<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933</id><updated>2009-10-30T19:30:05.555-07:00</updated><title type='text'>DUNYA KAZAN BEN KEPCE</title><subtitle type='html'>herseyden biraz</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>25</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-8167798665677795476</id><published>2008-11-10T03:01:00.000-08:00</published><updated>2008-11-10T03:01:31.673-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style='text-align:center;margin:0px auto 10px;'&gt;&lt;a href='http://2.bp.blogspot.com/_wsDimIUjCm4/SRgUh57gJhI/AAAAAAAABeY/Fh1MaWentRE/s1600-h/antakya+mozaik+muzesi+(68).jpg'&gt;&lt;img src='http://2.bp.blogspot.com/_wsDimIUjCm4/SRgUh57gJhI/AAAAAAAABeY/Fh1MaWentRE/s320/antakya+mozaik+muzesi+(68).jpg' border='0' alt='' /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='text-align:center;margin:0px auto 10px;'&gt;&lt;a href='http://2.bp.blogspot.com/_wsDimIUjCm4/SRgUiAkfVWI/AAAAAAAABeg/lvBLwk5h7D0/s1600-h/antakya+mozaik+muzesi+(66).jpg'&gt;&lt;img src='http://2.bp.blogspot.com/_wsDimIUjCm4/SRgUiAkfVWI/AAAAAAAABeg/lvBLwk5h7D0/s320/antakya+mozaik+muzesi+(66).jpg' border='0' alt='' /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='text-align:center;margin:0px auto 10px;'&gt;&lt;a href='http://3.bp.blogspot.com/_wsDimIUjCm4/SRgUiZk_xgI/AAAAAAAABeo/3gpyVctWqL8/s1600-h/antakya+mozaik+muzesi+(69).jpg'&gt;&lt;img src='http://3.bp.blogspot.com/_wsDimIUjCm4/SRgUiZk_xgI/AAAAAAAABeo/3gpyVctWqL8/s320/antakya+mozaik+muzesi+(69).jpg' border='0' alt='' /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style='text-align:center;margin:0px auto 10px;'&gt;&lt;a href='http://3.bp.blogspot.com/_wsDimIUjCm4/SRgUilCWwqI/AAAAAAAABew/7e463wVas3A/s1600-h/antakya+mozaik+muzesi+(67).jpg'&gt;&lt;img src='http://3.bp.blogspot.com/_wsDimIUjCm4/SRgUilCWwqI/AAAAAAAABew/7e463wVas3A/s320/antakya+mozaik+muzesi+(67).jpg' border='0' alt='' /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style='clear:both; text-align:CENTER'&gt;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-8167798665677795476?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/8167798665677795476/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=8167798665677795476&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/8167798665677795476'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/8167798665677795476'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/11/blog-post.html' title=''/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wsDimIUjCm4/SRgUh57gJhI/AAAAAAAABeY/Fh1MaWentRE/s72-c/antakya+mozaik+muzesi+(68).jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-3489612593470706215</id><published>2008-06-06T03:38:00.001-07:00</published><updated>2008-06-24T04:01:37.901-07:00</updated><title type='text'>Tarsus, Mersin 31 Mayıs 2008</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SF7Gz_yj7aI/AAAAAAAAAqk/TTp4WIiKlaw/s1600-h/uzum.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SF7Gz_yj7aI/AAAAAAAAAqk/TTp4WIiKlaw/s400/uzum.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214824015140744610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;30 Mayıs sabahı kader beni yine Adana`ya getirdi.  Sunexpress ile 1 saat 15 dakika uçtuktan sonra muhteşem bir Çukurova manzarası izleyerek Adana`ya indik. Sunu söylemeden geçemeyeceğim Sunexpress de ikramlarını ücretle veren şirketlerden biri. Bu adet sadece Amerika`nın kapitalist şirketlerine özgü sanıyordum ki Türkiye'de de uygulanmaya başlanmış meğerse. 1 saatte kimse açlıktan ölmez ama bunu Türk misafirperverliğine hiç yakıştıramadık. Ta ki 5ytl ücret koymaları da kabahatlerinden büyük. Adana`da kalmadan hemen Mersine geçtik. Gecen yıl Doğu`ya yaptığımız gezi için hazırlanıyordum. Ashab-ı Kehfin mağarasını araştırırken öğrendim ki Türkiye`de tam 33 adet Ashab-ı kehf mekânı bulunuyor. Bunların hangisi doğru bilemiyorum ama elimden geldiğince hepsini görmek isterim. Kahramanmaraş sonra Tarsus da Çamlıköy` de bulunan Ashab-ı kehf mağarasına gittik. Oldukça girift bir oluşum vardı içeride ve bazı bölümlerine girmek mümkün bile değildi. Karacaoğlanın bir gün bu mağaraya girdiğini ve bir daha çıkmadığını söylerler. Artık doğrusunu Allah bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SEr2OyA3NlI/AAAAAAAAAn8/IGjKIcoyWTY/s1600-h/eshabi+kehf+(28).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SEr2OyA3NlI/AAAAAAAAAn8/IGjKIcoyWTY/s400/eshabi+kehf+(28).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209246652811392594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mersin deyince aklıma ilk gelen universite yurdundaki oda arkadaşım Erdemlili Meryem, Tarsus deyince de Eshab-ı Kehf gelir nedense. Daha uçaktan iner inmez doğru Tarsus'a yöneldik ailecek. Gezi ekibimizden söz etmek gerekirse, gezilerimin çoğu anlaşılacağı üzre ailemle olur. Herkesin gezimize katkısı farklı şekilde gerçekleşir ve tam anlamıyla bir ekip oluştururuz. Benim görevim A'dan Z'ye herşeyi araştırmak ve döküman haline getirmek. En ucuz ve en güzel otelden tutun da nerede ne gezilir ne yenilire kadar hepsi hem hobim hem de görevim sınırları dahilindedir. Uzun zamandır aramızda olamayan büyük kardeşimin de gelişi ile herşey çok daha güzel oldu. Onun göreci ise araba sürmek ve Allah vergisi yer bulma kaabiliyeti ve aklından geçen yere anında götürebilme yeteneği ile yol haritamız olarak mükemmel bir hizmet sundu bize. Babalar zaten Allah'ın bize verdiği en doğal bankalar malum. Aynı zamanda her anı değerli kılıyor canım babam benim. E annem de en güzel katılımcı, bedava danışman, dinleyici ve gezilerimizin en demirbaşı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarsus'un nereye bağlı olduğu uzun süre bir soru işareti olarak kaldı. Kimine göre Adana'ya, kimine göre Mersin'e ve hatta Hatay'ın ilçesi olduğunu sananlar var. Nedeni basit çünkü Tarsus uzun yıllar Kilikya medeniyetinin başkenti olmuş. Şaşırtma olmasın Tarsus Mersine'e bağlıdır. Adana'ya en yavas sürüşle 30-40 dakika uzaklıkta bulunan Tarsus'ta gezilecek ve görülecek çok şey vardı. Kısaca listeleyeyim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası )&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allaha inanmış birkaç onurlu gencin macerası efsaneleşmiştir ülkemizde. İslamiyetten önceki hak din olan Hristiyanlığı kabul ettikleri için ölümle burun buruna gelmiş ama Haktan ayrılmamayı tercih etmişlerdir. En güzeli ve en doğrusu O`nun anlattığıdır. Bakalım Yüce Rabbimiz nasıl anlatıyor o güzel erleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KEHF SURESİ,AYET 9-31, DiYANET YAYINLARI SUAT YILDIRIM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakîm'i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır" demişlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık. (Onları uyuttuk)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. 15. Kalkıp da, "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan başkasına asla ilah demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, ondan başka tanrılar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?" dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. (İçlerinden biri şöyle dedi:) "Madem ki onlardan ve Allah'tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah'ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. Uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta idi.) Onları görseydin, mutlaka onlardan yüz çevirip kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az", dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. "Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21. Böylece biz, (insanları) onların halinden haberdar ettik ki, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar (olayın mucizevi tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (Bazıları), "Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların halini daha iyi bilir" dediler. Duruma hakim olanlar ise, "Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız" dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22. (Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir" diyecekler. Şöyle de diyecekler: "Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir." De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O halde onlar hakkında (Kur'an'daki) apaçık tartışma (yı aktarmak) dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23. Hiçbir şey hakkında sakın "yarın şunu yapacağım" deme!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24. Ancak, "Allah dilerse yapacağım" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır" de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25. Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26. De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O ne güzel görür, O ne güzel işitir! Onların, ondan başka hiçbir dostu da yoktur. O hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27. Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O'nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O'ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28. Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zînetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29. De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. Gerçek şu ki iman edip iyi işler yapanlara gelince, elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31. İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFvkWfiHasI/AAAAAAAAAoM/d73lSooKACY/s1600-h/ashabi+kehf+(11).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFvkWfiHasI/AAAAAAAAAoM/d73lSooKACY/s400/ashabi+kehf+(11).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214012068684327618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SEr1liVlhFI/AAAAAAAAAn0/eB7cqa7nSZ8/s1600-h/eshabi+kehf+(31).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SEr1liVlhFI/AAAAAAAAAn0/eB7cqa7nSZ8/s400/eshabi+kehf+(31).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209245944228709458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kleopatra Kapısı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evliya çelebi'nin de dediği gibi bu kapı aynen at nalı şeklindedir. Zamanında Klepatra ile sevgilisi Romalı General Antonius burada buluşmuşlar. O zaman Deniz Kapısından geçerek burada buluştuğu için buraya zamanla Kleopatra kapısı demişler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwLp6LuGrI/AAAAAAAAAoU/v9KWkria39w/s1600-h/kleopatra+kapisi+(4).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwLp6LuGrI/AAAAAAAAAoU/v9KWkria39w/s400/kleopatra+kapisi+(4).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214055283209149106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarsus'da gezilecek çok yer var ama çoğu birbirine yakın. İlçe merkezinde Ulucami, hemen yanında kırkkaşık bedesteni, karşısında eski hamam, arkasında Bilal-i Habeşi'nin makamı, sokağın sonunda Danyal paygamberin kabri ve makamı şerif camii, sonra müze ve eski &lt;strong&gt;medrese &lt;/strong&gt;olan bulunuyor. &lt;br /&gt;Tarsus şelalesi, çarşıdaki Şahmeran heykeli, üzüm heykeli, Aziz Paul kilisesi, kleopatra kapısı da birbirine çok yakın. Ben gezi sırasında göre kategorize ettim ki gitmek isteyenlere faydalı olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;strong&gt;ULU CAMİİ yada Cami-i Nur &lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwQpLY4ngI/AAAAAAAAApE/OfthQ55ofiI/s1600-h/ulu+camii+(18).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwQpLY4ngI/AAAAAAAAApE/OfthQ55ofiI/s400/ulu+camii+(18).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214060768206036482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma vakti oldugundan cami doluydu. Cemaat dagilana kadar bahcede bekledik. Allahtan minarenin gölgesi vardı da sıcak başımıza geçmedi. Herkes gittikten sonra camiyi ziyaret etmek icin camiye girerken yanimiza biri geldi ve halimizi hatrimızı sordu. Meğerse caminin eski imami ve şimdiki muezzinin babasıymış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwQa8QqJRI/AAAAAAAAAo8/5fD9UhMAql0/s1600-h/ulu+camii+(22).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwQa8QqJRI/AAAAAAAAAo8/5fD9UhMAql0/s400/ulu+camii+(22).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214060523626833170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Caminin mimari özelliklerini teker teker anlattı. Ulu cami mimari tarz olarak bir Selçuklu yapısı olduğunu bağırıyor gibidir. Suriye yöresinde kullanılan şahsına munhasır taş yapısı ile Şamdaki &lt;a href="http://www.dunyaturu.com/suriye/1287_samk.jpg"&gt;Emevi Camiine &lt;/a&gt;cok benziyor. Dikdörtgen tarzda ve enlemesine uzun olarak yapılmış ki ön safta namaz kılmanın sevabını birçok kişi almış olsun. Camii 17 Nisan'a kadar restorasyondaymış. Müzeler Müdürlüğü bu nadide eserin herşeyini yeniletmiş. 900 yıllık bu dev eserin bir çok yeri aslına uygun yenilenmiş. Birçok sütun degiştirilmiş ve eski sütunlar bahçede sergileniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwMTwyNhlI/AAAAAAAAAoc/D5W2jub7qLc/s1600-h/ulu+camii+(5).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwMTwyNhlI/AAAAAAAAAoc/D5W2jub7qLc/s400/ulu+camii+(5).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214056002240742994" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mihrabtaki mermer işcilişi o kadar özgün ki sonradan yapistirma degil. Mermer oymalar yekpare mihrab ve minber ile birlikte yapılmış. Mihrabtaki oyma dişler ilk sırada 6 oyma motifler imanın 6 şartını, sonraki 5 oyma ise Islam'ın şartına işaret ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwRvS9dQTI/AAAAAAAAApM/m4rj4typ3Cw/s1600-h/ulu+camii+(16).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwRvS9dQTI/AAAAAAAAApM/m4rj4typ3Cw/s400/ulu+camii+(16).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214061972829323570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her esere imzasını zerafetle atan atalarımız daha Osmanlı kurulmadan mükemmel bir sistem kurmuş ki heryanından nezaket ve incelik fışkırıyor. Her nesil için ibadet mekanları ile yatırım yapmış, hem de evladiyelik torunluk. Kapının girişindeki bu hat yazısında İsra suresin 74. ayet yazılmış. Meali "&lt;strong&gt;Her insan kendi seciye ve karakterine göre davranır&lt;/strong&gt;" Ecdadımız da kendi karakterine uygun işler yapmışlar, 9 asır sonrasına böylesine kucak açarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwSlXZTFxI/AAAAAAAAApU/_y_AFZl1JM0/s1600-h/ulu+camii+(26).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwSlXZTFxI/AAAAAAAAApU/_y_AFZl1JM0/s400/ulu+camii+(26).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214062901732775698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ecdadımız da manevi rehberliğe önem vererek sağlam karakterini göstermiş. O devir göz önüne getirildiği zaman, camii kavramının en büyük sosyalleşme alanı olduğunu söylemek mümkündür. Camiyi yapan kişi de sutunun kenarına bir minik kitabe yazmış. Kitabeyi tam hatırlamıyorum ama bunu yapan kişiye Allah rahmet etsin diyerek kendince dua ederek rabbimden af ve mağfiret dilemiş. Allah ondan razı olsun. İçerdeki bu lamba ne kadar orijinal ve bir o kadar fonksiyoneldir. Ağırlık merkezlerinin eşit olmasından dolayı lambanın üstündeki topu ne kadar çekersen o kadar iniyor ya da çıkıyor. Böylece caminin aydınlatmasına da güzel bir çözüm bulunmuş ister loş ister aydınlık olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwNj-OczCI/AAAAAAAAAok/l55PJ6LDt4A/s1600-h/ulu+camii+(6).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwNj-OczCI/AAAAAAAAAok/l55PJ6LDt4A/s400/ulu+camii+(6).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214057380238380066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer lambanın üzerindeki tabakvari şey de camide yanan kandillerin isini tutuyor ve temizliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwV_1tbTMI/AAAAAAAAApk/fCSGGD-ixi0/s1600-h/ulu+camii+(41).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwV_1tbTMI/AAAAAAAAApk/fCSGGD-ixi0/s400/ulu+camii+(41).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214066655081745602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmam amca sonra bizi caminin içinde bulunan Lokman Hekimin makami ve Hazreti âdemin oğlu hazreti Sit`in makamını gösterdi. Caminin içinde soldaki bölümde bulunuyor. Birde sanduka var (yani kabir) burada da Harun Reşit oğlu Me`mun`un kabri var. Caminin hemen dışında da Kadiri Şeyhlerinden biri olan Seyh Muhammed Hasani'nin kabri bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwNwiPSMPI/AAAAAAAAAos/Ze5pFma6ZJA/s1600-h/ulu+camii+(11).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwNwiPSMPI/AAAAAAAAAos/Ze5pFma6ZJA/s400/ulu+camii+(11).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214057596063985906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwOmOSGXMI/AAAAAAAAAo0/zxzmPYI-p2g/s1600-h/ulu+camii+(39).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwOmOSGXMI/AAAAAAAAAo0/zxzmPYI-p2g/s400/ulu+camii+(39).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214058518420020418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Camideki eski sadaka kutularından biri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwUkbQDgnI/AAAAAAAAApc/huZKFi5esnE/s1600-h/ulu+camii+(28).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwUkbQDgnI/AAAAAAAAApc/huZKFi5esnE/s400/ulu+camii+(28).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214065084611134066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Caminin arkasında Bilali Habeşi'nin makamı ve camisi var. Açık olmadığı için giremedik.  Bu camiye giderken Kırkkaşık bedesteninden geçiyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwW3Md7R9I/AAAAAAAAAps/Inqy6pjXvPI/s1600-h/ulu+camii+(31).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwW3Md7R9I/AAAAAAAAAps/Inqy6pjXvPI/s400/ulu+camii+(31).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214067606083553234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada bir restoran ve birkaç elişi satan mağaza var. İsmi ise daha önceleri nekadar önce bilemiyorum, burada her gun 40 kişiye çorba verilirmiş ve de kaşık. Bir de bedestenin dışında 40 adet kaşık figürü bulunuyor. Bazilari da isminin buradan geldigini söyler. Tarsus herşeyiyle yaslı ama eskimeyen bir uygarlık. Bu bedesten ise 1579 yilinda Ramazanogulları beyliğinden Piri Paşa'nın oğlu İbrahim bey yaptırmıştır. İçinde toplam 25 oda ve 7 kubbe bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MAKAMI ŞERİF CAMİİ  ve DANIYAL PEYGAMBER KABRİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwYz0Fa_QI/AAAAAAAAAp8/tXnx-xjAuxI/s1600-h/danyal+nebi.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwYz0Fa_QI/AAAAAAAAAp8/tXnx-xjAuxI/s400/danyal+nebi.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214069747021970690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarsus'un taşı toprağı kültür bir şehir. Hani çanakkale'de toprağı azıcık eşseniz mutlaka elinize bir kovan bir savaş kalıntısı gelir ya; Tarsus da da toprağın altı bir Bizans imparatorluğu kalıntısı ile doludur. Dünyanın en ihtişamlı imparatorluklarından olan Bizans'dan bize kalan çok şey olmuş. Hazreti Danyal, Kuran'da ismini göremediğimiz ama çeşitli kaynaklardan varlığı bize intikal eden yüce bir peygamberdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwYmE-XheI/AAAAAAAAAp0/i7MM6LcVg5Q/s1600-h/danyal+nebi+(3).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwYmE-XheI/AAAAAAAAAp0/i7MM6LcVg5Q/s400/danyal+nebi+(3).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214069511037617634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Semerkand Dergisinden okuduğum kadarıyla, Hazreti Yakub a.s.'ın soyundan gelen İrmiya peygamber ile aynı zamanda görev yapmıştır. Birkaç yıl önce tuhaf bir tesadüfle Hazreti Danyal'in kabri bulunmuştur. Yapılan kazılarda bulunan sikkelerin Hazreti Ömer'in devrine ait olduğu anlaşılmıştır. Bu da Hazreti Ömer'in yahudilerden korumak için Danyal peygamberin kabrinin üzerinden ırmak geçirdiğine dair bize ulaşan haberlerin doğruluğunu kanıtlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen karşısındaki Kubad PaŞa medresesi yıllara meydan okuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwcOdZnezI/AAAAAAAAAqE/MZH6__yvNRA/s1600-h/kubad+pasa+medresesi+(3).