüp giden bir döngüdür.<br /><br /><strong>İnsan bünyesinden bir şeyi eksilttiğiniz zaman, yerine mutlaka başka bir şey koyarsınız</strong>. İnsanın bünyesi böyle işler çünkü.<br /><br />Peki ya din ve inançlar? Din, ruhumuzun uyuşturucusudur. Bu hayattan kaçışımız, anlatamadıklarımızın cevabıdır. Sığınılandır. X ya da Y dini fark etmez, kendi egoistliğimizdir dini inanç. Günah çıkarma, oruç tutma, ibadetler... Hepsi, bir yerde, yapılan kötülükleri unutturmak veya mutlu bir “ölümden sonraki hayat sağlamaktır”, bence.<br /><br />Annemi kaybettiğimden beri sonsuz dualar ediyorum. Onun ne olduğunu bilmediğimden, din dışında başka bir kavramla açıklayamadığımdan, bildiğim tek şeyle avutuyorum kendimi; duayla!<br /><br />Görünüyor ki, insan hayatında dine eşdeğer, onun tam anlamıyla yerini doldurup, ayrılmamızı sağlayabilecek başka bir kavram yok gibi bir şey.<br /><br />Ben inançlıyımdır, dinimi bırakmaya çalışmıyorum zaten.<br /><br />Neden anlattım bunları?<br /><br />Bugünlerde, dini sadece “inanç aracı” olarak kullanmayıp, onu politik bir sembol haline getiren ve bunu yaparken de böyle yaptığını inkâr eden insanlarla doldu etrafım.<br /><a href="http://bp0.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SHdGoycwmiI/AAAAAAAAAi4/6WFj8ejxqd0/s1600-h/bible_collection.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5221719959510489634" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SHdGoycwmiI/AAAAAAAAAi4/6WFj8ejxqd0/s400/bible_collection.jpg" border="0" /></a>Aycan isimli hanım bir kızla tanışmıştım, kendisi, dininin ödevlerini tam olarak yerine getiren birisi – örtülü, türbanlı ya da her neliyse. Ben askılı bluzla gezmeyi seviyorsam, o da örtülü gezmeyi seviyor, buraya kadar her şey normal. Sorun, bu insanların anlayış/iletişim problemlerinde.<br /><br />Bir gün okulda karşılaştığımızda, neden kapalı olduğunu sordum. Dininin, <em>erkek bulunan ortamlarda bunu gerektirdiğini</em> söyledi.<br /><br /><strong>Haklı, doğru</strong>. Peki o zaman neden bu kadar ağır bir makyajla, iddialı kıyafetle baş örtüsünü kullandığını sordum.<br />“<em>Sana düşmez, benim dinim böyle...</em>” diye başlayan bir sürü cümle kurdu. Cümlelerin her birinde saldırganlığı hissettim. Durdum. “Sen,” dedim. Baş örtüne laf uzatanlardan hep “<em>onlar bizi aşşağılıyor, bizle örümcek diye dalga geçiyorlar, bu ülkede onlar varsa biz de varız</em>” söylemlerini dile getirirken çok rahattın, neden birisi senin inancına dair sorular sorduğunda saldırganlaşıyorsun, dedim.<br /><br />Daha da saldırganlaştı. Yanlış anlaşılmasın, gayet bir sohbet ortamıydı ama cümlelerin her birindeki iğnelemeleri ve alaycılığı sezebilecek bir eğitim aldım. Konuşmaya devam etmek istemedim. Zira, <strong>en son istediğim şey birileriyle düşüncelerden bahsederken kavga etmek – ne kadar ilkel!<br /></strong><br />Demek istediğim şu. Aycan dininin gerektirdiği gibi yaşamak isteyen ama bu noktada, “seviyeli” olarak görüştüğü erkek arkadaşlarından, topuklu ayakkabılarından, makyajından vazgeçmeyen birisi. Onun tercihi deyip geçmek isterdim ama, o benim tercihlerime bu kadar ağır yorumlar yaparken, <strong>bunları düşünmeden geçemedim.</strong><br /><br />Geleceğim nokta şu, Aycan için din öyle bir yerdeki, inandığı kavramı sorgulayıp, mantık çerçevesine oturtmak istemeniz bile onu rahatsız ediyor. Ona göre sorgulanmaz bu. Şu an kendine model aldığı figürler, ona bunu öğretiyor. Dinin yerine konabilecek başka bir kavram yok hayatında, öğrenmesi için de vakit çok geç.<br /><br />Yazının başında dediğim gibi. Esasında ben de Aycan kadar dinime bağlıyım. Dua ederim, dinin ön gördüğü düsturlar benim için önemlidir – aslında bu kavramlar tüm dünya için de önemli değil mi: <strong>doğruluk, dürüstlük, onur</strong>...<br />Aycan’ın farkında olmadığıysa, <strong>onun bu masum inancının nasıl sömürüldüğü. </strong><br /><br />İnanç kisvesi altında, onun tertemiz inançlarından, yukarıdaki birilerinin deli gibi ceplerine para indirdiği, ailesine yatırım yaptığı, kendini garantilerken ülkesini zerre kadar düşünmediği.