<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224</id><updated>2009-11-29T15:40:07.538+02:00</updated><title type='text'>Günay Doğan | Kişisel Bi'şey</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>289</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-4312834066710336817</id><published>2009-11-27T00:41:00.008+02:00</published><updated>2009-11-27T01:40:30.887+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karpuz bayramı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurban etmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bayram'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurban kesmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurban bayramı mesajları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurban bayramı'/><title type='text'>Bayram dediğin kansız olur!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Sw8OUz2j5DI/AAAAAAAABOw/u8q2prd3uTk/s1600/lamb.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Sw8OUz2j5DI/AAAAAAAABOw/u8q2prd3uTk/s200/lamb.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408557428174480434" /&gt;&lt;/a&gt;2010 yılına geliyoruz; birkaç ay kalmış. Bilim tüm hızıyla ilerliyor, teknoloji de ona ayak uyduruyor. İnsanlık da hiç geri kalmıyor, sürekli yeni fikirler üretiliyor. Daha iyiye, daha güzele erişmek için, herkes çabalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar çok şey icat edildi ki. Hayat, birçoklarına göre daha kolay işliyor. Kullandığımız araçlar yaşamımızı kolaylaştırıyor. 2010 yılı demiştim değil mi? 21. yüzyıl filan falan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir bayram düşünün; adı "bayram" ama ya özü? Bu bayram, gerçek bir bayram mı sahiden? Kime göre, neye göre? Basit bir soru değil bu aslında. Düşünelim şimdi.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvanların kurban edildiği bir bayram. Cana kıyılan bir bayram. Ha insan kurban etmişsin, ha hayvan. Önüme gelince "hayır" demiyorum belki; sütünü de içiyorum, etini de yiyorum ama yine de dayanamıyorum, yazıyorum: "Kendilerini, size karşı savunamayanlara kıymayın, onların gözlerine bakın, sadece kurbanlık değil o; acı çeken, ağlayan, sevişen, sevinen, oyunlar oynayan bir 'can'."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten "bayram" ise bugün, öldürerek bayram olmaz bilin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlle de kurban edecekseniz bir şeyler, şart ise bu; şahsınıza ait olan parayı kurban edin. Paylaşın. Yarinizin yanağından gayrı, her şeyi paylaşın. Tanrı var ise eğer, emin olun ki; kurban kesmekten daha çok sevap yazacaktır hanenize. Sormaz öldükten sonra; "Neden kurban kesmedin de muhtaca yardım ettin?" diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hayvan değil de insan mı kurban edilseydi?" diye sormayın, her ikisisin de kurban edilmediği bir bayram, daha "bayram" olurdu bunu bilin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küslerin barıştırıldığı, fakirlerin doyurulduğu, yaşlıların ziyaret edildiği bir bayram olsun sadece. İşin içine "kan" girmesin. Kansız bir bayram düşlüyorum şimdi ve tüm müslümanların tarif ettiğim bayramını, yürekten kutluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;Not: Öğüt vermeyi hiç başaramıyormuşum:)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-4312834066710336817?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/4312834066710336817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/bayram-dedigin-kansiz-olur.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/4312834066710336817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/4312834066710336817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/bayram-dedigin-kansiz-olur.html' title='Bayram dediğin kansız olur!'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Sw8OUz2j5DI/AAAAAAAABOw/u8q2prd3uTk/s72-c/lamb.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-7517596442972483529</id><published>2009-11-26T18:11:00.000+02:00</published><updated>2009-11-26T18:54:56.739+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim teorisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim teorisi çürütüldü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darwin&apos;i bitiren balık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trt darwin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Coelacanth'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='harun yahya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='harun yahya kimdir'/><title type='text'>Bilim düşmanı ve gerici TRT</title><content type='html'>Attığım başlık, çok iddialı ve sert olabilir; ancak keşke elimde olsa da buradan daha sert söylemlerde bulunabilsem. TRT, az sonra izleyeceğiniz haber ile, her türlü sert söylemi hak etmiştir. TRT, antibilimsel bir bakış açısına sahip kişiler tarafından yönetiliyor artık. Bahsettiğimiz, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet kanalıdır; özel kanal değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce video için &lt;a href="http://www.beyazpencere.com/Video/Darwin-i-Bitiren-Balik-18003.aspx"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayın. (Sağ tıklayıp yeni pencerede açın)&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Sw6usVdoOnI/AAAAAAAABOo/lActN2Cos88/s1600/Coelacanth.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 144px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Sw6usVdoOnI/AAAAAAAABOo/lActN2Cos88/s400/Coelacanth.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408452279217437298" /&gt;&lt;/a&gt;"&lt;i&gt;Darwin'in evrim teorisini boşa çıkaran canlı örneklerden biri, Endonezya açıklarında ilk kez görüntülendi.&lt;/i&gt;" diye başlıyor haber. Haberin alt bandında "Darwin'i bitiren balık" yazıyor ve başlıyor beyin yıkama seansına. Güya, bulunan bu balık 400 milyon yıldır hiç değişmemiş. "Bu balık" diye nitelendirdiğim balık: Coelacanth. Aslında bir balık da değil, bir "takım" adı. Neyse ben yine de "balık" olarak nitelendireyim. Henüz fosil kaydı bile olmayan bir balık bu, bu balığın 400 milyon yıldır değişmediğini götünüze bakıp mı anlıyorsunuz?&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim ki 400 milyon yıldır aynı kalmış bu balık. Böyle olması bile, koca evrimi çürütür mü? Ayrıca her tür, sürekli evrim geçirmek zorunda mıdır? Ya da her canlının evrim geçirme süresi aynı mı olmalı? İlle de 400 milyon yıldır değişmeyen bir canlı arıyorlarsa, ben yardımcı olayım. Ara sıra rastladığımız ve iğrendiğimiz hamam böceği, 360 milyon yıldan bu yana evrim geçirmiyor; ama kimse "Hamam böceği evrim teorisini çürüttü." diye haber da yapmıyor. Neden acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedir bu ülkede evrimi çürütme çalışmaları? Tübitak'tan tutun TRT'ye kadar, yani devletin neredeyse tüm kurumları, gericilerin eline teslim edilmiş durumda. Ayrıca, bir gerçekliği, hangi sahte yayınlar çürütebilir ki? Bilim dünyası, evrimin hakikatini tartışmıyor bile. Varolan canlıların başka şekilde çeşitlenmesinin başka açıklaması olamaz zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne anlatılacak öğrencilere? Dünya üzerinde yaşayan canlıların bir tanrı tarafından yaratıldığı filan mı? Böyle bir bilim mi olur? Ya da insanların, evrim sonucu değil de bir tanrı tarafından dünyaya gönderildikleri filan mı? Bu şekilde, dünyanın hiçbir ülkesinde eğitim verilmiyor. İran'da dahi evrim, tarafsız olarak okutuluyor. Türkiye'de ise birtakım bilim düşmanları, bu teoriyi karalamak için götlerini yırtıyor. Bu şekilde hem komik duruma düşüyorlar, hem de ne kadar yoz olduklarını bir manada ispatlıyorlar. Bu sundukları yalan yanlış haberleri izleyip de sinirlenmemek elde değil. Sinirleniyorum çünkü bu halk araştırmaz. Televizyonda ne görürse onu kanıksar. Sorgulamaz. "Acaba?" diye sormaz. Sinirleniyorum çünkü bu halk kandırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada; (bkz: &lt;a href="http://www.gunaydogan.com/2009/09/evrim-neden-hala-teori.html"&gt;Evrim, Neden Hala "Teori"?&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda bahsettiğim videoda can alıcı bir nokta var. Aslında bu nokta, her şeyin açıklaması. Videonun 15. saniyesinden itibaren, sağ üst köşede bir yazı beliriyor. Yaklaşık 10 saniye kadar sürüyor. Muhtemelen gözden kaçmış bir ayrıntı. Sağ üst köşede, "Harun Yahya" yazıyor. Yani muhtemelen bu haberi ve görüntüleri Harun Yahya'nın TRT'ye sunduğu çok açık. "Harun Yahya ve TRT ne alaka?" diye soranlara sesleniyorum: Harun Yahya ile TRT'nin başına getirilen herifler çok da farklı kişiler değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bkz: &lt;a href="http://www.gunaydogan.com/2008/10/harun-yahya-kimdir-soyleyeyim.html"&gt;Harun Yahya kimdir? Söyleyeyim!&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harun Yahya'dan da bahsettikten sonra, bu haberi ciddiye aldığım için bana kızanlar olacaktır muhtemelen; ama bu tip haberlere ne kadar sessiz kalırsak bu halkın o kadar yalan yanlış bilgilerle kandırılacağını unutmayın. Harun Yahya gibi pseudoscience&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;(1)&lt;/span&gt; yöntemini kullanan birisinin, Harun Yahya gibi pek yakında mehdilik iddiasında bulunacak birisinin, Harun Yahya gibi eleştirileri sansürlemek ile ün kazanan birisinin görüntülerini ve sunumunu referans alarak haber yapmak, TRT'nin hangi ellere geçtiğinin ispatıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;(1): &lt;b&gt;Pseudoscience&lt;/b&gt;, Türkçe'ye "sözdebilim" olarak çevrilmiş, bilimsel olarak tanımlanmakla birlikte bilimsel çalışmaların gerektirdiği standartları taşımayan veya yeterli bilimsel araştırma ile desteklenmeyen bilgi, metodoloji, inanç ve pratikler bütününe verilen addır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-7517596442972483529?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/7517596442972483529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/bilim-dusmani-ve-gerici-trt.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/7517596442972483529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/7517596442972483529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/bilim-dusmani-ve-gerici-trt.html' title='Bilim düşmanı ve gerici TRT'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Sw6usVdoOnI/AAAAAAAABOo/lActN2Cos88/s72-c/Coelacanth.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-36811780244844261</id><published>2009-11-24T23:53:00.009+02:00</published><updated>2009-11-25T01:18:22.544+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bulgaristan çağrı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bulgaristan&apos;dan gelen cevapsız çağrı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bulgaristandan çağrı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cevapsız çağrı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='+35 cevapsız çağrı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='+359 çağrı'/><title type='text'>Bulgaristan'dan gelen cevapsız çağrı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwxoXxLQPJI/AAAAAAAABOg/r8ZeD6BJzbs/s1600/629020081224085143888.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwxoXxLQPJI/AAAAAAAABOg/r8ZeD6BJzbs/s200/629020081224085143888.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5407812010111941778" /&gt;&lt;/a&gt;Mutlaka, bu yazıyı okuyan birkaç kişinin daha başına gelmiştir bu durum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulgaristan'dan telefonumuza bir çağrı geliyor. Meraklı canlılar olduğumuz için hemen bize çağrı atan numaraya geri dönüyoruz; tabii kontörümüz varsa. Telefonu açan ve yarım Türkçe konuşan kadının söylediklerine inanıyoruz ve kendisine sahip olabilmek için istediği ücreti, bir şekilde tarafına gönderiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki paragraftan bir şey anlamadınız muhtemelen. Ya da anlar gibi oldunuz da tam olayı çözemediniz. Özellikle karşı cins konusunda sınırları zorlayan hemcinslerime yazıyorum bu yazıyı. Kızlar okumasa da olur sanırım.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"+359" ile başlayan çağrı, bana 4-5 ay öncesinde gelmişti ilk kez. Hemen +359 kodunun hangi ülkeye ait olduğunu anlamak için internete girmiş ve bu kodun Bulgaristan'a ait olduğunu görünce şaşırıp kalmıştım. Almanya'da akrabalar, Avusturya'da da arkadaşlar olduğu için, muhtemelen bu ülkelerden birisi olduğunu düşünmüştüm ama dediğim gibi Bulgaristan süpriz oldu. Yanlışlıkla aranmışımdır dedim, geçtim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aranmadan, muhtemelen birkaç hafta sonrası olsa gerek, Ekşi Sözlük'te gezinirken "Bulgaristan'dan gelen cevapsız çağrı" başlığına gözüm takıldı. Hemen dikkatimi çekti tabi haliyle. Girip baktım başlığa ve bu cevapsız çağrının, bir dolandırıcılık şebekesinin işi olduğunu öğrendim. Meğer sadece ben değil; binlerce kişi de aynı şekilde Bulgaristan'dan çağrı alıyormuş. Yani işin hiç de hava atılabilir bir yanı kalmadı:) Bulgaristan'dan çağrılar alıyorum falan filan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim biraz ayrıntılara. Neyin nesidir bu şebeke? Öncelikle, bu durum bir şebekeden öte, Bulgaristan'da neredeyse bir sektör halini almış. Türkiye başta olmak üzere, birçok Avrupa ülkesi aranıyor, oltaya takılan cahil ve "azgın" erkekler kandırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size çağrı atan numaraya dönersek, karşımıza çat pat Türkçe konuşan bir kadın çıkıyor. Önce adını soruyor. Daha sonra "Ben arkadaş olmak istiyorum" vb. cümlelerle size yanaşmaya çalışıyor. Eğer saf bir erkeksen muhabbeti biraz daha koyulaştırıyor. Yalnızlıktan bahsediyor, seksten bahsediyor ve en nihayetinde sadede geliyor. "Beni yanına al, senin olayım ama gelebilmem için bana 100 Euro gönder" tarzı bir cümle. Neredeyse bu iş ile meşgul olan tüm kadınlar, buna benzer bir cümle kuruyor. Hatta, "Zaten annem hasta, mutsuzum burada, çok yalnızım" gibi şeyler de söyleniyormuş sohbetin samimileştiği süreçlerde. Annesinin hasta olduğuna inanmayanlar için güya annesini telefona veriyor. Yanında aynı işi gören bayan, "Evet ben annesiyim, çok hastayım, kızım yalnız" vb. bir cümle kuruyor. Yani bu iş, sandığınızdan daha profesyonel bir şekilde ilerliyor. Her şey planlanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana birkaç hafta önce yine aynı çağrı geldi. Tabii dikkate almadım bile, çünkü okumuştum neyin nesi olduğunu. Bu akşam yine aynı çağrı gelince dayanamayıp aradım -bu davranışım ile diğerlerinden farkım kalmadığını biliyorum- ve küfür etmek istedim. Söylenildiği gibi, yarım yamalak Türkçe konuşan bir kadın çıktı telefona. Şöyle bir diyalog geçti, aynen aktarıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;+Alo, beni aramışsınız?&lt;br /&gt;-Evet, isminiz nedir acaba?&lt;br /&gt;+Ben Hüseyin, neden aradınız? (Hüseyin'miş, nasıl salladıysam artık)&lt;br /&gt;-Şey, ben çok arkadaş arıyorum, onun için aradım. (Tam bu sözleri söylerken, giden kontörlerim aklıma geldi ve küfür etmenin zamanı geldiğini düşündüm)&lt;br /&gt;+Siktir lan orospu!&lt;br /&gt;-Sen benim yaregimi ye! (Aynen bu harflerle söyledi, ben neye uğradığımı anlamadan telefonu kapattı zaten, hala kulaklarımda çınlıyor o küfrü) :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra yine bana çağrı attı ama aramadım. Zaten -18 olan kontörüm, -24'e düşmüştü bile. Birkaç saniye içerisinde, üstüne bir de beklemediğim bir küfür:( Belki de hak ettim yani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efendim, amacım uyarmaktı. Bu tip numaralardan çağrı atan olursa, boşu boşuna dönmeyin. Döndünüz, bari söylediklerine inanmayın. Ayrıca, bir dost tavsiyesi olarak; sakın küfür de etmeyin. Kadınlar hazırlıklı, acayip küfür ediyorlar sonra kapatıyorlar. Küfür ettiğinizle kalıyorsunuz yani, o garip Türkçe ile edilen küfür aklınızdan çıkmıyor:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aa bu arada bana son çağrı atan numara şu: +359896766410 Belirteyim dedim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;Not: "Neden arayıp da küfür etme gereği duydun?" diye mantıklı bir soru soranlara, doğru düzgün bir cevap veremiyorum. Gereksiz hırs edinmiş olabilirim belki de&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-36811780244844261?