tag:blogger.com,1999:blog-47661362866064268172008-07-17T02:04:04.881+01:00ingiltere defteriingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comBlogger71125tag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-20112617330033249032008-06-03T22:07:00.001+01:002008-06-03T22:14:07.612+01:00Nehirde iki gezgin<p><img src="http://lh6.ggpht.com/ingilteredefteri/SEWz1i-aSyI/AAAAAAAABkA/e0EUbULQjCI/nehirde%20iki%20gezgin.JPG?imgmax=400" /></p> <p><font size="1">Fotograf: ingiltere defteri                             Thames nehri</font></p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-31502183568518585852008-05-24T23:37:00.001+01:002008-05-24T23:41:25.825+01:00Her çıkışın bir inişi vardır<p> <embed pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" src="http://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="550" height="350" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="host=picasaweb.google.com&noautoplay=1&RGB=0x000000&feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fingilteredefteri%2Falbumid%2F5204067096502216433%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" /> </p> <p>Fotograflar: ingilteredefteri</p> <p> <br />Dünyanın en iyi 25 bisikletçisinin yer aldığı "Nissan Qashqai urban mountain bike freeriding" serisinin İngiltere ayağı bugün Londra'da yapıldı. İlk defa canlı olarak izlediğim yarışmaya ilgi oldukça fazlaydı, yalnız Londra'da çok rüzgarlı bir gün yaşamamız nedeniyle sık sık ara verilmek zorunda kalındı. Bisikletçilerin birkaçı yarışma sırasında çok kötü bir şekilde düşmekle birlikte herseferinde ayağa kalkmayı başardılar (sonuncu karedeki dahil). </p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-27442856891558735032008-05-22T23:52:00.001+01:002008-05-23T00:03:41.338+01:00Dustin Hoffman İngiltere'de<p>Dustin Hoffman'ı dün Emma Thompson ile Londra'da Thames nehri kıyısında bir film çekiminde gördüm. İnternetten baktım, filmin adı "Last chance Harvey" ve muhtemelen Eylül ayında gösterimde olacak.</p> <p> </p> <p> <embed pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" src="http://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="550" height="340" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="host=picasaweb.google.com&noautoplay=1&RGB=0x000000&feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fingilteredefteri%2Falbumid%2F5203329551833245057%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" /> </p> <p><font size="1">Fotograflar: ingilteredefteri</font></p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-43887838093302252482008-05-22T00:59:00.001+01:002008-05-22T00:59:26.896+01:00Geniş cadde<p>Bir yardım kuruluşunda çalışmakta olan Newman çifti Norwich Uluslararası Havaalanına kendi arabaları ile gelirler. Amaçları havaalanı ambülansına bir yardım çekini sunmaktır. Açık buldukları bir tel kapıdan arabaları ile geçerler ve kendilerini oldukça geniş :) bir caddede bulurlar, durumdan hiç şüphelenmeden sürmeye devam ederler araçlarını, ancak kısa bir süre sonra iki güvenlik aracının arkalarından gelip önlerini aniden kesmesiyle birşeylerin yanlış gittiğini farkederler. Yol aldıkları cadde uçak pistidir ve her an bir yolcu jetinin tepelerine inme ihtimali vardır. </p> <p>Bay Newman keşke karım arabayı kullanıyor olsaydı hatalı yere girdiği için onu suçlardım demiş. </p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-16878982055733674332008-05-21T23:54:00.001+01:002008-05-21T23:55:54.612+01:00No News<div class="wlWriterSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:400bbf15-60e3-460a-b20b-8a325e6a6e5a" style="padding-right: 0px; display: inline; padding-left: 0px; padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-top: 0px"><div id="b7a75565-5dc0-4104-8308-bb48f167aba4" style="margin: 