<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451</id><updated>2009-12-29T22:41:04.694+02:00</updated><title type='text'>food engineer</title><subtitle type='html'>Gıdalar ve beslenme hakkında enstanteneler...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>153</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-6313559957856290512</id><published>2009-05-25T21:01:00.001+03:00</published><updated>2009-05-25T21:05:01.384+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya Süt Günü'/><title type='text'>21 Mayıs Dünya Süt Günü</title><content type='html'>TMMOB Gıda Mühendisleri Odası tarafından 21 Mayıs Dünya Süt Günü için yapılan basın açıklaması:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt, içerdiği besin ögeleriyle insanlar için mükemmel bir gıda maddesidir. Yeterli ve dengeli beslenme için gerekli olan kimi besin maddeleri, hayvansal ve bitkisel ürünlerde değişik oranlarda bulunurken, süt, bir çok besin öğesini tek başına barındırmaktadır. Yapısında; süt şekeri (laktoz), yağ, protein, mineral maddeler ve vitaminler olup, bunlardan pek çok besin öğesi doğada sadece sütte bulunabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu özellikleri nedeniyle süt, başta çocuklar olmak üzere her yaşta birey için tüketilmesi gereken en önemli gıda maddelerinden biridir. Sütün bir diğer özelliği de, vücudun maksimum düzeyde yararlandığı proteinleri içermesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt tüketimi aynı zamanda bir gelişmişlik ölçüsü de sayılabilmektedir. Sağlıklı ve yeterli beslenen toplumlarda süt ve süt ürünlerinin tüketimi daha yüksek olmaktadır. Türkiye’de, yıllık kişi başı süt tüketimi 20 kg dolayında iken, gelişmiş ülkelerde bu oranın 70-100 kg olduğu bilinmektedir. Ülkemiz tüketicisinin beslenme alışkanlıkları gereği, yoğurt ve peynir gibi süt ürünleri daha çok tüketilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar için bulunmaz bir besin kaynağı olan süt, zararlı mikroorganizmaların üremesi için de benzersiz bir ortamdır. Süt, uygun olmayan koşullarda çok çabuk bozulabilmektedir. Hayvandan sağılan süt, tüketiciye ulaşıncaya kadar çeşitli etkenlerden kaynaklanan bulaşıya bağlı olarak çabuk bozulabilmektedir. Özellikle, açıkta satılan ve sokak sütü olarak tanımlanan süt, tüketici sağlığı açısından büyük risk oluşturmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de 1930’lu yıllarda yasaklanan sokak sütçülüğü, hala sorun olmaya devam etmektedir. Bunda, yeterli denetimlerin yapılamaması ve bilgi eksikliği yanında, süt ve üretim teknolojisine ilişkin bilgisi olmayan kişilerin sokak sütçülüğünü özendirerek, ısıl işlem görmüş süt hakkındaki olumsuz söylemlerinin büyük etkisi vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı yaşam ve dengeli beslenmede sütün yeterli düzeyde tüketiminin sağlanması konusunda atılması gereken bir çok adım vardır. Hijyenik koşullarda üretimin gerçekleştirilmesi, kuralına uygun taşınarak tüketicilere ulaştırılması, kalitenin sağlanması ve okul çağındaki çocukların süt tüketimine özendirilmesi ve benzeri konularda ulusal bir politikaya ihtiyaç vardır. Odamızın da içinde yer aldığı ULUSAL SÜT KONSEYİ’ nin kurulması, olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmekte ve yeni açılımlar getireceği umut edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gıda Mühendisleri Odası olarak, tüketicilerin hijyenik olmayan ve sağlıksız koşullarda üretilerek piyasaya sunulan süt ve süt ürünlerini tüketmemeleri, bu tür ürünleri öneren kişileri ciddiye almamaları gerektiğini bir kez daha belirtir, bilimsel ve teknolojik olarak ısıl işlem görmüş süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi gerekliliğini vurgular, ‘DÜNYA SÜT GÜNÜ’ nü kutlarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TMMOB Gıda Mühendisleri Odası&lt;br /&gt;Yönetim Kurulu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-6313559957856290512?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/6313559957856290512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=6313559957856290512&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/6313559957856290512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/6313559957856290512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2009/05/21-mays-dunya-sut-gunu.html' title='21 Mayıs Dünya Süt Günü'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-165234432187199670</id><published>2009-04-10T14:47:00.002+03:00</published><updated>2009-04-10T14:55:54.844+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda ve İçecek Envanteri'/><title type='text'>Gıda ve İçecek Sanayi Envanteri 2008</title><content type='html'>&lt;p&gt;Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) tarafından açıklanan "Gıda ve İçecek Sanayi Envanteri 2008"nin bu yıl üçüncüsü gerçekleşti. Envantere göre, sektörde 2008 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 26,3'lük istihdam kaybı gerçekleşti.&lt;/p&gt;&lt;span class="content"&gt;TGDF Başkanı mevcut sorunlara ilişkin durum değerlendirmesi yapmış:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="content"&gt;"Krizle birlikte hanehalkı gelirlerinde düşüş ve beraberinde tüketici talebinde daralma yaşandı. Gıda ve içecek, hala tüketicinin harcama kalemlerinde kiradan sonra ikinci sırayı almasına ve vatandaşın bütçesinden gıda için daha fazla para ayırmasına rağmen, son iki yıldır yüksek seyreden fiyatlar nedeniyle bu dönemde gıda satışlarında belli oranlarda düşüş yaşandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketicinin ucuz ürünlere yönelmesine sebep olan bu durum, halk sağlığını hiçe sayanlar için fırsat doğmasına neden oldu. Kayıtdışı, sağlıksız, hiçbir standart gözetmeden ve denetimden uzak üretim yapan firmalar bu durumdan faydalanmaya başladılar. Bu yolla karşımıza çıkan kayıtdışı, altını çizerek söylüyorum, devlete vergi kaybı yaşatmasının yanı sıra halk sağlığının önündeki en büyük tehlikedir. Gıda sektöründe kayıtdışı ile mücadelenin asıl önemli tarafı da bu noktadır. Kayıtlı, vergisini veren, namuslu gıda üreticisi de ne yazık ki mücadelesinde yetersiz ve müthiş bir haksız rekabetle karşı karşıya kalmaktadır. Ne yazık ki devlet, denetim boşluğundan doğan bu soruna çözüm bulmak ve kayıtdışı ile mücadele etmek yerine, kayıtlı sanayicinin üzerindeki yükleri arttırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayıtdışı ile mücadele edemememiz sonucu sektörümüzde, geçen yıl kayıtlı, vergisini ödeyen 1.184 işyeri kapandı. Yine aynı dönemde gıda ve içecek sanayinin kapasite kullanım oranı, Ağustos 2008'den itibaren düşmeye başladı ve yılsonunda %68'e kadar geriledi. Yurtiçi talepte yaşanan düşüş böylece sanayimizin kapasite kullanım oranlarına da yansıdı. Yine yılın son aylarında dünyadaki talep daralmasına istinaden ihracatta da gerileme yaşanmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2008 yılında, özellikle krizin etkilerinin hissedildiği son aylarında gerçekleşen rakamlar, 2007 yılına göre %26,3'lük bir istihdam kaybı olduğunu ortaya koyuyor. Bu kayıpta krizin etkileri görülmekle birlikte, istihdamın üzerindeki yüksek vergi, SSK gibi yükler de önemli bir faktör olmuştur. Krize önlem adı altında birçok sektöre yönelik hazırlanan paketlerde yer alan kolaylıkların (ki bu önlemler geçici olmakla birlikte), gıda ve içecek sanayine sağlanmadığı görülmektedir. Oysa krizin, diğer birçok sektör gibi gıda sanayini de teğet geçmediği açıkça ortadadır. Hâlbuki en çok istihdam sağlayan, katma değer yaratan ve hammaddesini yurtiçinden temin eden bir sektör olarak, sanayicimizin İSTİHDAM noktasında yaşadığı sorunların çözümüne dönük kolaylıkların sağlanması ki bunun en başında İSTİHDAMIN ÜZERİNDEKİ VERGİ YÜKLERİNİN daha da aşağı çekilmesi gelmektedir. Her şeyden önce gıda güvenliği ve halk sağlığının korunması gibi 2 önemli toplumsal faktörün çözümüne katkı sağlayacak ve ülkemizin krizden daha çabuk çıkmasında da faydası olacağı kanaatindeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tüm bu olumsuzluklara rağmen, ülke ekonomisi içinde 4. büyük üretim sektörü durumunda olan Gıda ve İçecek Sanayinin, 2007 yılına göre azalarak da olsa hala %172 ticaret fazlası veriyor olmasını, bir gurur kaynağı olarak görmekteyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine olumsuzluklara rağmen, Federasyonumuzun da özverili çalışmaları sonucu gıda güvenliğini temel alarak AB standartlarında gıda üretimi yapan üretici ve KOBİ'lerin artmaya başladığını da görüyoruz". &lt;/span&gt;&lt;p&gt;Envantere göre, 2008'de gıda ve içecek sanayinde faaliyet gösteren 22 bin 92 işyerinin yüzde 21,4'ü işlenmiş unlu ürünler sektöründe faaliyet gösterirken, yüzde 19,8'i sebze ve meyve işleme sektöründe, yüzde 14,7'si de süt ve süt mamulleri sektöründe faaliyet gösterdi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2008'de en fazla istihdam kaybı 35 bin kişi ile süt ve süt ürünlerinde yaşanırken, en fazla istihdam imkanı sağlayan sektör ise 2007 yılında olduğu gibi sebze ve meyve işleme sektörü oldu. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gıda ve içecek sanayinin yıllık ihracat artış oranı 2008'de yüzde 25,3 olarak gerçekleşirken, ihracat içinde en yüksek paya sahip olan alt sektör yüzde 35,8 payla işlenmiş sebze ve meyve sektörü olurken, en düşük paya sahip olan alt sektör ise yüzde 0,1 ile şarap sektörü oldu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yabancı sermayeli firmaların sayısı 62, firmaların ülkelere göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 13 firma ile Almanya gelirken, yabancı sermayeli firmaların en fazla ilgi duyduğu alan 30 firma ile sebze ve meyve işleme sektörü oldu.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-165234432187199670?