<br /><br />Bence yazık oluyor. Onlarca masum insan, inançları için birşeyler yaptıklarını düşünürken, aslında din düsturlarına en aykırı davrananların cebine sermaye oluyor.<br /><br /><strong>Esas günâh, bence burada başlıyor.</strong>Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-40054376494659366532008-07-09T08:45:00.004+03:002008-07-09T08:58:27.276+03:00Bornova'da Bir Simitçi<a href="http://www.deviantart.com/deviation/11194846/"><img src="http://tn3-2.deviantart.com/fs5/300W/i/2004/280/4/b/Breakfast_in_Istanbul_by_yarasa.jpg" align="left" /></a> Bazı sabahlar evden kahvaltı edemeden/yanıma kahvaltılık bir şeyler alamadan apart topar çıkıyorum evden. Böyle günlerde, Bornova Meydan'da duran ve simitlerine bayıldığım amcaya koşuyorum servise binmeden önce.<br /><br />Ben işe ilk girdiğimden beri (yaklaşık 2 buçuk senedir) amca meydanda aynı yerinde durur. Bazı sabahlar ondan simit alırım, bazı sabahlar sadece selamlaşırız. "Simit Dünyası", "Simit Evi" gibi şeyler de var yolumun üstünde ama ben nedense amcanın simitlerinin tadına bayılıyorum.<br /><br />Birkaç gün önce yine servise koştururken durdum amcanın önünde, kendime çıtır bir simit seçmeye çalışaraktan. Amca birden bana dönüp, "<strong><em>tekstil sektöründe mi çalışıyosun sen?</em></strong>", dedi. Anlık bir şaşkınlık sonrasında, "<strong><em>Yok amca, ben teknoloji sektöründe çalışıyorum</em></strong>", dedim.<br /><br />"<strong><em>Benim kız tekstilci, moda tasarımı okudu, şimdi ona iş bakıyoruz da, o yüzden sordum, İzmir piyasası kötü ne yapacağımızı şaşırdık</em></strong>", dedi.<br /><br />Acelem vardı, servise yetişmek için fazla konuşamadım ama yolda kafamda düşünüp durdum -- simit satan mazbut amcayı, moda tasarımcısı kızını, tasarım okumuş birisinin İzmir'de iş bulmada zorlanmasını...<br /><br />Hayat bu aralar gerçekten zorlaştı galiba.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-3071548540016813842008-07-08T10:33:00.004+03:002008-07-09T10:20:09.659+03:00Evlendik !<a href="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SHMYDrYzifI/AAAAAAAAAhw/eVPhITdceqU/s1600-h/gelin-cicegi.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220542844517976562" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SHMYDrYzifI/AAAAAAAAAhw/eVPhITdceqU/s400/gelin-cicegi.jpg" border="0" /></a> Hazırlıklar, gelinlik, damatlık, gelin çiçeği, kuaför, makyaj, gelin arabası, fotoğrafçı, akraba, eş-dost, davetiye ve mobilyaydı; şuydu buydu derken, sonunda tam resmiyetle evlendik.<br /><br />Kimileri için pek bir zevkle geçen düğün konsepti, benim açımdan tam bir formaliteydi ancak öyle olmasına rağmen benim için zor bir geceydi. Onlarca insanı delicesine öpmek, tebrik edilmek, kuaförde saatler geçirmek, cebren ve hile ile pisttle "ayı oynatılır gibi" oynatılmak... Kolay değil, elbette.<br /><br />Ama zevkli şeyler de oldu. Düğün sebebiyle, çook uzun zamandır görmediğim dostlarımı ve sevdiklerimi gördüm, çok kısıtlı da olsa onlarla vakit geçirebildim. Yıllardır göremediklerimle böyle bir günde karşılaşmak çok garip oldu.<br /><br />Erhan'ın en iyi arkadaşı "düğün/gelin arabası" oldu ve biz düğünümüzün olduğu mekana elektro gitar soloları dinleyip, votkaları kafaya yuvarlayarak gittik. Kafamız bi dünya olunca, nerede olduğumuzu bilmeden deli gibi eğlendik.<br /><br />Şöyle bir adet varmış -- normalde, gelin, "kız evi"nden çıkarken, çeyiz sandığına aileden biri oturur, bahşiş alana dek de kalkmazmış. Pek hoşuma gittiydi bu iş benim de, çeyiz sandığım olmadığından kelli, düğün mekanına gelince arabadan inmedim ben de! :)<br /><br />Düğün kısmında, "ayı oynatılır gibi oynatılma" kısmı, Erhan ve ben için pek eziyetli olduysa da, alkolümüzdeki kan miktarı hızla azaldığından, kendimizi, birtakım akraba karşısında "haydee haydee - haydeeeeee" diye hoplayıp, halaya girerken bulduk.