<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257767576090521016</id><updated>2009-11-28T22:04:29.831+02:00</updated><title type='text'>Her şey üzerine görüşler</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default?start-index=26'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='previous' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default?start-index=19&amp;max-results=7'/><author><name>Da Vinci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04999323764738094233</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>32</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>26</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257767576090521016.post-42703158528068253</id><published>2009-08-16T17:29:00.001+03:00</published><updated>2009-08-16T17:37:55.297+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nick Matzke'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akıllı tasarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mike Gene'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Thomas Schneider'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Phillip Johnson'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gen duplikasyonu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='homoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakteri kamçısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Michael Behe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='William Dembski'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mark Pallen'/><title type='text'>Hariçten okunan gazeller (4)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Suat'ın üzüntü verici &lt;a href="http://dusunceler.org/2009/03/16/darwin-tartismalarina-devam/"&gt;yazısını&lt;/a&gt; incelemeye devam ediyoruz:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ya kambriyen fosillerinin teori ile çelişiyor diye tam 60 yıl bir tavan arasında  gizlenmesine?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;Kim, neyi, nerde, kimden, niçin saklamış Suat? Aslında bunu ciddeye alıp buraya aktarmamam bile gerekirdi ama evrim teorisine ölümcül bir darbe vuran birşeymiş gibi kalın harflerle yazınca değinmeden geçmeyeyim dedim. Kimsenin birşeyi sakladığı yok Suat. Neymiş bu evrim teorisi ile çelişen fosiller? Nerde bu meretler Suat? Sen bilim insanlarının açıklamalarını görmezden gelirsen böyle komik sonuçlara varırsın. Örneğin Stephen Jay Gould'un &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Wonderful Life: The Burgess Shale and the Nature of History&lt;/span&gt; adlı kitabını &lt;a href="http://avaxhome.ws/ebooks/history_military/WonderfulLifegPG.html"&gt;buradan&lt;/a&gt; okumaya ne dersin? Umarım yine her zamanki çok bilmişliğinle Gould'un adını duyunca, her tarafından cehalet akan &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Gould dediğin adam Darwinizmin Gorbaçov'udur"&lt;/span&gt; zırvasını getirmezsin karşıma. Komik oluyor çünkü...&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Mutant dört kanatlı meyve sineklerinin ilave iki kanatının aslında uçuş kaslarından yoksun olduğu yani ’sakat’ olduğu bilinmesine rağmen hala mutasyonların bilgi üretimine örnek veriliyor ders kitaplarında?&lt;/blockquote&gt;Hangi ders kitaplarından bahsediyorsun Suat? Hadi onu geçelim ve asıl konuya gelelim. Mutasyonlar DNA içinde bilgi üretemez mi diyorsun Suat? İddia ettiğin şey bu mu? Gen duplikasyonu nedir bilir misin Suat? DNA içerisinde herhangi bir genin bulunduğu bir parça DNA kopyalanması sırasında hata ile genom içerisinde farklı bir yere kopyalanabilir. Böylece daha önce gen olmayan bir yere bir gen gelmiş olur. Bu gayet iyi bilinen bir süreçtir. Mevcut gen olması gereken yerde kaldığı ve işlevini eskisi gibi sürdürdüğü için kopya gende meydana gelecek değişiklikler, canlıda o genin ürettiği maddenin eksikliğinden kaynaklanacak problemlere neden olmayacaktır. Bu durumda kopya gen oyun tahtası durumuna gelmiştir. Böylece gende meydana gelecek ufak değişkliklerle yeni proteinler ortaya çıkabilecektir. Daha önce hiçbir canlıda görülmeyen, yeni bir işlevi olan veya mevcut bir işlevi geliştiren, eşsiz bir yapısı olan orijinal proteinler ortaya çıkabilecektir. Gen aileleri nasıl oluşuyor ve ailelerin yeni üyelerinin kökeni nasıl açıklanıyor sanıyordun Suat? Ama doğru, sen açıklanmıyor sanıyordun değil mi? Gen duplikasyonu yeni genlerin kökenini oluşturan temel mekanizmalardan sadece bir tanesi. Diğerlerini de basitçe google'da "origin of new genes" diye arayarak bulabilirsin. Örneğin Nature'dan &lt;a href="http://pondside.uchicago.edu/%7Elonglab/publications/pdfs/2004_origin_of_new_genes.pdf"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;The &lt;/span&gt;&lt;em style="font-style: italic;"&gt;origin of new genes&lt;/em&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;: glimpses from the young and old&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; başlıklı makale gözlerini açman adına gayet iyi bir başlangıç olabilir. Tabi bu arada yeri gelmişken, Thomas D. Schneider'in Behe ve Dembski'nin biyolojik bilginin oluşumu ve indirgenemez karmaşıklığın evrimiyle ilgili argümanlarını adeta yerle bir eden çalışmasını ve &lt;a href="http://nar.oxfordjournals.org/cgi/content/full/28/14/2794"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Evolution of biological information&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; başlıklı makalesini belirtmeden geçmek olmazdı. Önce bunları iyice bir oku ve hazmet. Ondan sonra tekrar konuşuruz.