tag:blogger.com,1999:blog-82737354650954214172008-07-25T10:06:07.426+03:00Merak Ettim De ...OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comBlogger80125tag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-65158574050256511732008-07-03T13:09:00.011+03:002008-07-03T18:20:32.321+03:00Başarısızlık Öykülerini Merak Ettim de...<span style="font-family:trebuchet ms;">Uzun zamandır kafamda dolanıp duruyor, Neden hep örnek olarak başarı öyküleri gösterilir? Yıllarca hep "Şunu şunu şöyle yaparsan kazanırsın", "Bunları böyle yaparsan kaybetmen imkansız", "Ben bunu bunu yaptım kazandım" dediler durdular, kişisel gelişim amaçlı hep bunu bunu yap kazna denildi. Peki neden "Bak bunu bunu yaptığında kaybedersin", "Şu şu olduğunda eğer böyle yaparsan kesin bittin" şeklinde kötüden yola çıkan yok? İyi şeyler için tek bir alternatif sunmak yerine, "Kötü olan bu bu budur, bunları yapma da ne yaparsan yap" diye neden denmez? Kaybedenler neden tecrübelerini bizimle paylaşmadı? Neden kaybedenlerin fikirlerine gerekli önem verilmedi de hep kazananların yolu soruldu.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Yahu kardeşim bana ne sen nasıl o kadar zengin oldun, senin gittiğin yolun aynısını gitme şansım artık yok ki. O yolu sen kullanmışsın zaten. Misal "Coca Cola" firmasının sahibinin başarı öyküsünden bana ne? Ne işime yarayacak ki. Yok markaya veya izlediği politikaya karşı olduğumdan falan değil, adamın izlediği yoldan dolayı bunu diyorum. Zira "Coca Cola" ilk olarak hazımsızlığı giderici bir şurup olarak yapılmış bir karışım. Daha sonraları lezzetli olduğu için yayılmaya başlamış ve bu güne gelinmiş. Eee şimdi ben "Coca Cola"nın çıkış öyküsünü model alıp, hemen gidip hazımsızlık için ilaç yapmaya bir de onu lezzetli kılmaya mı çalışayım?</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Yok yok dediğim gibi başarılar yerine başarısızlıklar anlatılsa, başarısız olmuş olanlar çıkarılsa Televizyonlara şunu şunu yaptı trilyonluk serveti bir anda bitti diye, biz de bunlardan ders alsak fena mı olur. Biri çıksa "Bakın ben şöyle şöyle mallık ettim, siz benim gibi salaklık etmeyin şöyle şöyle yapmayın" dese eminim daha faydalı olur. Mesela 1992 yılında ya da o civarda bir zamanda yılbaşında Büyük ikramiye kazanan birisi 2-3 yıl önce gazetede okuduğuma göre işsiz ve aç halde geziyormuş ve tonla borcu varmış. Mesela çıkarsınlar bu adamı televizyona biz de ders alalım :P</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Ama neredeee... Hep olagelen şudur ki; birisi başarılı olur, bir başkası da aynı konuda başarısız. Çıkar gideriz hemen başarılı olana "Nasıl başarılı oldun" diye sorarız, başarısının sırıını merak ederiz. Yahu ne gereği var, o adam kendisince bir yolda gitmiş başarılı olmuş, daha o yolu kullanmaya ne gerek var. Halbu ki gidip başarısız a sorsak desek ki "Sen neler yaptın, nasıl bir yoldan ilerledin (ya da ilerleyemedin :P)", verdiği cevaplardan yola çıkıp yapmamak gereken şeyleri öğrensek fena mı olur. Başarı yüzdesi bence ikinci yolda daha yüksek olur. Hem bu sayede yep yenibir yol ile çok daha büyük başarılar kazanabiliriz değil mi ama? Ama işte kim uğraşacak yeni bir yol bulmaya çalışmakla, yeni bir şey üretmekle, yanlışları değerlendirip doğruyu, en iyiyi bulmaya çalışmakla... </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">En iyisi Cem YILMAZ'ın "1 Tat 1 Doku" serisinde dediği gibi "Burada yapılmışı var" deyip, birilerinin peşinden sürü misali gidip başarılı olmaya çalışmak. (mı acaba?)</span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-30098850954647189182008-06-21T06:04:00.004+03:002008-06-21T06:09:43.806+03:00Bloggünü Sezon Kapanışı :PBloggünü diye adlandırdığımız, keyfimize göre takıldığımız olayın 2. dönemini de sonlandırıyoruz artık. Son hafta itibariyle gün dönüp bana geldi :)<br />İkramlar ve benzeri bir şey yok. Niye derseniz de gelenleri alıp güzelce bir mekana gidip yedirip içirme niyetindeyim. Haa şunu da diyeyim ki bu dediğim sözü kenara da not düşsün gelenler, ilk görüşmemizde somut olarak gerçekleştireceğim bu sözümü :)))<br /><br />Haydi bakalım buyrun, mekan biraz dağınık inşaat halindeyiz ama idare ediverin :)))OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-74284396213812272602008-06-20T20:55:00.001+03:002008-06-21T06:02:20.795+03:00MCS Kulakların Çınlasın...<a href="http://www.bloggunu.com">Bloggünü</a> olayına devam ederken biraz nefes aldım, gecikmeli geldim <a href="http://mcsarica.blogspot.com">MeCeSe</a>'ye. Hoş zaten evde yok ya kapı altından atmak lazım geldi altınımı :P Bir dönem Babasının da sürpriz bir şekilde <a href="http://mcsarica.blogspot.com/2008/05/mcsblog-iin-srpriz-yazar.html">blogda yazmaya başlamasıyla</a> ümitlenmiştim MeCeSe yi sık sık ziyaret ederiz diye, ama ilginç bir hal içerisinde şu ara :) Neyse bakalım çok da fazla bir şey demeye gerek yok. MeCeSe beyimiz bu lafla anlatılmaz. Hoş bir dönem "Şurada" lafla anlatmaya çalışmıştım ama sadece bir çabaydı o da :P Neyse bakalım, herkes kendine dikkat etsin,<br /><br />MeCeSe ye de saygılar, sevgiler...OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-78856064219861433772008-06-16T02:57:00.003+03:002008-06-16T03:00:07.189+03:00Yenilik Zamanı...Eveeeet... Yaza da kar altında girecek değilim ya, zaman kavramında rahatlama olmasını fırsat bilip ilk iş temaya el attım. Azar azar kenarı köşeyi derleyip toparlayaduracağım, bakalım. Haydi bakalım nasıl bir tema çıkacak ortaya ben de merak ediyorum :POmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-87785535434863769232008-06-12T15:56:00.002+03:002008-06-12T16:44:29.550+03:00Az Kaldı...Dikkat!!! Birazdan okuyacaklarınız kişisel bilgiler içermekte ve bu blogdaki yayınlanmış ve büyük ihtimalle ilk ve tek kişisel yazı olarak arşivdeki yerini alacaktır. Bilginize... :P:P<br /><br />Hacettepe Üniversitesi Kimya bölümünde bitime 1,5 yıl kala ideal uğruna, gelecekte belki parası çok ama huzuru, mutluluğu az biri olmamak adına her şeyi bir kenara koyup, kafamdaki hayata adım atmak için giriştiğim işlerin ilki ve en ağırı pazar günü nihayetlenecek. İyi ya da kötü sonuçlacak, ama sonuçlanmış olacak. İşim zor, ama Mevlana'nın şu sözü sürekli kafamda, düşüncelerimde, her an bir "düstur" misali benimle:<br /><br />"Denizde çer çöp kıyıda olur, asıl güzellikler derindedir."<br /><br />bir de şu var: (hatırladığım kadarıyla, kendi kelimelerimle yazacağım idare edin :) )<br /><br />"Buğdaya bak! Buğday tanesini toprağa ekersin, aylar geçer, kar kış yağmur düşer üzerine. Bunların ardından biraz daha geçer topraktan kafasını çıkarıp yükselmeye, uzamaya başlar, yeşerir, biraz daha geçer uzayıp başak verir. Aylar geçer olgunlaşır, hasat vakti gelir, hasat edersin. Daha sonra alır o taneleri değirmende un edersin. Unu alır ekmek edersin, sofrana koyarsın. Ekmeği alır yersin, midende hazmedersin ve o artık sen olur."<br /><br />Bir tane buğdayın bile ben olabilmesi için neredeyse 1 yılın geçmesi ve bu sözdeki gibi bir süreçten geçmesi gerekirken, benim istediğim şeyin olabilmesi kesinlikle eziyetsiz gerçekleşmeyecektir. Kolaylıkla olursa da elde ettiğiim şey ancak "Çer Çöp" olacaktır.<br />Yaklaşık 4 aydır ÖSS denilen sınava hazırlanmaya çalışıyorum. 7 yıl sonra bu sürece kafa olarak girebilmek çok zor oldu. Bir de bu alan dışı içi olayı sebebiyle 40 puan civarı bir kaybım olacakmış, daha da keyif kaçmış oldu. Neymiş efendim ben sayısal çıkışlıymışım Psikoloji veya Reklamcılık istediğim için alan dışı oluyor ve 40 civarı bir puan kaybım oluyormuş. Yahu ben o bahsedilen alanı Orta 3 sonunda Fen Lisesini kazanarak seçtim. Zira bizde alan seçme gibi bir durum yoktu, adı üstünde "Fen Lisesi". Yani akıllara ziyan bir komedi var ortada, bundan 11 yıl önce çocuk yaşta yaptığım bir seçimden dolayı sorumlu tutuluyorum. İlginç...<br />Neyse bu puan kaybı falan hiç gözüme gözükmüyor. Yapacam diye yola çıktım bir kere, bir şekilde hayırlısı ile başaracağıma da inanıyorum. Haa olmaz ise döner gelir Hacettepe'de Kimya'yı bitirir ve başka yollar denerim, çözüm her zaman bulunur :))<br />Sadede gelirsem, 4-5 aydır ne adam gibi bir yazı yazdım ne de bir şey yaptım blogda. Şimdi bu süreç bitiyor ve olabilecek en aktif haliyle karşınızda olacak www.merakettimde.com diye tabir etmeye başladığım bu mekan :))<br /><br />Başta da dediğim gibi yazılarım arasında kişisel diyebileceğim ilk ve büyük ihtimalle tek yazım bu olacak. Nazar boncuğu olarak bulunsun diye yazayım dedim,<br /><br />ve artık şimdi hayırlısı ile geri dönüş zamanı... Az kaldı geliyorum...<br /><br />OmArOmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-27156233535324755962008-06-08T15:14:00.006+03:002008-06-08T16:36:34.008+03:00Gui Hocam Şöyle Bir Gelin Görüşelim Yahu...<span style="font-family: courier new;">"</span><span style="font-style: italic; font-family: courier new;">...Hatta olmadı biz gelelim, yok yok en iyisi biz gelelim Gui Hocam durun orada. Zaten bu hafta bloggünü için seçilmiş kişi senmişsin, o yüzden sen dur mekanında ben çıkıp geliyorum şimdi. Hatta durma sen, yaprak sarmasıyla ikimizde biliyoruz ki ben doymam. Hoş herkes biliyor bunu artık o da ayrı bir mevzu. Hem sen de et olmadan doymazsın biliyorum, biraz kendine biraz da bana ek olarak bir şeyler hazırlayadur, ben çıktım geliyorum. Haydi kendine dikkat et, görüşürüz...