<br /><br />Neyse, kısa bir soru-cevap faslı yapacak olursam, düğünün bilançosu şu şekildeydi:<br /><br /><strong>-Zevkli miydi?</strong><br /><em>-Alkollüyken evet.</em><br /><br /><strong>-Bir daha yapar mıyım?</strong><br /><em>-Aman diyim. Kafam tokalardan ağırlaşmıştı.</em><br /><br /><strong>-Gelin arabasında metal dinleyerek gitmek nasıl bir duygu?</strong><br /><em>-Eşsiz. Lojistik desteği için Serhat'a çok teşekkürler.</em><br /><br /><strong>-Yorucu muydu?</strong><br /><em>-Geberdim üzerinize afiyet. 452 tane yanağı, iki tur öpmek pek zor. İnsanlardan tiksindim.</em><br /><br /><strong>-O değil de, düğün pastası kesiliyo ya hani -- gerçek mi o?</strong><br /><em>-Hayır değil. Bildiğin maket ama en üstü gerçek. İşin bitince adamlar kucaklayıp götürüyo onu.</em><br /><br /><strong>-Konvoya çıktınız mı?</strong><br /><em>-Hayır. Düğün çıkışında arkadaşlarla içmeye gittik. Arabada çekilen videolardan halimizin bi dünya olduğu görülüyor zaten.</em><br /><br /><strong>-Gelinlik damatlık falan masraflı işler diyolar, sen ne düşünüyosun?</strong><br /><em>-Valla ben gelinliğimi </em><a href="http://www.ebay.co.uk/"><em>ebay</em></a><em>'den aldım, fıstık gibi de oldu. Pek ucuz. Ebay - her genç kızın rüyası!</em><br /><br /><strong>-E hala niye burdasın, ne zaman tatil?</strong><br /><em>-E yavrum ben bir beyaz yakalıyım. İzne ancak Cuma günü çıkabiliyorum. Sonra ver elini Olimpos, Antalya!</em>Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-77939200384391562982008-07-03T13:29:00.000+03:002008-07-03T13:31:56.745+03:00Persepolis (2007)<a href="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGyoB3A52PI/AAAAAAAAAhY/mwrscJgvcZE/s1600-h/persepolis2.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218730818116638962" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGyoB3A52PI/AAAAAAAAAhY/mwrscJgvcZE/s400/persepolis2.JPG" border="0" /></a>Uzun süredir arşivde biriktirdiğim filmleri, bu hengâmede bile, zaman buldukça izlemeye çalışıyorum. <a href="http://www.imdb.com/title/tt0808417/"><strong><em>Persepolis</em></strong></a>'te uzun zamandır izlemek istediğim filmlerden biriydi.<br /><br />Fazla spoiler vermek istemiyorum ama söylemeden geçemeyeceğim, bu film dört dörtlük!! Şimdiye kadar izlediğim en <strong>ciddi </strong>animasyon -- bazı sahnelerde duygu yoğunluğundan içinizde bir şeylerin koptuğunu hissediyorsunuz. Üstelik bahsettiğim duygu yoğunluğu, ucuz filmlerde bulunan romantik unsurlar gibi değil, <strong>bir insan hayatının dramı</strong> sebep oluyor içinizin burkulmasına.<br /><br />Bir kız çocuğunun, devrim yıllarında yaşadıkları, ailesinin başından geçen talihsizlikler, devrimin getirdikleri/götürdükleri, yeni bir kültüre uyum, din sömürüsünün kokuşmuşluğu ve hayatın getirdiği tüm acımasızlıklar arasında yolunu bulan temiz bir ruhun öyküsü <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=persepolis"><strong><em>Persepolis</em></strong></a>.<br /><br /><a href="http://bp3.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGypdWSQ6MI/AAAAAAAAAho/GBKwBwQ6Js8/s1600-h/persepolis.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218732389879048386" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 207px; CURSOR: hand; HEIGHT: 279px" height="319" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGypdWSQ6MI/AAAAAAAAAho/GBKwBwQ6Js8/s400/persepolis.JPG" width="220" border="0" /></a>Çizgilerin bu kadar ciddileşebildiği, insana verdiği mesajların, bugünkü Türkiye ile karşılaştırıldığında tüylerini ürperten... Zaman zaman da kahkahalarla güldüren...<br /><p>Son derece deneysel, özenli ve bir o kadar da izlenesi. Seveceksiniz. </p><p>Sakın yanılıp da, "çizgi film yahu bu" muamelesi yapmayın bu filme.</p><p>Özellikle şu içinde bulunduğumuz günlerde izlemek gerek bu filmi. </p>Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-72236898407428161752008-07-02T09:40:00.002+03:002008-07-02T10:20:04.948+03:00Bikini Secme Rehberi / Bikini ModelleriYaz geldi. Bikini vakti. Vücudunuza uygun bir mayo seçmek isteyenler için kapsamlı bir rehber hazırlamışlar. <a href="http://lifestyle.msn.com/beautyandfashion/personalstyle/article.aspx?cp-documentid=7611415"><strong>Burayı</strong></a> inceleyerek, vücudunuza uygun olan modeller arasında karar verebilirsiniz.