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Darwinin ispinozlarının çeşitlenmesinin aslında varyasyon olduğu halde niçin hala doğal seçilimin evrimleştirici gücü olarak gösteriliyor?&lt;/blockquote&gt;Ayıptır sorması Suat, bu varyasyonlar nasıl ortaya çıkıyor? Allah tüm varyasyonları içeren sayıda canlıyı hokus pokus ile yaratıp doğaya mı saldı? Nerden geliyor bu mutasyonlar? Yoksa tüm varyasyonlara ait genetik bilgiyi DNA'nın içine işleyip işin geri kalanını doğal seçilime mi bıraktı? Yukarda linkini verdiğim Schneider'in makalesi kopyalama (yani bu durumda üreme), mutasyonlar ve seçilimin genetik bilginin oluşumu için yeterli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Zahmet edip okursan bunu sen de göreceksin.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;M.Behe’nin ya da darwinian evrime muhalefet eden başkaca bilim adamlarının argümanları çoğu kez sadece ‘alayla’ karşılanıyor gibi gözükse de (belki de kitlelere, ‘gerçek bilim insanları bunlarla alay ediyor’  gibi gösterilse de) bir yandan da itirazlar ciddiye alınıyor ki, harıl harıl bu itirazlara cevap üretilmeye çalışılıyor. İlginç olan ise Behe’nin argümanına karşı öne sürülen ve (mesela) “bunların alt mekanizmaları ayrı ayrı amaçlar için evrimleşti sonra biraraya geldi kompleks bir yapı oldu” vs şeklinde cevap vererek IK yapıların indirgenebilirliliğini savunan Matzke gibileri de diğer cenahta alay konusu oluyor.  40 ayrı proteinle kodlanan son derece kompleks bir yapıdan söz ediyor adam. Bunu açıklama diye veriyor. Bari bilemiyoruz de, demiyor.   Zaten bu sonradan biraraya gelmeyi sorguluyor  Behe ve benzerlerinin itirazları, cevap verdiğini sananlar da  onların bu itirazını doğruluyor.&lt;/blockquote&gt;Kazın ayağı pek de senin oradam gözüktüğü gibi değil Suat. Bakteri kamçısı 40 ayrı proteinden falan oluşmuyor. Birçok farklı bakteri türünde birçok farklı kamçı vardır. Bu farklı kamçılar nasıl oluşmuş olabilir neden tek bir kamçı yok da ufak değişiklikler içeren farklı kamçılar var sorusunu hiç sormayacağım bile. O alay konusu olduğunu hayal ettiğin Nicholas Matzke'nin Mark Pallen ile birlikte yaptığı araştırma ve yazdıkları &lt;a href="http://www.nature.com/nrmicro/journal/v4/n10/abs/nrmicro1493.html"&gt;makale&lt;/a&gt; (pdf haline &lt;a href="http://home.planet.nl/%7Egkorthof/pdf/Pallen_Matzke.pdf"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz) başta Michael Behe olmak üzere William Dembski, Scott Minnich, Stephen Meyer ve Casey Luskin gibi akıllı tasarımcıların bir ikon haline getirdikleri bakteri kamçısı hakkındaki cehaletlerini adeta yüzlerine vurmuştur. Ayrıca alay konusu olduğunu söylediğin Matzke bu çalışması nedeniyle, akıllı tasarımın bana göre en önemli destekçisi olan Mike Gene tarafından &lt;a href="http://telicthoughts.com/congratulations-are-in-order/"&gt;tebrik edilmişti&lt;/a&gt;. Daha sonrasında da Mike Gene, Natzke ve Pallen'in çalışmalarından elde edilen bilgiler ışığında bakteri kamçısının evrimi konusundaki görüşlerini tekrar gözden geçirmiş ve Matzke'nin 2003 yılında bu yana bakteri kamçısında proteinlerin bakterilerdeki diğer yapılarda bulunan proteinlerle olan homologluklarıyla ilgili ortaya koyduğu görüşlerinde haklı olduğunun ortaya çıktığını &lt;a href="http://designmatrix.wordpress.com/2009/03/28/evolution-of-bacterial-flagellum/"&gt;belirtmiştir&lt;/a&gt;. Mike Gene yeni bilgiler ışığında, bakteri kamçısının tasarlandığı yönündeki işaretlerin zayıfladığını da dürüst bir şekilde ifade etmektedir. Burada önemli olan nokta Mike Gene'in, yaratılışa iman etmiş Phillip Johnson'ın fikir babası olduğu AT hareketiyle uzaktan yakından ilgisi olmaması ve kendini dini, sosyal ve politik angajmanlar içine sokmamış olmasıdır. Yeni bilimsel verileri dürüstçe değerlendirip, kendi görüşlerini desteklemiyor olsa bile kabul ederek, belli bir konuda karşı görüştekilerin savundukları şeyin doğru olduğunun ortaya çıktığını açıkça ifade edebiliyor olması Mike Gene'i önemli ve değerli kılan en önemli özelliğidir. Maalesef aynı davranışı AT hareketinin kadrolu elemanlarında göremiyoruz. AT hareketinin en önemli eksikliği dürüstlük ki bu da yaratılışçı akrabalarından aldıkları en kötü