</span><span style="font-family: courier new;">"</span><br /><br /><span style="font-family: courier new;">Bizim bu </span><a style="font-family: courier new;" href="http://www.bloggunu.com/">www.bloggunu.com</a><span style="font-family: courier new;"> adresinde kendimizce eğlenip, keyfimize bakıp gün yapıyoruz ya, onun artık son 4 haftası. Artık bir yandan şahsi sınav hazırlıkalrımı yaparken bir yandan da yavaştan 3. sezonun hazırlıklarına, kimleri dahil etsek ki acaba şeklinde fikir yürütmeye, şunu şöyle mi yapsak bunu böyle mi yapsak diye düşünmeye de başladık, hayırlısı olsun bakalım deyip konuya döneyim. Neyse bu hafta sonu yani sondan 4. talihlimiz </span><a style="font-family: courier new;" href="http://guijarra.blogspot.com/">Guijarra Hocamız</a><span style="font-family: courier new;"> olmuş. Ben de çağırdım gelsin iki muhabbet edelim diye, sonra baktım gün O'ndaymış dedim ben geliyorum, hazırlıklara başla ((:</span><br /><span style="font-family: courier new;">Hatırlayan vardır belki biz bir ara daha gitmiştik ilk sezonda, hatta "</span><a style="font-family: courier new;" href="http://www.merakettimde.com/2007/12/assolist-rtmen-hanm-guijarra-yahut.html">Assolist, Örtmen Hanım, Guijarra yahut Merve...</a><span style="font-family: courier new;">" diye bir yazı ile anlatmıştım olanı biteni. Evet evet o gün kendimi istediğim anda, ruh halim, şartlar durum ne olursa olsun objektiflik gerektiğinde anında olabildiğim için takdir etmiştim :P Neyse işte bu ikinci ziyaret olacak kısacası Gui... Hocamıza. Hoca derken dolmuşçuya, yolda tanımadığı adamlara falan "Hocam şurada 1 kişi alır mısınız??" ya da "Hocam müsade eder misiniz?" cümle kalıplarının öznesi olan "Hocam" kelimesini kastetmiyorum. Zaten gına gelmiş durumda dört bir yanımda gün boyu, özellikle üniversite öğrencisi gençlik, "Hocam" lafını ağzından eksik etmiyor, bu da yetmiyor boş boş konuşup duruyor millet. Hoş zaten şu dönemdeki gençlerden bekleyebileceğimiz pek de fazla bir şey yok. ( </span><a style="font-family: courier new;" href="http://blogshekeri.blogspot.com/">Şeker</a><span style="font-family: courier new;">, </span><a style="font-family: courier new;" href="http://dilekcetin.blogspot.com/">Dilek</a><span style="font-family: courier new;">, </span><a style="font-family: courier new;" href="http://www.basakesin.net/">Başak</a><span style="font-family: courier new;">, </span><a style="font-family: courier new;" href="http://www.tatlicadica.com/">Aslı</a><span style="font-family: courier new;"> siz alınmayın üzerinize :P ) Zira "</span><a style="font-family: courier new;" href="http://guijarra.blogspot.com/2007/09/ah-u-genler-ya-da-byklerimiz.html">Ah şu gençler.. Ya da büyüklerimiz..</a><span style="font-family: courier new;">" yazısında bahsettiği sokak röportajlarında gençlere sorulan "Turgut Özal kimdir?" ve "Kenan Evren'i tanıyor musunuz?" gibi sorulara verilmiş cevapları okuyunca ümidim iyiden iyiye azalmıştı. Neyse "Hocam" lafını niye kullandığımdan bahsediyordum. Merve Hocamız (nam-ı diğer Gui Hocamız :P ) ortaokul öğrencileriyle cebelleşti durdu yıl boyunca. İngilizce öğretmeye teşebbüs etti ama yer yer burnundan da gelmedi değil :P Hayır öğrenciler zaten bir dert öğretmenler daha bi dert. Gına getirdiler Gui Hocamıza. Hatta şu "</span><a style="font-family: courier new;" href="http://guijarra.blogspot.com/2008/03/ne-bal-ya-uyuz-oldum-zaten.html">Ne başlığı ya uyuz oldum zaten!</a><span style="font-family: courier new;">" yazısı da artık "bunun ötesi cinnet hali" dedirtti bana :P</span><br /><span style="font-family: courier new;">Neyse tatile de girdi, KPSS derdi de 1 ay sonra bitmiş olacak ohhh o zaman değmeyin Hocamızın keyfine.</span><br /><span style="font-family: courier new;">Neyse bakalım gideyim de bi laklak edelim ayak üstü, zaten Şeker de gelmiş kurulmuş köşeye uyuz oldum hıh :P Şeker bak ikidir ses çıkarmıyorum küçüksün diye, bilmem artık 3.sünde haydi neyse de 4 olursa hışmımdan kork :P :P</span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-8290909972476197122008-06-01T19:11:00.005+03:002008-06-01T19:51:36.022+03:00Sıkıntınız, Derdiniz için "Her Gün Bir Bardak Hoşaf İyi Gelir"<span style="font-family:courier new;">Eveeet gün döndü dedik <a href="http://www.tatlicadica.com">Aslı Cadımız</a>da aldık soluğu, geçen hafta. Şimdi de oradan çıkıp <a href="http://www.hosaf.org">Hoşaf Yasin</a>'e uğrayalım dedik. Bakalım ne varmış ne yokmul. Zira mekanını yenilediğinde hayırlı olsuna gün ekibi olarak gitmiştik ilk sezon, hatta dedikodusunu falan yapmıştık </span><a style="font-family: courier new;" href="http://merakettimde.blogspot.com/2007/11/sayfacba-msn-hoaf-msn-gne-geldik-kapy.html">şurada</a><span style="font-family:courier new;">. O zamandan bu yana ne olmuş bitmiş bakalım dedik yola çıktık. Hoş açıkcası ben bolca tedirginlik içindeyim. Zira önceki sezonda Yasin' e gittiğimde ikram ettiği hoşaftan sonra bayağı olaylı zaman geçirmiştim. Hatta sırf olayı ört bas edip geçiştirmek için de "</span><a style="font-family: courier new;" href="http://www.hosaf.org/gun-bugundur">Gün Bugündür</a><span style="font-family:courier new;">" yazısında masum rolü oynamıştı. Sonrasında ise bununla yetinmeyip "</span><a style="font-family: courier new;" href="http://www.bloggunu.com/2007/11/25/hosaf-bitti-omar-niyeti-bozdu/">Hoşaf Bitti, OmAr Niyeti Bozdu</a><span style="font-family:courier new;">" diyerek suçu bana atmaya çalışmış, masum ayaklarına yatmıştı. Ama sonra içindeki "Alço" zihniyetini ortaya çıkarmış, olay açıklığa kavuşmuştu. O sebeple bu sefer kendi hoşafımı kendim yapıp gideyim diye düünüyorum. Hoş zaten arada bir Yasin'in mekana gidip Hoşaf yapmışlığımda oluyordu. Gitmişken de gündemde, basında dikkatimi çeken olaylar varsa paylaşıyorum gelen gidenle. Hatta bir ara bayağı hareketli zaman geçirmiştik "</span><a style="font-family: courier new;" href="http://www.hosaf.org/sorun-yok-biz-kul-yutmayiz">Sorun Yok, Biz Kül Yutmayız</a><span style="font-family:courier new;">" başlıklı yazdığım bir hayli ciddi yazımda. Yazdığım yazı bir yana, yorumlar bir hayli keyifli bir sohbet şeklinde geçmişti. ( Eeee arada ben de ciddiyete bürünüyorum :P ) Haa Yasin ciddi hususlara benden çok daha sık değiniyor, o da ayrı bir konu. Mesela bazen mailine gelen "Kıssadan Hisse" türünde yazıları mekana gelen gidene anlatır, ki bunlardan "<a href="http://www.hosaf.org/bu-da-gecer">Bu da Geçer</a>" başlıklı yazısını kesinlikle inceleyin. Anlayana bayağı güzel mesajlar var. ((: Hazır tavsiye demişken, "Apple" firmasının kurucusu ve yöneticisi " Steve Jobs "ın bir konuşmasının altyazılı videosunu paylaşmıştı "</span><a style="font-family: courier new;" href="http://www.hosaf.org/steve-jobs-ac-kal-mal-kal"><span style="font-weight: bold;">Steve Jobs: Aç Kal</span>, Mal Kal</a><span style="font-family:courier new;">" başlığıyla, çok eğlenceli ve fikir verici bir konuşma yapmış adam. Kesinlikle tavsiye ediyorum izleyin.<br />Haaa böyle yazıp çizip gelen gidenle sohbet ederken bir de bunların yanında yeniliklere de girişip "<a href="http://www.hosaf.org/hediyeli-blog-aboneligi">Hediyeli Blog Aboneliği</a>" başlıklı yazısıyla birlkte RSS'sine Hoşaf ı ekleyenlere ödül vermeye de başladı, sanıyorum rağbet giderek artıyor bu kampanyaya, yeni bir çığır açabilir belki de Yasin :P</span><br /><br /><span style="font-family:courier new;">Neyse çenem çok düştü yine, ben susayım da bir an önce gideyim ziyarete, zaten sınav mınav derken gelmiyorum da buralara, hazır nete gelip kafa dinlerken zamanımı </span><a style="font-family: courier new;" href="http://www.hosaf.org/">www.hosaf.org</a><span style="font-family:courier new;"> da harcamayayım, gidip daha oyun falan oynayacağım, işim çoook :P</span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-60633907444632097712008-05-27T19:02:00.002+03:002008-05-27T20:30:22.896+03:00Cadı'ya mı gittik ne :P<p class="MsoNormal"><span style="font-family:'Courier New';">Vaktin birinde, <a href="http://www.bloggunu.com/">Bloggünü</a>’nün ilk sezonunda kalkıp gün ahalisi olarak <a href="http://www.tatlicadica.com/">Aslı Cadısı</a>'na gitmiş, yemiş içmiş eğlenmiştik. Gel zaman git zaman Bloggünü ilk sezonu noktaladık, aramıza yep yeni arkadaşlar kattık, onlara da gidip yedik içtik keyf çattık ve şimdi dönüp dolaşıp tilki misali ürkçü dükkanlarından birine geri döndük. Yani; Bu hafta Bloggünü 2. Sezon dahilinde Cadı Hanım Aslı’ya misafirliğe gitme vakti geldi. Hoş normal şartlarda haftasonu ziyaretimiz olacaktı ama bu defalık böyle hafta içine yayalım dedik. Neyse zaten zamanında şurada geniiişş geniş dedikodusunu yapmıştık Aslı Cadısı’nın. Hoş diyecek daha pek çok şey var ama neyse susayım en iyisi. Zira derler ki “gün olur devran döner” hatta “Bugün bana, yarın sana” da derler, o sebeple susmak bir erdemdir diyorum :P<?xml:namespace prefix = o /><o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:'Courier New';">Bunlar bir yana şimdi Aslı’ya gidecez falan deyince bir an gözümün önüne geliverdi Aslı’nın Mekanı. Tabi Aslı’nın mekan deyince ilk aklıma teması geliyor. Zira seçim konusunda pek sıkıntımız oluyordu ve birazcık(!) zor oluyordu tema seçmek falan. Bir tane güzelce ayarlamış beğendirdim darken yine başladı değiştirsek, şöyle mi yapsak falan. Neyse dün içimden geldi bi kıyak yapayım, <span style="font-size:+0;"></span>bir iki tema bakalım dedim ve bir miktar uğraştan sonra bir tane bulduk, pek de güzel oldu yeni teması Cadı Hanım’ın. “Header” kısmında ve temanın kodlarda ufak tefek oynama yapınca bence gayet keyifli bir hal aldı. Neyse tema bir yana yazdıkları falan filan derken ilk aklıma Kadınlardan asla duyamayacağımız sözlerin derlendiği “<a href="http://www.tatlicadica.com/2007/08/bunlar-bir-kadnda-hi-duydunuz-mu.html">Bunları Bir Kadından Hiç Duydunuz mu?