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwcOdZnezI/AAAAAAAAAqE/MZH6__yvNRA/s400/kubad+pasa+medresesi+(3).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214073503324011314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski Hamam, ilçe merkezinde hemen Ulucamii karşısındadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aziz Paul Kilisesi ve kuyusu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Paul yahudi bir ailede dünyaya gelmiştir. İlk önce Hristiyanlığın yayılmasına engel olmak için hristiyanlar ile çok mücadele etmiştir. Bir gece rüyasinda Hazreti İsa'yi görmesi ile o da doğru yolu seçmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwc0EsiWHI/AAAAAAAAAqM/DKKXxFnY9TA/s1600-h/aziz+paul+kilisesi+(7).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SFwc0EsiWHI/AAAAAAAAAqM/DKKXxFnY9TA/s400/aziz+paul+kilisesi+(7).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214074149527509106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Tarsus şelalesi'ne doğru ilerledik, devamlı etrafında dolaşıp şelale aradık. Ama sonradan kuraklık nedeniyle çok akmadığını gördük. Şehrin girişinde olan Kleopatra kapısınin hemen yanındaki şalgamcilardan şalgam aldık. Ben içmedim tabi. Bu şehirdeki minik heykeller ve anıtlar de oldukca ilginç. Beyaz üzüm heykeli, Şahmeran fıskiyesi ve birçok heykel gördük. Gezmek için her daim hazırım ama bu kadar gezerken midem de zil çalıyordu. San Antonyo kilisesini ziyaret ettikten sonra kuyusunu da ararken Anadolu lokantasında karnımızı doyurduk. Lahmacun süperdi. Ifil ifil esen Antakya rüzgarında manzaranın tadını çıkardık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SF7ELn8bP9I/AAAAAAAAAqU/9Q8HEnZR-oM/s1600-h/antakya+restoran+(7).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SF7ELn8bP9I/AAAAAAAAAqU/9Q8HEnZR-oM/s400/antakya+restoran+(7).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214821122521645010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun disinda &lt;br /&gt;Bac Köprüsü, Şehitler abidesi, İpek Yolu, Nusret Mayın gemisi, Antik Roma yolu,&lt;br /&gt;Berdan Baraji Baraji, Mencik baba türbesi, Donuktaş ve Altından gecme ziyaret edilecek yerler arasında. Tarsus`un beyaz üzümü, şırası da tadılmaklıklar listesindeydi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-3489612593470706215?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/3489612593470706215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=3489612593470706215&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3489612593470706215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3489612593470706215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/06/tarsus-mersin-31-mays-2008.html' title='Tarsus, Mersin 31 Mayıs 2008'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SF7Gz_yj7aI/AAAAAAAAAqk/TTp4WIiKlaw/s72-c/uzum.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-5132838372205814180</id><published>2008-05-19T22:34:00.001-07:00</published><updated>2008-05-27T05:03:26.977-07:00</updated><title type='text'>6-8 Mayıs 2008, Las vegas</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkvKuhGfVI/AAAAAAAAAl0/VN9Pz90Sb2I/s1600-h/havadan+lasvegas+(6).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkvKuhGfVI/AAAAAAAAAl0/VN9Pz90Sb2I/s400/havadan+lasvegas+(6).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204242705735384402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Siyah Şehir&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şehir için söylenebilecek en güzel söz bu olabilir. Hayatımda ilk defa gittiğim bir yeri sevmedim. Daha önceki gelişim sadece gece konaklamasından ibaret olduğundan, buradaki kirin pasın farkına varamamıştım. Miami'deki güzel günlerimizin ardından 5 saatlik uçuşumuz için yola çıktık. Zaten uluslararası bir havalimanı olan Miami'den Laz Vegas'a olan uçuşlar kısıtlı sayılır. Belediye otobüsü gibi bir uçağa bindik. Zaten upuzun bir yolculuğumuz hiç bitmek bilmedi. Üstüne uçaktan indiğimiz gibi karşımıza çıkan kumar makineleri bizi daha da şaşırttı. Çölün ortasına bambaşka bir dünya inşa etmeleri yetmemiş bir de burayı tam bir günah çukuruna dönüştürmüşler kapitalist dostlarımız.Fuar nedeniyle geldiğimiz bu şehirde koca 2 gün nasıl geçerdi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDku4OhGfUI/AAAAAAAAAls/9CWTD_heJrY/s1600-h/havadan+lasvegas+(3).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDku4OhGfUI/AAAAAAAAAls/9CWTD_heJrY/s400/havadan+lasvegas+(3).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204242387907804482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Otel macerasi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha nezih olsun, ne idüğü belirsiz insanlar olmasın diye seçtiğimiz &lt;a href="http://www.stratospherehotel.com/"&gt;Stratosphere Tower&lt;/a&gt; otelinde, girişteki holün ortasındaki kumarhaneden resepsiyonu bulmak biraz zor oldu. Sigarasız oda ayırttığım halde sigarasız oda almak zorunda kaldık. 2 gün boyunca genzimizi yakan sigara kokusu ile kalmamız hiç de rahatsız etmedi sanırım onları. Bu söylediklerimden sonra hala gitmek isteyenler varsa hiç tavsiye etmiyorum, ne Las Vegas'ı ne de bu oteli. Dışarıdan oldukça güzel görünüyor, ama içini çekmek için kendimi yormadım bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkw6ehGfWI/AAAAAAAAAl8/mSJvThPo520/s1600-h/otel.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkw6ehGfWI/AAAAAAAAAl8/mSJvThPo520/s400/otel.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204244625585765730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkxT-hGfXI/AAAAAAAAAmE/t-GX_y61ZaQ/s1600-h/otel+(2).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkxT-hGfXI/AAAAAAAAAmE/t-GX_y61ZaQ/s400/otel+(2).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204245063672429938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Otele yerleşir yerleşmez hemen uyuduk, zaman farkı da bizi biraz yormuştu. Las Vegas ile Miami arasında zaman farkı var, Las vegas 3 saat geride. Ertesi gün zaman farkından dolayı gün doğmadan ayaklandık, Allahtan otelimizin içindeki Starbucks açıktı da kahvaltımızı yapabildik. Sabah erkenden fuar alanına gittik, ama 9.30dan önce açılmadığı için biraz bekledik. Akşama kadar süren fuarda birçok işgörüşmesinde bulunduk. Daha önSSce Guangzhou'da görüştüğümüz dostlarımızla yine biraraya geldik. Fuar alanında Las Vegas'da olduğumu bile unuttum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;FLAMINGO CADDESİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkyU-hGfYI/AAAAAAAAAmM/4s9LKkk4u04/s1600-h/FLAMINGO+STREET+(5).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkyU-hGfYI/AAAAAAAAAmM/4s9LKkk4u04/s400/FLAMINGO+STREET+(5).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204246180363926914" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fuar çıkışı alışverişe gitmek için şehre giden otobüslere bindik, şöföre detaylı olarak gitmek istediğim yeri anlattım. Duraklar geçtikçe birtürlü büyük otellerin olduğu caddeye gelemedik, halbuki gözle görünür uzaklıktaydı. Son durağa gelince anladık ki yanlış yoldayız, ama meşhur Flamengo caddesine gelmişiz. Mecburen indik ve biraz alışveriş yaptık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkzOuhGfaI/AAAAAAAAAmc/1sHr5WKs6Lw/s1600-h/FLAMINGO+STREET+(3).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkzOuhGfaI/AAAAAAAAAmc/1sHr5WKs6Lw/s400/FLAMINGO+STREET+(3).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204247172501372322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDky7ehGfZI/AAAAAAAAAmU/j1rdjBd9Ocs/s1600-h/FLAMINGO+STREET+(4).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDky7ehGfZI/AAAAAAAAAmU/j1rdjBd9Ocs/s400/FLAMINGO+STREET+(4).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204246841788890514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün yine birkaç iş görüşmesi yapıp son fotoğraflarımı çektim. Uçuşumuza 6 saat kalmasına rağmen, havaalanında beklemeyi tercih ettik. Bu şehir canımızı epeyce sıkmıştı. Havaalanında internet bağlantısı olduğundan uçağımız kalkana kadar seyredemediğimiz dizilerimizi izledik:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SEMBOL OTELLER,şehrin tek ilginç yanı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;PIRAMİT OTEL&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk0H-hGfbI/AAAAAAAAAmk/xfeH5u17vNE/s1600-h/piramit+hotel.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk0H-hGfbI/AAAAAAAAAmk/xfeH5u17vNE/s400/piramit+hotel.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204248156048883122" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;PARİS OTEL, EYFEL KULESİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk1A-hGfdI/AAAAAAAAAm0/Ctj7yg1aiyk/s1600-h/eyfel+otel+(2).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk1A-hGfdI/AAAAAAAAAm0/Ctj7yg1aiyk/s400/eyfel+otel+(2).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204249135301426642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;EXCALİBUR, masal diyari&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk16ehGfeI/AAAAAAAAAm8/zoxBHRm_qzY/s1600-h/excalibur.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk16ehGfeI/AAAAAAAAAm8/zoxBHRm_qzY/s400/excalibur.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204250123143904738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;NEW YORK &amp; NEW YORK&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;Oteller arasında bence en ilginci. Brooklyn köprüsünden tutun da Özgürlük anıtına kadar her ayrıntı düşünülmuş. Klasiklesmiş New York binaları bile çok güzel yansıtılmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk2vOhGffI/AAAAAAAAAnE/e_PoUxOZX00/s1600-h/ny%26ny+(2).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk2vOhGffI/AAAAAAAAAnE/e_PoUxOZX00/s400/ny%26ny+(2).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204251029382004210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk3HehGfgI/AAAAAAAAAnM/qEJm1trQUV0/s1600-h/NY+%26+NY.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk3HehGfgI/AAAAAAAAAnM/qEJm1trQUV0/s400/NY+%26+NY.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204251445993831938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çöl temalı SAHARA OTELİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk4KOhGfhI/AAAAAAAAAnU/hi5eyEW7QYM/s1600-h/100_1124.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk4KOhGfhI/AAAAAAAAAnU/hi5eyEW7QYM/s400/100_1124.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204252592750099986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kumar mübtelalılığı bir salgın gibi heryeri sarmış,kumar makinelerini markette, havaalanında, otel lobilerinde (oteller zaten bu işin ana pazarlamacıları) ve çarşıda görmek mümkün. Benim en dikkatimi çeken  fotoğraf, tekerlekli sandalyelerdeki 70-80 yaşlarındaki teyze ve amcaların büyük bir iştahla kumar oynaması olmuştu. Çocuklarını alıp buraya tatile gelen insanlar da ayrı bir yorum konusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk4uehGfjI/AAAAAAAAAnk/cw2xpe60n1g/s1600-h/havadan+lasvegas+(19).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDk4uehGfjI/AAAAAAAAAnk/cw2xpe60n1g/s400/havadan+lasvegas+(19).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204253215520357938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir hata yapıp da Las vegas'a yada kardeşimin deyişiyle laz ve gazz:)gelmek isteyenlere tavsiyelerim var ama çok kısıtlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.&lt;/strong&gt; Otellerin mimarileri gerçekten ilginç, bir zamanlar kuş uçmaz kervan geçmez bir yer olan çölün deyim yerindeyse atmosferi değişmiş. Temalı oteller görmeye değer; New York Oteli bahçesinde Özgürlük heykelinden tutunda Brooklyn köprüsüne kadar, klasik New York binalarından Saat kulesine kadar tüm ayrıntıları ile bir kopyası olmuş aslının. &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.&lt;/strong&gt; Restoran önerim olmayacak. Zaten hoşlanmadığım bir ortam olduğundan starbucks cafede atıştırmakla yetindim. Sabah sade kahve be muffin benim için çölde vaha gibiydi.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.&lt;/strong&gt;Burada ahlak aramak yapılabilecek en saçma şey olurdu. Amerika'daki klasik aile yapısına bile ters düşebilecek bir sosyal yapı var. Geceler uzun ve kirli olduğundan güne geç başlanıyor. Fuar bile 09:30dan önce açılmadı. Erken geldiğimizden kapıda beklemek zorunda kaldık. &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4.&lt;/strong&gt;Buraya kadr gelip çok yakında bulunan Lake Meade ve 4-5 saat uzakta bulunan Grand Canyon'u görmeden dönmemek gerekir. Eğer bütçeniz elveriyorsa helikopter turu da yapılabilir. Helikopter turu oldukça pahalı olduğundan (kişi başı $300) tercih etmedim ama eminim muhteşemdir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;5.&lt;/strong&gt; Otel rezervasyonunu &lt;a href="http://www.HotelReservations.com'dan "&gt;HotelReservations.com'dan &lt;/a&gt;yaptık. Uçak biletlerimizin tümünü &lt;a href="http://www.cheapair.com/"&gt;bu siteden&lt;/a&gt; satın aldık. Başka sitelerde 5-10$ daha ucuzdu ama Türk kredi kartı kabul etmedikleri için mecbur kaldık. Sonuçta memnun kaldık, tavsiye ederim. Las Vegas'da araba kiralamadık. Havaalanından otellere kişi başı $8 ücret karşılığında servis var.14-20 dakikada ulaşım mümkün. Civardaki outlet mağazalara gidiş için ve şehir içi ulaşım için &lt;a href="http://www.rtcsnv.com/deuce/"&gt;DEUCE&lt;/a&gt; isimli bir otobüs var. tekgidiş $2, sınırsız 24 saatlik bilet 5$. Eğer gece konaklaması için gelmeyi düşünüyorsanız buraya strip bölgesi denen temalı otellerin olduğu yere biraz daha uzakta kalan otellerden seçin, araba kiralarsanız otopark sorunu yaşamazsınız. &lt;br /&gt;Grand Canyon'a gitmek isteyenler için minik bir bilgi havaalanlarındaki Budget pahalı olabilir, şehirden de bir şubesini bulursanız taşıt sorununu halledebilirsiniz. Ayrıca Grand Canyon'a giderken sırasıyle Lake Meade (Hoover Dam'a akıyor), &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Hoover_Dam"&gt;Hoover Dam'a &lt;/a&gt;(hoover dam elektrik santrali ve Colarado nehri başta olamk üzre birçok nehrin beslediği bir baraj) uğramadan geçeyin. Çok kızıyoruz Amerika'ya işimize burnunu soktuğu için ama hakkını da vermek lazım şimdi, bir giderken onlar yolu çoktan dönüyorlarmış. Daha önceki yazılarımda bunlara değinmiştim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-5132838372205814180?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/5132838372205814180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=5132838372205814180&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/5132838372205814180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/5132838372205814180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/05/6-8-mays-2008-las-vegas_19.html' title='6-8 Mayıs 2008, Las vegas'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDkvKuhGfVI/AAAAAAAAAl0/VN9Pz90Sb2I/s72-c/havadan+lasvegas+(6).JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-6014718687966425753</id><published>2008-05-19T22:25:00.000-07:00</published><updated>2008-05-20T23:12:05.337-07:00</updated><title type='text'>6 Mayıs 2008 ve yine Miami</title><content type='html'>Sabah yaptığımız minik Key West turundan sonra yine Miami yolları taştan diyerek ulaştık menzile. Her kime sorsan Coconut Grove derler bir mahalle, restoranları olsun, marinesi olsun, efendim festivalleri ve aktiviteleri ile pek bir meşhurmuş. Açık hava carşıları dedikleri bizim ise pazar diye tabir ettiğimiz alişveriş mekanları da mevcut. Marinedeki parkta oturup yol stresimizi attık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNEURZ6Q9I/AAAAAAAAAjA/Fkkrkv9sLS4/s1600-h/coconut+grove+(4).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNEURZ6Q9I/AAAAAAAAAjA/Fkkrkv9sLS4/s400/coconut+grove+(4).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202577109603206098" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şehrin bence kendine has bir mimari tarzı var. New York`taki koyu renklerin aksine burada binalar, gökdelenler beyaz tonlarında boyanmış. Zaten denizle gelen şehrin ışığı binalarla daha bir aydınlık oluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNLNRZ6RFI/AAAAAAAAAkA/cqquWJ0C3Iw/s1600-h/miami+(25).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNLNRZ6RFI/AAAAAAAAAkA/cqquWJ0C3Iw/s400/miami+(25).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202584685925516370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNK8xZ6REI/AAAAAAAAAj4/Nf62v4FFlg0/s1600-h/coconut+grove.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNK8xZ6REI/AAAAAAAAAj4/Nf62v4FFlg0/s400/coconut+grove.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202584402457674818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İlginç binalarının yanında, alışmadığımız bir iklimi, bitki örtüsü var. Hindistan cevizleri altında bir güzel dinlenip, hafif bir yürüyüş yaptık. Mahalle olarak da pek bir nezih ve temiz görünüyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNF4xZ6Q-I/AAAAAAAAAjI/pbiTcFDhJic/s1600-h/coconut+grove+(11).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNF4xZ6Q-I/AAAAAAAAAjI/pbiTcFDhJic/s400/coconut+grove+(11).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202578836180059106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Downtown Miami ve Bayfront Park&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNEJRZ6Q8I/AAAAAAAAAi4/IuaOj7HGwbI/s1600-h/bayfront+park+(13).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNEJRZ6Q8I/AAAAAAAAAi4/IuaOj7HGwbI/s400/bayfront+park+(13).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202576920624645058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Daha ilk gün adres ararken kaybolmuş ve şehrin en hareketli yerlerinden olan körfeze gelivermiştik. Park yeri bulamadığımız için vakit geçirememekten dert yanıyordum. Bugün tam da o fırsatı değerlendirecek bir vakit buldum. Ne de olsa kaybola kaybola aşina olmuştum caddelere.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNIuBZ6Q_I/AAAAAAAAAjQ/6-zp9dykhes/s1600-h/bayfront+park+(4).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNIuBZ6Q_I/AAAAAAAAAjQ/6-zp9dykhes/s400/bayfront+park+(4).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202581950031348722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marinelere yakın, deniz kenarında çok güzel oteller bulunuyor. O sırada halka açık bir park vardı, Bayfront park. Körfez kenarı anlamına gelen Bayfront park sanki şehrin içindeki bir tatil beldesi. İstanbul insani olduğumuz için kumlu plajlar en yakın 5-6 saat mesafede oluyor. Palmiye ağaçlarının altındaki siesta yapan işsizler, hemen yanıbaşlarındaki gökdelenlerde yüksek maaşla çalışanlardan daha çok şehrin tadını çıkartıyorlardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNJ6xZ6RDI/AAAAAAAAAjw/Tg8cuP4eSR4/s1600-h/bayfront+park+(11).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNJ6xZ6RDI/AAAAAAAAAjw/Tg8cuP4eSR4/s400/bayfront+park+(11).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202583268586308658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parkın içindeki alışveriş merkezinde tüm sıcak ülkelerde olduğu gibi hayat geç başlıyor. Saat 11:30 mağazalar daha yeni açılmaya başlanmış,herkesin üstünda akşamdan kalma bir rehavet hakim. Bazen bu ülke beni çok şaşırtıyor, sanırım gözümde çok fazla büyüttüğüm içindir. Alışveriş merkezine girerken bir adam yaklaşıyor, nihayet farkediyorum omzunda kocaman bir kertenkele fotoğraf çektirmek istermiyim soruyormuş. Bu Marakeşteki Daru'l Fena meydanında olmuş olsa hiç yadırgamam ama burada ilk defa karşılaşıyorum:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-6014718687966425753?