özellik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyu biraz dağıttık farkındayım. Gelelim 40 ayrı protein masalına. Matzke ve Pallen'in buluşundan önce Behe, Dembski, Minnich, Meyer ve Luskin gibi en önemli AT savunucuları kitaplarında ve yazılarında 40 adet vazgeçilmez (olmazsa olmaz) proteinin 30 tanesinin hiç homologu olmadığını ve bu sebeple bakteri kamçısının başka bir yapıdan evrimleşmiş olmasının mümkün olmadığını savunmaktaydılar. Fakat Matzke ve Pallen sadece 23 adet proteinin vazgeçilmez olduğunu ve bunlardan da sadece ve sadece 2 tanesinin homologu olmadığını ortaya koymuştur. Mike Gene'in, Matzke'yi tebrik etmesine ve bakteri kamçısının tasarlanmışlığı konusundaki görüşlerinin değişmesine neden olan şey budur. Suat sakın ola &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"hohohohhooo homoloji dedi, salağa bak, homoloji dediğin şey totolojidir, hohohohoooo"&lt;/span&gt; tarzıdaki her zamanki cehalet kokan yaklaşımına başvurma. Homolog yapılar dediğimiz şey yapıları benzer olan fakat buna karşın farklı işlevleri olan yapılardır. Bakteri kamçısının proteinlerinin homologlarının olması da farklı yapılardaki bazı proteinlerin, bakteri kamçısındaki proteinlerle yapıları benzer olmasına rağmen farklı işlevleri olduğu anlamına gelir. Bu kadar.  Tanım ve açıklama budur. Ne eksik ne fazla. Tanımın içeriğinde akrabalıkla ilgili hiçbir şey yok, dikkatini çekerim. Her zamanki totoloji mavalını okuyacaksan da zahmet olacak ama mantıksal bir açıklama yapmayı denersen çok iyi olur. Kaldı ki Behe, Dembski, Meyer ve diğerleri 30 proteinin homologu olmadığı (hatalı) bilgisinden yola çıkarak bakteri kamçısının evrimleşmiş olmayacağını iddia ediyorlardı. Yani onlar da homolojinin,  &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"hohohohooo homoloji dedi, salağa bak"&lt;/span&gt; şeklinde cahilce bir yaklaşımla dalga geçilerek ve görmezden gelinerek bir kenara atılamayacak türde evrimi destekleyici bir gösterge olduğunun farkındalar. Senin de bunu bir gün kavrayacağını umuyorum Suat.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257767576090521016-42703158528068253?l=herseyuzerine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/feeds/42703158528068253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/haricten-okunan-gazeller-4.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/42703158528068253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/42703158528068253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/haricten-okunan-gazeller-4.html' title='Hariçten okunan gazeller (4)'/><author><name>Da Vinci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04999323764738094233</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='01522829269328824084'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257767576090521016.post-7015300662045748830</id><published>2009-08-15T23:48:00.003+03:00</published><updated>2009-08-16T12:29:00.245+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayvan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='National Geographic'/><title type='text'>Hayvanlar düşünebilir mi?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: 700; font-size: 10pt;font-family:Verdana;" &gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;National Geographic&lt;/span&gt;'ten hayvanların düşünmesi üzerine bir makale:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Akıllı hayvanlar bizlere icat etme, plan yapma, değerlendirme -ve hatta aldatma- becerilerimizde yalnız olmadığımızı söylüyor.                                  Araştırmacılar, zaman içinde gerçekleştirdikleri yaratıcı deneylerle insana özgü zannedilen yetenekleri başka hayvan türlerinde de belgeleyerek, bize kendi becerilerimizin kaynağına ilişkin bir kapı aralıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darwin’den beri biyologlar hayvanların düşünüp düşünmediğine ve duyguları olup olmadığına kafa yormuşlardır. Hayvan (ve tabii ki insan) beyninin, diğer özellikler gibi evrim geçirerek, belirli ortamlarda işlev görmek için gerekli becerileri edindiği görüşünü ortaya atan kişi Darwin’di. Ama herkes bu görüşe katılmadı. 20. yüzyılın ilk yarısında ağır basan teori davranışçılık, yani hayvanların bilinçli karar alma yetisinden yoksun olduğu ve bütün eylemlerinin doğal davranış çerçevesinde açıklanabileceği görüşüydü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde hayvan bilişselliği alanı, davranışçılığın ötesine geçerek, birçok yeni araştırma dalını kucaklayan bir yapı kazanmıştır. Yabanıl ortamda birçok değişkenle karşılaşılmasından dolayı, çalışmaların büyük bölümü esaret altındaki hayvanları kapsıyor. İncelenen hayvanlardan bazıları ve bilişsel becerileri konusunda elde edilen bulgular aşağıda sıralanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.agnostik.org/10133-hayvanlar-da-dusunebiliyor-mu.html"&gt;Yazının devamı -&gt;&gt;&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt;Hâlâ insan dışındaki hayvanların düşünemediğini sananlara duyurulur.