tag:blogger.com,1999:blog-278859642009-05-30T22:45:31.102+03:00FENERBAHÇE 1907FENERBAHÇE futbol takımı, maç ve rakip takım yorumları, oyuncu değerlendirmeleri, Turkcell Super lig, hakem hataları, yapılan haksızlıkları, Federasyon, medya ve yazar yorumcu değerlendirmeleri, sezon değerlendirmeleri, transferler, Kadıköy, Saraçoğlu, mabed. Hepsi burada. FENERBAHÇE NİN BÜYÜKLÜĞÜ NE ŞAMPİYONLUK NE KUPA BÜYÜKLÜĞÜDÜR. O BAŞKA BİR BÜYÜKLÜKTÜR, ADI KONAMAZ. İSLAM ÇUPİ ye saygılarımızla...( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.comBlogger164125tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-64713817426992922912009-05-30T22:35:00.003+03:002009-05-30T22:45:31.113+03:00İyi tatiller...<span style="font-family:verdana;">Fenerbahçe sezona kötü başlayıp iyi bitirdi. Ama arada kaybedilenlerle finişin bir anlamı kalmadı. Pardon bir anlamı var, o da futbolcuların 15 gün fazla tatil yapmaları. Öyle ya sezon boyu çok yoruldular !!! Şimdi tatil zamanı. Zaten bu maçın tek motivasyonu buydu futbolcular için. Extra prim verseniz bu kadar motive olmazlardı.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Sezon boyu ligde kazanmak zorunda oldukları her maçı deplasmandaki GS maçı hariç kazandılar. Onda da yenilmediler. Ama küçük !!! gördükleri maçlarda dağıttıkları puanlarla şampiyonluktan uzak kaldılar.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Her şeye rağmen böyle bir sezonda, böyle bir deplasman maçını üstelik maçın başlarında geriye düşmüşken çevirip kazandıkları için tebrikler. Guiza' ya ayrıca paragraf açmak lazım. 1 gol 1 asist yaptı. Zaten son haftalarda bir çıkış içindeydi. Semih ise tam tersi düşüş...</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Futbolcuları ve takımı daha sonra değerlendiririz. Şimdi yeni sezonun planlarını ve transferlerini yapma zamanı. İşe de Dede'yi uğurlayarak başlamak lazım. Bütün sezon kulübede yere bakarak maç izleyen Dede gideceğini anlayınca kulübede durmaz oldu. Çok ilginç... Başkan ne olur yolla şunu...</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-6471381742699292291?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-91139607483864043032009-05-24T19:16:00.003+03:002009-05-24T19:21:28.338+03:00Aziz Yıldırım yeniden başkan...<a href="http://1.bp.blogspot.com/_H_oCexGubkY/ShlzDriLrjI/AAAAAAAAAGQ/J6h5fTSL68k/s1600-h/33770.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339425340287331890" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 149px; CURSOR: hand; HEIGHT: 109px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_H_oCexGubkY/ShlzDriLrjI/AAAAAAAAAGQ/J6h5fTSL68k/s400/33770.jpg" border="0" /></a><br /><br /><span style="font-family:verdana;">Aziz Yıldırım seçmi kazandı ve yeniden kulübümüz başkanlığına seçildi. Kendilerini tebrik ediyoruz.</span><br /><span style="font-family:verdana;">Seçime katılan adaylara ve oy veren tüm üyelere teşekkür ediyoruz. Sayın Aziz Yıldırım başta olmak üzere yeni yönetim kurulumuza ve kulübümüze üstün başarılar diliyoruz. Öncelikle Fenerbahçe ve Türk sporuna hayırlı olmasını diliyoruz.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Eminiz ki büyük başkan ve yönetim ekibi kendilerine yakışan kararları acilen alıp uygulayacaklar ve kulübümüzü büyük başarılara taşıyacaklardır. Bu sayede özellikle bu yıl futboldaki başarısızlığı da sileceklerdir.</span><br /><br /><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-9113960748386404303?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-20905353585488359422009-05-21T08:14:00.000+03:002009-05-21T08:15:59.386+03:00Kupanın ardından...<span style="font-family:verdana;">Yine bir kupa finali ve yine bir hüsran. Fenerbahçe'miz sanırım 8. kez oynadığı finalde 27. yılında da kupayı alamadı. Böylece ne oldu? Fenerbahçe'ye içeride dışarıda yenilmekten ezilen rakiplere dalga geçme fırsatı doğdu. Ee ne yapsınlar ellerinde avuçlarında bir tek FENERBAHÇE mizin Fortis Türkiye kupası hasreti kaldı. Son yıllarda hem GS ye hem BJK ye ezici bir üstünlük kuran FENERBAHÇE kupayı yine almayarak gelecek sene oynanacak kupa maçlarının popülerliğini sürdürmesini sağladı. Neyse ki bu yıl kupa gasp edilmedi ve hastaneye gitmedi. Bu da bir şeydir. Bazıları kupayı normal yollarla sahada mücadele ederek kazanmayı da öğrendi demektir. Bize yakışan onları hak ettikleri kupa için tebrik etmek ve vazgeçilmezimiz FENERBAHÇE mizi desteklemeyi sürdürmektir.