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/165234432187199670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=165234432187199670&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/165234432187199670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/165234432187199670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2009/04/gda-ve-icecek-sanayi-envanteri-2008.html' title='Gıda ve İçecek Sanayi Envanteri 2008'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-7109570561931898615</id><published>2009-02-07T16:20:00.004+02:00</published><updated>2009-02-07T16:36:09.239+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuş gribi'/><title type='text'>Kuş Gribi'nin Resmi İnternet Sitesi Kuruldu</title><content type='html'>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Daire Başkanlığı tarafından kuş gribiyle mücadele için &lt;a href="http://www.kusgribi.gov.tr/"&gt;ilk resmi internet sitesi &lt;/a&gt;kurulmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sitede kuş gribiyle ilgili a'dan z'ye her bilgi yer alıyor. Hatta galeri bölümünde videolu anlatımlar da mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anasayfada bulunan &lt;a href="http://www.kusgribi.gov.tr/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EFD1178C72906F8DA2"&gt;Aşıklardan kuş gribi atışması &lt;/a&gt;başlıklı haber de oldukça ilginç geldi bana.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-7109570561931898615?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/7109570561931898615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=7109570561931898615&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/7109570561931898615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/7109570561931898615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2009/02/kus-gribinin-resmi-internet-sitesi.html' title='Kuş Gribi&apos;nin Resmi İnternet Sitesi Kuruldu'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-3012861356985923851</id><published>2009-01-29T20:26:00.006+02:00</published><updated>2009-01-29T20:53:41.109+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda Güvenliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Su'/><title type='text'>Temiz Su İçin</title><content type='html'>Birkaç aydır damacana suların mikrobiyolojik olarak temiz olmadığıyla ilgili basında farklı haberler çıkıyor. Bu konuyla ilgili &lt;a href="http://www.mikrobiyoloji.org/"&gt;mikrobiyoloji.org &lt;/a&gt;bir haber yayınlamış:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Her üründe olduğu gibi kaçak ve ruhsatsız yapılan damacana su dolumlarında&lt;br /&gt;sadece mikrobiyolojik değil kimyasal sorunlar da olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda dikkatinizi çekmek istediğimiz konu; damacanalara takılan su pompaları.&lt;br /&gt;Bu pompalar ortamdaki havayı suya basarak suyun akmasını sağlar. Bir diğer deyiş ile ortam havasında bulunan basil ve küf sporları bu pompa aracılığı ile suya geçer. Özellikle nemli ve yeteri kadar temiz olmayan mutfaklarda bulunan damacanalarda bu sporların suya daha fazla geçeceği açıktır. Ancak burada suçlanması gereken damacana su değil, mutfak koşullarıdır. Ayrıca eğer tam olarak sökülüp temizlenemiyorsa, su pompalarının en geç olarak yılda bir kez değiştirilmesi önerilmektedir&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-3012861356985923851?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/3012861356985923851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=3012861356985923851&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/3012861356985923851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/3012861356985923851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2009/01/temiz-su-icin.html' title='Temiz Su İçin'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-3773903594064018556</id><published>2008-11-14T20:55:00.004+02:00</published><updated>2008-12-17T16:03:07.990+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağlık Bakanlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diabet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya Diabet Günü'/><title type='text'>Dünya Diyabet Günü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.saglik.gov.tr/TR/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;amp;BELGEANAH=32453&amp;amp;RESIMISIM=clip_image003.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünyada 250 milyondan fazla insan diyabetle yaşamaktadır. Mücadele edilmezse bir nesil sonra bu sayı 380 milyona yükselecektir. Diyabet insidans ve prevalansının istatistiksel tahminlerin ötesinde çok hızlı artış göstermesi, tanıdan itibaren yaşam boyu sürmesi, ağır komplikasyonlarla seyretmesi, iş gücü ve yaşam süresini olumsuz etkileyen bir hastalık olması nedenleriyle, Birleşmiş Milletler (BM), Aralık 2006 tarihi itibarı ile diyabeti küresel bir hastalık olarak kabul etmiş ve tüm ülkelerin sağlık otoritelerine diyabetle mücadele çağrısı yapmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde hastalık yükü oluşturan bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar arasında diyabet önemli bir yer tutmakta olup bu yükün yakın gelecekte daha da yükselmesi beklenmektedir;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;§2003 Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet Etkililik (UHY-ME) Çalışması Hane Halkı Araştırması’na göre 18 yaş ve üzeri kişilerde beyana dayalı olarak diyabet sıklığı %4.75 olarak bulunmuştur. Cinsiyete göre diyabet sıklığı kadınlarda %5.75, erkeklerde ise %3.42’dir (1).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;§2003 UHY-ME çalışmasında diyabet insidansı toplamda yüz binde 3820, erkeklerde 3210.2 ve kadınlarda 4280.1 olarak bulunmuştur. Prevelanslar ise binde toplamda 55.8, erkeklerde 46.5 ve kadınlarda 62.8’dir (2).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;§Türkiye’de ulusal düzeyde ölüme neden olan ilk 10 hastalığın yüzde dağılımı incelendiğinde diyabet %2.2 ile 8. sırada yer almaktadır (3).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;§Diyabet tüm yaş gruplarında %1.9 ile ulusal düzeyde DALY ’e neden olan 12. hastalıktır (2).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yıl &lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;14 Kasım&lt;/span&gt;’da kutlanmakta olan Dünya Diyabet Günü, diyabet dünyasının en önde gelen farkındalık kampanyasıdır. Bu kampanya, tüm dünyada giderek yükselmekte olan diyabet insidansının önemli bir endişe kaynağı halini alması üzerine, Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1991 yılında başlatılmış olup, Charles Best ile birlikte insulini bulan Frederick Banting’in doğum günü olan 14 Kasım tarihi seçilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BM Genel Kurulu 20 Aralık 2006’da kabul ettiği 61/225 sayılı yönergesi ile 2007 yılından itibaren Dünya Diyabet Günü’nü Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmiş resmi bir dünya günü olarak ilan etmiştir. Bu yönerge ile tarihte ilk kez bulaşıcı olmayan bir kronik hastalık, sıtma, tüberküloz ve HIV/AIDS gibi bulaşıcı epidemiler gibi küresel bir tehdit olarak kabul edilmiştir. Yönergeye web üzerinden ulaşmak için:&lt;a href="http://daccessdds.un.org/doc/UNDOC/GEN/N06/507/87/PDF/N0650787.pdf?OpenElement"&gt;Tıklayın..&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.saglik.gov.tr/TR/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;amp;BELGEANAH=32453&amp;amp;RESIMISIM=clip_image002.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;“Diyabet çemberi” 2007 yılında Dünya Diyabet Günü logosu olarak kabul edilmiştir. Bu mavi çember, diyabeti yenmek için yürütülen küresel mücadele içerisindeki birlikteliği temsil etmektedir. &lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:0;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:0;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Dünya Diyabet Günü tüm dünyada 160’ın üzerinde ülkede kutlanmakta ve milyonlarca insanı bu konu çevresinde biraraya getirmektedir. Bu gün kapsamındaki faaliyetler ile diyabetten etkilenen çocuklar ve erişkinler ile risk altındaki topluluklar yanısıra sağlık çalışanları, sağlıkta karar vericiler ve medyada farkındalık oluşturmak amaçlanmaktadır. Dünya Diyabet Günü diyabet farkındalığı için güçlü bir ses oluşturmak için küresel diyabet toplumunu birleştiren bir etkinlik olarak öne çıkmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:0;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Dünya Diyabet Günü her yıl diyabetle ilgili bir temanın altını çizmektedir. Geçmişte diyabet ve insan hakları, diyabet ve yaşam tarzı, diyabetin maliyetleri, diyabet ve obezite (2004), diyabet ve ayak bakımı (2005), diyabet ve dezavantajlı gruplar gibi başlıklar işlenmiştir. 2007 yılında alınan bir kararla 2007 ve 2008 için tema olarak “Diyabet ve Çocuklar ile Adolesanlar” seçilmiştir. 2009-2013 için ise “Diyabet Eğitimi ve Önlenmesi” teması işlenecektir.&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:0;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;2007-2008 Dünya Diyabet Günü Kampanyası’nın amaçları şunlardır:&lt;br /&gt;§Çocuklarda tip 2 diyabeti önlemeye yardımcı olmak için, sağlıklı yaşam tarzlarını teşvik etmek;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;§Diyabetin uyarıcı sinyalleri konusunda farkındalığı arttırmak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;§Diyabetik ketoasidozun azaltılması için teşebbüsleri yüreklendirmek ve destek olmak üzere materyal dağıtmak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;§IDF “Çocuk için Hayat” Programı tarafından desteklenen çocuk sayısını arttırmak. &lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-family:Wingdings;"&gt;&lt;span style="font-size:0;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family:'Times New Roman','serif';font-size:12;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;14 Kasım 2008 günü Bakanlığımız Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürülüğü tarafından Ankara’da düzenlenmekte olan “Kronik Hastalıklar Risk Faktörleri Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Sempozyumu” bünyesinde, Bestekar Sok. No:5 Kavaklıdere adresinde oluşturulacak Türkiye Diyabet Kontrol Projesi: “Diyabete Siz Yön Verin” Kampanyası standında Dünya Diyabet Günü gündeme taşınacaktır.&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;span style="font-size:0;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="font-size:0;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;Söz konusu standda diyabet ve kampanya hakkında bilgilendirme çalışması yürütülecek olup paydaş dernek ve kuruluşların hazırlamış olduğu eğitici materyaller dağıtılacaktır. Sempozyum katılımcısı olan kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerine yönelik farkındalık oluşturma faaliyeti yürütülecektir.