tag:blogger.com,1999:blog-41853738524021896582009-02-21T02:13:25.495-08:00Edebiyat ÖrnekleriEdebiyat Dersleri , Edebiyat KonularıAdminemre28@msn.comBlogger14125tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-35211717429833446482008-10-16T10:55:00.000-07:002008-10-16T10:57:36.699-07:00Sinif Oturma PlaniSınıf oturma planı için bilmeni gerekenler sadece aşağıdaki resimdir. Resime göre sınıf oturma planını yapabilirsiniz...<br /><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_A7UGSefGM-0/SPeAdExky4I/AAAAAAAAAc4/vZhjaFC_YPY/s1600-h/resimler2.jpg"><img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_A7UGSefGM-0/SPeAdExky4I/AAAAAAAAAc4/vZhjaFC_YPY/s400/resimler2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257812326964579202" /></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-3521171742983344648?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-64262694128326297372008-10-15T09:08:00.000-07:002008-10-15T09:21:34.420-07:00Es Anlamli SozcuklerEş anlamlı sözcükleri ele alalım bugün ki dersimizde.Eş anlamlı sözcükler adında anlaşıldığı gibi eş yani aynı anlam ifade eden kelime veya sözcüklerdir.<br /><br />Eş anlamlı sözcüklere örnek verecek olursak ;<br /><br />Misafir - Konuk<br />Armağan - Hediye<br />Hasret - Özlem<br />Hısım - Akraba<br />Kırmızı - Al<br />Bunlar eş anlamlı sözcüklere örnektir. Görüldüğü üzere eş anlamlı sözcükler böyledir.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-6426269412832629737?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-61691365778295024632008-10-13T05:29:00.000-07:002008-10-13T05:34:22.913-07:00Edebiyat KonulariMerhaba arkadaşlar bugün edebiyat konularını sizlere göstereceğiz.<br /><br />İlk önce 9.sınıf edebiyat konularından başlayalım.<br /><br /><span style="font-weight:bold;">9.sınıf edebiyat konuları ;</span><br />1-EDEBİYATIN GÜZEL SANATLAR İÇİNDEKİ YERİ <br />2-EDEBİYATIN DİĞER BİLİM DALLARIYLA İLİŞKİSİ <br />3.DİLİN İNSAN VE TOPLUM HAYATINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ<br />4.METİN<br />5.EDEBİ METİN<br />6.EDEBİYAT VE GERÇEKLİK<br /><br /><span style="font-weight:bold;">LİSE 1 9.SINIF 2.ÜNİTE KONULARI</span><br />II. ÜNİTE: ŞİİR BÖLÜMÜ<br />1. Şiir İnceleme Yöntemi<br />a. Şiir ve Zihniyet<br />b. Şiirde Ahenk (Ses ve Ritim) <br />c. Şiir Dili<br />ç. Şiirde Yapı<br />d. Şiirde Tema<br />e. Şiirde Gerçeklik ve Anlam<br />f. Şiir ve Gelenek<br />g. Yorum<br />ğ. Metin ve Şair<br /><br />2. Manzume ve Şiir<br /><br />3. Manzume ve Şiir Örneklerini İnceleme<br />III. ÜNİTE: OLAY ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBÎ METİNLER<br />1. Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinleri Tanıma ve Gruplandırma<br /><br />2. Anlatmaya Bağlı Edebî Metinleri İnceleme Yöntemi<br />a. Metin ve Zihniyet<br />b. Yapı (Olay Örgüsü, Kişiler, Mekân, Zaman)<br />c. Tema<br />ç. Dil ve Anlatım<br />d. Metin ve Gelenek<br />e. Anlama ve Yorumlama<br />f. Metin ve Yazar<br /><br />3. Anlatmaya Bağlı Edebî Metin Örneklerini İnceleme (Masal ve Destandan Hikâye ve Romana).<br /><br />4. Göstermeye Bağlı Edebî Metinler (Karagöz ve Seyirlik Oyunlardan Modern Tiyatro Metinlerine)<br />a. Göstermeye Bağlı Edebî Metinleri Tanıma (Tiyatro)<br />b. Göstermeye Bağlı Edebî Metinleri İnceleme<br />IV. ÜNİTE: ÖĞRETİCİ METİNLER<br />1. Öğretici Metinleri İnceleme Yöntemi<br />a. Metin ve Zihniyet<br />b. Yapı (Plan)<br />c. Ana Düşünce<br />ç. Dil ve Anlatım<br />d. Metin ve Gelenek<br />e. Anlam<br />f. Metin ve Yazar<br />g. Yorum<br /><br />2. Öğretici Metin Örneklerini İnceleme ve Karşılaştırma <br /><br />Edebiyat Terimleri Sözlüğü<br /><br />-------------------------------------------------------------<br /><br /><br /><span style="font-weight:bold;">Sırada 10.Sınıf Edebiyat Konuları var.