</a>”</span><a href="http://www.tatlicadica.com/2007/08/bunlar-bir-kadnda-hi-duydunuz-mu.html"><span style="font-family:'Courier New';"></span></a><span style="font-family:'Courier New';"> yazısı geldi. Hatta;<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><em><b><span style="LINE-HEIGHT: 115%; FONT-STYLE: normalfont-family:'Century','serif';font-size:12;" >"Bana bu kadar fazla vakit ayırma arkadaşlarını çok ihmal ediyorsun."<o:p></o:p></span></b></em></p><p class="MsoNormal"><em><span style="FONT-STYLE: normal;font-family:'Courier New';" >maddesi beni bitirmişti :P</span></em><span style="font-family:'Courier New';">. Haa bir de özellikle meesenger’da her lafımın sonunu bir “smile” dediğimiz işaretlerden koyan birisi olarak (özellikle bol bol sırıtan smile kullanırım), bu “smile” denilen şeylerin ortaya çıkış hikayesini yazdığı “<a href="http://www.tatlicadica.com/2007/09/elektronik-ortamlarn-vazgeilmez-ikonu.html">Elektronik ortamların vazgeçilmez ikonu</a>” </span><a href="http://www.tatlicadica.com/2007/09/elektronik-ortamlarn-vazgeilmez-ikonu.html"><span style="font-family:'Courier New';"></span></a><span style="font-family:'Courier New';">yazısı çok ilginç bulmuştum. Tabi o sıralar öyle gizliden gizliden okuyor, bakalım bu gün iş yerinde ne terslik oldu, hangi banka çileden çıkardı acaba ( :P :P ) şeklinde uzaktan uzaktan takip ediyordum. Hoş şu sıralar hemen herkes de olduğu gibi Aslı da biraz blog işinde nefes alıp az yazmaya başladı. Ama şu Haziran bi gelsin, şöyle ortalarına doğru zaten açılır. Yeni projeler var hali hazırda bekleyen, onları hayata geçirirken yeterince moda girer hiç şüphem yok :P<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:'Courier New';">Neyse bakalım geç kaldım zaten daha çene çalıp oyalanmayayım, zaten açım da (hoş doymuş halime ben bile rast gelemedim hiç ama neyse :P ) gidip bi el atayım şu ikramlara, nasılsa anahtar da var, Aslı işteyken yayıla yayıla keyif de yaparım :P<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:'Courier New';"><o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><a href="http://www.tatlicadica.com/"><span style="font-family:'Courier New';">www.tatlicadica.com</span></a><span style="font-family:'Courier New';"> ‘a gittim geleceğim :P<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:'Courier New';"><o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:'Courier New';">Hoşçakalın…<o:p></o:p></span></p>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-16111445411920531862008-05-13T01:11:00.006+03:002008-05-13T01:55:04.216+03:00Şevval Ödülünü Boşver Altın Getirdim Sana :PYa yakın zamanda <a href="http://2008.blogodulleri.com">Blog Ödülleri</a> yapıldı, <a href="http://www.cisday.org">Eray</a> işini gücünü bıraktı bu iş ile yattı kalktı ve sonunda Blog Ödülleri '08 sonuçlandı. Eksiği fazlası vardı mutlaka ama ilkti ve görmezden gelinebilir ufak şeyler haricinde gayet başarılıydı. Beni bağlayan yanı ise (benim de öylesine katılmış olmam dışında) ödüllerin gittiği kişiler. Daha doğrusu Eğlence Kategorsinde 1. (yazıyla Birinci) olan <a href="http://elifsevvalsolmaz.blogspot.com/">Şevval</a>. Şevval eğlence adına en iyi blog olmuş, ödülü de kapmış. İşin bir diğer güzel yanı ise <a href="http://www.bloggunu.com">BlogGünü</a> etkinliğimizin bu hafta Şevvalde olmuş olması. Çok güzel bir rastlantı olmuş. (Tesadüf değil, tesadüflere yer yoktur hayatta (((: ) Eee ben de BlogGünü sitesinde hemen <a href="http://www.bloggunu.com/2008/05/11/odullu-blogcu-sevval/">tebriklerimi ilettim</a> şimdi de altınımla çıktım Şevval'e gideyim dedim. Eee malum saat geç kapıdan verip döneyim.<br />Aslında bu hafta pek dedikodusu yapılacak bir durum yok. Zira şimdi ben ne dersem diyeyim, diyen demiş diyeceğini ve en eğlenceli blog seçmiş şevvalin blogunu. Şimdi desem Şevval şöyle eğlenceli böyle keyfili yazılar yazıyor, haklı olarak diyeceksiniz ki "eee bunu zaten biliyoruz bilmediğimiz şeyler söyle".<br />Ya aslında her şeyden önce ben kendimi ve MeCeSe yi kutluyorum. Niye derseniz, zamanında potansiyeli görüp keşfettik Şevvali :P :P MeCeSe'nin Çocukken blogunu görüp ben de girmek istiyorum demiş Şevval ve sonrasında oradan da ben tanışma şerefine erişmiştim (((: Sonrasında BlogGünü 2. sezonuna davet ettik o da katıldı ve şimdi de bu güne geldik işte (((:<br />Neyse, eğlenceli olması falan bir yana temelinde Şevval'in blogu sadelik ve basitlik üzerine bir yer. Yani gidin okuyun yazılarını böyle kendisini kasmadan aklına gelenleri yazar çizer. Keyif alarak paylaşır yazılarını. Haftasonu gelir "ben yokken eğlenin diye şunları bırakıyorum size" dercesine eğlenceli şeyler paylaşır, hafta sonu dinlenmeye çekilir. İşin özü aslen samimiyet vardır. Blog okuyorsanız, takip ediyorsanız gidin bakın dediklerimin gayet yetersiz olduğunu göreceksiniz. Yeterli şekilde ifade ederim aslında, o konuda sorun yok ama sizin gidip fikir edinmeniz daha doğru olacaktır. <a href="http://elifsevvalsolmaz.blogspot.com/">Buyrun şöyle alalım sizi</a>, ben de gidip altınımı kapıdan verip geleyim (((:OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-53923807477558862762008-05-03T02:51:00.002+03:002008-05-03T03:35:09.524+03:00Pek Muhterem Mühendis Hanım<a href="http://www.bloggunu.com/">Blog Günü</a> 2. sezon 3. hafta (tekerleme gibi oldu :P ) İzmir'e doğru uzanıp <a href="http://www.basakesin.net/">Başkan Hanım, Başak</a>'a misafir olduk. Eh biraz aç kalır gibi olduysam da <a href="http://merakettimde.blogspot.com/2008/04/besindeyiz-bu-hafta-kalmasam-bari-p.html">yanımda getirdiğim bir iki aperatif</a> sayesinde sorun yaşamadım. Ama Başak'ın da hakkını yemeyelim. Bu durum tamamen benim her an aç olabilme ve doymama vasfımdan kaynaklanıyor, yoksa Başak elinden geleni yapmış , lafımız yok. :P<br />Neyse oradan ayrılırken, İzmir'e kadar gelmişiz, 4. Haftayı da <a href="http://dilekcetin.blogspot.com/">Dilek</a>'e misafir olarak geçrelim dedik. Hoş ben Başak'dan çıkıp İstanbul'a kaçıp geldim ama çaktırmayın siz :P<br />İstanbul'a kaçarken Dilek'in blogu takibe başladığım zamanlar aklıma geldi, pek nostaljik bir durum oldu. "<a href="http://dilekcetin.blogspot.com/2007/09/izmirde-bir-sava-gemisi-ve-denizalt.html">Denizaltı gezisi</a>"nden falan bahsetmiş, herkes gitsin görsün dediği bir yazısı vardı, o sıralar takibe başlamıştım. Zaten ara ara böyle "Gezelim, Görelim" misali içeriğe dönüveriyor blogu. Gittiği, gezdiği yerlerden, katıldığı konserlerden falan bahsettiği yazılarını biraz kurcalayınca hemen görürsünüz. Haa bazen suskunluğa bürünür, sınavları sebebiyle. Ama hemen bizzat protesto çekip, isyana başlarım, acımam :P <a href="http://dilekcetin.blogspot.com/2007/10/29-ekim-cumhuriyet-bayrammz-kutlu-olsun.html">Aynen şurada yaptığım gibi.</a><br />Açıkcası blog takibi için RSS kullanmayı sevmeyip, takip ettiğim blogları eski usülle yani "sık kullanılanlar" üzerinden tek tek yoklayan birisiyimdir. Bu yoklama işini en sık yaptığım 2-3 blogdan biri de <a href="http://dilekcetin.blogspot.com/">Dilek'in blogu</a>. (zaten hemen her yazısına yorum yapmış olmamdan bunu anlayabilirsiniz de :P )<br />Haaa "Ne var da bu kızın blogunda, bu kadar sık yokluyorsun?" derseniz, <a href="http://dilekcetin.blogspot.com/">buyrun cevabı işte burada</a>...OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-6063704441704083672008-04-26T12:22:00.005+03:002008-04-28T18:44:55.787+03:00Besin'deyiz bu hafta, Aç kalmasam bari :P<div style="text-align: center; font-family: trebuchet ms;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.mucevherya.com/wp-content/cumhuriyet_altini_ziynet_1.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 213px; height: 227px;" src="http://www.mucevherya.com/wp-content/cumhuriyet_altini_ziynet_1.jpg" alt="" border="0" /></a></div><br /><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.bloggunu.com/">Bloggünü</a><span style="font-family:trebuchet ms;"> etkinliğimiz ivedilikle( bu kelimeye bayılıyorum ya:P) devam ediyor. İlk hafta </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://pinaraltuntas.blogspot.com/">Mınarımız</a><span style="font-family:trebuchet ms;">'a gittik herkes birbiriyle tanıştı, kaynaştı. İkinci Hafta da Bloggünü'nün şekeri </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://blogshekeri.blogspot.com/">Sheker</a><span style="font-family:trebuchet ms;">'e misafir olduk, sınav öncesi biraz moral de verdik çaktırmadan :P</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Şimdi de 3. Haftamız da </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.basakesin.net/">Besin yahut BaşakEsin</a><span style="font-family:trebuchet ms;"> de. Eeee havalar ısındı etti hafta sonu İzmir'e doğru keyif çatmaya gidelim dedik, Başak'a geldik. (hem memleketim sayılır, orada doğdum ne de olsa :P) Başak pek sevinmişti öğrendiğinde geleceğimizi, bir baktık sevinç işini iyice aşmış, türlü türlü hazırlıklar yapmış sağolsun. Eeee huyu kurumasın :P Yaptığı işi her anlamda en iyisi olsun diye yaptığı için bu hazırlık işinde de bayağı masraf da etmiş</span><span style="font-family:trebuchet ms;"> çaba da sarf etmiş ((: Bakın bu kız blogunda da böyle haaa. Gelir hani öyle rast gele baştan savma bir şey yazayım da geçeyim aman ne olacak falan diyemez. Başını kaşıyacak zamanı olmasa bile girer bloguna yazılan yorumlara cevaplarını yetiştirir, yeri gelir kendi bilgisayarında ya da blogunda falan </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.basakesin.net/276/ubuntuda-alt-yazi-sorunu.html">yaşadığı