0px; padding: 0px; display: inline;"><div><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Q4pY3QtiGyo&hl=en" target="_new"><img src="http://lh3.ggpht.com/ingilteredefteri/SDSoJdEtdqI/AAAAAAAABaA/jwr9xeTBF30/videodf8ba540d79e.jpg?imgmax=800" galleryimg="no" onload="var downlevelDiv = document.getElementById('b7a75565-5dc0-4104-8308-bb48f167aba4'); downlevelDiv.innerHTML = "<div><object width=\"425\" height=\"355\"><param name=\"movie\" value=\"http://www.youtube.com/v/Q4pY3QtiGyo&hl=en\"><\/param><param name=\"wmode\" value=\"transparent\"><\/param><embed src=\"http://www.youtube.com/v/Q4pY3QtiGyo&hl=en\" type=\"application/x-shockwave-flash\" wmode=\"transparent\" width=\"425\" height=\"355\"><\/embed><\/object><\/div>";" alt=""></a></div></div></div> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-12885950675166329292008-05-19T23:38:00.001+01:002008-05-19T23:38:26.933+01:00Centre Point<img src="http://lh4.ggpht.com/ingilteredefteri/SDH-WdEtdoI/AAAAAAAABZw/rh76qkMG2EM/centre%20point%20-%20london1.JPG?imgmax=400" /> <p><font size="1">Fotograf: ingilteredefteri</font></p> <p>Bundan daha güzel bir isim bulunamazdı sanırım bu bina için. Londra'nın en merkezi yerinde, alışveriş cenneti olan Oxford Street'in başında bulunan bu 35 katlı bina bölgedeki en yüksek bina olması nedeniyle özellikle turistler için kaybolma durumlarında bir nevi deniz feneri görevi görüyor. </p> <p>Bina 1960'ların mimarı anlayısını yansıtıyor, beton ile camın uyumuna dikkat edilmiş. Yapılan kamuoyu araştırmalarında daima en sevilen binalar arasında geliyor Centre Point. </p> <p>Birgün Londra'ya işiniz düşerse, Parlamento binasi ve Buckingham Sarayı'ndan önce bu bina ile tanışacağınıza eminim. </p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-6208172441254734332008-05-17T20:57:00.001+01:002008-05-17T20:57:44.531+01:00İngiltere yazı<img src="http://lh6.ggpht.com/ingilteredefteri/SC84CdEtdkI/AAAAAAAABZU/dC_1yshddWU/yagmurda%20dans.JPG?imgmax=400" /> <p><font size="1">Fotograf: ingilteredefteri</font></p> <p>Geçen yıl bu ülkenin tarihindeki en sıcak kışını geçirince artık küresel ısınmanın varlığına iyice inanmıştık. Hükümet de sağolsun bunu fırsat bilip bir sürü ek vergi koydu, örneğin havayolu ulaşımı yüzde otuz daha pahalı artık, belediyeler de ek vergi alıyorlar. Biz de olsun nasıl olsa dünyanın sonu gelecek böylece emeklilik için para ayırmak gerekmeyecek :) diye kendimizi avutuyorduk ki bu kış iklim eskisi gibi oluverdi, yani soğuk ve yağmurlu günleri takiben soğuk ve yağmurlu günler. </p> <p>İşte bugün de "Great British Summer" diye alaycı bir ifadeyle belirtilen günlerden birini yaşıyoruz burada, neredeyse hiç durmayan "ahmak ıslatan" yağmuru ve kapalı bir hava. </p> <p>Karşılaştığım bu çiftin ise yağmurlu hava pek umurlarında değildi. </p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-71182553362681988172008-05-16T21:04:00.001+01:002008-05-16T21:04:37.058+01:00Hatırlar mısın bir zamanlar fakir ama onurlu bir blogger'cı vardı.<p><img src="http://lh6.ggpht.com/ingilteredefteri/SC3bH9EtdjI/AAAAAAAABY0/PegSuw_z1-g/orumcek.jpg" /></p> <p><font size="1">Fotograf </font><b><font size="1"><a href="http://www.flickr.com/photos/mogun23/" target="_blank">McGun</a></font></b></p> <p>Biraz daha yazmasam tüm bloğu örümcek ağları kaplayacak. Çalışmaktan haftalar nasıl geçti anlamadım bile, bir sürü de konu vardı yazacak aslında, derin sosyo-ekonomik konular ve kediler! </p> <p>Bu küçük enrty'den çıkacak "neymiş" ler; </p> <p>-Hayat Londra'da da lay lay lom değil <br />-Yıkılmadım ayaktayım <br />-Dönüşüm muhteşem olmayacak. </p> <p>Reklamlardan sonra görüşmek üzere. :)</p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-72245350447363651142008-05-06T01:38:00.001+01:002008-05-06T11:15:28.795+01:00Cans