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257767576090521016-7015300662045748830?l=herseyuzerine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/feeds/7015300662045748830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/hayvanlar-dusunebilir-mi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/7015300662045748830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/7015300662045748830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/hayvanlar-dusunebilir-mi.html' title='Hayvanlar düşünebilir mi?'/><author><name>Da Vinci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04999323764738094233</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='01522829269328824084'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257767576090521016.post-279495502174682883</id><published>2009-08-12T23:48:00.002+03:00</published><updated>2009-08-13T00:29:41.135+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biberli güveler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bernard Kettlewell'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Michael Majerus'/><title type='text'>Hariçten okunan gazeller (3)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Suat'ın meşhur &lt;a href="http://dusunceler.org/2009/03/16/darwin-tartismalarina-devam/"&gt;yazısını&lt;/a&gt; incelemeye devam edelim:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Kettlewell’in o meşhur biberli kelebeklerinin ağaç gövdelerine konmadığı ve aslında ölü kelebeklerin ağaç gövdelerine iğnelendiği ama bunun gizlendiği ve bu sahtekarlık ortaya çıkmasına rağmen Londra Doğa Tarihi Müzesinde bu sahte doğal seçilim kanıtının sergilendiğini neyle açıklayabiliriz?&lt;/blockquote&gt;Ayıptır sorması Suat, biberli güvelerin (kelebek değil, ikisi &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Differences_between_butterflies_and_moths"&gt;farklı&lt;/a&gt; şeylerdir) ağaç gövdelerine konmadığını da nerden çıkardın? Michael Majerus'un 1998'de yazdığı &lt;a href="http://books.google.com.tr/books?id=kUspPcF7sRsC&amp;amp;printsec=frontcover&amp;amp;source=gbs_v2_summary_r&amp;amp;cad=0#v=onepage&amp;amp;q=&amp;amp;f=false"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Melanism: Evolution in Action&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; adlı kitabında gösterdiği gibi biberli güveler (Suat'ın kaynağı olan Jonathan Wells'in iddialarının aksine) ağaçların gövdelerine konmaktadır. Bazı ders kitaplarında güvelerin renk farklılıklarını ve bulundukları zemin üzerindeki görüşünüşlerini belirgin olarak göstermek için eğitimsel amaçlı olarak düzenlenmiş resimlerden yola çıkarak evrim teorisine saldırmak biraz komik olmuyor mu Suat? Ayrıca Kettlewell'in deneylerinde biberli güveleri ağaç gövdesine iğneleyerek insanları kandırdığı ise tamamen hayal mahsülüdür ve açık bir iftiradır. Bildiğim kadarıyla Wells bile böyle birşey iddia etmiyordu kitabında. Onun iddiası okullardaki ders kitaplarında bulunan resimlerin bu şekilde oluşturulduğuydu. Yoksa Kettlewell ölü güveleri ağaca iğneleyerek insanları aldattı gibi birşey dediğini sanmıyorum. Aslında böyle bir hezeyan ondan beklenmeyecek birşey değil ama bildiğim kadarıyla iddiası bu değildi. Ama öyleyse de bu benim için hiç şaşırtıcı olmaz. Kaldı ki onun yerine sen yapmışsın. Neye dayanarak böyle birşey ortaya attığını bilmiyorum. Belki yanlış hatırlıyorsundur, belki de okuyanları yobaz, sahtekar, ahlaksız darwinistlerin iğrençliklerine inandırmak için çıktığın yolda hızını alamayıp duvara toslamışsındır, kim bilir. Ama bilinçli olarak böyle birşey uydurduğunu düşünmek istemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Michael Majerus, kitabında 1964-1996 arasındaki araştırmalarına dayanarak istatistiki veriler sunuyor ve doğal ortamında gerçek fotoğrafları çekilmiş biberli güve resimleri sunuyor. Güvelerin agaç gövde, dal, dal-gövde birleşimi gibi bölgelere konduklarını açıkça ortaya koyuyor. Bu gerçekler ortadayken, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"biberli güveler agaç gövdesine konmazlar, resimlerin hepsi sahtekarlık ürünüdür, biberli güveler evrime delil olarak gösterilemez, bunların hepsi uydurma"&lt;/span&gt; tarzında bir yaklaşım, gerçeklerin bilinçli olarak görmezden gelinmesi ve yalanın ısrarla savunulması gibi ciddi zihinsel sorunların işaretçisi olabilecek gibi gözükmektedir. Kaldı ki Michael Majerus, Bernard Kettlewell'in deneyinin yapılış şekliyle ilgili eleştirlerde bulunsa da biberli güvelerin durumunun, doğal seçilimin evrimin bir mekanizması olduğunu gösteren en iyi örneklerden biri olduğunu &lt;a href="http://www.talkorigins.org/faqs/wells/iconob.html#mothmaj"&gt;söylemektedir&lt;/a&gt;. Özellikle &lt;span style="font-style: italic;"&gt;The Peppered Moth: The Proof of Darwinian Evolution&lt;/span&gt; başlıklı &lt;a href="http://www.gen.cam.ac.uk/Research/Majerus/SwedenPepperedmoth2007.ppt"&gt;sunumunu&lt;/a&gt; incelemek isteyebilirsin. Hani hep darwinci evrimi destekleyen delillerin olmadığından bahsediyorsun ya işte onun için veriyorum bunu. İncele bakalım, belki agnostisizminde hafif de olsa kaymalar olur. Bu tip temelsiz ve saman adam iddiaların evrim teorisinden kuşku duyulmasına neden olduğunu düşünmen gerçekten üzücü.