problemleri nasıl çözdüğünden bahseder</a><span style="font-family:trebuchet ms;">, faydası başkalarına da dokunsun yazdıklarımın der. Biraz kurcalarsanız kesinlikle bir şekilde kendinize faydalı bir yazı bulabnilirsiniz bence (: Heee pek de süslüdür bakın onu da demeden geçmeyeyim((: Örneğin </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.basakesin.net/261/yogurt-kaplarim-p.html">Şu</a><span style="font-family:trebuchet ms;"> süslü şeylerine ya da </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://dilekcetin.blogspot.com/">dilék</a><span style="font-family:trebuchet ms;">'le yılbaşında </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.basakesin.net/224/erken-yilbasi.html">aldıkları cüzdanlarına</a><span style="font-family:trebuchet ms;"> bakarsanız dediklerimi özetliyor zaten (((:</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Süsü püsü bir yana, bilmediği şeyleri elinden geldiğince oturur kendisi kurcalar, bulamazsa da sorar ama oturur kendisi yapar. Yani "Ya şöyle bir sorunum var yapıversene, hallediversene" demez, nasıl yapacağını sorar oturur kendisi uğraşır ((:</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Baksanıza geleceğimizi haber alınca, pek pasta masta yapmayı bilmediği için :P, oturup pasta börek tarifi aramış bulmuş falan :P</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Neyse Hülya da benden önce gelip kurulmuş baş köşeye, ses çıkartmayayım da nasılsa mutfağa yardıma falan kalkar şimdi ben de yerini kaparım hemen :P</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Haaa bu arada Başak, Et yemeden doymayan biri olarak baktım senin etli bir şeyler yapacağın yok bi küçük kuzu getiriverdim artık hazır hava da iyiyken bir mangal partisi yaparız olmaz mı :P</span><br /><br /><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_JxA6GiS02mI/SBXwtC80oDI/AAAAAAAAANo/29lEDEV7wRw/s1600-h/kuzu_butun+copy.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 356px; height: 334px;" src="http://bp3.blogger.com/_JxA6GiS02mI/SBXwtC80oDI/AAAAAAAAANo/29lEDEV7wRw/s400/kuzu_butun+copy.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5194322401918492722" border="0" /></a><br /></div><div style="text-align: center; font-family: trebuchet ms;"><br /></div>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-28423504061977741732008-04-22T10:20:00.000+03:002008-04-22T16:41:46.056+03:00"İnsan Dediğin Hamur Misali" Demiştik...<div style="font-family: trebuchet ms;">"İnsan Dediğin Hamur Misali" demiştim ve size atmıştım topu uzun bir süre önce, sizin yaklaşımlarınız nasıl olacak diyerek. Çeşitli yaklaşımlar geldi ki çok da güzel fikirlerdi hepsi, paylaşanlara teşekkür ediyorum. Tamam artık sıra bende :P Kuyuya attığım taşı çıkartma vakti diyebiliriz :P<br />Geçenlerde annem misafirlerine yapacağı şeyler için hamur yoğururken sohbet geçti aramızda "Eskiden şöyleydi, böyleydi" diyerek. Odama geldiğimde ise bir şey aklmda beliriverdi. Sonrasında ise şöyle bir yazı yazmışım;</div> <div style="font-family: trebuchet ms;"> </div><span style="font-family:trebuchet ms;">"Hatırlar mısınız eskiden fırınlarda kilo ile hamur satarlardı. Bilmiyorum hiç denk geldiniz mi 10 - 15 sene öncesinde vardı. Belki de hala vardır, belki de sadece Dikmen(Ankara)'deki fırınlarda vardı, bilemiyorum. Ama benim yolum çok sık düşerdi hamur almak için fırınlara. Annemin ya da Teyzelerimden birinin misafiri gelecektir, acelesi vardır, Ömer(ki bu bizzat kendim oluyorum) bir koşu fırına gider alır gelirdi. Kimi zaman börek yapılırdı, kimi zaman poğaça, kimi zaman ekmek v.s.... O aldığımız hamur şekilden şekile, türden türe giriyordu. Kimi zaman biraz un katıp katılaştırılıyor, kimi zaman su katıp hafif gevşetiliyor, kısaca uygun görülen, olması gerektiği düşünülen şekile getiriliyordu. </span> <div style="font-family: trebuchet ms;">Şöyle biraz düşününce insanın hayatı, kişliği falan da aynen bu süreçlerden geçiyor. Undan olmasa da anneden ve babadan yoğurularak geliyoruz bu hayata ve bilincimiz, irademiz oluşuncaya kadar yoğuruluyoruz aile ve çevre tarafından. Kendi seçimlerimizi yapıp, kararlarımızı almaya başladığımızda bakıyoruz kendimize ve gerekli gördüğümüz değişiklikler yapmaya başlıyoruz. Tıpkı annemin ya da teyzemin hamuru uygun görmeyip sulandırması ya da katılaştırması gibi. Fırındakiler hamuru en genel haliyle yoğururlardı. Zira misal hamurdan tuzu çıkartmak imkansız ya da çok zahmet isteyecek bir şeydir, ama tuzsuz hamura yeteri kadar tuz eklemek kolaydır. Aile de böyle yoğurur çocuğun kişiliğini. Çocuk genel vasıflarını edinir, ileride de kendisine has vasıfları kendisi edinir, tuzunu, kıvamını kendisi ayarlar bir nevi. Nasıl herkes hamurun kıvamını doğru tutturamıyorsa, herkesin yaptığı kekin, pastanın tadı lezzeti ayrı oluyorsa, kimisinin yaptığı mükemmel lezzetli kimisininki ise yenilemeyecek kadar kötü bir tatta oluyorsa, kişinin hayatı da kişinin tercihleri ve kararları doğrultusunda aynen böyle iyi ya da kötü yöne gidebiliyor.<br />Aman siz siz olun ne hamuru güzelce kıvamına getirmeden pasta börek yapmaya çalışın, ne de çocuklarınıza karşı üzerinize düşen, onları yoğurma görevini yerine getirmeyi ihmal edin. Tabi her şeyin yerinde ve zamanında olması gerektiğini ve her şeyin fazlasının zarar olduğunu unutmadan (((:<br /><br />Bu bir bakış açısıydı ve daha önce size sorduğumda gelen fikirlerin yanında pek bir yavan kalmış durumda. Uzun zamandır bir kaç noktası içime sinmediği için bekliyordu bu yazı ama neyse deyip yayınladım (((:<br /></div>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-54422122902109657732008-04-22T01:40:00.002+03:002008-04-22T02:04:12.067+03:00Dr. Sheker Hanım Lütfen Ameliyathaneye!!!<span style="font-family: trebuchet ms;">Şunun şurasında 6 yıl üniversite, TUS du, Asistanlık dönemiydi falan derken yaklaşık 11-12 yıl kadar sonra gideceğiniz bir hastanenin koridorunda "Doktor Gizem Hanım Lütfen Ameliyathaneye" kelinde bir anons duyarsanız bilin ki bu "<a href="http://blogshekeri.blogspot.com">Sheker Gızımız</a>"ın ta kendisi. Bakın ben tanıyorum kendisini az da olsa, doktor ihtiyacınız olursa söyleyin Sheker'e iletirim o yardımcı olur kırmaz beni :P</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Sheker Gızımız şimdilik, ÖSS girip başarılı olacağı güne kadar, blog falan yazıp böyle ara ara içini döküyor. Ha ÖSS sonrası bu yazma işine devam edecektir ama o zaman apayrı bir içerik olacaktır eminim. Böyle "dadından yinmez" yazılar falan bol bol olacaktır. Ama şu an için günlük şeklinde, blog kavramını amacına uygun bir şekilde, kah yaptıklarından bahsederek, kah can sıkıntılarını yazarak, kullanıyor. Zaten blog yazma konusunda bayağı tecrübeli. Hatta benden 2 kat daha tecrübeli bu işte, zira taaa 2006 dan beri yazıyor. 1 yıl kadar <a href="http://www.blogcu.com">Blogcu</a> üzerinde yazdıktan sonra mekan değiştirip gelmiş <a href="http://www.blogger.com">Blogger</a> a. İyi de olmuş zamanla kafasına göre yazmış da yazmış, bir yandan boş durmayıp kardeşi "<a href="http://jelibonunyeri.blogspot.com/">Jelibonu</a>"nu da blog işine sokmuş. Eeee etrafına faydalı olmak kanında var demekki baksanıza (((:</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Neyse işte <a href="http://www.bloggunu.com">Bloggünü etkinliğimizin</a> şekeri olsun, tadı olsun deyip özellikle dahil etmiştik 2. sezon üyelerinin arasına. Eee hakkını da vermiş gelen misafirlerini ÖSS telaşına rağmen güzelce ağırlamış. "MIŞ" diyorum çünkü ben yetişemedim. Bazı sağlık sorunlarım sebebiyle açıkcası 1-2 haftadır sıkıntılıydım, şu bir kaç gündür daha da sıkıntılı geçti. Haliyle yetişme imkanım olamadı, ben de altını kapıdan verip döndüm, hem rahatsızım hem de oyalamayayım Sheker'i diye. </span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Neyse ben yokken de güzelce eğlenmişler, keyiflerine de bakmışlar, okuyunca ben de keyfe geldim (((:</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Eeee artık bana müsade. </span><br /><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Kendinize dikkat edin (((:</span><br /><br /><br /><span style="font-weight: bold; font-family: trebuchet ms;">Çürük </span><span style="font-family: trebuchet ms;font-size:130%;" >OmAr</span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-7900409709582033022008-04-11T19:57:00.003+03:002008-04-11T20:45:48.751+03:00Mınar'a Gittik Hoş Gittik, Leeey Leyyy Lüm Lüm Leyyy...Ve evet BlogGünü diyerek başladığımız "Blogda Altın Günü" 2. Sezonununa başlıyor demiştim <a href="http://merakettimde.blogspot.com/2008/04/blogda-altn-gn-2-sezon-balyor.html">Şu Başlıkta</a>. İşte açılışımız geldi çattı. Yeni katılan arkadaşlarla ve eski, kıdemli arkadaşlarla ilk buluşmamızı "<a href="http://pinaraltuntas.blogspot.com/">Mınar</a>"da yapalım dedik ve işte ben de çıktım geldim Mınar'a.<br />Gelmesine geldim de biraz erken geldim. Zira madem gün olayını ortaya attım eee kalkıp ilk benim gelmem gerek ama değil mi (((: Hem de misafirliğe Mınar'a gidiyoruz, ilk koşup gelen ben olmalıyım da zaten ((: Geldik Mınar'a ki gün bahanesiyle bir hayırlı olsun da diyelim değil mi? Henüz gidip görmemiş olan ender kişilerden biriyseniz bilmezsiniz siz. Mınar'ın mekanı her ne kadar yeni gibi dursa da her bir yanı keyifli keyifli paylaşımlarla dopdoluydu yakın zamana kadar. Ama bahar temizliği yapayım derken birazcık(!) galeyana gelip "Yeniden Başlasıııınnnnn" şarkısı eşliğinde ortalığı kökünden temizleyivermişti. Neyse nasılsa mekan onun mekan Mınar aynı Mınar eskisinden daha dolu doluo olmaya doğru ilerliyor, bakalım kısmet.