tag:blogger.com,1999:blog-37944296960886416942009-07-11T14:52:04.353+03:00Teyyare.org"Düşünme yaz, yazmaya başlayınca düşünce gelir zaten!"Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.comBlogger334125tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-41769175704354278062009-07-08T11:06:00.007+03:002009-07-08T11:25:45.796+03:00Street Fighter 4 Gizli Karakterleri Açma<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SlRWB-YlSzI/AAAAAAAABXA/EH9R_rQopUQ/s1600-h/street-fighter-4-2.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 300px; height: 288px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SlRWB-YlSzI/AAAAAAAABXA/EH9R_rQopUQ/s320/street-fighter-4-2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356000448776325938" border="0" /></a><br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Arcade oyunlarının efsane ismi Street Fighter IV çıktığından bu yana hayranlarının merak ettiği bir konu var ki gizli karakterlerin nasıl açılacağı.<br /><br />Bende bir Street Fighter hayranı olarak gizli karakterleri açmak için epey uğraştım. Şimdi gelelim bu dövüşçüleri nasıl açacağınıza.<br /><br />Oyunun Arcade moduna girdikten sonra bazı standart karakterlerle arcade modu bitirdikten sonra bitirdiğiniz karaktere göre yeni karakterler açılıyor.<br /><br />Öncelikle şunu söleyeyim ki zorluk derecesi yada round sayısı buna etki etmiyor. Yani en kolay seçenekte, tek round üzerinden ve zaman sınırı olmadan oynayarak kolayca kısa sürede Arcade Modu bitirerek yeni karakterleri açabilirsiniz.<br /><br />Yeni karakterleri açmak için aşağıda yönlendirme yapılıyor.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Cammy</span> Arcade modu C. Viper ile tamamlayın.<br /><span style="font-weight: bold;">Dan</span> Arcade modu Sakura ile tamamlayın.<br /><span style="font-weight: bold;">Fei Long</span> Arcade modu Abel ile tamamlayın.<br /><span style="font-weight: bold;">Gen</span> Arcade modu Chun Li ile tamamlayın.<br /><span style="font-weight: bold;">Rose </span> Arcade modu M. Bison ile tamamlayın.<br /><span style="font-weight: bold;">Sakura</span> Arcade modu Ryu ile tamamlayın.<br /><br />Bu standart karakterleri bitirdikten sonra sıra özel karakterlere geliyor.<br /><br />Bunların en iyisi belki de SF4 oyununun en iyi karakteri olan <span style="font-weight: bold;">Akuma</span>'yı açmak için ise yapmanız gerekenler şunlar.<br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SlRWszA0U0I/AAAAAAAABXI/JEMYiJko0Ow/s1600-h/akuma.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 180px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SlRWszA0U0I/AAAAAAAABXI/JEMYiJko0Ow/s320/akuma.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356001184458232642" border="0" /></a><br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Öncelikle bütün standart karakterleri açın. Daha sonra Arcade modu birkez tamamlamış olduğunuz favori karakterinizle yeni bir Oyuna başlayın.<br />Yeni oyunda <span style="font-weight: bold;">en az 1 kere perfect</span> ile round kazanın ve hiç<span style="font-weight: bold;"> Continue yapmadan</span> devam edin.<br />Seth' i yendikten sonra Akuma size meydan okuyacaktır.<br />Pataklayın ve karakter listenize bu oyunun belkide en iyi dövüşçüsünü ekleyin.<br /><br />Akumadan sonra açılacak yeni karakter ise<span style="font-weight: bold;"> Gouken</span>.<br /><br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SlRW3Wgsv7I/AAAAAAAABXQ/C--T7NLvDUY/s1600-h/gouken.png"><img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 178px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SlRW3Wgsv7I/AAAAAAAABXQ/C--T7NLvDUY/s320/gouken.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356001365785886642" border="0" /></a><br /></div><br /><div style="text-align: justify;">Akuma' yı açtıktan sonra birkez Arcade modu onunla bitirin. Sonra bitirmiş olduğunuz dövüşçülerden favorinizi seçerek tekrar yeni oyuna başlayın.<br />Yeni oyunda <span style="font-weight: bold;">en az 1 round Perfect</span> kazanın.<br /><span style="font-weight: bold;">En az 5 Round First Attack</span> yapın ve<span style="font-weight: bold;"> en az 3 dövüşü Super veya Ultra kombolarla</span> bitirin.<br />Gouken Seth' ten hemen sonra size meydan okuyacaktır. Yenip listenize ekleyin.<br /><br />Bunlardan sonra geriye en son <span style="font-weight: bold;">Seth</span> karakteri kalıyor.<br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SlRW_zEwAlI/AAAAAAAABXY/JspusNuER7M/s1600-h/215227-seth_15_super.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 180px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SlRW_zEwAlI/AAAAAAAABXY/JspusNuER7M/s320/215227-seth_15_super.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356001510892241490" border="0" /></a><br /></div><div style="text-align: justify;"><br /><span style="font-weight: bold;">Seth</span>'i açmak için de <span style="font-weight: bold;">oyundaki tüm karakterlerle Arcade Modu bitirin</span> ve tüm karakterler emrinize amade olsun...</div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-4176917570435427806?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-26884020416354095112009-04-10T15:27:00.003+03:002009-04-10T15:31:10.564+03:002008-2009 Açıköğretim Sınav Sonuçları<div style="text-align: justify;">4-5 Nisan tarihlerinde yapılan açıköğretim sınavlarının sonuçlarına buradan erişebilirsiniz. Tahminen 1 ay süren açıkla süreci sonunda sonuçlar açıklanır açıklanmaz, sonuçlarınızı buradan öğrenebileceksiniz.<br /></div><br />Sınav sonuçları kesin olarak açıklanmadan önce açıköğretimin e-öğrenme portalından çıkan sorulara ve cevap anahtarına bakarak sonuçlarınızı tahmin edebilirsiniz.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-2688402041635409511?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-61863266383309686632009-03-18T17:24:00.004+02:002009-03-18T17:29:11.147+02:00Hadise'nin Eurovision Klibi İzleHadise Eurovision şarkı yarışmasında yayınlanacak olan Düm Tek Tek parçasının klip çekimlerini tamamladı.<br /><br /><script type="text/javascript" src="http://videogaleri.hurriyet.com.tr/js/js.js"></script><div id="video">Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. <a target="_blank" href="http://www.macromedia.com/go/getflash/">Yüklemek için tıklayınız!!!</a></div><script type="text/javascript">var hm = new FlashObject("http://videogaleri.hurriyet.com.tr/hurriyetmediaplayer.swf", "Hürriyet_Video", "420", "350", "1");hm.addParam('wmode','transparent');hm.addVariable('FlashVars', "&videoid=3210&vimage=http://videohaber.hurriyet.com.tr/Magazin/Hadise_klip_son.jpg");hm.write("video");</script><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-6186326638330968663?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com3tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-90367866967968256572009-03-09T13:57:00.004+02:002009-03-09T14:01:00.871+02:00Seda Sayan Son Albüm Aşkla 2009<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SbUEz_U6t8I/AAAAAAAABVY/IuwcUS1rLH0/s1600-h/seda-sayan1.jpeg"><img style="cursor: pointer; width: 295px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SbUEz_U6t8I/AAAAAAAABVY/IuwcUS1rLH0/s320/seda-sayan1.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311156626772375490" border="0" /></a><br /><br /></div><div style="text-align: justify;">Seda Sayan 2,5 yıl aradan sonra Aşkla albümü ile sevenleri ile buluştu. Önceki akşam Bostancı Gösteri Merkezinde düzenlenen gösteri ile birlikte albümdeki parçalarını tanıtan Sayan sevenlerinden büyük ilgi gördü. 13 Şarkının yer aldüğü albümün aranjörlüğünü Suat Aydoğan yaptı.Gökhan Özen, Uğur Murathan, Burak Öksüzoğlu, Onur Şan ve Serdar Ortaç, Fatih Yavuz, Selami Şahin, Ülkü Aker gibi usta isimlerin şarkıları yer alıyor…<br /></div><br /><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">Aşkla albümündeki parçalar</span><br /><br />01-Unut<br />02-Asi Sevda<br />03-Aklın Varsa<br />04-Anlamazdın<br />05-Hediye<br />06-Şahaneyim<br />07-Boşvere Boşvere<br />08-En Güzel Rüya<br />09-Bu Gidişin Sırasımıydı<br />10-Gül Bebeğim<br />11-Geçen Sene<br />12-Çok Derdim Var<br />13-Olmazındayım<br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-9036786696796825657?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com3tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-28032367111258971522009-03-02T13:14:00.004+02:002009-03-02T13:18:39.507+02:00Yusuf Güney Aşkım Aşklarından Bulasın<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/Sau_8ghyfyI/AAAAAAAABVQ/mx5rK0eVVIk/s1600-h/yusuf%2Bg%25FCney.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 288px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/Sau_8ghyfyI/AAAAAAAABVQ/mx5rK0eVVIk/s320/yusuf%2Bg%25FCney.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5308547632030973730" border="0" /></a><br /><br /><div style="text-align: left;">Rafet El Roman'ın son albümü ile birlikte adından sıkça söz ettirmeye başlayan Yusuf Güney kendi albümünü de piyasaya sürdü. Beyaz Show'a konuk olan ve şarkılarını dinleyicileri ile paylaşan genç isim büyük bir hayran kitlesine sahip olacak gibi gözüküyor.<br /><br /><div style="text-align: center;">İşte Aşkım Aşklarından Bulasın adlı parçası:<br /><br /><embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=5864604086728488007&amp;hl=tr&amp;fs=true" style="width: 400px; height: 326px;" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" type="application/x-shockwave-flash"></embed> </div></div><br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-2803236711125897152?