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257767576090521016-279495502174682883?l=herseyuzerine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/feeds/279495502174682883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/haricten-okunan-gazeller-3.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/279495502174682883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/279495502174682883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/haricten-okunan-gazeller-3.html' title='Hariçten okunan gazeller (3)'/><author><name>Da Vinci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04999323764738094233</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='01522829269328824084'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257767576090521016.post-3808266865550348220</id><published>2009-08-09T18:52:00.001+03:00</published><updated>2009-08-09T19:59:26.109+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ernst Haeckel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Charles Darwin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='embriyoloji'/><title type='text'>Hariçten okunan gazeller (2)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Suat'ın &lt;a href="http://dusunceler.org/2009/03/16/darwin-tartismalarina-devam/"&gt;yazdıklarını&lt;/a&gt; incelemeye devam edelim:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Embriyo çizimleri ile oynayarak “bireyoluş soyoluşun tekrardır” hikmeti yumurtlayan Heackel’in sahte çizimlerini 100 yıla yakın evrim kanıtı olarak kakalamaya çalışanlar da aynı çizginin devamıdır. Ders kitaplarına kadar girmiş bu sahte kanıt ancak onyıllar sonra kitaplardan çıkarılmıştır. (Aslen çizimler doğru da olsa kanıt sayılmaz çünkü salt homolojidir bu. Böyle bir garabet.) &lt;p&gt;Oysa bu çizimlerin sahte olduğuna yönelik kuşkular daha 20′lerin başında dile getirilmiş ama bu kuşkular muhtemelen  aynı biçimdeki darwinist terörizm nedeniyle kabul görmemiş bir 30 yıl daha çocuklara evrim kanıtı diye pazarlanmıştır. Hala günümüzde bu çizimleri evrim kanıtı sanan, isimlerinin önünde bol akademik ünvan bulunan cahiller mevcuttur üstelik!&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Haeckel'ın çizimlerinin Darwin'in görüşleriyle uzaktan yakından bir ilgisi olup olmadığına bakalım ilk olarak. Darwin'in en önemli kitabı olan &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/On_the_Origin_of_Species"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Türlerin Kökeni&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;'nin ilk baskısını 1859, altıncı ve son baskısını ise 1872'de yayımlanmıştır. &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_Descent_of_Man,_and_Selection_in_Relation_to_Sex"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İnsanın Türeyişi&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; ise 1871'de yayımlanmıştır. Ernst Haeckel'ın &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Recapitulation_theory"&gt;tekrarlama teorisi&lt;/a&gt; veya biogenetik kanun olarak bilinen ve kısaca Suat'ın da ifade ettiği gibi &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"bireyoluş soyoluşun tekrardır"&lt;/span&gt; veya &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"gelişim soysal kökenin tekrarlanmasıdır"&lt;/span&gt; şeklinde özetlenebilecek görüşlerini ilk olarak 1866'da ortaya koymuştur. Embriyo çizimleri ise ilk defa 1874'te yayımlanmıştır. Kısaca Darwin'in görüşleri hiçbir şekilde Haeckel'in yanlış teorisi ve hatalı çizimlerine dayanmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki gerçekten de Haeckel'in görüşleri ve/veya çizimleri bilinçli olarak insanları kandırmak için evrim delili olarak gösterilmeye çalışılmış mıdır? Bu da maalesef doğru değil. Haeckel'in biogenetik kanunu ortaya çıktıktan sonra devamlı olarak eleştirilmiş ve kabul görmemiştir. Aşağıdaki bilim insanları belirtilen yıllarda Haeckel'in görüşlerine açıkça &lt;a href="http://www.talkorigins.org/faqs/wells/haeckel.html"&gt;karşı çıkmıştır&lt;/a&gt;:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style="text-align: justify;"&gt;&lt;li&gt;Adam Sedgwick, 1894&lt;/li&gt;&lt;li&gt;William Garstang, 1922&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gavin de Beer, 1958&lt;/li&gt;&lt;li&gt;William Ballard, 1976&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Stephen J. Gould, 