<br />Ben böyle sizlere laf anlatayım derken bir yandan geldim Mınar'a içeri girip kuruldum baş köşeye. Tabi Mınar ikramları hazır etmekle, hatta benim tarçınsız elmalı tatlımı yapmaya mutfağa çekildi hemen. Neymiş efendim erkenden gelmişim, diğerleri gelmeden pastayı falan filanı yetiştirmekle meşgul olacakmış. Hıhh (:P). Madem öyle mutfakta Mınar Hanım, biz de gelin az dedikodusunu yapalım da görsün bakalım, hıh (burnu teee tepelerde olan kendini beğenmiş smile)<br />Mınar'a aslında izin vermesem de az trip yapsaydım iyi olurdu ama kızcağız birazcık(!) duygusaldır. Yazdıklarını girip okursanız blogunda farkına varırsınız. O yüzden şimdi canını sıkmayayım. Zaten haftaiçi işinde koştur koştur uğraşıyor yorulup keyfi kaçıyor bari hafta sonu keyfini bozmayayım değil mi?? Hoş sinirini, sıkıntısını, derdini hatta <a href="http://pinaraltuntas.blogspot.com/2008/04/kzsal-konular-bunlar.html">Saçını Boyatma Macerasını</a> bile blogunda yazar, döker içini ne var ne yoksa. Hem de gayet rahat ve keyfince yazar. Zira blog onun için içini döktüğü, bir yandan da yapılan ufacık bir yorumla bile keyfe geldiği bir yer. O sebeple her hangi bir kaygı gütmeden, içini döke döke, ne var ne yoksa anlatır. Bazen de e-posta olarak eline gelen, bloglarda karşılaştığı yazıları paylaşır. Ama tabi ki kaynağını belirtmeyi asla es geçmez. Tabi arada ilginç huyları ile de karşılaştığımız oluyor. Durup dururken <a href="http://pinaraltuntas.blogspot.com/2008/04/blog-ve-mnar.html">bloguyla konuşur</a> falan ama biz böyle durumlarda görmezden gelip kendi haline bırakıyoruz onu :P :P Neyse neyse şimdi duyarsa falan başıma iş açmayayım, biraz da diğerleri gelince yaparız dedikodusunu. Şimdilik bu kadar yeter.<br />Tekrardan hoş geldin Mınar "<a href="http://www.bloggunu.com">BlogGünü</a>"ne ((:OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-1941071933963954552008-04-05T18:28:00.003+03:002008-04-05T19:00:41.794+03:00Blogda Altın Günü 2. Sezon Başlıyor...<span style="font-family: trebuchet ms;">Geçtiğimiz Kasım ayı ortasında </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://merakettimde.blogspot.com/2007/10/blogda-gn-vaaarrrrrr-aklamasyla.html">ŞU</a><span style="font-family: trebuchet ms;"> başlıktaki yazı ile "Günlük hayatta altın günü oluyor da, Bloglarda blog günü neden olmasın" deyip 7 kişi "Blog Günü" fikrini hayata geçirmiştik. www.bloggunu.com u da mekan edinmiştik. Her hafta birimize ziyarete gittik. Pek de faydalı oldu. Her şeyden önce birbirini tanımayan 6 kişiyi bu olaya davet edip katmıştım ve "Blog Günü 1. Sezon" noktalandığında 1 fire ile 6 kişi çok güzel bir grup olduk, pek de güzel muhabbet çevirir, yeri geldiğinde elimizden geldiğince birbirimize yardımcı olur olduk. Bir nevi "Küçücük" bir Sosyal Ağ oldu aslında bu fikir ((: Haa öyle bir amacımız gayemiz yok, sadece bir benzetme ((:</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Evet 2. sezon için çok da acele etmeden 6 kişi kendi aramızda toplantı yapıp bu fikri biraz daha renklendirmek için ve bir sisteme oturtmaya yönelik fikirler oluşturduk. Ve şimdi de 2. sezona başlıyoruz. Hayırlı olsun diyelim ((:</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Peki yenilikler neler??</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Her şeyden önce gün üyelerine 7 blog yazarı arkadaşımız daha kattık. Yeni arkadaşlarımız kimler derseniz de şöyle hemen sıralayalım ;</span><br /><b style="font-family: trebuchet ms;">BaşakEsin</b><span style="font-family: trebuchet ms;"> - </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.basakesin.net/" title="www.basakesin.net">www.basakesin.net</a><br /> <b style="font-family: trebuchet ms;">Dilek</b><span style="font-family: trebuchet ms;"> - </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://dilekcetin.blogspot.com/" title="http://dilekcetin.blogspot.com">http://dilekcetin.blogspot.com</a><br /> <b style="font-family: trebuchet ms;">Sheker</b><span style="font-family: trebuchet ms;"> - </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://blogshekeri.blogspot.com/" title="http://blogshekeri.blogspot.com">http://blogshekeri.blogspot.com</a><br /> <b style="font-family: trebuchet ms;">Hülya</b><span style="font-family: trebuchet ms;"> - </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.hulyakonar.com/" title="www.hulyakonar.com">www.hulyakonar.com</a><br /><b style="font-family: trebuchet ms;">Mınar</b><span style="font-family: trebuchet ms;"> - </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://pinaraltuntas.blogspot.com/" title="http://pinaraltuntas.blogspot.com">http://pinaraltuntas.blogspot.com</a><br /> <b style="font-family: trebuchet ms;">Taluyka</b><span style="font-family: trebuchet ms;"> - </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://taluyka.blogspot.com/" title="http://taluyka.blogspot.com">http://taluyka.blogspot.com</a><br /> <b style="font-family: trebuchet ms;">Sevval Elif</b><span style="font-family: trebuchet ms;"> - </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://elifsevvalsolmaz.blogspot.com/" title="http://elifsevvalsolmaz.blogspot.com">http://elifsevvalsolmaz.blogspot.com</a><br /><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Üzücü bir şey ise 7 yep yeni gün üyesi kazanırken "Yağmur" blog yazmaya ara verdiği için bir süre güne de gelemeyecek, neyse ona da pasta falan bir şeyler ayırırız, geldiğinde yer o da :P</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Şu an toplam 12 kişi Altınları hazırladık başlamayı bekliyoruz. Açılışı <span style="font-weight: bold;">HaftayaHaftasonu</span>nda <a href="http://pinaraltuntas.blogspot.com">Mınarın blogun</a> da yapacağız, ilk hafta ondayız artık (((:<br />Ayrıca temamızı da yavaştan yeniliyoruz. Arandı tarandı bu tema da karar kıldık. Henüz üzerinde bazı oynamalar yapamadım ama açılışa tam olarak yetişecek umuyorum ((:<br />Yenilikler, yeni fikirler çok ama hepsini bir anda bitirmeyelim. www.bloggunu.com u takip edenler zaman içinde yenilikleri fark edecektir (((:<br /><br />Yeni arkadaşlar aramıza buradan selam ederim, ayrıca "alamanyada" olmasa da teyzeme el sallıyorum buradan.( 5 tane var, hangisi üzerine alınırsa artık :P )<br /><br /><br /><span style="font-size:130%;">OmAr</span><br /><span style="font-weight: bold;">Meraklı Güncübaşı</span><br /></span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-47390839380420899662008-03-18T21:50:00.000+02:002008-03-18T21:58:00.148+02:00İnsan Dediğin Hamur Misali...<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;font-size:130%;" ><span style="font-family:trebuchet ms;">"İnsan dediğimiz varlık hamur misali..."</span></span><br /></div><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Böyle bir başlık atıp bir yazı yazdım, ancak tam yayınlayacakken "acaba gelen giden, okuyanlar nasıl bir bağlantı kuracak, ne açıdan benzetecek?" diye </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >Merak Ettim De </span><span style="font-family:trebuchet ms;">((:</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Cuma günü ya da Cumartesi sabaha kadar bakalım fikir sunacak olan olacak mı, olursa nasıl olacak cidden merak ettim ((:</span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-71251514917382049342008-03-12T15:31:00.017+02:002008-03-12T17:49:33.825+02:00Psikopat Öğretmen Modeli...<span style="font-family:trebuchet ms;">Son bir kaç haftadır yine sessizliğe bürünmüş durumdayım. Bu sefer ise bahanem "Uzun zamandır çalışmadığım kadar sıkı ders çalışmak." Hoş çok uzun zamandır hiç ders çalışmıyor olduğumu düşünürsek az miktarda çalışmak bile bana göre çok sıkı çalışmakla özdeş oluyor, ama neyse :P Aslında bol miktarda yazı yazdım şu ara ama geneli ciddi ve eleştirisel yazılar olduğu için yayınlamak istemiyorum henüz. O yazıları mümkün oldukça eğlenceli yazıların arasına sıkıştıracağım, tabi eğlenceli yazılar ne sıklıkla yazarım o da ayrı bir husus :P Sonuç olarak eski yazılarımı şöyle gözden geçirirken yarım bıraktığım serileri toparlayım diye düşünüp, Lise maceralarımla ilgili 3. ve uzun bir süre için (lise anılarıma dair yazılarım için) sonuncu yazımı yazayım da aradan çıksın dedim.<br /><a href="http://merakettimde.blogspot.com/2008/01/liseden-bir-seme-vukuat-daha.html">Şu</a> ve <a href="http://merakettimde.blogspot.com/2008/01/kopya-ekmek-mi-haaaaaa.html">Bu</a> y</span><span style="font-family:trebuchet ms;">yazılarımdan sonra kopya çektirmemek adına üretkenliğin sınırlarını abartan "Öğretmen Görünümlü Psikopat Varlık" nasıl olur, okuyup görelim;</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Önceki iki yazımda bahsettiğim şekildeki ve daha pek çok sınavlara yönelik organizasyonlarımız öğretmenlerimizi çeşitli fikir arayışlarına itti. Ancak her durumda destek organizasyonlarımızı devam ettirmekten alıkoyamadılar. Ta ki Fizik öğretmenimizin yeni keşfi ile karşılaşıncaya kadar. İşte bir insanın azmedince nasıl "Psikopat" olabildiğini gösterdiği için kendisini o dönemde çok güzel(!) ve nadide(!) sözler eşliğinde Takdir Ettik(!). Yeni buluşu olan sistem şöyleydi;</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"> - Okulda her dönemde 4 şube,(zaten eşit ağırlık ya da sözel seçebilme şansımız yoktu) toplamda 12 şube, her şubede de en fazla 24 kişi vardı. Tüm dönemlerin gireceği sınavlar hep aynı gün ve saate denk getirilirdi. Yani o gün o saatte kimi sınıfın Kimya, kimi sınıfın Matematik, kimi sınıfın Tarih sınavı olurdu. Bunlar bir yana asıl olay, Tüm sınıflar sınav anında her şubeden sadece 2 kişi aynı sınıfa düşecek şekilde karıştırılırdı. Bu karıştırma sonunda sınav anında her sınıftaki 24 kişi içinde, aynı şubeden 2, aynı dönemden sadece 8 kişi olmuş olurdu. Yazılılarda A ve B grubu olurdu, testlerde ise daha canileşip A, B, C, D yapılırdı. Haliyle yazılılarda her sınıfta sadece 4 kişinin kağıdındaki sorular aynı olurdu. Testlerde ise koca sınıfta sadece siz ve sınıfın diğer ucundaki kişinin aynı kağıda sahip olması gibi bir çile, işkence, söz konusu olmuştu. Bunlar da yetmezmiş gibi standart bir oturma planı yapılmıştı. <span style="font-weight: bold;">BKZ:</span> Alttaki Şekil</span><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_JxA6GiS02mI/R9f7Kg3wtNI/AAAAAAAAAMk/lYw1vkROcYI/s1600-h/snv+semasi.