Festival ve Banksy<p>Waterloo tren istasyonunda bir süre öncesine kadar taksi girişleri için kullanılan bir tünel vardır, burası geçen hafta sonu boyunca hünerlerini göstermeleri amacıyla graffiti/stencil sanatçılarınına tahsis edildi. İlk defa yapılmasına ve sadece bir gün önceden basın aracılığıyla duyurulmasına rağmen üç gün boyunca inanılmaz bir izleyici ilgisine maruz kaldı "Cans festival". Nedeni ise birçok bilinen ismin yanında artık dünya çapında bir fenomene dönüşen Banksy'nin de yeni eserlerini burada sergilemiş olmasıydı. İşte bu festivalde çektiğim fotoğraflar:</p> <p> </p> <embed pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" src="http://picasaweb.google.com/s/c/bin/slideshow.swf" width="580" height="435" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="host=picasaweb.google.com&noautoplay=1&RGB=0x000000&feed=http%3A%2F%2Fpicasaweb.google.com%2Fdata%2Ffeed%2Fapi%2Fuser%2Fingilteredefteri%2Falbumid%2F5197042883828378753%3Fkind%3Dphoto%26alt%3Drss" /> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-53288455928654382932008-05-01T19:57:00.001+01:002008-05-01T19:57:55.060+01:00İş arıyorum<p><img src="http://lh3.ggpht.com/ingilteredefteri/SBoRTb0P7HI/AAAAAAAABQg/d_blMSIa9K8/iyi%20sanslar.JPG?imgmax=400" /></p> <p><font size="1">Fotograf: ingilteredefteri</font></p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-9609323803089172052008-04-29T00:26:00.001+01:002008-04-30T21:45:41.420+01:00Parlamento Binası<img src="http://lh5.ggpht.com/ingilteredefteri/SBZcO70P7FI/AAAAAAAABQQ/7Dd2w6g3xVQ/parliament-512.jpg" /> <p><font size="1">Fotograf: ingilteredefteri</font></p> <p>Yaklaşık bin yıldan beri önceleri kraliyet ailesinin sarayı sonraları da parlamento binası olarak kullanılmış, bina resmi olarak hala kraliyet ailesine ait. </p> <p>1834'de çok büyük bir yangın sonucunda binanın neredeyse tümü yanmış.</p> <p>Yaklaşık 30 yıl süren inşaat sonunda 1870'de bugünkü haliyle gördüğümüz bina ortaya çıkmış. Bina tamamen gotik tarzda inşaa edildiği için daha eski zamanlara aitmiş izlenimi veriyor. </p> <p>İlk saat kulesi de  yenilenen bina ile ona uygun bir mimarı anlayışla yapılmış. 1856 yılında üretilen çan büyük bir halk ilgisi ile Londra'ya getirilmiş, ancak daha test aşamasında iken kırılmış. </p> <p>Bunun üstüne tekrar benzer bir çan yaptırılmış, ancak o da bir kaç ay sonra çatlamış, yine de günümüze kadar o haliyle gelebilmis. İşte Big Ben'in kendine has o sesi çatlak olmasından ileri geliyor. </p> <p>Aslinda çanın resmi adı "Great Bell" ancak  "Big Ben" olarak biliniyor. Tevatür muhtelif.</p> <p>Mekanik kısımları hala çalışıyor olmakla birlikte saatin dakikliği elektronik aletler yardımıyla sağlanıyor şimdilerde. Buna rağmen arada bir arızalanarak durduğu da oluyor.</p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-1967014878009182442008-04-28T23:31:00.001+01:002008-04-29T22:26:41.508+01:00Banksy'den geri kalan<img src="http://lh3.ggpht.com/ingilteredefteri/SBZO1b0P7EI/AAAAAAAABQI/otIATSclSVk/banksy%27den%20geri%20kalan.JPG?imgmax=400" /> <p><font size="1">Fotograflar: </font><b><font size="1"><a href="http://www.flickr.com/photos/shht/" target="_blank">Shht!</a></font></b><font size="1"> (2007) ve ingilteredefteri (2008)</font></p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-66328842179371038802008-04-28T22:21:00.001+01:002008-04-28T22:21:12.577+01:00Yağmurdan Sonra<img src="http://lh3.ggpht.com/ingilteredefteri/SBY-pb0P7BI/AAAAAAAABPY/44e9CmsYrTE/after%20rain.JPG?imgmax=512" /> <p><font size="1">Fotograf: ingilteredefteri                     </font></p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-36627902947267474442008-04-27T14:32:00.001+01:002008-04-27T20:59:58.896+01:00British Shorthair kittens dancing<p> <div