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-65243400682839338672009-01-18T10:22:00.004+02:002009-01-18T10:29:07.754+02:00İzel Son Albüm Işıklı Yol 2008<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SXLn3xZfN2I/AAAAAAAABTA/F-VuoS4CpOg/s1600-h/izel-isikli-yol.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 400px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SXLn3xZfN2I/AAAAAAAABTA/F-VuoS4CpOg/s400/izel-isikli-yol.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292547457452816226" border="0" /></a><br /><br /></div>İzel'in çıkardığı son albümü halk Adanalı dizisinde çalan Işıklı Yol parçasıyla tanıdı diyebiliriz. Herkesin dinledikten sonra bu şarkı kimin ya diyerek aradığı şarkıyı ben İzel'in olduğunu tahmin ettiğimi çevremdeki insanlara söylemiştim. Nitekim de ufak bi aramada tahminim doğru olduğunu anladım. Daha sonra da şarkıyı tekrar tekrar dinledim, gerçekten çok güzel bir şarkı olmuş.<br /><br />İşte İzel'in Işıklı Yol albümünden bazı şarkılar:<br /><br /> 1. İzel - Işıklı Yol<br /> 2. İzel - Bir Sene Oldu<br /> 3. İzel - Boş Yere<br /> 4. İzel - Gelişi Güzel<br /> 5. İzel - Gurur<br /> 6. İzel - Hatalım<br /> 7. İzel - Herşey Ayrı<br /> 8. İzel - Hevesimi Kırma<br /> 9. İzel - Belli mi Olur<br />10. İzel - Sana Ne Kadar<br />11. İzel - Sayende<br />12. İzel - Taksi<br /><br /><div style="width: 465px;"><embed src="http://www.izlesene.com/player2.swf?video=729785" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" scale="noScale" type="application/x-shockwave-flash" width="100%" height="355"></embed><div style="padding: 7px 0px 7px 7px; background: rgb(0, 0, 0) none repeat scroll 0% 0%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="color: rgb(204, 204, 204);font-family:Tahoma;font-size:12;" >İlgili aramalar: <a style="color: rgb(255, 153, 0); font-family: Tahoma; font-size: 12px;" href="http://www.izlesene.com/video/muzik-muzik----izel---isikli-yol-anqel/729785/ref=embednew" target="_blank" title="müzik - izel - isıklı yol [anqel]">müzik - izel - isıklı yol [anqel]</a> - <a style="color: rgb(255, 153, 0); text-decoration: underline;" href="http://search.izlesene.com/?vse=izel&amp;ref=embedv2link" target="_blank" title="izel">izel</a> - <a style="color: rgb(255, 153, 0); text-decoration: underline;" href="http://search.izlesene.com/?vse=%20isikli&amp;ref=embedv2link" target="_blank" title=" isikli"> isikli</a> - <a style="color: rgb(255, 153, 0); text-decoration: underline;" href="http://search.izlesene.com/?vse=yol&amp;ref=embedv2link" target="_blank" title="yol">yol</a></span></div></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-6524340068283933867?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com6tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-50985736528163164352009-01-16T10:41:00.005+02:002009-01-16T10:46:35.278+02:00Hızlı ve Öfkeli 4 FragmanıHızlı ve Öfkeli 4 geliyor!<br /><br /><script type="text/javascript" src="http://videogaleri.hurriyet.com.tr/js/js.js"></script><div id="video">Hürriyet Video'larını izlemet için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. <a target="_blank" href="http://www.macromedia.com/go/getflash/">Yüklemek için tıklayınız!!!</a></div><script type="text/javascript">var hm = new FlashObject("http://videogaleri.hurriyet.com.tr/hurriyetmediaplayer.swf", "Hürriyet_Video", "420", "350", "1");hm.addParam('wmode','transparent');hm.addVariable('FlashVars', "&amp;videoid=2684&amp;vimage=http://videohaber.hurriyet.com.tr/Fragman/furu.jpg");hm.write("video");</script><br /><br /><a href="javascript:var%20t=prompt('CHIP%20Online%20Video%20Ba%C4%9Flant%C4%B1s%C4%B1%20i%C3%A7in%20a%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1daki%20linki%20kopyalay%C4%B1n%C4%B1z','http://www.chip.com.tr/video/Fast-and-Furious-4_738.html')"><br /></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-5098573652816316435?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-5925580587775587242009-01-15T17:16:00.004+02:002009-01-15T17:24:05.730+02:00Plazma TV Neden Yasaklanıyor?<div style="text-align: justify;">Son 5 yılda tüm dünyada yaygınlaşan büyük ekran ince televizyonlar gittikçe her eve girmeye başlıyor. LCD'den daha çok yaygınlaşan "4x4" lakaplı Plazma TV ler ise özellikle ABD ve Avrupa'da yoğun bir şekilde kullanılmakta.<br /><br />Fakat bununla birlikte Avrupa Birliği Plazma TV lere savaş açmayı planlıyor. Bunun sebebi ise Plazma TV lerin benzerlerinden tam 4 kat daha fazla elektrik harcaması ve 4 kat daha fazla karbon dioksik yayıyor olması.<br /><br />Uzun zamandır çevrecilerin zaten hedefinde olan Plazmalar Avrupa Birliğinin de devreye girmesi ile birlikte 2009 baharından itibaren yasaklanacak gibi gözüküyor. Plazmaların kaldırılması LCD leri etkilemeyecek çünkü onlar plazma kadar enerji tüketmiyor.<br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-592558058777558724?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-55613874213037199622009-01-06T11:11:00.004+02:002009-01-06T11:17:58.177+02:00Damacana Gerçeği!Taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanan ve her gün üstüne bir şeyler ekleyerek yoluna devam eden damacana.org bu sabah hiç beklemediğim şekilde karşıma çıktı. :)<br /><br />Bilecik blogcularını ararken Erdal'ın damacanasına da denk geldim tabii profiline göz atarken bir de ne göreyim!<br /><br />7-8 yıllık arkadaşım Erdal meğer kadınmış hemde 49 yaşında. Astroloji işareti Aslan, Zodyak yılı da Domuzmuş :)<br /><br />Sabah sabah iyi güldürdün beni kardeşim Allah'ta seni güldürsün emi :)<br /><br /><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SWMhiDXntSI/AAAAAAAABSw/rK75YB8dAMI/s1600-h/erdal.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 400px; height: 175px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SWMhiDXntSI/AAAAAAAABSw/rK75YB8dAMI/s400/erdal.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288107256366740770" border="0" /></a><br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-5561387421303719962?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com3tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-74601473288141607082009-01-04T09:41:00.003+02:002009-01-04T09:52:20.762+02:00Vay Bu Medyanın Haline!<div style="text-align: justify;">Dün spor medyamızın bir azizliğine daha uğradık maalesef. Fenerbahçe'nin en önemli sorunlarından biri haline gelen Alex kalacak mı gidecek mi sorularına medya dün bambaşka bir boyut kazandırdı.<br /><br />Bir hafta önce Alex verdiği demeçte şöyle demişti: "Değerimin bilindiği yerde oynamam gerekir". Bu açıklamadan sonra Fenerbahçe'nin de sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan oyuncuya yeni bir sözleşme önermemesi üzerine de Alex gidecek mi sorularını akıllara getirmeye başlamıştı. Ancak dün çıkan haberlerde ne gördük. "Türkiye'de kalacağım, çok mutluyum". Bunu yine Alex söylemiş. Ve bu haber bir çok gazete ve internet sayfalarında yer aldı. Hatta Fenerbahçe'nin kanalı FBTV de bile yayınlandı.<br /><br />Gelelim asıl bombaya. Evet Alex bunu söylemiş ama ne zaman biliyor musunuz? 5 Aralıkta :)<br /><br />Biriside çıkmış bu haberi yeniymiş gibi servise koymuş herkeste bir güzel yemiş. Kimse araştırıp etmeden sayfalarına kanallarına taşımış. Haber ajansa yeni düşmüş gibi eski haberi ısıtıp kamuoyuna sunanların vay haline. Ben yerel gazetede çalışırken bile böyle bir hata yapmamıştık.<br /><br />Hadi gazeteler nasıl olsa diğeri yazmış bizde yazalım diyor da, Fenerbahçe'nin yayın organları bu haberi nasıl yapıyor onu anlamak mümkün değil. Tabii hepsi dayamış sırtını Aziz Başkana! Amaan nasıl olsa başkan halletmiştir diye düşünmeleri normal.<br /><br />Neyse yine şükredelim. Bu adam biraz daha art niyetli olsaydı şu haberide yapabilirdi.<br />Düşünsenize "Haberiniz var mı, Aziz Yıldırım başkan seçildi"</div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-7460147328814160708?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-61725364277639531422009-01-02T10:13:00.001+02:002009-01-02T10:14:46.058+02:00Memurlara Ne Kadar Zam YapilacakAğustos ayındaki ek ödeme zammının yol açtığı mağduriyetler giderildi. Bazı memurlara Ocak'ta 230 YTL'lik zam yapıldı.<br /><br /><br />Ağustos ayında memurlara yapılan ek ödeme zammının yol açtığı mağduriyetler giderildi. Düzenleme sebebiyle maaşları çalışanlarından daha düşük kalan müdür, bölge müdürü, il müdürü ve müdür yardımcılarının yüzde 53 olan ek ödemeleri yüzde 100'e çıkarıldı.<br /><br />İdarecilerin ek ödemesini düzenleyen Bakanlar Kurulu kararı dün Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece bu konumda görev yapan idarecilerin maaşlarına 230 YTL zam yapıldı. Zamlar 15 Ağustos'tan itibaren geçerli olacak ve beş aylık maaş farkları da toplu şekilde ödenecek.<br /><br />Bakanlar Kurulu kararı, veteriner, başmühendis, mühendis, mimar, bölge plancısı ve şehir plancısı kadrolarında görev yapmış olup bölge müdürü, bölge müdür yardımcısı, il müdürü, il müdür yardımcısı, daire başkanı, daire başkan yardımcısı, başkan ve müdür kadrolarında bulunanları kapsıyor. Teknik kökenli müdürlerin çalışanlarından daha az maaş almalarının önüne geçildi. Ancak teknik kökenli olmayan idareciler için sorun devam ediyor. Düzenleme sadece veteriner, başmühendis, mühendis, mimar, bölge plancısı ve şehir plancılarını kapsadığı için bunların dışındaki idareciler düşük almaya devam edecek.