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/6014718687966425753/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=6014718687966425753&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/6014718687966425753'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/6014718687966425753'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/05/6-mays-2008-ve-yine-miami.html' title='6 Mayıs 2008 ve yine Miami'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDNEURZ6Q9I/AAAAAAAAAjA/Fkkrkv9sLS4/s72-c/coconut+grove+(4).JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-7812980976860463452</id><published>2008-05-11T19:24:00.001-07:00</published><updated>2008-05-21T09:18:09.318-07:00</updated><title type='text'>5 Mayıs 2008' Key West</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDQ-qhZ6RHI/AAAAAAAAAkU/I_HsoX4ra8A/s1600-h/key+west+(55).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDQ-qhZ6RHI/AAAAAAAAAkU/I_HsoX4ra8A/s400/key+west+(55).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202852369762239602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ada sanat ve sanatcilarin merkezi olma yolunda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Keywest`e Veda, Ernest Hemingway`in evi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRHihZ6RPI/AAAAAAAAAlU/wqsMzayeWkY/s1600-h/key+west+(58).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRHihZ6RPI/AAAAAAAAAlU/wqsMzayeWkY/s400/key+west+(58).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202862127927936242" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Key West'teki son günümüz. Beklentilerim tam yerini bulamadı, otelden çıkıyoruz. Adadaki son ziyaret mekânlarımız olan deniz feneri ve tam karşısında bulunan evi ziyaret etmek için kısa bir şehir turu daha yaptık. Bu ev &lt;strong&gt;Silahlara Veda&lt;/strong&gt;’nın yazarı &lt;strong&gt;Ernest Hemingway&lt;/strong&gt;’ın eviydi. Hemingway2in romanlarını okumaktna büyük zevk almışımdır. Silahlara Veda'da bir hemşire ile yaşadığı aşkı anlatmıştır. Hatta türkçesi yetmemiş bir de orjinal dilinde de okumuştum. Kendisini görme şansımız olmadığı için, eve girmedik. Hala hayatta olan altı parmaklı kedisi çok ilgi çekiyormuş oysa. Bu ev ve deniz feneri yazara ilham kaynağı olmuş birçok şeyde. Bir diğer ilginç ayrıntı ise Fidel Castro ve Hemingway dostluğu. Havana'ya sadece 90 mil uzakta olan bu şehir, bu yakınlığa rağmen bağlarını tamamen koparmış Küba ile. Fiel Castro ise Hemingway anısına bir anıt yaptırmış Havana'da. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRHvxZ6RQI/AAAAAAAAAlc/GZm7aNNC3ak/s1600-h/key+west+(61).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRHvxZ6RQI/AAAAAAAAAlc/GZm7aNNC3ak/s400/key+west+(61).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202862355561202946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keywest gerçekten orijinal bir yer. Lokal bir dergide okuduğum kadarıyla bu adanın mezar tasları oldukça ilginçmiş. Bunlardan birinde “Uykucu Johny” diğerinde de “Sana hasta olduğumu söylemiştim” yazılıymış. Diğer bir tuhaflık da ortalıkta dolaşan horoz ve tavuklar. Ben sadece bir tane sanıyordum ama hemen hemen her evin önünde serbeste dolasan tavuk ve horoz görmek mümkün. Birde vakitli vakitsiz ötmeseler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRF0hZ6RMI/AAAAAAAAAk8/d_1c59Bw92A/s1600-h/key+west+(25).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRF0hZ6RMI/AAAAAAAAAk8/d_1c59Bw92A/s400/key+west+(25).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202860238142325954" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duval Street alışveriş için ideal bir yer, horozlu tavuklu tabak çanaktan tutun da ilginç sloganları olan tişörtler satılıyor. Sanat galerileri de New York’ta gördüklerimden çok daha güzel. Aslında ne aradığına ve bakış açına bağlı bir şehrin yorumu da. Kimisine göre biraz daha az teknolojik ve daha geleneksel bir ada. Ama her yerde ağızbirliği etmişçesine karşımıza çıkan restoran zincirlerinden uzak sub-tropik ağaçlarla dolu bir adada yürümek hiç de fena bir duygu değilmiş. Hele dalgaların kıyıyı yaladığı anlar var ya, keşke o ani dondurabilsem ve hep hatırlasam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRHHxZ6ROI/AAAAAAAAAlM/8S4WYtcE4Wk/s1600-h/key+west+(47).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRHHxZ6ROI/AAAAAAAAAlM/8S4WYtcE4Wk/s400/key+west+(47).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202861668366435554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu agaclari da gormenizi istiyorum, aslinda oyle bir kamera istiyorum ki goz gibihareket edebilsin. Boylece benim gordugum tum manzaralari siz de gorebilesiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRGeBZ6RNI/AAAAAAAAAlE/ocNABM0I3Ws/s1600-h/key+west+(32).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRGeBZ6RNI/AAAAAAAAAlE/ocNABM0I3Ws/s400/key+west+(32).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202860951106897106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRFmhZ6RLI/AAAAAAAAAk0/T7BJdqHnmRk/s1600-h/key+west+(30).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRFmhZ6RLI/AAAAAAAAAk0/T7BJdqHnmRk/s400/key+west+(30).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202859997624157362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Adayı çabuk keşfettik, hemen vazgeçtik. Bir gün daha kalıp uçağa yorgun binmektense, son günümüzü de Miami'de geçirmeye karar verdik. 4 saatlik bir yolculuk ardından tekrar Miami'ye döndük.  Bu defa navigasyondaki en yakin oteli seçtim daha fazla aramamak için, sansıma Best Western, Chateaublue vardı. Otel de fena çıkmadı ve hemen odamıza yerleştik. Yazılarımı okuyanlar benim bu kadar çabuk memnun olmama şaşabilirler yada çok şanslı olduğumu düşünebilirler. Tabi ben hep memnun kalıyorum çünkü otel niyetine kullanıyorum odayı ne havuza giriyorum ne de içinde yaşıyorum, sadece yatmak için geliyorum. ayrıca sabahtan akşama kadar o kadar çok geziyorum ki, akşam odanın nasıl olduğunu hatırlayamayacak kadar yorgun oluyorum. Türk işi temizlik aramıyorum, çarşaflar temiz olsun yeter. Zira benim istediğim tarzda nezih bir odayı sadece HolidaInn Select, Chicago'da buldum.&lt;br /&gt;Otele yerleştikten sonra Key Biscayne'e uğrayalım dedik, hem alışveriş yaparız hem de görmüş oluruz. 1 saati ilerlemiştik ki baktık haritada geri donuyoruz hemen rotamızı dolphin malla cevirdik. Biraz dolaştık, alisveris yaptık ve günümüz bitiverdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Key weste gitmek isteyenlere acizane tavsiyeler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1. Nereye giderseniz gidi otelinizi ilk gün için ayarlayın sadece arama faaliyetleri bile zaman kaybıdır.&lt;br /&gt;2. Plaj kalitesini değerlendirme de çıtalarını alçak tutmalarını,&lt;br /&gt;3.  Sadece yüzmek için gelmemelerini, dalış ve şnorkel turlarına da katılmalarını tavsiye ederim. Amerika'da tutkulu bir yüzme kültürü göremedim.&lt;br /&gt;4. Yemek alternatifleri için doğal olarak balık lokantalarının olduğunu hatırlatmakta fayda var ( bar tarzı kafelerden hoşlanmadığım için oteldeki balkonumda Türk çayı içip kahvaltımı etmeyi tercih ettim. Çok zor durumda kalındığında tercih ettiğim mcdonalds ya da pizzahut gibi ayaküstü mekânları mevcut olmadığından mahallî bir kafede balık ya da salata tercih ederdim. &lt;br /&gt;5. Grup olarak gelinirse yemek seçenekleri için ayarlama yapılabilir, ama ben her yerde yiyemediğim için yiyeceklerimi yanımda taşıyorum. Çay-kahve pek sorun olmuyor, Amerika'da redroofinn dışında kaldığım birçok otelde odada kahve makinesi bulun (su ısıtmak için kullanılabilir). Redroofinn'de de lobiden dilediğiniz kadar alabilirsiniz. not= Las Vegas otelinde yoktu!!!&lt;br /&gt;6. Gece hayati olmayan insanlar için erken yatmaktan baksa bir çare yok, zira uygunsuz insan toplulukları tuhaf guruplar mevcut haberiniz olsun.&lt;br /&gt;7. En güzel ada olarak Key West bence, diğerlerinin sadece yanından geçtiğim halde. Tavsiyem iyice araştırıp gelsinler ve öyle kalsınlar. Ben Southermost otelde kaldım ($200 + vergi,4 kişi kalınabilir bir odada 2kisilik yatak ve bir banyo var), memnun kaldım. &lt;br /&gt;8. Yine de Türkiye’den şaşmam deniz kalitesinde, taa buralara kadar gelmeye gerek yok (Sibel Can'a şaşıyorum doğrusu her yerini gezdik ama ülkemizden artısını bulamadık)!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-7812980976860463452?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/7812980976860463452/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=7812980976860463452&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/7812980976860463452'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/7812980976860463452'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/05/5-mays-2008.html' title='5 Mayıs 2008&apos; Key West'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDQ-qhZ6RHI/AAAAAAAAAkU/I_HsoX4ra8A/s72-c/key+west+(55).JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-7068847139910704871</id><published>2008-05-09T20:18:00.000-07:00</published><updated>2008-05-21T09:21:57.977-07:00</updated><title type='text'>4 Mayıs 2008, Florida Keys ve Key West</title><content type='html'>&lt;strong&gt;BUNA MUTLULUK DERLER!!!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4&lt;br /&gt;/SCUVoHHJFmI/AAAAAAAAAiI/bmEEswpsT0I/s1600-h/100_0777.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCUVoHHJFmI/AAAAAAAAAiI/bmEEswpsT0I/s400/100_0777.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198585123717060194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Miami`den ciktik yol, geze geze taa Amerika`nın en güney ucuna, Küba'ya en yakın noktasına geldik.Yolda bir çok yerde mola verdik. Manzara bizi bizden aldı götürdü. Yeryuzu bu kadar güzelken acaba cennet nasıldır diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Florida Keys, Miami'nin ucunda bulunan 14 adaya verilen isim. İrili ufaklı bu adalar 43 adet köprü ile birleştirilmiş. 130 mili bulan bu yol, muhteşem deniz manzaralarıyla saklı zevkli bir yolculuk oldu bizim için. En sevdiğim kısım en sondaki Key West oldu. İlk defa Amerika’da yapaylıktan uzak orijinal bir yer görmüş olduk. Biraz da tesellim oldu bu, Amerika'da umutszca yaptığım seyahatlarim için. Palmiye ağaçları ve envai çeşit farklı bitkileriyle, sokaklarında rahatça dolasan tavuk ve horozlarıyla, kendine has biraz viktorya bazen Küba tarzı evleriyle tam göze hitap ediyor doğrusu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok onceden, 1912 yilinda Key Weste Floridadan tren varmis, bu tren suanda sadece kalintisi bulunan 7 mil uzunlugundeki kopru (7 Mile Bridge) ile baglaniyormus. Bu köprü adaları birleştiren köprülerin de en uzun olanı. Bir yanda Atlantik okyanusu diğer yanda Meksika körfezi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Key_West#Old_Town"&gt;7 mile bridge&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCUWI3HJFnI/AAAAAAAAAiQ/pcEvMGQ9S7M/s1600-h/7mile+bridge+(3).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCUWI3HJFnI/AAAAAAAAAiQ/pcEvMGQ9S7M/s400/7mile+bridge+(3).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198585686357775986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Amerika'da yaptığımız seyahatlerde oteller konusunda beklentilerimi düşük tuttuğumu söylemiştim. Southernmost otelde rezervasyon yaptırmıştım 2 gece için, sonra bir gün daha Miami'ye ayırmaya karar verdik. Şükür ki otelimizde güzel çıktı, içim rahatladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCesjRZ6Q5I/AAAAAAAAAig/Fh5g7RmyfZ4/s1600-h/key+west+(10).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCesjRZ6Q5I/AAAAAAAAAig/Fh5g7RmyfZ4/s400/key+west+(10).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199314016790004626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;not: Odalara hali koymamislar, isabetli bir secim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCer2RZ6Q4I/AAAAAAAAAiY/BLocjf_X1Ps/s1600-h/southernmosthotel.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCer2RZ6Q4I/AAAAAAAAAiY/BLocjf_X1Ps/s400/southernmosthotel.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199313243695891330" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimizi odaya atar atmaz kostüm değişikliği ve hemen şehri keşfe çıktık. İlk önce hemen yanımızda bulunan Southernmost beach'e gittik. Bir futbol sahasının 4de biri kadar ya var ya yok, su da pek temiz görünmüyordu. Neden sonra suda görünen kalın borulardan anladık durumu; lağım boruları direk okyanusa boşaltılıyor. Bu küçük plajı kesinlikle tavsiye etmem, yüzmek için de güneşlenmek içinde ideal değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehrin en gözde caddesi Duval Street üzerindeki irili ufaklı butikleri, hediyelik eşya satan dükkânları dolaşarak şehri gezdik. Tüm şehri bir günde gezmek mümkün, yuruyerek biraz yorucu olabilir, biz 2 saat yürüdük. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCeu8RZ6Q7I/AAAAAAAAAiw/4_AYMTH16VQ/s1600-h/key+west+(21).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCeu8RZ6Q7I/AAAAAAAAAiw/4_AYMTH16VQ/s400/key+west+(21).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199316645309989810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCetgRZ6Q6I/AAAAAAAAAio/Tt2PURK1-lg/s1600-h/100_0842.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCetgRZ6Q6I/AAAAAAAAAio/Tt2PURK1-lg/s400/100_0842.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5199315064762024866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fort Zachary park&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRE5hZ6RKI/AAAAAAAAAks/fBVLZnzDh5s/s1600-h/key+west+(53).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SDRE5hZ6RKI/AAAAAAAAAks/fBVLZnzDh5s/s400/key+west+(53).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202859224530044066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Daha önce gidenlere sormuştum nerede denize girebiliriz diye birkaç tavsiyeleri vardı, aklımdan çıkmıştı ki karşıma Fort Zachary Taylor park tabelası geliverdi.  Hemen tabelayı takip ettik ve çok hoş ve sakin bir cadde üzerinden parka doğru yürüdük. Bu caddeye köpekler alınmıyor, yolun her iki yanına da park etmek yasak, sadece o sokakta oturan sakinleri arabalarını sokabiliyor, tabi parka gidenler bu konunun dışında. Ayrıntıların belirtilmesinden maksat caddenin nezih görüntüsüdür, otomobilsiz, ortalıkta hiçbir çöp olmayan ve kuş cıvıltılarının duyulduğu ruh dinlendirici bir sokak. Minik bir ücret karşılığında ağaçların altında, deniz manzaralı bir piknik alanı size bedava veriliyor. İsteyen denize giriyor isteyen kitabini okuyor. O kadar güzeldi ki su dayanamadım. Birçok plajda olduğu gibi açılmak yasak. Ama kumsalda yürümek ve sadece dalgaların sesiyle uzaklara dalmak bile yetiyor bazen. Bisiklet turu yapmadığım için çok pişmanım. 2 saati bulan yürüyüşümüz ardından oteldeki minik balkonumuzda çayımızı içtik ve şişmiş ayaklarımıza bakmadan ertesi gün planları yaptık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük yerlerin getirdiği o samimiyet ada halkında da görülüyor. Hani o bizim çoktan kaybettiğimiz içtenliği arıyor gözler üçük beldelerde. Buralara zatne pek uğramamış o duygu, yine de filmlerde gördüğümüz herkesin herkesi tanıdığı ve merhabalaştığı durum var. Hatta yoldan gelene gecene bile laf atan, hal hatır soranlar var. Ben de bundan nasibimi aldım, Key westli yaşlı adam "Bu kadr güzel olmak zorunda değilsin" diye bağırdı arkamdan. Kadın ruhu heryerde aynı, iltifata bayılıyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-7068847139910704871?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/7068847139910704871/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=7068847139910704871&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/7068847139910704871'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/7068847139910704871'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/05/4-mays-2008-florida-keys-ve-key-west.html' title='4 Mayıs 2008, Florida Keys ve Key West'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCUVoHHJFmI/AAAAAAAAAiI/bmEEswpsT0I/s72-c/100_0777.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-4339742305396207532</id><published>2008-05-08T21:07:00.001-07:00</published><updated>2008-05-19T22:22:38.192-07:00</updated><title type='text'>3 Mayıs 2008 Miami, Florida</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPOsrwD-yI/AAAAAAAAAhU/hDBi5wbpvxM/s1600-h/downtown+miami.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPOsrwD-yI/AAAAAAAAAhU/hDBi5wbpvxM/s400/downtown+miami.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198225661969562402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3 Mayıs 2008 Miami, Florida&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Küçükken oyuncakçıların önünden geçermişiz, annem onumu kapatırmış görmeyim diye. Israrla almak istermişim. Sanırım simdi de tatil rehberlerini saklıyorlar gezi kolik kızlarından. Babam hep şöyle der “ Kızım! Senin her istediğin oluyor, her duan gerçekleşiyor bazen geç de olsa!”Bu defa pek de geç olmadı hâlbuki. Gecen yılın basında sanırım haberdar oldum Key West diye bir yer olduğundan. Nasıl oldu da duymadım yâda dikkatimi çekmedi bilmiyorum. Ama son bir yıldır hep aklimi kurcaladı durdu. Bu yıl da özlem gidermek için geri gelmişken Miami’ye uğramazsak ayıp olur dedim. Rotamızı Miami, Florida Keys (Key Largo, Marathon, Islamorada ve Keywest), sonra Miami’e dönüş ve oradan Las Vegas’a yönlendirdik. Aslında rehber benim ama nezaket gereği onlarında fikirlerini alıyorum bazen. Yediğimiz içtiğimiz de dâhil anlatalım neler gördük neler yasadık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPPE7wD-zI/AAAAAAAAAhc/tcCvsd-c1-4/s1600-h/miami+(2).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPPE7wD-zI/AAAAAAAAAhc/tcCvsd-c1-4/s400/miami+(2).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198226078581390130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Continental Airlines ile daha önce Texas’a uçtuğum için ben de iyi bir intiba bırakmıştı. Miami’ye de onu tercih edelim de geniş koltuk rahat uçuş yaşayalım dedik ama şansımıza minik bir uçak cıktı. Yâda evdeki hesap çarsıya uymadı. 3,5 saat denmesine rağmen 2 saatte getirdi pilot, bizdeki sevinç görülmeye değerdi. Şehirde otel ayarlayıp kısıtlanmak istemedim ama navigasyon sistemimizin azizliğine uğrayıp defalarca yol aradık. Neyse ki varabildik akşamüstü otelimize. Ucuz olsun nasılsa gece kalacağız diye RedRoofInn’i tercih ettim. Nasılsa kahve makinesi ve mini bar dışında diğer otellerden pek bir eksiği yok ($89 değişmez rakamdır, vergi ile $100 bulur, 2 tane çift kişilik yataklı bir oda için). Aksam ustu hem şehri bir gezelim hem de gün batımını görelim diye Miami Beach tarafına gittik. Miami Beach çok uzun bir plaj ve birçok uzantısı var. Aksam ustu diye herkes çekilmiş bir tarafa. Sadece azimli sporseverler ve biz kaldık gün batımını seyretmek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPP0bwD-0I/AAAAAAAAAhk/Ib5IXAnoLIU/s1600-h/miami+(30).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPP0bwD-0I/AAAAAAAAAhk/Ib5IXAnoLIU/s400/miami+(30).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198226894625176386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ege ve Akdeniz kıyılarını görmüş Türklere Miami'yi beğendirmek biraz zordur tabi. Kumsalı çok alımlı değilse de buradakilerin pek taktığı yok. Zira yüzen çok kişi yok. Genellikle güneşleniyorlar, spor klüpleri de dalış ve sörf yapıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPSLLwD-2I/AAAAAAAAAh0/CaqoUe_-pP4/s1600-h/miami+(11).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPSLLwD-2I/AAAAAAAAAh0/CaqoUe_-pP4/s400/miami+(11).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198229484490455906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Miami’nin gözümü okşayan en güzel görüntüsü palmiye ağaçları şüphesiz. Gözümüzün alıştığından daha uzun ve gövdesi betonumsu bu ağaçlar sıralanmış yollarda hoş geldiniz der gibiydi.  Aksam sefamız çok uzun sürmedi ve otele döndük. Yarin uzunca bir yolumuz var önümüzde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPUDrwD-4I/AAAAAAAAAiA/KXwuV9f79r0/s1600-h/miami+(19).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPUDrwD-4I/AAAAAAAAAiA/KXwuV9f79r0/s400/miami+(19).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198231554664692610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-4339742305396207532?