tag:blogger.com,1999:blog-8435512.post-1117405253729050602005-05-30T03:33:00.001+05:302005-05-30T03:58:56.993+05:30kathmandu'dan antalya'yakathmandu'dan bindik ucaga, ulastik delhi'nin bagrina. oralardan buldugumuz tek bilet olmayagorsun moskova uzerinden turkiya, atladik bu ucaga elimiz mahkum ruslara. havaalaninda dediler sizin bavullar bize agir, ya siz binmezsiniz bu ucaga ya bavullar, eh napalim actik sikica paketlenmis bavullari orta yerinden, cikardik ozenle sectigimiz incikleri boncuklari, hediyeleri donlari, ilaclari tulumlari icinden. nasil uzucu bi planlama, arkamizda biraktik herseyi havaalani mensuplarina, sonra verdik bi rusvetler ki en azindan kitaplarimizi almamiza izin versinler, cunku kitap birakmak donlari cope atmaya benzemez, nasil aglarim sonra andersen masallarim olmazsa! son hamlede pek sevimli cakimi da ceplerine atti ruskolar, sonra oturduk moskova yoluna, aklimiz bavullarda. sanardim ki ruslar bol vodka icer, bizi de sarhos eder, ama ucakta bi su bulana askolsun, hosteslerin her biri birer gardiyan sanki, su isteyince yarim bardak cis veriverdiler haydi. sonracigima saatler yaklasti 9.00a, gokce ses etti bashostese, bizim ucak kalkar istanbula 9.35te, naparsiniz boyle? hostes der ki hersey kontrol altinda, istanbul ucagi moskova'da, yolcularin gozu kapida, gokce ile arda gelse de artik ucagimiz yola ciksa diye heyecanla beklerler, merak etmeyesin deyiverdi hostes, sonra gonderdi beni koltuguma, aman kemerini de bagla ha! moskova'da indik tipis tipis, bizim ucak gitmis imis, ruslar yalan bilir imis. koydular bizi bi odaya, bi dahaki istanbul ucagi ne zaman bilinmez, vizesiz pasaportla moskova'ya girilmez! bekle dur havaalaninda, belki istanbul'a bi kus ucar da seni alir kanadina. tam da o sirada bir haber parlamaz mi tabloda, tam iki saat sonra 400 kisi yollanacak antalya'ya, eger bi kagit imzalarsak koyarlar bizi de kiro ruslarin arasina. sonra vardik antalya'ya, gokce guven icinde ilerler turk topragina, ama ne bilsin, elindeki pasaport artik bi pacavra. turk polisi gokce'ye sorar, evlendin mi yoksa hindustan'da, amanin neden sorarsiniz bunu bana? sonra cagiriverdi polis beni karsi yakaya, gokce bak bakalim ekrana neler gorursun orada, ekranda bi yazi parlar kocaman: GIREMEZ !!! gokce bu vatana. megersem gokce'nin pasaportuna bi yasak koymus turk emniyeti, nedendir bilinmez. turkiye'de ilk durak antalya polis karakolu, oralarda da bi imzalar cakinca polis izin verdi topraga basmama. arda uctu istanbul'a, seda sayan'la kolkola. neyse ki babam o sirada antalya'da bi otelde yatmakta, gokce surpriz yapiverdi babasina, otelin lobisinden cikiverdi hindustan'da olmasi gereken gokcena. bizim sabit sok altinda kalmaz mi, gokce'ye hemen iki bira ismarlamaz mi. iki bira iki dolma, sonra gokce duser kamil koc'un koynunda bursa yoluna. cumartesi baslayan turnuva sona erer pazartesi sabahina, melek hanim aliverir gokce'yi bursa otogarindan anakucagina. aeroflotta bi ucak bileti alana, bi macera bedava.<br /><br />boylece hindustan'da hayat sona erer, <br />gokce ile arda turkiye'ye doner..<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8435512-111740525372905060?l=colaba.blogspot.com'/></div>gokcehttp://www.blogger.com/profile/03993427012901507538noreply@blogger.com7