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_JxA6GiS02mI/R9f7Kg3wtNI/AAAAAAAAAMk/lYw1vkROcYI/s400/snv+semasi.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176882454726751442" border="0" /></a><br /><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Eeee hal böyle olunca bize de bu sistemin çarkları olan hocalarımıza, özellikle de sistemin babası olan Fizikçimize sözlü olarak "Saygılarımızı"(!)(tabi ki içimizden :P) sunmak seçeneği kalmıştı.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Ancak bu tazecik sınav sistemi dönem sonunda kaldırıldı. Yok yok öğrenciye acıdıkları, işkence yapmayı bırakmak istemelerinden dolayı falan değil, "afallama" ve olayı idrak etme sürecimizin kısa sürmesi ve sonrasında sisteme adaptasyonumuz verimli bir şekilde gerçekleşmesi sebebiyle kaldırıldı. Kısaca artık sistem "yalan olmuştu" :) Çözümümüzün temelin de bu sefer de dönemler arası dayanışma vardı.Yanınızda oturan üst dönem sizin sorularınızı gözü kapalı çözebildiği için size sınavda "destek" (kopya değil kesinlikle) olup sorularınızı çözüveriyordu. Alt dönemse ihtiyaç duyduğunuz formüller, konular hususunda üst dönem abilerine yardımcı oluyordu. Bu dayanışma sisteminden en az faydayı, sorularını çözüverecek bir üst dlönemleri olmadığı için, "Son Sınıflar" görüyordu. (Neyse onlar da yemekhane sırasında 3-2-1- prensibi gereği en önde oluyorlardı, ona saysınlar :P)</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">İşte ara ara psikopatlaşmama, psikopatça mantıklar kurmama sebep olan hocaların bizi bu hale nasıl soktuklarına sadece bir örnek, ki su tabancasıyla sabahları oda oda gezip bizi uyandıran hocalar falan daha neler neler. Onları da ilerde bir gün anlatırız artık :P</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold; font-style: italic; color: rgb(255, 0, 0);">Dikkat: </span>Yukarıdaki bilgiler öğretmen olan okuyucularımızın feyz alıp bu tip öğrenci desteğini engelleyici faaliyetlere girmemeleri yönünde tavsiye amacıyla yazılmıştır. Aksi durumlarda, yani "Aaaa iyiymiş uygulayalım bunu okulda"gibi düşünceye kapılanlar hakkında gerekli işlem yapılacaktır.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Gereğini bilgilerinize saygılarımla arz ederim. :P</span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-79836017879543222122008-02-25T01:25:00.006+02:002008-02-25T02:30:43.218+02:00Blograzzi Kıyağı ve Haftanın Arşivden Seçme Yazısı...<span style="font-family:trebuchet ms;">Öncelikle <a href="http://www.blograzzi.com">Blograzzi</a> de "Günün Blogu" olmuşum, Oskar gecesinin bereketi bana vurmuş, az önce öğrendim pek sevindim sağolsunlar varolsunlar :P</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Blograzzi ekibinin seçmiş olması sebebiyle hiç bir şeyden dolayı şahsen sorumluluk kabul etmiyorum bilinsin.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">"Biz geldik günün blogu olmuşsunuz diye ama saçma sapan bir yer olmuş hiç de layık değilmişsiniz" diyecek olan olursa, ben masumum deyip suçu Blograzziye atarım, satarım acımam :P</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Tekrardan sağolsun Blograzzi, bunu saymayız bir daha isteriz...</span><br /><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Gecenin ikinci mevzusu da, bu haftaki arşivden seçimim "</span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://merakettimde.blogspot.com/2007/08/kresel-isnma-ve-et-ktl-tehlikesi.html">Küresel Isınma ve Et Kıtlığı Tehlikesi</a><span style="font-family:trebuchet ms;">" yazım oldu, bunu da belirtivereyim (((:</span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-66575608970022844462008-02-22T02:20:00.004+02:002008-02-22T02:40:13.771+02:00Neden Yere Düşeriz???<span style="font-family: trebuchet ms;">Neden yere düştüğümüzü küçükken ara ara merak ederdim. Yani ayakta ne güzel gayet rahatız, yerde ne işimiz vardı ki?? Daha doğrusu yere doğru bizi çeken görünmeyen ipler mi vardı, ama her taşa, toprağa, suya, hayvana, insana bağlı görünmeyen bir ipin olması o yaşta bile saçma geliyordu. O yaş dediğim 5 - 6 civarı. Daha sonradan okula başladım, kafam farklı şeylerle meşgul oldukça bu "Düşme Mevzusu"nu unutmuş gitmiştim. Sonraları Newton, yerçekimi falan öğrendik ama onlar işin bilim kısmıydı. Bir gaye olmalı dedim durdum bu sefer de Lise dönemimde. Ta ki Üniversiteye gelip bir büyüğümle yaptığım bir sohbete kadar. Konuşma sırasında alelade bir söz ve teselli manasıyla bir arkadaşa uzun yıllardır merak ettiğim sorunun cevabını veriverdi;</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">"Ayağa kalkabilmek için öncelikle düşmek gerekir"</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Bu sözü duyduğumdaki sevincime ne arkadaşım ne de büyüğüm anlam verebildi, ama o anda ben çok kimseye ıvır zıvır, saçmalık olarak gelen bir duruma anlam vermiştim. Zira olay sadece düşmek ve kalkmakla alakalı değildi. Evet 5 - 6 yaşımdaki merakım sadece Düşmek ve Kalkmak üzerineydi, ama lise ve sonrasında asıl mevzu yapılan hatalar, yanlışlar ve bu yanlışların telafisine karşılık geliyordu. Yani artık "Neden düşeriz?" sorusu "Neden yanlış yaparız?, Neden hata ederiz?" e dönüşmüştü. Ve işte cevabı karşımdaydı;</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">"Ayağa kalkabilmek için" yani doğru olanı görebilmek, yapabilmek için önce yanlışı görmek, gördükten sonra da doğruya yönelmek asıl önemli olan. Daha pek çok mana barındırıyor aslında bu yere düşme konusu ama uzattım yeterince daha fazlası tadını kaçırır konunuz ((:</span><br /><span style="font-family: trebuchet ms;">Az önce bir alttaki Satranç ve Eskimeyen Bir Ders yazısında ufak oynamalar yaparken aklıma bir anda geldi bu yazı, daha güzel bir yazı olabilirdi belki ama kafam şu an ancak bu kadar basabildi, idare ediverin (((:</span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-44947016926438552722008-02-22T02:00:00.001+02:002008-02-22T03:04:52.882+02:00Satranç ve Eskimeyecek Bir Ders<span style="font-family:trebuchet ms;">Yaklaşık 2 ay önce bir yazı yazmıştım ve taslak olarak kaydedip, ileride yayınlarım diye bırakmıştım. Ancak 1 - 2 saat önce nihayetinde Ankara'ya döner dönmez maillerimi kurcalarken <a href="http://pinaraltuntas.blogspot.com/">Pınar</a>'ın yolladığı bir mailde yazdığım yazıdaki hikayeyle karşılaşınca geciktirmeden yazıyı yayınlamanın güzel olacağını düşündüm, Pınar fark etmeden verdiğin GAZ :P için teşekkürler (((:</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">"<span style="font-weight: bold;">M.S. 570 - 600 yılları civarında Hindistan'da bir Brahman rahip dönemin Şah'ına ders vermek amacıyla Şah'dan, Vezir'den, Kaleler'den, Filler'den, Atlar'dan ve Askerler'den oluşan bir oyun yapıp "sen ne kadar önemli biri olursan ol, adamların askerlerin olmadan, hiç bir işe yaramazsın, hiç bir önemli iş yapamazsın" demek istemiş. Şah durumdan memnun "Peki, oyununu ve dersini beğendim, dile benden ne dilersen" demiş. Rahip, Şah'ın bu sözünün üzerine alması gereken dersi almadığını düşünerek, "bir miktar buğday istiyorum" demiş. "Sana bulduğum bu oyunun birinci karesi için bir buğday istiyorum. İkinci karesi için iki buğday, üçüncü karesi için Dört buğday istiyorum. Böylece her karede bir önceki karede aldığım buğdayın iki misli buğday istiyorum. Sadece bu kadarcık buğday istiyorum." demiş Şah, kendisi gibi yüce ve kudretli bir şahtan isteye isteye üç beş tane buğday isteyen bir rahibin, küstahlığa varan alçakgönüllülüğüne sinirlenmiş ve ona ders vermek için "</span></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >Hesaplayın. Hak ettiğinden bir tane fazla buğday vermeyin" demiş.</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">Hesaplama başlanır. Her şey gayet yolundaymış. Zira 64 karelik bir tahta var ve 10. kareye gelindiğinde henüz daha 1023 buğday yani yaklaşık 1 avuç buğday ediyordu. 15. karede ise topu topu 1.5 kilo buğday etmişti toplam verilmesi gereken miktar. Hesap hep böyle gidecek diye düşünülüyor rahibin bu hesap sonunda 5-10 kilo buğdayını ve de dersini alıp gideceği düşünülürken hesaplar biraz ciddileşmeye başlamış. 25. karede toplam miktar 1.5 Ton olmuş. 31. karede ise durum şakası olmaz bir hal almış, çünkü miktar 92 ton olmuş. 49. karede ise 24 milyon Ton'a ulaşmış, ki bu Türkiyenin yıllık buğday üretiminden çok daha fazlası demek oluyor. 54. karede ise Dünyanın bu günkü ölçülerle yıllık üretimi kadar buğday yani 771 milyon Ton a gelinmiş. Ve sonuçta 64. kareye gelindiğinde Rahibe bu günkü ölçülerle Dünyanın 1500 yıllık buğday üretiminin verilmesi gerektiği ortaya çıkmış.</span>"</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">İşte Satranç oyununun çıkışına yönelik rivayetlerden birinden bu şekilde bahsediyor Sinan Sertöz Matematiğin Aydınlık Dünyası adlı kitabında. 