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/36811780244844261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/bulgaristan-dan-gelen-cevapsiz-cagri.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/36811780244844261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/36811780244844261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/bulgaristan-dan-gelen-cevapsiz-cagri.html' title='Bulgaristan&apos;dan gelen cevapsız çağrı'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwxoXxLQPJI/AAAAAAAABOg/r8ZeD6BJzbs/s72-c/629020081224085143888.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-3029233281238119269</id><published>2009-11-24T00:04:00.004+02:00</published><updated>2009-11-24T00:35:12.546+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='korsan cdci'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üsküdar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üsküdar korsan cd'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kolpaçino filmi izle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='korsan cd satıcısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kolpaçino filmi sinema çekimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KORSAN CD'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kolpaçino filmi'/><title type='text'>Üsküdar'daki korsan CD satıcısı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwsN0AoCGqI/AAAAAAAABOY/k4PWE8Rmrjo/s1600/korsan_cd.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwsN0AoCGqI/AAAAAAAABOY/k4PWE8Rmrjo/s200/korsan_cd.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5407430964760681122" /&gt;&lt;/a&gt;Bugün okula gitme yolunda Üsküdar'da oyalandım. Bu oyalanmam süresince sağa sola gezindim, oraya buraya baktım. Gözüme Eminönü İskelesi önündeki korsan CD satıcısı takıldı. Daha doğrusu korsan CD'cinin kendisi değil, tezgahındaki filmler gözüme takıldı. Yoksa elin herifine neden gözüm takılsın değil mi? Neyse efendim. Geçelim bu takılma şeysini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korsan CD satıcısının tezgahında, son dönemde vizyona giren filmlerin neredeyse tamamı vardı. 2012'den tutun Nefes'e kadar. Ben bu 2 filmi de izlediğim için, Kolpaçino'ya merak saldım ve "acaba alsam mı?" diye tereddütte kaldım. Bu tereddüt durumundan kurtulmak için, korsan CD satıcısı ile film hakkında muhabbete başladım. Tam olarak şöyle bir sohbetti:&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;+Merhaba, bunlar korsan mı?&lt;br /&gt;-Hayır, orjinal ama biz 4 TL'ye satıyoruz. (Burda laf sokuyor aslında, ben sonradan anladım)&lt;br /&gt;+Şu Kolpaçino'yu alsam mı diye düşünüyorum da...&lt;br /&gt;-E verelim hemen&lt;br /&gt;+Çekimi filan nasıl? Yani sinema çekimi mi? (DVD'si çıkmayan bir film, elbette sinema çekimi olur gerizekalı Günay)&lt;br /&gt;-Hayır hayır, kesinlikle değil. Rus modeli bu, 5 artı 1 çekim. (Bunlar anlamadığım terimler, Rus modeli çekim nedir, 5 artı 1 ne alaka hiç bilmiyorum)&lt;br /&gt;+Hmm iyi o zaman ya... (Çok anlamışım gibi)&lt;br /&gt;-Öyle...&lt;br /&gt;+Şey, yani herhangi bir sorun olmaz değil mi, yani izleyebilirim adamakıllı?&lt;br /&gt;-Ya evet tabii ki, cam gibi, sinemadan aldığın tadı bu CD'lerde de alırsın. (Bu laf, ikna edici geldi bana, CD'yi aldım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çantama koydum. Fiyatı 4 TL olduğundan bana biraz pahalı geldi. "3,5 TL olur mu?" teklifimi mırın kırın yaparak kabul etti; ancak ben daha sonra 4 tl verdim yine de. İçim rahat etsin istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi evdeyim. Az evvel aklıma geldi Kolpaçino. Çantamdan çıkardım CD'yi, taktım PC'ye. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne oldu dersiniz? Bizim halkımız, ne derse doğrudur değil mi? Yani dolandırıcı olanı çok azdır. Çok samimidir filan falan. İyilik akar paçalarından... Yaa yaa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afedersiniz ama amına koduğumun CD'si sinema çekimi çıktı. Ne konuşulanlar anlaşılıyor, ne de başka bir şey. Bu CD'de ne 5 artı 1 gibi bir şey var -ki ses ile alakalı olması lazım bu- ne de cam gibi görüntü. Ne kadar sinirliyim anlatamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verdiğim paraya üzülmüyorum değil; gayet üzülüyorum. Ama ben ciddi ciddi bu adamların samimiyetsiz oluşuna da üzülüyorum. Yarın gitsem desem ki "Ya kardeş, bu sinema çekimi, nerde 5 artı 1 ve cam görüntü falan filan?" Muhtemelen ya kavga çıkar, ya da dayak yerim. Hatta ne kavgası, direkt dayak yerim gibi geliyor. Adamın orda bir ton çevresi vardır, belli yani rahatlığından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma kibarca gidip teslim etmek geliyor aldığım CD'yi ama sanmıyorum ki o öküzden de aynı karşılığı alayım. "Beyfendi, bu CD sinema çekimi çıktı; ancak siz dün akşam bunun sinema çekimi olmadığını bana belirtmiştiniz?" diye sorumsu bir yakarış içerisinde bulunsam, muhtemelen "Yerim beyefendini lan, sen bence bırak da CD'yi midiyi, arkana bakmadan siktir olup git" yanıtını alacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya ben lan neyse bir şey demiyorum:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-3029233281238119269?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/3029233281238119269/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/uskudar-daki-korsan-cd-saticisi.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/3029233281238119269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/3029233281238119269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/uskudar-daki-korsan-cd-saticisi.html' title='Üsküdar&apos;daki korsan CD satıcısı'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwsN0AoCGqI/AAAAAAAABOY/k4PWE8Rmrjo/s72-c/korsan_cd.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-2128541076163174412</id><published>2009-11-21T03:05:00.008+02:00</published><updated>2009-11-21T03:43:34.067+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 filmi izle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 filmi seyret'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 filmi online izle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 filmi full izle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 online izle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 izle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2012 filmi'/><title type='text'>2012 filmi ve düşündürdükleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwdDtR8--ZI/AAAAAAAABOQ/eePdG36pZJs/s1600/2012p1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 134px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwdDtR8--ZI/AAAAAAAABOQ/eePdG36pZJs/s200/2012p1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5406364322873932178" /&gt;&lt;/a&gt;Uzun süredir beklediğim bir filmdi 2012. Hatta adı ilk anılmaya başlandığı günden itibaren, bu filmi iple çektim; gösterime girse de izlesek diye içim içimi yedi. İçimin içimi yemesinin sebebi, bu filmin elbette konusuydu. Filmin konusu, 2012 yılında dünyanın sonunun geleceği "uydurma"sıydı. Bu götten sallama durumunu bilmeyeniniz yoktur sanırım. Maya takvimi güya son buluyormuş da, güneş sistemindeki gezegenlerin tümü aynı hizaya gelecekmiş de; bu sebeple de eşi benzeri görülmemiş felaketlere maruz kalıp nalları dikecekmişiz. Filmimiz de bunu konu ediniyor işte. Bir faleket filmi olduğu içindi bütün merakım. Nitekim bilen bilir, acayip felaket tellalı ve felaket meraklısı bir herifimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filme gitmeden önce, elbette yorumları okudum. &lt;a href="http://us.imdb.com/title/tt1190080/"&gt;İMDB&lt;/a&gt;'deki puan ortalaması da beni tatmin etti. Nitekim 10 üzerinden 6 buçuk gibi bir puan verilmesi, ortalama üzeri bir film olabileceği fikrini yarattı bende. Her şey yolundaydı kısacası; filme gitmeden önce tabii.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filmi izlemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin kahramanlarının klişe olduğu, diğer felaket filmlerinin bir benzeri olduğu yorumları da ağırlıktaydı ama tüm bu yorumlar da filmi izlememe engel olamadı. Keşke engel olsaymış ama. 76 yaşında bir adamım, şu ana kadar 4 binin üzerinde film izledim ama hiçbir filmde bu kadar hayal kırıklığına uğramadım. Öyle bir filmdi ki, neredeyse sahnelerin tümünü tahmin edebildim. Yerin yarılacağı andan tutun, yerin dibine gireceğimiz tüm sahneleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filmi izlemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Klişe sahneler olsa da görsel şölen niteliğinde bir filmdir bu." Peh cümleye bak. Bu film için, bu cümleleri neredeyse herkes kullanıyor. Görsel şölenine sokayım afedersin. Milyarlarca insan ölüyor ancak; kahramanlarımızın üstünden düşen ateş topları, altında yarılan yer, üzerlerine gelen metrelerce yükseklikteki dalgalar ve diplerinde patlayan devasa yanardağlar, bir türlü kahramanlarımızın burnunu kanatamıyor. Lan bari, eli kolu incinseydi ya. Hala ne görseli, mantık yok ki bu filmde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filmi izlemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulusuna seslenen ABD başkanı bile vardı bu filmde ya. Uçurumdan yuvarlanıp son anda bir yere tutunup da tekrar yükseğe çıkan bir kahramanı vardı bu filmin. Bunları söylemekteki amacımı anladınız değil mi? Hep aynı kahramanlar, hep aynı kurgu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filmi izlemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filme gitmeyin. Boşuna paranıza yazık olmasın. Paranız bir yana geçen zamanınıza dahi üzülebileceğiniz bir filmdir bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filmi izlemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, benim bu filme verdiğim puan, 10 üzerinden 2-3'tür. Hatta 3'ü yok, direkt 2 diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;Not: Maya Takvimi, Aralık 2012'de bitmiyor. Ocak ayının bitirip Şubat ayına geçmemiz gibi; Maya Takvimi'ne göre belli bir dönemi bitirip yeni bir döneme geçeceğiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-2128541076163174412?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/2128541076163174412/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/2012-filmi-ve-dusundurdukleri.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/2128541076163174412'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/2128541076163174412'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/2012-filmi-ve-dusundurdukleri.html' title='2012 filmi ve düşündürdükleri'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwdDtR8--ZI/AAAAAAAABOQ/eePdG36pZJs/s72-c/2012p1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-6641164345892953738</id><published>2009-11-18T03:39:00.007+02:00</published><updated>2009-11-18T04:56:35.679+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eski fikirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='herakleitos'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='değişmeyen tek şey değişimin kendisidir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1 yıl önce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='1 yıl sonra'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eski yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='günay doğan'/><title type='text'>Değişmeyen tek şey, ben değilim!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwNXMNZrdcI/AAAAAAAABOE/Z9s5h9Lrs60/s1600/ge%C3%A7mi%C5%9F.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 140px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwNXMNZrdcI/AAAAAAAABOE/Z9s5h9Lrs60/s200/ge%C3%A7mi%C5%9F.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405259845042140610" /&gt;&lt;/a&gt;Ara sıra internette yapacak bir şey bulamıyorum. Eski yazılarımı okuyorum. Bundan 1 ya da bir buçuk yıl kadar önceki yazılarım işte. "Ulan ne kadar saçma düşünüyormuşum meğer." deyiveriyorum ve şimdi huzurlarınızda bu konuya açıklık getirmek istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın fikirleri, 1 yıl içerisinde büyük ölçüde değişir mi? Değişen fikirler, zayıf bir kişiliğin belirtisi midir? Ya da fikirleri değişen insanın, kişiliği henüz oturmamış mıdır? Yoksa çok şey mi görmüştür ki bu kişi, fikirleri değişmiştir (Bu nasıl bir cümle lan)? İşte bu tip soruları, kendi kendime sormam gerekti. Sordum. Hatta, kendime cesurca cevaplar verdim. Sadece cesur cevaplar vermem ben bilirsiniz, soyundum ve sizler için cesur pozlar da verdim:) Olum sayfayı kapatmayın lan, poz moz vermedim, şaka yaptım. Devam ediyorum:)&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle Herakleitos'a hak vermemek elde değil. Değişmemek olanaksız. Herkes değişiyor, her şey değişiyor. Bu değişim kimi zaman uzun kimi zaman kısa zaman dilimlerinde gerçekleşiyor. Bu yaşlarımda, bendeki değişimler genellikle kısa zaman dilimlerinde oluyor. 1 yıl önce, herhangi bir konu hakkında yazdıklarıma, şimdi okuyunca gülüyorum. Kendime küfürler ediyorum. Tabi kendime etmişken, sevmediğim kişilere de küfür etmeyi ihmal etmiyorum. Toptan fiyatına perakende küfür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela 14-15 ay önceki güncel konulara çok yüzeysel bakmışım. İlkokul 4. sınıfı bitirip yaz tatiline girmiş bir çocuk bile benim gibi yazabilirmiş diyorum. Hatta bazı yazılarımı silsem mi diye düşünüyorum, sonra arkamdan ağlarlar diye silmiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son aylarda eskisi gibi bol küfürler de etmek istemiyorum. Küfürlü yazılarım ile ilgili bolca eleştiri gelmişti, hiçbirini dikkate almamıştım, hatta eleştirenlere bile içten içe küfür etmiştim ama gelin görün ki, son aylarda bu tutumum da değişiyor işte. Terbiyeli, ahlaklı birisi olmaya başlıyorum. Yazılarımda "amına koyayım" ya da "siktir git" sözcüklerini kullanınca elime ne geçiyor diye soruyorum. Bakın yine sordum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakın benim eski yazılarımdan bir örnek gösterip "Sevgili Günay Doğan Beyfendi, bu tarihte şu şekilde yazmışsınız, hala aynı fikirde misiniz?" diye sormayın. Beni geçmişimle değil, bugünümle yargılayın. Mesela yukarıdaki soru yerine "Lan Günay, şu mesele hakkında ne düşünüyorsun yarraam?" deseniz, daha çok saygı gösteririm size. Yeter ki geçmişime takılmayın. Ayrıca bir Madagaskar atasözü der ki: "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Geçmişinize takılanlara, siz de takın.&lt;/span&gt;" Garip insanlarmış bu Madagaskarlılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haa eskiden yazıp da halihazırda savunduğum fikirlerim var mı? Tabii var. Hatta radikalleştiğim konular da var pekala. "E hangileri bunlar, nerden bileceğiz ki?" diye sormayın. Nitekim bilince ne olacak ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya yukarıdaki paragraf ile birlikte koca bir yazının anlamı kalmadı gibi oldu değil mi? Evet farkındayım. Demek ki neymiş, bu yazı anlamsızmış. Boşu boşuna bu kadar okumuşsunuz. Bu yazıdan çıkaracağımız sonuç için Madagaskarlılar yine harika bir söz söylemiş, taa eski zamanlarda: "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Biz bir şey söylemedik hacı, ne bizi bulaştırıyorsun?.&lt;/span&gt;" Ulan dedim ya ne garip adamlar bu Madagaskarlılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-6641164345892953738?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/6641164345892953738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/degismeyen-tek-sey-ben-degilim.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/6641164345892953738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/6641164345892953738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/degismeyen-tek-sey-ben-degilim.html' title='Değişmeyen tek şey, ben değilim!'