1977&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Richard Elinson, 1987&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Jane Oppenheimer, 1987&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Michael Richardson, 1995&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Stephen J. Gould, 2000&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Çizimler konusunda ise maalesef bazı hatalar yapılmış. Özellikle de bazı ders kitaplarında. Bazı biyoloji ders kitapların embriyolojiyle ilgili bölümlerde Haeckel'in çizimleri veya daha sonra ortaya çıkan Haeckel'inkilere dayanan benzer çizimler yer aldığı doğru. Ama teknolojinin gelişmesiyle artık çizimlerin yerini fotoğraflar alıyor ve böylece hatalar düzeltiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Embriyo fotoğraflardan elde edilen veriler açık şekilde evrim teorisi &lt;a href="http://www.talkorigins.org/faqs/comdesc/section2.html#ontogeny"&gt;destekler yöndedir&lt;/a&gt;. Kaldı ki evrim gerçeğini ve evrim teorisini destekleyen o kadar çok su götürmez delil var ki Haeckel'in 100 yılı geçkin hatalı çizimlerinin evrim teorisinin doğruluğundan şüphe edilmesine neden olması garip bir durum. Suat, bu çizimleri "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;evrim teorisinden kuşku duymak için son derece haklı nedenler"&lt;/span&gt; içinde göstermiş ki bu bana açıkçası komik geliyor.&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote&gt;Daha ötesi E. Penissi’nin Sciense’deki bir makalesine göre Haeckel çizimlerinin sahte olduğunu daha yüzyılın başında itiraf etmiş ama bu itiraflar çizimlerin 1901′de bir kitapta kullanılmasından sonra ortadan kaybolmuş. Ve tam 50 yıl boyunca bu sahtekarlık bilinmesine rağmen ders kitaplarında gerçek diye okutulmuş.  İşte ideoloji uğruna zaman zaman sahtekarlıkları bile böylesine kullanan müntesiplere sahip bir teori ile karşı karşıyayız.  Nasıl olur da kolayca ‘bilimsellik’ iddiasında bulunulabilir?&lt;/blockquote&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Elizabeth Pennisi'nin yazısı, Michael K. Richardson ve arkadaşlarının ortaya koyduğu fotoğraflara ve yazdıkları makaleye dayanıyor. Peki aynı Michael K. Richardson ve arkadaşları Haeckel'in çizimleri için başkaca neler söylüyor &lt;a href="http://www.evrimteorisi.org/?p=181"&gt;bakalım&lt;/a&gt;:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Bizlerin bazısının yardımcı yazar olarak yer aldığı ve Elizabeth Pennisi tarafından da konu edilmiş (Araştırma Haberleri, 5 Eylül 1997 s. 1436) yeni bir çalışma, Ernst Haeckel tarafından geçen yüzyılda yayımlanmış embriyo çizimlerindeki hataları inceledi. Çalışmamız, ulusal kanalda yayımlanan bir tartışma programında Evrim Teorisine saldırmak ve evrimin embriyolojiyi açıklayamayacağını göstermek için kullanılmıştır. Bizler bu bakış açısına kesinlikle katılmıyoruz. Embriyolojiden elde edilen bulgular Darwinci evrim ile tamamen uyumludur. Haeckel’in tanınmış çizimleri, uzun zamandır bilinen Yaratılışçı bir tartışma konusudur. (Bu çizimlerin) ilk sürümleri, farklı omurgalı türlerinde oldukça benzer görünen genç embriyoları gösterir. Temelde, Haeckel haklıydı. Bütün omurgalılar (notokorda, vücut bölmeleri, farinks keseleri içeren) benzer bir vücut taslağı geliştirirler. Bu ortak gelişme planı, ortak bir evrimsel geçmişi yansıtır. Bu bilgi, farklı hayvanlardaki gelişimin ortak genetik mekanizmalar tarafından kontrol edildiğini bildiren çok yeni ve önemli kanıtla da uyumludur. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Richardson, M. K., "Haeckel, embryos, and evolution," &lt;/span&gt;&lt;i style="font-style: italic;"&gt;Science&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Vol. 280, no. 5366 (May 15, 1998) p. 983, 985–986.&lt;/span&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;Yine aynı Michael K. Richardson 2002 yılında yayımlanan &lt;a href="http://nsmserver2.fullerton.edu/departments/chemistry/Evolution_creation/Web/Richardson2002.pdf"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Haeckel's ABC of evolution and development&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; başlıklı makalesinde şöyle &lt;a href="http://www.evrimteorisi.org/?p=181"&gt;diyor&lt;/a&gt;:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Haeckel’in çok eleştirilen embriyo çizimleri, filogenetik hipotezler, eğitime destek ve evrime kanıt olmaları açısından önemlidir. Çizimlerle ilgili bazı eleştiriler mantıklı ve akla yatkın iken, diğerleri daha çok art niyetlidir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Richardson, M. K. &amp;amp; Keuck, G. (2002) &lt;/span&gt;&lt;i style="font-style: italic;"&gt;&lt;a href="http://www.journals.cambridge.org/action/displayAbstract?fromPage=online&amp;amp;aid=135297" class="external text" title="http://www.journals.cambridge.org/action/displayAbstract?fromPage=online&amp;amp;aid=135297" rel="nofollow"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Haeckel's ABC of evolution and development," Biological Reviews (2002), 77: 495–528&lt;/span&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;Linkini verdiğim bu makale olayı her açıdan inceleyen, bu konudaki en detaylı araştırma ve inceleme yazısı gibi gözüküyor. Konuyu önemseyen ve hakkında birşeyler konuşmak isteyen herkesin bu makaleyi okuması gerektiğini düşünüyorum. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Haeckel kıçından çizimler uydurmuş, yaptığı çizimlerin gerçekle uzaktan yakından alakası yok, tuvaletteyken aklına gelenleri çizmiş"&lt;/span&gt; türde tamamen şehir efsanelerine dayalı absürd yorumlardan kurtulmak ve çizimler hakkındaki gerçeklerle yüzleşmek için bu makalenin mutlaka okunması gerekir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Adam sahtekar işte, işkembeden sallamış birşeyler, yobaz darwinist teröristler de işlerine geldiği için yanlış olduğunu bile bile kabul ediyorlar ve masum, saf çocuklara okullarda sinsice bunları gerçekmiş gibi gösterip beyinlerini yıkamaya ve evrim yalanını aldatmacayla kabullendirmeye çalışıyorlar"&lt;/span&gt; tarzında bir yaklaşım en hafif tabirle insanın kıçıyla gülmesi gereken hezeyandan ibarettir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257767576090521016-3808266865550348220?l=herseyuzerine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/feeds/3808266865550348220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/haricten-okunan-gazeller-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/3808266865550348220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/3808266865550348220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/haricten-okunan-gazeller-2.html' title='Hariçten okunan gazeller (2)'/><author><name>Da Vinci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04999323764738094233</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='01522829269328824084'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257767576090521016.post-7615122037510166183</id><published>2009-08-09T01:27:00.044+03:00</published><updated>2009-08-09T01:49:18.902+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Piltdown adamı'/><title type='text'>Hariçten okunan gazeller (1)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://dusunceler.org/"&gt;Düşünceler.org&lt;/a&gt;'da Suat şöyle &lt;a href="http://dusunceler.org/2009/03/16/darwin-tartismalarina-devam/"&gt;demiş&lt;/a&gt;:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;blockquote&gt;500 yıl yaşında bir insan katafasına, yeni ölmüş bir orangutan çenesi ekleyerek ve dişlerini törpüyle yıpratarak Piltdown adamı diye bir kayıp halka imal edilir uzun yıllar önce. &lt;b&gt;Bu sahte fosil, 40 yılı aşkın bir süre British Museum’da ara form diye gösterilir, hakkında 500 kadar “bilimsel kitap” yazılır.&lt;/b&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yeni ölmüş orangutan nerden çıktı? Bu tip şeyleri daha iyi araştırıp yazman gerekir Suat. Çenesi çalınan orangutanımız 500 yıl önce ölmüş, pek de yeni sayılmaz. Hadi bunu geçelim. Çok da önemli değil. Ortada bir sahtekarlık var. Şöhret peşinde koşan onursuz bir adamın aldatmacası var. Orası kesin. Peki 40 yılda yazılmış olan 500 kadar "bilimsel kitap" da neyin nesi oluyor Suat? Nereden çıkardın bunu? 500 taneyi geçtim bana 10 tane kitap gösterebilir misin Piltdown adamını konu alan ve buna dayanarak evrim teorisini savunan? Sadece 10 tane istiyorum Suat. İstersen 500 taneyi de verebilirsin. Hayır demem yani :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;blockquote&gt;Çeşitli dino ve kuş fosillerini birbirine ekleyerek dino-kuş geçişi diye National Geo’da yayınlama sahtekarlığı yapanlar da, bulunan ve sonradan “domuz dişi” olduğu anlaşılan ve evet sadece bir dişten hareketle “ara form, kayıp halka bulundu” diye sayısız kitap, makale, bilimsel, akademik yayın yayımlayan da yine aynı zihniyetteki işgüzar birkaç darwinisttir.&lt;/blockquote&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;Archaeoraptor&lt;/i&gt;, Çinli fosil üreticilerinin aldatmacasından ve &lt;i&gt;National Geographic&lt;/i&gt;'in beceriksiz editörü Christopher Sloan'un basiretsizliğinden başka birşey değil. İşgüzar darwinist falan yok ortada. &lt;i&gt;Nature &lt;/i&gt;ve &lt;i&gt;Science &lt;/i&gt;dergilerinin kabul etmediği birşeyin üzerine balıklama atlayan saf ve temiz delikanlının hikayesi bu aslında. &lt;i&gt;Archaeoraptor&lt;/i&gt; hakkında hiçbir kitap veya bilimsel bir dergide hakemli bir makale yayımlanmamıştır. Nebraska adamı konusunda da yine aynı şekilde işgüzar darwinist falan yok. Bilimsel bir hatanın 3-5 yıl içinde yeni çalışma ve bulgularla ortaya çıkması durumu var. Ayrıca bu sayısız kitap ve makale palavrası standarda bağlanmış heralde. Nereden çıkıyor bu sayısız makaleler anlamak mümkün değil. &lt;i&gt;"Salla gitsin, gerçeği kim nerden bilecek"&lt;/i&gt; mantığıyla bol keseden atılan rutin palavralardan biri sanırım.