<br /><br />Bu sayfaların ana teması olan İslam Çupi'nin sözlerindeki gibi biz iyi gün, şampiyonluk ya da kupa şakşakçısı değiliz. İlkeler, temiz mücadele, renk aşkı, vergisini ödemek, stadını devlete yaptırmayıp kendisi yapmak gibi hasletlerimiz var bizim. Ve renk aşkımız sadece kalbimizdeki kaslara endeksli, hastanelere götürülen kupalara değil.<br /><br />Futbolcularımız bu finalde ellerinden gelen iyi niyeti gösterdi. Koşmaya çalıştı, mücadele etti, pas yaptı ve kazanmak için çabaladı. Ancak dedemiz gene ilk 11 de yeğeni Josico ile başlayıp sonra da sahanın en iyisi Emre'yi çıkarınca BJK ye de gün doğdu.<br /><br />Tek üzüntümüz katılacağımız UEFA liginde ön elemeler oynamak zorunda kalmak. Yoksa kupayı alsak direk gruplara katılacaktık. Bu da furbolcuların erken hazırlanması ve form tutmasını gerektirecek. Yani akılsız başların cezasını ayaklar çekecek.<br /><br />Maçın hakemi bizim her maçımızda dayak yedirten, Kezman'ın 35 metreden küfür ettiğini duyup !!! kırmızı çıkaran ama renkleri başka olan takım oyuncuları burnunun dibinde küfür ederken 3 maymunu oynayan Bünyamin Gezer olunca oyun içinde BJK liler de rahatça tekme tokat oynadılar tabii, bunu da belirtmek lazım. Çünkü biz bu sayfaları tarihe kayıt düşmek için yazıyoruz. Yarın birileri bunları okuyacak ve kimlerin neler yaptığını anlayacak. O Bünyamin ki maç artık Yusuf'un faulle alıp gol yaptırdığı pozisyondan sonra kopan maçtaki görüntüyü kurtarmak adına son dakikada tartışmalı bir pozisyona penaltı çaldı ve Alex penaltıdan gol attı. Eminim ve defalarca maçlarda gördüm ki o pozisyondan çok daha netlerini daha önce hiç bir maçımızda vermemişti. Ama skor 4-1 olduktan sonra kupanın son dakikasında düdük ağzına gidiverdi işte.<br /><br /><br /><br />Haftasonu oynanan lig maçları görüldü ki formalite olmuş. Ancak yine de oyuncularımız her zamanki gibi şaibeye meydan vermeyecek bir oyun ve skorla sahadan ayrılmayı bildiler. Bu bile bir hizmettir. Bu bitse de gitsek tadındaki son ve etkisi olmayacak maçlara yorum yapmaya bile gerek yok. Güiza yine saç baş yoldurttu. Ama görüldü ki Semih de eski Semih değil. Formdayken hakkı yeniyor onun oynamsaı lazım diyorduk ama şu haliyle Güiza bile ondan daha etkili ve formda. Sezon sonu gelince o da kendisini saldı herhalde.<br /><br />Bir söz de sayın başkana. Aziz başkanım, Fenerbahçe'nin futbolcusuna küfür eden bir İspanyol'u tazminatı bile varsa verip yollamanız lazım. Gerekirse UEFA da dava açın ve küfürlerini de kendisine iade edin. Gerekirse bu taraftar fazladan ürün alır o tazminatı çıkarır.</span><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-2090535358548835942?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-39023052634475530272009-05-10T20:48:00.003+03:002009-05-10T21:27:47.587+03:00Kanarya Horozu gagaladı.<span style="font-family:verdana;">Fenerbahçe en azından kazandı. Normalde bu yılki Fenerbahçe'nin bu kadar iddiasız olduğu bir maçı alması sevindirici. Ama ben hala ihtiyatlıyım ve bunu futbolcuların kalan maçlara konsantre olmasına değil kupa maçına hazırlık olarak görmelerine bağlıyorum. Kupa kazanılırsa kalan maçlarda bu net bir şekilde ortaya çıkacak zaten. Kaybedilirse kalan maçlara UEFA aşkına saldırabilirler.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Tabii bu maçın bir anlamı da 17 dakika uzatılan ama tatil edilmeyen ve Fenerbahçe'nin üst üste 3. kez şampiyon olacağı maçın intikamı duygusuydu. Zaten seyircinin "Denizli kümeye" diye bağırması da bundan. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bir diğer nokta da Guiza'nın açılması. Umarız bu açılma devam eder. Deivid ile Emre'nin kanlı bıçaklı olmasını bekleyenlerin hevesleri kursaklarında kaldı. Özellikle Emre'nin hem formu yükseliyor hem de sinirini kontrol etme kapasitesi. Bu şekilde devam ederse seneye sadece Fenerbahçe ye değil lige de damgasını vurur. Aynen böyle devam Emre. Sana yapılan ve yapılacak her türlü pisliğe, tekmeye, kasti harekete rağmen sen sinirini kontrol edersen onlar daha çok çıldıracak. Senin de o mükemmel oyunun sahada daha da parlayacak.