</span><br /><br />10.Sınıf Türk Edebiyatı Dersi Konuları<span style="font-weight:bold;"><br />Lise 2 / 10.Sınıf Türk Edebiyatı Dersi Konuları</span><br />I. ÜNİTE : TARİH İÇİNDE TÜRK EDEBİYATI<br />1. Edebiyat-Tarih İlişkisi <br /><br />2. Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılımasındaki Ölçütler<br />II. ÜNİTE: DESTAN DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI<br />1. Destan Dönemi<br /><br />2. Sözlü Edebiyat<br />a. Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)<br />- Sagu<br />- Koşuk<br />b. Olay Çevresinde Oluşan Metinler ( Destan)<br /><br />3. Yazılı Edebiyat (Köktürk Yazıtları, Uygur Metinleri)<br /><br />III. ÜNİTE: İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI<br />1. XI -XII. Yüzyıllarda İslamiyet ve Türk Kültürü<br /><br />2. İslami Dönemde İlk Dil ve Edebiyat Ürünleri (XI - XII. yy.)<br />- Kutadgu Bilig<br />- Atebetü'l-Hakâyık<br />- Divân-ı Hikmet<br />- Divânü Lûgâti't-Türk<br /><br />3. Oğuz Türkçesinin Anadolu'daki İlk Ürünleri (XIII - XIV. yy.)<br />a. Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler ( Şiir)<br />- İlahi<br />- Nefes<br />- Gazel<br /><br />b. Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinler<br />- Battalnâme<br />- Dede Korkut Hikâyeleri<br />- Danişmendnâme<br />- Mesnevi<br /><br />c. Öğretici Metinler<br />- Tasavvufi Metinler<br />- Nasrettin Hoca Fıkraları<br />4. XV. Yüzyıldan XIX. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı Edebiyatı<br />a. Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler (Şiir)<br />1. Divan Şiiri<br />- Gazel<br />- Kaside<br />- Rubai<br />- Şarkı<br />- Murabba<br />- Muhammes<br />- Terkibibent<br />2. Halk Şiiri<br />a. Anonim Halk Şiiri<br />- Mâni<br />- Türkü<br />b. Âşık Tarzı Halk Şiiri<br />Koşma<br />Semai<br />c. Dinî Tasavvuf i Türk Şiiri<br />Methiye<br /><br />b. Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinler<br />a. Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler<br />Halk Hikâyeleri<br />Mesnevi<br />b. Göstermeye Bağlı Edebî Metinler (Temaşa)<br />Karagöz<br />Meddah<br />Orta Oyunu<br />c. Öğretici Metinler<br />Tezkire <br /><br /><span style="font-weight:bold;">Sıra 11.Sınıf Lise 3 Edebiyat KOnualrına geldi.</span><br /><span style="font-weight:bold;">LİSE 3 EDEBİYAT KONULARI</span><br />TANZİMAT EDEBİYATI<br />DÜZYAZI TÜRLERİ<br />SERVET - İ FÜNUN EDEBİYATI<br />FECR-İ ATİ EDEBİYATI<br />MİLLİ EDEBİYAT<br /><br />---------------------------------------------------------------<br /><br /><span style="font-weight:bold;">Sırada 12.Sınıf Lise 4 konuları var.</span><br /><br /><br />SANAT METİNLERİNİN AYIRICI ÖZELLİKLERİ<br />SANAT METİNLERİ<br />SÖZLÜ ANLATIM<br />BİLİMSEL YAZILAR<br /><br />Lise 1 , 2 , 3 , 4 edebiyat konuları bu kadardır. Edebiyat derslerine çalışan arkadaşlara başarılar dileriz.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-6169136577829502463?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-40555605452361731832008-10-12T09:20:00.000-07:002008-10-12T09:23:45.500-07:00Edebiyat DersleriEdebiyat dersleri videolu anlatımları.<br /><embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=2928374327927280420&hl=tr&fs=true" style="width:400px;height:326px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"> </embed><br /><br />Edebiyat Derslerine devam ediyoruz.<br /><br /><embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=2761485842487413389&hl=tr&fs=true" style="width:400px;height:326px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"> </embed><br /><br />Edebiyat konu anlatımlı videolu derslerde son bölüm<br /><br /><embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=2497189076775820094&hl=tr&fs=true" style="width:400px;height:326px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"> </embed><br /><br />Ders videolarını videodershane.com siteden alıntı yaptık teşekkür ederiz.