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">ÖĞRETMENLERİN DE YÜZÜ GÜLDÜ</span><br />Ek ödeme konusundaki bir başka mağduriyet grubu ise Milli Eğitim Bakanlığı çalışanları. Halen ilçe müdürleri, şube müdür ve müdür yardımcıları ile ilköğretim müfettişlerinin maaşları, tam ek ders alan öğretmenlerin gerisinde kalıyor. Son karar Milli Eğitim çalışanlarını kapsamazken bunlarla ilgili Bakanlar Kurulu kararının da önümüzdeki günlerde çıkacağı öğrenildi. Buna göre Milli Eğitim Bakanlığı'nda görev yapan yöneticilerin sorunu, ilave 10 saat ek ders ücreti verilerek çözülecek. Halen aldıkları haftada 15 saatlik ek ders ücreti 25 saate çıkarılacak. Bunun karşılığı ücret ise 250 YTL civarında olacak. Ek ödeme alamayan Milli Eğitim'in merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan 3 bin 'geçici görevli' öğretmen de ek ödeme kapsamına alınacak.<br /><br />Kaynak : <a href="http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&amp;Kategori=siyaset&amp;KategoriID=&amp;ArticleID=1041907&amp;Date=02.01.2009&amp;b=Memura%20230%20YTLlik%20mujde">Hurriyet</a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-6172536427763953142?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-34224653644659585572009-01-01T13:19:00.004+02:002009-01-02T10:10:20.141+02:00Hadise'nin Eurovision Şarkısı<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SVynvo01RHI/AAAAAAAABSg/7xMuRl_jtRQ/s1600-h/hadise22107_ic1.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 250px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SVynvo01RHI/AAAAAAAABSg/7xMuRl_jtRQ/s400/hadise22107_ic1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5286284499480822898" border="0" /></a><br /><br /></div>Bu sene Rusya'da yapılacak olan Eurovision'da ülkemizi temsil edecek olan Hadise Eurovision için hazırladığı parçayı 2009'un ilk saniyelerinde TRT1 ekranlarında dinleyicilere sundu.<br /><br />Türk müziği enstrümanlarının kullanıldığı şarkı ingilizce olarak seslendiriliyor. Bana göre 1. lik için fazla iddaalı bir parça olmamış ancak ilk 5'e gireriz gibi geliyor.<br /><br /><object width="340" height="325"><param name="movie" value="http://video.milliyet.com.tr/m.swf?id=23752&tarih=2009/01/01"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://video.milliyet.com.tr/m.swf?id=23752&tarih=2009/01/01" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="340" height="325"></embed></object><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-3422465364465958557?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com5tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-74890074158325857442008-12-05T11:13:00.003+02:002008-12-05T11:19:23.137+02:00".tel" Alan Adı<div class="aciklama">".tel" alan adlarının satışına başlandı. Peki bu yeni alan adının diğerlerinden farkı ne olacak?<br /><div style="text-align: center;"><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/STjw280bM3I/AAAAAAAABSU/vRZ6iz1T9vw/s1600-h/20081204041453.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/STjw280bM3I/AAAAAAAABSU/vRZ6iz1T9vw/s320/20081204041453.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5276231790294152050" border="0" /></a><br /></div><br />2006’da izni alınan ve dağıtımına 2007 yılında başlanması planlanan “.tel” alan adları 3 Aralık itibariyle şirketlere satışa sunulmaya başlandı.<br /><br />“.tel” alan adları .com, .net ve .org alan adları gibi, bir websitesini adreslemekten ziyade, şirketlerin iletişim bilgilerinin havuzunu oluşturmak için düşünüldü.<br /><br />Şirketler bu alan adlarını kullanarak sahip olacakları erişim numarası sayesinde müşterilerine daha detaylı iletişim bilgileri sunabilecekler. Böylece iletişim bilgilerindeki küçük değişiklikler yüzünden müşteriler oradan oraya aktarılmak zorunda kalmayacak.<br /><br />“.tel” alan adları 3 Şubat’a kadar sadece markaları bulunan şirketlere satılacak. Bu alan adlarını satacak olan firma Telnic’in düşüncesi ise bu tarihten sonra bireylerin de “.tel” alan adlarını satın alabilmesi. Böylece sosyal hayatlarını ve online kariyerlerini kontrol altında tutmak isteyen kişiler de “.tel” alan adlarını satın alabilecekler. Bu alan adları bireylerin Facebook veya MySpace alanlarına yönlenen linkler, CV bilgileri ve MSN gibi anında mesajlaşma adres bilgilerini içerebilecek.<br /><br />Telnic şu sıralar daha çok mobil yazılım geliştiricileri gaza getirmekle meşgul, çünkü bir diğer projeleri “.tel” alan adlarının cep telefonlarına uygulamalar yardımıyla yönlenebilmesi. Düşünülen şeyin somut karşılığı ise şu: Müşterinin “.tel” alan adlı websitesine girdiğiniz zaman onun nerede olduğunu dns teknolojisi sayesinde öğrenebilecek olmanız.<br /><br />“.tel” alan adlarının satışındaki evreler de çarpıcı. 3 Şubat’a kadar sadece marka şirketlere adres satılacağını belirtmiştik. Bu evreden sonra 24 Mart’a kadar özel adreslerin satımı gerçekleşecek. Yıllığı 15 Euro olacak olan “.tel” alan adlarının şirketler için ise külfeti biraz fazla: 280 Euro<br /><br />Kaynak : <a href="http://www.chip.com.tr/konu/Alan-adlarinda-.tel-devri-basliyor_9896.html">Chip.com.tr</a><br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-7489007415832585744?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-69345196797600750382008-12-05T10:52:00.003+02:002008-12-05T11:12:30.962+02:00Web Tasarım PazarıProgramlama, grafik ve web tasarım ihtiyacı olan kişi veya kurumlar ile üreticileri buluşturmayı esas alan webmasterbul.com hizmete açıldı.<br /><br />Bu konularda iş yaptırmak isteyen kişi veya kuruluşlar bu siteye girerek ücretsiz proje ilanlarını bırakıyor ve üreticilerden teklif alıyor. Gelen teklifleri değerlendirerek kendileri için uygun olan teklifi değerlendirebiliyor. Hem yaptıran kazanıyor, hem üretici.<br /><br />Proje ilanları bölümünde Web Sitesi, İçerik Ekleme, Seo (Arama Motoru Optimizasyonu), Java Script &amp; Java Applet, Joomla/Wordpress Kurulumu ve Düzenlemesi, Grafik Tasarım, Banner Tasarım, Logo Tasarım ve Flash Animasyon kategorilerinde ilan verilebiliyor<br /><br />Siteye <a href="http://www.webmasterbul.com/">buradan</a> erişerek içeriğe göz atabilirsiniz. Grafikerlere hiç beklemediği bir iş fırsatı çıkabilir.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-6934519679760075038?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-21802346451514129942008-12-04T10:42:00.003+02:002008-12-04T10:47:42.143+02:00Photoshop Bilenlere 150$ Kazanma ŞansıPhotoshop konusunda kendinize güveniyorsanız ve teknik anlamda biraz ingilizceniz varsa işte size 150$ kazanma fırsatı.<br /><br />Photoshop bilgilerinizi eğitici yazılara çevirip <a href="http://psdtuts.com/about/write-a-tutorial/">bu siteye</a> gönderiyorsunuz. Yazınız incelemeye alınıyor ve yeteri kadar eğitici olduklarına inanırlarsa size yazı başına 150$ veriyorlar.<br /><br />Aynı zamanda ve tabii daha önemlisi dünyanın en büyük Photoshop bloğunda makalenizin yayınlanacak olması. Bir çok tasarım meraklısı dünyanın her yerinden bu siteyi ziyaret ediyorlar.<br /><br />Tek yapmanız gereken size ait olan ve yararlı bilgiler içeren yazınızı göndermeniz. Son olarakta yazınız yayınlanırsa, online yayın haklarını onlara devretmiş oluyorsunuz. Kendi siteniz dışında hiçbir yerde yayınlayamazsınız. Offline olarak dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. İster satarsınız isterseniz basılı medyada yayınlarsınız…<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-2180234645151412994?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-21280421511156989592008-12-04T10:35:00.003+02:002008-12-04T10:41:48.137+02:002008'in En Çok Merak Edilen Sözcükleri<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/STeXo6FIDKI/AAAAAAAABSM/EVcmvit1FX8/s1600-h/296442.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 300px; height: 295px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/STeXo6FIDKI/AAAAAAAABSM/EVcmvit1FX8/s320/296442.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5275852217529142434" border="0" /></a><br /><br /></div>Dünyaca ünlü sözcük üreticisi <a href="http://www.merriam-webster.com/">Merriam-Webster</a>, internet üzerinden sunduğu İngilizce sözcüğünde 2008 yılında en çok aratılan 10 kelimeyi açıklamış.<br /><br />2008'de gündemden hiç düşmeyen ekonomik ve politik konular internette de en çok aratılan kelimelerin başında geldi.<br /><br />Aylık 125 milyondan fazla sayfa gösterimine sahip olan sitede bu yılın en çok merak edilen sözcüğü "Bailout" oldu. Bailout'un anlamı "finansal sıkıntıdan kurtulma" olarak geçiyor.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">İşte bu yılın en merak edilenleri</span><br /><br />1. Bailout: Finansal sıkıntıdan kurtarma.<br />2. Vet: Muayene etmek (insan ya da hayvan için).<br />3. Socialism: Sosyalizm, toplumculuk. İktidar ve üretim araçlarının halk tarafından kontrol edildiği bir toplum fikrine dayanan düşünce sistemi.*<br />4. Maverick: a) Damgalanmamış büyük ya da küçükbaş hayvan. b) İçinde bulunduğu grupla uyum sağlamak istemeyen birey.<br />5. Bipartisan: İki tarafı da temsil eden veya savunan kişi.<br />6. Trepidation: Trepidasyon, korkmaya veya kararsızlığa bağlı hafifçe titreme.,<br />7. Precipice: Uçurum, sarp kayalık.<br />8. Rogue: Dolandırıcı, hırsız, hilekar.