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Hacettepe ve Kocaeli düştüğü için kalanlardan sadece 1 i daha düşecek. Aslında benim gönlüm Kocaelinin klması ve Denizli ile İBB nin düşmesinden yanaydı. Nedenleri de, İBB gibi seyircisiz belediye takımlarının yerine seyircili şehir takımlarının olmasını istemem, İBB nin her yıl Fenerbahçe maçlarını şampiyonluk maçı gibi oynayıp sonra GS ile oynadıkları maçlarda hayaletler gibi dolaşmaları, Denizli'ye de gasp edilen Fenerbahçe şampiyonluğundaki tutumlardır. Özellikle Denizli maçında maçın bitmesine 15-20 dakika kala diğer maçların sonuçları nedeniyle Denizli'nin ligde kalması kesinleştiği halde zaman çalmaya, anti futbol hareketleri yapmaya çalıştıkları için çok kızmıştım. Yoksa sadece topunu oynayıp maçı kazansa bile lafımız olmazdı. Ancak saha kenarından kravatlı yetkililer tarafından bittikçe yenisi taşınan konfetilerin sürekli sahaya atılıp oyunun tempo kazanması önlendi, her Fenerbahçe atağında konfeti yağmuruyla kesildi. Ve o maçın hakemi Selçuk Dereli o maçı 17 dakika uzayacak kadar durmasına rağmen tatil edemedi.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Şimdi gelinen noktada Hacettepe ve Kocaeli düştüğü için bu iki takımdan birinin düşmesini çok isterim.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Sivas eliyle şampiyonluğu ikram etmeye devam ediyor. Hocaları Bülent Uygun'un abuk subuk demeçler vermeye başlaması Sivas'ın düşüşe geçmesiyle yakın tarihlerde. Yine BJK nin yukarılara tırmanması başta Demirören olmak üzere yönetimin çok konuşmamasıyla başladı. GS ın düşüşü ise Adnan Polat'ın Fenerbahçeyi yenemediği maçtan sonra uzun süredir yaptığı gibi Federasyona sallamasıyla başladı. Çünkü futbolcular sahada hiç bir şey yapmayıp kaybettikleri halde yöneticileri başka hedefler gösteriyor onlar da aa bak bizde sorun yok deyip savruk davranmaya devam ediyor.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Sivasla ilgili bir nokta da Murat Erdoğan geldiğinden beri takım oyunu ve direncinde bir düşüşün olması. Ayrıca Sivas'ın oyun tarzı kontra atağa dayalı olduğundan ya rakipleri kazanmak için ileri çıkacak ve onlar boş alan bulacak ya da maçın başlarında gol bulacaklar. Aksi halde yani kendileri kazanmak zorundaysa ya da geri düştülerse rakibi baskı altına alıp oyunu çözmekte zorlanıyorlar. Bu da şampiyonluk adına son virajlara girilince büyük dezavantaj yaratıyor çünkü son maçların hepsi kazanılmak zorunda olunan maçlar. Eğer Sivas son haftalara puan farkı biraz daha açık girebilse ve beraberliğin bile kötü olmayacağı maçlar oynamak durumunda olsa çok daha avantajlı olacaktı. Şimdi 2 puan da geriye düştüler ve bu açıdan işleri daha da zor. Tek avantajları BJK nin düşme hattındaki Ankaragücü ve Denizliyle deplasmanda GS ile de içeride oynayacak olması. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Trabzona gelirsek Ersun Yanal gitti onlar da gol atmaya başladılar. Ancak o varken de sayısız pozisyona girip atamıyorlardı, tek fark artık atıyorlar. Bence TS seneye Ersun Yanal'ı ve bu yıl ki derecesini arayacaktır.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Haftanın önemli bir olayı da FENERBAHÇE-GS derbi rezilliğinden sonra 19 Mayıs'ta dostluk maçı yapmak üzere anlaşmış olmaları. Umarım dostluk maçında da olaylar çıkmaz. !!!</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Şimdi gelelim Fenerbahçe-BJK kupa maçına. Fenerbahçe'li oyuncular için belki de ligin en son ve anlamlı maçı. En azından ligi bir kupa ile kapatma şansı yakalandı. Alex ve Lugano dönmüş olacak. Bunlar da artılar. BJK nin ise Fenerbahçe'ye karşı kaybetme stresi olacak. Bunun dışında olası görecekleri kırmızı kartların lige yansıması olacağından gereksiz sertlik yapamayacaklar. Hatta oyuncular olsaı sakatlıklara karşı kendilerini korumaya da çalışacak. Diğer yandan da ligde 2 kez yenildikleri, son 4 yıldır kendi sahalarında yenemedikleri Fenerbahçe'ye karşı galip gelmek isteyecekler. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Son olarak Fenerbahçe'nin kızlarına alkış yollayalım. Hem Voleybol takımına hem basketbol takımına. Basket takımı yarı finalde ezeli rakipleri GS lileri elemişlerdi. Voleybol takımı ise finalde Voleybola damga vuran Eczacıbaşı Zentiva'yı devirdi. Keza Erkek Voleybol takımı da finalde kupayı elinden kılpayı kaçırdı. Hepsini kutluyor, teşekkür ediyoruz. Şimdi sıra erkek basket takımımızda. Playofflar başlıyor, taraftar da onlardan yine kupa bekliyor. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-3902305263447553027?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-48583287370111713092009-05-03T22:41:00.003+03:002009-05-03T23:02:39.773+03:00BJK 1 FENERBAHÇE 2<span style="font-family:verdana;color:#6666cc;"><strong>Biraz geç kalmadın mı?</strong></span><br /><span style="font-family:Verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Türk Sanat Müziği şarkılarından biridir, biraz geç kalmadın mı? Bu akşamki BJK-FENERBAHÇE maçını görünce aklıma bu şarkı geldi.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Fenerbahçe Barcelona gibi ayağa kısa ve tek paslarla oynadı ve çok iyi organize oldu. BJK uzun süre sadece seyretti. Kadrolar açıklandığında Gökhan Gönül'ü stoper mevkiinde görünce bazıları tereddüt geçirdi. Ancak Nobre'nin olmaması durumunda bence çok iyi bir seçimdi. Çünkü Holsoko-Bobo gibi hızlı dripling yapabilen adamlar varken ve bunların hava üstünlüğü de yokken hızlı ve kademeye girebilen bir Gökhan Gönül avantaja dönüştü. Bir başka ilginçlik de Ali Bilgin'in sağ beke iyice alışmaya başlaması oldu. Kim bilir, belki de İlker Yağcıoğlu'ndan sonra bir kanat oyuncusu daha sağ beke yerleşir. Gerçi Gökhan Gönül' de kanat iken sağ beke oturdu ama bir süredir alışıldığı için sanki hep orada oynamış gibi algılanıyor.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bu maçın bir başka önemli noktası maç öncesi papermoon'da yenilen zamanlaması yanlış yemekten sonra oynanmasıydı. Allah'tan bu maç o yemek nedeniyle Fenerbahçe için bir kendini ispat maçı haline dönüşmüş ve futbolcular tüm derbilerde yaptıkları gibi kaybetmediler.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bu maçta değişmeyen şeyler de var elbet. BJK yine kendi sahasında kaybetti ve yine taraftarı koro halinde küfür etti. Hatta Semih'in attığı 2. golden sonra edilen küfürler yüzünden Aziz Yıldırım stadı terketti. Hatta kameralar tribünleri gösterirken bir bayan BJK taraftarı katıldığı küfür korosuyla birlikte ve gülerek hakemlerin annesine ters taraftan bir şeyler yapacağını söylüyordu. (Bu deyimi de Erman hocadan aldık, patenti kendisinindir)</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Özetle, Fenerbahçe bu maçta son zamanlarda oynamadığı kadar organize ve güzel oynadı. Maçı da hak ederek kazandı. Sezonu temize çekmek için geride kalan maçlarda aynı oyunu oynayıp kupayı almalarını bekliyoruz.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bu galibiyetle gündüz kaybeden Sivas'ın hayallerini tazelemiş olduk. BJK ise kalan 4 maçta 1 beraberlik bile alsa şampiyon olacağı bir avantajı kaçırmış oldu. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Fenerbahçe son 6 maçında BJK yi hep yenmiş oldu. Son 3 yıldır İnönü'de hep kazanmış oldu. Ligin ilk 6 sındaki tüm takımları yenmi oldu (şimdilik TS hariç). BJK ise ilk 6 daki hiç bir rakibini yenemedi. Ama aynı BJK şampiyonluk kovalıyor FB ise 5. sırada. Burada kaybedilen Ankara-Ankaragücü-Kocaeli gibi maçların puanlarını tekrar sorgulamak lazım. Böyle maçlarda kaybedilen puanlar nedeniyle Derbikatör Zico gönderilmişti. Görünen o ki durum iyiye değil daha da kötüye gitmiş. Bu da yönetimin iyi düşünmesi gereken bir konu.