&lt;br /&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;Diyabete Siz Yön Verin Kampanyası,&lt;/span&gt; Sağlık Bakanlığı onay ve desteği ile, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği, Türkiye Diyabet Vakfı, Türk Diyabet Cemiyeti, Türk Diyabet ve Obezite Vakfı, Diyabet Obezite ve Beslenme Derneği ile Diyabet Hemşireleri Derneği tarafından özel sektör katkıları ile geliştirilmekte olup 21.06.2008 tarihinde başlamıştır.&lt;span style="font-size:0;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;span style="color:black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Proje kapsamında 81 ili kapsayacak şekilde 17 il merkezinde, 18 bölge toplantısı planlamış bulunmaktadır. Bu toplantılar bünyesinde diyabet tanı, takip ve tedavisinde görev alan hekim ve diğer ilgili sağlık personeline (hemşire, diyetisyen vb.) yönelik eğitimler, ayrıca halka yönelik bilgilendirme toplantıları ve gönüllü vatandaşların ücretsiz kan şekeri ölçümleri ile anket uygulaması yapılarak bir tarama çalışması yürütülmektedir. Günümüz itibarı ile 8 il merkezinde 36 ili kapsayan toplantılar tamamlanmış olup 2008 yılı sonuna kadar 3 il merkezinde daha 12 ili kapsayan toplantılar yapılacaktır.&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;a href="http://www.saglik.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF6407999D5EC50F895F640FC6104C033D"&gt;Kaynak&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-3773903594064018556?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/3773903594064018556/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=3773903594064018556&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/3773903594064018556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/3773903594064018556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/11/dnya-diyabet-gn.html' title='Dünya Diyabet Günü'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-7665595735240558129</id><published>2008-10-16T19:18:00.005+03:00</published><updated>2008-10-16T19:45:01.027+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda Güvenliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yoksulluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FAO'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünya Gıda Günü'/><title type='text'>Dünya Gıda Günü</title><content type='html'>&lt;span class="content"&gt;Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) , kuruluş yıldönümü olan 16 Ekim “ Dünya Gıda Günü” olarak 27 yıldır periyodik olarak kutlanıyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya'da kaynak yetersizliği olmamasına rağmen, mevcut kaynakların haksız dağıtımı ve gıda israfı gibi sebeplerle gıda yoksunluğu çekiliyor. Bugünün amacı da; &lt;span class="content"&gt;dünyadaki açlık sorunlarının önemi hakkında kamuoyunu bilgilendirmek,&lt;/span&gt; kötü beslenme ve gıda güvenliği  ile ulusal ve uluslararası ölçekte mücadele için dayanışmayı güçlendirmek ve farkındalığı yaratmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca &lt;a href="http://blogactionday.org/"&gt;Blog Action Day&lt;/a&gt;'de de şu an yoksulluk teması işleniyor. Bu vesileyle hem bu projeye destek olmak hem de dünya Gıda Günü'nü kutlamak amacıyla, ülkemizde ve dünyamızda bu farkındalığa  daha çok yaklaşacağımız sağlıklı ve kaliteli günler görmek, böylesi Dünya Gıda Günleri kutlamak dileğiyle...&lt;br /&gt;&lt;script src="http://blogactionday.org/js/c69106fa0c9be9b00c8bc045d5cbb8f86ada9fa7"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-7665595735240558129?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/7665595735240558129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=7665595735240558129&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/7665595735240558129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/7665595735240558129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/10/dnya-gda-gn.html' title='Dünya Gıda Günü'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-5728346366158328005</id><published>2008-10-10T21:56:00.004+03:00</published><updated>2008-10-10T22:15:28.044+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mama'/><title type='text'>Çin Üretimi Mama'lara Bir Yasak da Bizden</title><content type='html'>&lt;span class="content"&gt;Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da birçok ülke gibi, Çin`den bebek mamaları, süt ve süt ürünleri ile süt içeren çikolata ve benzeri gıda maddelerinin ithalatını yasakladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin Halk Cumhuriyetinde üretilen bebek mamaları ile süt ve süt ürünlerinde melamin maddesinin kullanıldığı, bu nedenle bebek ölümleri ve rahatsızlanmaların olduğu konusunda basın yayın organlarında çıkan haberlerin ardından Bakanlık yazılı bir açıklama yayınladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamaya göre, çıkan ilk yayınları takiben gıda maddeleri ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin ithalat otomasyon sisteminde yapılan inceleme ve il müdürlüklerinden alınan bilgiler sonucunda; 2006 ve 2007 yılları ile 2008 yılının dokuz aylık döneminde menşe ülkesi ve/veya yükleneceği ülkesi Çin olan mama ve süt için bakanlık tarafından hiç ithalat izni verilmediği, kontrol belgesi onaylanmadığı ve ithalat işlemi yapılmadığı belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dahilde işleme izin belgesi kapsamında bu yıl Nisan ayında süt tozu ithalatı yapıldığı tespit edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, ilgili kanun uyarınca insan sağlığını korumak amacıyla ihtiyati tedbir kapsamında, Çin menşeli bebek mamaları, süt ve süt ürünleri ile süt içeren çikolata ve benzeri gıda maddelerinin ithalatına izin verilmemesi, yeni kontrol belgesi onaylanmaması, mevcut kontrol belgeleri kapsamında ithalat işlemi yapılmaması konusunda il müdürlüklerin talimat verildiği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, söz konusu ürünler için daha önce kontrol belgesi almış olan firmalar da il müdürlükleri tarafından bilgilendirilecek. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-5728346366158328005?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/5728346366158328005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=5728346366158328005&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5728346366158328005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5728346366158328005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/10/in-retimi-mamalara-bir-yasak-da-bizden.html' title='Çin Üretimi Mama&apos;lara Bir Yasak da Bizden'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-961607762953107700</id><published>2008-10-05T14:32:00.002+03:00</published><updated>2008-10-05T14:37:59.032+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Melamin'/><title type='text'>Çin Malı Gıdalarda Melamin Krizi</title><content type='html'>Son günlerde Çin'de rastlanan süt ve süt ürünleri ile bebek mamalarına katılan melamin nedeniyle çocuk ölümleri meydana geldi ve onbinlerce çocuk böbrek sorunları nedeniyle hastanelik oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="content"&gt;Çin'de, Süt ve Süt Ürünlerinde Melamine Rastlanmasıyla Patlak Veren Skandalın Ardından, Avustralya'da da, Çin Üretimi Bir Sütlü Çay Ürünü Piyasadan Toplanmaya Başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avustralya ve Yeni Zelanda Gıda Standartları Dairesinden yapılan açıklamada, Kirin Sütlü Çay adlı ürüne ilişkin testlerde melamine rastlandığı bildirilmiş. Açıklamada, tüketicilere Çin'de üretilen bu ürünü içmemeleri tavsiyesinde bulunuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bu arada Çin, iç pazarda tüketilen sütlerde endüstriyel melamin maddesi bulunmadığını açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok mandıra ürününde melamine rastlanmasının ardından yeniden bu tür ürünlere güven duyulmasını sağlamaya çalışan Çin'de, kalite denetim birimi, ülkenin 27 farklı şehrinden alınan sütlerin testten geçirildiğini bildirdi. Açıklamada, son testlerin ülkede tüketilen sütlerde melamin bulunmadığını ortaya koyduğu kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin'de, bebek mamalarına eklenen melamin yüzünden 4 çocuk ölmüş, 54 bin çocuk hastalanmıştı. Daha sonra süt ve süt ürünlerinde de bu maddeye rastlanmıştı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Melamin Nedir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melamin 2,4,6-triamino-1,3,5-triazin formülünde % 67 si azot olan bir toksik bileşiktir. Tabak vs materyal olarak bildiğimiz Melamin aslında melamin maddesinin formaldehit ile reaksiyonu sonucunda oluşan bir polimerdir. Bu polimerin asıl ismi Melamin-formaldehit reçinesidir. Melamin içermiş olduğu  % 67 lik yüksek azot içeriği nedeniyle süte su katılması sonucunda düşen protein yüzdesini hileli yoldan yükseltmek için kullanılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylesi toksik bir maddenin bu şekilde kullanılması bir cinayettir. Aslında melaminin proteinle bir alakası bulunmamaktadır. Ancak protein analizi azot analizini baz aldığından bu melamin protein analizini yanıltmaktadır. Melamin varlığını anlamak için HPLC ile analiz yapılması gerekmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-961607762953107700?