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257767576090521016-7615122037510166183?l=herseyuzerine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/feeds/7615122037510166183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/harictem-okunan-gazeller.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/7615122037510166183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/7615122037510166183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/harictem-okunan-gazeller.html' title='Hariçten okunan gazeller (1)'/><author><name>Da Vinci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04999323764738094233</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='01522829269328824084'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257767576090521016.post-1459332501133005224</id><published>2009-08-08T23:59:00.001+03:00</published><updated>2009-08-09T00:02:48.179+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yıldırım Demirören'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Önden olur, arkadan ı ıhhh</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_oYtrPhPjMJ4/Sn3nupMW3nI/AAAAAAAAAhA/aele-p9NYKA/s1600-h/demiroren.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 175px; height: 130px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_oYtrPhPjMJ4/Sn3nupMW3nI/AAAAAAAAAhA/aele-p9NYKA/s320/demiroren.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5367701119413182066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yıldırım Demirören şöyle &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/24990119/"&gt;demiş&lt;/a&gt;:&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;blockquote&gt;Beşiktaş gibi bir kulüp senede 2-3 milyon dolar kazanacak diye formasının sırtına reklam almaz.&lt;/blockquote&gt;Önüne, sağına, soluna alıyorsun ama arkasına almayı küçük düşürücü birşey olarak görüyorsun. Komik adamsın be Yıldırım. Sakın ola formanızın arkasına istediğiniz parayı verecek enayi bulamadığından böyle konuşuyor olmayasın. Bana kalsa formanın hiçbir yerinde reklam olmasını istemem ama sen her tarafına reklam alıp sadece arkasına almam dersen insanlar sana neresiyle güler biliyorsun değil mi?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257767576090521016-1459332501133005224?l=herseyuzerine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/feeds/1459332501133005224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/onden-olur-arkadan-hhh.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/1459332501133005224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/1459332501133005224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/onden-olur-arkadan-hhh.html' title='Önden olur, arkadan ı ıhhh'/><author><name>Da Vinci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04999323764738094233</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='01522829269328824084'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_oYtrPhPjMJ4/Sn3nupMW3nI/AAAAAAAAAhA/aele-p9NYKA/s72-c/demiroren.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5257767576090521016.post-6662689932830425639</id><published>2009-08-01T21:11:00.001+03:00</published><updated>2009-08-02T13:14:06.670+03:00</updated><title type='text'>Yeni bir başlangıç</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Blogger'daki 5 blogu "Yüce Türk Adaleti" tarafından erişim engeli almış birisi olarak erişilmesi çok zor bir rekora sahip olduğumu tahmin ediyorum. Bunlar sadece Blogger'dakiler. Wordpress'dekileri saymıyorum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Beni eskiden beri takip edenlerin gayet iyi bildiği gibi yazılarımdaki genel ağırlık evrim teorisine karşı yapılan saldırılara cevaplar ve genel olarak bilim, felsefe ve din konularındaydı. Yeni blogumda ise her türlü konuya girmeyi düşünüyorum. Ama bu sefer öyle uzun uzun yazılarla değil kısa yorumlarla ve ağırlıklı olarak yazı tavsiyeleriyle. Bakalım nasıl olacak...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5257767576090521016-6662689932830425639?l=herseyuzerine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/feeds/6662689932830425639/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/yeni-bir-baslangc.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/6662689932830425639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5257767576090521016/posts/default/6662689932830425639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://herseyuzerine.blogspot.com/2009/08/yeni-bir-baslangc.html' title='Yeni bir başlangıç'/><author><name>Da Vinci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04999323764738094233</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='01522829269328824084'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>