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><br /><table cellspacing="0" cellpadding="3" width="133" border="0"><tbody><tr><td align="middle"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img alt="free online dictionary page" src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" border="0" /></a></td></tr><tr><td align="middle"><span style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #330006; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none"><br /><a title="free online dictionary" style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #555556; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none" href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank">free online dictionary</a> </span></td></tr></tbody></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-4858328737011171309?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-65870966746537265442009-04-27T20:24:00.004+03:002009-04-27T20:57:12.416+03:00Ligin seyir defteri...<span style="font-family:verdana;">Bu hafta ligin rengi biraz daha berraklaştı.<br />Sivas Trabzonu ezdi geçti. Bunda Trabzon'un Sivas gibi fizik gücü yüksek bir takıma karşı onların defansını zorlayıp oyunu geriden kurdurtmayacak Umut-Gökhan ikilisi yerine Yattara ve Alanzinho ile başlayarak intihar etmesi büyük rol oynadı. Bir de Sivas golü erken bulunca iş baştan bitti. Ersun Yanal'ı hazmedemeyen Trabzon medyası varken bu durumdan çıkıp tekrar ilk 2 ye girmeleri çok ama çok zor. Hatta 3. lük bile riske girdi.<br /><br />Beşiktaş zor deplasman Eskişehirden altın değerinde 3 puanla döndü. Bu maçla ilgili en önemli konu BJK nin yine bir transferde verdiği oyuncuları kendisine karşı oynatmaması vardı. Futbol Federasyonu'nun bu rezilliğe bir son vermesi lazım. Her yıl BJK bazı oyuncularını başka takımlara verip bir de madde ekletiyor ve kendisine karşı oynatmıyor. Madem bu adamlar o kadar önemli niye verdin? Madem verdin neden korkuyorsun da oynatmıyorsun? BJK bu maçı alarak ilk 2 yolunda önemli adım attı. Ama herşey bitti denemez çünkü daha 2 derbi oynanacak. Üstelik 2 si de lige havlu atmış ve birinin kupa finali olmasında rağmen ligde tek motive olacakları maç bu olacak bir maça çıkacaklar. Bütün bunlar da Sivas'ı büyük avantaj sahibi yapıyor. Lig tarihinde bir dönüm noktası yaşanabilir ve Sivas şampiyon olabilir.<br /><br />Fenerbahçe Ankaragücü'ne de ilaç oldu. Daha önce Kocaeli ve Ankaraspora ilaç olmuşlardı.<br />Bu maçta taraftarın protestosu vardı. Kendisine taraftar denilen kişiler takımlarının durumu nen olursa olsun desteklemeliler. Hele maç oynanırken takım aleyhine yapılanlar akıl alır gibi değil. Bu resmen ihanettir. Taraftarsan maç boyunca desteğini verirsin maç sonunda takım kazansa bile iyi mücadele etmediyse protestonu yaparsın. Bu kadar düşmanı varken Fenerbahçe'nin bir de sizlere ihtiyacı yok. Bu maçla ilgili şu iyi oynadı bu kötü oynadıya hiç gerek yok. Dede hiç beklenmeden kovulmalı. Yoksa kupa da riskli bizden söylemesi. Haa bir de rutin haline gelen bir ekleme yapalım. Yine Fenerbahçe aleyhine penaltı olmayan bir pozisyonda penaltı verildi ve belki de maçı içinden çıkılmaz bir hale getirdi. (NOT: Bu hakem Gençerler'i yardımcılığında da beğenmezdim orta hakemliği de kötü) Aynı penaltı kesinlike Fener lehine olsa çalınmazdı. Ama bunlara alıştık artık.<br /><br />GS ise yürüyerek kazandığı İBB ve G.Antep maçlarından sonra ilk kez belki de lincoln var diye nispeten iyi oynamaya başladığı bir maçta korner olmayan pozisyonda gol buldu. Sonra da Bülent Korkmaz korktu. Baroş'u aldı ve kendi ipini çekti. Hala o da Terim gibi asker arkadaşlarından medet umuyor. Hasan Şaş'ı alıyor. Neyse Allah'ın sopası yok derler. Bedava kornerden gol bulan GS kalecisi ile Mehmet Polat'ın anlaşmazlığından oluşan kornerden 89 da golü yedi ve çoktan veda etmesi gereken şampiyonluk yarışından koptu. Öyle ki artık son 6 hafta, hocasız yaptınız yine yaparsınız, 20:45 vb. gazlamalara bile yer kalmadı. Ee Federasyon başkanı da Ulusoy olmadığına göre bu iş bitti denilebilir.<br /><br />Şimdi Selçuk Yula'nın her hafta sorduğu ama yanıt alamadığı soruyu azılı Fener düşmanı Hıncal Uluç'a buradan da soralım. Hani ligin kaderi belliydi, hani Feneri şampiyon yapacaklardı, hani her şey senaryoydu diğerleri figürandı?