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-4055560545236173183?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-16995525551339270592008-10-12T01:01:00.000-07:002008-10-12T01:04:59.701-07:00Zit Anlamli SozcuklerZıt anlamlı kelime veya zıt anlamlı sözcük aynıdır.<br /><br />Zıt anlamlı sözcüklere örnekler verelim...<br /><br />PAHALI - UCUZ<br /><br />ZENGİN - FAKİR<br /><br />ÇABUK - YAVAŞ<br /><br />gibi örnekler...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-1699552555133927059?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-36364367043907654992008-10-12T00:52:00.000-07:002008-10-12T00:55:49.941-07:00Zit Anlamli KelimelerZıt anlamlı kelimeler aslında çok kolay anlaşılır.Zıt anlamlı kelimeler demek birbirinin tersi olan kelimelerdir.<br /><br />Zıt anlamlı kelimelere örnek verecek olursak Aşağıdaki gibi ;<br /><br />Siyah - Beyaz<br />Acemi - Usta<br />Kış - Yaz<br />Minimum - Maksimum <br />El - Ayak<br />İç - Dış <br />Dolu - Boş<br />Gibi zıt anlamlı kelimeler vardır. Zıt anlamlı kelimeler düşündüğümüzden çok fazladır.Bunun için bu kolay örnekler yeterli...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-3636436704390765499?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-14758341639980961582008-10-12T00:36:00.000-07:002008-10-12T03:12:24.555-07:00Ozel Mektup OrnekleriÖzel mektup örneği nedir önce bunu bilmek lazım.Özel mektup örnekleri annenize , babanıza , arkadaşınıza , sevgilinize yani bireylere yazılan mektup çeşitidir.Özel olarak örnek mektup örneğini vermekten ziyade bazı bilgiler verelim.<br /><span style="font-weight:bold;">Özel mektuba başlama = Sevgili Anneciğim , Biricik Aşkım , Sevgilim Arkadaşım tarzında yazılır yazılır.<br /><br />Bunlardan sonra yapmanız gereken zaten özel olan kişiye anlatmanız gereken duygulardır...</span><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-1475834163998096158?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-64038364565882715002008-09-22T07:15:00.000-07:002008-09-22T07:16:25.520-07:00TonlamaTürkçe konuşarından vurgulama ve tonlama nasıldır.nerelerde kullanılır. Örneklerimize bakabilirsiniz.<br /><span style="font-weight:bold;">TONLAMA</span><br /><br />Konuşma sırasında ses perdeleri arasında sürekli değişme olur. Bu perde değişikliği konuşma sırasında seslerin farklı farklı tonlarda çıkmasını sağlar. Duyguların veya düşüncelerin gereğine göre bir uyum içinde, seslerin yükseltilip alçaltılmasına tonlama denir. Tonlama, konuşmada tekdüzeliği önler, söyleyişe ahenk katar.<br /><br />Konuşma sırasında duygularla ilgili olarak özel bir tonlama yapılmadığı zaman dilin doğal tonlaması ortaya çıkar. Buna göre bildirme cümlelerinde sesin tonu cümlenin sonuna doğru azalır; dilek cümlelerinde ise yükselir. Olumsuz cümlelerde, olumsuzluk edatı üzerinde sesin tonu yükselir. Birleşik cümlelerde ise, yan cümlenin yüklemi yüksek tonlu söylenir. Ara cümlelerde tonlama yapılmaz.<br /> <br /><br />Şu bayırlarda –ki vaktiyle bağlardı- sesi dünyayı tutan bereket çağlardı.<br /><br /><br />Atlar şahlanmalıdır, yaslar saklanmalıdır.<br /><br />Tonlamanın dile kazandırdığı anlam incelikleri sadece işitmeyle kavra­nabilir. Tonlama yazıda gösterilmez. Meselâ, anlaştık mı? kelimesi alçak, yüksek veya alaylı tonla söylenmesine göre memnuniyetten tehdide kadar çeşitli anlamlar kazanır.<br /><br />Topluluk karşısındaki konuşmalarda ve şiir okumada tonlamanın ayrı bir yeri vardır. Güzel bir şiir, vurgu ve tonlamaya dikkat edilmeden okunursa anlamından çok şeyler kaybedebilir.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-6403836456588271500?