<br />9. Misogyny: Misojini, kadın düşmanlığı.<br />10. Turmoil: Kargaşa, gürültü, karışıklık.<br /><span style="font-weight: bold;">Geçen yılın en merak edilenleri</span><br />1. w00t: (ünlem) İnternet argosunda çok sevinme anlamına gelen kelime.<br />2. Facebook: Bir internet sitesi. Ayrıca fiil olarak kullanıldığında bir kullanıcının Facebook profiline bakma anlamına gelen kelime. (I facebooked your roommate / Oda arkadaşının facebook profiline göz attım)<br />3. Conundrum: İçinden çıkılması zor durum.<br />4. Quixotic: Don Kişot vari aşırı romantik hareket.<br />5. Blamestorm: Bir projenin neden başarısız olduğu konusunda tartışma yapma, suçluyu ortaya çıkarma.<br />6. Sardoodledom: Kökeni 1908’de ölen Fransız oyun yazarı Sardou’dan gelen, anlamsız, ahlaken itiraz edilebilir önemsiz gibi gelen başarılı yazılmış oyunları tanımlamak için kullanılan terim.<br />7. Apathetic: Lakayıt, kayıtsız, umursamaz.<br />8. Pecksniffian: Kökeni Charles Dickens tarafından yazılan Martin Chuzzlewit isimli kitabın karakterlerinden Seth Pecksniff’e dayanan, samimiyetsizlik, içten yüzlülük.<br />9. Hypocrite: İki yüzlülük, riyakarlık.<br />10. Charlatan: Şarlatan.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-2128042151115698959?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com2tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-24557335088347263692008-11-26T12:33:00.003+02:002008-11-26T13:08:10.887+02:00Bilgisayarımı Nasıl Hızlandırırım?Eğer uzun zamandır bilgisayarınıza format atmıyor ve gözden geçirmiyorsanız, ilk etapta yüklediğiniz andaki performans ve verimi almanız mümkün değildir.<br /><br />Zamanla dolan kapasite ve boşuna yer işgal eden dosyalar ve yüklenilip kaldırılan programlar ve dosyaların bıraktığı boşluklar nedeniyle bilgisayarınız gittikçe hantallaşmaya başlayacaktır.<br /><br />Bilgisayarınızı gözle görülür bir şekilde hızlandırmak ve performansını arttırarak size vakit kaybı yaşatamamıs için yapmanız gerekenlerden başlıcaları şunlardır:<br /><br /><span style="font-weight: bold;">1- Kullanılmayan Programlar Kaldırılmalıdır</span><br /><br />Eğer uzun zamandır bilgisayarınızı kullanıyorsanız muhakkak kullanmadığınız programlar vardır ve boşuna yer işgal ederek bilgisayarınızın açılış ve kapanışta performasını etkilemektedir. <span style="font-weight: bold;">Başlat/Denetim Masası/Program Ekle Kaldır</span> seçeneklerini tıkladıktan sonra kullanmadığınız programları tespit ederek kaldırın.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">2- Disk Temizleme</span><br /><br />Windows da bulunan Disk Temizleme tabii ki boşuna koyulmamıştır. Çoğu bilgisayar kullanıcısı bu tür yardımcı programları es geçer. Disk Temizleme aracının amacı hard diskte tutulan geçici İnternet dosyalarını kontrol ederek size temizlenecek dosyaların bir dökümününü sunar.<br /><br />Bu araca ulaşmanın yolu şu şekildedir; <span style="font-weight: bold;">Başlat/Tüm Programlar/Donaltılar/Sistem Araçları/Disk Temizleme.</span> Burada dosya taraması yaptırdıktan sonra hangi dosyaların hard diskinizde ne kadar yer kapladığını görebilir ve işinize yaramayan artıkları temizleyebilirsiniz.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">3- Adware'leri Temizleyin</span><br /><br />Bilgisayarınız yavaşlatan unsurlardan biriside bunlardır. İnternet kullanan bütün kullanıcılarının baş belasıdır. Pratikte virüsler kadar tehlikeli olmasada Adwarelerin amacı farklı web sitelerinin ve ürünlerinin reklamını yapmaktır. Virüsler kadar tehlikeli olmayabilir ancak kullanıcılar için çok can sıkıcı olabilirler. Çünkü bu adware ler sadece sizin için gereksiz olan reklamları yapmakla kalmaz, işlemci ve bellekten çalarak performası etkiler, diskte gereksiz yer kaplar.<br /><br />Adwarelerden kurtulmak için Windowsun bir aracı bulunmamaktadır maalesef. Bunlardan kurtulmak için özel yazılım kullanmak gerekir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">4-Disk Birleştirme</span><br /><br />İşte bilgisayar performansını direkt etkileyen en önemli faktörlerden birisi. Bu adıma kadar yapılanlar bilgisayardaki gereksiz dosyaları silerek harddiskten, işlemci ve bellekten gereksiz yer çalan dosyaları temizlemekti.<br /><br />Disk birleştirme işleminin mantığını basitçe anlatalım: Bilgisayarınıza bilinçli yada bilinçsiz olarak zamanla programlar ve dosyalar yüklersiniz. Bu yüklediğiniz program ve dosyalar için hard diskinizde alanlar oluşturur. Daha sonra bu yüklediğiniz program yada dosyaları kaldırdığınızda ise hard diskinizde bunlar için ayrılmış olan alanlar boş kalır. Daha sonra ulaşmak istediğiniz dosyalara bu boş alanlar yüzünden geç erişebilirsiniz. Hard diskteki boş alanları birleştirmek ve bilgisayar performansını arttırmanın en önemli yolu Disk Birleştirmedir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Başlat/Tüm Programlar/Dolaltılar/Sistem Araçları/Disk Birleştirme</span> sekmelerini sırayla izleyerek Disk Birleştirme aracına ulaşabilir ve birleştirmek istediğiniz sürücüyü seçebilirsiniz.<br /><br />Genelde uzun zaman almasından dolayı kullanıcıların kullanmadığı bu araç aslında kullanıcının can simididir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">5- Virüs Taraması</span><br /><br />Adware'lerde olduğu gibi virüslerde sizin göremeyeceğiniz şekilde arka planda çalışarak bilgisayar performansını etkiler. Bunun için her bilgisayarda bir antivirüs programı muhakkak bulunmalıdır. Fakat sadece programı bilgisayara yüklemek yetmiyor. Virüs programının sık sık güncellenmesi gerekiyor.<br /><br />Ayrıca antivirüs yazılımı ile bilgisayarınız sık sık taramalısınız ki sisteminize bulaşan herhangi bir virüsü bilgisayarınıza daha fazla zarar vermeden tespit edip yok edebilesiniz.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">6- Başlangıç Programlarını Kaldırma</span><br /><br />Bilgisayarınız açılırken gerekli gereksiz bir çok programı başlatabilir. Yüklenen programların bir bölümünü farketmeseniz de bazılarını sistem saatinin yanında çıkan simgelerden anlayabilirsiniz.<br /><br />Bu tür gereksiz ve açılışta istemediğiniz programları <span style="font-weight: bold;">açılış ta kaldırmak (bilgisayarınızdan tamamen kaldırmak size kalmış) </span>bilgisayarınızın performanısını önemli ölçüde etkileyecektir.<br /><br />Başlangıçta ki programların listesine ulaşmak için Başlat/Çalıştır sekmelerini tıklayın. Gelen çalıştır menüsündeki çubuğa <span style="font-weight: bold;">msconfig</span> komutun yazarak enter'a basın. Açılan pencerede Başlangıç sekmesine tıklayın. Karşınıza gelen listeden açılışta yüklenmesini istemediğiniz programaların başındaki tik işaretini kaldırarak bir daha açılışta gereksiz yere sizi bekletmesini engelleyebilirsiniz.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">7- Dizin Taramasını Kapatma</span><br /><br />Eğer Windows XP'nin arama özelliğini dosyalarınızı aramak için sık sık kullanmıyorsanız, Windows'un bu özelliğini kapatabilirsiniz. Dosya arama esnasında ufak çaplı bir yavaşlık olsa da bilgisayarınız bu işlemden sonra oldukça hızlanacaktır.<br /><br />Bilgisayarım'a girdikten sonra <span style="font-weight: bold;">C'ye sağ tıklayıp Özellikler'e</span> girin. <span style="font-weight: bold;">'Daha hızlı arama için bu sürücüyü dizine ekle'</span> yazan kısmın başındaki kutucuğun seçililiğini kaldırın.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-2455733508834726369?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-11670225838322273722008-11-23T11:16:00.001+02:002008-11-23T11:19:08.039+02:00Knight Online ve Benzerleri<div style="text-align: justify;">Birkaç yıldır bilgisayar oyunları pazarındaki yönelim, tek bir bilgisayarda oynanan oyunlardan, internet üzerinden ve çevrimiçi oynanan oyunlara doğru kaydı. Nasıl işliyor sistem? Basit. Oyuna katılacak kişiler geniş bant internet erişimi olan bir bilgisayardan oyun ile ilgili siteye giriş yapıyor. Kullanıcı adı ve şifre aldıktan sonra, kendisine göre bir karakter ya da gezegen seçip oyuna başlıyor. Aşama kaydettikçe kullandığı nesnelerin de özellikleri gelişiyor. Mesela daha öldürücü vurabiliyor, daha hızlı koşabiliyor, kalkanı daha sağlam oluyor. İnternet üzerinde tamamen sanal ortamda gerçekleşen oyunlardan bazılarında siz oyunu ve bilgisayarınızı kapatsanız dahi oyun devam ediyor. Dolayısı ile akşam elinizde olan gezegenler sabah kalkıp bir bakıyorsunuz başkalarının eline geçmiş. İnsan paranoyak olur. Bir de ortaklıklar kurma gibi şeyler var. Ama gerçek hayatta tanıdığınız ve oyundaki sanal adını bildiğiniz ama hiç tanımadığınız birileri ile kurulabiliyor bu ortaklıklar. Ben bizim galaksinin madenlerini işleteyim sen de askeri gücüne bak gibi. Birbirine bağlanıyor oyundaki amaçlar ve karakterler. İlerleme kaydederek kazandığınız güçler demiştim ya. Bunun için de farklı çözümler bulmuş bizim gerçek karakterlerimiz. İnternet salonlarına giderek ya da ilgili oyuna ait forum sitelerine ilan bırakarak yapılan bir şeyden bahsedeceğim. Kişi gayet sağlam öğrendiği oyundaki bir karakteri geliştirip belli bir seviyeye getiriyor. Sonra da satılığa çıkartıyor. Para gerçek, elle tutulabilir yani. Müşteri buluyor mu? Hem de nasıl? Oyundaki çömezler bir çarpışma anında, ben adamı 5 kere vurdum bir şey olmadı, o beni tek vuruşta yıktı nasıl olur sorusunu soruyorlar kendilerine. Sonra da belki de tam zamanlı oynasa bile 3-5 haftayı bulacak bir zamanda kazanabileceği özelliklere bir an önce sahip olmanın yolunu arıyorlar. E akbabalar zaten üzerlerinde uçuyor. Al gülüm ver gülüm. Parayı veren kişiye oyundaki güçlü karakterin kullanıcı adı ve şifreleri veriliyor. Alan razı veren razı gibi gözükse de, ortada yaşı reşit olmayanlara kadar ucu giden bir ticaret dönüyor. Boyutları büyük olmasa da bir vergi kaybı bile var ince düşünürsen. Parayı bulmak için çocukların o yaşta yapabileceklerini bir düşünün hele.