<br /><br />Sanırım Uluç Fenerbahçe'yi Galatasaray'la , Aziz Yıldırım'ı Adnan Polat'la ve Özgener Federasyonunu Ulusoy'la karıştırdı. Zaten tüm dertleri bu her türlü hatasına rağmen adil ve önyargısız, gizli ajandasız Federasyonu bir an önce yollayıp eski düzenlerine dönmekti. Ama yemezler.<br />İşte bu Yüzden belki de Sivas şampiyon olacak. Ulusoy olsaydı böyle mi olurdu? </span><br /><p><span style="font-family:verdana;">Bir soru da Fenerbahçe Ankaraspor'u her yendiğinde laf eden ama GS yürüye yürüye İBB yi her yendiğinde susanlara. Hatta bu hasta beyinliler o kadar ileri gitmişti ki Bülent Uygun ya da Aykut Kocaman Fenerbahçe'ye karşı galibiyet aldığında neden sevinmiyor diyorlardı, aynı Aykut'un GS 'ı son dakikada yıktığında da sevinmediğinde gözlerini kapamışlardır eminim. Bunlar hala Aykut'u tanımamış.</span></p><p> </p><table cellspacing="0" cellpadding="3" width="133" border="0"><tbody><tr><td align="middle"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img alt="free online dictionary page" src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" border="0" /></a></td></tr><tr><td align="middle"><span style="TEXT-DECORATION: none;font-family:Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif;font-size:9;color:#330006;" ><br /><a title="free online dictionary" style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #555556; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none" href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank">free online dictionary</a> </span></td></tr></tbody></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-6587096674653726544?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-47080729482390313222009-04-24T09:23:00.000+03:002009-04-24T09:24:11.009+03:00Kupaya doğru...<span style="font-family:verdana;">A.S.Yen deki utanç derbisinden sonra cezalar yağdırıldı. Lugano kafa attığı için 5 maç aldı Arda yumruk attığı için 3. Volkan kasığından ceza aldı. Ama Arda kol hareketinden almadı. Üstüne bir de cezalıyken soyunma odasına zorla girmeye kalkıp görevliye saldırdı. Normalde en az 3 maç olması gereken ceza 1 maç olarak çıktı ve futbolun kurtlar vadisi Adnan Polat buna bile isyan edip Federasyona giydirdi (hali hazırda kendisi de cezalı ama ne hikmetse demeçleri hala basında yayınlanıyor).<br /><br />Bunlara şaşırmadık tabii ki. Onyılların kayırılanı GS nin kayırılması kadar doğal bir şey yoktur.<br />Biz gelelim Fenerbahçe'ye.<br /><br />Önce bir Ankara kabusu daha yaşandı ve lige Ankaradan ayrılan bir tren gibi el sallandı. Sonra pabuçun pahalı olduğu bir Sivas kupa rövanşı. Sivas maçında ilk maçın avantajı sayesinde utanç derbisinin cezaları ve sakatlıklar telafi edilmiş oldu.<br />Çünkü ve hem de çok zor bir deplasman maçıydı. Normal lig maçı bile olsa beraberliğe oynayacak olan Dede ye uygun bir maçtı. Zaten takımın gol zekası Alex ve takımı ileriye götüren Semih yokken gol atmak zordu. Bu yıl takımın en iyi bölgesi olan defansta da Carlos dışında hepsi yeniydi. Hatta sağ bek Ali Bilgin di , o kadar yani.<br /><br />Ama ilk kez bir maçta Fenerli oyuncuları maça bu kadar konsantre ve hırslı gördüm. Önder-Yasin en az Lugano -Edu kadar oynadı. O kadar ki Edu nun kendi kalesine gol atma özelliği varken Yasin çizgiden kritik bir top çıkardı. Sivas'ın klasik ileri doldur Mehmet Yıldız eliyle koluyla kalçasıyla rakibi 1 metrede tutsun arkadaşları yetişsin o da pas versin anlayışını uygulatmadılar. Ali Bilgin sağ bek olarak hatasız oynadı. Kademelere bile girdi. Vederson girdiği pozisyonları yapsa maçı alırdı.<br /><br />Tabii 2. yardımcı hakemin Güiza'nın 2 metre geriden çıktığı ve topu net kontrol edip kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonlarda ofsayt kaldırması ilginçti. Bu abuk bayraklar olmasa daha ilk yarıda finalist belli olacaktı.<br /><br />Volkan Babacan çok kritik 2-3 top çıkardı. Deivid yine sahada yok gibiydi. Zaten bu yıl 1-2 maç dışında takımı hep 1 eksik oynattı. Ayn Deivid ilk Sivas maçında 3. golü atarak bu maçın bu kadar rahat oynanmasını sağlayan adamdı o da ilginç.<br /><br />En çok dikkatimi çeken ise maç sonrası oyuncu ve yöneticilerin demeçleriydi. Hepsi ligde şansları kalmadığını ama kupayı almak istediklerini söyledi.