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/961607762953107700/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=961607762953107700&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/961607762953107700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/961607762953107700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/10/in-mal-gdalarda-melamin-krizi.html' title='Çin Malı Gıdalarda Melamin Krizi'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-4715764167700611598</id><published>2008-09-28T20:41:00.003+03:00</published><updated>2008-09-28T20:51:08.139+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda Güvenliği'/><title type='text'>Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik Yürürlükte</title><content type='html'>&lt;span class="content"&gt;Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik Resmi Gazete'de yürürlüğe girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gıda güvenliğinin ve kalitesinin temini için gıda iş yerlerinin asgari teknik ve hijyenik şartları ile gıda ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin Türk gıda mevzuatına uygunluğunun denetim ve kontrol hizmetleri ile iş yeri sorumluluklarına dair usul ve esasları belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarım ve Köyişleri Bakanlığının, "Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmeliği" Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetmelik, gıda güvenliğinin ve kalitesinin temini için gıda ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin birincil üretim aşaması dahil olmak üzere üretim, işleme ve dağıtım aşamalarında asgari teknik ve hijyenik şartları gözeterek, gıda denetim ve kontrol hizmetleri ile izlenebilirlik, iş yeri sorumluluğu ve itiraz hakkına ilişkin usul ve esasları kapsıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetmeliğe göre, piyasaya arz edilecek gıda ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemeleri Türk gıda mevzuatına uygun olacak, güvenli olmayan gıda ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemeler piyasaya arz edilmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhangi bir gıdanın insan tüketimi için uygun olup olmadığının belirlenmesinde; gıdanın, yabancı maddeler ile bulaşmış veya kokuşmuş, bozulmuş, çürümüş olup olmadığına, toksin içerip içermediğine bakılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gıdanın güvenli olup olmadığının saptanması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gıdanın güvenli olup olmadığının saptanmasında; gıdanın tüketici açısından üretim, işleme, depolama, dağıtım ve satış aşamalarının her birinde normal kullanım koşullarına uygun olup olmadığına, etiket bilgilerine ve/veya gıdanın içeriğinin sağlığa zararlı olabilecek etkilerine dair tüketiciye verilen bilgiye dikkat edilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvenli olmayan gıda, aynı sınıf veya nitelikte bir parti, yığın veya kümenin parçası olması durumunda, ayrıntılı bir değerlendirme sonucunda parti, aynı sınıf veya nitelikte bir parti, yığın veya kümenin güvenli olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmaması durumunda, tüm parti, yığın veya kümenin güvenli olmadığı var sayılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gıdanın mevzuat hükümlerine uygun olduğu halde, gıdanın güvenli olmadığına dair ihtimalin olması durumunda, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, o gıdanın piyasaya arzına sınırlamalar getirecek uygun önlemleri alacak veya piyasadan geri toplatabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gıda işletmelerinin denetim ve kontrolleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından eğitim verilerek yetkilendirilen ve adlarına kimlik kartı düzenlenen gıda kontrolörü/gıda denetçisi tarafından yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gıda denetim elemanları, gıda üretim, işleme ve dağıtım aşamalarında yönetmelik hükümlerine uyulup uyulmadığının denetim ve kontrolünü yapacak, denetim sonuçlarını iş yeri denetim defterine işleyecek, denetim ve kontrol formu ile raporunu düzenleyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş yeri sahibi ve/veya sorumlu yöneticinin numuneye ait muayene ve analiz sonuçlarına, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz edebilecek. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-4715764167700611598?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/4715764167700611598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=4715764167700611598&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/4715764167700611598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/4715764167700611598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/09/gda-gvenlii-ve-kalitesinin-denetimi-ve.html' title='Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik Yürürlükte'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-4100089706880982572</id><published>2008-09-06T17:59:00.003+03:00</published><updated>2008-09-06T18:03:39.191+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda Güvenliği Forumu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda Güvenliği'/><title type='text'>Gıda Güvenliği Pekin Deklarasyonu</title><content type='html'>&lt;div&gt;26-27 Kasım 2007 tarihlerinde Çin Halk Cumhuriyeti'nin başkenti Pekin'de yapılan Uluslararası Yüksek Düzey Gıda Güvenliği Forumu "Küresel Toplumda Gıda Güvenliğini Arttırmak" konulu toplantıda oybirliği ile kabul edilmiştir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Güvenli ve besinsel olarak yeterli gıdaya ulaşmanın her bireyin hakkı olduğunu hatırlayarak: &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Gıda güvenliğinin gözetimi tüketicileri gıdaların ya da gıdalarla ilişkili durumların yol açtığı biyolojik, kimyasal ve fiziksel tehlikelerin yol açtığı sağlık risklerinden koruyan temel bir halk sağlığı fonksiyonudur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Gıdalarla ilgili riskler, kontrol altına alınamadığı taktirde, hastalıkların ve erken ölümlerin belli başlı nedenleri olmaları yanı sıra verimliliğin azalmasına ve ciddi ekonomik tehditlere neden olabilmektedir; • Gıda güvenliği ile önlemlerin hem ülkeler arasında hem de her ülkenin kendi içinde eşit derecede uygulanması küresel gıda güvenliğini arttıracaktır; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Entegre gıda güvenliği sistemleri üretimden tüketime kadar tüm gıda zinciri boyunca orataya çıkabilecek potansiyel riskleri dile getirmek için en uygun yoldur; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Gıda güvenliği önlemleri güvenilir bilimsel kanıtlara ve risk analizi ilkelerine dayanmalı, ticaretin önüne gereksiz engeller çıkarmamalıdır; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Güvenli gıda üretimi birincil olarak gıda endüstrisinin sorumluluğudur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Tüketici eğitimi, evde güvenli gıda uygulamalarının geliştirilmesinde kritik öneme sahiptir; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ve, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Tüketicilerle interaktif iletişim, karar alma süreçlerinde toplumsal değerlerin ve beklentilerin dikkate alındığını göstermek bakımından önemlidir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu nedenle, tüm ülkeler: &lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Üretimden tüketime tüm süreci içeren kapsamlı bir yasal çatı içinde bağımsız ve güvenilir halk sağlığı kuruluşları gibi yetkin gıda güvenliği otoriteleri kurmaya; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Üretimden tüketime gıda tedarikinin güvenliğini garantilemek için risk analizine dayanan Codex Alimentarius Komisyonu ve diğer ilgili uluslar arası standart koyan kuruluşların rehberliği ile uyumlu olarak saydam düzenlemeler ve başka önlemler geliştirmeye; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Mümkün olan yerlerde, HACCP sistemi gibi risk-tabanlı metotları kullanarak gıda güvenliği mevzuatını yeterli ve etkili biçimde güçlendirmeye;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Gıda kaynaklı hastalıkların prevalansı ve ortaya çıkması ile gıda tedarik zincirindeki tehlikeler hakkında hızlı ve güvenilir bilgi almak için insan ve gıda elde edilen hayvan hastalıkları surveyans sistemleri ile bağlantılı gıda ve total diyet izleme programları geliştirin; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Endüstri ile birlikte, izleme ve geri toplama sistemleri de dahil olmak üzere, gıda güvenliği kazalarını hızla belirleyecek, inceleyecek ve kontrol altına alacak ve Uluslararası Sağlık Tüzüğü (IHR) (2005) kapsamına girenleri Uluslararası Gıda Güvenliği Otoriteleri Ağı (INFOSAN) ve Ulusal IHR Odak Noktası aracılıyla DSÖ'ye haber vermek için işlemler geliştirmeye; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Eğitim ve ilgili diğer konular da dahil olmak üzere, gıda güvenliği politikalarını ve önceliklerini belirlerken, uygularken ve denetlerken, tüketicilerle, gıda endüstrisiyle ve diğer paydaşlarla etkili iletişim ve danışma gerçekleştirmeye; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ve, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;• Gıda güvenliği kapasitelerinin, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler arasında ve gelişmekte olan ülkelerin kendi aralarında etkili işbirliği yoluyla güçlendirilmesini hızlandırarak "herkes için güvenli gıda" hedefini desteklemeye teşvik edilmelidir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Avustralya delegasyonu görüşmeler seçimlerin hemen arkasından yapıldığı için Avustralya Hükümeti adına konuşamamıştır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2 Dünya Beslenme Deklarasyonu (1992) FAO/DSÖ Uluslararası Beslenme Konferansı, Roma &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Yazı Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi'nce Türkçe'ye çevrilmiş ve oradan alıntılanmıştır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-4100089706880982572?