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-75669864491791242642008-09-22T07:14:00.000-07:002008-09-22T07:15:14.529-07:00ZamirlerEdebiyat ve türkçede dil bilgisi konularından zamiri tanıyalım..nerelerde kullanılır.<br /><span style="font-weight:bold;">ZAMİRLER</span><br /><br />ZAMİR: İsimlerin yerine kullanılan, ismin yerini tutan kelimelere ZAMİR diyoruz.<br /><br />Zamirler; Kelime Halindeki ve Ek Halindeki Zamirler olmak üzere ikiye ayrılır<br /><br />: : A-) Kelime Halindeki Zamirler : : Bu zamirler Şahıs, İşaret, Belgisiz ve Soru Zamirleri olmak üzere dörde ayrılır.<br /><br />: : B-) Ek Halindeki Zamirler : : Bu zamirler İyelik ve İlgi Zamirleri olmak üzere ikiye ayrılır.<br /><br />1. Kelime Halindeki Zamirler<br />1. Kişi Zamiri<br />2. İşaret Zamiri<br />3. Soru Zamirleri 4. Belgisiz Zamirler<br /><br />2. Ek Halindeki Zamirler<br />1. İlgi Zamiri "-ki"<br />2. İyelik Zamiri<br /><br />KELİME HALİNDEKİ ZAMİRLER<br /><br />Kelime halindeki zamirler dörde ayrılır:<br />1. Şahıs Zamirleri: Zamirlerin bazıları şahısların yerini turarlar. Bu çeşit zaimirlere ŞAHIS ZAMİRİ denir.<br /><br />2. İşaret Zamirleri: Varlıkların yerini işaret yoluyla turan zamirlere İŞARET ZAMİRİ denir.<br /><br />3. Belgisiz Zamirler: Varlıkların yerini şöyle böyle tutup belirten zamirlere BELGİSİZ ZAMİR denir.<br /><br />4. Soru Zamirleri: Varlıkların yerini işaret soru tuTan zamirlere SORU ZAMİRİ denir.<br /><br />EK HALİNDEKİ ZAMİRLER<br /><br />Ek halindeki zamirler ikiye ayrılır:<br />1. İyelik Zamirleri: Valıklığın kime ait olduğunu gösteren zamirlere İYELİK ZAMİRLERİ denir.<br /><br />Kalem sözcüğüne eklenen ekleri inceleyelim:<br /><br />kalem - im<br />kalem - in<br />kalem - i __<br />__<br />__ Benim kalemim<br />Senin kalemin<br />Onun kalemi kalem - imiz<br />kalem - iniz<br />kalem - leri<br />__<br />__<br />__ Bizim kalemimiz<br />Sizin kaleminiz<br />Onların kalemleri<br /><br />2. İlgi Zamiri: İki varlık arasında ilgi kurarak bunlardan birinin yerini tutan "ki" ekine İLGİ ZAMİRİ denir.<br /><br />Benim kalemim yok. Seninkini verir misin?<br />Burada "seninkini" yerine "senin kalemini" yazılabilir. Kalemin yerini "-ki" eki tutmuştur.<br /><br />İlgi zamiri olan "-ki" kelimeye bitişik yazılır. Ayrı yazılan "ki" bağlaçtır.<br /><br />Benim elbisem mavi, seninki, (senin elbisen) siyahtır. (İlgi Zamiri)<br />Öyle güzel bir kitap okudum ki anlatamam. (Bağlaç)<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-7566986449179124264?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-54356569910707040222008-09-21T10:06:00.000-07:002008-09-21T10:07:22.186-07:00Destan OzellikleriBugün ki konumuz destanlar ve destan özellikleri<br /><span style="font-weight:bold;">DESTANLAR ve ÖZELLİKLERİ</span><br />Destanlar, toplum hayatında derin izler bırakan büyük olayların (kuraklık, gttç, düşman istilası, tabiî afetler, savaşlar vb.) o topluluğun hafızasında yoğrula yoğrula şekillenmesi ile oluşur. Halk şairleri, bu önemli olaylanrı manzum olarak terennüm ederler. Bu şekilde meydana gelen destanlar, bazen yüzyıllarca sonra yazıya geçirilir. Aradan geçen zamanda, destanlar, yeni eklemeler yapılması, yeni semboller ve motifler ilavesi suretiyle zenginleşir, hatta bir ölçüde değişikliğe uğrayabilir. Böylece destan bütün bir milletin ortak eseri halini alır. Bu durum, destanların değerini azaltmaz.Destanda geçen olaylar, tarihî gerçeklere tam olarak uymasa bile, destan sahibi toplulukların millî mizaçları, anlayışları, tutum ve davranış özellikleri hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar. Bazı milletler ise, destanlarında tarihî gerçeklerden fazla uzaklaşmazlar, onlan abartmazlar veya kendi lehlerine değiştirmezler. Türk destanları genellikle bu niteliktedir. Millî mizacımıza uygun olarak net, açık ve yalın ifadelerle dile getirilmiştir. Bu özellikleri ile, tarihî bazı olayların aydınlatılmasına bile yardımcı olurlar.