<br /><br />İşte bu kısmını hiç birine yakıştıramadım. Daha oynanacak çok maç alınacak çok puan var. Sen çık hepsini al sonra kaçıncı olursan ol. Bu kadar erken teslimiyeti hiç bir taraftar kabul etmez. Hala mucize de olsa şampiyonluk şansı, zor da olsa şampiyonlar ligi şansı varken bu kadar pes etmiş bir görüntü hiç hoş değil.<br />Bu hafta Ankaragücü ile oynanacak maçta işin rengi belli olur zaten. Haydi Fener, en azından prestijin için oyna.</span><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-4708072948239031322?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-29558956063958830562009-04-15T19:57:00.004+02:002009-04-15T20:36:09.457+02:00Sahne aynı, rezillik de.<span style="font-family:verdana;">Son oynanan maçta Galatasaray ve FENERBAHÇE rezilliğin son perdesini oluşturdu. Maçla ilgili teknik taktik şeyler en fazla 3-4 cümle tutar.</span><br /><span style="font-family:verdana;">Önce rezillik kısmından başlayalım. Tüm derbilerin 1 numaralı provakatörü Sabri daha oyunun başında Emre Belözoğlunu çileden çıkarmaya, yardımcıya fırça atıp küfretmeye başladı. Ancak sürekli maçın önüne geçmmesi için koşullandırılan Fırat Aydınus Sabri'yi sarı kartlarla atarsam derbinin önüne geçmiş olurum dedi herhalde ki Sabri'ye sürekli sabretti.</span><br /><span style="font-family:verdana;">Ligin basur kontrolörü gizli provakatör Emre Aşık'da Lugano'ya çalışmaya başlamıştı. Bu Emre Aşık daha önce Nobre'yi parmaklamış, sonra Mehmet Yıldız'a küfür edip çileden çıkartarak oyundan attırmıştı. Daha önceki sayısız maçlarda da rakiplerini her türlü pislik ve çirkeflikle çıldırtıp kart gördürtmeye alışkındır. Lugano gibi DELİKANLI adamların da kolay çileden çıkacağını bildiği için işi zor olmadı tabii. Yoksa Türkiye'de Erman hoca ve Galatasaray medyası tarafından sürekli hedef gösterilen Lugano acaba neden Avrupa'da o kadar zorlu maçta kart görmemiştir acaba? Yabancı hakemlerin daha iyi oluşundan mı, yoksa yerli futbolcularımızın Emre Aşık gibi çirkeflik yapanlarının fazla oluşundan mı? Yoksa her ikisi de mi?</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Kadıköydeki maçlarda da kendisine yüklenen seyirciyi tahrik eden, el kol sallayan, sonra kontrolü kaybedip rakiplerine tekme sallayan Arda'ya da şaşırmadım. Benim şaşırdığım Kadıköydeki derbide tekmeyi yiyip yere inen ama sesi çıkmayan, yerdeyken Song tarafından tekmelenen ve buna bile sadece sitem eden Semih'in bu kadar çıldırmasını garipsedim. Halbuki rakip kalecinin böğrüne tekme atmasına, rakiplerinden sayısız tekme almaya alışkın Semih acaba neden çıldırdı?</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Şimdi bakıyorum Lugano gibi Emre Belözoğlu gibi hırslı oyuncular Fenerbahçe'de olunca hedef adam oluyor. Aynı Emre yıllarca AMANSIZ teknik direktör kumandasındaki savaş birliğiyle rakipleri pres ve tekmeye boğmuyor muydu? Emre o zaman iyi FENERBAHÇE de ise kötü. Ya Tomas? Fenerbahçe de oynarken Erman hoca sürekli hedef gösterir hakemler de her maç sarartır ardından kızartırdı. Peki GS ye gidince ne oldu? Kart görmez oldu. Bir başka örnek Servet. FENERBAHÇE de iken her hamlesinde kart görüyordu ama GS de iken rakipleri kol-el omuz bacak darbeleriyle taca auta atıyor, resmen dövüyor ama kart görmüyor. Giydiği formaya göre muteberliği değişiyor.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Örneğin Nobre FENERBAHÇE de ike sahtekar damgası yemişti. Ama BJK ye gidince 1 haftada bakanlara Murat Aksu sayesinde elden imzalatılan kararname ile "Türk futboluna uluslararası alanda yaptığı büyük tanıtım katkısı nedeniyle" TÜRK yapıldı ve adını ne koydular? Mert.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Sizce de çok anlamlı değil mi?</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Kaleci Volkan her pozisyonun içinde diye sürekli (ve haklı olarak) eleştiriliyor. Şu an Köln de oynayan Mondragon nasıldı hatırladınız mı? Her olayın içinde değil mi? Kaç kez kart gördü? Ya Volkan? İşte farklar açık seçik ortada.