<br /><br />"Mayonuzun içinde nasıl daha zayıf görünürsünüz?", başlıklı süper bir inceleme de <a href="http://lifestyle.msn.com/beautyandfashion/personalstyle/staticslideshowoprah.aspx?cp-documentid=4950380&amp;imageindex=1"><strong>bu sayfalarda</strong></a>. Model seçiminin nasıl insanı daha şişman/zayıf gösterebileceğinin kanıtı.<br /><br />Linklerin içeriği İngilizce, ancak püf nokta sabit: Vücudunuzun hangi kısmı zayıf ve dikkat çekiciyse orayı öne çıkarmak! Üstü şişman olanlar dar altları, altı kilolu olanlar küçük üstleri, göbekliler tek parça mayoları tercih etmeli.<br /><br />Milletin ne düşündüğüne aldırmadan keyifle yüzmek isteyenlerse (ben gibi) istediği model bikiniyi alıp tatile gitsin! :)<br /><br />İşte size alternatifler:<br /><br /><a title="#" href="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_gozdebikinim_4e8bfb5.jpg" target="_blank" rel="attachment"><img class="attachment-" height="150" alt="gozde bikini modelleri" src="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_gozdebikinim_4e8bfb5.jpg" width="150" /></a> <a title="#" href="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_superbikinim_fb1cc89.jpg" target="_blank" rel="attachment"><img class="attachment-" height="150" alt="gozde bikini modelleri" src="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_superbikinim_fb1cc89.jpg" width="150" /></a> <a title="#" href="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_cokmodabikim_65c3b7a.jpg" target="_blank" rel="attachment"><img class="attachment-" height="150" alt="gozde bikini modelleri" src="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_cokmodabikim_65c3b7a.jpg" width="150" /></a> <a title="#" href="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_bikinimodelm_9608c1b.jpg" target="_blank" rel="attachment"><img class="attachment-" height="150" alt="gozde bikini modelleri" src="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_bikinimodelm_9608c1b.jpg" width="150" /></a> <a title="#" href="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_victoriassem_1a2e6e8.jpg" target="_blank" rel="attachment"><img class="attachment-" height="150" alt="gozde bikini modelleri" src="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_victoriassem_1a2e6e8.jpg" width="150" /></a> <a title="#" href="http://www.marksandspencer.com.tr/?1,1,7,39,388" target="_blank" rel="attachment"><img class="attachment-" height="150" alt="gozde bikini modelleri" src="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_yesilbikinim_8a316ae.jpg" width="150" /></a> <a title="#" href="http://www.marksandspencer.com.tr/?1,1,7,39,403" target="_blank" rel="attachment"><img class="attachment-" height="150" alt="gozde bikini modelleri" src="http://img32.picoodle.com/img/img32/4/7/1/f_saribikinimm_deeefb0.jpg" width="150" /></a><br /><br /><br />Beyaz Bikini: <a href="http://www.victoriassecret.com/"><strong>Victorias Secret</strong> </a><br />Yesil &amp; Sarı Bikini: <a href="http://www.marksandspencer.com.tr/"><strong>Marks &amp; Spencer</strong> </a>Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-29912793598519138542008-06-30T08:37:00.011+03:002008-06-30T08:57:55.644+03:00Çakıl Taşı Desenli Halılar<a href="http://bp0.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGhz7WNZhrI/AAAAAAAAAhQ/bzvve21gCD8/s1600-h/cakil-tasi-seklinde-hali.GIF"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217547631719974578" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 198px; CURSOR: hand; HEIGHT: 239px" height="239" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGhz7WNZhrI/AAAAAAAAAhQ/bzvve21gCD8/s400/cakil-tasi-seklinde-hali.GIF" width="210" border="0" /></a>Çakıl taşı desenli halılar yapmışlar. O kadar çok hoşuma gitti ki!!