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/4339742305396207532/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=4339742305396207532&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/4339742305396207532'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/4339742305396207532'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/05/miami-florida.html' title='3 Mayıs 2008 Miami, Florida'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/SCPOsrwD-yI/AAAAAAAAAhU/hDBi5wbpvxM/s72-c/downtown+miami.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-6937338147363776541</id><published>2008-03-30T11:13:00.001-07:00</published><updated>2008-03-30T11:13:28.920-07:00</updated><title type='text'>Pennsylvania</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-6937338147363776541?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/6937338147363776541/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=6937338147363776541&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/6937338147363776541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/6937338147363776541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/03/pennsylvania.html' title='Pennsylvania'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-5136569679713815550</id><published>2008-03-30T11:10:00.004-07:00</published><updated>2008-03-31T06:49:12.272-07:00</updated><title type='text'>Tekirdag</title><content type='html'>Şu tarihi metropolde haftaiçinin depoladığım yoğunluğu ve sorumluluğun ağırlığını ancak haftasonları kaçarak biraz hafifletebiliyorum. Şükür ki, İstanbul sapa biryer sayılmaz birçok şehre cok yakın. En sevdiğim kaçış yerlerinden biri de Tekirdağ ve Edirne. Tekirdağ  1 saat, Edirne ise 2.5 saati buluyor yollar açık olduğunda. Hicbiryere gitmesem sahilde bir çay içsem günbatımını izlesem bile beynimi boşaltmak için yetiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-_ZX8YVOhI/AAAAAAAAAXw/40T8STI4qyU/s1600-h/100_7396.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-_ZX8YVOhI/AAAAAAAAAXw/40T8STI4qyU/s400/100_7396.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5183600701495130642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                  &lt;strong&gt;Günebakan güzeller, Aycicekleri!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-_ZEsYVOgI/AAAAAAAAAXo/GdqATirNX7A/s1600-h/tekirdag+(14).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-_ZEsYVOgI/AAAAAAAAAXo/GdqATirNX7A/s400/tekirdag+(14).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5183600370782648834" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 En güzel çay keyiflerimi yaptığım balkon. Kardeşlerimle en güzel gece sohbetlerimizi burada yapardık. Hey gidi günler hey!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-_Y2cYVOfI/AAAAAAAAAXg/aL9zrfS1-HA/s1600-h/tekirdag+(2).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-_Y2cYVOfI/AAAAAAAAAXg/aL9zrfS1-HA/s400/tekirdag+(2).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5183600125969512946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-5136569679713815550?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/5136569679713815550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=5136569679713815550&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/5136569679713815550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/5136569679713815550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/03/tekirdag.html' title='Tekirdag'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-_ZX8YVOhI/AAAAAAAAAXw/40T8STI4qyU/s72-c/100_7396.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-3268383686753549534</id><published>2008-03-30T11:05:00.001-07:00</published><updated>2008-04-04T12:35:02.150-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swartmore College'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Brooklyn Botanic Garden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pennsylvania'/><title type='text'>Longwood Gardens ve Swarthmore College</title><content type='html'>Haftasonu canım/ız sıkıldı, hep aynı yerlere gitmekten de bıkmıştım. 5000 mil gelmişim New Jersey'e yerimde durmak için mi, ASLA! Kızların beynini gıdıklıyorum illa gidelim biryerlere, yerinde sayan kokuşur değil mi? En sonunda ikna oluyorlar, beyaz bayraklar çekiliyor. Öyle ki nereye gideceğiz diye sormuyorlar bile. Sizi güzel biryere götürüyorum diyorum, çaresiz gülümsüyorlar. En yakın kapılardan biri Pennsylvania. Tabiki bu eyaletin de bize yakın olan kısmını seçiyoruz. &lt;a href="http://www.swarthmore.edu/"&gt;Swartmore College&lt;/a&gt; gözüme çarpıyor, gidip görim istiyorum, biraz da maceara olsun sürpriz olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_O26MYVOjI/AAAAAAAAAYA/jzDbAqidc1E/s1600-h/Swarthmore+College+(26).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_O26MYVOjI/AAAAAAAAAYA/jzDbAqidc1E/s400/Swarthmore+College+(26).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184688706905520690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık bir saat araba sürdükten sonra yolları dar ve ağaçlı yemyeşil bir kampüs buluyoruz karşımızda. Keşke diyoruz burada okusaymışız, eski binalar ve baharın tüm aldatıcı güzellikleri, şehrin çok uzağındaki bu üniversiteyi bize cazip hale getiriyor biranda. Gül bahçeleri, arabaların girmediği yemyeşil çayırlar, ağaçların altında çay içilesi banklar adeta kampüs değil de tatildeymiş hissi evriyor insana. Kampüsün orta yerindeki kilise ise henuz birkac yiloncesine kadar dini egitim veren katolik okul oldugunu fısıldıyıveriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele kampüsün en güzel yerindeki mini anfitiyatro, birde içindeki minik konser, bana "bu kadari haksızlık, New york'un gökdelen dersliklerinden sonra bunu kaldıramam" dedirtiyor en sonunda. Çimenlerin önünde mest oluyoruz. Buranın büyüsüne kapılıp fazla zaman kaybetmeden Longwood Gardens'a doğru yola çıkıyoruz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_O5AcYVOlI/AAAAAAAAAYQ/-hrMrgC0NEw/s1600-h/Langwood+Gardens+Pennsylvania+(57).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_O5AcYVOlI/AAAAAAAAAYQ/-hrMrgC0NEw/s400/Langwood+Gardens+Pennsylvania+(57).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184691013302958674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;New york'un göbeğindeki Brooklyn Botanic Garden dururken illa uzak olana Pennsylvania'dakine geldik. Bu benim ilk yaptığım tuhaflık değildi elbet. Yakın olduğundan mıdır yoksa hep yanlış sezonu seçtiğimden midir daha bir defa çiçeklerle göremedim bu bahçeyi. &lt;a href="http://www.longwoodgardens.org/"&gt;Longwood Gardens&lt;/a&gt; çok güzel bir bahçe, içinde envai çeşit çiçek, ağaç ve havuz var. Yapay minik göletlerin yanında oturup  kitabınızı okuyabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı akşamlar düzenlenen, İngiliz Kraliyet tarzında inşaa edilmiş bahçelerdeki müzik eşliğindeki fıskiye gösterisini izleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_O7asYVOmI/AAAAAAAAAYY/rkRXiIuPKYg/s1600-h/Langwood+Gardens+Pennsylvania+(93).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_O7asYVOmI/AAAAAAAAAYY/rkRXiIuPKYg/s400/Langwood+Gardens+Pennsylvania+(93).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184693663297780322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çiçek tarhlarının yanlarında günbatımını izlemek yada dinlenmek için bankalr koyulmuş. Keşke daha çok zamanımız olsaydı da tadına varabilseydik bu güzelliğin. Beğendiğiniz çiçeklerin tohumlarını da almaları için müşteriler için satış mağazası mevcut. Fiyatları parmak ısırtsada alıveriş yapanların çokluğu beni şaşırttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_O4VMYVOkI/AAAAAAAAAYI/1sOTezWW3SE/s1600-h/Langwood+Gardens+Pennsylvania+(42).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_O4VMYVOkI/AAAAAAAAAYI/1sOTezWW3SE/s400/Langwood+Gardens+Pennsylvania+(42).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184690270273616450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günbatımında başlayan klasik müzikli fıskiye gösterisi yağmura rağmen rağbet gördü. Sonların doğru artık gitme vakti gelmişti. Çok zevkli bir geziydi katıımcıların kulakları çınlasın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Celtic konserinden bir kare, muzisyenler bir harikaydi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_aCE8YVOnI/AAAAAAAAAYg/XqIHXJfgziY/s1600-h/Langwood+Gardens+Pennsylvania+(123).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_aCE8YVOnI/AAAAAAAAAYg/XqIHXJfgziY/s400/Langwood+Gardens+Pennsylvania+(123).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5185475042402974322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gitmek isteyenler için: &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Araba şart&lt;br /&gt;Öğrenci olsanız bile 20 yaş üstüne $14. &lt;br /&gt;Rahat kıyafetler ve ayakkabı tercih edilmeli.&lt;br /&gt;Güneş koruyucu ve gözlüğü gerekebilir.&lt;br /&gt;Takvime bakılıp gidilmesi şiddetle tavsiye edilir zira çok güzel konserler oluyor. bilet fiyatına dahil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-3268383686753549534?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/3268383686753549534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=3268383686753549534&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3268383686753549534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3268383686753549534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/03/longwood-gardens-ve-swarthmore-college.html' title='Longwood Gardens ve Swarthmore College'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R_O26MYVOjI/AAAAAAAAAYA/jzDbAqidc1E/s72-c/Swarthmore+College+(26).JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-1836742620479968207</id><published>2008-03-21T06:19:00.000-07:00</published><updated>2008-04-10T01:01:36.849-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bear mountain'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pocono mountain'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buhkill falls'/><title type='text'>pocono mountain/dağı ve bushkill falls/şelaleleri, 2007 Haziran</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-Y0W8YVObI/AAAAAAAAAW8/Z8xhX3mFBiA/s1600-h/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-Y0W8YVObI/AAAAAAAAAW8/Z8xhX3mFBiA/s400/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5180885990106282418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;I CANNOT BEAR TO LEAVE BEAR MOUNTAIN!!!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrencilik yıllarımda (sanki çok uzak günlermiş gibi geldi biran halbuki sadece 9 ay olmu, AAAA çok olmuş ama)haftaiçi ders aralarında şehrin heryanını gezdiğim yetmezmiş gibi haftasonları da evde durmamak için çeşitli geziler üretirdim. Malesef, Amerika'da parasız gezmek mümkün değil. Hani bir simit çay ile kızkulesi manzarası yok ki insanın ruhu açılsın, illa 50 mil araba ile gidip birde park parası, ormana giriş parası vereceksin ki bir piknik yapabilesin. Ekonomik yaşam şartlarının zorlukları bile özgür ruhuma gem vuramamış, şimdi daha iyi anlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-YwR8YVOYI/AAAAAAAAAWk/FYV_PAMDIFc/s1600-h/pocono+mountain+(20).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-YwR8YVOYI/AAAAAAAAAWk/FYV_PAMDIFc/s400/pocono+mountain+(20).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5180881506160425346" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Böyle günlerden birinde ailecek en yakın sayılabilecek  Pocono Mountaion'a gittik. Kışın New Jersey'deki en gözde kayak merkezlerinden olan bu dağ, kışın da su parkı ile turistleri çekiyor. Ama biz manzarası ve bol oksijeni ile yetinmekle kaldık. Hemen ardından yakındaki Bushkill Falls şelalelerine gittik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-Yr0sYVOXI/AAAAAAAAAWc/sFGok3br0UM/s1600-h/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak+(83).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-Yr0sYVOXI/AAAAAAAAAWc/sFGok3br0UM/s400/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak+(83).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5180876605602740594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmeden önce şelaleler hakkında bilgi almak için bakınırken bu şelalelerin özel işletmeye ait olduğunu gördüm ve biraz şaşırdım. Bizim mantığımıza göre akarsular devletlerin bile tekelinde olmaz, yada bana öyle geliyor. Şelalelerin işletilmesi de bir aile tarafından üstlenilmiş. Özel olduğu için giriş ücreti de $9. Girişte minik bir doğal yaşam müzesi karşılıyor ziyaretçileri. Bear Mountain içinde bulunan bu doğal parkta yaşayan hayvanların minyatürlerini yapmışlar ve küçük bir bilgi mahiyetinde girenlerin seyrine sunuyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-YzDcYVOZI/AAAAAAAAAWs/ASn4FjwwqLk/s1600-h/collage.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-YzDcYVOZI/AAAAAAAAAWs/ASn4FjwwqLk/s400/collage.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5180884555587205522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu isimi duyunca çok gülmüştük annemle. Hatta "Aaaa burada hangi Bush`un ayağı kaymış da burada olmuş" diye espiriler yaparak kardeşimin yüzünün tarifsiz bir ifadeye bürünmesine neden olduk. İsmi Almanca ve "dağların arasından gelen su" anlamına geliyormuş. Bir dağın hemen hemen her vadisinde bir şelale olabilir mi? Allah Amerika'ya paradan başka birçok güzellik vermiş anlıyorum. Şelaleri gezmek için elimize bir harita veriyorlar başlıyoruz gezmeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şelalelerin hepsi şekil itibariyle ilham aldığı şeylerle isimlendirilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-apOcYVOcI/AAAAAAAAAXE/lXby8o8ep1s/s1600-h/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak+(18).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-apOcYVOcI/AAAAAAAAAXE/lXby8o8ep1s/s400/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak+(18).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5181014486937844162" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-apo8YVOdI/AAAAAAAAAXM/c3jN_EhLNzo/s1600-h/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak+(49).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-apo8YVOdI/AAAAAAAAAXM/c3jN_EhLNzo/s400/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak+(49).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5181014942204377554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-aqH8YVOeI/AAAAAAAAAXU/ShV_qqLxFwA/s1600-h/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak+(66).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-aqH8YVOeI/AAAAAAAAAXU/ShV_qqLxFwA/s400/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak+(66).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5181015474780322274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: bear(katlanmak ve aynı zamanda ayı anlamına geliyor)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-1836742620479968207?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/1836742620479968207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=1836742620479968207&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/1836742620479968207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/1836742620479968207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/03/pocono-mountain-ve-bushkill-falls.html' title='pocono mountain/dağı ve bushkill falls/şelaleleri, 2007 Haziran'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R-Y0W8YVObI/AAAAAAAAAW8/Z8xhX3mFBiA/s72-c/Bushkill+falls-ormandan+gelen+irmak.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-3999139376539057297</id><published>2008-03-12T07:11:00.000-07:00</published><updated>2008-03-28T01:56:47.016-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='San Francisco'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lombard street'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='treasure island'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trans America pyramid'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Coit Tower'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='victorian houses'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alcatraz island'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='golden gate bridge'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bay Bridge'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turk street'/><title type='text'>West America, San Francisco, Haziran 2007</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91fiSLtBiI/AAAAAAAAAU0/piiobRT4C8k/s1600-h/coit+towerdan+san+francisco+(14).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91fiSLtBiI/AAAAAAAAAU0/piiobRT4C8k/s400/coit+towerdan+san+francisco+(14).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178400189147055650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kavisler Şehri!&lt;br /&gt;Bu şehirde düz bir obje, yol ve köprü bulmak adeta imkansız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehrin simgeleri&lt;br /&gt;Lombard street&lt;br /&gt;Golden Gate köprüsü&lt;br /&gt;Coit Tower-Telegraf kulesi&lt;br /&gt;Trans America gökdeleni&lt;br /&gt;Alcatraz adası/eski hapishanesi&lt;br /&gt;Deniz aslanları ve pier 39(rıhtım)&lt;br /&gt;Viktorya stili evler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence gezimizin en güzel kısmı en sonunda saklıymış. Aslında yola çıkmadan bile bundan emindim, bu nedenle bu şehre koca 2 gün ayırdım. Yazımı okuyanlar gülecekler belki ama biz ailecek yıldırım hızı ile -hem de turda hiçbir ayrıntıyı atlamadan- gezmekte adeta profosyonelleştik. Şehre akşam üstü geldiğimiz için hemen gün batımını izlemek için Coit tower'a doğru yola çıktık. Oteli park sorunu nedeniyle şehrin dışından seçtik. Ama yol haritamız sayesinde hem şehrin birçok yerini gördük hem de istediğimiz yere çıktık. Şehri 360 derece gözlem imkanı sağlayan Coit kulesi, mesai saati bittiği için kapanmıştı. Ertesi gün yine gelip her ayrıntıyı objektiften kaydettik torunlara göstermek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91jFyLtBkI/AAAAAAAAAVE/jX8-fhoqqXc/s1600-h/collage2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91jFyLtBkI/AAAAAAAAAVE/jX8-fhoqqXc/s400/collage2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178404097567295042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;San Francisco`nu düzgün mimarisi ve Viktorya stili evler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91mWyLtBnI/AAAAAAAAAVc/rz417EP31IE/s1600-h/downtown.JPG"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91mWyLtBnI/AAAAAAAAAVc/rz417EP31IE/s400/downtown.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178407688159954546" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Alcatraz adası ve hapishanesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilerde turistlerin yemekli gemi turlarında başlıca ziyaret mahalli olarak hizmet veren bu ada aslında bir hapishane. 1963 yılına kadar hapishane olarak kullanılmış, ve sadece bir kişi kaçabilmiş, onun da akıbeti bilinmiyor. Kardeşimin ve babamın ısrarı ile bilet sırasına girmiştik ki 8 gün süreyle biletlerin bittiğini söylediler. Malesef gidemedik diyemicem zira uzaktan görmesi daha güvenli geldi bana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9ljvCLtBeI/AAAAAAAAAUU/WiEhK_NwEOk/s1600-h/alcatraz+island.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9ljvCLtBeI/AAAAAAAAAUU/WiEhK_NwEOk/s400/alcatraz+island.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177278906330056162" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.visitingdc.com/images/lombard-street-picture.jpg"&gt;Lombard Street&lt;/a&gt;-&lt;strong&gt;en virajli sokak&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91gWCLtBjI/AAAAAAAAAU8/nn7wMh9vx6Q/s1600-h/lombard+street+(2).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91gWCLtBjI/AAAAAAAAAU8/nn7wMh9vx6Q/s400/lombard+street+(2).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178401078205285938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hareketli araba yolculuğu, kavisli yollar, tümsekler sizi tutuyorsa bu şehre hiç gelmeyin. Lombard Street aslında upuzun bir cadde üzerinde minik bir sokaktır fakat şehrin en virajlı sokağı olması ile ün salmıştır. Birçok insan bu caddeden araba ile geçmek için sıraya girer, özellikle turistler, her biryanı rengarenk ortancalarla kaplı sokağın fotoğrafını çekerler.