class="wlWriterSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:4fb9ffd3-cf24-4c91-a62d-1e699de6396d" style="padding-right: 0px; display: inline; padding-left: 0px; padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-top: 0px"><div id="02a26666-b528-4c7f-9a14-2c096b275a1c" style="margin: 0px; padding: 0px; display: inline;"><div><a href="http://www.youtube.com/watch?v=gY0MSuyaKMk&hl=en" target="_new"><img src="http://lh6.ggpht.com/ingilteredefteri/SBSAWr0P6_I/AAAAAAAABPI/1cgSCcf3tlY/video9aac5ba232a2.jpg?imgmax=800" galleryimg="no" onload="var downlevelDiv = document.getElementById('02a26666-b528-4c7f-9a14-2c096b275a1c'); downlevelDiv.innerHTML = "<div><object width=\"425\" height=\"355\"><param name=\"movie\" value=\"http://www.youtube.com/v/gY0MSuyaKMk&hl=en\"><\/param><param name=\"wmode\" value=\"transparent\"><\/param><embed src=\"http://www.youtube.com/v/gY0MSuyaKMk&hl=en\" type=\"application/x-shockwave-flash\" wmode=\"transparent\" width=\"425\" height=\"355\"><\/embed><\/object><\/div>";" alt=""></a></div></div></div></p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-88329733322664973042008-04-27T00:52:00.001+01:002008-04-27T01:42:36.013+01:00Y?<p><img height="333" alt="" src="http://farm1.static.flickr.com/181/465394708_7c9ff1d827.jpg?v=0" width="500" /></p> <font size="1">Fotograf: </font><b><font size="1"><a href="http://www.flickr.com/photos/pixel_addict/" target="_blank">Pixel Addict</a></font></b> <p>İngiltere'de cep telefonundan mesaj göndermek Hubble teleskobundan data indirmekten yaklaşık beş kat daha pahalıya geliyor. </p> <p>Leichester Üniversitesinden bir araştırmacının raporuna göre Hubble teleskobundan dünyaya gelen elektronik bilginin megabaytı £84 a maloluyor. Cep telefonlarından her gönderilen mesajda da oldukça küçük bir miktarda data aktarımı oluyor.İngiltere'deki cep telefonu şirketleri tipik olarak mesaj başına 10p (pence) alıyorlar. Dr Bannister'in hesaplamalarına göre mesaj başına 5p alındığı varsayılsa bile 1 megabayt tutarında mesaj göndermenin kullanıcıya faturası £375 a geliyor. </p> <p>İngiltere'deki cep telefonu firmaları toplam karlarının yaklaşık %17 sını SMS'den elde ediyorlar. Geçen sene bu ülkede gönderilen mesaj sayısı 5.7 milyar civarında. </p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-78275448131793452602008-04-22T22:54:00.002+01:002008-04-23T00:15:48.800+01:00Yeşil soru<p><img src="http://lh3.ggpht.com/ingilteredefteri/SA5cPb0P6-I/AAAAAAAABOo/r1Lh48igcks/1876278143_1a67fe6389.jpgv0.jpg?imgmax=400" /></p> <p><font size="1">Fotograf: </font><b><font size="1"><a href="http://www.flickr.com/photos/benleto/" target="_blank">benleto</a></font></b></p> <p>Bugünkü haberlere göre İskoçya Enerji Bakanı bir süreden beri yerleştirilmesi gündemde olan rüzgar türbinleri hakkındaki kararını açıkladı. </p> <p>Yaklaşık dört yıl önce gündeme gelen projeye göre İskoçya'da bir bölgeye 181 adet rüzgar türbini kurulması planlanıyor. Bu türbinlerden üretilecek elektrik yaklaşık bir milyon kişiye yetecek ve tamamen "yeşil." </p> <p>Öte yandan projenin başlamasıyla birlikte bir başka "yeşil" konu daha gündeme geldi. Buna göre o bölgede soyları yok olma tehlikesinde olan kuş türleri var ve bunlar eğer türbinler yerleştirilecek olursa pervanelerin kurbanı olacaklar. Dünyadan yok olan her canlının ekolojik dengeye yaptığı olumsuz etki herkesin malumu. </p> <p>Dünyadaki bütün ülkeler gibi Britanya'da da gittikçe artan enerji ihtiyacı var ve elektriksiz yaşamaya hiçkimsenin tahammülü yok. Doğal hayatın dengesinin bozulmasının yarattığı etkiler ise son yıllarda açıkça yaşanıyor, üstelik sivil toplum kuruluşları her fırsatta politikacıları suçluyorlar. </p> <p>Veee. Bu ülkedeki uygulamalara göre bu konudaki son sözü söyleyecek olan kişi İskoçya Enerji Bakanı. O da bugün kararını açıkladı. </p> <p>Siz o bakanın yerinde olsanız ne karar verirdiniz? Yeşil enerji mi kuşlar mı ? </p> <p>Bakanın kararını yorum bölümüne yazdım.