<br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-1167022583832227372?l=www.teyyare.org'/></div>Koraycahttp://www.blogger.com/profile/16472433887705976744noreply@blogger.com2tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-53819793907466802312008-11-22T10:13:00.004+02:002008-11-22T10:18:01.056+02:00Funda Arar Son Albüm Rüya 2008<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SSfAIj0EahI/AAAAAAAABSE/zEBrVPEXTnA/s1600-h/funda.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SSfAIj0EahI/AAAAAAAABSE/zEBrVPEXTnA/s320/funda.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271393142145575442" border="0" /></a><br /><br /></div>Funda Arar'ın uzun zamandır üzerinde çalıştığı Türk Sanat Müziği eserlerinden oluşan albümü piyasaya çıktı. Böyle bir albümünün çıkmasının kendisi için bir rüya olduğu için albüme Rüya ismini verdiğini söyleyen sanatçı Türk Sanat Müziğini yaşatmak ve yeni nesillere aşılamak için önemli bir iş başardı.<br /><br /><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">İşte Rüya albümündeki o eşsiz eserler:</span><br /><br />Gönlümün İçindir<br />Hicaz Saz Semaisi<br />Görmedim Ömrümün Asude Geçen Bir Demini<br />Yollarına Gül Döktüm<br />Saçının Tellerine<br />Ben Küskünüm Feleğe<br />Pişman Olur da Birgün<br />Dilimi Bağlasalar<br />Dertleri Zevk Edindim<br />Artık Yeşerecek Bir Dalım Yok<br />Niçin Baktın Bana Öyle<br />Ne Gelen Var Ne Soran Var<br />Minimini Nihavend Peşrev<br />Kimseye Etmem Şikâyet<br />Aşk Bu Değil<br />Gözleri Aşka Gülen<br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-5381979390746680231?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-78904899357691182562008-11-19T12:26:00.004+02:002008-11-20T10:26:15.552+02:00Format Atarken Harddisk Bulunamadı mı?<div style="TEXT-ALIGN: justify">Dün akşam bir arkadaşın bilgisayarına format atarken bir sorunla karşılaştım. Xp cd'sini taktım ve bilgisayarı baştan başlattım, format adımlarını uygulamaya başlayacaktım ancak daha ilk adımda gümledim. Karşıma Bilgisayarınıza takılı hiçbir sabit disk bulunamadı gibi bir uyarı geldi.<br /><br />Bu gibi durumla karşılaşan bir çok kullanıcı olduğunu biliyorum. Böyle bir uyarı ile karşılaşmamızın sebebi, format atmak istediğimiz xp cdmizin içerisinde hard disk için gerekli olan sata driverlarının bulunmamasıdır.<br /><br />Peki bu sata driverları xp cd'sine gömmek mümkün müdür?<br /><br />Tabii ki mümkündür. Bunun için gerekli adımlar şöyledir.<br /></div><ul style="TEXT-ALIGN: justify"><li>Öncelikle <a href="http://www.ziddu.com/download/2314104/Sata_Drivers.rar.html">buradan</a> Sata Driverları indiriyorsunuz. (Link İntel Sata Driver içindir)</li><li>İndirdiğiniz dosyayı <span style="FONT-WEIGHT: bold">D:</span> sürücüsünde <span style="FONT-WEIGHT: bold">sata driver</span> isimli bir klasörün içerisine çıkartın.</li><li>XP cdnizin içerisindeki dosyaları <span style="FONT-WEIGHT: bold">D:</span> sürücüsünde <span style="FONT-WEIGHT: bold">xp</span> isimli bir klasör açarak içerisine kopyalayın.</li><li><span style="FONT-WEIGHT: bold">Nlite</span> programını bilgisayarınıza indirin.</li></ul><div style="TEXT-ALIGN: justify">Eğer xp kullanmıyorsanız <span style="FONT-WEIGHT: bold">.net framework</span>'u kurmalısınız.<br /></div><ul style="TEXT-ALIGN: justify"><li><span style="FONT-WEIGHT: bold">Nlite</span> programını indirip kurun ve çalıştırın. Gelen ekranda <span style="FONT-WEIGHT: bold">Language </span>kısmından <span style="FONT-WEIGHT: bold">Türkçe</span>'yi seçin ve devam'a tıklayın.</li><li>Xp dosyalarını soran bir ekran karşınıza gelecek.<span style="FONT-WEIGHT: bold"> D:</span> diskinde oluşturduğunuz <span style="FONT-WEIGHT: bold">xp</span> klasörünü gösterip devam'ı tıklayın.</li><li>Gelen sayfada hiçbir işlem yapmadan <span style="FONT-WEIGHT: bold">Devam</span> seçeneğini tıklayın.</li><li>Daha sonra gelen sayfada <span style="FONT-WEIGHT: bold">"Sürücüler"</span> ve <span style="FONT-WEIGHT: bold">"Açılabilir İso" </span>seçeneğini işaretleyin.</li><li>Gelen Sayfada <span style="FONT-WEIGHT: bold">Ekle</span> butonuna basın, <span style="FONT-WEIGHT: bold">Tek Sürücüyü</span> seçin, <span style="FONT-WEIGHT: bold">D:</span> diskinde oluşturduğunuz sata driver klasörü içerisinden<span style="FONT-WEIGHT: bold"> "iaachi"</span> isimli dosyayı seçip Aç'a basın.</li><li>Gelen ekrandan ilk ikisi hariç diğerlerini Ctrl tuşu yardımı ile seçin.</li><li>Değişiklikler uygulansınmı sorusuna <span style="FONT-WEIGHT: bold">Evet</span> diyin. Bu işlem birkaç dakikanızı alabilir. Bittikten sonra <span style="FONT-WEIGHT: bold">Devam</span> butonuna tıklayın.</li><li><span style="FONT-WEIGHT: bold">Boş cd</span>nizi cd-romunuza yerleştirin.</li><li>Gelen pencerede <span style="FONT-WEIGHT: bold">"Mod" </span>bölümünde<span style="FONT-WEIGHT: bold"> "Doğrudan yazdır"</span> seçeneğini seçin, Cdniz için bir isim yazın, <span style="FONT-WEIGHT: bold">yazım hızını düşürün</span> ve <span style="FONT-WEIGHT: bold">Yazdır</span> seçeneğini tıklayın.<br /></li><li>Yazım işlemi bittikten sonra <span style="FONT-WEIGHT: bold">Devam ve Bitir</span> seçeneklerini tıklayın.<br /></li></ul><div style="TEXT-ALIGN: justify">Sata destekli Xp cdniz hazır hale gelmiştir. </div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-7890489935769118256?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com3tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-28713641393721764132008-11-18T12:08:00.001+02:002008-11-18T12:09:41.014+02:00Sanallaştırma Nedir?<div style="text-align: justify;">Önceleri ara sıra duyduğumuz SANALLAŞTIRMA kavramı artık bilişim sektörü için yeni bir ivme noktası olmaya başladı. Bu konu ile ilgili, bilgilendirme amaçlı seminerlerden, eğitimlere kadar bir çok alanda faaliyetlere rastlamak artık sıradan hale geldi. Hatta sırf bu işi yapan şirketlerin kurulmasına kadar giden SANALLAŞTIRMA işi, artık vazgeçilmezler arasında yerini alıyor. Peki nedir bu sanallaştırma?<br /><br />Bir bilgi işlem merkezindeki sistem odasını düşünün. Birden fazla hizmet ve iş kalemi için ayrı sunucular alınmış. Bunlara yer temin edilmiş, buna göre elektrik tesisatı döşenmiş. E sayıya göre de soğutma ve enerji maliyeti çıkmış ortaya. Bakımı zor. Yedeklenmesi ve bunun için kullanılacak yazılım, donanım gibi araçlara verilecek paralar çok. Belki daha fazla personel ihtiyacı oluyor, ya da geliştirmeye çok da açık değil. 2 sunucu daha ekleyeyim deseniz yeriniz yok ve belki de kablolama gibi bir çok şeyi baştan yapmanız gerekecek. Bütün bu işleri yaparken de harcayacağınız zaman işin başka bir boyutu. İşte bütün bunların önüne SANALLAŞTIRMA ile geçebilirsiniz. Tabi ki işin uzmanları yapmazsa ters de tepebilir. Bu yüzden dikkâtli yapılması gereken bir iş. Elinizdeki sunucuların kapasitelerinin % 15 ile % 35 arasında bir performans seviyesinde çalıştığını söylesem SANALLAŞTIRMA ile ne kadar kâr yapacağınızı siz düşünün artık. Sisteminizdeki bir sunucu üzerine sanallaştırma amaçlı kullanacağınız yazılımı kuruyorsunuz. Üzerine de kullanacağınız sistemleri birden fazla olarak kurabiliyorsunuz. Yani 2003 Server kurulu bir makinenize, sanallaştırma yazılımı sonrası Linux tabanlı, Microsoft tabanlı gibi farklı sistemler kurabilirsiniz. Her sistemde de e-posta sunucusu, Vekil (Proxy) sunucu, gibi farklı uygulamaları çalıştırabilirsiniz. Böylece öncelikle çevreye duyarlılık anlamında enerjiden tasarruf edersiniz. Donanım ve yazılıma, yedeklemeye, sunucu için yer ayırmaya harcayacağınız zaman ve masraftan da kurtulursunuz.<br /><br />Yakın zamanda şu an için sadece yazılım tabanlı uygulamaları görülen SANALLAŞTIRMA işlemine özel donanımların üretilmesi ve her zaman olduğu gibi donanım ile yazılımın birbirini itekleyerek teknolojide çıtayı yükseltmeleri bekleniyor.<br /><br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-2871364139372176413?l=www.teyyare.org'/></div>Koraycahttp://www.blogger.com/profile/16472433887705976744noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-56029013279938001852008-11-18T12:01:00.002+02:002008-11-18T12:03:46.012+02:00Pardus 2008'li Escort Bilgisayarlar<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_kWFsUG2POHY/SSKS-Yv1vpI/AAAAAAAAACk/Dv6wYn-Sipw/s1600-h/pardus.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 364px; height: 272px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_kWFsUG2POHY/SSKS-Yv1vpI/AAAAAAAAACk/Dv6wYn-Sipw/s400/pardus.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269936114469551762" border="0" /></a><br /><br /></div><div style="text-align: justify;">Genel Kamu Lisansı (GPL) ile özgür bir yazılım olarak dağıtılan Pardus diye bir işletim sistemimiz var. 2005’in Aralık ayından beri kullanımda olan ve yazılımı, teknolojisi, görselliği ile sürekli güncellenen bu işletim sistemi TÜBİTAK enstitülerinden Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) tarafından geliştiriliyor. Halen sitesinden 2007 sürümünü indirebileceğimiz Pardus’un, Escort marka bilgisayarlara özel 2008 sürümü yine aynı kurum tarafından geliştirilmiş. Escort yaptığı anlaşma ile Pardus 2008 işletim sistemi yüklü bilgisayarlarını satışa sunmuş. Bu sayede işletim sistemine verilecek para cepte kalacağı için müşteri memnun olacak, Escort firması daha ucuza bilgisayar satmış olacak. Pardus ise Escort ağıyla daha fazla kullanıcıyla buluşarak yaygınlaşacak. Sonuçta kazanan Türk bilişim sektörü olacak.