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Köprüler ve ben&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Nedense köprüleri olan şehirler de bana çok medeni gelir. Çağdaş kelimesinden uzak bir medenilik zikrettiğim, medeniyet kalıntısı taşıyan şehirler kastettiğim. En güzel medeniyetler beşiği İstanbul'un, güzelim Boğaziçimizin de iki güzel gerdanlıkla süslenmiş olması belki de bana köprüleri sevdiren. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91nNSLtBoI/AAAAAAAAAVk/ov9jEi_j3OQ/s1600-h/golden+gate+bridge+(20).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91nNSLtBoI/AAAAAAAAAVk/ov9jEi_j3OQ/s400/golden+gate+bridge+(20).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178408624462825090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mary Kate and Ashley Olsen ikizlerin oynadığı &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Full_House"&gt;Bizim Ev&lt;/a&gt; dizisinin başında gördüğümüz o kırmızı köprü-Golden Gate köprüsü San Francisco'yu süsleyen birçok köprüden sadece biri. Birçok filmde gösterilen bu kırmızı köprü yürüyerek ve bisikletle de geçilebiliyor. Hatta köprüye gitmeden şehirde birçok bisikletçi "bike the bridge" -köprüyü bisiklet ile geç- kampanyaları ile insanları cezbetmeyi başarıyor. Zamanım olsa benim de listemin başında olan bir aktivite olacaktı, zira yapmadığımız şey değil -Burhaniye-Ayvalık otoyolunda tırların arasında gitmişliğim vardır, her gidi gençlik hey!.- Bisiklet ile yada yaya olarak köprü keyfi yaşamak isteyenlere duyurulur: Kalın kazak ve soğuk geçirmeyen türden polar yada benzeri ceket elzem bir ihtiyaç çünkü şehir bile Haziran sonunda uçuyordu. Bir de Chicago için "rüzgarlı şehir" derler halbuki onlar burayı görmeyenlerin hüsnü kuruntusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91nnyLtBpI/AAAAAAAAAVs/LP6mtm9LtFo/s1600-h/golden+gate+bridge+(6).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91nnyLtBpI/AAAAAAAAAVs/LP6mtm9LtFo/s400/golden+gate+bridge+(6).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178409079729358482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin polisiye yanına bakarsak, köprü girişinde intihar etmeye eğilimliler için bir uyarı "&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Suicidemessageggb01252006.JPG"&gt;Umudunuzu kaybetmeyin, bizi arayın!"&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;San Francisco ve Treasure Island bağlayan Bay Bridge/köprüsü.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;San Francisco ile Oakland bölgesini birlestiren Oakland Bay Bridge Treasure Island`dan geçer ve kıvrılarak körfeze bağlanır. O kadar ilginçtir ki bu ada hem özel bir mülk gibi sessizdir. Bu pek bilinmeyen yer bazıları için bir kaçıştır, bazılarına film sahnesi bile olmuştur. Şehrin iki yakası buradan temaşaa edilebilir.  Bu gizli mekandan manzaralar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91oAyLtBqI/AAAAAAAAAV0/FphSzgajni0/s1600-h/bay+bridge+(14).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91oAyLtBqI/AAAAAAAAAV0/FphSzgajni0/s400/bay+bridge+(14).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178409509226088098" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91obCLtBrI/AAAAAAAAAV8/jc44aiAaoZw/s1600-h/bay+bridge+from+treasure+island+(8).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91obCLtBrI/AAAAAAAAAV8/jc44aiAaoZw/s400/bay+bridge+from+treasure+island+(8).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178409960197654194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar çok fotoğraf varki gösterilesi, sığmaz. Son olarak Berkeley tepesinden kuşbakışı başka bir San Francisco!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91qfSLtBsI/AAAAAAAAAWE/-H0pea7CugU/s1600-h/berkeley+tepesinden+manzara+(4).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91qfSLtBsI/AAAAAAAAAWE/-H0pea7CugU/s400/berkeley+tepesinden+manzara+(4).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178412232235353794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmadan Turk caddesi!&lt;br /&gt;Bu sokakta şehrin birçok bölgesi gibi bana pek tekin gelmedi. Bu kadar evsiz insanı New York'ta bile bulmak bence mümkün değil. Hava kararmaya başladığında meydan çıkmaya başlıyorlar, parklara yataklarını seriyorlar. Keşke burada okusaydık ne güzel şehir demiştim ki annem güvenlik problemime parmak bastı. Haksız sayılmaz mahallemizde gece 3'te bile bankamatikten güvenle para çekip eve yürüyerek gelmek mümkündür. İlerleyen günlerde mahallemin olduğu mahallemin de fotoğraflarını yayınlayacağım inşaallah. Evsizlerin parkına yakın bir caddenin ismi de "Türk". İsmi ile müsemma olmasa da biryerlerde bilinmek güzel. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91q8iLtBtI/AAAAAAAAAWM/UjsgwAIkUYA/s1600-h/turk+caddesi.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91q8iLtBtI/AAAAAAAAAWM/UjsgwAIkUYA/s400/turk+caddesi.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178412734746527442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki günlük turumuzun sonuna geldik, 7 gün bile yetmez dememize rağmen tüm gezilecek yerleri bitirdik, hatta ucağımız kalkana kadar göl sefası bile yaptık. Inanmazsanız buyrun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91rliLtBuI/AAAAAAAAAWU/zOurZvhhJ3c/s1600-h/gun+arasi+gol+sefasi+(8).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91rliLtBuI/AAAAAAAAAWU/zOurZvhhJ3c/s400/gun+arasi+gol+sefasi+(8).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178413439121164002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com.tr/s/c/bin/slideshow.swf" width="288" height="192" flashvars="host=picasaweb.google.com.tr&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com.tr%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fmonarosa80%2Falbumid%2F5153894671243133137%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-3999139376539057297?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/3999139376539057297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=3999139376539057297&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3999139376539057297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3999139376539057297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/03/west-america-san-francisco.html' title='West America, San Francisco, Haziran 2007'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R91fiSLtBiI/AAAAAAAAAU0/piiobRT4C8k/s72-c/coit+towerdan+san+francisco+(14).JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-2791716892429858358</id><published>2008-03-10T11:37:00.001-07:00</published><updated>2008-03-28T02:02:29.670-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='avila plajı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='California'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='avina beach'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaliforniya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Santa Maria'/><title type='text'>West America, Santa Maria, Haziran 2007</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9WCnyLtBZI/AAAAAAAAAT0/OP8tfbiNmic/s1600-h/100_6835.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9WCnyLtBZI/AAAAAAAAAT0/OP8tfbiNmic/s400/100_6835.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176186966729622930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir doğa harikasını daha görmenin verdiği hazla, Arizona'yı yavaş yavaş terkettik. Son durağımız ve en çok beklediğim, hazırlandığım ve muhtemelen seveceğim bir şehir olan San Francisco`ya gelirken Kaliforniya eyaletinin içlerinden geçtik. Amerika'nın en büyük doğal parklarından olan &lt;a href="http://www.yosemite.org/vryos/pages/scenicarch.htm"&gt;Yosemite Valley'i &lt;/a&gt;de görmeyi çok istemiştik, ne yazıkki yol uzayacak ve gece vakti dağ başında kalma ihtimalimiz artacaktı. Grup lideri olarak itiraz ettim, zira San Francisco birgünde bitmezdi.Marul ve lahana bahçeleri arasından taptaze bir Kaliforniya turu yaptık ve Kaliforniyanın Bodrumu Santa Maria`da konakladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9WB4CLtBYI/AAAAAAAAATs/UiPrDlIkBEQ/s1600-h/100_6872.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9WB4CLtBYI/AAAAAAAAATs/UiPrDlIkBEQ/s400/100_6872.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176186146390869378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir daha söylememe gerek var mı bilmem, deniz memleketleri e sevdiğim mekanlardır. En azından içinden, kenarından bir su geçer sevdiğim yerlerin. Ondan Santa Maria'yı da çok sevdim. İnsanları da sıcak ve yabancıları yadırgamıyor. Sabah kalkar kalkmaz meşhur Avila plajına gittik. Civardaki minik hediyelik eşya dükkanlarina baktıktan sonra mis gibi okyanusa doğru yürüdük. Bu kadar insanın neden plajda güneş banyosu yaptığını merak ederken, içimden "bunlar yine keyiflerini bilmiyorlar,yüzmekten anlamazlar" diye söylenirken "Dikkat köpek balığı" tabelasını gördüm. Demek ki bir bildikleri varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Santa Maria`daki güzel manzaralı evler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9WFAyLtBaI/AAAAAAAAAT8/0LtgcLtXToE/s1600-h/100_6822.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9WFAyLtBaI/AAAAAAAAAT8/0LtgcLtXToE/s400/100_6822.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176189595249608098" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman fakirliğinden ve köpek balıkları yüzünden deniz sefamızı uzatmadık ve San Francisco'ya ilerledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com.tr/s/c/bin/slideshow.swf" width="288" height="192" flashvars="host=picasaweb.google.com.tr&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com.tr%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fmonarosa80%2Falbumid%2F5153904124466152929%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-2791716892429858358?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/2791716892429858358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=2791716892429858358&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/2791716892429858358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/2791716892429858358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/03/west-america-santa-maria.html' title='West America, Santa Maria, Haziran 2007'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9WCnyLtBZI/AAAAAAAAAT0/OP8tfbiNmic/s72-c/100_6835.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-3748658582732430642</id><published>2008-03-10T10:52:00.000-07:00</published><updated>2008-03-28T02:00:55.035-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='grand canyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='büyük kanyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kolorado nehri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='colorado river'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='las vegas'/><title type='text'>West America, Grand Canyon, Haziran 2007</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9V6nyLtBVI/AAAAAAAAATU/of4XTEZB-ng/s1600-h/Grand+Canyon+AZ+(101).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9V6nyLtBVI/AAAAAAAAATU/of4XTEZB-ng/s400/Grand+Canyon+AZ+(101).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176178170636600658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu esere bir doğa harikası demek bile bence büyük bir haksızlıktır. Allah'ın bize dünyada verdiği güzelliklerden sadece biri, ama çok güzeli. Kolorado nehri yıllarca yatağı milyonlarca yıldır akarak bu kanyonu oluşturmuş. Kanyon çok büyük ve içinde birçok nehir ve gölet var ama biz yukarıdan izledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9V92iLtBXI/AAAAAAAAATk/ZHUGAh4arQI/s1600-h/Grand+Canyon+AZ+(26).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9V92iLtBXI/AAAAAAAAATk/ZHUGAh4arQI/s400/Grand+Canyon+AZ+(26).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176181722574554482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Las Vegas`dan Grand Kanyon`a helikopterle gitmek istemiştik. Kişi başı $300 olarak toplam $1200 vermeyi düşündük ama hem uzun yolculuğun meşakkat hem de manzaranın tadını helikopter gürültüsünde çıkaramayacağımızı düşündükçe yine en guvenli karayolunu tercih ettik. önceki günün 6-7 saati bulan yolculuğun ardından birde 5 saatlik ikinci büyük tur kardeşceğizimi biraz yordu. Ama herşey güneşin batımında yakaladığımız müthiş Kanyon manzarası ile unutuldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9V9MiLtBWI/AAAAAAAAATc/Juw4mDuFc1E/s1600-h/grand+canyona+giderkene+(7).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9V9MiLtBWI/AAAAAAAAATc/Juw4mDuFc1E/s400/grand+canyona+giderkene+(7).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176181001020048738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grand Kanyon`a giderken çöl manzaraları ilginçti. Arizona çölü derken sanırım gerçek manasıyla bir çöl beklememiştim. Hava birden karardığı için sokak lambaları bile olmayan bir yolda otel aramaya başladık. En yakın otel 50 mil ötede olduğu için biraz endişelendik. Neyse ki en sonunda bir otel bulduk ve yerleştik. Ertesi gün daha uzunca bir manzara için Kanyonla sözleştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com.tr/s/c/bin/slideshow.swf" width="288" height="192" flashvars="host=picasaweb.google.com.tr&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com.tr%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fmonarosa80%2Falbumid%2F5153539503217556049%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-3748658582732430642?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/3748658582732430642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=3748658582732430642&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3748658582732430642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3748658582732430642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/03/west-america-grand-canyon.html' title='West America, Grand Canyon, Haziran 2007'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9V6nyLtBVI/AAAAAAAAATU/of4XTEZB-ng/s72-c/Grand+Canyon+AZ+(101).JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-1783812885766180066</id><published>2008-03-07T11:05:00.001-08:00</published><updated>2008-03-28T02:05:21.097-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nevada'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lake mead'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arizona'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='las vegas'/><title type='text'>West America, Las Vegas, Haziran 2007</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GSVyLtBSI/AAAAAAAAAS8/hFKHjgcj0ZA/s1600-h/102_6499.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GSVyLtBSI/AAAAAAAAAS8/hFKHjgcj0ZA/s400/102_6499.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5175078349771179298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu şehir için söylenecek pek birşey yok, bildiğiniz çöl!&lt;br /&gt;Kapitalist bir anlayışıtan başka birşey de beklenmezdi, çölün ortasinda her mevsim kar yapan bir sektör yapmak. Çoğunluğu kumarhane, oteller ve restoranlardan oluşan bir çöl sehri. Otellerin herbiri başka bir konsepte inşaa edilmiş, Paris, New York, Çöl, Venedik, Sirk ve Roma. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GTvSLtBTI/AAAAAAAAATE/fpFbsrK-Hu8/s1600-h/102_6535.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GTvSLtBTI/AAAAAAAAATE/fpFbsrK-Hu8/s400/102_6535.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5175079887369471282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dürüst konuşmalı, bu şehirde fazla kalmak istemedim, hem çok yorgundum hem de konsept olarak sevdiğim şehir profiline uymuyor. Uzun bir yolculuk olduğu için çok tadını da çıkaramadık. Hiç olmazsa helikopter turu yapıp şehri kuşbakışı görelim dedik ama rüzgar olduğu için turları iptal etmişlerdi. Fazla seçeneğimiz yoktu, Büyük Kanyona gitmek için yola çıktık. Bir de ne görelim çölün ortasında masmavi bir göl, Lake Mead.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GVeSLtBUI/AAAAAAAAATM/tsmGtOlgHyM/s1600-h/102_6558.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GVeSLtBUI/AAAAAAAAATM/tsmGtOlgHyM/s400/102_6558.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5175081794334950722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Babacığım ile dibi çamurlu gölün tadını çıkardık. Daha korkmasam biraz daha yüzerdim ama ürktüm. Bir daha gelirsem jet-ski yapmak için kendime söz verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com.tr/s/c/bin/slideshow.swf" width="288" height="192" flashvars="host=picasaweb.google.com.tr&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com.tr%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fmonarosa80%2Falbumid%2F5153536990661687361%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-1783812885766180066?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/1783812885766180066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=1783812885766180066&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/1783812885766180066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/1783812885766180066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/03/west-america-las-vegas.html' title='West America, Las Vegas, Haziran 2007'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GSVyLtBSI/AAAAAAAAAS8/hFKHjgcj0ZA/s72-c/102_6499.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-6787484114088292198</id><published>2008-03-05T04:54:00.000-08:00</published><updated>2008-03-23T22:15:53.337-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kissin in timesquare'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='time square öpücüğü'/><title type='text'>West America, San Diego, Haziran 2007</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GG5yLtBQI/AAAAAAAAASs/nVgfK1O1JrM/s1600-h/102_6388.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GG5yLtBQI/AAAAAAAAASs/nVgfK1O1JrM/s400/102_6388.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5175065774106936578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şahsına münhasır bir kültür, San diego!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Buram buram kızılderili ve Meksikan kültürü kokan bu şehir tam da Meksika sınırında. İnsanlara olmasa da, beldelere hep tepeden bakmayı severim. Bunun için şehrin en meşhur ve en müstesna tepesini seçtim. Bu minik kasabada, Meksika ve Amerika'nın ilk yerlileri olan kızılderilileri tanıtan birçok alışveriş merkezi ve bilgi alınacak görevliler bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;SEVDİĞİM KARELER&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GFBCLtBOI/AAAAAAAAASc/A-ja3SBpxAs/s1600-h/102_6449.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GFBCLtBOI/AAAAAAAAASc/A-ja3SBpxAs/s400/102_6449.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5175063699637732578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci dünya savaşından sonra Time Square’de &lt;a href="http://www.historycooperative.org/journals/jah/94.1/images/hariman_fig01a.jpg"&gt;öpüşen denizci ve hemşirenin &lt;/a&gt;heykeli. 2. Dünya savaşı sonrasında Japonya’nın mağlup edilmesiyle 75,000 kişi kutlamalar için New York Time Square’de toplandı. O sırada şehre kız arkadaşını görmeye gelen Glenn McDuffie kutlamalar esnasında yaşlı-genç birçok kadını öper. Sonra ismi belirlenemeyen bir hemşire ile öpüşürler. O sırada kendilerine doğru gelen fotoğrafçıyı kızın kocası yada erkek arkadaşı sanan McDuffie, sonradan onların Time Square’in sembolu haline gelen fotoğraflarını çekmeye geldiklerini anlar. Bu çiftin heykeli san Diego’da Seaport’ta bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Oldukça kavisli Coronado Köprüsü (3,407 metre )&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GFqSLtBPI/AAAAAAAAASk/T3oCASTwvy4/s1600-h/102_6468.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GFqSLtBPI/AAAAAAAAASk/T3oCASTwvy4/s400/102_6468.