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SwNXMNZrdcI/AAAAAAAABOE/Z9s5h9Lrs60/s72-c/ge%C3%A7mi%C5%9F.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-5357523678607875643</id><published>2009-11-05T03:13:00.008+02:00</published><updated>2009-11-05T04:06:42.232+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler zere&apos;ye özgürlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler zere ölmesin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler zere kanser hastası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler zere serbest bırakıldı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanser'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler zere serbest'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler zere'/><title type='text'>Güler, bir daha güler mi?</title><content type='html'>Güler Zere ismini duymayanlar hala var mı? Haber bültenlerini takip edenler, eline bir gazete alıp da göz atanlar ya da evinde internet olanlar, mutlaka duymuşlardır Güler Zere ismini. Tek cümle ile tanımlamak gerekirse; Güler Zere, 34 yıl cezaya çarptırılmış, son 14 yıldır cezaevinde olan bir kanser hastası. Cümlemin sonundaki "kanser hastası" tamlaması, Güler Zere'nin diğer tutuklulardan farkını da ortaya koyuyor aslında.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SvIxgF8GBYI/AAAAAAAABNU/duUkJGgF6pI/s1600-h/guler-zere.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 312px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SvIxgF8GBYI/AAAAAAAABNU/duUkJGgF6pI/s400/guler-zere.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400433330590451074" /&gt;&lt;/a&gt;Demokratik kurum ve kuruluşlar, Güler Zere'nin serbest bırakılması için haftalardır eylem yapıyor. Türkiye'nin birçok noktasında sürekli olarak Güler Zere serbest bırakılsın temalı eylemler düzenleniyor. Şöyle bir giriş yapalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler'in serbest bırakılması için bazı noktalarda oturma eylemleri yapıldı. Oturma eylemi yapan insanlar, soğuk yağmur dinlemedi, aylarca aralıksız oturdu.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler'in serbest bırakılması için birçok ilde açlık grevleri düzenlendi. İnsanlar, Güler Zere için aç kaldılar, talep aynıydı: Güler Zere serbest bırakılsın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler'in serbest bırakılması için İstanbul'da her hafta düzenli olarak eylemler yapıldı. Taksim'de yapılan eylemlere binlerce insan katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler'in serbest bırakılması için afişler, sticker'lar, pankartlar hazırlandı. Her görüşten insanlar, düzenlenen bu kampanyalara katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler'in serbest bırakılması için çeşitli toplantılarda söz alan bakanlar ve yetkililer protesto edildi. Üniversite öğrencileriydi protesto edenler, hepsi Güler içindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler'in serbest bırakılması için düzenlenen eylemlerde, eylemciler gözaltına alındı. Dayak yedi; ancak kanser hastası bir tutuklu için dayak yemek de bir şey miydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler'in serbest bırakılması için birçok sendika ve kurumun da bulunduğu yüzlerce kişi, yetkili mercilere mektup gönderdi. Amaç, Güler Zere'yi gündeme getirmekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler'in serbest bırakılması için aylarca aralıksız olarak imza kampanyaları düzenlendi. Binlerce kişi "İmza atıyorum ki Güler Zere bırakılsın." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya Güler nasıldı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler Zere, birkaç kez ameliyat oldu. Ameliyattan sonra bile kelepçelenen elleri, zafer işareti yapıyordu; dünyanın çeşitli noktalarında mücadele eden ve zaferi kazanacağından şüphesi olmayan diğer tüm insanlar gibi. Güney Amerikalı devrimcilerin elleri belirdi Güler'in işaretinde. Irak'ta tecavüz edilip katledilen Abir'in elleri, Güler'in eli oluverdi. Ve şimdi Filistinli çocuk komutanların elleri, Güler'in ellerinde şekillendi. Tüm ezilenler ve katledilenler Güler'in elindeydi aslında, göremediniz mi o işareti? Belki de göremediniz...&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SvIxs8PKfiI/AAAAAAAABNc/s7mN5P2Xogw/s1600-h/GulerZere-Balcali20090807-4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SvIxs8PKfiI/AAAAAAAABNc/s7mN5P2Xogw/s400/GulerZere-Balcali20090807-4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400433551324380706" /&gt;&lt;/a&gt;Ya Güler nasıldı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mektuplar yazdı Güler. Dışarıda kendisi için verilen mücadeleden haberdardı Güler; o nedenle umut dolu mektuplar yazdı. Herkese teşekkür etti. Umutluydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya Güler şimdi nasıl?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler Zere, artık beslenemiyor. Kendi ihtiyaçlarını gideremediğini söylememe gerek var mı? Ya da konuşamadığını mı söylesem size? Damağının alındığını söylesem nasıl olur? Kanserli virüslerin, farklı organlara sıçradığını hiç söylemese miydim? Bebek mamalarıyla beslenebilse biraz iyidi de; artık onlarla bile beslenemiyor ki. Damardan sıvı vitamin veriyorlar kendisine serumla. Ancak öyle bir halde ki; artık onu dahi kabul etmiyor Güler'in vücudu. Güler sizce kaç kilo? 40'ın altına düştüğünü üzülerek söylüyorum. Kaç gün kalmıştır sizce ömrü? Geri dönüşü olmadığı söylenen bu yoldan geri dönebilir mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki paragrafta okuduğunuz durumların hiçbiri, 6-7 ay evvel yoktu. Güler Zere için yine umutlar azdı ancak; yaşama şansının olabileceği söyleniyordu. Yaşamasına yüzde 30 ihtimal veriyorlardı hatta. Düşününce ne kadar büyük bir oran değil mi? Bahsettiğimiz oran, dünyayı görmeme eşiğidir. Kapatın gözlerinizi, bir daha açamadığınızı düşünün. Siyahtan başka ne görüyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler, siyaha doğru giderken, şimdi onu serbest bırakmak da niye? Katlettiniz işte. Yaşama şansı varken neden serbest bırakmadınız? Hem kanunlarda da yazmıyor mu bu? Ölümcül hastaların, geçici tahliyesinden ya da dışarıda tedavi görmesinden bahsetmiyor mu? E bahsediyor, e siz katlettiniz Güler'i şimdi. İnsan katletmek, sadece silahla, bıçakla olmaz ki? Ne olacak şimdi? Birisi söylesin bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler, bir daha güler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-5357523678607875643?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/5357523678607875643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/guler-bir-daha-guler-mi.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/5357523678607875643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/5357523678607875643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/11/guler-bir-daha-guler-mi.html' title='Güler, bir daha güler mi?'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SvIxgF8GBYI/AAAAAAAABNU/duUkJGgF6pI/s72-c/guler-zere.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-7094452614453537406</id><published>2009-10-07T01:34:00.017+03:00</published><updated>2009-10-17T17:28:41.858+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gnydgn'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='günay doğan'/><title type='text'>Otobüslerde katliam var!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/StnTrJNCdSI/AAAAAAAABMg/trEWExVS4cc/s1600-h/2957.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 179px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/StnTrJNCdSI/AAAAAAAABMg/trEWExVS4cc/s200/2957.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393574766911321378" /&gt;&lt;/a&gt;Evet, "kimin eli kimin götünde" belli değil. Neyden mi bahsediyorum? Tabii ki halk otobüslerinden. Özellikle iş çıkışı saatlerinde, okuldan dönerken bindiğim halk otobüslerine burdan küfürler yağdırmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üsküdar'dan semtime gelmek için kullandığım 11ÜS'te resmen sistematik işkence yapılıyor. Otobüsteki bir grup, gözüne kestirdiği yolcuların ellerini kollarını bağlayarak, kuyruk sokumundan otobüsün tavanına bağlıyorlar, daha sonra sırayla tüm yolculara şaplak attırıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalan attım; kuyruk sokumu yalan, tavana bağlamak yalan, atılan şaplaklar ise daha bir yalan. Ancak otobüsler o saatlerde o kadar berbat oluyor ki, sistematik işkence görmeyenler, bu deneyimi tadıyor resmen. Şimdi yavaştan anlatmaya başlayayım.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle, belli bir seviyeden sonra, otobüsün "binmek" için tasarlanan "ön kapı"sı artık hiç açılmıyor. Otobüse binmek isteyen yolcular, arka taraftan biniyorlar. Şerefsiz şoför sanıyor ki, arka tarafta her şey güllük gülistanlık, oysa ki öyle mi? Tabii ki değil. Arka kapıdan binen yolcular, daha önce binmiş yolcuların üstüne çıkarak, çift katlı otobüs izlenimi yaratıyorlar resmen. Herkesin sinirleri üst seviyelerde tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar sıkıştıkça sıkışıyor. Artık bir vakitten sonra, otobüste 10 santim hareket edicek yer dahi kalmıyor. Orda birisi size bir şey yapsa, cüzdanınızın çalındığını hissetseniz, arkanıza dönüp "hoop birader ne yapıyorsun?" diyemezsin. Ben öyle durumlarda hep erkek olduğuma şükrediyorum, bir de bayan olsaydım bilmiyorum yani, daha çekilmez olurdu durum. Çünkü gerçekten kimin eli kimin götünde belli değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayakta duran yolcular sıkış tepiş haldelerken, oturan yolcuların "küçük dünyaları ben yarattım" tavrını da burada mahkum ediyorum efendim. Koltuğa yayılıyorlar ibneler, kulaklığını takıp müziğe uyanları mı demezsiniz, cep telefonuyla mesajlaşanları mı demezsiniz, açıp kitabını okuyanları mı demezsiniz... Hiç kimse demiyor ki "gel 5 dakika da sen otur, yorulmuşsundur" diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysaki ben öyle miyim? Koltukta oturunca içim rahat etmiyor. Koca koca adamların, koca koca kadınların ayakta harap olmalarına içim dayanmıyor. Onlar rahatına baksın da ben harap olayım diyorum çoğu kez. Ama dedim ya, herkes benim gibi ilerizekalı, süper eğitimli, anlayışlı ve duyarlı değil ki. "Alem göt olmuş" derlerdi de inanmazdım. Bu ayaktaki yolcuları umursamaz tavırlar takınanların, kafasının arkasına sertçe vurmak istiyor ve "biraz kalksana biz oturalım onun bunun çocuğu" demek istiyorum; ama o yolcunun başka yerde de oturan tanıdıkları ya da akrabaları vardır diye ve bu tanıdıklarının beni linç etmeleri tehlkesiyle, bir türlü vuramıyorum, söylemek istediklerimi de söyleyemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtmeden edemeyeceğim bir durum daha var. En son arka kapılardan binen yolcuları anlamıyorum. Ulan biraz daha bekleyip, 5 dakika sonra gelecek otobüse binseniz ne olacak? Yani neredeyse kapı açılmıyor, açılan kapı da kolay kolay kapanmıyor ama gelin görün ki bu yolcular ille de söz konusu otobüse binmekte ısrar ediyorlar. Bu yolculardan da gıcık kaptığımı hemen belirteyim. Tam bineceklerken, göğüs kafeslerine yukardan bir tekme atıp, "siktir lan binme sen" demek istiyorum, hemen akabinde şoföre "kaptan arka kapı tamam" diye bağırmak istiyorum. Bu isteğimi henüz gerçekleştiremedim onu da belirteyim. Ya kapısı kapanmayan otobüse binmekteki ısrar neden. Ulan kapı kapanınca adamın götünün dışarda kaldığını hatırlıyorum yemin ederim ya. Düşünsenize, adamın vücudunun neredeyse tamamı içeride, sadece poposu böyle dışarda. Garip şeyler tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu yazıyı okuduğunuz için size şükranlarımı belirtiyorum, nasıl teşekkür etsem bilemiyorum" dermişim. İnandınız değil mi? Ben kimseye şükranlarımı sunar mıyım lan? Deli misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otobüslerdeki katliama duyarsız kalmayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-7094452614453537406?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/7094452614453537406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/10/otobuslerde-katliam-var.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/7094452614453537406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/7094452614453537406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/10/otobuslerde-katliam-var.html' title='Otobüslerde katliam var!'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/StnTrJNCdSI/AAAAAAAABMg/trEWExVS4cc/s72-c/2957.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-5814433373300422486</id><published>2009-09-20T12:21:00.004+03:00</published><updated>2009-09-20T12:30:50.671+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeker bayramı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='geleneksel bayramlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bayram'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ramazan bayramı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini bayramlar'/><title type='text'>Sübaneke Yareppim İşalla Dinimiz Amin!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SrX2QR35CtI/AAAAAAAABLo/JGZC24eypHA/s1600-h/baba5.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 198px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SrX2QR35CtI/AAAAAAAABLo/JGZC24eypHA/s200/baba5.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383479689127463634" /&gt;&lt;/a&gt;Eşek kadar olmuşum, her ne kadar bazı özelliklerim eşekten geri gibi görünse de -bu özelliklerimi açıklamayacağım, ayıp- zeka açısından eşekten daha ileri olduğumu düşünüyorum. Şüphesi olan var mı? Her neyse konumuz eşekler değil; bayramlar. Yine bir bayram ve az sonra ailemle geleneksel bayram ziyaretini gerçekleştirip büyüklerimizin ellerinden öpeceğiz. Neyse ki ellerinden öpüyoruz, buna da şükür etmek lazım. Valla bak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız dedim ya, eşek kadar olduktan sonra, bayram ziyaretine gitmekten pek hoşlanmamaya başladım. Bu yaşımda bile -ki 21'ime girmiş bulunuyorum- hala harçlık verme teşebbüsleri oluyor. Ne gereği var değil mi? Söylerken bile utanıyorum. Kızardım. Neyse onları saygıyla karşılıyoruz. "Ramazan Bayramı" diyenlerin de "Şeker Bayramı" diyenlerin de "bayramı" kutlu olsun. Sevgi ile!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-5814433373300422486?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/5814433373300422486/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/09/subaneke-yareppim-isalla-dinimiz-amin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/5814433373300422486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/5814433373300422486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/09/subaneke-yareppim-isalla-dinimiz-amin.html' title='Sübaneke Yareppim İşalla Dinimiz Amin!'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SrX2QR35CtI/AAAAAAAABLo/JGZC24eypHA/s72-c/baba5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-2967469238793092631</id><published>2009-09-19T15:47:00.004+03:00</published><updated>2009-09-19T16:15:29.544+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='myspace giriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='last fm giriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='myspace engellenmesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='internete erişimin engellenmesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='last fm engeli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='internet erişimi'/><title type='text'>Engelleyin Ulan Engelleyin!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SrTYeSPKBDI/AAAAAAAABLg/RAPR9WjmZ-A/s1600-h/fft5_mf63406.Jpeg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 148px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SrTYeSPKBDI/AAAAAAAABLg/RAPR9WjmZ-A/s200/fft5_mf63406.