<br /><br />Sade ve beyaz ağırlıklı dekore edilmiş evler için ideal olsa gerek bu yol görünümlü halılar.<br /><br />İlk kez böyle bir halıyı Forum Bornova'daki <a href="http://www.pierrecardinhali.com/"><strong>Step</strong></a>'te gördük. İstediğimiz ölçüler için verilen fiyat orada yüksek olunca, ufak bir piyasa araştırması sonrasında, resimdeki halıyı <a href="http://www.pierrecardinhali.com/"><strong>Pierre Cardin</strong></a>'de bulduk.<br /><br /><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217546380600728018" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 191px; CURSOR: hand; HEIGHT: 253px" height="366" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGhyyhbU2dI/AAAAAAAAAhI/W-BvUi0Rz4A/s400/cakil-tasi-seklinde-hali-2.jpg" width="247" border="0" />Step'te gördüğümüzden farklı olarak, Pierre Cardin'deki modelde krem-kahve renkleri kullanılmıştı. Bizim evin koridorları de beyaz olduğundan ve koridorda olan tek eşyamız, yani ayakkabılığımız da kahverengi olunca, ve de en önemlisi halının fiyatı da daha uygun olunca, Pierre Cardin'in modelinde karar kıldık.<br /><br />Çok beğendik ve koridorlarımıza bu halıdan ısmarladık.<br /><br />Bence çok değişik, sizce?<br /><br />Not: Bu model taşlı halıları beğenenler, Step'i mutlaka ziyaret etmeli. Arnavut kaldırımı, taş yol ve çakış taşı gibi çok orjinal tasarımlar yapmışlar.<br /><br />Step, İzmir'de Forum Bornova'da. Diğer iller için bilgiyi <a href="http://www.stepcarpet.com/"><strong>web sitelerinden</strong></a> alabilirsiniz.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-88968412416678708722008-06-30T08:37:00.003+03:002008-06-30T08:39:21.558+03:00Ben nerde yanlış yaptımmm ??<p align="center"><a href="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGhxWbZ2ESI/AAAAAAAAAhA/030j87dGkq8/s1600-h/ben-nerde-yanlis-yaptim.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217544798435938594" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGhxWbZ2ESI/AAAAAAAAAhA/030j87dGkq8/s400/ben-nerde-yanlis-yaptim.jpg" border="0" /></a></p>Kayahan'ın şarkısı geldi aklıma, bu saf ördeği yolun ortasında görünce!Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-51982687061189094702008-06-27T16:06:00.003+03:002008-06-27T16:23:26.564+03:00Sailor Moon<a href="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGToIqiGeII/AAAAAAAAAg4/-bodgN9XcsY/s1600-h/sailor_moon.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216549503955794050" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGToIqiGeII/AAAAAAAAAg4/-bodgN9XcsY/s400/sailor_moon.jpg" border="0" /></a> Kaçınız izledi bilmiyorum ama ben çocukken Sailor Moon hayranıydım.<br /><br />Sailor Moon'u hiç kaçırmaz ve Sailor Moon kızlarını izlerken hayran hayran hülyalara dalardım.<br /><br />Büyüdüm, hâlâ Sailor Moon izliyorum. Ancak bu kez, "çizgi film" gözüyle değil de, "anime" gözüyle, içerisinde yer alan konulara ve eleştirilere dikkat kesilip, mitolojik olarak inceleyerek.<br /><br />Internetten sezon bölümlerine ulaşmak zor da olsa imkansız değil. Zira Sailor Moon, dünya çapında bu denli hayranı ve uğruna bu kadar çok kapsamlı web sitesi yapılmış nadir dizilerden birisi.<br /><br />Sailor Moon ile ilgili Türkçe kaynak arayanlar <a href="http://www.sailormoon.gen.tr/"><strong>bu siteyi</strong></a>, <a href="http://www.venus.gen.tr/"><strong>burayı</strong></a>, ve <a href="http://www.aysavascisi.com/"><strong>burayı</strong></a> ziyaret edebilir.<br /><br />"Ben İngilizce de kaplanım, groar!" diyenlereyse, öncelikli olarak <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Sailor_Moon"><strong>bu adresi</strong></a> ziyaret etmelerini öneriyorum.<br /><br />"<em><strong>Moon Prism Power</strong></em>!"Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-63759848805460063332008-06-27T09:09:00.004+03:002008-06-27T09:27:50.970+03:00Düğüne 8 gün kala!!<a href="http://bp3.