</div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-5602901327993800185?l=www.teyyare.org'/></div>Koraycahttp://www.blogger.com/profile/16472433887705976744noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-15833569050014581112008-11-16T10:55:00.004+02:002008-11-16T11:07:33.120+02:00Yeni Opel Insignia<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SR_hu-7FbXI/AAAAAAAABRs/6-ewTQgEzEs/s1600-h/opelinsignia2009800x600sk6.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 193px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SR_hu-7FbXI/AAAAAAAABRs/6-ewTQgEzEs/s320/opelinsignia2009800x600sk6.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269178286327819634" border="0" /></a></div><br /><br />Opel'in yeni gözdesi İnsignia tam bir tasarım harikası. Tabii bunun yanında teknolojisi ile de fark yaratan Opel İnsignia'nın sedan ve hatchback modelleri mevcut. Türkiye pazarında aracın ön satışına geçtiğimiz Ekim ayında başlandı.<br /><br /><div style="text-align: center;"><br /></div><span style="font-weight: bold;"><br />TASARIM</span><br /><br />Yeni Insignia’nın tasarımı Opel’e farklı bir duygu hissini geri getirerek marka için önemli bir değişikliğe imza atmış. İnsignia’nın hem sedan, hem de hatchback modelinde ki akışkan ve güçlü silületinin yanında spor tavan hattı dikkatleri bütünüyle onun üzerine çekmekte tasarımcıların gövde için yaratmış olduğu bu çekici tasarım iç mekanda da kullanarak Insignia’ya eşsiz bir his kazandırmış.<br /><br /><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SR_hvH7x-OI/AAAAAAAABR8/udpIC6eh60w/s1600-h/opin3048463bd530c8c1xq6.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 170px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SR_hvH7x-OI/AAAAAAAABR8/udpIC6eh60w/s320/opin3048463bd530c8c1xq6.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269178288746658018" border="0" /></a><br /></div><br />Opel’in son derece aerodinamik araçlar üretmede uzun ve başarılı bir geçmişi var. Muhteşem 1990 Calibra’yı ve onun 0.26’lık Cd’sini hatırlayın. 0.27’lik bir sürtünme katsayısı ile Insignia, gövde içi yalıtımlı rakiplerinden daha aerodinamik. Insignia’nın yakıt tüketimi ve sürüş dinamikleri, rüzgar tünelinde 650 saatten fazla süre boyunca optimize edilen biçimli ve akışkan tarzı sayesinde avantaj kazanmakta.<br /><br />Aerodinamik gövde şekli ve spor tavan hattına ek olarak Insignia daha da iyi aerodinamik performans için özel olarak hazırlanan pekçok ayrıntıya sahip. Bunlar arasında ön tampon köşeleri, bagaj kapağı spoyler ucu, dış aynanın kanat biçimi ve profilli arka aks alt kumanda kolu bulunuyor. Düşük CO2 emisyonları üretmek üzere tasarlanan gelecekteki ecoFLEX versiyonunda daha da üst seviye gelişmelerden faydalanılacak.<br /><br /><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SR_hvKifk9I/AAAAAAAABR0/bfkUDVnsjqo/s1600-h/opel-insignia_concept_2003_800x600_wallpaper_06_t2.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SR_hvKifk9I/AAAAAAAABR0/bfkUDVnsjqo/s320/opel-insignia_concept_2003_800x600_wallpaper_06_t2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269178289445901266" border="0" /></a><br /></div><span style="font-weight: bold;">MOTOR SERİSİ</span><br /><br />Yeni Opel Insignia tümü Euro 5 emisyon standartlarını karşılayan istisnai derecede geniş yedi motorluk bir seçenekle piyasaya sürülüyor. Dört benzinli motor 115’den 260 hp’ye kadar çeşitlilik göstermekte, üç yeni 2.0 litrelik turbo dizeller ise 110, 130 ve 160 hp’lik güce sahip. Önümüzdeki aylarda İnsignia motor serisi daha güçlü motorlarla daha da çeşitlilik kazanacak. Ayrıca düşük CO2 emisyonlu bir ecoFLEX versiyonu seriye eklenecektir. Bu motorlar yakıt tüketimi ve CO2 emisyonlarında ya en iyiler arasında, ya da en iyisidir.<br /><br />Üç dizel ve dört benzinli motorun hepsi altı-ileri manüel şanzımana sahiptir. Üst seviye dizel ve benzinli motorlarda altı-ileri otomatik şanzıman seçeneği de mevcuttur. 2.0 Turbo ve 2.8 V6 Turbo benzinli motorlarla ve daha sonraki daha güçlü dizel motorlarla birlikte dört çeker versiyonlar da sipariş edilebilir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">YENİLİKÇİ ÖZELLİKLER</span><br /><br />Yeni Opel Insignia’daki yenilikçi özellikler, güvenliği, konforu ve sürüş heyecanını arttırmak için tasarlanmış. Insignia sürücü yardımcı sistemlerinde öncü teknolojiyi sunuyor. Üstelik en son nesil aydınlatma, sürücülere çeşitli sürüş koşullarına uyarlanmada yardımcı olmak için dokuz farklı ışık huzmesi ayarı sunuyor. Yeniden tasarlanan koltuklar, sırt ağrıları konusunda iyi haberler getiriyor.<br /><br />Adam Opel GmbH’nin Yönetim Müdürü Hans Demant, "Opel'in uzun bir yenilikçi teknoloji geçmişi var. O geçmişi onurlandırıyoruz ve Insignia’da sunulan yeni özelliklerle geleceğimizi vurguluyoruz.” dedi.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">YENİ NESİL AYDINLATMA</span><br /><br />Geniş işlevsellik, çeşitli sürüş koşullarına uyumlanma sağlıyor. Insignia’daki diğer yeni bir özellik, normal farlarla karşılaştırıldığında önemli ölçüde daha az enerji ve dolayısıyla daha az yakıt tüketen ön LED gündüz farları. Ön ve arkadaki kanal şekilli ışık grafikleri Insignia’ya hem gündüz, hem de geceleyin ayırt edici bir görünüm kazandırıyor<br /><br /><span style="font-weight: bold;">OPEL EYE</span><br /><br />Opel Eye, sürücüye iki farklı şekilde yardımcı olan bir kamera sistami.Sistem trafik işareti tanıma işlevi, hız sınırı ve geçiş yasağı işaretlerini okumakta ve bunları gösterge panelinde göstermekte. Şerit Değiştirme Uyarısı, istemeksizin yol dışına doğru hareket eden sürücüleri uyarmakta. Sonuç olarak bu iki entegre sistem sürüş güvenliğini arttırmakta, stresi azaltmakta ve hatta yüksek maliyetli hız sınırı aşma cezalarını önleyebilmekte.<br /><br />Insignia, ön cama monte edilmiş olan ve saniyede 30 resim çeken yüksek çözünürlüklü, geniş açılı bir kamera sayesinde yol işaretlerini ve şerit işaretlerini tespit edebiliyor. Bu resimler daha sonra patentli GM yazılımı yardımıyla iki sinyal işlemcisi tarafından filtreleniyor. Eğer bir eşleşme olursa, hız sınırları ve geçiş yasağı işaretleri gösterge panelinde, ana yuvarlak kadranlar arasında bir simge olarak gösteriliyor. Direksiyon simidi üzerinde bulunan bir butona basılarak bu bilgiler hatırlanabiliyor.<br /><br />Kamera ayrıca sürücülerin otoyolda seçtikleri şeritte kalıp kalmadıklarını da kontrol ediyor. Bu, sürücünün direksiyon başında uykuya dalması gibi tehlikeli bir durumda bir sesiyle ve gösterge panelinde yanıp sönen bir sinyalle sürücüyü uyarıyor. Şerit Değiştirme Uyarısı ve Trafik İşareti tanıma sistemleri, direksiyon simidi üzerindeki bir buton aracılığıyla kapatılabiliyor.<br /><br />Bu yeni özellikler sürüş deneyimine müdahale etmeden sürücüleri bilgilendirerek sürüş heyecanını arttırıyor .<br /><br /><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SR_hu2bjohI/AAAAAAAABRk/l8Vt2iJ3z6U/s1600-h/opelinsignia2009800x600rp2.jpg"><img style="cursor: pointer; width: 320px; height: 228px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_LhLyYkEjXLE/SR_hu2bjohI/AAAAAAAABRk/l8Vt2iJ3z6U/s320/opelinsignia2009800x600rp2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269178284048097810" border="0" /></a><br /><br /></div><span style="font-weight: bold;">DONANIM </span><br /><br />Geniş kapsamlı modern bilgi ve iletişim sistemleri yanında Opel Eye kamera sistemi ve ısıtmalı ön cam yıkama gibi yenilikçi özelliklerle, yeni Opel Insignia sürüş deneyimine heyecanı geri getirmek üzere tasarlanmış. Dört farklı döşeme seçenekleri ve farklı model yelpazesiyle, müşterilerin gereksinim ve isteklerine uyan alternatifleri sunmakta.<br /><br />Dokuz ışık huzmesi ayarlı yeni Sürüşe Duyarlı Aydınlatma (AFL) , güç yol koşullarında kolay sürüş imkanı sağlıyor. Arka yan hava yastıkları ve Opel Eye olarak adlandırılan iki sürüş emniyeti cihazı (Trafik İşareti Tespiti ve Şerit Değiştirme Uyarsısı), sürüşü daha emniyetli hale getiriyor. Insignia, kış sürüşünü sorunsuz hale getirmek için Hot Shot denen ısıtmalı ön cam yıkama sıvısını sunmakta.<br /><br />Yeni bilgi iletişim sistemi yedi inçlik renkli bir monitör, 3B harita görüntüsü, dijital seyahat rehberi ve geliştirilmiş kaydırma ve zum işlevlerini kapsıyor. Ayrıca tüm kaplama seviyeleri, standart olarak iPod veya MP3 USB portlarına ve merkez konsolda navigasyon sistemine sahip. Monitör MP3 dosyalarına ve dizinlerine gelişmiş bir erişim sunmakta ve iPod arayüzünde şarkı listesi gibi iPod işlevleri kullanılmakta.<br /><br />Insignia modelinde, çok işlevli bir kumanda yoluyla tüm işlevlere erişim daha kolay hale getirilmiş. CD 500 Navi ve DVD 800 Navi sistemleriyle birlikte kumanda merkez konsolla ön koltuklar arasındaki (elektrikli park freniyle bitişik) bir çevirme / basma eylemiyle çalışır duruma gelmekte.