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383165469417669682" /&gt;&lt;/a&gt;Türkiye'de yaşamaktan utanan bir sürü insan var. Benim tanıdığım kişiler de var tabii aralarında. Birçoğu da "neden" olarak eğitimi, uygarlığı, bilimsel gelişmeleri, yaşam şartlarını, ekonomiyi gösteriyor. Ben ise çoğu kez utanılmaması gerektiğini söylüyordum; "ülkemiz güzeldir, istersek değiştirip dönüştürebiliriz" diyordum. Hala aynı fikirdeyim. Genel anlamda böyle düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özele inersem eğer, birkaç tane benim de sebebim var. Bu sebepler ile her seferinde yüzleşince, ben de "bu ülkede yaşanılmıyor" diyorum. Çok az yüzleşsem de bu sebeplerle,  yüzleşme zamanı gelince acayip sinirleniyorum. İşte bu sebeplerden birisi de internetteki özgürlüğümüzün kısıtlanması. Zaten birçok web sitenin engelli olduğu ülkemizde, bugün de "Myspace.Com" ve "Last.Fm" engellendi. Engelleyen zihniyete küfür etmiyorum. En azından şu anda etmiyorum. Ama farkında mısınız, onlar hepimizi afedersiniz ama götümüzden skiyor? Adamlar küfürü, faaliyete geçirmiş durumda. İşlerini o kadar kurnazca yapıyorlar ki, farkına bile varmıyoruz olan bitenin.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet ise konumuz, dünyanın en geri kalmış ülkesiyiz. Diğer birçok alanda olduğu gibi, bu alanda da batmışız anlayacağınız. Zaten hangi "iyi" alanda 'dünyanın en'i olduk ki? Nerde kötü kategoriler, nerde gerikalmışlığın belirleyicisi alanlar, hepsinde ülkemiz dereceye giriyor. O kadar berbat durumdayız işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık konuşuyorum, medeniyet çerçevesinde değerlendirecek olursak, tamamiyle kopuş vaziyetindeyiz. Çünkü bizi götümüzden skenlerin tamamı gerici. Her alanda olduğu gibi, internet alanında da hızlı bir gerileme içerisindeyiz. Düşünün bir ya, aklınız alıyor mu gerçekten? Bizi koyun gibi görüyorlar, önümüze sınırlar koyuyorlar, "bu siteye giremezsin, izin vermiyoruz" diyebiliyorlar. Hatanın en büyüğü de elbette bizde. Elimiz kolumuz bağlı, sadece kendi bloglarımızdan ahkam kesebiliyoruz. Kim bilir belki de korkuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de yaşamak, bence bir ayrıcalıktır ancak bazıları bu ayrıcalığı işkence haline getiriyorlar. Cahil ve koyun bir halk, onlardan biraz akıllı yöneticiler ve hareket edip gelişmemizi isteyen azınlık bir kesim; biz bundan ibaretiz. Çok mu abarttım bilmiyorum ama durum budur bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkça konuşuyorum ki, internetteki sansür uygulamaları ve özgürlüğümüzü kısıtlayan hareketler, benim bu ülkede yaşamaktan nefret ettiğim sebeplerdir. Evet, belki bu sebepler yok denilecek kadar azdır ya da birkaç tanedir ama en nihayetinde birisi de budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-2967469238793092631?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/2967469238793092631/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/09/engelleyin-ulan-engelleyin.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/2967469238793092631'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/2967469238793092631'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/09/engelleyin-ulan-engelleyin.html' title='Engelleyin Ulan Engelleyin!'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SrTYeSPKBDI/AAAAAAAABLg/RAPR9WjmZ-A/s72-c/fft5_mf63406.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-8702795651571926436</id><published>2009-09-18T13:45:00.000+03:00</published><updated>2009-09-18T14:59:46.789+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim teorisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim kuramı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim neden hala teori'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim kanunu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='teori ile kanun arasındaki fark'/><title type='text'>Evrim, Neden Hala "Teori"?</title><content type='html'>Aklıma takılan bazı şeyleri açıklayacağım. Daha doğrusu, açıklayacağım konu benim değil; evrim teorisini kabullenmeyenlerin aklına takılmış durumda. Evrim, neden hala "teori" olarak adlandırılıyor? Madem ki evrim gerçekten var, neden o halde hala "teori"? Demek ki ispatlanamamış? Değil mi, değil mi, yaaa... Ancak durum hiç de öyle değil. Doğada gördüğümüz her canlı, evrimin ispatı niteliğinde. Biraz açalım şimdi, görmek istemiyorsanız gözlerinizi kapatabilirsiniz. Açıyorum...&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SrNzvlsBu0I/AAAAAAAABLY/-ZUbyYNyWiU/s1600-h/evrim.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 162px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SrNzvlsBu0I/AAAAAAAABLY/-ZUbyYNyWiU/s400/evrim.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5382773241045695298" /&gt;&lt;/a&gt;Öncelikle kanun ile teori arasındaki farkı kısaca açıklayayım. Google'da "kanun" diye arattığımda karşıma şu cümle çıktı: "Gözlem ve deneylerle iyi desteklenip kanıtlanmış genel prensiptir." Bir de teori nedir, ona bakalım: "Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünüdür." Yukarıdaki iki tanımlamaya "Bu ne biçim tanım lan, götünden sallama!" diyen var mı? Sanıyorum yok. O halde devam ediyorum yavaş yavaş açmaya ;)&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki tanımları, kafamızın bir kenarına kazıdıktan sonra, evrimin neden "kanunlaşamayacağını" ya da kanunlaşsa dahi, bunun neden çok zor olduğunu size kısaca açıklayayım. Herkesin anlayabileceği bir dilden ifade edeceğim, hala anlayamayacaksanız, hiç kasmayın çünkü siz bir gerizekalısınız. Hatta ibnenin önde gidenisiniz, kahpesiniz, manyaksınız, delisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Evrim teorisi", nasıl "evrim kanunu" halini alabilir? Bunun gerçekleşebilmesi için evrimin kontrollü deneylerle ispatlanması gerekir. Yani herkesin önünde, bir canlının evrimleşmesi kanıtlanabilmelidir. Evrim, "süren" bir gerçekliktir. Zaten evrimin kendisi "değişkenlik" manasına gelir. Ancak bu değişim o kadar uzun zaman dilimlerini kapsar ki; bu süregeleni deneylerle ispatlamak şu an çok zordur. Gerek bilimsel, gerekse teknolojik imkanlarımız, evrimi deneylerle ispatlamamız konusunda halihazırda yetersizdir. Demem o ki; milyonlarca yıllık evrimi, insan ömrüne sığdırmak, "Al bak Hilmi Abi, evrim geçiriyor şu an bu inek" demek çok zordur. Yani kısacası, evrimin hala "teori" olarak adlandırılmasının sebebi tamamiyle "teknik" bir konudur. Yoksa bilim çevreleri "Hala ispatlanamamış ki bu, o zaman kabullenmeyelim" demiyorlar. Bunun bahsi bile geçmiyor. Hem düşünsenize "Evrim yoktur, bizi tanrı yarattı." diyen bir bilim yayını olabilir mi? Komik olur. Belki vardır gerçi bizim ülkemizde. Ya da dünyada çok ciddiyetsiz yayınlar da bu şekilde başlık atabilir. Ama ne kadar ciddiyetsiz olsa da zor yani :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim, canlıların ortaya çıkmasını ve gelişimini, "evrim" ile açıklıyor. Zaten bunun aksi de şu anda olamaz. Bilim, hurafeleri dikkate almaz. Bilimin kendi yöntemleri vardır. Bilimin yöntemleri dışında anlatılagelen hikayeler ise sadece "hikayedir." Anlatabiliyor muyum? Sadece "hikayedir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri kalmış bir toplumuz. Televizyonlarda "evrim"in tartışılması, bizim geri kalmışlığımızın en büyük ispatı. Koca koca profesörlerin çıkıp "E hala teori, banane banane kabul etmiyoz biz" demeleri, cahilliğin dik alası. "İleri" diye nitelendirdiğimiz ülkeler, evrimi tartışmıyorlar. Zaten evrimi tartışsalar "ilerilik" sıfatından taviz vermiş olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası evrim, bir gerçekliktir. Evrimi tartışmak, bilimi rota alanların işidir. Bilimden sapanların evrimi tartışması, ne onların hadlerinedir, ne de onların kapasitelerine uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve tekrar diyorum evrimin hala "teori" olarak adlandırılması, tamamiyle teknik bir konudur. Hem de çok basit bir konudur. Eğer bir gerizekalı değilseniz, 4. paragrafta yazdıklarımı okuyarak evrimin neden hala teori olarak adlandırıldığını pekala anlayabilirsiniz. Bunu bilimadamları dert etmiyor bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse baya açtım. Şimdi izninizle kapatıyorum nitekim çok utandım :( Sevgi ile!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;Not: Ara sıra, bazı yanlış bilinenlerle ilgili böyle yazılar yazabilirim. Sonra, "Bilimadamı mı kesildin lan başımıza?" deyip küfür etmeyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-8702795651571926436?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/8702795651571926436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/09/evrim-neden-hala-teori.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/8702795651571926436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/8702795651571926436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/09/evrim-neden-hala-teori.html' title='Evrim, Neden Hala &quot;Teori&quot;?'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SrNzvlsBu0I/AAAAAAAABLY/-ZUbyYNyWiU/s72-c/evrim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-2591294326082046176</id><published>2009-09-12T16:31:00.010+03:00</published><updated>2009-09-12T16:50:31.065+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='penis büyütücü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='allah belanızı versin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='penisiniz kırılsın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='büyük penis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='penis büyütücü hap'/><title type='text'>Büyük Penis Artık Hayal Değil</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Squl7LM8erI/AAAAAAAABK8/5TJu2XOLS3E/s1600-h/saskin-bebek1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 170px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Squl7LM8erI/AAAAAAAABK8/5TJu2XOLS3E/s200/saskin-bebek1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380576615862139570" /&gt;&lt;/a&gt;Başlığı okuduktan sonra, "Bu sefer de penis büyütmekle ilgili mi yazmış?" dediniz değil mi? Ben yazmadım ancak mail kutuma ara sıra bu tip komik şeyler gelmiyor değil. Hayır, nerden almışlar mail adresimi bilemiyorum. Bakın neler yazmışlar, noktası virgülü sizin olsun, ellemiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Büyük penis artık hayal değil !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikadan ithal %100 garantili penis büyütücü hap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;%100 Ereksiyona KESİN Çözüm hap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıkı durun VP-RX penisinizi kalıcı olarak 3 inç (7,62 cm) enine ve boyuna dengeli olarak büyütmeyi garanti ediyor.&lt;/span&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Cinsel sağlığınızda genel bir düzelme, Yoğun olarak yaşanan gençlik ve güçlülük hissi, Cinsel arzuyu arttırır, Cinsel cazibeyi arttırır,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel birleşmede alınan hazzı arttırır, Cinsel organlara kan dolaşımını arttırır, Cinsel hormonların üretimini destekler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinir sistemini düzenleyici etkisi vardır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek ki neymiş, söz konusu hapı kullanan erkeklerin penisi, 7,62 cm uzuyormuş; enine de dengeli etki sağlayan bu hap, sinir sistemini bile düzenliyormuş. Bir hap ve 7 cm uzama? Bir söz vardır bilir misiniz? "At yalanı, skeyim inananı" diye. Bu da o hesap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;Not: Bu mailin altındaki adresi vermedim ki girip mideniz kalkmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not 2: Hayır canım. Pornografik sitelere neredeyse(?) girmiyorum&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-2591294326082046176?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/2591294326082046176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/09/buyuk-penis-artik-hayal-degil.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/2591294326082046176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/2591294326082046176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/09/buyuk-penis-artik-hayal-degil.html' title='Büyük Penis Artık Hayal Değil'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Squl7LM8erI/AAAAAAAABK8/5TJu2XOLS3E/s72-c/saskin-bebek1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-2499777280397185493</id><published>2009-09-03T22:58:00.006+03:00</published><updated>2009-09-03T23:37:47.665+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='süreyya karabulut'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cem garipoğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='münevver karabulut'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayyam garipoğlu'/><title type='text'>Cem ve Münevver; Artık Yeter!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SqAoAzAb6pI/AAAAAAAABKs/6t-8i81O2uY/s1600-h/yeter24yc.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 172px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SqAoAzAb6pI/AAAAAAAABKs/6t-8i81O2uY/s200/yeter24yc.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5377341949237521042" /&gt;&lt;/a&gt;Bu isimleri, daha fazla duymak istemiyorum. Benim fikirlerimi bilenler, böyle bir çıkışı yapmamı da garipseyebilirler ancak artık dayanamadım ve bu konuyu açtım. Cem Garipoğlu'nun yüzünü artık televizyonlarda, internet sitelerinde görmek istemiyorum. Münevver Karabulut'un sürekli aynı fotoğraflarını haber sitelerinin manşetlerinde görmek istemiyorum. Bıktım. Her ne kadar ortada katledilen bir kız varsa bile, her ne kadar canice bir cinayete kurban edilmişse de; yeter artık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Münevver Karabulut, bir simgedir." diyenler mutlaka olacaktır. Bu kişiler, Münevver Karabulut cinayetinin aydınlatılmasının bir onur mücadelesi olduğundan, bu nedenle de sürekli gündemde tutulması gerektiğinden bahsedebilirler. Bu konuya kısmen katılmamla birlikte, özellikle son günlerde olan gelişmeler ve gündemde dönen "3 milyon euro" bahsi, beni iyice bu konudan soğuttu, iyice bu yüzlerden iğrenmeme neden oldu.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim diğer yazılarımı okuyanlar, beni az buçuk tanıyanlar ya da kişisel fikirlerim ile ilgili tahmin yürütenler, bu yazıyı okuduklarında muhtemelen hayal kırıklığına uğrayacaklardır ancak insanın da bir sabrı var be kardeşim. Zengin bir züppe tarafından katledilen bu kız, mezarda dahi rahat yatamıyordur. Durumlar o kadar iğrençleşti ki, Münevver'in ailesi bile haklıyken haksız duruma düşmeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Para nedir lan? 3 milyon euro nedir lan? Bu 3 milyon euroyu, Garipoğlu ailesinden "helallik" kılıfı ile istemek nedir lan? "Münevver adına dernek kurup bu derneğe bağışlayacağım." demek, bu istemi masumlaştırır mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar diyorum açmayacaktım bu konuyu ancak cidden iyice işin tadı kaçtı. Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, çıkıyor bugün basın mensuplarının karşısına, seçiyor gazetecilerden birisini ve ona "Elini öpeceğim yoksa tokat atarım" diyor. Lan deli misin? Kendine gel be baba. Belli ki alkol almışsın. Ayrıca "Kızının acısı, babasını bu hale getirdi." de demesin kimse bana. Cidden demesin. Küfür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün yeni bir haber: Cem Garipoğlu burada, Münevver Karabulut anlamıştı, Hayyam Garipoğlu'ndan yeni açıklamalar, Münevver'in babası esti gürledi, İşte MSN konuşmaları... Böyle gider bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeter artık! Ben bu cinayet ile ilgili haberleri görmekten bıktım. Eğer birazcık saygıları varsa Münevver'e, bıraksınlar da rahat uyusun kızcağız. Onun ardından "para"nın bahsini açmanız zaten ne kadar samimi olduğunuzu ispatladı. Ayrıca, ben Süreyya Karabulut'un da "masum bir baba" olduğunu düşünmüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yukarıda yazdıklarımın tümünü varsayın ki okumadınız. İtiraf ediyorum ki; kişisel egolarım doğrultusunda istiyorum bunu: Münevver Karabulut'u, Cem Garipoğlu'nu, Süreyya Karabulut'u ve bilimum olayla ilgili kişileri görmek, adını işitmek istemiyorum. Sebebi de, sürekli aynı yüzlerden sıkılmam, sürekli aynı konulardan gına gelmesi, sürekli aynı yazımlardan bıkmam usanmam... Evet, belki de kişisel egolarımdır bana yazdıran bu konuyu ancak kesinlikle artık görmek istemiyorum o yüzlerin tamamını. Hepsini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-2499777280397185493?