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/4100089706880982572/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=4100089706880982572&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/4100089706880982572'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/4100089706880982572'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/09/gda-gvenlii-peki-deklarasyonu.html' title='Gıda Güvenliği Pekin Deklarasyonu'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-631402858806125794</id><published>2008-08-28T14:58:00.003+03:00</published><updated>2008-08-28T15:41:21.910+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Reklam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk Gıda Kodeksi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pepsi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Coca Cola'/><title type='text'>Kolada Şeker Sıfır Çekmedi</title><content type='html'>&lt;span class="content"&gt;Sanayi Bakanlığının Reklam Kurulu, Coca-Cola Meşrubat Pazarlama Danışmanlık Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait “Coca-Cola Zero” ve Pepsi Cola Servis ve Dağıtım Ltd. Şti.'ne ait “Pepsi Max” markalı ürünlere 60şar bin Ytl ve reklamlarını durdurma cezası verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coca-Cola Meşrubat Pazarlama Danışmanlık Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait  “Coca-Cola Zero” ve Pepsi Cola Servis ve Dağıtım Ltd. Şti.'ne ait “Pepsi Max”  markalı ve Alkolsüz İçecekler Tebliği kapsamında “kola” olarak nitelendirilen  içeceklere ilişkin muhtelif mecralarda yayınlanan reklamlarda; piyasaya sunulan  söz konusu ürünlerle ilgili olarak “sıfır şeker” tanımlamasının yapıldığı  görülmüş olup, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın görüşleri de dikkate alınarak,  Türk Gıda Kodeksi-Gıda Maddelerinin Genel Etiketleme ve Beslenme Yönünden  Etiketleme Kuralları Tebliği'nde belirtilen besin öğelerine ilişkin beyan  koşullarına riayet edilmesi kaydıyla kullanılması uygun görülen “şekersiz”  beyanının yerine, “sıfır şeker” şeklinde bir beyan yapılması suretiyle,  ürünlerde hiç şeker bulunmadığı izleniminin yaratıldığına ve dolayısıyla bahsi  geçen reklamların tüketicileri yanıltıcı ve aldatıcı nitelikte olduğuna,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumun, 4077 sayılı Kanun'un 4822 sayılı Kanun'la değişik 16 ncı maddesi  hükmüne aykırı olduğuna, reklam veren;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Coca-Cola Meşrubat Pazarlama Danışmanlık Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında  ulusal düzeyde (60.000 YTL) idari para ve anılan reklamları durdurma cezaları,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Pepsi Cola Servis ve Dağıtım Ltd. Şti. hakkında ulusal düzeyde (60.000 YTL)  idari para ve anılan reklamları durdurma cezaları,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;verilmesine karar verilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-631402858806125794?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/631402858806125794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=631402858806125794&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/631402858806125794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/631402858806125794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/08/kolada-eker-sfr-ekmedi.html' title='Kolada Şeker Sıfır Çekmedi'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-1812666444861430130</id><published>2008-08-25T19:16:00.001+03:00</published><updated>2008-08-25T19:18:36.051+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ramazan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilinçli Tüketici'/><title type='text'>Ramazan Fırsatçılarına Yakın Takip</title><content type='html'>&lt;span class="content"&gt;  Tüketiciler Birliği İzleme Komitesi Başkanı Cahide Pamuk, medyada da sık sık gündeme getirilen Ramazan fırsatçılarıyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmış:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt; Ramazan ayı, sosyal dayanışmanın toplumda en üst seviyeye çıktığı, yardımlaşma ve misafir ağırlama gibi güzel geleneklerin yoğun şekilde yaşandığı ve tüketicinin beslenmesine özen gösterdiği bir dönem olup, tüketicilerin Ramazan ayındaki gıda harcamaları, misafir memnuniyeti ve doyumluluk esasıyla gerçekleştirilmekte ve diğer aylara kıyasla Ramazan’da artmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle bazı gıda üretici ve satıcıları, Ramazan ayını vurgun dönemi olarak görmekte, maliyetlerde artış olmamasına rağmen gıda ürünlerine fahiş zamlar yapmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketiciler Birliği, Ramazan dönemindeki bu vurguncu zihniyeti tespit ederek kamuoyuna açıklamış ve bu şekilde fahiş zam yapan firmaların geri adım atmasını sağlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl da, “Ramazan vurguncuları” nın izlenmesi ve niyet ettikleri bu haksız girişimin önlenmesi için Ramazan öncesi temel gıda ürünleri olan bakliyat, yağ, et, tavuk ve kahvaltılık ürünlerinde fiyat tespitleri yapılmıştır. Tespit edilen fiyatlar, Ramazan’ın ilk haftasında yapılacak piyasa araştırması ile kıyaslanacak ve vurgun yapmaya kalkan firmalar isimleri ile kamuoyuna açıklanacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketiciler Birliği, bu süreçte tüketicileri fırsatçılara karşı dikkatli olmaya ve tanık oldukları vurgun girişimlerini Tüketiciler Birliği ile paylaşmaya çağırmaktadır.&lt;/blockquote&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-1812666444861430130?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/1812666444861430130/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=1812666444861430130&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/1812666444861430130'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/1812666444861430130'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/08/ramazan-frsatlarna-yakn-takip.html' title='Ramazan Fırsatçılarına Yakın Takip'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-2261699998530132369</id><published>2008-08-25T19:06:00.003+03:00</published><updated>2008-08-25T19:13:26.903+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda Katkıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda Güvenliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kanser'/><title type='text'>Çiftçiye Kimyasal Bildirim Zorunluluğu Geliyor</title><content type='html'>Pek çok kişiden duyulan adeta şehir efsanesi gibi yayılan bir konu da, &lt;span class="content"&gt;yurtdışına ihraç edilen ürünlerin güvenli çiftçi projesi adı altında kontrol edilirken içeride satılan ürünlerde bir başıboşluk olduğudur. Hürriyet, &lt;/span&gt;&lt;span class="content"&gt; Tarım Bakanlığı'nda bu kontrolün olup olmadığını bu işten birinci derecede sorumlu olan Koruma Kontrol Birimi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ahmet Aslan'a sormuş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="content"&gt; 'Yeni yönetmelik sayesinde, çiftçiler tüm kullandıkları tarım kimyasallarını il ve ilçe teşkilatlarına bildirecek. Böylece, çiftçilerin kullanacakları tüm kimyasalları kontrol altına alacağız. Ancak, çiftçileri sadece verdikleri liste ve vicdanları ile de baş başa bırakmayacağız. Sürekli tarlada ve ürünleri üzerinde yerel teşkilatlarımızla çapraz kontrollerle bu beyanların doğruluklarını ve kanserojen madde içerip içermediğini test edeceğiz. Bunlara uymayanlara da ağır cezai yaptırımlar uygulayacağız.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı haberde Osman Müftüoğlu &lt;/span&gt;&lt;span class="content"&gt;  Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, kimyasallı ürünlerden nasıl korunulması ve neler yapılması gerektiğini de anlatmış:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; - Çok ciddi bir yönetmeliğe ihtiyacımız var. Çok ciddi kontrol yapmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; - Kontrol merkezlerinin kurulması gerekiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; - Ürünler tüketiciye ulaşırken daha ciddi uyarılar yapılmalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bütün yiyecek ve içecekleri mümkün olduğu kadar yıkamalı veya imkan varsa fırçalamalıyız. Bir süre suda bekletmeli, kabuklu olarak yememeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; - İmkanı olanlar için kimyasalları temizleyen solüsyonlar kullanılmalı.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-2261699998530132369?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/2261699998530132369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=2261699998530132369&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/2261699998530132369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/2261699998530132369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/08/iftiye-kimyasal-bildirim-zorunluluu.html' title='Çiftçiye Kimyasal Bildirim Zorunluluğu Geliyor'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-5085012303783697836</id><published>2008-08-17T15:07:00.001+03:00</published><updated>2008-08-17T15:10:30.985+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YUM-BİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yumurta'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yumurta ve Yumurta Ürünleri Tebliği'/><title type='text'>Yumurtaya AB Standardı</title><content type='html'>&lt;span class="content"&gt; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, yumurtanın üretilmesinden, paketlenmesine, depolanmasından nihai tüketiciye ulaşmasına kadar her türlü sürecin hijyenik ortamlarda kontrol altında tutulması için yumurta sektörüne AB standartları getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuş gribi sonrasında üretimin yoğun olduğu 15 il ve ilçede yeniden yapılanma dönemi yaşayan ve bunun olumlu sonuçlarını alan yumurta sektörü, AB standartlarında üretim yapmak için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile birlikte çalışmalara başladı. 23 Ocak 2008 tarihinde resmi gazetede yayınlanan `Yumurta ve Yumurta Ürünleri Tebliği`ne göre; yumurtanın üretildiği kümes numarasından, üretim tarihine kadar üretim hakkındaki bilgiler yumurtanın ambalajında yer alıyor. 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren tüketiciler yumurtanın üretildiği işletme numarasını kabuğunda, üretim tarihini ve son kullanma tarihini yumurtanın ambalajında bulabilecek. Tebliğe uymayan üreticiler hakkında yasal işlem başlatılabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kriterlere uymayan üretici firmaların yumurtalarını pazarlamada güçlüklerle karşılaşacağını ve idari para cezalarına muhatap kalacağını belirten Yumurta Üreticileri Merkez Birliği(YUM-BİR) Başkanı Derya Pala, `Herkes sağlıklı yumurta üretmek ve ürünün arkasında durmak zorunda olacak. Problemli bir yumurta ile karşılaşıldığında gıda denetmenleri bu ürünün kime ait olduğunu bilgisine ulaşabilecek. Tüketici şikayetini daha kolay yapabilecek. Bu uygulama sektöre standardizasyon getirecek ve kaliteyi ön plana çıkaracak` dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok yeniliği beraberinde getiren tebliğe göre, yumurtalar özelliklerine göre A ve B sınıfı olarak ikiye ayrılacak. Bu sınıflar ambalaj üzerinde `A sınıfı` ve `B sınıfı` ifadeleriyle belirtilecek. A sınıfı yumurtalar doğrudan insan tüketiminde kullanılacak. Kabuğu temiz ve hasarsız; akı ise berrak ve saydam olan, yabancı madde içermeyen yumurtalar A sınıfı yumurta olarak adlandırılacak. Bu yumurtaların üretildiği işletme ve kümes numarası kabuk üzerine damgalanacak. Böylece tüketiciye sunulan yumurtalarda herhangi bir risk bulunursa, geriye izlenebilirlik ve etkin denetim kolaylaşmış olacak. Tüketiciler A sınıfı yumurtaları satın aldıklarında en son tüketebilecekleri tarihleri de öğrenme imkanı bulacaklar. A sınıfı yumurtalar 73gr ve üzeri çok büyük, 62-72 gr arası büyük, 53-62 gr arası orta, 52 gr ve altı küçük olmak üzere ağırlık sınıflandırmasına tutulacak ve bilgilerin etiketlerde yer alması zorunlu olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B sınıfı yumurtalar da Gıda Sanayinde kullanılacak ve ambalaj üzerinde `Gıda Sanayi İçindir` ibaresi yer alacak. Yumurtaların ambalajında ayrıca son kullanım tarihleri ile paketleme tarihleri de belirtilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketiciye sunulan yumurtalar mutlaka ambalajlı olacak. Ambalaj bilgilerinde yumurtanın üretim ve son tüketim tarihi yer alacak. Ayrıca, yumurtanın üreticisinin ve paketleyicisinin adı, adresi, işletme numarası, üretim izni, tarihi, yumurta sayısı, ağırlığı ve sevkiyat tarihi gibi bilgiler de bulunacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumurtalar üretildikten sonra tüketiciye ulaşma sürecinde, var olan kurallara ek olarak yeni standartlar getiriliyor. Tebliğ yürürlüğe girdikten sonra işletmelerin, ürettikleri yumurtaları muhafaza ederken sıcaklık ve nem oranlarına dikkat etmeleri gerekiyor. Üreticiler, A sınıfı yumurtaların muhafaza edildikleri ortamların sıcaklıklarının (+5) - (+12) santigrat derecede olmasına özen gösterecek. Gıda Sanayisinde kullanılacak B sınıfı yumurtalar ise (+5) - (+12) santigrat derece sıcaklıklarda ve yüzde 70 - 85 nem içeren depolarda muhafaza edilecek. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-5085012303783697836?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/5085012303783697836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=5085012303783697836&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5085012303783697836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5085012303783697836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/08/yumurtaya-ab-standard.html' title='Yumurtaya AB Standardı'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-4691046173025800369</id><published>2008-08-11T22:04:00.002+03:00</published><updated>2008-08-11T22:09:45.511+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağlık Bakanlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='WHO'/><title type='text'>Hasta Güvenliği Küresel Mücadelesi'nda 'El Hijyeni'</title><content type='html'>El hijyeni, sağlığı tehdit edebilecek esasen uygulaması çok kolay olan fakat, risk taşıyan kişilerce pek fazla ehemmiyet gösterilmeyen bir konu. Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü Hasta Güvenliği Küresel Mücadelesi 1. Programı olan "El Hijyeni" ile ilgili Uygulama Seti'ni  yayınlanmış. Detaylı bilgi için: &lt;a href="http://www.performans.saglik.gov.tr/"&gt;www.performans.saglik.gov.tr&lt;/a&gt; adresine bakabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-4691046173025800369?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/4691046173025800369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=4691046173025800369&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/4691046173025800369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/4691046173025800369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/08/hasta-gvenlii-kresel-mcadelesinda-el.html' title='Hasta Güvenliği Küresel Mücadelesi&apos;nda &apos;El Hijyeni&apos;'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-5593739630583108593</id><published>2008-08-05T18:31:00.004+03:00</published><updated>2008-08-05T18:41:25.536+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda Fiyatları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda İhbar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilinçli Tüketici'/><title type='text'>Kötü Gıdaları İhbar Edebilirsiniz</title><content type='html'>Bilinçli tüketici olmanın belki de ilk şartlarından birisi aldığımız ürünlerin kalite özelliklerinin kontrol edilmesidir. Bunun ardından aldığımız gıdalarla ilgili şikayetlerimizi ilgili makama yapma eylemi gelir.&lt;br /&gt;Son zamanlarda Ramazan'ın da yaklaşmasıyla gıda fiyatlarında aşırı artış yaşanabileceği gibi problemler fazlaca konuşulur oldu. Bu gibi ve hatta daha fazla konuda görüş, öneri ve ihbarın yapılabileceği bir yer var.&lt;br /&gt;Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nün &lt;a href="http://www.kkgm.gov.tr/indeks.html"&gt;web sitesi&lt;/a&gt;nde bulunan '&lt;a href="http://www.kkgm.gov.tr/mail/gida.asp"&gt;Gıda İhbar&lt;/a&gt;' formunu doldurarak gıda ile ilgili yaşadığınız her problemi yazabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-5593739630583108593?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/5593739630583108593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=5593739630583108593&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5593739630583108593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5593739630583108593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/08/kt-gdalar-ihbar-edebilirsiniz.html' title='Kötü Gıdaları İhbar Edebilirsiniz'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-6522684516042115984</id><published>2008-07-26T17:43:00.003+03:00</published><updated>2008-07-26T17:59:07.150+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Küresel Isınma'/><title type='text'>Altı derecelik ısınma neler yapar?</title><content type='html'>Vatan gazetesinden Memet Güler, küresel ısınmanın etkileri üzerine güzel bir yazı yazmış:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya 1 derece ısınırsa, Kuzey Kutup dairesi, yılın yarısı boyunca buzdan yoksun kalacak ve efsanevi Kuzey Batı Geçidi, gemilerin geçebileceği şekilde açık olacak. Bengal Koyu'nun etrafındaki on binlerce evi sel basacak. Güney Atlantik'i kasırgalar vuracak. Batı Amerika'daki şiddetli kuraklıklar, küresel tahıl ve et pazarlarında kıtlığa yol açacak. Amerika Birleşik Devletleri'nin batı yarısında çöller oluşacak. Teksas'tan Kanada sınırına kadar olan bölge, hiçbir ürünün yetişmeyeceği aşırı kurak alanlara dönüşecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Böcekler göç edecek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya 2 derece ısınırsa, Grönland'ın buzulları yok olacak. O kadar çok buzul eriyecek ki, kutup ayıları hayatta kalma mücadelesine girecek. Böcekler yeni yönlere doğru göç edecek. Amerika'daki ılıman iklim kuzeye doğru kayarken, çam böcekleri ormanları yok edecek. Bu, boz ayıların en önemli besin kaynağının da yok olması demek. Büyük Okyanus'taki birçok ada sular altında kalacak. Tropik mercan resiflerinin büyük bölümü kaybolacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Okyanuslar yükselecek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya 3 derece ısınırsa, Amazon Yağmur Ormanları kuruyacak. Alpler'in karlı zirveleri yok olacak. El Nino'nun şiddetli baskınları sürekli hale gelecek. Akdeniz ve Avrupa'nın bazı kısımları yaz mevsiminde kavurucu bir sıcak yaşayacak. Büyük sıcaklık dalgaları yaşanacak. Ortadoğu'da görülen sıcaklıklar, Kuzey Avrupa'ya taşınacak. Gezegenin temel yaşam destek sistemleri bozulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya 4 derece ısınırsa, Okyanuslar yükselecek ve milyonlarca insanın yuvası olan yoğun nüfuslu deltaları yok edecek. Bangladeş denize karışacak. Mısır'ı sel basacak. Venedik sular altında kalacak. Buzullar yok olacak. Milyarlarca insana temiz su akışı kesilecek. Güney Kutbu'nun bütün Batı Kutup kitlesi kopacak ve deniz seviyesi daha da yükselecek. Dünya, bugünkü haline hiç benzemeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Denizler çöl olacak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya 5 derece ısınırsa, Kuzey ve Güney yarımkürelerde eskiden ılıman olan iki büyük kuşak, yaşanılmaz hale gelecek. Los Angeles, Kahire, Bombay gibi dünyanın büyük şehirlerini besleyen kar ve su kaynakları kuruyacak. İklim mültecilerinin sayıları yüz milyonlara yükselecek. Canlı türlerinin çoğu büyük bir iklim şoku yaşayacak ve yok olacak. Geleneksel toplumsal yapılar altüst olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya 6 derece ısınırsa, Okyanuslar uzaktan bakınca masmavi görünse de aslında denizler bir çöl haline gelecek. Çöllerse kıtalara doğru fethe çıkan ordular gibi yayılacak. Doğal afetler, gündelik olaylara dönüşecek. Dünyanın en büyük şehirleri sular altında kalıp terk edilecek. Tarihin en büyük soy tükenmesi yaşanacak. Bunun adına küresel yok oluş da denilebilir...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;Bizi bekleyen gelecek&lt;br /&gt;Bakın bu yazdıklarımın hepsi tamamen gerçek, tamamen bilimsel ve tamamen bizi bekleyen o geleceği işaret kesitler. Hepsi, virgülüne dokunmadan National Geographic'in müthiş belgeseli 6 Dereceden bire bir derlediğim cümleler. Hadi gelin şimdi hala küresel ısınmaya kayıtsız kalmaya devam edin. Hepinize iyi günler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-6522684516042115984?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://w10.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&amp;wid=132' title='Altı derecelik ısınma neler yapar?'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/6522684516042115984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=6522684516042115984&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/6522684516042115984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/6522684516042115984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/07/alt-derecelik-snma-neler-yapar.html' title='Altı derecelik ısınma neler yapar?'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-429527752817426938</id><published>2008-07-22T20:24:00.004+03:00</published><updated>2008-07-22T20:41:19.474+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='omega 3'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ekmek'/><title type='text'>Sağlığına Özen Gösterenler için Omega 3'lü Ekmek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img.sabah.com.tr/2008/07/22/gny/im/57F3CC4A666192488A40390Er.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://img.sabah.com.tr/2008/07/22/gny/im/57F3CC4A666192488A40390Er.