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">DÖRT YENİ DONANIM SEVİYESİ </span><br /><br />Dört yeni donanım çeşidiyle (Essentia, Edition, Sport ve Cosmo), yeni Opel Insignia geniş bir konfor seviyesini karşılamakta. Güvenli sürüş üzerinde odaklanan kapsamlı standart donanıma ek olarak, pek çok yeni seçenek mevcut ve tüm bu sunulan seçenekler kendi sınıfında “ilkleri” temsil etmekte.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-1583356905001458111?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com3tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-63998456818071015272008-11-16T10:28:00.002+02:002008-11-16T10:30:23.765+02:00İnternet Dolandırıcılığı ile Mücadele<div style="text-align: justify;">İnternet bankacılığı üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olayları özellikle son yıllarda artmıştır. Teknolojinin gelişimi ile birlikte organize suç çetelerinin uyguladığı yöntemler de farklılaşmaktadır.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Virüs: </span>Bir programa veya bir dosyaya ilişerek, kendini bilgisayardan bilgisayara transfer edebilen bir bilgisayar kodu parçasıdır. Yazılım, donanım ve dosyalara hasar verebilir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Truva yazılımları: </span>Truva yazılımları isimlerini karşı tarafın korunaklı kalesini ele geçirmeye yönelik savaş stratejisi Truva atından alırlar. Terminolojide “Trojen” , “Solucan” olarak da adlandırılan Truva yazılımları, bilgisayarda dosya veya bilgi ileten özelliklerin denetimini ele geçirerek kendi kendine çoğalan casus programların genel adıdır. (Burada solucan (worm) ile truva (trojan) biraz karışmış gibi.)<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Bazı truva yazılımları: </span>Bilgisayarda bir dosyanın altında gizlenmekte ve sadece belli kelimelerle aktive olmaktadır. Son yıllarda geliştirilen virüslerin genel karakteristiği, kendini gizlemesi ve kolay fark edilir olmama özelliğidir. Böylece, bilgi transferi gerçekleştirildikten sonra virüs tekrar pasif hale geçmektedir. Örneğin; müşterinin girdiği sitede “hesap” kelimesi geçiyorsa ve öğrenilmek istenen bilgi “hesap bakiyesi, hesap numarası vb” ise casus program hemen faaliyete geçmektedir. Bazı casus programlar ise bilgi transferini sağladıktan sonra kendini imha edebilmektedir. Bu tür programların, teknik ekipler tarafından inceleme yapıldığında bile tespiti mümkün olamayabilir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Casus programların bilgi transferini gerçekleştirmesini sağlayan mekanizmalar; </span><br />a- Keylogger; Bilgisayar kullanıcılarının internette dolaşırken, klavye kullanarak girdikleri bilgileri kaydeden ve bu bilgileri kötü niyetli kişilere gönderen yazılım türüdür. Sanal klavye kullanımı ile bu tür programların vereceği zarar önlenebilir.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">b- Screenlogger; </span>keylogger ile aynı prensipte çalışan ve klavye tuşları yerine ekran görüntülerini kaydeden bir yazılım türüdür. Kullanıcının fare imleci ile tıkladığı her anın resmini çekerek kaydeden bu programlar sayesinde dolandırıcılar, sanal klavye kullanılarak girilen bilgileri de ele geçirebilirler.<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Olta Yöntemi (Phishing saldırıları)</span><br />Kötü niyetli yazılım üreten kişiler (Hacker’lar), özellikle banka ve finans kurumlarının sitelerinin görsel olarak benzerlerini hazırlayıp bu sitelere girilen bilgilerin kendilerine gönderilmesini sağlayabilirler. Hazırlanan bu sahte sitelere arama motorlarındaki reklam/sponsor linkleriyle ziyaretçi çekilebileceği gibi, gerçek sitenin adresinin çok benzeri bir adrese yerleştirilerek, kullanıcıların yanlışlıkla gelmeleri beklenebilir ya da sahte banka sitelerinin linklerini içeren ve bankadan gönderilmiş izlenimi veren elektronik postalar aracılığı ile de kullanıcı bilgileri ele geçirilmeye çalışılır.<br />Bankalar “Olta Yöntemi” karşısında müşterilerini korumak için, hiç bir şekilde kişisel bilgi ve şifre isteyen linkleri içeren e-posta göndermemektedir. Kullanıcıların bu yönde dikkatli olmaları ve bu tür e-postalar ile karşılaştıklarında bankalarını haberdar etmeleri gerekmektedir. (Sadece bankalar değil çok yaygın kullanımı olan Windows Live Hotmail e-posta hizmetinde de, Önemsiz klasörüne gelen e-postalardan olta yöntemini kullandığına dair şüpheniz olan varsa, üst kısımdaki “Kimlik Avı Dolandırıcılığını Bildir” seçeneğini kullanarak ilgili e-posta adresini ihbar edebilirsiniz. Böylece aynı e-postadan ya da aynı ip numarasına bağlı kullanıcıdan bir daha bu şekilde aldatıcı posta gelmesi engellenebilir, ilgili makamlara da gerekli bilgi gider.)<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Kablosuz İnternet Erişiminde araya girilmesi: </span>Son yıllarda bu yöntemle internet erişim hizmetinin kamusal mekânlarda (cafe/restaurant, havaalanı vb) kullanımının yaygınlaşması sonucu, hackerlar bu tür yerlerde havadaki dalgaları kendi bilgisayarlarına yönlendirerek kişisel bilgileri ele geçirebilmektedir.</div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-6399845681807101527?l=www.teyyare.org'/></div>Teyyarehttp://www.blogger.com/profile/14151642144013219745noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-3794429696088641694.post-29305088999045794492008-11-15T10:21:00.002+02:002008-11-15T10:23:32.291+02:00Bilgisayar Eğitimi Nasıl Olmalı<div style="text-align: justify;">Merhabalar. Bu yazımın konusu, okul dönemlerimde kafama taktığım bir düşünceydi önceleri. Ama özellikle iş yerime gelen stajyer öğrenci arkadaşlarımda gördüğüm eksiklerden sonra, sürecin içinden de geçtiğim için bazı şeyleri net olarak ortaya koyabileceğimi sanıyorum. Olay basit. Çalıştığım kuruma gelen öğrenciler en az 2 senedir Bilgisayar ile ilgili bir bölümde okuyorlar. Geleceğin yazılım, sistem, programlama, teknik destek vs. artık bilişim ile ilgili aklınıza ne geliyorsa o mesleklerini yapacak kardeşlerim. Ama senelerini vermelerine rağmen ellerinde bir şey yok. Aileleri çaresiz.<br /><br />Önce kısaca şu anki durumu anlatayım. Öğrenci lisede, çağın mesleği diye bilgisayar ile ilgili bir bölüme gidiyor. Dolayısı ile meslek lisesi. Meslek lisesi diye kendilerine matematik, fen gibi dersler gösterilmiyor, sonuçta da üniversiteye giriş sınavında çakıyorlar. İster 2 sene, ister 3 sene kursa gitsinler bu durum böyle. E peki neyin karşılığı bu dersler gösterilmiyor diyeceksiniz. Eğitim aldıkları okul Meslek Lisesi ya, mesleki eğitim alacaklar. Ama bakıyorum meslekleri ile ilgili de bir şey öğretilmiyor çocuklara. Sonuçta %95’lik bir oran üniversitelerin Meslek Yüksek Okulları’na gidiyor. Burada 2 senelik Bilgisayar Programcılığı, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri gibi bölümleri okuyorlar. Orada da yeterliliği tartışılır öğretmenler, fotokopi notlar, yetersiz Türkçe eğitim kitapları, naylon diye tabir edebileceğim gitmeden yaptı gösterilen stajlar ile geçen ve eğer biterse 2 seneyi bulan süreç sonunda iş bulma sancısı içinde mezun ama mesleki gelişimini tamamlamak bir tarafta, buna başlamamış gençler. Sonra da yapmak istedikleri meslekle alâkasız bir işte çalışıp, mutsuz çoğunluğa katılanlar.<br /><br />Türkiye’de iş yok diyenler! Baksınlar www.kariyer.net, www.jobula.com, www.yenibiris.com gibi sitelerdeki sadece bilgisayar ile ilgili iş ilanlarına. İş çok, iş arayanlardaki eğitim kalitesi az. O yüzden özel sektör, kalifiye olmayan, kendisine bir şey katmayacağına inandığı kişiyi çalıştırmak istemiyor haklı olarak.<br /><br />Peki sorun gençlerde mi, ailelerde mi derseniz ben size %60’ı eğitim sistemimizde olmak üzere herkeste sorun var cevabını verebilirim. Kalan % 40’ın yarısı, bin bir zorlukla evlerine bilgisayar alıp internet bağlayan ailelerine rağmen, interneti ve bilgisayarı, msn-oyun vb. eğitimle alâkası olmayan işler için kullanan öğrencilerde. Kalan yarısı ise ben bilgisayarını da aldım, internetini de bağlattım benden bu kadar diyen ailelerde. Çocuğu en tehlikeli çağında başıboş bırakmayacaksınız. Sıkmadan ama sürekli kontrol altında tutarak, eğitim durumuna bakacaksınız. Siz bırakırsanız başkası gelir tutar elinden. Bu dönemde 2-3 senelik ek bir ilgi ile belki de bir ömür rahat etmesini sağlamak elinizde. Ben anlamam bilgisayardan, dersten gibi bahaneler, söz konusu çocuğunuz olunca emin olun çok yersiz kalıyor. Mutlaka bir yol vardır.<br /><br />Gelelim eğitim sistemindeki aksaklıklara. Son 6 senedir yanıma stajyer öğrenciler geliyor. Bazıları 3 sene lise, üstüne 2 sene de üniversitede bilgisayar üzerine eğitim almış. Ve çoğu bomboş. Ben anlamıyorum. Hepsi ile mutlaka konuşuyorum, bir şeyler öğretmeye çalışıyorum. Bazılarından duyuyorum bazı idealist öğretmen arkadaşlar da benim gibi ilgileniyorlarmış. Ama sayıları çok az. Akıllarının zaten bir karış havada olduğu dönemlerde bu gençlere doğru yolu göstermek lazım. Eğitim sistemi ise güncelliğini koruyamıyor.<br /><br />Doğrusu şöyle olmalı bence. Bir kere devam zorunluluğu olmalı. Zaten var diyeceklere cevabım, kağıt üzerinde değil fiili olarak da kontrol edilmeli olacaktır. Öğrenci ilk önce donanımları tanımalı. Hem de değişik özelliklerde ve aynı işi yapan markalardan bir kaç farklı modeli bir arada olacak şekilde. O kadar okula ayrı ayrı nasıl olacak peki? Basit. Bu tarz derslerin planlaması il çapında yapılabilir. Yani her okul aynı donanımı birden fazla sayıda alacağına, MEB İl Müdürlüğü alır, okullar da sırayla getirip teslim etmek kaydıyla buradan, eğitim amaçlı kullanmak üzere parasız kiralama gibi bir yöntemle alırlar. Ya da merkezi bazı eğitim sınıfları oluşturulur ve öğrenciler de her türlü imkân sağlanan buralara giderler derslerinin olduğu zamanlarda. Benim yanıma gelen öğrencilerden, özelikle donanımdan korkanlara 1 saat sonunda gayet anlayabilecekleri düzeyde bir anlatım yapıyorum. Şimdiye kadar memnun kalmayan olmadı. Benim bir saatte yaptığım, okullarda 1 hafta sürsün çok mu? Koca 5 sene içinde sadece 1 hafta.