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5175064408307336434" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğaz köprülerimizin aksine (FSM ve Boğaziçi, Amerika'daki hemen hemen tüm köprüleri yürüyerek geçmek mümkündür. Aslında bir zamanlar bizde de mümkünmüş. Tahmin edileceği gibi intiharlar artınca yayalara kapatılmış. Ben de tam nasıl Amerikanlar izin veriyor intihara yol açılmış olmuyor mu dşye düşünürken, Coronado Köprüsü intihar olaylarında ülkedeki en kötü namı olan 3. köprüymüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GJaSLtBRI/AAAAAAAAAS0/PiYVLk9P0HI/s1600-h/collage.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GJaSLtBRI/AAAAAAAAAS0/PiYVLk9P0HI/s400/collage.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5175068531475940626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;San Diego'da sadece bir gece kaldık ama San Diego`nun meşhur hayvanat bahçesine gitmedik. Tüm turist rehberlerinde ağız birliği etmişcesine verilen reçete gibi gezi yerlerini robot gibi gezmek yerine kendimiz keşfetmeyi tercih ettik. Coronado adasına gidip yemyeşil deniz manzarası ve palmiye ağaçları ile gözlerimize ziyafet çektik. Sonra direksyonu San Francisco'ya çevirecektik ki babam tam ters yöne Las Vegasa gitmekte ısrar etti. Yok biz kumar oynamayız, hem 7-8 saat Nevada Çöllerinde ne işimiz var dediysek de kendimizi yollarda bulduk.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-6787484114088292198?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/6787484114088292198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=6787484114088292198&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/6787484114088292198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/6787484114088292198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/03/west-america-san-diego.html' title='West America, San Diego, Haziran 2007'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R9GG5yLtBQI/AAAAAAAAASs/nVgfK1O1JrM/s72-c/102_6388.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-8792420551940429523</id><published>2008-03-04T08:58:00.000-08:00</published><updated>2008-03-28T02:06:37.840-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='universal studios'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hollywood'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='los angeles'/><title type='text'>West America, Los Angeles, Haziran 2007</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82FMODYgeI/AAAAAAAAARY/nbnSh7rmveM/s1600-h/los+angeles+(86).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82FMODYgeI/AAAAAAAAARY/nbnSh7rmveM/s400/los+angeles+(86).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173937991895777762" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Her yıl geleneksel olarak düzenlediğimiz “&lt;strong&gt;road trip&lt;/strong&gt;” gezimizi bu yıl Batı Amerika üzerinden yapmak istedik. Uzun zamandır batıya açılmaktı hayalimiz. Listemiz başta birkaç eyaleti kapsıyordu ama sonra babam çılgın, ben çılgın taa nerelere gittik.  İlk olarak Los Angeles ile başladık gezimize. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlüler diyarı, kayıp melekler şehri. &lt;br /&gt;Los Angeles aslında İspanyol asıllı bir kelime. “Kutsal annemizin şehri ve meleklerin kraliçesi” anlamına geliyor. Bir başka rivayete göre “Kayıp Melekler Şehri” anlamında. Biz de bu melekler şehrini, ünlüler diyarını, meşhur Hollywood dünyasını görüp keşfetmek istedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçaktan iner inmez arabamızı kiraladık ve otele yerleştik. New York-Los Angeles arası tam 6 saat sürüyor. Uçtan uca en uzak noktası uçakla ancak 1 saat süren bir ülkede büyüdükten sonra 350 milyonun nasıl olup da bu ülkede kaybolmadığına şaşıyor insan. Sabah ilk işimiz "Sana dün bir tepeden baktım" demek için &lt;a href="http://www.griffithobs.org/"&gt;Griffith Observatory&lt;/a&gt;`e (Aslında rasathane ve gözlemevi) çıktık. Düzenlemeleri de çok ilginç rasathaneye arabayla çıkmak için rezervasyon yaptırmak gerekiyor, yada arabanı otoparka park edip onların sunduğu servisle tepeye çıkmak mümkün. bu ,işin bedavası yok mu derseniz, var tabiki; Los Angeles sıcağında yürüyerek tepeye çıkmak (takriben 20 dakika ve mümkünse kendinizi ordan aşağı bırakmak-inmek için enerji kalmayacak ya). Tahmin edeceğiniz gibi servis aracını aldık ve kişi başı $8 karşılığında doya doya bir Los Angeles manzarası izledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82HoODYgfI/AAAAAAAAARg/9jhR8SSshB0/s1600-h/los+angeles+(42).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82HoODYgfI/AAAAAAAAARg/9jhR8SSshB0/s400/los+angeles+(42).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173940671955370482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yoğun bir sis olduğu için manzaranin tadını çıkartamadık. Bir de içeride bizi bekleyen astronomi gösterileri de hiç mi hiç ilgimizi çekmedi. Meşhur Hollywood yazısını görüp hatıra fotoğrafı da çektirmesem çok üzülürdüm. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82LB-DYggI/AAAAAAAAARo/fya55Km36n0/s1600-h/collage.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82LB-DYggI/AAAAAAAAARo/fya55Km36n0/s400/collage.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173944412871885314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;New York'un kışın manto delen soğuğu, yazın asfalta yapıştıran nemli sıcağına alışmışız, dört yanı palmiyelerle çevrili bu şehir bize cennet gibi geldi, yadırgadık biraz da. Yollarda palmiye, bahçelerde palmiye, Wal-mart bahçesinde hatta Starbucks yanıbaşında bile palmiye heran tatildeymiş hissi veriyor insana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgimi çeken yapıları zoomlarken, bu tüneli bir araba markası reklamında da gördüğüm aklıma geldi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82Pb-DYghI/AAAAAAAAASI/sbplvsTfHvg/s1600-h/los+angeles+(88).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82Pb-DYghI/AAAAAAAAASI/sbplvsTfHvg/s400/los+angeles+(88).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173949257594995218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Adet yerini bulsun diye diğer turistik mekanlara da gittik. Meşhur Holloywood filmlerinin çekildiği Universal Studios/studyoları, Hollywood, ünlülerin ödül törenleri için poz verdiği ve üstünden geçtiği kırmızı halı ve diğer yerleri de görmüş olduk. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82Q6-DYgiI/AAAAAAAAASQ/YGoXyDSUXbY/s1600-h/universal+studios+(12).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82Q6-DYgiI/AAAAAAAAASQ/YGoXyDSUXbY/s400/universal+studios+(12).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173950889682567714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu tip uzun geziler yaparken, hem klasikten şaşmamaya hem de az bilindik yerlere ayak basmaya önem veririz. Los Angeles aslında ispanyol nüfusu baskın kültürü, İstanbulu hatırlatan trafiği (hatta biz daha şanslıyız), palmiye ağaçları ve Laguna Beach ile çok ilginc biryer. Diğer bir yandann tipik bir Amerikan eyaleti; heryerde Macy's, Wal-mart ve Starbucks bulmak mümkün. Bazen başka bir şehre geldiğini bile anlamak zor parklarda çocukları ile doya doya piknik yapan İspanyollar olmasa. Rotamızı Meksika tarafına çeviriyoruz, bekle bizi San Diego!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com.tr/s/c/bin/slideshow.swf" width="288" height="192" flashvars="host=picasaweb.google.com.tr&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com.tr%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fmonarosa80%2Falbumid%2F5153530745779237969%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-8792420551940429523?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/8792420551940429523/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=8792420551940429523&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/8792420551940429523'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/8792420551940429523'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/03/west-america-los-angeles.html' title='West America, Los Angeles, Haziran 2007'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R82FMODYgeI/AAAAAAAAARY/nbnSh7rmveM/s72-c/los+angeles+(86).JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-1156658901131054053</id><published>2008-01-13T10:47:00.000-08:00</published><updated>2008-03-28T02:07:06.605-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üsküdar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülnüş valide sultan camii'/><title type='text'>Bir Şehr-i Üsküdar, Kasım 2007</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R8g8RUGguQI/AAAAAAAAARI/xOrgSRfg4bQ/s1600-h/100_9353.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R8g8RUGguQI/AAAAAAAAARI/xOrgSRfg4bQ/s400/100_9353.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172450440186476802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bazen farkediyorum da Türkiye dışında gezdiğim yerler Türkiye içindekilerden daha çok. Aslında bu bir kabahat; övünülecek birşey de degil. Ama öyle gerektirdi ki hayat, zaman zaman yurdumdan uzak kaldım, kimi zaman en sevdiğim İstanbul`dan. Şuan İstanbul il sınırları içinde olmama rağmen İstanbulu çok özlüyorum. Her haftaiçi plan yapıyorum minik İstanbul turları yapmak için, haftasonu çesitli manilerle engelleniyorum. Geçen haftalardan birinde şeytanın bacağını kırdım ve Üskudar ile başladım ısınma turlarına. Üskudar`ı ne zamandan beri biliyorsun diye sorsalar ben bile hatırlamıyorum. Kendimi bildim bileli buradan geçerim, vapura binerim, alışveriş yaparım, Kanaat lokantasında mutlaka yemek yerim, hatta hemen yanındaki binanın usta katında doktorum bile vardı. Sanırım babacığım ve dedeciğimin sayesinde ilk adımlarımızı attık bu güzel semte. Dedem hergün işyerine giderken Harem`e gelir, arabalı vapurla karşıya geçermiş. Bu böyle 30 yıl devam etmiş. Sonra babam Üsküdar vapuru ile 20 yıl devam etti bu rotada. Ben ve kardeşim okulumuzu Üsküdar`dan seçtik, yolumuzu çevirip nereye gidersek gidelim hep buradan geçtik. Hal böyle olunca Üsküdar bir nevi aile mirası gibi geliyor bana. &lt;br /&gt;            &lt;br /&gt;            Gecen hafta soğuklar iyice bastırmadan bir Üsküdar havası alayım dedim. Katlı otoparktan şehri biraz temaşaa ettim ve Gülnuş Valide Sultan Camii`ne doğru yürüdüm. Küçüklükten beri bu caminin çok farklı bir atmosferi olduğunu düşünürüm. Caminin avlu duvarı adeta iki dünyayı ayıran bir nevi çizgidir, sınırdır. Öyle ki,Üsküdar`ın o cıvıl cıvıl dünyası caminin avlusuna girmenizle aniden yerini bambaska bir aleme bırakır. Sanki o rengarenk hayat ötelerde kalmışda huzur ve sukunet iklimi inananlara kucak açıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R8g8pkGguRI/AAAAAAAAARQ/gKGhgJZ43Bg/s1600-h/Gulnus+Valide+Sultan+Camii+Uskudar.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R8g8pkGguRI/AAAAAAAAARQ/gKGhgJZ43Bg/s400/Gulnus+Valide+Sultan+Camii+Uskudar.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172450856798304530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tarihe ve mimariye meraklı olduğumdan, burada biraz ayrıntı vermek isterim. Şuanda okuduğum “&lt;a href="http://uskudaryenivalidecamii.org/"&gt;Gülnuş Sultan Valide Sultan Camii&lt;/a&gt; – The mosque Uskudar Gulnus Valide Sultan” kitabında oldukça geniş bilgi verilmiş.   4. Mehmet`in eşi, 2. Mustafa ve 3. Ahmet `in annesidir. Gülnuş Valide Sultan oğlu 3. Ahmet’in padisahlığı ile “Valide Sultan”  olmuş ve tam 20 yıl valide sultanlık yapmıştır. Hayır işlerini çok seven Gülnuş Sultan bircok esere imza atmıştır. Galata Perşembe pazarındaki Yeni Camii, Arap Camii avlusundaki şadırvan, hac yollarında çeşmeler, köprüler ve selsebiller, Yeni Valide Mektebi (Tunusbağı Sibyan Mektebi, sonradan yıkılmıştır) bize ulaşan bu miraslardandır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailecek sanata düşkün bu ailede, 3. Ahmet sanatkar &lt;em&gt;Necip&lt;/em&gt; mahlası ile şiirler yazardı. Hat sanatına çok merakli olan bu padişah meşhur Hafız Osman`dan hat san'atındaki 6 çeşit yazı stilinden biri olan “Aklâmı Sitte” icazeti almıştır. İstanbulda birçok camide yazılari mevcuttur. Yine annesinin yaptırdığı Gülnuş Sultan Valide camii - Yeni Valide Sultan Camisinde bulunan “&lt;em&gt;Cennet annelerin ayakları altındadır&lt;/em&gt;” ve “&lt;em&gt;Hikmetin başı Allah korkusudur&lt;/em&gt;” hadis-i şeriflerini kendisi yazmıştır. Benim için bir padişahın o kadar işin arasında bunun gibi çok emek gerektiren bir sanatla uğraşması oldukca meşakkatli ve bir o kadar zevklidir herhalde. Tabi ki ceddimiz hem devlet hem de sanat işlerine büyük önem vermişler. Temeli dua ile atılan, açılışı dua ile yapılan bu sanat harikası camii Üskudar`ın beş selatin camiisinden biridir. Yeni öğrenmiş bulundum Üskudar`da bulunan diğer selatin camileri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Valide-i Atik Camii, &lt;br /&gt;Mihrimah Sultan (iskele) Camii, &lt;br /&gt;Hamidi-i Evvel (Beylerbeyi) Camii&lt;br /&gt;Selimiye Camisi &lt;br /&gt;Gülnuş Sultan Valide Camii&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merak ettim selatin camisi ne demektir, baktım. Birçok farklı anlamı olduğu söyleniyor. Padişah ailesince yaptırılan camii, birden fazla minaresi olan camii yada ganimet malları ile yapılan camii anlamına geliyor selatin camii. Benim de daha önce bildiğim kadarıyle birden fazla minaresi olan büyük camiye deniyor. Bu konuda daha geniş bir araştırma yapacağım. Camiiye 5 farklı yoldan giriş bulunmaktadır. Ayrica camii sel yatakları üzerinde bulunduğundan merdivenle yükseltilerek su baskınlarından korunmuştur. En sevdiğim bölümlerden biri olan şadirvanin dört bir yanında kuşların da su içmesi için su yalakları bulunmaktadır. Şadırvandaki kitabede:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Kitabede yazanlar:&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zehî hoş tarh-ı şadırvan-ı dilcû-yı sofa-güster                           &lt;br /&gt;Ki ayn-ı Selsebil-i sahn-ı Cennet dinse arzanî&lt;br /&gt;Göreydi havz-ı berrakında bu âb-ı revân-bahşî&lt;br /&gt;Sikender arzu itmezdi hergiz âbı hayvanı&lt;br /&gt;Hezar nağme senc eyler hevâsı mürg-i tasviri&lt;br /&gt;Virir hüsn-i binayı dilnişîni zevk-i ruhan&lt;br /&gt;Bakılsa bir içim sudur letafetle bu şadırvan&lt;br /&gt;Ki şiringam ider her-dem zülâl-i neşve-cûyânı&lt;br /&gt;Güzel buldu suyun mecrayı ayn-ı mekremet hakka &lt;br /&gt;Olunca böyle olsun hayr-ı câri feyz-i Rabbâni&lt;br /&gt;Su gibi ezber etsün Taib’â şâd-âb olup âlem&lt;br /&gt;Du’a-yı Valide Sultan-ı âlî-kadr-i zi-şanı&lt;br /&gt;Hemşire mevrid-i hayr ide Hakk zat-ı hümâyunun&lt;br /&gt;Dlandıkça cihanda cûlar etraf-ı gülistanı&lt;br /&gt;Dedim icra idince bir dem-i hurremde tarihin&lt;br /&gt;Zehî zîbinde şadırvan-ı mülk-ârâ-yı Sultani&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Kitabenin Turkcesi&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönül çeken bu şadırvanın bahçesi ne hoş ki; &lt;br /&gt;Cennetten bir çeşme misalidir yeryüzünde. &lt;br /&gt;Bu havuzun berraklığındaki canlandırıcılığı görseydi &lt;br /&gt;İskender ölümsüzlük suyunu asla istemezdi. &lt;br /&gt;Binlerce kuş ahenkli olarak söyler hoşnutluğunu. &lt;br /&gt;Güzel yapıya güzelliğini veren ruhlardaki zevkdir.&lt;br /&gt;Güzellikle bakarsan bir içim su`dur bu şadırvan.&lt;br /&gt;Neşe arayanların tadı damağında kalır her zaman. &lt;br /&gt;Suyun Allah`a götüren kaynağı güzeldir. &lt;br /&gt;Allah`tan gelen hayırlar böyle olsun.&lt;br /&gt;Suya doyanlar Taib gibi ezber etsin.&lt;br /&gt;Şerefli, soylu Valide Sultan`ın duası şudur ki;&lt;br /&gt;Rabbinin yanında hayırlı bir yere varsın. &lt;br /&gt;Gül bahçesinin etrafında sular aktıkça yazayım bu sevinçli tarihi:&lt;br /&gt;Ne güzel süslerle bezeli Sultan`ın Şadirvanı.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Bu güzel cami, mimarbaşı Mehmed Ağa tarafından yapılmıştır. Mehmed Ağa`nın diğer eserleri arasında Üsküdar İskele Meydanı`ndaki çeşme, Yeni Valide Camii, Ahmediye Camii ve Kaptan Paşa Camii ve birçok Camii bulunmaktadır. Caminin banisi Gülnüş Sultan,caminin hemen yanındaki üstü açık kabirde medfundur. Ayrıca sebili de kabrin yanındadır. Şuanda Vakıflar müdürlüğünün satış yeri bulunuyor kabrin yanında. Vakıfların zeytinyağı, balı ve zeytinini tavsiye ederim lafı gelmişken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-1156658901131054053?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/1156658901131054053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=1156658901131054053&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/1156658901131054053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/1156658901131054053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/01/bir-sehri-uskudar.html' title='Bir Şehr-i Üsküdar, Kasım 2007'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R8g8RUGguQI/AAAAAAAAARI/xOrgSRfg4bQ/s72-c/100_9353.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-5805376927090953909</id><published>2008-01-06T09:30:00.000-08:00</published><updated>2008-01-08T03:33:04.440-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='elişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebek elbisesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='handcraft'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='baby dress'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='knitting'/><title type='text'>Elişi zamanı!</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4MXa9GltwI/AAAAAAAAAMw/DsWLKSPBVm0/s1600-h/kedili.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4MXa9GltwI/AAAAAAAAAMw/DsWLKSPBVm0/s400/kedili.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152988150488217346" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bendenizden bir bebek bluzu, biraz tarz oldu, üstündeki kedi de benim eserim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve annemden bir bebek battaniyesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4MXsNGltxI/AAAAAAAAAM4/bpM114mBBxg/s1600-h/batta.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4MXsNGltxI/AAAAAAAAAM4/bpM114mBBxg/s400/batta.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152988446840960786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni tanıyanlar hatırlayacaklar, bu bebek elbisesinin etek bölümündeki Paris figürlü kumaşı New York'tan Fashion Avenue'den almıştık sevgili arkadaşım ile. Ben kendime bir etek yapmıştım, arta kalan da buna nasipmiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4MYlNGltzI/AAAAAAAAANI/JNS1GMj5Cc8/s1600-h/betusun+(21).jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4MYlNGltzI/AAAAAAAAANI/JNS1GMj5Cc8/s400/betusun+(21).jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152989426093504306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem ve ben günlük yaşam temposunda vakit buldukça elişlerimizi kapıyoruz ve doğal terapilerle kendimize geliyoruz. Elişi günlük iş temposundan sıyrılmak için yaptığım en güzel dinlence. Herkese sevdiği bir sanat dalını yapmasını, en azından başlamasını tavsiye ederim. Kimse ben beceremem, hiç elime yakışmaz demesin. Tıpkı bir çorap söküğü gibi başladığınızda devamı gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte anneciğimle en son yaptıklarımız&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="288" height="192" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fmonarosa80%2Falbumid%2F5152485166055781505%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;örgüler annemin, dikiş denemeleri de benim:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-5805376927090953909?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/5805376927090953909/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=5805376927090953909&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/5805376927090953909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/5805376927090953909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/01/elisi-zamani.html' title='Elişi zamanı!'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4MXa9GltwI/AAAAAAAAAMw/DsWLKSPBVm0/s72-c/kedili.