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/2499777280397185493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/09/cem-ve-munevver-artk-yeter.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/2499777280397185493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/2499777280397185493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/09/cem-ve-munevver-artk-yeter.html' title='Cem ve Münevver; Artık Yeter!'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SqAoAzAb6pI/AAAAAAAABKs/6t-8i81O2uY/s72-c/yeter24yc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-423816516438721260</id><published>2009-08-27T03:06:00.006+03:00</published><updated>2009-08-27T04:17:45.146+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mimin anlamı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mim nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mimlemek nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prettyinthink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ne biçim anahtar kelimeler bunlar ya skcem ha'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mimlemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prettyinpink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pretty in think'/><title type='text'>Sa'mim'i miyim neyim?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SpXd2aT8D9I/AAAAAAAABKU/D2Kmgio6Njw/s1600-h/blog.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 161px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SpXd2aT8D9I/AAAAAAAABKU/D2Kmgio6Njw/s200/blog.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374445657182179282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/profile/15121682202863042503"&gt;Prettyinpink&lt;/a&gt;, blogu &lt;a href="http://www.prettyinblog.com/"&gt;Pretty in Think&lt;/a&gt; aracılığı ile &lt;a href="http://www.prettyinblog.com/2009/08/dyblog-dan-gelen-mim.html"&gt;şu&lt;/a&gt; konuda beni mimlemiş. Daha önce de defalarca mimlenmiştim ancak hiçbirine cevap vermemiştim, bu sefer cevap vermek istedim :) Uzun zamandır yazmıyordum zaten, bu mim vesile olsun. Öncelikle bilmeyenler için "Mim nedir?" sorusuna "&lt;a href="http://kelimelerinsoyagaci.com/2008/01/mimlemek-ne-demek.html"&gt;Kelimelerin Soyağacı&lt;/a&gt;" isimli blog, kısa ve anlaşılır bir cevap vermiş: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Mimlemek, blog kullanıcılarının ortaya çıkardığı bir tür "sobelemek" oyunu. Amaç ise diğer blogcu arkadaşını mimleyip onun hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak."&lt;/span&gt; Bu açıklamadan sonra konuya geçelim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;1- Bloguna neden bu adı verdin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir mantıklı düşünelim bakalım. Acaba adım ve soyadım olduğu için olabilir mi? Uzatmaya ne gerek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;2- Blog yazarken star tribiyle istediğin, olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?&lt;/span&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Garip gelecek ama bilgisayar istiyorum. Yine çok garip gelecek ama bilgisayarım olmayınca, bloguma yazamıyorum :( Olmazsa olmasım bilgisayar. Benden bağımsız bir düşünün: "Gerçekten bilgisayar olmazsa olmaz be canım."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;3- En son satın aldığın garip şey?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çok garip bir şey aldım. Canımı çok acıtıyor. Ama aldım bir kere ne yapayım? 'Al'ışmış kudurmuştan beterdir derler ya; öyle bir şey. Ne kadar canımı acıtsa da alıştım artık. Bi sn yine alayım şimdi. Ühühüh... :( (Bu cevabı ciddiye alırsanız, sizi döverim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;4- Şeker gibi olduğun anlar ne zamanlardır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şeker gibi olduğum anlar hiçbir zamanlardır. Şeker gibi olmak da ne demek lan? Deli mi ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;5- “Arkadaşım artık sormayın şunları” dediğin şeyler?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Malum son 3 yıldır, aileme yük olmamak amaçlı, ekmeğimi taştan değil de internetten kazanmaya çalışıyorum. Başarılı da oluyorum hani. Bu başarımı duyanlar, "Nasıl kazanabilirim, bana da öğretsene lan Günay" diye beynime tacizde bulunuyorlar; lan tecavüze yeltenenler bile var desem inanmazsınız. "E ne var bunda, öğret onlara da?" diyorsunuz değil mi içinizden? Ya iyi de öyle öğretilecek bir şey değil ki? Üretmek nedir bilmeyen kişilere, tüketmek için kazanılacak paranın sırrını nasıl vereyim? Hadi çık bu cümlenin içinden çıkabilirsen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;6- Seksin sendeki rengi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Seksin bendeki rengi, kırmızının en koyu tonudur. Hatta şöyle diyeyim: Bir oda hayal edin, tam karanlık değil ama karanlık işte. Elinizdeki kırmızı renkte olan cismin, rengini algılayabiliyorsunuz, "Bu kırmızıdır" diyebiliyorsunuz ancak zar zor yani. İşte o algılamaya çalıştığınız karanlık kırmızısı renk, seksin rengi bence. Neden diye sorarsanız böyle mal gibi çevreme bakarım. O nedenle sormuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;7- Aynaya bakınca gördüğün?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yine içinizde inanamayacaklar olacaktır ama; aynaya bakınca kendimi ve arkamdaki cisimleri, eşyaları, şeyleri görüyorum. Millet aynaya bakınca "kendinden öte bir kendini" görür; ben ise o kadar yüzeyselim ki sadece "kendimi" görüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;8- “Kendini okutan blog” dediğin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kendini okutan blog, bana göre henüz keşfedilmemiştir. Ciddi diyorum bunu, şaka olsun diye değil. Hiçbir blog yoktur ki; "Severek takip ediyorum" diyebileyim. Her blog yazarı, dönem dönem güzel yazılar yazabiliyor, muhtemelen yaşadığı dönemin ruh hali üzerindeki etkilerine bağlı tabii bu durum. Ama dedim ya "dönem dönem"... Sürekli "kendini okutan blog" kategorisine hiçbir blogu sokamıyorum. Yaa ama üzülmece yok demiştik :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;9- Bu blogun sahibi/sahibesi ile karşılaşabileceğin yerler nerelerdir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hayallerdir. (Tek ve etkili bir kelime kullandım ki, gizemim artsın, çekici olayım, önemli bir insan kılığına bürüneyim; yoksa "hayaller" diye bir cevap mı olur lan? Ahaha...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim de birisini mimlemem gerekiyor kural gereği ancak Prettyinpink, benimle birlikte 2 kişiyi daha mimlediğinden ve bu 2 kişi söz konusu mimi devam ettirebileceklerinden, ben de bir başkasını mimlemeye gerek duymuyorum. Ayrıca, ben birisini mimlersem ve o beni ciddiye almazsa, burdan acayip küfürler ederim. Yani sa'mim'i diyorum bunu. O nedenle de kendi açımdan, buracıkta mim şeyini bitiriyorum. Bu kadar da bencilim, bu kadar da gerizekalının önde gideniyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-423816516438721260?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/423816516438721260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/samimi-miyim-neyim.html#comment-form' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/423816516438721260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/423816516438721260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/samimi-miyim-neyim.html' title='Sa&apos;mim&apos;i miyim neyim?'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SpXd2aT8D9I/AAAAAAAABKU/D2Kmgio6Njw/s72-c/blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-8493487774560214490</id><published>2009-08-19T02:08:00.005+03:00</published><updated>2009-08-19T03:19:10.462+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='absinthe satın al'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='absinthe içkisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='absent'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='absenthe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='absinth içkisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='absinth'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hemingway'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vinsent van gogh'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='absinthe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='absinthe nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Absinthe Drinker'/><title type='text'>Absinthe; Yeşil Peri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SotBSbrceKI/AAAAAAAABJw/D6p5RuyDYrU/s1600-h/Absinthe_cd_cover_by_edlyn.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SotBSbrceKI/AAAAAAAABJw/D6p5RuyDYrU/s200/Absinthe_cd_cover_by_edlyn.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371458765492877474" /&gt;&lt;/a&gt;Bugün biraz farklı bir konudan bahsedeyim. Başlığı okuyanlar, merak etmiştir haliyle. "Nedir acaba bu Absinthe?" diye. Bilmeyenler için kısaca söylüyorum: Absinthe, alkol oranı çok yüksek olan sert bir içkidir. Pelinden imal edilen bu içkiyi neden tanıtma gereği duydum? İnanın ben de bilmiyorum. Kendisi hakkındaki efsanelerdir belki de dikkatimi çeken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Absinthe'in belli başlı çeşitleri var. Bu çeşitler içerisinde en çok dikkat çekeni şüphesiz ki yeşil renkte olanı. Zaten Absinthe'i bu kadar meşhur kılan özelliği de zümrüt yeşili olması. Hatta direkt "Yeşil peri" olarak da çağrılıyor bu içki. Zaten birçok tanıtım fotoğrafında, yanında bir pericik de görürsünüz ki çok sevimlidir bu peri. Şimdi gelelim Absinthe'in acayip ve efsaneni etkilerine.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vincent Van Gogh'u bilirsiniz. Dünyanın en ünlü ressamlarından birisidir kendisi. Bu abimizin kulağını kesip zarfa koyduğunu; zarfı da sevgilisine gönderdiğini de bilenleriniz vardır. İşte Van Gogh'un kulağını kesmesine neden olan "şey"in bu içki olduğu söylenmekte. Yani Absinthe içen Gogh abimizin kafası güzel oluyor ve o kafayla kulağını kesip sevgilisine gönderebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1800'lü yılların sonlarındai özellikle de Fransız sanatçı ve entelektüeller, birçok eserini meydana getirirken, bu içkiden faydalanmış. Yani kısacası, bu Absinthe'i içenlere bir şeyler olmuş, ilham gelmiş, yaratıcılıkları en üst seviyeye çıkmış ve başlamışlar üretmeye. Örneğin Ernest Hemingway, "Çanlar kimin için çalıyor?" isimli eserini yazarken, ne içiyormuş dersiniz? Tabii ki Absinthe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece Absinthe'i anlatmak üzere kitaplar bile yazılmış. Bettina J. Wittels ve Robert Hermesch'in yazdığı "Absinthe Sip of Seduction" bu kitaplardan birisi. Söz konusu kitapta, Absinthe'in nasıl üretildiğinden nasıl içilmesi gerektiğine, hangi ülkelerde yasak olduğundan sanat üzerindeki etkilerine kadar birçok konuda bilgi veriliyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Absinthe ile ilgili birçok ünlü grup ve sanatçı şarkılar üretmiş, birçok ressam tablolar yapmıştır. Örnek yine verelim. Picasso'nun çizdiği ve tek başına kederli bir halde Absinthe içen bir adamı tasvir ettiği, "The Absinthe Drinker" tablosu, en bilinen örneklerden birisi. Ayrıca Edouard Manet ve Edgar Degas'ın da yine aynı isimde tabloları varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de henüz satışına tam olarak izin verilmemiş olan bu içki, birçok Avrupa ülkesinde de yasaklı. Bu içkinin etkisi çok fazla olduğundan ve az miktarda bile içenin varsanılar gördüğünden, bu yasaklar konuluyormuş. Durum öyle bir hal almış ki, 1900'lü yılların ortalarına doğru, Absinthe ile Mücadele dernekleri" bile kurulmuş desem inanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Absinthe içenler, durumu o kadar abartmış ve bu içkiye o denli bağlanmışlar ki; Absinthism akımından filan bahseder olmuşlar ciddi olarak. Hiç o konuya değinmeyeyim.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SotEye4B_UI/AAAAAAAABJ4/cYr18O2BH20/s1600-h/buy-absinthe.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 304px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SotEye4B_UI/AAAAAAAABJ4/cYr18O2BH20/s400/buy-absinthe.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371462614641671490" /&gt;&lt;/a&gt;Ben de bu pahalı ve bol alkol oranlı içeceği, bir kez de olsa tatmak istiyorum. Güzel olurdu be hani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela düşünün, ayık kafayla burada harika yazılar çıkarıyorum. Birçoğunuz yazılarımı okurken "Ulan ibneye bak hele süper yazmış yaa" diye içinizden söyleniyorsunuz. Beni öve öve bitiremiyorsunuz... Ya bir de Absinthe içmiş bir vaziyette buraya bir şeyler yazsam? Ressamlar tablolarını, şairler şiirlerini, yazarlar romanlarını Absinthe içerken ortaya koymuş. Onlar koymuşsa ben de koyarım! Vallahi bak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-8493487774560214490?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/8493487774560214490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/absinthe-yesil-peri.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/8493487774560214490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/8493487774560214490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/absinthe-yesil-peri.html' title='Absinthe; Yeşil Peri'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SotBSbrceKI/AAAAAAAABJw/D6p5RuyDYrU/s72-c/Absinthe_cd_cover_by_edlyn.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-3903130403986958768</id><published>2009-08-14T04:32:00.001+03:00</published><updated>2009-08-14T14:04:21.102+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inşaat ameleliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2009 öss'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istanbul üniversitesi felsefe bölümü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2009 öss yerleştirme sonuçları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2009 öss sonucu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2010 öss'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2009 öss sonuçları'/><title type='text'>ÖSS Yerleştirme Sonucu: "İnşaat Ameleliği"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SoS-5BvRulI/AAAAAAAABJo/mglTg4wm-vk/s1600-h/oss_son_gun.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 138px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SoS-5BvRulI/AAAAAAAABJo/mglTg4wm-vk/s200/oss_son_gun.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369626542661024338" /&gt;&lt;/a&gt;Biliyorsunuz, birkaç gün önce ÖSS yerleştirme sonuçları açıklandı. Ben de İstanbul Üniversitesi'nde Felsefe okumak hayali ile yanıp tutuşan bir genç olarak, bu sonuçları merakla bekliyordum. Bekliyordum da beklemesine, TC kimlik numaramı yazdıktan sonra karşıma çıkan tablo, beni hem güldürdü, hem de ağlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖSS yerleştirme sonucumdaki tabloda bölüm olarak aynen şöyle yazıyordu: "Yan Taraftaki İnşaat" Önce bunu, yan tarafımızdaki inşaatın sürdüğünü bilen birisinin şaka yapmış olabileceğini düşündüm ve okuduğum an, sabahın 9.30'unda kahkaha atmaya başladım. Sonra aynen filmlerdeki gibi oldu. Hani kahkaha atan "esas", birden bire ağlamaklı olur ve kahkahası ağlamaklı bir hal alır ya; aynen öyle oldum. Sesli sesli gülerken, sesli sesli ağlar buldum kendimi.