</p>ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-64140618111195466182008-04-22T00:33:00.001+01:002008-04-22T00:41:49.809+01:00Yazılım<p>İngiltere'de yaşayan insanlar aile ve gelir durumlarına göre çeşitli yardımları almaya hak kazanıyorlar, işsizlik parası, kira yardımı, çocuk yardımı gibi. Belediyeler ise bu yardımlardan bazılarının dağıtımından ve denetiminden sorumlular. Yaklaşık 5-6 ay önce bazı belediyeler telefon görüşmelerinde yalan makinası işlevini görecek bir yazılımı uygulamaya koymuştu. Bu yazılım belediyeyi arayan kişinin ses tonunu bilgisayarda analiz ederek yalan söyleyip söylemediği konusunda görevli memura bir fikir veriyor. Görevli de bilgisayarda çıkan anlık sonuclara göre konuşmayı yönlendiriyor ve bir karara varıyor. Geçtiğimiz günlerde bazı belediyelerin bu konudaki raporları gazetelere yansımaya başladı. Londra'daki bir belediye ilk altı ay içinde bu yazılım sayesinde kendilerine yapılan 1700 başvurudan yaklaşık 300 tanesinin sahte yardım talebi olduğunu tespit etmis. Yine kuzey İngiltere'deki bir beklediye de bu yazılım sayesinde çalıştığı halde son beş yılda işsizlik parası alan bir kişinin mahkum olmasını sağlamıs. He iki belediye de bu yazılım ile ciddi miktarda para tasarrufu yaptıklarını belirtiyorlardı. </p> <p>Bu haberler üzerine bundan birkaç yıl önceye kadar televizyonda oynayan ve çok ilgiyle izlenen bir komedi programı aklıma geldi. Bilmiyorum Türkiye'de de yayınlandı mi, adı "Little Britain". Skeçlerden birinde her hafta devlet dairesi ya da çeşitli kurumlarda çalışan "Carol" ismindeki karakter kendisine çeşitli nedenlerle başvuran "sıradan vatandaşlara" kök söktürüyor ve başvuruları ne olursa olsun şu ünlü cevabını veriyordu: </p> <p>"Computer says nooo" </p> <p>İşte bir bankada çalışan "Carol" ile kredi çekmek isteyen bir "vatandaş" arasındaki diyalog: </p> <p> </p> <div class="wlWriterSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:055f8fa4-742f-4667-becc-b928459f584b" style="padding-right: 0px; display: inline; padding-left: 0px; padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-top: 0px"><div id="0068d7e6-81c4-437c-b4d3-552a7b9a417f" style="margin: 0px; padding: 0px; display: inline;"><div><a href="http://www.youtube.com/watch?v=yBAibOQchD0&hl=en" target="_new"><img src="http://lh3.ggpht.com/ingilteredefteri/SA0kVSbM_0I/AAAAAAAABOY/gzPQEh0_VP4/video82e6c9979c01.jpg?imgmax=800" galleryimg="no" onload="var downlevelDiv = document.getElementById('0068d7e6-81c4-437c-b4d3-552a7b9a417f'); downlevelDiv.innerHTML = "<div><object width=\"425\" height=\"355\"><param name=\"movie\" value=\"http://www.youtube.com/v/yBAibOQchD0&hl=en\"><\/param><param name=\"wmode\" value=\"transparent\"><\/param><embed src=\"http://www.youtube.com/v/yBAibOQchD0&hl=en\" type=\"application/x-shockwave-flash\" wmode=\"transparent\" width=\"425\" height=\"355\"><\/embed><\/object><\/div>";" alt=""></a></div></div></div> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-11091721974022354472008-04-20T23:37:00.001+01:002008-04-20T23:37:28.050+01:00Küçük, muttarid, muhteriz darbeler<p><img src="http://lh4.ggpht.com/ingilteredefteri/SAvDbCbM_vI/AAAAAAAABNw/xkl_ZXNCchk/damlalar.JPG" /></p> <p><font size="1">Fotograf: ingilteredefteri</font></p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-11397953255305974172008-04-20T23:07:00.001+01:002008-04-21T14:11:54.167+01:00Poured Lines<p>Bir firmanın yerel belediye ile ortaklaşa sponsorluğunu yaptığı bu çalışma Londra'da yolda giderken beklenmedik bir şekilde önünüze çıkacak bir sürpriz olarak tasarlanmış. Bundan daha kötü bir yer arasanız bulamazssiniz, eser oldukça