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyeceklerimizdeki çeşit artışlarından en temel gıdalarımızdan biri olan ekmek nasiplendi. Cevizli ekmeği favori edinen bendeniz, bugün itibariyle gördüm ki ekmekçilik sanayinde önemli bir isim olan &lt;a href="http://www.uno.com.tr/"&gt;Uno&lt;/a&gt;, 'Omega 3' katkılı ekmek çıkarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.uno.com.tr/"&gt;Uno&lt;/a&gt;'nun ürettiği 'Omega 3'lü ekmek; kalp hastalıkları, kanser ve diyabete karşı kendini korumak isteyen tüketiciler için tüketime sunulmuş. Fakat tabii ki omega 3 sadece bu gruptaki alıcılara hitap etmiyor. Omega 3 aynı zamanda bebek ve çocukların zihin gelişimine de yardımcı oluyor, ayrıca yaşlanma ve stresin olumsuz etkilerini de azaltıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Omega3'lü ekmeğinin 100 gramı, günlük Omega 3 ihtiyacının yüzde 17'sini karşılıyormuş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-429527752817426938?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/429527752817426938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=429527752817426938&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/429527752817426938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/429527752817426938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/07/salkl-kalp-iin-omega-3l-ekmek.html' title='Sağlığına Özen Gösterenler için Omega 3&apos;lü Ekmek'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-3380473271721482977</id><published>2008-07-17T10:48:00.000+03:00</published><updated>2008-07-17T10:51:51.775+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ekmek İsrafı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ekmek'/><title type='text'>Ekmek Büyüyünce İsraf da Büyüdü</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.kocaeli.bel.tr/"&gt;Kocaeli&lt;/a&gt; Fırıncılar Odası Başkanı Mehmet Altunay , ekmeğin gramajının fazla olması ve bilinçsiz tüketim sebebiyle ekmek israfının her geçen gün arttığını söylemiş. Kocaeli'nde her 10 ekmekten 1'i çöpe gidiyormuş. Türkiye genelinde ise her gün 6 milyon ekmek çöpe gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekmeğin gramajının 300'e çıkarılması nedeniyle ekmek daha geç tüketiliyor. Uygun koşullarda saklanamadığında da bayatlıyor ve çöpe atılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok ekmek israfı ise yemekhaneli işyerleri, hastaneler, yatılı okullar, öğrenci yurtları, oteller ve lokantalar gibi toplu tüketim yerlerinde yapılıyor. Buralarda ‘ekmek israfı önleme planları’nın hayata geçirilmesi, talebe göre üretim yapılması, ekmeğin fırında veya satış yerinde uygun koşullarda korunması, raf ömrü uzun kaliteli ekmek üretimi, pişirilmesi ile satışı arasındaki sürenin en aza indirilmesi, poşetlenmesi, küçük gramajlarda ekmek üretimi, toplu yemek tüketim yerlerinde ekmeğin dilimlenmiş veya küçük yuvarlak ekmek olarak verilmesi, orta derecede bayatlamış ekmeklerin düşük fiyattan satılması gibi önlemler alınarak asgariye indirilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekmek israfının önlenmesinde bir diğer basamak ise ev hanımlarının konuya gerekli özeni göstererek ihtiyaçtan fazla ekmek almamaları ve ekmeğin saklama koşullarına dikkat etmeleridir. Ekmekler poşette saklanmalı, uzun süreli saklama amaçlanıyorsa, çoğu ev hanımının yaptığı gibi ekmeğin derin dondurucuda ve poşet içerisinde saklanması bayatlamayı önlediği unutulmamalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-3380473271721482977?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/3380473271721482977/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=3380473271721482977&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/3380473271721482977'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/3380473271721482977'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/07/ekmek-byynce-israf-da-byd.html' title='Ekmek Büyüyünce İsraf da Büyüdü'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-5773531073078627934</id><published>2008-07-15T14:03:00.002+03:00</published><updated>2008-07-15T14:28:20.774+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kavun'/><title type='text'>İyi Kavun Nasıl Seçilir?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.mevsimmanavi.com/kavun_jpg.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.mevsimmanavi.com/kavun_jpg.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kavunun %95'ini su oluşturur. A, B 1, C vitaminleri, meyve şekeri, selüloz, azotlu ve yağlı maddeler de var. Avrupa ve Amerika'da doktorlar tarafından da yararları tescil edilen kavunun en önemli özelliği toksik maddelerin atımına yardımcı olmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ekoyol.com/"&gt;Ekoyol&lt;/a&gt; iyi kavun seçmenin ipuçlarını biraraya getirip, kavunun faydalarının da anlatıldığı güzel bir yazı yazmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;NASIL ALMALIYIZ?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. İyi kavun ağır olur. Elinizde okkalayın, ağır olanı alın.&lt;br /&gt;2. Yuvarlak, san kavunun sapı, çektiğiniz zaman kolay kopuyorsa iyi kavundur.&lt;br /&gt;3. Kavun Kırkağaç kavunu ise dibinin sarıya çalması gerekir.&lt;br /&gt;4. Bir kavun ne kadar yumuşaksa içi o kadar da asitleşmiş demektir. Kavunun yumuşağına yanaşmayın.&lt;br /&gt;5. Turfanda kavunlar lezzetsizdir. Kavunu, sezonun başlangıcından bir ay sonra yiyin ancak o zaman lezzet kazanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;NASIL YEMELİYİZ?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kavunu genellikle yemeklerden sonra yemek gibi bir alışkanlığımız var. Akşamcılar ise kavunu yemek arasında, diğer mezelerle birlikte yer. Her iki şekli de fazla yarar sağlamaz. Kavunu yemeklerden önce yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;YARARLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Kanı zehirlerden temizler.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İştah açar.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bağırsakları yumuşak tutar,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sinirleri yatıştırır ve rahat bir uyku sağlar.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eder.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Romatizma ağrılarını hafifletir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Hafif yanıkları iyileştirir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Göz nezlesini önler. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bağırsaklarında ülser ya da iltihap olanlarla, şeker hastaları ve yüksek tansiyonu olanlar yememelidir.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-5773531073078627934?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/5773531073078627934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=5773531073078627934&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5773531073078627934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5773531073078627934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/07/iyi-kavun-nasl-seilir.html' title='İyi Kavun Nasıl Seçilir?'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-5900057768736875409</id><published>2008-07-01T14:19:00.004+03:00</published><updated>2008-07-01T14:32:47.139+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çikolata'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar'/><title type='text'>Bilişimcilerin de Canı Çikolata Çekiyor</title><content type='html'>Dünyada son 15 yıldır giderek artan mantar hastalıklarının kakao üretimini etkilemesi, çikolatasız bir dünya tehlikesine karşı küresel şirketleri harekete geçirdi. Olası bir krizi önlemeyi hedefleyen IBM ve çikolata üreticisi Mars , ABD Tarım Bakanlığı`nın Tarımsal Araştırma Servisleri`yle, çikolatanın hammaddesi kakaoyu korumak amacıyla bir araya geldi.&lt;br /&gt;Kuruluşlar, bilimsel kaynaklarını birleştirerek kakaonun genetik yapısını inceleyecek. Ancak genetik yapıyla oynanması Avrupa ve Amerika`da pek çok sivil örgütün tepkisini çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genetiğiyle oynanan tarımsal ürünlerle ortaya çıkacak krizi önlemek daha da zorlaşıyor. Kakao üretiminin geliştirilmesini ve ıslah edilmesini amaçlayan araştırmacılar, kakao tohumunun genetik yapısının incelenmesiyle, kakao ağacı yetişme programına destek vereceklerini umuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağacın DNA yapısını anlamanın, zararlı böceklere, hastalıklara ve küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin yol açtığı su sıkıntısına karşı, üretimi daha dayanıklı kılacağı düşünülüyor. Çalışmaların, mahsulleri daha dayanıklı hale getirip hastalık kapmalarını engelleyerek kıtlığa çözüm üretebileceği, çikolatanın tadının daha güzel olması öngörülüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-5900057768736875409?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/5900057768736875409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=5900057768736875409&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5900057768736875409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5900057768736875409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/07/biliimcilerin-de-can-ikolata-ekiyor.html' title='Bilişimcilerin de Canı Çikolata Çekiyor'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-5415174704348540999</id><published>2008-06-26T20:51:00.004+03:00</published><updated>2008-06-26T21:18:18.631+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Su Kaybı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Su'/><title type='text'>Ne Kadar Su İçmeliyiz?</title><content type='html'>Etrafımdaki pek çok insan, yeterli miktarda su içmiyor. Bunun sebebi bir bakıma alışkanlıklarımız olsa da, bir de biyolojik nedeni var. Vücudumuz yaşlandıkça susama hissini daha az duymaya başlıyor. Böylece giderek daha az su içer hale geliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarındaysa vücudumuzun su kaybı çok fazla olduğu için, bu aylarda günlük su ihtiyacımızı karşılamamız hem gün içerisinde yorgun ve halsiz hissetmemizi, dolayısıyla aktivite düşüklüğünü, hem de çeşitli fiziksel rahatsızlıklar duymamızı sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunlar ve herkesin gün içinde tüketmesi gereken su miktarının farklı farklı olması düşünüldüğünde ve bana da sıkça sorulan sorulardan biri olan, "Günlük ne kadar su içmeliyiz?" sorusunun cevabını &lt;a href="http://www.hayatsu.com.tr/hayat_su/Default.aspx"&gt;Hayat Su&lt;/a&gt;'nun &lt;a href="http://www.hayatsu.com.tr/suyun_uzmanindan/nekadar_su_icmeliyiz.aspx"&gt;hazırladığı sayfada&lt;/a&gt; kendi beden yapınıza ve günlük aktivitenize göre kolaylıkla hesaplayabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu teste göre benim günlük 3 litre su içmem gerekiyor. Suyu pet şişelere doldurarak içmek, hem hesaplama kolaylığı sağlıyor, hem de su içmeyi daha çok hatırlamama yardımcı oluyor. Bu bir taktikse önerebilirim. (:&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-5415174704348540999?