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülerken elbette şaka olduğunu sanıyordum, sonra "Koskoca ÖSYM'nin sitesinde şaka yapılır mı lan hayvan?" diyen içimdeki ses, benim gerçeği kavramama sebep oldu. Bu bir şaka olamazdı. Ve ağlamak ağlamak ağlamak... Kendinizi benim yerime koyun, şöyle bir sonuç:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;TC Kimlik No: &lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;671471*****&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Adı Soyadı: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Günay Doğan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerleştiği Yükseköğretim Programının;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Üniversite: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Yan Taraftaki İnşaat&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Fakülte: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Dış Cephe&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bölüm: &lt;span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;İnşaat Ameleliği&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tercih Sırası: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;X&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;                  Yerleşme Türü: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Genel&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kayıt Tarihi: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;31/08 - 07/09/2009&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kayıt Adresi: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: normal;"&gt;Yan taraftaki dış cephe sıvası devam eden inşaat (Kayıt işlemleri için Veli Usta ile görüşülecek, kayıt sırasında vesikalık 1 adet fotoğraf yeterli)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen hocalarıma ulaştım tabi haliyle. İçlerinden birisi ÖSYM'nin Ankara'daki merkezini aradı. Telefona çıkan yetkili, bir kez daha benim TC kimlik numaramı istedi ve bir kez de kendisi kontrol etti sonucu. "Evet, sonuçta bir yanlışlık yok" diyen görevliye, öğretmenim "Nasıl olur bu?" sorusunu yöneltti. Yetkili ne dese beğenirsiniz? Dedi ki: "Millet iş bulamıyor, öğrenciniz inşaatta çalışacak fena mı oldu?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bilmiyorum ki ne desem arkadaşlarım. Şaka gibi olan bu duruma gülmeyin siz de. En nihayetinde benim hayallerimle oynandı. Gülünç bir şeymiş gibi görünen bu hadise, benim moralimi alt üst etti. Düşündükçe nefes almakta zorlanıyorum. Benimle bu şekilde taşak geçilmesi -hele ki koskoca ÖSYM tarafından-, hiç hoşuma gitmedi hiç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;Not&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;: Yukarıdakilerin hepsi yalandır, dolandır, saçmadır, sapandır. Yerleştiğim bölüm tabii ki bu değil:) Bu aralar pek saçmaladığımı farkettiğim için sabahın 4 buçuğunda böyle bir yazı yazma gereği duydum. Sakın "Ya tam da inanmış gibiydim abi" demeyin size uçan tekme atarım. Lan insan hiç yan taraftaki inşaata yerleştirilir mi? Dağılın lan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;Not 2&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;: "İnşaat ameleliği" ile dalga geçer gibi bir vaziyetteyim ancak amacım mizahi bir hava yaratmaktı. Yoksa benim akrabalarım da inşaat amelesidir, ben de zamanında onlara yardım ederek bu işi yapmışımdır. Onlara en içten selamlar!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-3903130403986958768?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/3903130403986958768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/oss-yerlestirme-sonucu-insaat-ameleligi.html#comment-form' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/3903130403986958768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/3903130403986958768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/oss-yerlestirme-sonucu-insaat-ameleligi.html' title='ÖSS Yerleştirme Sonucu: &quot;İnşaat Ameleliği&quot;'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SoS-5BvRulI/AAAAAAAABJo/mglTg4wm-vk/s72-c/oss_son_gun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-7132766106768634048</id><published>2009-08-11T02:50:00.005+03:00</published><updated>2009-08-11T03:21:19.969+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medion fotoğraf makinesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hediye çeki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bimeks mağazaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sabah yarışması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bimeks'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='medion fotoğraf makinası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf makinesi'/><title type='text'>Özde değil 'Sözde' Hediye Çeki</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SoC4tQhonpI/AAAAAAAABJY/k0YXxQTOqHc/s1600-h/sinirli.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 151px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SoC4tQhonpI/AAAAAAAABJY/k0YXxQTOqHc/s200/sinirli.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368493843495296658" /&gt;&lt;/a&gt;Gece gece maillerime bakayım dedim. Baktım "Tebrikler" başlıklı bir mail gelmiş. Her zaman gelen spam maillerden sandım; hatta tam silecektim ki, baktım gönderen kısmında "Sabah.com.tr" yazıyor. "Neden beni tebrik ediyor bu herifler?" merakıyla tıklayıp açtım maili. İlk kısım aynen şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Sayın GÜNAY DOĞAN,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Üyeliğini güncelle hediye çekini kazan!" kampanyamız sonucu Bimeks'ten 150 TL'lik hediye çeki kazandınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hediye çekinizi 11 Ağustos 2009 - 21 Ağustos 2009 tarihleri arasında adreslerini sabah.com.tr'de duyurduğumuz Bimeks Mağazalarında harcayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki kısmı okur okumaz "E bu süper valla!" diye sevindim, eteklerim zil çalıverdi. Boş bulunduğum bir anda bu kampanyaya katıldığımı hatırladım. "İyi ki katılmışım be!" dedim içimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar her şey normal değil mi sevgili arkadaşlarım? Yani, 150 TL kazanmışım filan, oh ne güzel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda alıntıladığım kısmın hemen altında "Hediye çekinizi nasıl kullanacaksınız?" başlıklı tek cümleden oluşan bir açıklama daha vardı. Bu açıklamada da aynen şöyle diyordu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kimlik veya ehliyetinizle beraber aşağıda adreslerini verdiğimiz Bimeks mağazalarında Ad-Soyad Telefon bilgilerinin teyit edilmesi sonrası hediye çekinizi kullanabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam, iyi gidiyoruz. Hala bir problem çıkmış değil; ancek gelin görün ki onun da altındaki "Önemli Not" kısmı, sinir katsayımın tavanı delmesine yol açtı. Neymiş bu kısım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;150 TL'lik hediye çekiniz sadece Medion Fotoğraf makineleri için geçerlidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ulan şeref yoksunu insanlar" diye söylenmeye başladım, bir hediye çeki verdiniz, bari adam akıllı kullanmamıza izin verin, değil mi ama? Yine de bedavaya bir fotoğraf makinem olacağı aklıma geldi ve hiç yoktan iyidir mantığıyla sakinleşmeye başladım. Ama durum bu kadarla sınırlı kalsa iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Neymiş lan bu almak zorunda olduğum Medion marka fotoğraf makinası?" deyip Bimeks'in web sitesine giriverdim. Medion marka fotoğraf makinelerinin olduğu sayfayı da buldum; bulmaz olaydım. En ucuz fotoğraf makinesi 320 TL. Yani sevgili pek zeki arkadaşlarım, benim bu 150 TL'lik sözde hediye çekini kullanabilmem için 170 TL ödemem gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kampanyayı düzenleyenler, onun bunun çocuğu değil, nitekim anneleri babaları belli.&lt;br /&gt;Bu kampanyayı düzenleyenler, gerizekalının önde gideni de değil, nitekim kampanya organize edebilecek seviyedeler.&lt;br /&gt;Bu kampanyayı düzenleyenler, şerefsiz de değil, nitekim onların şerefi bizim konumuz değil.&lt;br /&gt;Bu kampanyayı düzenleyenler, götveren de değil, nitekim neden götveren olsunlar ki manyak mısınız, tertemiz adamdırlar işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E peki bu kampanyayı düzenleyenler nedir ya nedir? Ulan bir hediye çeki kazanmışım, ağız tadıyla harcatmayacak mısınız lan? Madem ki harcatmayacaksınız, neden böyle bir kampanya düzenliyorsunuz lan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;150 TL'lik hediye çekini kullanmak için 170 TL ödeme mecburiyeti, hangi akla hizmet lan ibneler? Nasıl sinirliyim ya gece gece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-7132766106768634048?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/7132766106768634048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/ozde-degil-sozde-hediye-ceki.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/7132766106768634048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/7132766106768634048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/ozde-degil-sozde-hediye-ceki.html' title='Özde değil &apos;Sözde&apos; Hediye Çeki'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SoC4tQhonpI/AAAAAAAABJY/k0YXxQTOqHc/s72-c/sinirli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-742165814373046176</id><published>2009-08-09T00:06:00.007+03:00</published><updated>2009-08-09T03:11:26.166+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik teklifi etmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik teklifi etmek kolaydır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik teklifi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel evlilik teklifleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik telifi nasıl edilir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaratıcı evlilik teklifleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilginç evlilik teklifleri'/><title type='text'>Evlenme Teklifi Etmek Kolaydır</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Sn4NQXXbW_I/AAAAAAAABJA/glXp9x3cD1o/s1600-h/kayik.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 134px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Sn4NQXXbW_I/AAAAAAAABJA/glXp9x3cD1o/s200/kayik.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5367742380673555442" /&gt;&lt;/a&gt;Vallahi bak. Evlenme teklifi etmek kolaydır. Şimdi nasıl teklif edeceğinizi anlatacağım. Değer miydi bunca kafayı yemelerinize? Değer miydi "Nasıl teklif edeceğim mına koyim :(" bunalımlarına? Şimdi bu yazının tamamını okuyorsun ve uygulamaktan da çekinmiyorsun. Bu tekliften sonra, seni kabul etmeyen odunu, zaten bırak gitsin. Bu arada bu yazıyı, tamamiyle evlenme teklifi etmek isteyip de edemeyenlere atfediyorum, evlenmek ile uzaktan yakından alakanız yok ise ya da "Beni kimse almaz zaten ühühü" diyorsanız, sağ yukarıda bir yerlerde sayfadan çıkış şeysi olması lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemelerimizi sayıyorum yavaş yavaş. Öncelikle bize bir adet boğaz lazım. Boğaz dediğim insan uzvu olandan değil; doğanın uzvu olanlardan. Ya da daha açık konuşayım. Bir adet İstanbul Boğazı. Bir adet sandal. (Sandal ile ilgili espri: Mustafa Denizli denize düşmüş, onu kim kurtarır? -Mustafa Sandal) Bir adet 3 TL değerinde şarap. (Genelde sokak bakkallarında olur) 2 adet plastik bardak. Yüzüğü unutmayın. Gelelim faaliyete.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi malzemeleri sayınca bile hemen canlanmıştır gözünüzde evlilik teklifi. Boğaz filan, sandalla açılmak, evlilik teklifi, yüzük, ardından şarap... Ama değil öyle, bize ayrıntı lazım arkadaşlarım. Sanıyorum, güzellikler ayrıntılarda gizli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıradan bir günmüş gibi kız arkadaşınızla gezintiye çıkıyorsunuz. Havanın karardığı bir vakitte, sahilde beraber yürürken, İstanbul boğazını seyre dalmışken, birden saf numarası yapıp "Bil bakalım aklıma ne geldi Gülizar?" diye kız arkadaşınıza bir soru yöneltiyorsunuz. Kız arkadaşınız da size bakıp "Ne geldi Halil?" der demez, "Ne gelecek, tabii ki sandalla açılmak canım" deyip sandalı kiralayabileceğiniz mekana adımınızı atıyorsunuz. (Böyle mekanlar vardır sanıyorum) Önceden mekana gelip, "Sandalı nasıl yüzdürürüm, nasıl alabora olmam?" gibi soruların cevabını, sandal kiralayıcısı orta yaşlı amcadan almanızın yanı sıra sahip olduğunuz havai fişekleri de sandalın görünmeyen arka kısımlarında bir yere itina ile yerleştiriyorsunuz. Neyse. Sandala bindikten sonra, kürekleri çekmeye başlıyorsunuz. Denize doğru açılıyorsunuz. Daha sonra büyük gemilerin geçiş güzergahında bir yerlerde duraksayıp, koca geminin gelip sizi altına alıp batırmasını bekliyorsunuz. Son cümleyi çıkarın. Nerde kalmıştık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizde yol alıp, sahildeki ışıkları izlemeye koyulmuşken, içindeki "Olum amacın evlilik teklifiydi hayvan" diyen sese kulak verip faaliyete geçiyorsunuz. Kız arkadaşınızın yanına sokulup "Eeee daha daha ne var ne yok" diye soruyorsunuz. Kız, "Yine öküzleşme rica ederim" der demez "Şakadan da hiç anlamıyorsun ha tatlım, cicim, aşkım, sevgilim, güzelim, bitanem..." diye diye kız arkadaşınızı yavaş yavaş yamultuyorsunuz. (bkz: yamultmak)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortamın biraz kıvamına geldiğini düşününce -ki bu anı iyi yakalamanız lazımdır-, yavaş yavaş sıranın evlilik teklifine geldiğini anlıyorsunuz. Bu arada şaraplar aklınıza geliyor ancak teklifinizin kabulünden o kadar eminsiniz ki, sonradan içebileceğinizi planlıyorsunuz. Ve artık zamanıdır. "Gülizar'ım?" diyorsunuz, "Efendim Halil?" der demez, "Yok Bi'şey" deyip bir kahkaha patlatıyorsunuz ki ortalık şenlensin. Çünkü cenaze merasimi gibi evlilik teklifi olmaz. Yani hayal etsenize, "Efendim Halil?" dedikten sonra "Bizim Haydar abinin kardeşi Süleyman ölmüş" derseniz de uyar yani. Olmaz böyle, ortalıkta şenlik olmalı, biraz neşelenin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeniden "Gülizar'ım?" diye çağrınızı yapıyorsunuz, "Ne var lan?" dedikten sonra ('Lan' demesinin nedeni az evvel yaptığınız 'yok bişey' esprisidir, canınızı sıkmayın) "Benimle evlenir misin?" diye büyük teklifinizi yöneltiyorsunuz. Yüzüğü de cebinizden çıkarıp kutusunu açmış vaziyettesiniz; diz çökmüş konumdasınız. Gülizar, az evvel "Lan" dediği için kendinden utanacak ve o anki ruh hali ile teklifinizi kabul edecektir. Eğer kabul etmezse bilin ki o kızda bir problem vardır. O kız olmamıştır yani; bir arıza filan vardır. Çünkü ben ayarladım her şeyi, kızın burda kabul etmesi lazım. Ciddiyim bak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Evet Halil evet" diyen Gülizar'a sarılıp istediğiniz yerine bir öpücük konduruyorsunuz, yüzük faslını da bu arada hallediyorsunuz. Bu arada öpücük ile ilgili "istediğiniz yer" derken aklınıza hayvanca şeyler gelmesin, rezil olursunuz valla. Öptükten sonra yeniden oturduğunuz yere doğrulup, tam karşısında oturuyorsunuz, ona bakıyorsunuz. Bu anda sessizlik oluyor. Gülizar "Eeee, bu muydu?" der gibi size bakıyordur muhtemelen. Sizin de o an aklınıza bakkaldan aldığınız ucuz şarap ve 2 plastik bardak gelecektir. "Kutlayalım" vb. bir kelime ağzınızdan çıkar çıkmaz, şarapları bardaklara dolduruyor ve afiyetle içmeye başlıyorsunuz. Gerçi yine de bir eksiklik olduğunu hemen farkettiniz değil mi? Tabii ya... Havai fişekler. Unuttunuz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklınıza şimşek gibi havai fişekler çakıyor o anda. "Hassiktir yaa" deyip arkaya doğru havai fişeklerin olduğu yere doğruluyorsunuz. O kadar ani hareket ediyorsunuz ki, sandal önce bir sağa bir sola kuvvetlice salınıyor, daha sonra da yana doğru 90 derece eğilerek, su almaya başlıyor. Her şeyin içine sıçmışsınızdır. Bu andan sonra evlilik teklifini bir kenara koyup can derdine düşmeniz lazım. Boğazın serin suları, vücudunuza değer değmez, tüm avazınızla "İmdaaaaat!!!" diye bağırıyorsunuzdur. Birkaç yüz metre ilerde, balık avlamaya çıkan tekne, ışığını size doğru tutup, bulunduğunuz konuma hareket etmeye başlamıştır. Başlamıştır da iş işten çoktan geçmiştir, o suya girip ıslanacaksınızdır. O kesin. Bari, boğulmayın anasını satayım ya işe bak. Offf, anlatmıyorum lan. Bu ne böyle. Halil Allah belanı versin. Yani ben anlatıyorum seni ama işin içine bu kadar da sıçılmaz ki. Ettin güzelim evlilik teklifinin içine. Ne adam gibi plan ne program yapmışsın. Sktir git manyak. Anlatmıyorum lan. Gülizar'ın hale bak hele :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-742165814373046176?