gürültülü bir kavşakta bir demiryolu köprüsü altına yerleştirilmiş herbiri 1 metre eninde 48 panelin yanyana konmasıyla oluşturulmuş. </p> <p>Eserin sahibi Ian Davenport kendine ait bir teknik geliştirerek, yüzlerce değişik renkte sıvılaştırılmış emayeyi çelik panellerin üstüne boşaltmis. Yerçekiminin etkisi ile boyalar kendilerine bir yol çizmişler, yeryer rotalarını şaşırmışlar ve değişik yoğunlukta iz bırakarak boydan boya paneli aşmışlar. </p> <p>İşte uzaktan baktığınızda birbirlerine eşit aralıkta ve sabit renklerdeymis gibi görünen bu çizgilerin aslında değişik tonlara sahip oldugunu ve dümdüz inmediklerini yakından baktığınızda anlıyorsunuz. Davenport'un izleyiciye vermek istediği mesaj burada gizlenmiş olsa gerek. </p> <p> </p> <p><img src="http://lh3.ggpht.com/ingilteredefteri/SAu9JybM_uI/AAAAAAAABNQ/-lU-j6IImII/poured%20lines1.jpg" /></p> <p> </p> <p><img src="http://lh4.ggpht.com/ingilteredefteri/SAu9GCbM_sI/AAAAAAAABNA/U1HGIQGiAjY/poured%20lines1%20%281%29.jpg" /></p> <p> </p> <p><img src="http://lh3.ggpht.com/ingilteredefteri/SAu9HybM_tI/AAAAAAAABNI/gYW4ES_X2CQ/poured%20lines1%20%282%29.jpg" /></p> <p><font size="1">Fotograflar: ingilteredefteri</font></p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-49132575377959550152008-04-12T01:57:00.001+01:002008-04-12T02:26:07.328+01:00Lost in translation<p><img src="http://lh3.ggpht.com/ingilteredefteri/SAAHnq441ZI/AAAAAAAABMQ/ww6ttK0gqnw/33506674_0bbf8c0cdf.jpgv0.jpg?imgmax=400" /></p> <p><font size="1">Fotograf: </font><b><font size="1"><a href="http://www.flickr.com/photos/tiarescott/" target="_blank">tiarescott</a></font></b><font size="1">        Japonya - Hyatt Oteli</font></p> <p> </p> <p>Gerçek bir hikaye, olay İngiltere'de geçiyor, Türkçe bir tadı olmayacağı için İngilizce yazıyorum. </p> <p>cab: taksi</p> <p>cabinet: dolap</p> <p>innit: isn't it</p> <p>cockney: Doğu Londra şivesi,</p> <p>slang: argo</p> <p>directory inq­uiries: Bilinmeyen numaralar</p> <p>naively: safça</p> <p>refund: para iadesi</p> <p>---</p> <p>A teenager received a display cabinet instead of a taxi because her use of slang language confused telephone operator and sales person. This is how it happened:</p> <p>She dialled directory inq­uiries to book a taxi from London to Bristol airport. During the call the teenager asked for "Joe Baxi", meaning "taxi" in cockney slang. The operator didn't get it and said "I am sorry I am unable to find anyone by that name" :)</p> <p>"It isn't a person, it's a cab, innit." said the youngster angrily. </p> <p>The operator, rather naively, put her through to the nearest supplier of cabinets. </p> <p>When she was connected to the salesperson, apparently, she said 'All I want is your cheapest cab. I need it for 10am tomorrow. How much is it?'  </p> <p>Sales adviser told her the cheapest cab is £180. </p> <p>The girl gave her details and paid it by credit card on the phone. </p> <p>And the next day at 10 o'clock  she was delivered a cabinet to her door while she was hoping to be picked up by a taxi. </p> <p>The company has since apologised for the mix-up and offered a refund, however, suggested she should have not use of that sort of slang on the phone. </p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-60080011847993822832008-04-10T21:22:00.001+01:002008-04-10T23:15:45.332+01:00Oxo Tower <img height="270" src="http://lh4.ggpht.com/ingilteredefteri/R_6IDa441VI/AAAAAAAABLs/WZ6ZnmlhEpQ/2008_0405%28073%29.JPG?imgmax=512" width="512" /> <p><font size="1">Fotograf: ingilteredefteri</font></p> <table cellspacing="5" cellpadding="2" width="605" border="0"><tbody> <tr> <td valign="top" width="294">19. yüzyılda elektrik santralı olarak Thames nehri kenarında inşa edilen bina 1920lerde el değiştirerek gıda sektöründe önemli bir isim olan Oxo tarafından satın alınır. Firma yetkilileri binada önemli değişiklikler yaparlar ve de bir kule eklemeyi planlarlar. Amaçları bu kule üstüne firmanın reklam yazılarını eklemektir. Belediye kule yapılmasını onaylar ama reklam panolarına izin vermez. Bunun üstüne firmanın sivri akıllı mimarı kulenin üstüne öyle pencereler koyar ki uzaktan bakıldığında oxo yazısı ortaya çıkar. Bina günümüzde bu firmanın elinden çıkmış olsa da herkes taraından Oxo Tower olarak anılmaktadır.