<br />TÜRK DESTANLARININ NİTELİKLERİ<br />Her millet, destan sahibi değildir. Destan sahibi olmak için bir milletin, tarihin en eski dönemlerinde yaşamış olması gerekir. Ayrıca, o millet zengin bir geçmişe de malik bulunmalıdır. Ancak böyle bir geçmiş, unutulması mümkün olmayan olağanüstü hadiseleri sinesinde barındırabilir. Türk milleti, bu nitelikleri taşıdığı için bahtiyar bir millet sayılır. Türk destanlar arasında, millî motifler bakımından özellikle dikkat çekenler:<br />1. Oğuz Destanı<br />2. Bozkurt Destanı<br />3. Ergenekon Destanı<br />4. Göç Destanı<br />Oğuz Destanı, Hunlar; Bozkurt ve Ergenekon destanları, Göktürkler; Göç Destanı Uygurlar dönemlerine aittir. Oğuz Kağan Destanı'ndaki Oğuz Han'ın, büyük Hun hükümdarı Mete olduğu genellikle kabul edilmektedir. Destan, Mete'nin diğer kavimler ve devletler üzerine yaptığı seferleri anlatmaktadır. Bozkurt Destanı'nda, düşman baskınına uğrayan Aşına boyundan bir tek çocuğun kurtuluşu ve bu boyun, kurtulan çocuk sayesinde varlığını devam ettirişi dile getirilmektedir. Ergenekon Destanı ise, düşman karşısında kırılan Göktürklerden sadece iki prensin sağ kalışı; bunların, kadınlarıyla birlikte tutsaklıktan kurtuluşu ve "Ergenekon" adını verdikleri, insan ayağı değmemiş bir yere sığınışları ifade edilmektedir. Göktürkler, burada dört yüz yıl yaşayıp çoğalmışlardır. Sonunda ayrılan o kadar artmıştır ki, Ergenekon'dan çıkış yollan aramak zorunda kalmışlardır. Demirden bir dağı eritip kendilerine yol açmışlar, kağanlı ve illi bir topluluk haline gelip düşmanlarını yenerek öclerini almışlardır. Göç Destanına gelince: Bu destanda, ülkedeki kutsal sayılan bir kayanın Çinlilere verilmesi üzerine uğranılan felaketler, bunun sonucunda büyük bir göç hareketinin başlaması ve yeni bir yurt edinilmesi hikaye edilmektedir. BOZKURT Bu dört destandaki ortak ve temel motif "Bozkurtur. Bozkurt, seferleri sırasında Oğuz Han'a yol gösterip kılavuzluk yapmış, Oğuz Han'ın orduları bu sayede zaferler kazanılmıştır. Bozkurt Destanı'nda, ayakları ve kollan kesildiği halde hayatta kalan genci dişi bir kurt besleyip yaşamasını sağlamış, yeni bir düşman baskınında bu genci deniz aşın bir yere, Altay Dağları'na kaçınp kurtarmıştır. Dişi kurt, gençle evlenip on oğlan doğurmuştur. Bu çocukların büyüyüp çoğalması ile Aşına boyu eriyip gitmekten kurtulmuştur. Hükümdar olan Aşına, kurdun hatırasını unutmadığını göstermek için, çadırının önüne kurt başlı bir bayrak diktirmiştir. Ergenekon Destanı'nda da, Bozkurt, demir dağı eritip çıkan Türklere yol göstermektedir. Çıkıştan sonra, Türklerin ilk hükümdarı da Börteçene (Bozkurt) adını almıştır.Göç Destanı'nda, ana yurtlarından ayrılmak zorunda kalan Uygurlara, göç sırasında bir Bozkurt yol göstermektedir Bu destanlarda, Bozkurt'un şu temel nitelikleri öne çıkmaktadır:<br />1. Neslin devamım sağlamak,<br />2. Türklere rehberlik etmek,<br />3. Türkleri felaketlerden kurtarmak.<br />Unutmamak gerekir ki, bir milletin yüz yıllarca tarih sahnesinde kalabilmesi, ancak bu sayede mümkün olabilir. Yani, bir millet, varlığını sağlam ve diri olarak muhafaza edebilmeli, millî bir rehbere sahip olabilmeli ve başına gelecek her felaketten kurtulmasını bilebilmelidir. Türk destanlarındaki ışık, kutlu dağ, Bozkurt gibi motifler, hiç şüphesiz birer semboldür. Bozkurt hayatiyetin, millî rehberin, kurtuluşun (hür ve bağımsız yaşamanın) sembolü olmuştur. Yine kolayca tahmin edilebilir ki, tarih öncesi ve sonrası pek çok millî kahraman, Bozkurt sembolü ile temsil edilmiştir. "Aşına'nın hem Bozkurt anlamına gelmesi hem de Hun ve