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-5260322812729266669</id><published>2008-01-06T03:02:00.000-08:00</published><updated>2008-01-08T05:52:07.816-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pekin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nijuie cami'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cin seddi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Niujie camii'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beijing'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasak sehir'/><title type='text'>BEIJING 2007 EKIM 北京</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M1lNGlt0I/AAAAAAAAANo/QbExklGGhtY/s1600-h/Great+Wall,+Cinseddi+Beijing+pekin+(37).jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M1lNGlt0I/AAAAAAAAANo/QbExklGGhtY/s400/Great+Wall,+Cinseddi+Beijing+pekin+(37).jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153021311930709826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çin gezimin en son durağı &lt;strong&gt;Pekin&lt;/strong&gt;'di. Aslında tam olarak gezme fırsatı bulduğum tek yer de diyebilirim. Son iş toplantısı iptal olunca ver elini Pekin gezmeye başladım. Sakın gezmek deyince her karışını gördüğümü sanmayın, en rahat gezebildiğim şehir. Otele gelir gelmez bavullarımı bıraktım ve otelin bulunduğu Wangfujing caddesine attım kendimi. Doğu ülkelerinde gözlediğim bir şey var gece gündüz cıvıl cıvıl. Nereye gitsen çoluk çocuk, bir hayat ibaresi var, batinin bos ve soğuk sokaklarından çok uzak. Hatırlıyorum da dünyanın merkezi kabul edilen &lt;strong&gt;New York&lt;/strong&gt;'un ortasında bile gece 8'den sonra hayat bitiyordu. Daha iki saat önce akan şehir birden boşalır ve ıssızlaşırdı. Caddeyi baştan başa dolaştım ve biraz alışveriş yaptım:) Kim demiş Çin çok ucuz diye, bizim mahallede kurulan semt pazarında bile çok daha ucuza satın alabildiğim şeyler tam 3-4 katına satılıyor burada. Ama pazarlık payını da unutmamak gerekli!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Pekin çok eski bir medeniyet olduğundan çok çeşitli dinlerin ibadethaneler var. Wangfujing caddesinde büyük bir kilise bulunuyor. Gece olduğundan görüntülerim net çıkmadı bu nedenle burada yayınlayamıyorum. Ertesi gün ise otelimize tam 50km uzakta bulunan Çin Seddi’ne çevirdik yönümüzü. Atalarımızın nelere malik olduğunu o muhteşem eseri görünce anladım. Kocaman bir ülkeyi ikiye bölen bir sınır gibi bu koca duvar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M15dGlt1I/AAAAAAAAANw/pjef9P4T1tg/s1600-h/teleferik.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M15dGlt1I/AAAAAAAAANw/pjef9P4T1tg/s400/teleferik.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153021659823060818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Çin Seddi’ne merdivenle çıkmak yerine teleferik almayı tercih ettim. &lt;br /&gt;Kuşbakışı Çin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;strong&gt;NIUJIE CAMII 牛街清真寺&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M2JtGlt2I/AAAAAAAAAN4/cz5QXBBlQ6Y/s1600-h/Niujie+Mosque+(31).jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M2JtGlt2I/AAAAAAAAAN4/cz5QXBBlQ6Y/s400/Niujie+Mosque+(31).jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153021938995935074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sonra şehrin kültür mirası arasında yer alan ve geçtiğimiz yıllarda 1000. yıldönümünü kutlayan &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Niujie_Mosque"&gt;Niujie Camisine &lt;/a&gt;gittik. Camii 996 yılında, yani Liao hanedanlığı zamanında inşa edilmistir. Camide Türkçe konuşan yaşlı bir amca selam veriyor. Tanışıyoruz Hacı Yusuf amca ile. O isminin başına illaki "hacı" ekini koymamızı istiyor ve hacca da gittiğini bu şekilde ima ediyor. Caminin bulunduğu bölge Müslüman Mahallesi oluyor ve Beijing`de 10.000 Müslüman nüfusu varmış. Civarda birçok Müslüman restoran bulunuyor. Ama içeri girince isminden uzak olduğunu fark ediyorsunuz. Bizim anlayışımızdan farklı bir restoran anlayışları var. Müslüman Restoran levhasını özellikle asmışlar ama içeride içki servisi var. Açlıktan ölmemek için birkaç restorana uğradık, meğerse restoranlar 12-3 arasında öğlen yemeği, 7-11 arasında aksam yemeği verirlermiş. Maalesef aksam yemeğine 3 saat daha vardı ve mecburen bir markete girdik. Okuyabildiğimiz tek etiket yoğurt ve ekmek olduğu için, bunları alıp otele donduk. Çin`deki birçok eyalette "HELAL" etiketleri olan ürünlerin satışı yaygın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M2k9Glt3I/AAAAAAAAAOA/-Qa04nA2XhI/s1600-h/Niujie+Mosque+(23).jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M2k9Glt3I/AAAAAAAAAOA/-Qa04nA2XhI/s400/Niujie+Mosque+(23).jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153022407147370354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M2rtGlt4I/AAAAAAAAAOI/JxqsR7LBsPI/s1600-h/Niujie+Mosque+(30).jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M2rtGlt4I/AAAAAAAAAOI/JxqsR7LBsPI/s400/Niujie+Mosque+(30).jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153022523111487362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;YASAK ŞEHIR &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M3KtGlt5I/AAAAAAAAAOQ/EeMeFdjnbE4/s1600-h/forbidden+city.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M3KtGlt5I/AAAAAAAAAOQ/EeMeFdjnbE4/s400/forbidden+city.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153023055687432082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer şehirlerde yasadığımiz yaz günleri, haritada yukarı bölgelere çıktıkça sona erdi. Buz gibi bir hava sokakta yürüdükçe yüzümüzü kesiyordu. Ne olursa olsun Yasak Şehri görmek istediğimizden aldık haritaları düştük yollara. Hava sıcaklıklarının aniden değişmesi nedeniyle tüm şehri bir sis bulutu kaplamıştı. Bu nedenle Yasak Şehrin içinde gezemedik sadece şehri karşıdaki tepeden izledik. Bir ayağımız orda nasılsa, bir sonraki gezime inşallah. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yasak Şehri görmek için karşıdaki tepeye çıkmamız gerekti, zira göz gözü görmüyordu. Tepede şehir manzaralı fotoğraf çektirmek isteyenler için birçok seçenek bulunuyor. Henüz tepeye çıkmıştık ki, eski Çin hanedanlığından kalma bir prenses bizi bekliyordu:)) Takunyalar da orijinal, hamam takunyaları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M3zdGlt6I/AAAAAAAAAOY/o1pVleZCHyU/s1600-h/%C3%A7inli+kiz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M3zdGlt6I/AAAAAAAAAOY/o1pVleZCHyU/s400/%C3%A7inli+kiz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153023755767101346" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="288" height="192" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fmonarosa80%2Falbumid%2F5152653490119083265%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-5260322812729266669?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/5260322812729266669/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=5260322812729266669&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/5260322812729266669'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/5260322812729266669'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/01/beijing-2007-ekim.html' title='BEIJING 2007 EKIM 北京'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4M1lNGlt0I/AAAAAAAAANo/QbExklGGhtY/s72-c/Great+Wall,+Cinseddi+Beijing+pekin+(37).jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-1753062179160323973</id><published>2008-01-05T05:03:00.000-08:00</published><updated>2008-01-08T05:49:44.731-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='people square'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='shanghai'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='China'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şankay'/><title type='text'>Shanghai 2007 Ekim 上海市</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3-T09GlthI/AAAAAAAAAJA/b6WC-hGr2k4/s1600-h/Gecce+pearl+tower+(8).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3-T09GlthI/AAAAAAAAAJA/b6WC-hGr2k4/s400/Gecce+pearl+tower+(8).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151999036699817490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gezimizi yarılamıştık ki ben yorgunluktan ölmekteydim. Daha katılacak bir fuar, görüşülecek birçok firma vardı. Taze meyve ve sebzelerden müteşekkil vitamin deposu yapmamiş olsaydım, çoktan Çin`deki bir hastane ile tanışmış olacaktım. Endüstrileşmenin Avrupa`dan daha sonra başladığını taptaze sebze ve meyve ile görmek mümkün. Ne yazık ki daha doğal yiyecekleri gelişmiş ülkelerde neredeyse 3-4 katına almak zorunda kalıyoruz. Lafı uzatmadan Shanghai yoluna düşelim. Hangzhou-Shanghai arası araba ile 2,5-3 saati buluyormuş. Sordum soruşturdum en iyisi trenle gitmekmiş. Biz de atladık hızlı trene ve tam 1 saat 18 dakika en lüks kompartımanda 7-8 dolar maliyetle çok güzel, manzaralı bir yolculuk yaptık. 40 basamaklı merdivenden bavullarımızı trene taşırken tüm turistlerin yüzünde aynı acı ifade vardı "neden bunları getirdim ki ben şimdi?" Çünkü minik Çinli kardeşlerimiz bir el çantası ile dünyayı gezmeye devam ediyordu. Daha trajiği bilet gişesini bulamamak oldu. En sonuna biraz İngilizce bilen bir polis bana yardımcı oldu da bilet alabildim. Çok güzel trenleri var ve hayatımda gördüğüm en büyük taşıt tuvaletine sahip. Doğu kültürlerindeki temizlik önyargısının aksine, olukça temiz bir ülke. Ne yerde bir çöp gördüm ne de insanların saygısızca çöpleri sokağa attığını. Zor bela bavulları 30-40 basamaktan trene indirdik ve trene yerleştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşillikler ve minik derelerden oluşan görsel bir şölen eşliğinde 1 saat 18 dakikalik yolculuk yaptık ve Shanghai`e ulastık. Çok enerjim kalmadığından mıdır yoksa ilk andan itibaren atmosferini sevmegiğim için midir bilmem, bu şehir beni pek etkilemedi. Nedense bir New York havası vardı, çok kirlenmiş, karışık ve biraz karanlık geldi bana. Otelimiz tam şehrin göbeğinde ve önümüzde de meşhur People Square. Birkaç cadde yürüyünce ırmak kenarına inip akşam ışıklı manzaraları ve şehrin simgesi televizyon binasını seyredebilme imkanım oldu. People Square öyle bir yer ki sanki Ankara Kızılaydaki eski Çarşı mağazası; herkes burada buluşuyor. Arada bir müzikle fıskiye gösterisi yapıyorlar. Şansıma üç defa geçtim, her defasında da başka bir atraksiyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3-L2NGlteI/AAAAAAAAAIo/rMMt23C-XxU/s1600-h/otelden+shanghai+(4).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3-L2NGlteI/AAAAAAAAAIo/rMMt23C-XxU/s400/otelden+shanghai+(4).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5151990262081631714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3-cWNGltiI/AAAAAAAAAJI/xhfTlb1_fvA/s1600-h/people+square.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3-cWNGltiI/AAAAAAAAAJI/xhfTlb1_fvA/s400/people+square.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152008404023490082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Akşam olunca günün yorgunluğunu renkli çarşılarda atmaya çalıştık. BEnce burayı gezmek için en azından bir ay gerekli. Nanjing Road ve ismini unuttuğum rengarenk ışıklı caddeler New York Time Square misali, heran capcanlı. Nehir kenarında akşam gemi turları da tıpkı Istanbul gecelerinde oldugu gibi. Benim en sevdigim şehirlerin mutlaka denize yada bir su birikintisine bir uzantısı bulunur. Nil nehri yumuşak yumuşak akarken ortanyal müzikle suyun üstünden akmak, İstanbul'da Anadolu-Avrupa arasında mis gibi boğaz havasını solumak, Pearl River kıyısında bisiklet sürmek, Chicago`da mimari eserleri rüzgara rağmen seyretmek ve tabi gecenin en renkli ve en karanlık anında Shanghai temaşaa etmek, hepsi hayatın en güzel lezzetlerinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="288" height="192" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fmonarosa80%2Falbumid%2F5152610720834748081%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-1753062179160323973?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/1753062179160323973/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=1753062179160323973&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/1753062179160323973'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/1753062179160323973'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2008/01/gezimizi-yarilamistik-ki-ben.html' title='Shanghai 2007 Ekim 上海市'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3-T09GlthI/AAAAAAAAAJA/b6WC-hGr2k4/s72-c/Gecce+pearl+tower+(8).JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-6875704030310907053</id><published>2007-12-19T05:23:00.000-08:00</published><updated>2008-01-08T23:08:50.156-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nanjing'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ningbo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ming dynasy'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mind hanedanligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='xiaoling tomb'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sun yat-sen'/><title type='text'>NANJİNG-NİNGBO 2007 南京市</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_JDNGltkI/AAAAAAAAAJY/JrD0fizryzw/s1600-h/100_9040.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_JDNGltkI/AAAAAAAAAJY/JrD0fizryzw/s400/100_9040.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152057555629225538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Pek karışık bir şehir Shanghai`dan araba ile Çin`in ilk başkenti olan Nanjing`e geçtik. Aksi gibi hava yağmurluydu ve yemyeşil bu şehri fazla gözlemleyemedim. Bundan sonraki fabrika gezimiz ve onurumuza verilen yemekle beraber şehre gitmek için ancak akşam zamanımız oldu. Neyseki sevgili Mr. Xie bize gezi sözü verdi ve ertesi gün buluşmak üzere ayrıldık. Ertesi gün bu ilk başkenti geziye başladik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin imparatorluğunun Ming ailesinin ilk başkenti Nanjing`de kuruldu. Bu hanedanlığın ilk imparatoru Zhu Yuangzhang`in oğulları sonra başkenti Beijing yani Pekin`e taşıdı.İlk durağımız Zhu Yuangzhang ve diğer aile üyelerinin ilk yaşadığı ev ve mezarları oldu. Yesillik içindeki bu hanedan mezarlarına giderken karşımıza "Kutsal Yol" ingilizce ismiyle "Sacred Avenue Section" çıkıyor. O zamanki hükümdarlar, yerin üstündeki hakimiyet ve zenginliğin ölümden sonra yerin altında da sürdürmek istemişler.Bu nedenle şanlarına yakışır yapılar ve mezarlar yaparlarmış. Min handenalığının bu kutsal yolu da zigzag yerleştirilmiş 24 hayvan ve 8 insan heykeli bulunuyor. Heykelleri bulunan hayvanlarin imparatorluğu koruduklarına inanılıyor ve sıralanışında bile bir hiyerarşi var. Sağlı sollu 6 taş hayvan heykelleri kaplan, Efsane hayvan Xie, deve, fil, baska bir mistik hayvan Qi Lin ve attan oluşuyor. Bu hayvanların hepsi Çin imparatorluk kültüründe üstün bir önem arzediyor. Sonra da imparatorun en onemli 4 üstdüzey askerinin ve 4 üstdüzey devlet memurunun heykeli yapılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_IHdGltjI/AAAAAAAAAJQ/cXJ-NRKH8wc/s1600-h/stone+elephant+road+(2).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_IHdGltjI/AAAAAAAAAJQ/cXJ-NRKH8wc/s400/stone+elephant+road+(2).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152056529132041778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ming hanedanının yattığı Xiaolin Tombs`u gördükten sonra yakın yüzyılda Çin tarihini şekillendiren Dr. Sun Yat-Sen'in boş mezarına gittik. Sun Yat-Sen doktorluğu bırakıp siyasete atılmış ve Milliyetçi partiyi kurmuş. Feodal düzeni yıkmiş ve sonradan Taiwan`in kurulmasında büyük rol almiştır. Ögrencileri mezarından cesedini alıp, Taiwan`a kaçırdıkları için mezarı boş. O tepeye kadar bir solukta çıkıp şehir manzarası izlediğime şuan inanamıyoum. Gençlik iste:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_NuNGltlI/AAAAAAAAAJg/ZkGSMEymob0/s1600-h/Sunyat+sen.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_NuNGltlI/AAAAAAAAAJg/ZkGSMEymob0/s400/Sunyat+sen.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152062692410111570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nanjing eyaletindeki değişik din ve kültürlerden bahsetmek istiyorum. Cengiz Han`ın torunlarından olan Zheng He (Hacı Mahmud Şems) Ming hanedanının Yunan bölgesini ele geçimesi ile henüz 11 yaşındayken Ming hanedanlığının hizmetine girmiş. Yunan bölgesinde azınlık olarak yaşayan muslümanlar Zheng He ile beraber rahatlamışlar ve Nanjing komunist rejim gelene kadar Çindeki İslam merkezi olarak yerini korumuş. İmparatorlukta güçlü bir yere gelen denizci Zhang He önemli  keşif gezilerine ve birçok başarıya imza atmiş. Bu nedenle biz de Nanjingdeki ilk cami olan &lt;a href="http://www.chinaculture.org/gb/en_aboutchina/2003-09/24/content_25229.htm"&gt;Nanjing Jingjue Camisini&lt;/a&gt; ziyaret ettik. Mr. ve Mrs. Xie de bizi götürmekle kalmadı, merakla camiyi gezdiler bizimle. Çin mimarisi ve Arap harfleri, gerçek bir kültür mozaiği!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_bqNGltoI/AAAAAAAAAJ4/AuXm8XKlzvM/s1600-h/Nanjing+Jingjue+Mosque+(2).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_bqNGltoI/AAAAAAAAAJ4/AuXm8XKlzvM/s400/Nanjing+Jingjue+Mosque+(2).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152078016853423746" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_bIdGltnI/AAAAAAAAAJw/T2Jx_V_2Fq0/s1600-h/Nanjing+Jingjue+Mosque+(16).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_bIdGltnI/AAAAAAAAAJw/T2Jx_V_2Fq0/s400/Nanjing+Jingjue+Mosque+(16).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152077437032838770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;strong&gt;NINGBO&lt;/strong&gt; 宁波市&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nanjing gezimiz bitti ve havaalanına geldik. O anda nereden bilebilirdim ki bu hayatımda yaptiğim en komik, en eğlenceli uçak yolculuğuydu. Zaten Çin`e gelirken 20kg valiz limiti ile kafam allak bullak olmustu. Alısmısım kişi başı 60kgdan valizlere hala sığmamaya, bu 20 kg işkencesi beni derinden sarsmıstı. Wenzhou`dan Guangzhou`ya giderken 45 dolar ceza ödemiştim, birde daha alisveriş yapmamışken. Zekice bir davranişta bulunarak sonraki uçuşlarımızda bavuldaki fazla eşyaları el bavullarına almak fikrini uygulamaya koydum. Bedeli hosteslerle uzun bir pazarlık ve tüm yolcuların beni daha uçağa binmeden tanımaları olmustu. Bozulan sinirlerim de cabası. Tam bu engeli de atlattık derken hosteslerin garip bakısları ile uyandım. Kesin yine ceza verecekler diye düşünürken, biri gelip el valizimin (normal raf boyutunda)uçak için çok küçük olduğunu söyleyince yine para tuzaği diye düşündüm. Teşekkur edip biranönce uçaga binmek için koştum. Uçağa girdiğim anda ne demek istediklerini anlamıştım. 55 kişilik bu uçaktaki raflara benim bavulum değil mübalağasız bir notebook bilgisayar bile ancak sığabilirdi. Allahtan uçakta birkaç yolcu gelmemişti de el valizlerimi onların koltuklarına koydum. Tabi uçakta çoğunluğu iş adamlarından oluşan yolcuların tuhaf bakışlarından hiç bahsetmiyorum. Haksız sayılmazlardı, herkesin minik bir el bavulu -zaten onu da bagaja vermişler- ile yolculuk ettiği bir uçağa herkesden fazla eşya ile gelmiştim. Onlarca minik el bavulu arasında benim 25kglik dev bavullarım her haliyle benim olduğunu haykiriyordu. 6 bavulu bir sedan arabaya sığdırıp, ayaklarımızın bastığı yerler de dahil koltuklar bile dolu olduğu halde Ningbo`ya hoşbulduk dedik. Malesef maceralarımız bununla bitmedi, otelde bizi bambaşka süprizler bekliyordu. Rezervasyon yaptığımız odanın başka birine verilmesiyle, çok daha minik bir odaya düşmüştük. Bu durumu değiştirmenin asla mümkün olmadığını söyleyen rezervasyon müdürüne hiç olmazsa bize odayı bedava vermesini söyledim. Tabi onu buna ikna etmek kolay değildi. %50 indirim almam icin tam 90 dakika tartişmam gerekti. Gecenin sonuna doğru ben yolculuk ve tartışmanın verdiği stresle yorgun savasçıya dönüştügümde onun mimiklerinde bile değişiklik yoktu. O zaman bu insanların özel olarak eğitildigini düşünmeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün uçağa binmeden minik bir şehir turu, nehir kıyısından bir pazar günü&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4C4AtGltuI/AAAAAAAAAK4/e27BHCeO1Ps/s1600-h/Ningbo+river+(13).