</td> <td valign="top" width="294"> <p>The building was originally constructed at the end of the 19th century. It was largely rebuilt by a meat company, Oxo, which is famous for its beef stock cubes. The company wanted to include a tower which shows advertisements of their products. When local authority refused permission for the advertisements, architects came with an ingenious idea. The tower was built with strange looking windows, in the shapes of a circle, a cross and a circle; "coincidentally" looked like the word "oxo" :)</p> </td> </tr> </tbody></table> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-72698172092104944322008-04-10T01:24:00.001+01:002008-04-10T20:32:37.033+01:00Sıradan Londra: İş çıkışı<p> <img height="285" src="http://lh6.ggpht.com/ingilteredefteri/R_1cEK441SI/AAAAAAAABK8/3Eh4Pjizlr8/is%20cikisi.JPG?imgmax=512" width="600" /> </p> <p><font size="1">Fotograf: ingilteredefteri    Guney Londra</font></p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-1591255172276047742008-04-01T20:44:00.001+01:002008-04-01T20:44:31.891+01:001 Nisan<p><img src="http://lh6.google.com/ingilteredefteri/R_KO0fL6wrI/AAAAAAAABKE/P9ehve5hlaU/2380368342_fb7030100a.jpgv0.jpg?imgmax=400" /></p> <p><font size="1">Fotograf </font><a href="http://www.flickr.com/photos/zac-attack/"><b><font size="1">Zac-Attack</font></b></a><font size="1">  (Google </font><a href="http://www.google.com/virgle/index.html" target="_blank"><font size="1">1 Nisan</font></a><font size="1"> şakası yaparsa böyle yapar )</font></p> <p>Bugünkü İngiltere medyasında birçok 1 Nisan şakası vardı. The Sun gazetesi geçtiğimiz günlerde İngiltere'ye resmi bir ziyarette bulunan Fransa başbakanı Sarkozy'nın eşi Carla Bruni'den kısa olması nedeniyle çok özel bir ameliyat geçirerek boyunu uzatmak üzere olduğunu yazdı. Operasyonu gerçekleştirecek olan doktor bu ameliyatın daha önce deney hayvanlarında yapıldığını ve başarılı olduğunu söylemiş. </p> <p>The Guardian gazetesi de Başbakan Gordon Brown'un Carla Bruni'den çok etkilendiğini ve onu özel olarak görevlendirdiğini yazıyordu bugün. Yazıya göre Bruni ingiltere mutfağına ve modasına yeni bir soluk getirmek için hükümet adına çalışacakmış. </p> <p>Daily Mail gazetesinde ise maliye bakanını lotery oynarken gösteren bir fotoğraf vardı. Bakanın bütçeyi doğrultmakta zorlandığını bu yüzden şans oyunlarına yönlendiğini yazıyordu gazete. Tahmin edeceğiniz gibi fotoğraf sahte. </p> <p>Yine Sun gazetesi bugün ilerleyen saatlerde web sitesine bir UFO fotoğrafı koymayı ve bu konuda bir "uzmanın" görüşlerini yazmayı ihmal etmedi. </p> <p>Benim en çok hoşuma giden 1 Nisan şakasını ise BBC yaptı bugün. <a href="http://www.bbc.co.uk/mediaselector/check/player/nol/newsid_7320000/newsid_7324100?redirect=7324112.stm&news=1&bbram=1&nbram=1&bbwm=1&nbwm=1&asb=1" target="_blank">Buradaki  linke</a> tıkladığınızda hayvanlar alemindeki inanılmaz bir keşfe tanık olacaksınız. </p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-17439643095920402062008-03-30T21:35:00.001+01:002008-04-10T20:16:38.923+01:00Joss Stone ve çukulata<p> <img src="http://lh6.google.com/ingilteredefteri/R-_4FPL6wpI/AAAAAAAABJc/LkfMwLxOT5g/488494114_4752909a5f.jpgv0.jpg?imgmax=320" /></p> <p><font size="1">Fotograf <b><a href="http://www.flickr.com/photos/plasticbag/" target="_blank">Tom Coates</a></b></font></p> <p>İngiltere çukulata konu olunca Belçika ile boy ölçüşemez ama Cadbury firmasının Flake'i tüm dünyada en çok bilinen çukulata olma ünvanını elinde tutuyor. 