6 yaşımdan beri gerek kişisel, gerek resmi yollarla samimi bir tanışıklığımın olduğu ( :P ) bu oyunun bu kadar önemli ve etkileyici bir dersi de içinde barındırdığı hiç aklımdan geçmezdi. Yıllar önce bu hikayeyi okuduğumda "Ulen şu Rahip gibi kafamız çalışsa ah keşke" demiştim. Hala da derim ((: Ama artık bununla birlikte "Sonuçlarını gerektiği kadar düşünmeden attığımız adımların, hiç beklemediğimiz şeylere sebep olabileceğini" de düşünür oldum. Bu çok sık yaptığımız bir şey. Ancak malesef her zaman ödenen bedel <span style="font-weight: bold;">Buğday</span> olmayabiliyor...<br />Şah'ın yaptığı gibi</span><span style="font-family:trebuchet ms;"> </span><span style="font-family:trebuchet ms;">düşünmeden, kafa yormadan, kolay yolu seçip görüntüde ne varsa ona göre yorum yapıyor, kendimizce "<span style="font-weight: bold;">Güya</span>" ceza veriyoruz "</span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >Hesaplayın. Hak ettiğinden bir tane fazla buğday vermeyin</span><span style="font-family:trebuchet ms;">" diyerek, yahut yine Şah'ın yaptığı gibi "Kudretimizin her şeye yettiğini düşünüp", kendi (Kıt) bilgilerimiz ışığında(!) "</span><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="font-weight: bold;">dile benden ne dilersen" </span>diyoruz. Ama düşünmüyoruz ki "Hak ettiğinden bir tane fazla buğday vermeyin" deyip ceza(!) veren Şah da, benzer fikirlere kapılan bizler de malesef bu anlık, düşünmeden sarf edilen sözler, davranışlar ile bindiğimiz dalı kestiğimizi görmüyor "Ağacı" keserek ona ceza verdiğimizi sanmakla avunaduruyoruz...<br />Satranç düşünce oyunudur, düşünmeden oynanmaz. Zira hamle yapıp elinizi taştan çektiğiniz anda o hamlenin geri dönüşü yoktur. En değer verdiğiniz taşınızı yanlış gördüğünüz bir hamle sonucu boşa harcarsanız, o taşın geri size gelmesi çok zordur, ancak ve ancak çok doğru ve akıllı hamleler sonucu mümkün olabilir. Satranç hayatın maddeleştirilmiş halidir benim gözümde, o sebeple tıpkı satrançdaki gibi "Hayatınızda da adımlarımızı düşünerek, tartarak atmalıyız. Zira hayatınızda sahip olduğunuz ve çok değerli olan kişileri kaybetmeniz kaçınılmaz olabilir..."<br />Her insan hata yapar, Satrançta da Hayatta da, ama asıl nokta devamındaki hamlelerinizin, adımlarınızın bu hatanızı telafi edebilmenizi sağlatabilecek kadar iyi olmasıdır...<br /><span style="font-weight: bold;"></span></span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-74962367126556650542008-02-16T02:56:00.009+02:002008-02-16T08:25:03.840+02:00Merak Ettim de Nasıl Yazılıyor Bu Kelimeler - 2...<span style="font-family:trebuchet ms;">Hemen altta bahsettiğim o işler arasında boş da durmamaya çalıştım. Aklıma takılan bir iki söz ve kelimeyi araştırayım derken, kendimi Blog yazmaya yeni başladığım sıralarda oluşturduğum ve yanlış yazılıp kullanılan kelimeleri içeren listeye benzer bir liste yapmış buldum. Bu kelimelerin bir kısmını doğru bir kısmını ise ben de yanlış kullanıyorum. Ancak doğrularını kullanmaya çalışmak, az da olsa dikkat etmek sanıyorum hem kendimiz hem de dilimiz için faydalı olacaktır (((: </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;">Not:</span><span style="font-weight: bold;"> </span><span style="color: rgb(51, 51, 255);">Kelimelerden bir kaçı ilk listede de var ancak bu kelimeler tekrar yazmanın faydalı olacağını düşündüğüm kelimelerdir.<br /><br /></span></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:130%;" ><span style="color: rgb(51, 51, 255);"><span style="color: rgb(0, 0, 102);font-family:arial;" >Doğru / <strike>Yanlış</strike></span></span></span><span style="font-family:trebuchet ms;"><span style="color: rgb(51, 51, 255);"><span style="color: rgb(0, 0, 102);font-family:arial;font-size:130%;" ><strike></strike></span></span></span><br /><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><span>Aferin - <strike>Aferim</strike></span></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><br />Bahçevan- </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><strike>Bahçivan</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Başlamak - </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><strike>Start Almak</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><br />Bulgar - <strike>Bulgaristanlı</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > Delalet (İşaret Etmek) - <strike>Dalalet</strike> (Sapkınlık)</span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><br />Dershane - <strike>Dersane</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Elemek - <strike>Elimine Etmek, Ekarte<br /></strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><span>Entelektüel - <strike>Entellektüel</strike></span></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Ezkaza - <strike>Eskaza</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > <br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Faaliyet - <strike>Faliyet</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Gürcü - <strike>Gürcistanlı</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > <br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Harikulade - <strike>Harkulade</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Hastane - <strike>Hastahane</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > <br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Hint - <strike>Hindistanlı</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >İcap Etmek - <strike>İcabetmek</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > <br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >İddianame - <strike>İddaname</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >İngiliz - <strike>İngiltereli</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><span><br />İnisiyatif - <strike>İnsiyatif</strike></span></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Kafe - <strike>Cafe</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><br />Kerli Ferli - <strike>Kelli Felli</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><span><span>Komiser - <strike>Komser</strike></span></span></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><br />Kaza ya öyle değil - <strike>Kazın Ayağı Öyle Değil</strike> ( Olay öyle değil, zamanla yuvarlayarak bu hale getirmişiz)</span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Kaile Almak - <strike>Kaale Almak</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > <br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Küresel - <strike>Global</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><br />Maalesef - <strike>Korkarım</strike> ("I'm Sorry"den gelir, dilimizde böyle bir hitap şekli yoktur)</span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><span><br />Popüler - <strike>Populer</strike></span></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > <br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><span>Rastlamak - <strike>Raslamak</strike></span></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Sahlep - <strike>Salep</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><br />Sahneye Çıkmak - <strike>Sahne Almak</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Servi Boylu - <strike>Selvi Boylu</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><span><br />Stil (tarz) - <strike>Sitil</strike> (Küçük Kova, Bakraç)</span></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Strese Girmek - <strike>Stres olmak</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > <br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Sürpriz - <strike>Süpriz</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><span>Şarj - <strike>Şarz</strike></span></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > <br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><span>Şefkat - <strike>Şevkat</strike></span></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Şoke Olmak, </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Şok Geçirmek</span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><span> - <strike>Şok Olmak</strike></span></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" > </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" ><br />Şov - <strike>Show</strike></span><span style="font-weight: bold;font-family:arial;font-size:100%;" ><br /></span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;" >Yıkanmak - <strike>Duş Almak</strike></span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;"><br /><span style="font-weight: bold;"><span style="font-weight: bold;"></span></span><span style="font-weight: bold;"></span><span style="font-weight: bold;"></span><span style="font-weight: bold;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-weight: bold;"></span></span></span></span></span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-69204598905100165212008-02-16T01:43:00.005+02:002008-02-16T02:56:39.203+02:00Başına İş Almak İçin Kaşınan İnsan Modeli...