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/742165814373046176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/evlenme-teklifi-etmek-kolaydir.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/742165814373046176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/742165814373046176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/evlenme-teklifi-etmek-kolaydir.html' title='Evlenme Teklifi Etmek Kolaydır'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Sn4NQXXbW_I/AAAAAAAABJA/glXp9x3cD1o/s72-c/kayik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-2915969013502563096</id><published>2009-08-04T01:30:00.006+03:00</published><updated>2009-08-04T01:55:20.975+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='12 eylül askeri darbesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kenan evren hastane'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kenan evren hastalık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='12 eylül darbesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kenan paşa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='12 eylül'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kenan evren öldü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='12 eylül 1980'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kenan evren'/><title type='text'>Hayırlı Haberlerini Bekliyoruz Paşam!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SndpkGsrg1I/AAAAAAAABIY/nF3QSceD0pA/s1600-h/kenan-evren.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 176px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SndpkGsrg1I/AAAAAAAABIY/nF3QSceD0pA/s200/kenan-evren.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365873550029456210" /&gt;&lt;/a&gt; Kenan Evren yeniden hastalanmış. Şu an hastanede yoğun bakımdaymış. Bu arada o kadar çok yaşamış ki 92 yaşını devirmek üzereymiş. 92 dedim aloo! 17 yaşındaki insanlarımızın asılmasına onay veren, 80 darbesinin mimarı ve bizzat uygulayıcısı olan bu adam 92 yaşında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İyiler erken, kötüler geç ölür." derler ya; bu deyişin de boku çıkmamış mı ama önümüzdeki örnekte? Yani kötü adamlar çok yaşar da; bu kadar mı çoook yaşar? Bol "o" harfi kullandım çünkü haddinden fazla yaşamış bu adam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bir insanın ölümünü arzulayacak kadar cani misin Günay?" diyen arkadaşlara sesleniyorum: "Evet efendiler, o kadar caniyim." Hatta mevzu bahis Kenan Evren ise, hayallerinize sığamayacak kadar caniyim. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kenan Evren'e olan kinim, sadece idamlık gençler için, işkencelerde katledilenler için, evlerinden yurtlarından olanlar için değil elbette. Şu an çevremde gördüğüm birçok kirlenmişliği kendisine bağlıyorum. Duyarsızlığımızı, koyunlaşmış bir vaziyette olmamızı, robota döner bir yanımız olmamızı... Hepsinin mimarı olarak görüyorum Kenan Evren'i.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhametli değil şüphesiz ki Kenan Evren. 63 yaşındayken, yani bir "dede" yaşındayken, yine torunları yaşındaki gençleri idam sehpalarına gönderdi, hatta bizzat ipi kendisi geçirdi boyunlara. "Gerçekten geçirdi mi?" sorusunu yöneltenler olacaktır muhakkak. Evet, geçirdi. Daha dikkatlice bakabilirseniz ve biraz da geniş düşünebilirseniz; Kenan Evren'in, yüzü korkunun etkisiyle büzüşmüş gençlerin boynuna yağlı urganı geçirdiğini görebilirsiniz. İpi geçirirkenki sinir edici gülüşüne ne diyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedim ya merhametli değil Kenan Evren. 63 yaşında bir dedeyken bile merhametli değildi. Şimdi ben, 21 yaşında bir genç olarak, kanı delice akan bir genç olarak, merhamet edemiyorum bu adama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tutuklulara kendi dışkılarını yediren, kuduz köpekleri mahkumların üzerine salan, yepyeni işkence tekniklerini gencecik bedenlerin üzerinde deneyen bir zihniyete nasıl merhamet edeyim ben?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisi ilk kez bizi sevindirsin. Rica ediyorum ilk ve son kez sevindir bizi Kenan Evren. Senden yana bir hayırlı haber gelsin. Hem 92 yaşındasın, yeter gördüğün çıplak kadınlar. Sahi, işkencede katledilen çıplak bedenlerin resmini de yapabilir misin paşam? Hep seksapalite olmasın renkli sanat yaşamınızda. Biraz kan, gözyaşı, çığlık olsun. Kısacası "yalan" olmasın, "gerçek" olsun paşam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca "paşam" ne be? Neyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-2915969013502563096?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/2915969013502563096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/hayirli-haberlerini-bekliyoruz-pasam.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/2915969013502563096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/2915969013502563096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/08/hayirli-haberlerini-bekliyoruz-pasam.html' title='Hayırlı Haberlerini Bekliyoruz Paşam!'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SndpkGsrg1I/AAAAAAAABIY/nF3QSceD0pA/s72-c/kenan-evren.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-344829599261317270</id><published>2009-07-29T01:39:00.001+03:00</published><updated>2009-07-29T01:40:25.177+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yokum'/><title type='text'>Bir Hafta Daha</title><content type='html'>Uzun süredir yazmıyorum. En az 1 hafta daha yazmayacağım. Sevgiyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-344829599261317270?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/344829599261317270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/07/bir-hafta-daha.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/344829599261317270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/344829599261317270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/07/bir-hafta-daha.html' title='Bir Hafta Daha'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-4769477031925767948</id><published>2009-07-13T01:21:00.008+03:00</published><updated>2009-07-14T16:17:40.078+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uygur soykırımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler zere yaşasın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanser hastası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uygur katliamı resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler zere kanser'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güler zere'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uygur katliamı videoları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uygur katliamı'/><title type='text'>Uygur Katliamı ve Güler Zere</title><content type='html'>Güler Zere'nin Uygur Katliamı ile elbette alakası yok; hatta "ve" bağlacının bağladığı bu iki konunun birbiriyle uzaktan yakından ilgisi yok. Peki neden ikisi aynı başlıktalar? Ben iki konudan da bahsetme gereği duydum. Önce Uygur Katliamı'ndan bahsedeceğim, konu ile ilgili birkaç çift lafım var. Daha sonra, sizi Güler Zere ile tanıştıracağım; hanüz adını duymayanlara tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 hafta önce başladı her şey. Çin'in Şincan bölgesinde yaşayan Uygurlar'a karşı başlatılan saldırılar tam 1 hafta önce başladı. İşin politik yanını, nedenlerini bir tarafa bırakmak istiyorum. Nitekim konu hakkında pek de bir bilgim yok ancak basit bir insanın bile, yani konu hakkında benim gibi tam bilgisi olmayan birisinin bile, yaşanılanlara insani açıdan bakması gerektiği düşüncesindeyim. Birkaç video var, 18'inden büyüklerin izleyebileceği, durumun cidiyetini yansıtan videolar. İzletmek istemezdim ancak durumun "kötülüğünü" görmelisiniz.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten, birçok kişi izlemiştir ancak izlemeyenler için, iki Uygurlu Türk'ün çalıştıkları iş yerinde linç edilmesi ile alakalı görüntüler:&lt;object width="400" height="320" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-34ca28a2ae180d6c" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAKXn9zyzXTyW6NoE_4ojujoMB1qC2QztW68oJLRG-3GkeSlGwGb9gL7lA7Zo-nb8-o7C-zyG2CwFgDxeyOYeI7_nZrHWE0sL-KiZHXBeeez0edrVkjCISE2KXEkHogVL98BYu2YKcPlOSyj1qrFG0ESS76DUZJPW99csAUyN-H9yffzDUCsbE8-R0WKwWNos3oCImcm3eKSTNoi2pZHZpnVOfiC0dvOyhbbgjMb5H09O%26sigh%3DML89xFt7ZBk3NWHECG4Eyt8EzQk%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D34ca28a2ae180d6c%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DfqoR6A0BXqoUMHrl1MFygBYQEYs&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="400" height="320" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAKXn9zyzXTyW6NoE_4ojujoMB1qC2QztW68oJLRG-3GkeSlGwGb9gL7lA7Zo-nb8-o7C-zyG2CwFgDxeyOYeI7_nZrHWE0sL-KiZHXBeeez0edrVkjCISE2KXEkHogVL98BYu2YKcPlOSyj1qrFG0ESS76DUZJPW99csAUyN-H9yffzDUCsbE8-R0WKwWNos3oCImcm3eKSTNoi2pZHZpnVOfiC0dvOyhbbgjMb5H09O%26sigh%3DML89xFt7ZBk3NWHECG4Eyt8EzQk%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D34ca28a2ae180d6c%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DfqoR6A0BXqoUMHrl1MFygBYQEYs&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki videoda da izleyeceğiniz üzere, bir güruh, iki savunmasız işçiyi linç edebiliyor, sopalarla acımasızca vurabiliyor ve muhtemeldir ki oracıkta katlediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki video ise daha berbat. Yine Uygurlar yere yatırılmış, katlediciler ise iş başında. Yerdeki uygurlar, acı çığlıklarına aldırış edilmeden tekmeleniyor, tokatlanıyor; iş çığrından çıkıyor ve Uygurlar'a taşlarla vuruluyor. Muhtemelen onlar da orda katledildiler. Biyolojik olarak ölmemiş olsalar bile, psikolojik açıdan öldüler zaten oracıkta. Ancak bünyesi dayanıklı insanların(+18) izleyebileceği, o ürkütücü video:&lt;object width="400" height="320" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-4341fffd5c028c77" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAPCZD0ddCGBZjZs6HcCGJYd9kuF_eBhAv6NxGlEZj5ccMEONraBxEGAqZkBHaNDQiIaQ-JFGgX4Hg_U5kYGuOlowE2KQ6gIt5CGmEjV4x_PEjQPfsJRG_Jh36qJLxODNv52ErdChMNNw_3p1A-gV3LbcCzQQlcxXQcUxPqfuNetErKO7SiHdcTFpCpoZCJPPc8HVkbwhfbNhOQrxXKdzQA-9OjB4zsCW_XBXaVO3iMzE%26sigh%3Daeqq8os17aexiMc9BRcRv1QgSGY%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D4341fffd5c028c77%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3D-EN7mFr4KfkyxNNmVC3Cx6fb4wE&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;embed width="400" height="320" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAAPCZD0ddCGBZjZs6HcCGJYd9kuF_eBhAv6NxGlEZj5ccMEONraBxEGAqZkBHaNDQiIaQ-JFGgX4Hg_U5kYGuOlowE2KQ6gIt5CGmEjV4x_PEjQPfsJRG_Jh36qJLxODNv52ErdChMNNw_3p1A-gV3LbcCzQQlcxXQcUxPqfuNetErKO7SiHdcTFpCpoZCJPPc8HVkbwhfbNhOQrxXKdzQA-9OjB4zsCW_XBXaVO3iMzE%26sigh%3Daeqq8os17aexiMc9BRcRv1QgSGY%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;amp;nogvlm=1&amp;amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3D4341fffd5c028c77%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3D-EN7mFr4KfkyxNNmVC3Cx6fb4wE&amp;amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;Uygurlar'a karşı düzenlenen bu katliamı, kendi blogumda kınamakla yetiniyorum maalesef. Elden ne gelir bilemiyorum ancak, yaşanan bu katliamın, bu çatışmanın bir an önce son bulmasını diliyorum. Yüzlerce insan öldü gibi görülüyor ancak; öldürülen milyarlarca "Dünya insanı" bilemiyorum farkında mıyız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      --------------------------Güler Zere---------------------------&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Slpim_ET4NI/AAAAAAAABHc/9L2f5CMWT3Y/s1600-h/guler_zere_afis.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 280px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Slpim_ET4NI/AAAAAAAABHc/9L2f5CMWT3Y/s400/guler_zere_afis.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5357703128614691026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Güler Zere, 36 yaşında güzel mi güzel bir ablamız. Ancak sadece yüz güzelliği değil onun güzelliği. Fikirleri de güzel, insandan yana, barışçıl. Daha yaşanılabilir bir dünya özlemi ile giriştiği mücadele sonucunda, henüz 22 yaşında iken 36 yıllık cezaya çarptırıldı. 14 yıldır içerde olan Güler Abla'nın bir hastalığı var. Hastalık olmasın ya da bunun adı, nitekim eğer "kanser" bir hastalık ise diğer hastalıklar yanında biraz cüce kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güler Zere, şu an tahliye edilse dahi ve tedavisi tam anlamıyla yapılsa dahi, yaşama şansı sadece yüzde 30. Onu bu duruma getiren ise, devlet kurumları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala tahliye edilmedi Güler Zere. Yasalar var bu ülkede ve bu yasalarda belli başlı durumlarda, tutukluların tahliye edilebileceği yazılı. Bu durumların bazıları da hastalıklarla alakalı. Yani tutuklular, hangi sebepten tutuklanırlarsa tutuklansın, belli başlı hastalık durumlarında mutlaka tahliye edilmeli ve tedavisi yapılmalı. Ancak gelin görün ki Güler Zere için bu yasayı geçerli kılmıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erbakan'ı affeden, tecavüzcü sözde din adamlarını tahliye edenler Güler Zere'yi görmüyor. Ergenekon'dan tutuklananlar aklıma geliyor. Hapşurunca GATA'ya sevkedilen paşaları, ayağı kaysa soluğu hastanede alan derin adamları ve niceleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek suçu devrimci olmak olan Güler Zere, serbest bırakılmalı. Burdan da açıkça belirtiyorum ki, Güler Zere eğer hayatını kaybederse, sorumlusu devlet ve devlet kurumlarıdır. Ayrıca söylemeden edemiyorum, ülkemizde "demokrasi savunucuları" diye gezinen haysiyetsiz kahpeler, bu konuda neden sessiz kalıyor anlamış değilim. Çifte standart olur da, bu kadarı çok şerefsizce değil mi ya? El insaf!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kanseri olan Güler Zere Babası ile:&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SlpjpASQxUI/AAAAAAAABHk/IpdFVmI5_Yk/s1600-h/GulerZere.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SlpjpASQxUI/AAAAAAAABHk/IpdFVmI5_Yk/s400/GulerZere.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5357704262813009218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Güler Zere, tahliye edilsin!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.gulerzere.net"&gt;www.gulerzere.net&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-4769477031925767948?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/4769477031925767948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/07/uygur-katliam-ve-guler-zere.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/4769477031925767948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/4769477031925767948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/07/uygur-katliam-ve-guler-zere.html' title='Uygur Katliamı ve Güler Zere'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/Slpim_ET4NI/AAAAAAAABHc/9L2f5CMWT3Y/s72-c/guler_zere_afis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-8012763773926159065</id><published>2009-07-10T00:31:00.004+03:00</published><updated>2009-07-10T01:15:06.455+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Benimle çiftleşir misin izle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Benimle çiftleşir misin canlı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Benimle çiftleşir misin yarışması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oha'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çüş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Benimle çiftleşir misin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanal t'/><title type='text'>"Benimle çiftleşir misin?" Yarışması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SlZruI1s_bI/AAAAAAAABHE/8AoOj6BjKS4/s1600-h/Dog-Growl.