1920'li yıllarda bu fabrikada çalışan bir işçinin şans eseri olarak bulduğu bilinen bu ürünün tam olarak nasıl yapıldığı bir sır. Tekbaşına marketlerde satıldığı gibi özellikle yaz aylarında sokak sokak dolaşan özel dondurma vanlarından satılan dondurmaların üstünde de sunulmaktadır. </p> <p>Flake'in televizyon reklamları ise bu sektörde çalışanların çok iyi bildiği, üstüne çok konuşulan, çok yazılan reklamlar serisi olarak yıllardan beri devam etmekte. 1976 da yazılan reklam jingle'i hiç değişmeden kullanılıyor ve en çok hatırlanan müzikler sıralamasında her zaman ilk sıralarda yer alıyor. Bu reklamların bu kadar çok ilgi çekmesinin en önemli nedeni ise yine 70'lerden bu yana kullandığı usturuplu sex dozu. </p> <p>İşte yeni yayınlanmaya başlanan tv reklamında bu kez İngiliz soul ve R&B şarkıcısı Joss Stone var. </p> <div class="wlWriterSmartContent" id="scid:5737277B-5D6D-4f48-ABFC-DD9C333F4C5D:ac21fe3f-6e98-4f0b-a152-ae0e1b24e8f2" style="padding-right: 0px; display: inline; padding-left: 0px; padding-bottom: 0px; margin: 0px; padding-top: 0px"><div id="3b89c1b2-f38d-49c3-9e9c-a12e0d858aed" style="margin: 0px; padding: 0px; display: inline;"><div><a href="http://www.youtube.com/watch?v=aUxapJXl228&hl=en" target="_new"><img src="http://lh4.google.com/ingilteredefteri/R-_5lvL6wqI/AAAAAAAABJk/QDCZyUIJzf8/videoc7926f78c4ee.jpg" galleryimg="no" onload="var downlevelDiv = document.getElementById('3b89c1b2-f38d-49c3-9e9c-a12e0d858aed'); downlevelDiv.innerHTML = "<div><object width=\"425\" height=\"350\"><param name=\"movie\" value=\"http://www.youtube.com/v/aUxapJXl228&hl=en\"><\/param><param name=\"wmode\" value=\"transparent\"><\/param><embed src=\"http://www.youtube.com/v/aUxapJXl228&hl=en\" type=\"application/x-shockwave-flash\" wmode=\"transparent\" width=\"425\" height=\"350\"><\/embed><\/object><\/div>";" alt=""></a></div></div></div> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-4766136286606426817.post-25292078598450292462008-03-27T22:08:00.001Z2008-03-27T22:10:18.685ZGamsız tilki<p><img src="http://lh5.google.com/ingilteredefteri/R-wV_vL6woI/AAAAAAAABJU/gZVoYGnG4mU/2234878628_23608d5cb4.jpgv0.jpg?imgmax=400" /></p> <p><font size="1">Fotograf </font><b><font color="#000000" size="1"><a href="http://www.flickr.com/photos/ukwildlife/" target="_blank">Neil Phillips</a></font></b> <font size="1">(Fotograftaki tilki konu mankenidir)</font></p> <p>İngiltere hem <a href="http://ingilteredefteri.blogspot.com/2008/02/ehir-tilkisi.html">şehirlerinde</a> hem de kırsal alanlarında çok sayıda tilkinin yaşadığı bir ülke biliyorsunuz, bu haber de yine tilkilerle ilgili. </p> <p>Bayan Strick Batı Cornwall bölgesinde kırsal alanda bahçeli bir evde yaşamaktadır. Dün sabah arka bahçesine yerleştirdiği kümesine taze yumurta alma umuduyla uğradığında gözlerine inanamaz. Ortalıkta tavuklarından eser yoktur ama bir köşede kımıldayamayacak kadar kocaman bir karına sahip tilki kıvrılmış öylece uyuklamaktadır. Bir gece içinde altı tavuğunu telef eden ve çoğunu yiyen tilki o kadar şişmiştir ki kaçacak hali kalmamıştır. </p> <p>Çok sevdiği tavuklarının telef olmasına üzülmesine rağmen bayan Strick tilkiden intikam almak gibi bir yola gitmez, iste kendi ağzından söyledikleri: </p> <p>"It's nature I suppose, If you live in the country it's what you have to put up with."</p> <p>Tilkiyi kendi haline bırakır, gün boyu kümeste uyuklayan tilki daha sonra kendine gelerek sessizce kayıplara karışır.</p> ingiltere defterihttp://www.blogger.com/profile/12145173672112832528noreply@blogger.com