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGSFF7uqQ_I/AAAAAAAAAgw/Z6or9bgisQA/s1600-h/dugun-nikah-hazirliklari.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216440605381116914" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGSFF7uqQ_I/AAAAAAAAAgw/Z6or9bgisQA/s400/dugun-nikah-hazirliklari.jpg" border="0" /></a>Düğüne çok az kaldı.<br /><br />6 Temmuz pazar günü, her şey yolunda giderse, tam anlamıyla evlenmiş olacağız.<br /><br /><strong>Insan hayatı öyle tuhaf dönemeçlerle dolu ki, ne zaman, ne yaşanacağı gerçekten belli olmuyor.</strong><br /><br />24 yaşındayım. 6 ay öncesine kadar hayatımda hiçbir evlilik planı yoktu. Evlenmeye soğuk gözlerle bakan, çocuk doğurmaya niyetlenmediği sürece evlenmeyecek birisiydim ben.<br /><br />Ama şu anda, salona aldığımız koltukların rahatlığını, balayı planlarını ve halıları düşünen birisi oldum çıktım.<br /><br />Hayatın bazı getirileri var. Bazı şeylerden ne kadar kaçsanız da, hayatınızı en ince ayrıntısına kadar, detay detay, farklı bir yaşam için kurgulasanız da, aslında <strong>kader, sizi yine de götürmek istediği yere götürüyor.</strong> Anladım ki bu dünyadaki en aptal şey, kendi kafamıza göre hayatı planlamak. Tanrının yazgısına ve hayatın yokuşlarına karşı durup, bir yaşamı planlamak imkansız.<br /><br />Çünkü <a href="http://irazca.blogspot.com/2008/03/anneme-mektup.html"><strong>bir günde değişiyor insan hayatı</strong></a>. Tek bir gecede, iki saat içerisinde veya on dakika içinde olgunlaşabiliyor insan. Ölümün, korkunun, hüznün birleştiği yerde büyüyor içimizdeki çocuk. Daha beş dakika önce, "bugün acaba hangi pantolonu giysem" diye düşünürken geliyor "büyümek" olgusu insanın peşinden.<br /><br />Annenin dudaklarının arasından sızan, "Iraz<em>, <strong>kızım, göğsümde birkaç kitle var...</strong></em>" lafıyla aldım ilk sarsıntıyı. Tarif edemeyeceğim, onlarca kez acısını taa içimde bir yerde hissettiğim yalan tedavi süreciyle, iyileşme aldatmacalarıyla bıraktı içimdeki çocuk sek sek oynamayı. En sevdiğimi kaybedecek olmanın hissettirdiği dayanılmaz yükle yalnız kaldım hayatın ortasında.<br /><br />Hep başkalarının başına geldiğini düşündüğüm kötü şeylerin bir tanesi, lanet olsun ki benim aileme de gelmişti. Kötü şeyleri hep başkaları yaşamazmış. Sadece üçüncü sayfa haberlerinde değilmiş acılar. Bazen en yakında, bazen karşı yatakta uyuyan annenizin etrafındaymış, bazen de kendimizin tam içinde.<br /><br />İşte tüm bunlardan dolayı, içimdeki çocuğu öldürdüm ben. Onu hayatta tutmak, anneme hissettiğim özlemin katlanmasına sebep olacaktı. Büyümeye karar verdim. Evlenmeye, kendim bir aile kurmaya. Tüm bu yaşadıklarım sırasında Erhan yanımda olduğu için, bana sonsuz destek verdiği, ailesini ve kalbini açtığı için onunla hayat arkadaşı olmaya ve annemin bana öğrettiği en önemli şey olan "insan sevgisini" onunla paylaşmaya karar verdim.<br /><br />Bu yüzden, 6 temmuzda evleniyorum.<br />Annecim, üzülme, yalnız değilim ben artık! Çok sevdiğin oğlun, Erhan, yanımda.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-67691802381934958172008-06-26T09:17:00.002+03:002008-06-26T09:23:05.576+03:00Pes: Dijital Kameralara %20 Vergi!!!<img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216070735456798610" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGM0sq42h5I/AAAAAAAAAgo/M9D4Q4Deioc/s400/fotograf-makinelerine.jpg" border="0" />Neredeyse artık hepimizin çantasında bulunan dijital kameralara devlet babamız süpriz bir vergi koymuş.<br /><br />Artık bu ürünlerin fiyatına %20'lik ÖTV miktarı da eklenecekmiş. %20 --- çok fazla yahu!<br /><br />Zaten Türkiye'de fiyatlar yüksek, artık iyice yükselecek. Buyrun haberin <a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/451116.asp"><strong>detayları burada</strong></a>.<br /><br />Ebay ve yurtdışından getirmelerin direk artacağını düşünüyorum bu verginin uygulanması sonrasında.