Göktürk hükümdarlık ailesinin adı olması tesadüf değildir.Bozkurt'tan türemiş olmak inancı, Türklere uzun çağlar boyunca büyük bir gurur, itimat, emniyet ve geleceğe güvenle bakma duygusu vermiştir. Yine Türklerin dar zamanlarında millet hayatında büyük etkisi olacak hareketlere girişileceği Bozkurt onlara yol göstermekte, eşi bulunmaz şekilde rehberlik etmektedir. Türk'ün başı çok sıkıştığı zaman Bozkurt'un meydana çıkarak onu kurtarması, evladı üzerine şefkatle eğilen bir anababa duygusunu hatırlatacak ölçüde derin bir mana taşımaktadır. Sanki Bozkurt, manevî bir filemden Türk milletinin akıp giden hayatını devamlı olarak takip etmekte ve çaresiz kalındığı zaman ortaya çıkarak onlara yol göstermektedir. Bütün bunların gösterdiği gibi, milletin büyümesi, güçlenmesi ve yayılması için takibi gereken metodları destanlar maddî unsurlarla ifade etmektedir. "Bozkurt" bu unsurların biri ve en önemlisidir. Eğer, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türk topraklarının işgaline karşı girişilen Millî Mücadele, destan çağlannda cereyan etmiş olsaydı, Kurtuluş Destanı'nda mutlaka bir "Bozkurt” motifi bulunacaktı. Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'ya çıkışından itibaren Millî Mücadele'nin öncüsü ve en baştaki teşkilatçısı olmuş, bu niteliği ile bir "rehber" vazifesi görmüştür. Daha sonra, Büyük Zafer'in kazanılması ve istilacı düşmanın denize dökülmesi ile "kurtarıcı" (müncî) durumuna yükselmiştir. Nihayet, inkılapları ile çağdaş, ileri, milliyetçi Türk nesilleri yetiştirme gayreti, onun, Türk milletinin bekasını sağlamaya yönelik amacını göstermektedir. Kendisine teklif edilen soyadları arasından "Atatürk'ü seçmesi ise, onun, gelecekteki Türk nesilleri tarafından "ata" olarak anılma arzusunun işaretidir. Böylece rehber, kurtarıcı ve ata niteliklerini kendisinde birleştirmiştir. Bu sebepledir ki, bazı yabancı mualifler tarafından derin bir sezgi ile "Bozkurt" olarak isimlendirilmiştir. Burada, Türkçülüğün aslî unsurlarını hatırlayalım. Bu unsurlar, birlik ve bütünlük, hür ve bağımsız yaşamak, Türk varlığının, gittikçe güçlenerek, sonsuza kadar devam ettirilmesi azim ve iradesi, başka bir deyişle millî ülküsüdür.Şu halde "Bozkurtta sembolleşen düşüncelerle Türkçülüğün hedefleri tam bir ayniyet içinde bulunmaktadır. Bunun içindir ki, Bozkurt, aynı zamanda Türkçülüğün de sembolü olmuştur.Sonuç olarak, Bozkurt, Türk destanlarındaki müstesna mevkii kadar, Türkçülük tarihinde de seçkin bir yere sahiptir.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-5435656991070704022?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-63203033465818654332008-09-21T10:04:00.000-07:002008-09-21T10:05:59.298-07:00Gezi Yazisi OrnekleriGezi yazısı örneği sizler için nette bulduk.<br />Edebiyat kitaplarındaki gezi yazısı örnekleri size hitap etmiyor mu? Cenap'ın Hac Yolunda adlı eseri, Haşim'in Frankfurt Seyahatnamesi ya da Falih Rıfkı Atay'ın eserleri okunmaya değer güzel seyahatnamelerdir. Zikrettiğimiz bu eserler gezilecek yerleri tanımak, seyahate çıkmadan önce mekanlar hakkında bilgi almaktan çok Türkçenin tadına vararak okunacak eserlerdir. Görsel yönü bulunmaz, ki gerek de yoktur. Müelliflerin tasvir gücü görsel malzemeye lüzum hissettirmiyor.<br /><br />İnternette, bloglar arasında filizlenen bir edebiyat var. Bir seyyahın blogunu duyurmak istiyorum sizlere.<br />Sandaletli Seyyah Bora Bilgin kendisini şöyle tanıtıyor:<br /><br /> 38 yaşında bir doktorum. Evliyim, bir oğlum var.18 yaşıma girdiğim yıldan beri otostopla geziyorum .Bazen bisikletle gezdiğim de oluyor. Yavaş yavaş bu blogda yillardir gezdiğim yerleri, Tayland'dan Suriye'ye,Gökçeada'dan Diyarbakir'a paylaşmayi planliyorum.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-6320303346581865433?