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/5415174704348540999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=5415174704348540999&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5415174704348540999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/5415174704348540999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/06/ne-kadar-su-imeliyiz.html' title='Ne Kadar Su İçmeliyiz?'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-4534576228953489271</id><published>2008-06-19T20:49:00.007+03:00</published><updated>2008-06-19T21:10:45.332+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Domates'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rusya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basın Açıklaması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Duyurular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bilinçli Tüketici'/><title type='text'>Geri Dönen Domatesler için Basın Açıklaması</title><content type='html'>Rusya'nın Türkiye’den yaş meyve-sebze ithalatına yasak getirmesi ve geri dönen domateslerin iç piyasaya sunulduğu yönünde çıkan rivayetler kulaktan kulağa dolanıyor. Bu konu da bana da çok fazla soru soruluyordu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bu konuda bir basın açıklaması yapmış, okumakta yarar var:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Rusya Federasyonu’nun 03.06.2008 tarihinde elimize ulaşan yazılarında; ülkemizden bu ülkeye yapılan yaş meyve-sebze ihracatında, Rusya Federasyonu’nun standartlarının aşıldığı iddia edilerek “domates, patlıcan, patates, üzüm ve limon ihracatımıza geçici bir yasaklama tedbiri alındığı” belirtilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya Federasyonu’nun bu yasaklaması üzerine son günlerde bazı basın yayın kuruluşlarında Rusya’dan geri dönen yaş sebze ve meyvenin iç tüketime sunulduğu yönünde haberler yer almıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya Federasyonu (RF) tarafından insan sağlığı ve pestisit kalıntısı gerekçe gösterilerek ülkemize geri gönderilen bir ürün bulunmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemiz, Avrupa Birliği ile aynı pestisit kalıntı limitlerini (MRL) uygulamaktadır. Buna karşı Rusya Federasyonu limitleri Avrupa Birliği limitlerinden 30-40 kat daha düşük seviyelerdedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlığımızca ihracat öncesinde yapılan kontrollerde öncelikle alıcı ülke mevzuatına göre değerlendirme yapılmaktadır. Rusya Federasyonu’na taze sebze ve meyve ihracatında karantina etmenleri yönüyle uygun olan ürünlerden numune alınmakta pestisit, kurşun,nitrat analizleri yaptırılmakta ve analiz sonucu uygun olan ürünlere “Bitki Sağlık Sertifikası” ve gıda güvenliğine yönelik olarak “Gıda Sağlık Sertifikası” düzenlenmektedir. Ürüne ait “Analiz Raporu” da bu sertifikalarla beraber ürünle birlikte Rusya Federasyonu’na gönderilmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere uygun olmayan taze sebze ve meyve ürünlerinin Rusya Federasyonu’na ihracatına izin verilmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, Bakanlığımızca ülke içine yönelik olarak pestisit kalıntı kontrolü de yapılmakta olup bu kapsamda toplam olarak 2006 yılında 11.324, 2007 yılında 16.028 adet analiz yapılmıştır. Bu denetimler sonucunda olumsuzluk tespit edilen oran % 1 civarında olup, bu değer AB ülkelerinde % 4’ün üzerindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizden Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatta 2006 yılı Mayıs ayından 2008 yılı Haziran ayına kadar toplam 31.000 partiye Gıda Güvenlik Sertifikası düzenlenmiştir. Rusya Federasyonu’ndan alınan olumsuz rapor sayısı ise sadece 119 (% 0,4) adettir. Ülkemizde yapılan analizleri ise temizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki Rusya Federasyonu’na gönderilmek üzere analizi yapılan ürünlerin şahit numuneleri 5 ay süreyle laboratuarlarda muhafaza edilmektedir. Dolayısıyla bu süre içinde olumsuz rapor bildirimlerini tekrar inceleme fırsatı bulunmaktadır. Bu şekilde Rusya Federasyonu’ndan alınan olumsuz bildirimler incelenmiş ve şahit numuneler Rusya Federasyonu değerlerine uygun tespit edilmiştir. Bu husus da Rusya Federasyonu makamlarına resmen iletilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla, Bakanlığımız gerek ihracat amaçlı olsun gerekse iç tüketim amaçlı olsun tüm tarımsal ürünlerde gerekli kontrol sistemlerini etkin olarak uygulamaktadır. Rusya Federasyonu tarafından tek taraflı alınan kısıtlama kararının kaldırılması için Bakanlığımız tarafından gerekli çalışmalar yürütülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamuoyuna saygıyla duyurulur. &lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-4534576228953489271?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/4534576228953489271/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=4534576228953489271&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/4534576228953489271'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/4534576228953489271'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/06/geri-dnen-domatesler-iin-basn-aklamas.html' title='Geri Dönen Domatesler için Basın Açıklaması'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-8694922573650190159</id><published>2008-06-15T12:00:00.007+03:00</published><updated>2008-06-15T12:22:32.781+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dondurma'/><title type='text'>Sağlıklı Dondurma Tüketimi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_hYAF0IaQ_kY/Rs_z2fG1pRI/AAAAAAAAAD4/rXio7z-iEIo/s1600/dondurma3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_hYAF0IaQ_kY/Rs_z2fG1pRI/AAAAAAAAAD4/rXio7z-iEIo/s1600/dondurma3.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında tüketimi artan, besleyici ve serinletici gıdamız dondurma; önemli bir enerji, mineral ve vitamin deposu. Üstelik bu besin zenginliğinin yanında kolay sindirilebilmesi de en önemli artılarından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dondurma, sıcak havaların da etkisiyle gün içinde özellikle öğle vakitlerinde sıkça tüketiliyor. Fakat dondurmanın yemekten sonra tüketilmesi hem iştah kapanmasını önler, hem de midede soğuk yiyeceğin yaratacağı kramp tarzı rahatsızlıkların ortaya çıkışını önleyeceği için tok karna tüketilmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı dondurma yemek için;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;sağlık koşullarına uygun ortamda üretilen, &lt;/li&gt;&lt;li&gt;gerektiği şekilde korunan&lt;/li&gt;&lt;li&gt;sağlıklı ambalajlarda satışa sunulan dondurma ve buzlu içeceklerin tüketilmesi &lt;/li&gt;&lt;li&gt;bu tür besinlerin güvenilir olmayan yerlerden satın alınmaması gerekiyor.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Ayrıca, kullanılan katkı maddelerinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından izin verilen Türk Gıda Kodeksine uygun olması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sağlıksız Dondurma Nasıl Anlaşılır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dondurmanın içinde buz kristallerinin olması kurallara uygun üretilmediğinin göstergesidir. Buz kristalleri, boğazı çizerek enfeksiyonlara neden olur. Bu yüzden özellikle mahalle aralarında seyyar satıcı tezgahlarında satılan dondurmalar sağlık açısından riskli olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-8694922573650190159?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/8694922573650190159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=8694922573650190159&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/8694922573650190159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/8694922573650190159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/06/salkl-dondurma-tketimi.html' title='Sağlıklı Dondurma Tüketimi'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_hYAF0IaQ_kY/Rs_z2fG1pRI/AAAAAAAAAD4/rXio7z-iEIo/s72-c/dondurma3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7497167519278619451.post-194533937033494391</id><published>2008-06-09T14:19:00.004+03:00</published><updated>2008-06-09T14:28:08.657+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda Muhafaza Yöntemleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dereotu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gıda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maydonoz'/><title type='text'>Maydonozlar Artık Daha Yeşil</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.prepara.com/img/img_product-herb-savor.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px;" src="http://www.prepara.com/img/img_product-herb-savor.png" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Nane, maydonoz, dereotu gibi sebzelerin, alındıktan sonra buzdolabında tazeliğini uzun süre korumak biraz zor oluyor. &lt;a href="http://www.prepara.com/herb_savor.php"&gt;Prepara.com&lt;/a&gt;'da bunun için oldukça portatif, ilginç bir aparat  geliştirilmiş. Bu sayede sebzelerin tazeliğini koruyarak 3 hafta saklanabileceği söyleniyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7497167519278619451-194533937033494391?l=food-eng.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://food-eng.blogspot.com/feeds/194533937033494391/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=7497167519278619451&amp;postID=194533937033494391&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/194533937033494391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7497167519278619451/posts/default/194533937033494391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://food-eng.blogspot.com/2008/06/maydonozlar-artk-daha-yeil.html' title='Maydonozlar Artık Daha Yeşil'/><author><name>halime çiçek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06276557270952107387</uri><email>foodeng87@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='06073174957627010870'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>