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R4C4AtGltuI/AAAAAAAAAK4/e27BHCeO1Ps/s400/Ningbo+river+(13).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152320295958591202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-6875704030310907053?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/6875704030310907053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=6875704030310907053&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/6875704030310907053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/6875704030310907053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2007/12/blog-post.html' title='NANJİNG-NİNGBO 2007 南京市'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_JDNGltkI/AAAAAAAAAJY/JrD0fizryzw/s72-c/100_9040.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-3433706376675235102</id><published>2007-12-19T04:55:00.000-08:00</published><updated>2008-01-08T23:34:39.939-08:00</updated><title type='text'>HANGZHOU 2007 EKIM 杭州市</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_mS9GltpI/AAAAAAAAAKA/ObDhiwP7Ad8/s1600-h/ucaktan+hangzhou.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_mS9GltpI/AAAAAAAAAKA/ObDhiwP7Ad8/s400/ucaktan+hangzhou.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152089712049370770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Wenzhoudaki boş yorgunluktan sonra Hangzhou`ya uçtuk. Bir saatlik bir uçuştan sonra bu güzel beldeye ulaştık. Uçak inişe geçtiğinde öyle güzel bir manzara çıktı ki karsimiza. Çok yesillik ve sulak bir bölge. Bazı kareleri yakalayabildim. Zaten Hangzhou `da ikamet eden ve bize mini West Lake tur yaptıran Roger da bunu söylemişti. Aldığım diğer duyumlara göre eskiden insanlar ta Shanghai`dan buraya kadar gelir ve piknik yaparlarmış. Araba ile yaklaşık 2,5 saatlik mesafe olmasına karşın bence bu güzel şehre gelmeye değer. Çilem bitti sanıyordum ama bitmemiş. Ayağımın tozu ile uçaktan iner inmez bir iş görüşmesi daha. Neyseki bu görüşme benim lehime oldu da sonra West Lake`i görmüş olduk. Her şehrin bir yada birkaç simgesi vardır ya, işte Hangzhou da West lake ile özdeşleşmiş. Bircok ırmak birlesmiş ve West Lake`i oluşturmuş. Sonra da büyük kanallara dökülüyor ve iç bölgelere akıyor. Göllerin ortasindaki alanlardaki eski evler restore edilmiş ve şuanda restoran olarak kullanılıyor. Piknik yapan birçok yerli halk olduğu gibi yabancı turistlerin de gözde mekanı. Gelinlikleriyle düğün fotoğrafları çektiren mi ararsınız, çocuklariyla gelen mi hepsi var. Gölün etrafında geçerken mis gibi bir koku farkettim ve ne olduğunu sordum. Literatürdeki ismi “&lt;em&gt;Osthmanthus&lt;/em&gt;” olan bu çiçek turuncu ve sarı tonlarında, çok da güzel kokuyor. Sonradan Walmart`a girince gördüm şekerlemesi de yapilmiş tıpkı cezerye gibi. Ayrica, biz nasil keklere ve tatlılara portakal kabuğu koyuyorsak onlar da bu çiçekten katıyorlarmış güzel koku versin diye. Bilmem söylememe gerek var mi bu çiçeğin çayı da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R2kZr9GltWI/AAAAAAAAAHo/jDCSF6UI-GQ/s1600-h/west+lake+(15).JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R2kZr9GltWI/AAAAAAAAAHo/jDCSF6UI-GQ/s400/west+lake+(15).JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145672292174771554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3. durak &lt;strong&gt;Hangzhou&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hangzhou için Çin`in Rizesi demek mümkün. Burada ciddi oranda cay yetiştiriliyor. Ülke çapinda meşhur bir çay koyu bile var. Buraya gelen turistleri genelde buradaki “çay koyu”ne götürüyor ve ilginç bir tur yaptırıyorlar. Zamanımızın olmaması ve Ekim ayında çay mevsimini kaçırmış olmuş olmamız nedeniyle bu ilginç köye ugrayamadım. Ama sonra gittiğimiz Ningbo`dan envai çeşit çaylar aldım. En sevdiğim “&lt;em&gt;Osthmanthus&lt;/em&gt;” çiçeğinin çayını bir türlü bulamadım. Belki bir sonraki gezimde!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="288" height="192" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fmonarosa80%2Falbumid%2F5152611064432131777%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-3433706376675235102?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/3433706376675235102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=3433706376675235102&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3433706376675235102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3433706376675235102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2007/12/hangzhou-2007-ekim.html' title='&lt;strong&gt;HANGZHOU 2007 EKIM&lt;/strong&gt; 杭州市'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R3_mS9GltpI/AAAAAAAAAKA/ObDhiwP7Ad8/s72-c/ucaktan+hangzhou.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-3612032680640417649</id><published>2007-12-10T03:19:00.000-08:00</published><updated>2008-01-08T23:37:37.891-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='China'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='overseas chinese'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='wenzhou'/><title type='text'>Wenzhou 2007 EKIM 温州市</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1_ErmqnFaI/AAAAAAAAAGw/i8XspSo8dZw/s1600-h/otelden+tapinak+(4).JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143045552873084322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1_ErmqnFaI/AAAAAAAAAGw/i8XspSo8dZw/s400/otelden+tapinak+(4).JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gezimizin ikinci ayağı &lt;strong&gt;Wenzhou&lt;/strong&gt; oldu.Çince telaffuzuyla "&lt;em&gt;Vencou&lt;/em&gt;". Bu şehirde şükür ki sadece bir gece kaldık. Çoğunluğu iş amaçlı olduğundan sadece otelin yanındaki tapınağı ve sokaktan birkaç kareyi görüntüleyebildim. Söylediklerine göre de çok birşey kaybetmiş sayılmam. Overseas Chinese otelinde kaldik ve tek kelime ile tasarımına bayıldım. Sade ve elit bir havası var. Hiç sevmezdim ama tecrübe ettim; banyoda canlı çiçek yada yeşillik kullanımı insanda bir ferahlık duygusu uyandırıyor. Seçenek olarak sunulan şampuan ve banyo kesesi de çok kaliteliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1_If2qnFbI/AAAAAAAAAG4/o-zYpDxQ0Fg/s1600-h/collage5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143049749056132530" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1_If2qnFbI/AAAAAAAAAG4/o-zYpDxQ0Fg/s400/collage5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksam 6'de Wenzhou'ya geldik ve geç saatlere kadar iş görüşmelerim devam etti. Sonra otele bavullarımı bırakıp en yakın çarşıya doğru koşar adımlarla girdim. Zira saat aksam 9'u çoktan geçmişti ve birçok alışveriş merkezi kepenkleri indirmişti. Şanslıydım hem uygun fiyatta çok güzel şeyler buldum hem de hiç yorulmadım.&lt;br /&gt;Moda merkezi haline gelmiş meğerse Doğunun yaşlı uygarlığı. Artık Paris ve Milano'nun pabucu dama atıldı, yeni moda merkezi Çin. Gördüğüm herşey ince bir zevkin, mükemmel bir detaycılığın urunu. Guangzhou'da da alışveriş yapmak istemiş ama "0" beden gerçeği ile karsılaşmıştım. Bu minik insanlar için "0" beden bile birazca büyük kalıyor. Minyatür gibiler, hatta o kadar minikler ki ben ceketleri denerken gülmemek için kendilerini zor tuttular. Kim bilir ne kadar dev görünmüşümdür onlara. Halbuki Amerika'dan aldığım her "S" boy ceket için bir terzi daraltması yapardım. Coğrafyanın insan bedeni üzerindeki etkisi!&lt;br /&gt;Kıyafet modelleri çok güzeldi, bende başladım fotoğraflamaya. Herşeyi kopyalayan bu insanlar benim fotoğraflamama tabiki izin vermediler. Kaçırabildiğim birkaç kare!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1_LaGqnFeI/AAAAAAAAAHQ/3M1Q5Xs2qjU/s1600-h/100_8448.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143052948806768098" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 215px; CURSOR: hand; HEIGHT: 325px" height="350" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1_LaGqnFeI/AAAAAAAAAHQ/3M1Q5Xs2qjU/s400/100_8448.JPG" width="233" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1_LaWqnFfI/AAAAAAAAAHY/UHp1gaC-OZ8/s1600-h/100_8449.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143052953101735410" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 224px; CURSOR: hand; HEIGHT: 325px" height="350" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1_LaWqnFfI/AAAAAAAAAHY/UHp1gaC-OZ8/s400/100_8449.JPG" width="230" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çinlilerde gözlemlediğim bir diğer şey ise tıpkı Koreliler gibi kadınsı çizgileri vurgulamaktan asla çekinmiyorlar. Aslında bu tam olarak kadınsı denmeyecek genç kız ve hanımefendi tarzı arasında birşey. Günlük kıyafetlerde bile dantelleri yakalara aplike yapmak, boncukları kıyafetin her yanında rahatça kullanmak hem de bolca gayet normal. Fırfırları, büzgüleri, karpuz yada romantik kolları çokça görebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-3612032680640417649?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/3612032680640417649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=3612032680640417649&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3612032680640417649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/3612032680640417649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2007/12/wenzhou.html' title='Wenzhou 2007 EKIM 温州市'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1_ErmqnFaI/AAAAAAAAAGw/i8XspSo8dZw/s72-c/otelden+tapinak+(4).JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5212485045855221933.post-9076158519741788008</id><published>2007-11-19T00:41:00.000-08:00</published><updated>2008-01-09T00:01:36.766-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Wakkas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ebi Vakkas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='China'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pearl river'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Guangzhou'/><title type='text'>GUANGZHOU 2007 EKIM 广州市</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1sLAOR0YSI/AAAAAAAAAE8/54lD20BLDo8/s1600-h/Pearl+River+(28).JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5141715498034290978" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1sLAOR0YSI/AAAAAAAAAE8/54lD20BLDo8/s400/Pearl+River+(28).JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Hayaller ulkesi Cin!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk durak Guangzhou oldu. Hong Kong’a da çok yakın olan bu şehir oldukça gelişmiş. Diğer şehirler de çok moderndi ama bu şehir bana daha temiz, daha düzenli geldi. Belki de her yıl en az 2 defa fuarlara merkezlik yaptığındandır. Kim bilir belki her gün başka fuar vardır bu şehirde. Otele yerleştik ve doğruca sokakları keşfe başladık. Her şeyden önce otelden şehir nasılmış bir bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;GECE-GUNDUZ GUANGZHOU&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1nH1-R0YLI/AAAAAAAAAEE/XMNH9B9EF58/s1600-h/collage1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5141360179684860082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1nH1-R0YLI/AAAAAAAAAEE/XMNH9B9EF58/s400/collage1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otelimiz fuara çok yakin değildi. Aslında bu da çok özel bir şans oldu benim için. Daha çok halkın günlük yaşamını görebileceğimiz bir semtte, mahallî mağazalardan turistlere söylenen o fahiş fiyatlardan uzak alışveriş yapma fırsatım oldu. İlginç meyveler tattık. Fotoğraflardan da göreceğiniz gibi ismini cismini duymadığım şeyler bunlar. Meyveci çocuğun soyduğu meyvenin ismini "Çin greyfurdu" koydum. İçi daha kuru ve daha tatlı greyfurt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1nIfeR0YMI/AAAAAAAAAEM/P_tEZnOBvpI/s1600-h/collage2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5141360892649431234" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1nIfeR0YMI/AAAAAAAAAEM/P_tEZnOBvpI/s400/collage2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolculuk hazırlıkları başlamadan araştırmalarım başladı. Neler yenir, nereler gezilir, nasıl alışveriş yapılır hepsini kısaca öğrendim.  Aklımdaki birçok önyargı da silinip gitti. Her Türk gibi (ya da bana benzeyen her vatandaşımız gibi) ilk önce yemek stokumuzu yaptım yolculuktan önce. Daha önce de bir el memleketinde yaşamanın verdiği tecrübe ile ağız tadımı bozmamak için peynir ve ekmeğimi en korumalı bir biçimde bavuluma yerleştirdim. Ne olur ne olmaz diye hazır kekler, çikolatalar ve hatta baklava bile vardı. Bir de çaya bizim gibi düşkün olmadıklarını düşündüğümden çay makinemizi de almıştım. Her gittiğim ülkede kendi toprağımdan bir lezzet arayan biri olarak söylemeliyim ki yeşil çayin bu kadar çok içildiği bir ülkede mis gibi Rize çayımı içmek de başka keyifli oluyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CANTON CANTON!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1nKO-R0YNI/AAAAAAAAAEU/OihK5-BspNk/s1600-h/canton.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5141362808204845266" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 498px; CURSOR: hand; HEIGHT: 293px; TEXT-ALIGN: center" height="281" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1nKO-R0YNI/AAAAAAAAAEU/OihK5-BspNk/s400/canton.jpg" width="459" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuardan biraz söz etmek gerekirse, milyonlarca kişi ziyaret ediyor Canton fuarını. Küçük bir dünya olmuş adeta. Bence burayı görmeyen kalmamış. Fotoğraflar size biraz fikir verir. Ha unutmadan sadece bizimle ilgili bölümü 4 günde bitirdik. Artık tüm fuarı ne kadar sürede bitirebiliriz hiç bilmiyorum.&lt;br /&gt;Fuara gitmekten o kadar yorulmuştum ki, Guangzhoudaki gezemediğim nice saklı cennet bile birara umrumda olmamıştı. Bu yoğun tempoda nihayet birara buldum ve uzun zamandır bizi davet eden Mr. Zhou`nun teklifini kabul ettik ve yemege çıktık. Çinlilerde de Türklere benzer bir keyif anlayışı var. Her tepeye bir restoran, her su kenarına bir çay bahçesi kondurmaya öyle alışmışız ki, uzun zaman yasadığım New Jersey ve Newyork`da bu tip yerlerin yokluğunu çekmişliğim vardır. Upuzun bir nehir kıyısında sadece bir kafe olması tuhaf değil mi? Neyse rotamızı tam ters yöne Guangzhou’ya çevirelim. Çinliler de tıpkı bizim gibi hem göz hem de karın doyurma anlayışı var, tabi aradaki tek fark bizim porsiyonlarımızın büyüklüğü. Çaliştığımız fabrika müdürü Mr. Zhou bizi nehir manzaralı güzel bir restorana götürdü. Sonradan öğrendiğim kadarıyla Bin Jiang Palace o bölgede lüks bir restoran olarak biliniyormuş. Feng shui tasarımı ile döşenmiş bu restoranda dağınık masa usulunun yanında birde özel oda sistemi uygulanıyor tıpkı Hidiv Kasrında olduğu gibi. Bizde gecemizi nehir manzaralı özel bir odada sohbet ederek ve Çin yemeği yiyerek süsledik. Her kültürü çok seven ben malesef yemek konusunda o kadar özgür olamıyorum. Değişik tadlar denemek benim için deveye hendek atlatmaktan daha zor. Mr. Zhu bizim icin midye, "Donşin" adlı güzel tadlı bir balık ( bu balığın bir özelliği de denizle nehrin birlestiği yerde yaşarmış ve çok değerli bir balıkmış), karides, haşlanmış marul ve birçok deniz mahsülü ısmarladı. Deniz ürünlerine çok düşkün biri değilim ama hayatımda yediğim en güzel balıktı diyebilirim. Birde şu yengeçleri nasıl bağlamişlar, şu çekik gözlüler bir alem!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1qvT-R0YQI/AAAAAAAAAEs/VC95nQv-DKg/s1600-h/collage.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5141614682266951938" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 249px; CURSOR: hand; HEIGHT: 348px; TEXT-ALIGN: center" height="346" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1qvT-R0YQI/AAAAAAAAAEs/VC95nQv-DKg/s400/collage.jpg" width="283" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çin`de bir CUMA&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Fuardan sonra Cuma namazına gitmeye karar verdık. Camiler çogu zaman tanıdıkları görme ve yeni insanlarla tanişma fırsatı veriyor insana. &lt;a href="http://archnet.org/library/sites/one-site.jsp?site_id=9141"&gt;Huaisheng Camii &lt;/a&gt;eski fuara çok yakın ve her milletten insanin cuma günleri vazgeçilmez mekanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1nPcOR0YPI/AAAAAAAAAEk/87jfMXPc_QE/s1600-h/huisheng+camii.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5141368533396250866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1nPcOR0YPI/AAAAAAAAAEk/87jfMXPc_QE/s400/huisheng+camii.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;strong&gt;"Ilim Cinde de olsa gidiniz"&lt;/strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R0HJCfWVx3I/AAAAAAAAAAs/NImjNevGdEk/s1600-h/Sahabeden+Ebi+Vakkas+camii+ve+kabri+Guangzhou+(2).JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134606094791198578" style="CURSOR: hand" height="227" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R0HJCfWVx3I/AAAAAAAAAAs/NImjNevGdEk/s320/Sahabeden+Ebi+Vakkas+camii+ve+kabri+Guangzhou+(2).JPG" width="348" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu hadis-i şerife ta yuzyıllar öncesinden çok güzel yanıtlar gelmiş, sahabe efendilerimiz hem tebliğ hem de ilim için Çin`e gelmişler. Bunlardan biri Peygamberimizin mübarek amcasi Ebi Vakkas. Fuara çok yakın olan kabrini ziyaret ettik. Allah O`ndan razı olsun! Guanzghou`ya yolu düşenlere şiddetle tavsiye olunur. Hem Çin mimarisi ile bir camii görmüş hem de yüzyıllar öncesindeki tebliğ şuurunu anlamiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R0HTbvWVx8I/AAAAAAAAABU/qooDeYP4zKg/s1600-h/Sahabeden+Ebi+Vakkas+camii+ve+kabri+Guangzhou+(39).JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134617523699173314" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R0HTbvWVx8I/AAAAAAAAABU/qooDeYP4zKg/s320/Sahabeden+Ebi+Vakkas+camii+ve+kabri+Guangzhou+(39).JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzunca bir avludan yürünüp cami kısmına varılıyor. Sonrasında camii avlusu ve tekrar bir avlu çıkıyor karşımıza. Yani çok korunaklı biryerde bulunuyor sahabe efendimizin kabri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R0HScPWVx7I/AAAAAAAAABM/6-B11pvbIbE/s1600-h/Sahabeden+Ebi+Vakkas+camii+ve+kabri+Guangzhou+(36).JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134616432777480114" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R0HScPWVx7I/AAAAAAAAABM/6-B11pvbIbE/s320/Sahabeden+Ebi+Vakkas+camii+ve+kabri+Guangzhou+(36).JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EN ILGINCLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çamaşırları mandallamıyorlar, elbise askısı ile asıyorlar,&lt;br /&gt;Reklamın her türlüsü mübah,&lt;br /&gt;Aslında alıştık ama bisiklet sürmek hayatın bir parçası,&lt;br /&gt;Ve yurdum insanını aratmayan örtu-kılıf anlayışı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1sIJuR0YRI/AAAAAAAAAE0/l5sOri-gQRY/s1600-h/collage3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5141712362708164882" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1sIJuR0YRI/AAAAAAAAAE0/l5sOri-gQRY/s400/collage3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="288" height="192" flashvars="host=picasaweb.google.com&amp;RGB=0x000000&amp;feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fmonarosa80%2Falbumid%2F5152494713768081649%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5212485045855221933-9076158519741788008?l=edaquincy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://edaquincy.blogspot.com/feeds/9076158519741788008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=5212485045855221933&amp;postID=9076158519741788008&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/9076158519741788008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5212485045855221933/posts/default/9076158519741788008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://edaquincy.blogspot.com/2007/11/hayaller-ulkesi-cin-hic-ilgimi-cekmedi.html' title='GUANGZHOU 2007 EKIM 广州市'/><author><name>EdaQuincy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09643009761952306671</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='10746233285809670154'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_wsDimIUjCm4/R1sLAOR0YSI/AAAAAAAAAE8/54lD20BLDo8/s72-c/Pearl+River+(28).JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>