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-13866455762285173362008-09-21T10:03:00.000-07:002008-09-21T10:04:52.976-07:00Turk Edebiyat Tarihinin Uygurlik Tarihine KatkisiTürk edebiyatı tarihinin uygarlık tarihine katkısı nelerdir acaba...<br /> Türk edebiyatı tarihi, Edebiyat Tarihi, Uygarlık Tarihi, Edebiyat, Ödevler, İndir, Araştır<br /><br />Özellikle Klasik Türk Edebiyatı (Divan Edebiyatı) ve Türk Halk Edebiyatı çok önemli eserler vermiştir. Bu eserlerden pek çok yabancı şair ve yazar etkilenmiştir. Ayrıca destanlarımız ve tarihi metinlerimiz uygarlık tarihinin aydınlanmasına katkı sağlamıştır. Türk destanları, Dede Korkut Hikayeleri, Orhun Abideleri dönemin kültürel ve sosyal yapısına ışık tutmaktadır.<br />Ayrıca şunu unutmamak gerekir ki her edebi eser yazıldığı dönemden izler taşır. Bir edebi eseri inceledeğimizde eserin yazıldığı dönem ve eserin yazarı hakkında ipuçlarına ulaşabiliriz. Bu yönüyle de edebi eserler tarihe ışık tutarlar. <br /><br />uygarlık tarihine katkısı böyledir.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-1386645576228517336?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-87486094028650795302008-09-21T09:59:00.000-07:002008-09-21T10:02:26.883-07:00Kompozisyon OrnekleriGüzel kompozisyon yazmak için önce konu hakkında güzel bi çalışma yapmak ve manmtıklı cümleler kurmak gerekir.Kompozisyon örneklerini sitemize eklemeye başlıyoruz.<br /><span style="font-weight:bold;"><br />KONU: "ACINDIRIRSIN ARSIZ OLUR, ACIKTIRIRSIN HIRSIZ OLUR.'</span><br />Mesela bu konu hakkında kompozisyon yazıyoruz örneğimizi inceleyin. <br /><br />Ana fikir: Ana ve babalar, çocuklarının maddî ve manevî ihtiyaçları karşısında anlayışlı ve olgun davranmazlarsa onların ahlâkını bozarlar.<br />(Bu konuda kompozisyon yazmaya girişilmeden önce, çocuk eğitiminde ailenin ne kadar büyük rol oynadığı üzerinde düşünülmelidir).<br />öRNEK ÇALIŞMA:<br />"Çocuk yetiştirmek, onu kişilik sahibi bir insan olarak topluma kazandırmak, hiç şüphesiz dünyanın en zor işlerinden biridir. Sağlam karakterli insanlardan meydana gelen huzurlu bir toplumun gerçekleşmesi için eğitime son derece ihtiyacımız vardır. Büyük Fransız romancısı Victor Hugo, Sefiller adlı eserinde, insanları aydınlıkta ve karanlıkta olmak üzere iki kısma ayırır. Karanlıkta olanlar, cahillerdir; onların aydınlığa kavuşması için büyük yazar; "İnsanlara biraz ışık gerek" diye haykırır. Bu ışık, eğitimdir.<br />Eğitim deyince, aklımıza hemen okul, öğretmen, kitap kavramları gelir. Oysa, eğitimin temeli ailede atılır. Çocuk her şeyden önce ailesinin; en yakınlarının etkisi altındadır. Cahil, kaba, görgüsüz bir anne baba tarafından yetiştirilen çocukta düşünüş ve davranış bozuklukları görülür. Anne babanın yersiz ve yanlış davranışları, çocuk karakterinin gelişmesinde olumsuz bir etken olur.<br />Çocuklarını dengeli ve ruhen sağlıklı olarak yetiştirmek isteyen anne babalar, kendi davranışlarına son derece dikkat etmelidir. Çocuğu başı boş bırakmak, çok sıkmak gibi aşırı ve yersiz davranışlar üzücü sonuçlar verip karakterin çarpık gelişmesine sebep olabilir. öyle ki, dengesizlikleri okul eğitimi bile kolay kolay gideremez. Sonuçta, topluma dengesiz bir şahsiyet katılmış olur.<br /><br /><br />Kompozisyon örneklerinden ikinci bi örnek alalım.<br /><br /><br /><span style="font-weight:bold;">KONU: "BAKARSANBAĞ, BAKMAZSAN DAĞ OLUR"</span><br />Açıklama Yapmak İçin İzlenecek Yol:<br />Açıklamamızın amacı, her şeyin beğenilir niteliklere sahip olması için bakımın gerekli olduğudur. özel eşyalarınıza bile dikkat ve bakım göstermediğiniz sürece onların harap olması pek doğaldır. Buna göre şöyle bir düşünce düzeni kurabilirsiniz:<br />1 - Bakılmayan şeylerin harap olmaya mahkûm oluşları;<br />2 - Beğenilir ve göz alıcı durumda olmak için bakımın gerekliliği;<br />3 - Tutumlu insanların karakteri;<br />4 - Sonuç.