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-48131546525393715052008-06-26T08:34:00.001+03:002008-06-26T08:46:26.836+03:00Bornova Zencefil Cafe<a href="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGMq-iSbXTI/AAAAAAAAAgg/i8oyg3vF4y4/s1600-h/tombul-sekerlik-ve-zencefil-cafe.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216060047269518642" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGMq-iSbXTI/AAAAAAAAAgg/i8oyg3vF4y4/s400/tombul-sekerlik-ve-zencefil-cafe.jpg" border="0" /></a> Kısa bir süre önce Bornova Küçükpark'ta çok hoş bir mekan açıldı. İsmi, Zencefil.<br /><br />İsmi gibi hoş olan bu cafeyi sanırım süper kafa ve "genç" insanlar işletiyor.<br /><br />Hani çoğumuzun "bir gün kendi işimi kurucam" diye düşündüğü hayallerinin arasında "cafe açmak" yer alır ya, hah işte, birileri fikrinizi gerçekleştirmiş gibi hissediyorsunuz mekanın sıcaklığını görünce.<br /><br />Arkadaşım tiramisusunu tavsiye ettiği için gittiğim Zencefil'de tiramisu kalmamıştı gittiğimde. "Çok yoğun, yetiştiremiyoruz." cevabını aldığımda, sanki benim mekanımmış gibi sevindim. Yerine, nefis bir tost ve bir çay içtim ben de.<br /><br />Resimde gördüğünüz şekerliğe de bayıldım. Her şey öyle özenli ve naif ki Zencefil'de, "işte burası benim mekanım" diye benimseyebiliyorsunuz. İzmir'de çok az bulunan gerçek "cafe"lerden birisi Zencefil, öyle fast-food mekanı değil.<br /><br />Tavsiye ediyorum.<br /><br />Lakayıt bi adres tarifi: Şok Market'in karşısı, Küçükpark.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-75295010630849277082008-06-24T08:34:00.001+03:002008-06-24T08:37:44.917+03:00Acil Servis Tekiri<a href="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGCHM0OoyUI/AAAAAAAAAgY/ChRm8bPsavQ/s1600-h/acil-servis-kedisi.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5215317022743251266" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SGCHM0OoyUI/AAAAAAAAAgY/ChRm8bPsavQ/s400/acil-servis-kedisi.jpg" border="0" /></a>Bilgisayarda klasörleri düzenlerken karşıma çıktı bu fotoğraf. Unutmuşum, bir köşede kalmış.<br /><br />Annem ağırlaştığında acil servisin kapısında bekliyorduk gece gündüz. En sevdiğiniz insan içeride, siz yanına neredeyse hiç giremiyorsunuz. İğrenç bir psikoloji. Tüm sandalyeler dar geliyor insana, ne yapacağını bilemiyorsun.<br /><br />İşte o gecelerden biriydi, gece de hava çok soğuk oluyordu hani. Sevdikleri için bekleyen onlarca insan, acil servis girişinde bulunan üç-beş oturağı kapıp, ayaküstü uyuklamak için fırsat kolluyordu.<br /><br />Dışarıda çok üşüyen bu kedicik de, sandalyelerden birini kapmış, hiç istifini bozmadan kimbilir hangi kedi rüyasını görüyordu. O gece, biraz olsun gülümsetmişti beni bu tekir.<br /><br />Paylaşayım dedim.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-51801474618708064992008-06-23T16:14:00.003+03:002008-06-23T16:22:49.160+03:00Piskopat Seri Katil"Yok artık!", "Böyle şeyler anca filmlerde olur", diyenlere kapak olsun.<br /><br />Bir haber muhabiri, üç cinayet işleyip sonra da bu cinayetlerin haberini yapmış.<br /><br />Tüyler ürperten bir haber! <a href="http://www.hurriyet.com.tr/dunya/9245850.asp?gid=229&amp;sz=92721"><strong>Buradan</strong></a> okuyabilirsiniz.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-82633156942010751202008-06-23T09:05:00.004+03:002008-06-23T09:13:39.395+03:00Damatlık Takım Alışverişi<a href="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SF89awD-fOI/AAAAAAAAAgQ/vO0lXDCOvLY/s1600-h/damatlik+coraplar.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214954423305796834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SF89awD-fOI/AAAAAAAAAgQ/vO0lXDCOvLY/s400/damatlik+coraplar.jpg" border="0" /></a>Konu düğünden açılmışken devam edeyim bari. Eran'a <strong>damatlık bakmaya</strong> gittik dün. Sarar, igs ve Damat Tween'i ziyaret ettik.<br />Resimdeki takım, Tween'de beğendiğimiz, Italyan kesimli hoş takımlardan bi tanesinin paçaları.<br /><br />Hayatında ilk kez; smokin, takım elbise, manşet, kol düğmesi, kuşak, papyon, yelek, rugan gibi kavramlarla yüz yüze gelen Eran için dehşet verici bi gündü, dün.