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SlZruI1s_bI/AAAAAAAABHE/8AoOj6BjKS4/s200/Dog-Growl.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356587247194668466" /&gt;&lt;/a&gt; Başlığı okur okumaz, yüce espri mekanizmanız çalıştı hemen değil mi? Espri yapmaya müsait bir başlık cidden de. En gerizekalılar bile başlığı okuyup "Evet" yanıtını verip, pis pis gülebilirler. Gerizekalıları bilemiyorum ancak toplumca, ağlanacak bir halimiz var; bu böyle biline.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinizin anlayacağı üzere, söz konusu başlık ile burdan kimseye çağrı yapmıyorum. Bir yarışma programından bahsetmek istiyorum; tek derdim bu. Bazı götten bacaklılar, akıllarınca bir yarışma programı icat etmişler. Hatta "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Dünyada ilk kez bizim ülkemizde!&lt;/span&gt;" diyerek de övünüyor bu moronlar. Be hey denge yoksunu insanlar, demek ki sizden daha gerizekalı yokmuş ki bu dünyada, böyle bir yarışma programı icat etmemişler. Lan hiç, canlı yayında hayvan çiftleştirilir mi? Oturup bunu mu izleyeceğiz lan?&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışma tanıtımını okuyunca, ciddi ciddi dedim ki; "Bir grup kendini zeki sanan insan, gerizekalı sandığı halk ile taşak geçmeye çalışıyor." Hala da aynı fikirdeyim. Yazmışlar ki: "&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Gizli saklı yok. Kah lavoboda, kah banyoda, kah yatak odasında.&lt;/span&gt;" Yani demek istiyorlar ki; bu hayvanlar, aklına estikleri yerde çifteşecekler, biz de izleyeceğiz. Oh ne güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda saydığım birkaç ilginç durum dışında, bence en ilginç cümleler şunlar. İnanabiliyor musunuz, bu herifler, hayvanları skiştirecek kaba tabir ile, yarışma tanıtımında da şu cümleleri kullanacaklar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bu yarışmayı izlerken, zaman zaman kızacak, zaman zaman hüzünleneceksiniz.&lt;br /&gt;Bazen sinirlenecek, bazen de güleceksiniz…&lt;br /&gt;Onlar ruh ikizlerini sizinle beraber arayacak…&lt;br /&gt;Onlar aradıkları aşkı bu programda bulacak…&lt;br /&gt;Onlar sevecek, vuslata erecek ve ayrılmayacak…&lt;br /&gt;Ve onların kavuşma anlarında göz yaşlarınızı tutamayacak belki de hıçkırıklara boğulacaksınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulan, bir hayvan diğeri ile çifleşince neden hüzünleneyim? Deli miyim? "Ayy ne güzel çiftleşiyor canlarım benim ühühü" deyip kimse ağlar mı hiç? Hüzünlenmek bir yana göz yaşlarımızı tutamayıp, hıçkırıklara boğulacakmışız. Yorum yapmıyorum. Allah belanızı versin hayvanoğluhayvanlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sunuculuğunu Panter Emel'in yapacağı bu yarışmanın ödülleri de, 1 yıllık veterinerlik, bedava mama ve kuaför hizmetiymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca şey dedim ama, sorarsanız "Bu halka mübah mıdır?" diye, "Elbette yahu" derim. Saatlerce bu programı aralıksız izleyebilecek, "Aha bu arada bu köpek buna çakar" deyip de orgazm olma potansiyelini doruklara çıkarabilecek herifler olduğunu biliyorum. E böyle heriflerin olduğu ülkede, böyle programlar da olabilir. Bir laf vardır, bu lafta edepsizlik tavan yapar ama şöyle ki: "Böyle göte böyle ya...k" diye, ulan normalde açık açık yazarım ama neyse, en nefret ettiğim kelimelerden birisi olduğu için yazmıyorum. Neyse, işte bu laf, bize acayip uygun. Bu arada benim favorim Çomar. Sloganımda "Çomar çakar!" Sevgiyle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-8012763773926159065?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/8012763773926159065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/07/benimle-ciftlesir-misin-yarismasi.html#comment-form' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/8012763773926159065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/8012763773926159065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/07/benimle-ciftlesir-misin-yarismasi.html' title='&quot;Benimle çiftleşir misin?&quot; Yarışması'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SlZruI1s_bI/AAAAAAAABHE/8AoOj6BjKS4/s72-c/Dog-Growl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-7047831391482494344</id><published>2009-07-07T23:15:00.004+03:00</published><updated>2009-07-07T23:20:05.470+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülben ergen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='parçanın adı neydi unuttum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oğuzhan koç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evde çekindim'/><title type='text'>Evde Çekindim</title><content type='html'>&lt;embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=1015254" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" width="100%" height="355" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div style="background:#000000; padding:7px 0px  7px 7px;"&gt;&lt;/div&gt; Bu videodaki benim. Ayrıca "Evde çekindim." İzleyin. Ühühühü :(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-7047831391482494344?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/7047831391482494344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/07/evde-cekindim.html#comment-form' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/7047831391482494344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/7047831391482494344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/07/evde-cekindim.html' title='Evde Çekindim'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-5441856276267206786</id><published>2009-06-28T03:57:00.006+03:00</published><updated>2009-06-28T04:07:43.284+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='humeyni'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekşi sözlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gnydgn'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='13 haziran 2009 iran ayaklanması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='musavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iran musavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mahmud ahmedinejad'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iran çatışmaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamaney'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iran ayaklanması'/><title type='text'>İran'da Ayaklanma; Bende Rüya</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SkbBxVoZMbI/AAAAAAAABFM/LU2GXKwYMmI/s1600-h/iran.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 129px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SkbBxVoZMbI/AAAAAAAABFM/LU2GXKwYMmI/s200/iran.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352178260540731826" /&gt;&lt;/a&gt;Ekşi Sözlük'teki "13 haziran 2009 iran ayaklanması" başlığına, 2 gün önce aşağıdaki entry'i girmiştim. Aynen buraya kopyalıyorum, gördüğüm ilginç bir rüya. Birçok tezatlığı içinde taşıyan bir garip rüya. Başlıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;13 haziran 2009 iran ayaklanması:&lt;/b&gt; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;gece rüyamda gördüğüm ayaklanmadır. burdan bir otobüs tutuyoruz. güya, birçok kişiyi otobüslerle iran'a taşıyacağız, ordaki ayaklanmaya destek sunacağız. kimler yok ki arabada? kardeşim, dedem, yengem, kuzenlerim ve birçok arkadaşım. otobüste 35 kişiyiz. bir de otobüsü tutan, insanları ikna eden, bilinçlendiren bir ablamız var başımızda. soruyorum: 2 gün sürer değil mi yolculuk? "evet" diyor. içimden "çok uzun ya bu süre" deyiveriyorum. rüya saçmalamasıyla "uçak tutsaydık daha mantıklı olmaz mıydı?" diye soruyorum. "olur muydu sence günay?" diye sorunca söz konusu abla, başımı önüme eğiyorum.&lt;/span&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;otobüs sık sık molalar veriyor. her mola verişinde de ben otobüsten kaçmak istiyorum. hala türkiye'deyiz nasıl olsa. yakalanıp hapse koyulursak, derdimizi nasıl anlatacağımızı düşünüyorum. kaçmayı unutunca da aklıma kardeşim geliyor. daha küçük, lise çağında. "ne işi var onun burda?" diye düşünüyorum bir de içten içe. ama düşündüğüm şeye bak, yan tarafımda 70'ini geçmiş dedem çatışmaya gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşlarım otobüsün arkasında türküler, marşlar söylüyor. yine rüya saçmalaması içerisinde toros dağlarının en yüksek noktasında mola veriyoruz güya. toros dağları filan şu anda bilmiyorum ama rüya içerisinde gayet mantıklı geliyor. yan tarafımda yengem "ince memed toroslardan gürledi" diye "ince memed" parçasına giriyor. ancak kendisinden ses erkek gibi çıkıyor. rüya saçmalaması içerisinde bu da mantıklı geliyor bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ince memed toroslar’dan gürledi&lt;br /&gt;buhurcular kulak verip dinledi&lt;br /&gt;onyedi kurşunu yedi ölmedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kardeşim dağlarda geziyor; daha doğrusu koşuyor, tepeleri filan aşıyor, iniyor çıkıyor garip garip. toros dağları da, küçükken bolca izlediğim heidi çizgi filmindeki dağların aynısı. bizim toroslarımız, rüyamda alp dağları olarak karşıma çıkmış. böyle dağların doruklarında hafif karlar, yemyeşil düzlükler, inekler, koyunlar filanlar falanlar. bu arada arkadaşlarım yan tarafta okey masası kurmuşlar. çatışma öncesi biraz eğlenelim diyenler var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra oturuyorum. güya toroslardan iran görülebiliyormuş da iran sınırına bakıyorum. tam sınırların olduğu yerden itibaren dumanlar yükseliyor. sanki uzaydan bakıyorum gibi, ancak bir fark var. uzaydan fiziki olarak görebileceğim iran haritasına birisi sarı çizgiler koymuş, sınırları belli etmiş. google earth'te ülke sınırlarını belli ederiz ya, öyle bir şey; hatta tam olarak öyle diyebilirim. kara dumanları gördükçe içimden "gitmeyelim, gitmeyelim" demelerimi çoğaltıyorum. sürekli dayak yiyeceğimizi, hapse atılacağımızı, herkesin orda bizi unutacağını, sokakta kurşun yiyebilip ölebileceğimizi; kardeşimi, akrabalarımı ve arkadaşlarımı düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra yeniden otobüse binecekken rüyam son buluyor. kalkıyorum. gözlerimi faltaşı gibi açıyorum yatakta. faltaşı gibi açıyorum ki bir daha uyumayayım, rüyaya geri dönmeyeyim. "iyi ki bitmiş" diyorum. rüyamda her şey o kadar korkutucu ki. ve umutsuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben basit bir rüyada bile bu kadar korkuyorum; bir de iran'da rüya değil gerçeği yaşayanlar var: her an öldürülebilecekler, dayak yiyebilecekler, hapse gönderilebilecekler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zor onlar için her şey. sıradan bir ülkede çıkabilecek isyandan daha farklı onların isyanı. birlikte hareket etme ihtimalleri az; birlikte ölüm ihtimalleri çok olan bir halkın isyan bu. cesarete en çok iranlı gençlerin ihtiyacı var şu zamanlarda. bilmiyorum ki ne desem.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-5441856276267206786?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/5441856276267206786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/06/iran-da-ayaklanma-bende-ruya.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/5441856276267206786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/5441856276267206786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/06/iran-da-ayaklanma-bende-ruya.html' title='İran&apos;da Ayaklanma; Bende Rüya'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SkbBxVoZMbI/AAAAAAAABFM/LU2GXKwYMmI/s72-c/iran.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5337708143961451224.post-346411291304814299</id><published>2009-06-26T16:08:00.008+03:00</published><updated>2009-06-26T16:42:12.514+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeytan tüyü resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeytan kılı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeytan tüyü nasıl çıkar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tanrı tüyü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeytan tüyü nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeytan tüyü kimde çıkar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeytan tüyü'/><title type='text'>Şeytan Tüyü Bolluğu Yaşarken</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SkTO7DaxgFI/AAAAAAAABEk/98M_qWOAOPk/s1600-h/%C5%9Feytan.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SkTO7DaxgFI/AAAAAAAABEk/98M_qWOAOPk/s200/%C5%9Feytan.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351629771148197970" /&gt;&lt;/a&gt;Yaz aylarında farkettiğim bir bolluktan söz edeyim size. Kışın başımızı, götümüzü örttüğümüz için pek farkedemediğimiz bir bolluk belki de bu. Evet efendim açıklıyorum: Şeytan tüyü bolluğu. "Nedir bu şeytan tüyü, ne işe yarar, neden çıkar, bu ne lan çabuk açıkla?" diyenlere açıklamalarım var aşağılarda, bir yerlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeytan tüyü dediğimiz şey, bir şeytanda bir de pek sevgili insanlarda bulunan bir tüy; genellikle beyaz renkte olur, diğer tüy ve kıllardan 10 misli daha uzun olabilir :) Böylece garip bir şeydir. Mesela dün denize gittik ve hemen birisini kaşfettim. Arkadaşlarıma gösterdim, gösterirken ben de bir an şok oldum çünkü iki parmağımla tutup çektiğim bu tüy, hayvansal boyutlara ulaşmıştı. Hiç abartmıyorum en az 20 santim; fazlası olur, azı olmaz. 20 santimlik bir tüy diyorum lan. Alo!&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda bahsettiğim 20 santimlik tüyüm, akşam saatlerine doğru yerinde yoktu. Muhtemelen bu durumdan hoşlanmayan bir arkadaşım, tüyümü koparmış olacak :( Bilmiyor ki şeytan tüyü koparanların, işi yolunda gitmez, ayağı çamurdan çıkmaz... Peh, benim için hava hoş. Yeniden çıkar ne de olsa. Mesela şu an özenle yetiştirdiğim bir tanesi 10 santime yaklaştı, bir diğeri de boynumda yine 6-7 cm en az. Ben her gün bunları ölçüyorum, suyunu veriyorum, ilaçlıyorum. Bakımını yapıyorum anlayacağınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tüye sahip olanların da tabi çeşitli ayrıcalıkları varmış. Mesela genelde başarılı olurlarmış, dikkat çekerlermiş, ayrıcalıklı görünürlermiş, kendini çok sevdirirmiş vs. Güzel şeyler bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnce görünüşü olduğu için hemen koparılırmış gibi görünen bu tüy zor kopuyor sanırım. Hiç kendim koparmadım ancak hafif çektim, kopar gibi sandığım bu tüyler, deriye nasıl yapışıyorsa artık kolay kolay ayrılmıyor bu sevdadan. "Burda durcam, uzadıkça uzicam, devasa boyutlara ulaşcam, hepinizin gtüne koycam" havaları var. Az önce yazdığım şeyi, sizi güldürmek için yazdım. Umarım güldürebilmişimdir. Teşekkür ederim ilginiz için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin şakası, saçmalanamayışı, garipliği, gerizekalılığı bir yana; bu tüylerden neden bende çıkıyor bilmiyorum ama kendilerinden pek de rahatsız olduğum söylenemez. Öyle geçiniyoruz. Ben şeytan, o tüyüm. Sevgiyle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kib Öpt By!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5337708143961451224-346411291304814299?l=www.gunaydogan.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.gunaydogan.com/feeds/346411291304814299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/06/seytan-tuyu-bollugu-yasarken.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/346411291304814299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5337708143961451224/posts/default/346411291304814299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.gunaydogan.com/2009/06/seytan-tuyu-bollugu-yasarken.html' title='Şeytan Tüyü Bolluğu Yaşarken'/><author><name>Günay Doğan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12478781574041842558</uri><email>gnydgn@gmail.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='16012001519791773395'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_bVu37zVD5Dw/SkTO7DaxgFI/AAAAAAAABEk/98M_qWOAOPk/s72-c/%C5%9Feytan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>8</thr:total></entry></feed>