<br /><br />Geçelim sonraki aşamaya. Donanımı bilen öğrenci artık makine üzerine bir işletim sistemi kurmayı öğrenmelidir. Bu işletim sistemi kullanım yüzdesi olarak ülkemizde %95 oranda Microsoft firmasının Windows ürünleri gibi gözükse de, öğrenciye, Linux tabanlı birden fazla işletim sistemi kurmak da gösterilmelidir. Aynı işlemleri farklı işletim sistemlerinde yapabilme becerilerini geliştirmek için 1’er ay kullanım üzerine projelendirme görevleri verilebilir. İşletim sistemlerini kurduktan sonra, bilgisayardaki donanım parçalarının sürücülerini (driver) yükleme, internete bağlantı gibi işlemler gösterilmelidir. Kullanmaları için yine birden fazla ofis yazılımı kurdurulmalı, kullanımı sağlanmalıdır. Bunlara örnek olarak, IBM’in Lotus Symphony, açık kaynak kodlu Open Ofis ve Microsoft’un Ofis yazılımlarını gösterebilirim. Günlük kullanımda ihtiyaçları olan, winrar, winzıp, winamp, nero, google earth, video gösterim, video dönüştürücü, pdf hazırlayıcı ve okuyucu gibi en az 30 adet yazılım ile ilgili kullanım bilgisi kazandırılmalıdır. Bütün bu programlar kurulurken ülkemizdeki yazılım lisanslama konusu kanun, yönetmelik, tüzük artık mevzuatta ne varsa öğretilerek, kaçak yazılım kullanımında doğacak sonuçlar örneklenerek anlatılmalıdır. Donanım derslerinde gösterilen yazıcı, tarayıcı, kamera gibi çevre birimlerinin, üreticilerinin sağladığı yazılımlarla neler yapabilecekleri öğretilmelidir.<br /><br />Tek bir bilgisayarda yapabileceklerini kavrayan öğrenciler artık ağ ortamları hakkında eğitime hazır hale gelmişlerdir. Bu süreçte öğrenciye önce kablo çeşitleri, kablo çakma pensesi, jack’lar, dönüştürücüler, switch’ler, modem’ler, çoklayıcılar gibi donanımlar tanıtılmalıdır. Bu bahsettiklerim Ağ (Network) konusunun özleri ve tabiri caizse A’sı, B’sidir. Sonra ağ yapıları ve hangi durumlarda hangi tür ağ yapılarını seçmelerini yorumlayabilecekleri örnekli konu anlatımları, uygulama sahaları sağlanmalıdır. Ağ yönetimi için gerekli işletim sistemlerinin kurulmaları, yapılandırılmaları, DNS, DHCP, NAT, PROXY gibi bazı hizmetlerin anlatımları, bununla beraber aynı hizmetleri 3. parti yazılımlar ile ne şekillerde yapabileceğimiz de öğretilmelidir. Ufak yollu bir ağı kurmayı çözen öğrencilere artık ağdaki olmazsa olmazlar diyebileceğim, ateş duvarı (firewall), kurumsal antivirüs, güç kaynağı, jeneratör, kurumsal e-posta sunucusu gibi yapılar, çeşitli örneklerle anlatılabilecek seviye yakalanmıştır. Bütün bu yazılımlar ile ilgili güncelleme, lisanslama, lisans süresi uzatma gibi meseleler iyice öğretilmeli.<br />Buraya kadar anlattığım konulardaki eksiklerini kapatmak için öğrenciler ailelerine 3.000 ile 5.000 YTL arası bir maliyet çıkartarak, özel kurslara gidiyorlar. Sertifika almaya çalışıyorlar. Senelerce süren eğitim çarkı içinde zaten edinmiş olmaları gereken meziyetler için üstüne bir de para ödüyorlar. Kimin eksikliği, kime yazık oluyor çözmek zor olmasa gerek.<br /><br />Sıra geliyor sunucular üzerinde kurulacak, Exchange Server, ISA Server, BizTalk Server gibi Microsoft tarafından örnekleyebileceğim sunucu yazılımlar ile, bunların açık kaynak kodlarındaki karşılıklarının; kurulum, yapılandırma, eşitleme ve sürüm yükseltme açılarından anlatılmasına.<br />Daha sonra öğrencinin programlama bilgisi için, ASP, ASP.NET, AJAX, JAVA, PHP gibi dillere, veri tabanı için SQL SERVER, MySQL, Oracle gibi yazılımlara, tasarım için Photoshop, Flash gibi programlara aşinâlığını sağlayacak kısa eğitimler verilmelidir. Öğrenci bunları gördükten sonra zaten ne istediğine, ilgi alanına giren konuya göre seçimini yapabilecek düzeyde olacaktır.<br /><br />İnternet servislerinin imkânlarını öğrenmeleri açısından aynı projeler birden fazla şirketin uygulamaları ile yaptırılmalı, aralarındaki benzerlikler ve birbirlerine üstün tarafları gösterilmelidir. Bunu da burada kısaca örneklemek isterim. “Google diye bilinen şey nedir?” sorusunu sorarsanız çoğu kişi, yazdığın şeyi bulur ya da arama motoru gibi bir şeyler diyecektir. Google’ın aslında bir şirket olduğu ve 10’larca hizmetinden sadece birinin arama motoru olduğu bilgisi çok nadir söylenecektir size. Halbuki öyle mi? Google ile ağ günlüğü (blog) tutabilir-blogger, uydu fotoğrafları üzerinden gezinti yapabilir-earth, resim gösterimi ve biçimlendirme yaptırabilir-picasa, 3 boyutlu çizimler ortaya çıkarabilirsiniz-SketchUp. Yine Google’ın ücretsiz hizmetleri ile, e-posta sahibi olabilir, gruplar kurup haberleşebilir, çevrimiçi olarak ofis dosyaları düzenleyebilir ve paylaşabilirsiniz. Bunun yanında masaüstü aramadan, internet tarayıcı programına, iGoogle denilen internete giriş sayfanızı özelleştirme hizmetinden, Toolbar denilen araç çubuğuna, aramalarınızı özelleştirmekten, internet siteleri için gelir kaynağı olan reklâm hizmetlerine, web sitesi analiz yazılımlarına kadar onlarca ürünün hem de bir çoğu ücretsiz olarak sunuluyor. Anında mesajlaşma için GTalk yazılımı, Reader denilen RSS okuma hizmeti, takvimler ile zamanınızı planlama ve paylaşma gibi ürünler de eminim ilginizi çekecektir.<br /><br />Youtube gibi video paylaşım ve izleme hizmeti sunan sitelerin isimleri de sizi şaşırtmasın. O da artık satın alınma yoluyla Google vitrinindeki yerini aldı. E benzer şeyleri Microsoft da yapmak istiyor. Microsoft bu şartlarda, Live Messenger(Gtalk), Hotmail(gmail), ofis(docs), MsnSearch (Google) gibi ürünleri ile rakiplerinin muadil yazılım ve hizmetlerine cevap olarak sürekli çalışma yapıyor.<br /><br />İşin özü şu. İnternet artık her yerde. Dolayısı ile büyük aktörler, kendilerinden alacağımız bir şifre ve bir sürü yerde geçerli olacak kimlik bilgilerimiz ile onların hizmetlerini kullanmamızı istiyorlar. Tek bir şifre sizin her işinizi görür ama bizden alın diyorlar. İşte bizim öğrencilerin, bu tarz olaylardan, ürünlerden, hizmetlerden haberdar olmaları sağlanmalıdır.<br /><br />Bundan sonrası bence branşlaşmadır. Kişi ister tasarım, ister programlama, ister güvenlik çözümleri, ister ağ kurulumu ve yönetimi isterse de donanım konularında uzmanlaşmak üzere eğitimine yeni bir yol çizer. Çünkü artık yapacağı mesleği tanımış, temel seviyenin de üzerinde bir eğitim almıştır. Düz çıkıp da bilgisayarcıyım demek iş değil.Yoksa bilgisayar konusunda artık işler ayağa düştü zaten.<br /><br />Bu arada, zaten bazı toplu eğitimlerde fark ettiğim üzere bazı kurumlar eğitimlere özel önem ve destek veriyorlar. Sebeplerinden biri şu olabilir diye düşünüyorum. Bu eğitime ben destek verir ve bu eğitimde 50.000 $ zarar bile ediyor gözüksem de, benim programlarımı öğrenenler benim programları kullanır ve öğretirler. Dolayısı ile uzun vadede yeni nesilleri kendime bağlar, eğitim sisteminden başlattığım proje ile şimdi zarar gibi gözüken yatırımı ileride hayli hayli çıkarırım. E bence de makul ve pazarlama tekniği olarak kusursuz bir düşünce. Böyle bile olsa bizim için bir kazanımdır diyeceğim. Alternatifi yoksa ya da yapamıyorsak, olayın bütününe küsmek ve güncel yazılımlardan kaçmak olmaz. Bize daha çok zararı olur. Bu okullara verilecek yazılım ve lisans şifrelerinin ayağa düşmesini istemiyorlarsa da eminim yazılım ve donanımı ile örnek, taşınamayan, değiştirilemeyen, kopyalanamayan bir komple çözüm bulabilirler.<br /><br />Bütün bu eğitimlerin sadece bu iş için tutulan kişilere bir ortamda yaptırılması ve bunun videoya çekilerek görüntülü olarak derslerde gösterilmesi, internet sitelerinde yayınlanması, hatta öğrencilere dağıtımının sağlanması da eğitim sistemine eminim katkı sağlayacaktır. Hiç değilse bu şekildeki cd, dvd gibi veri depolama ürünleri ile dağıtım, yetersiz şartlarda bulunan okullara da bir fayda sağlayacaktır. İnternet olmayabilir bir okulda ama vcd daha ucuza temin edilip kullanımı sağlanabilir.<br /><br />Şimdi bütün bunların hepsini herkesin okuyacağını sanmıyorum. Hoş okusalar da bir şeyleri değiştirecek konumda olmayanlar okur zaten. Ama ne olursa olsun, yazması kolay, uygulama zor diyeceklere sesleniyorum. 4 sene önce okulların çoğunda internet ve bilgisayar yoktu. Bugün bu noktalara gelineceğini kimse o günlerden söyleyemezdi. Söyleyenlere de hayalci gözüyle bakılırdı. Ama hiçbir şey imkânsız değildir. Yeter ki isteyelim. Bir zamanlar bir haber okumuştum. Sanırım Kocaeli şehrimizde. Bir Meslek Lisesi, bilgisayar bölümü öğretmen ve öğrencileri, kamu kurumlarının kullanacağı bilgisayarları parçalar halinde alıp, toplayıp kamu kurumlarına satıyorlar. Ortalama 50$ civarında kendi okullarına katkıları oluyor. Kamu kurumları da bu bilgisayarları yine 50$ ucuza alıyorlar. Herkes memnun, üretime katkı sağlanmış, bu yapılırken de eğitim konuları güncel iş hayatı ile harmanlanmış. Daha ne olsun. Önemli olan düşünmek ve faaliyete geçirmek.<br /><br />Benden bu kadar. Umarım birilerine ışık tutabilmişimdir.<br /><br />Saygılarımla.<br /><br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3794429696088641694-2930508899904579449?l=www.teyyare.org'/></div>Koraycahttp://www.blogger.com/profile/16472433887705976744noreply@blogger.com0