<span style="font-family:trebuchet ms;">Şu aralar başıma yine bir sürü iş aldım, onlarla ilgilenip dört koldan hazırlıklarla uğraşıyorum :P Şöyle ki;</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">- </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.bloggunu.com/">BlogGünü</a><span style="font-family:trebuchet ms;"> olayının 2. sezonu için gün ekibiyle birlikte yeni bir tema aramaktayız. Ayrıca da 2. sezon için 6-7 kişilik yeni katılım yapmayı düşündük, kafamızda isimler belirlemekle uğraşıyoruz, bir nevi kendi çapımızda bir seçim - inceleme işiyle uğraşıyorz :P :P :P ve bir de sistemi biraz daha geliştirme niyetindeyiz, Kısaca kendi çapımızda takılıyoruz :P</span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">- Yepyeni bir blog projesi ile karşınızda olmak üzereyiz. Aslında başladık bile (((: ( her ne kadar geçici bir tema ile de olsa, henüz bir kaç yazı yazılmış da olsa başladık işte uleyynnn :P ) </span><br /><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">"</span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.fikr.in/">www.Fikr.in</a><span style="font-family:trebuchet ms;">" alan adı altında "Medya ve Kültür - Sanat Alanı" kapsamına giren konulara dair "Fikirlerin" paylaşılacağı, beğeni veya hoşnutsuzlukların "kişisel" yorumlarla samimi bir şekilde dile getirileceği bir blog olması "</span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.fikr.in/">Fikr.in</a><span style="font-family:trebuchet ms;">"deyiz :P </span><br /><span style="font-family:trebuchet ms;">Bu projeye </span><a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.fikr.in/yazarlar/">"BlogGunu" tayfası</a><span style="font-family:trebuchet ms;"> olarak birlikte giriştik (ilerde umuyorum yine aynı ekiple farklı projelere de girişeceğiz, kısmet olursa :P ), </span><span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;" >tabi ki yazmak isteyenlere kapımız her zaman açık.</span><span style="font-family:trebuchet ms;"> Ancak "Az olsun Öz olsun " düsturu ile ufak bir değerlendirmeden sonra uygun başvuruları büyük keyifle kabul edeceğiz (((: Haaa şayet oldu ki aramıza katılmak istediniz, benimle irtibata geçmeniz yeterli olacaktır.(((:<br />- Bir başka proje fikrimiz var onun altyapısını ve sistemini halletmeye ve netleştirmeye çalışıyoruz yakın zamanda o da umuyorum karşınızda olacak, sürpriz olsun :P (hoş merak edecek olan olacağını pek sanmıyorum ama olsun ola ki merak eden biri çıkar ona sürpriz olsun :P)<br />- BlogGunu ve Fikr.in için tema bulmakla hatta bulduğumuz 4-5 temayı birbirine karıştırıp, entegre edip kurcalamaya çalışırken kendi blogumun temasını da unutmadım. Hava uzun zamandır güneşli olunca haliyle temada hava durumuna göre değişiklikler olmalı, diye düşünüp temada oynama yapıyordum ki havalar bozdu, o sebeple birazcık askıya aldım artık :P<br />Neyse işte buyrun başına iş açmak için kaşınıp duran kişi profili size :P:P<br /></span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-31724980261764051672008-02-11T01:43:00.000+02:002008-02-11T01:58:06.396+02:00Haftanın Arşivden Seçme Yazısı ((:<span style="font-family: trebuchet ms;">Dikkatinizi çekmiştir hemen sağ tarafta</span> "Haftanın Arşivden Seçme Yazısı..." <span style="font-family: trebuchet ms;">diye bir şey var yaklaşık 1 aydır ((: haftanın yazısı olmayı geçti ayın hatta yılın yazısı falan olma yolunda ilerlemekte olan bir bölüm orası ((: Teorikte çalışma prensibi şu şekilde olacak bir kısım orası;<br />Her hafta kendi seçtiğim eski yazılarımdan birinin girişini oraya yazıp yazının kendisine de bir link vereceğim, ilgisini çeken tıklayıp okuyacak, olay bundan ibaret.<br />Bu vesile diyeyim size, kendi yazılarım diye demiyorum ama arşivdeki yazılarımı kurcalarsanız hoşunuza gideceğinden eminim ( reklammmm :P:P )<br />Bu hafta arşivden seçimim özel günler manyağı olmuş olmamız ve 14 şubat örneğinin burnumuzun dibinde olması sebebiyle "<a href="http://merakettimde.blogspot.com/2007/08/senede-bir-kez-hatrlamak-ve-hatrlanmak.html">Senede Bir Kez Hatırlamak ve Hatırlanmak</a>"(17 Ağustos 2007) oldu. Biraz keyifsiz bir yazı ama beğenirsiniz umarım ((:<br /></span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-76316146047236545322008-02-10T12:05:00.000+02:002008-02-11T01:43:47.837+02:00Mim Furyası; Sezon 2 / Bölüm 1<span style="font-family:trebuchet ms;">Efendim baktım Lost 4. sezona girdi ben de "Mim" furyasının 2. sezonunu açayım dedim, vatana millete hayırlı olsun. Çok sıkı bir giriş yapıyorum bu sezona ve halihazırda bekleyen 5 mim sayesinde hazır olun her an bunlardna birine cevap verip altına da pası size atttığımı görebilirsiniz, demedi demeyin :P<br />Sezon açılışını <a href="http://jelibonunyeri.blogspot.com/2008/01/pnar-abla-beni-mimlemi.html">Jelibon'un yolladığı mim</a> ile yapalım bakalım.<br />"Neden blog yazıyorum?" sorusuna cevap bulmak güç. yani aslında bulunurda en doğru güzelini bulmak lazım. "Egomu tatmin ediyorum", "Saçma sapan yazılar yazmama rağmen daha nereye kadar sabredip takip etmeye devam edeceksiniz diye sizi denemek için yazıyorum", "Neyim eksik benim deyip başımın kel olmadığını isbat için yazıyorum", "Bedava hizmet veriyorlar durun bir tane de ben açayım bari deyip, sırf bedava olduğu için ve kalabalık etsin diye yazıyorum" daha uzar gider. Ama daha bariz olan sebep ise şöyle ki;<br />"İleride kitap çıkartmak niyetiyle burada yazmaya başlayıp bir alt yapı oluşturmak niyetiyle başlamıştım yazmaya. Ancak bir süre sonra o kadar keyif vermeye başladı ki, o kadar güzel kazanımlar oldu ki Blog Ailesinin hep bir üyesi olarak kalmak istemeye başladım ve yazmaya, blog ile ilgilenmeye, başka bloglara gidip yorumlar yazmaya olabildiğince devam ettim ve ediyorum da"<br />Evet durum budur ((: daha sıralanabilecek o kadar çok sebep var ki aslında ama bunlar yeterli sanıyorum ((:<br />Şimdi de sıra "Mim"in gideceği yer, mekan seçimine ((: Hah tamam en iyisi <a href="http://taluyka.blogspot.com/">Taluyka</a> nın neden blog macerasına atıldığı ve hale buralarda olduğunu öğrenelim. Haydi bakalım <a href="http://taluyka.blogspot.com/">Talu</a> göster kendini :P<br /></span>OmArhttp://www.blogger.com/profile/18166815481776152439noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-8273735465095421417.post-75728773312006057842008-02-04T21:55:00.000+02:002008-02-04T23:18:56.204+02:00"Hack" Nasıl Yapılır?Önemli bir notla yazıya başlamakta fayda var; burada bahsi geçen metodu kullanıp kullanmamak tamamen sizin sorumluluğunuzdadır. Yazar olarak ben, burada verdiğim bilgi dahilinde birilerine vereceğiniz herhangi bir zarardan ötürü <span style="font-weight: bold;">sorumluluk kabul etmiyorum</span>. Merak ettiğinizden de adım gibi eminim, o yüzden yazının faydalı olacağına inanıyorum.<br /><br />Öncelikle "hack" dedikleri nedir, ondan bahsedelim. Çok genel inanışa göre sistemleri problemden probleme sokup, içindeki bilgileri, şifreleri ve bilumum özel kayıtları ele geçirip sonra da ardından da koca bir not bırakmaya "hack"lemek deniyor. Gerçek anlamı bu değil ama üç aşağı beş yukarı bu diyelim biz.<br /><br />Şimdi bu "hacker"lar hacklemeyi nasıl yapıyorlar biraz da ondan bahsedelim. Öncelikle bir sistemin arka planına yani kontrol edilen mekana geçmek için genelde bir şifre gerekir. Bu şifre de belli bir mekanizma tarafından eşlenir ve yetki verilir ya da yetki reddedilir. Örneğin bir sitenin sahibisiniz diyelim, size daha önce verilmiş olan kullanıcı adı ve şifre sorulur. Siz bunları bu mekanizmaya verirsiniz, bu mekanizma ise daha önce saklı bir yerlerde bulunan asıl şifre ve kullanıcı adıyla karşılaştırır ve onaylar ya da onaylamaz. Onayladığı takdirde sisteme girersiniz ve yetkiler elinizde olur.<br /><br />Sistemlerin genelde bir de arka kapıları olur. Bu kapılar hatalardan kaynaklanabileceği gibi, eksik yerler ya da unutulmuş boşluklar da olabilir. İşte hacker diye tabir ettiğimiz kişiler bu açıkları bulurlar ve sistemlerin kontrol mekanlarına girerler. Genelde bu iş bir hırsızın kapıyı bir şekilde açıp evinize sizden izinsiz girmesi gibidir. Yani illa ki bundan memnun olmayız.<br /><br />Bazıları da bu işi sistemin bu açıklarını bulup, sistem yöneticilerini uyarmak ya da bizzat bu açıkları kapatmak için bu işi üstlenirler. Bunların sıfatları da "beyaz"dır, İngilizcesiyle "white hacker". Bunlar genelde güvenlik uzmanlarıdırlar ya da güvenlik için işe alınmış kimselerdir.<br /><br />Peki evimize bir hırsız girse bunu nerden anlarız? Elbette ki çaldığı şeylerden. Ya hiçbir şey çalmadıysa? O zaman bıraktığı izleri bulabilirseniz anlama şansınız olur. İşte, siteler içinde çalınacak fiziksel bir şey olmadığından dolayı, sisteminize birileri girdiğinde eğer iz bırakmazsa bunu anlayamazsınız. Bu yüzden bazı "hacker"lar kendilerini göstermek için büyük notlar bırakırlar. Bunun örneklerini muhtemelen hacklenmiş siteler üzerinde görmüşlüğünüz vardır. "Hacked by..." gibi notlar görürsünüz, örneğin.<br /><br />İşte bu yazıda bahsedeceğim bir hack örneği de böyle yapılmış ve ardından notunu bırakmış. Kendisi, kendi deyimiyle Google'ı hacklemiş bir arkadaşımız. Erzurumlu ve Aziz Türk milleti adına Google'daki açığı tespit ederek uyarmış ama "beyaz"lardan olduğu için sisteme herhangi bir halel(zarar) getirmemiş, sağ olsun.<br /><br />İşte bu yaşayan örneği veriyorum: <a href="http://www.google.com.tr/group/hackedhtml" target="_blank">Google Hack</a><br /><br />Şimdi bu hack olayı nasıl yapılır, ayrıntıları veriyorum: Önce Google Groups'a gidilir, bir grup açılır. İçine de "Seni hekledim Gogıl amca, naber? hehehe" yazılır ve ardından imza atılır. Gerekiyorsa renk düzenlemeleri siyah ve ürkütücü yazı tonlarından seçilir. Ardından da grubun internet adresi arkadaşlara "Bakın Gogıl'ı hekledim" diye mesaj gönderilir.<br /><br />İşte gördünüz. Google'ı bile "hack"lemek bu kadar basit! Zor bir şey sanmıştınız değil mi?<br /><br />Not: Ne olur ne olmaz, belki Google bu açığından haberdar olup da kapatır diye bir ekran görüntüsünü sakladım. <a href="http://img215.imageshack.us/my.php?image=hekhx0.jpg">Burdan görebilirsiniz.</a>ya/sinhttp://www.blogger.com/profile/02145664639626427925noreply@blogger.com