<br />öRNEK ÇALIŞMA:<br />"Çoğu zaman elimizdekilerin kıymetini bilmeyiz. İlgisizlik ve kayıtsızlıkla onları harap olmaya terk ederiz. Sonra, darmadağın, perişan bir görünüm karşısında kaldığımız zaman da üzülür ve pişmanlık duyarız.<br />"Sahip olma" duygusu kuvvetli olan insanlar, ellerindekilerin kıymetini daima bilirler. Malını koruyabilmesi, insanı insan yapan özelliklerden biridir. Babadan kalma eski bir ev düşünelim; kayıtsızlığımıza kurban olduğu takdirde sonu viran olup yıkılmaktır. Böyle bir evi devamlı olarak onarır ve korursak, sonunda emeklerimizin karşılığı olan şirin ve güzel bir evle karşılaşırız. İnsan ilgisi, irade ve çabası, isterse çirkini güzel yapar. İlgisizlik ve ihmalinse, en üstün güzellikleri dahi yok edeceği unutulmamalıdır.<br />Elimizdekilerin kıymetini bilmeyi, onları korumayı, değerlendirmeyi, çocukluğumuzda öğrenmemiz gerekir. Bu öğrenim bizde kökleştiği, karakterimizin bir parçası olduğu zaman elimizin altında olan her şey iyiye, güzele, mükemmele ulaşacaktır."<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-8748609402865079530?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0tag:blogger.com,1999:blog-4185373852402189658.post-82715383740856996762008-09-21T09:57:00.000-07:002008-09-21T09:59:09.051-07:00Mektup OrnekleriEdebiyat derslerinden , örneklerinden oluşan sitemizde.Sizlere mektup hakkında yardımcı olacağınız.<br /><br />Mektup örnekleri , mektup yazarken ne yapmalıyız.<br /><span style="font-weight:bold;"><br />MEKTUPTA AMAÇ<br /> <br />Bir haberi almak ya da vermek.<br /><br />Bir konuyu yazılı olarak tartışmak.<br /><br />Herhangi bir konuda sevincimizi ya da üzüntümüzü bildirmek.<br /><br />Birinden yardım dilemek ya da ona yardım etme isteğinde bulunmak.<br /><br />Bir işi sonuçlandırmak.<br />MEKTUPTA BİÇİM<br /><br />1. Hitap: Mektup yazılan kişiye olan ilgi ve yakınlığımıza bağlıdır. Samimi olduğumuz kişilere “Canım, Dostum”, yeni tanıştığımız ya da resmi olduğumuz kişilere “Bay, Bayan, Sayın” şeklinden hitap edebiliriz.<br /> <br />2. Giriş ve Gelişme: Mektubun amacını belirten bölümdür. Amaca doğrudan doğruya girilir. Bir haber öğrenmek için mi, bir sorunu tartışmak için mi, bir mektuba cevap olarak mı yazıldığı bu bölümde ortaya konur.<br /> <br />3. Sonuç: Bu bölümde klişeleşmiş cümleler, selam ve iyi dilekler yer almalıdır.<br /> <br /><br />MEKTUP YAZILIRKEN UYULMASI GEREKEN İLKELER<br />Mektup çizgisiz ve beyaz bir kağıda yazılmalıdır.<br /><br />Kağıdın sadece bir yüzü kullanılmalıdır.<br /><br />Mektup, kurşun kalemle yazılmamalıdır.<br /><br />Mektup kağıdının sağ üst kısmına yazıldığı yer ve tarih konulmalıdır.<br /><br />Mektup bitince imzalanmalı, sol üst köşesine de adres yazılmalıdır.<br />MEKTUP ZARFI <br />İçindeki yazılar okunmayacak kalınlıkta olmalıdır.<br /><br />Gönderenin adresi zarfın ön yüzünün sol üst köşesine yazılmalıdır.<br /><br />Gideceği yerin adresi orta sağ kısma yazılmalıdır.<br /><br />Gideceği kentin adı, en alt sağ köşeye büyük harflerle yazılmalıdır.<br /><br />Pul sağ üst köşeye yapıştırılmalıdır.<br /><br />MEKTUP ÇEŞİTLERİ <br />Özel Mektuplar<br />İş Mektupları<br />Resmi Mektuplar<br />Edebi ve Felsefi Mektuplar<br />Açık Mektuplar<br />Özel Mektuplar: Tanışan ve aralarında bir yakınlık olan kişilerin birlerine yazdıkları mektuplardır. <br /> <br />Özel Mektup Çeşitleri:<br />Teşekkür mektubu<br />Baş sağlığı ve teselli mektubu<br />Özür dileme mektubu<br />Davetiye mektup ve kartları<br />Tebrikler</span><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4185373852402189658-8271538374085699676?l=edebiyat-ornekleri.blogspot.com'/></div>Adminemre28@msn.com0