<br /><br />Takım elbise deneyeceğini hesaplamamış olsa gerek, zira resimdeki falsosu inanılmazdı.<br /><br />Simsiyah, karizmatik bir takım.. Papyon, rugan ayakkabılar ve onlarla <strong>kombin olan sarı-siyah çizgili patik çoraplar</strong>!!!!!<br /><br />İlla bi yerden kendimizi belli edicez.<br /><br />Ben de gelinliğimi denemeden etmeden, <a href="http://clothes.listings.ebay.co.uk/Wedding-Clothing_Wedding-Dresses-Gowns_W0QQsacatZ15720QQsocmdZListingItemList"><strong>ebay</strong></a>'den aldım mesela. Tam da oldu. Duvak falan dahil, 30 £'a mâl oldu bana. Yani <strong>bedavaya</strong>!!!<br /><br />Napalım hocam. Ruhumuz genç ve asi. Bize sahip olabilirler ama ruhumuza asla!<br />:)Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-38022860605274065512008-06-23T09:02:00.001+03:002008-07-11T10:48:23.247+03:00Zigon Sehpalar ve Ev Kurma<a href="http://bp3.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SF87xU4RKtI/AAAAAAAAAgI/_9etnASE4RQ/s1600-h/zigon-sehpa.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214952612122667730" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SF87xU4RKtI/AAAAAAAAAgI/_9etnASE4RQ/s400/zigon-sehpa.jpg" border="0" /></a>Düğüne tam iki hafta kaldı. Zaman az olunca, insan ev ve evlilik hazırlıklarıyla kafayı kırıyor.<br /><br />Çok acaip bir kavram "ev kurma" hadisesi ve bu süreçte yaşananlar..<br /><br />İnsanın hayatına daha önce hiç düşünmediği, varlığından haberdar olmadığı kavramlar giriyor bir anda.<br /><br />"Zigon Sehpa" mesela. Ben böyle bir kavramdan daha önce haberdar değildim. Bir evde zigon sehpanın eksikliği ne değiştirir? Fazlalığı ne sağlar? Yeni evlenen bir çiftin zigon sehpası olmazsa o evde ne gibi bir durum yaşanır? Zigon sehpa şart mıdır? Şartsa, neden tüm zigon sehpalar kahverengidir? Bir mutfak masası 200 YTL'ye satılırken, neden üç adet zigon sehpa 250 ytl'dir?<br /><br />Biz salak mıyız?<br /><br />Haha.<br /><br />O değil, hakkaten çok acaip bu işler. İnsan kendini bi anda 30 yıl yaşlanmış gibi hissediyor.<br /><br />Neyse, fazla söze gerek yok. Daha zigon sehpa almaya gidicez. "Zigon, zigon, zigon..." Arka arkaya söyleyince garipleşen o kelimelerden bu da. Zigon, zigon, zigon, zigon. "Cacık" gibi. O da on kez söyleyince çok garip oluyo.<br /><br />Çok dertliyim be blog! <strong>Evimin bir zigon sehpası bile yok</strong>!Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8528277743226240945.post-34829332588213865242008-06-19T11:10:00.002+03:002008-06-19T11:14:21.721+03:00Taşınırken tüm eşyalarınız kaybolsa ne yapardınız?<a href="http://bp0.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SFoU4xflLAI/AAAAAAAAAgA/BH0pHxVnghE/s1600-h/tasinirken-esyalariniz-kaybolsa-neyapardiniz.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213502484225797122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1G4pzvigEaM/SFoU4xflLAI/AAAAAAAAAgA/BH0pHxVnghE/s400/tasinirken-esyalariniz-kaybolsa-neyapardiniz.jpg" border="0" /></a> Diyelim ki taşınacaksınız.<br /><br />Tüm kıymetli eşyalarınızı, çok severek aldığınız koltuklarınızı, giysileriniz ve akla gelebilecek her şeyinizi güzelce paketleyerek evden eve nakliyat yapan taşınma şirketlerinin birine teslim ettiniz.<br /><br />Olabilecek en kötü şey nedir?<br /><br />Bence, bir örneği, kamyonun bir kaza geçirerek tüm eşyalarınızı kullanılamaz hale getirmesi. Bu <strong>hikaye size pek gerçek gelmedi mi?</strong><br /><br />O zaman <a href="http://consumerist.com/tag/moving-disaster/?i=5015832&amp;t=what-do-you-do-when-your-moving-company-destroys-everything-you-own"><strong>buradan buyrun ve taşınmaları sırasında tüm eşyalarından olan bu çiftin hikayesini,</strong></a> ve <a href="http://consumerist.com/tag/moving-disaster/?i=5016880&amp;t=broadway-express-responds-with-more-information-about-the-moving-disaster"><strong>nakliye şirketinin bu şikayete cevabını</strong> </a>okuyun.Irazhttp://www.blogger.com/profile/03653416985452355312noreply@blogger.com