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Trabzon'da sahaya uzatmanın son saniyelerinde bir kendini bilmez girdi diye sahası kapatıldı, kazandığı maçta hükmen yenik sayıldı. Eee son derbide ne oldu? 66 numaralı forma giyen bir orangutan sahaya daldı. Peki ne olacak?</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Ya 1 paket çekirdek ve 3 adet bardak su atıldığı için kapatılan Kadıköy dururken , korner atılamayacak kadar madde yağan, tercümanın kafasının KANYAK şişesiyle yarılıp 8 dikişin atıldığı A.S.Yen ne olacak? Hep birlikte göreceğiz.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Son 5-6 yıldır hiç bir olayın yaşanmadığı, rakiplere hakaret içeren pankartların bile önceden kntrol edilip kaldırtıldığı Kadıköy bir yanda, her maç sahayı tribünden sulayanların, sahaya koltuk, demir boru, kanyak şişesi attığı ve küfürün hiç durmadığı A.S.Yen. Takdir vicdanı olanların.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Olayın bir diğer yönü de Adnan Polat'ın maç sonrası demeci. Neymiş efendim FENERBAHÇE ve Galatasaray'ı devre dışı bırakmak istiyorlarmış. Herhalde geçen yıllarda Ulusoy desteğiyle yaptıkları, Papermoonlarda Demirören'le yedikleri yemeklerde paylaştıkları kupaları hatırlayıp nostalji yaptı. Ne de olsa bu işleri en iyi onlar bilir. Umarım FENERBAHÇE yönetimi bu tuzağa düşmez. Gerçi bu yıl o kadar ofsayttan gol yiyip, penaltıları verilmediği, rakiplerin kartları gösterilmeyip kendileri bedava kartlarla budandığı halde seslerinin çıkmaması bizleri umutlandırıyor. Ey Adnan Polat, </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Birincisi Galatasaray'ı bitirmeye kalksalar Konya ve Bursa maçlarında rakiplerin net penaltılarını verirlerdi. Sizin bedavadan aldığınız penaltıları, oyuncularınızın hak edip görmediği kartları vs yazmıyorum bile. Haa FENERBAHÇE'yi bitirme olayına gelirsek zaten yıllardır Ulusoy güdümlü, Demirören destekli bir planlamayla çalınan şampiyonluk ve kupalar daha hafızalarda yeni. Yani FENERBAHÇE zaten yıllardır sizin de içinde olduğunuz TEMİZLİG işbirlikleriyle handikaplı yarışıyor. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Daha üç beş hafta önce "BJK yi dışlayıp 2 takımlı bir lig yaratmak istiyorlar " diyen Demirören'in takımı kritik anlardaki ilginç hakem dokunuşlarıyla maçlar kazanıyor ve 6-7 puan geriden gelip bir o kadar fark yapıyor. Şimdi hiç sesleri çıkmıyor. Rakiplerin gollük atakları kesiliyor kendileri yenikken uydurma penaltılarla maçlar çevriliyor. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Galatasaray ise o kadar hakem desteğine rağmen bu halde gerisini siz düşünün. Şimdi ağlıyorlar ama Hamburg maçını da mı birileri etkiledi? </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Siz paranız yok diye vergilerinizi vermeyeceksiniz, devletle bir yolunu bulup (Işın Çelebi başrollerde) yok kadar faizle uzuun yıllara yayacaksınız ama Lincoln'e 10 milyon € bonservis için , kendisine de ilk 2 yıl için sende 3.5 milyon € PEŞİN sonraki 2 yıl için 2.5 milyon € para vereceksiniz. Toplamda 4 yıl için 22milyon € vereceksiniz. Şampiyonlar liginden elenince Kadıköy'ü sanal hedef göstereceksiniz sonra "stajyer" hocayı yollayıp eski kasap defansınızı geçici hoca yapacaksınız . Elde ne kupa ne lig ne CL ne UEFA kalacak, sonra da bu beceriksizliği başkalarına havale edeceksiniz. YEMEZLER.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Benzer şeyler FENERBAHÇE için de geçerli. Gerçi hakemlerin ince dokunuşları olmasa şu an hala ligin tepesindekilerle aynı seviyede olacaktı ama bu yapılan transfer hatalarını örtmez. Umarız yeni sezon için çalışmalar şimdiden başlamıştır da yeni oyuncular için menajer FİGER in şefkatli kollarına mahkum bırakılmayız.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Kötüsüyle, daha kötüsüyle, rezilliğiyle bir A.S.Yen derbisi daha bitti. Seneye tüm derbilerin Kadıköy'deki medeniyet ölçüsünde olması dileğiyle.</span><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-2955895606395883056?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-70498260521506610262009-04-07T12:38:00.002+02:002009-04-07T12:51:35.880+02:00FENERBAHÇE - Eskişehir<p><span style="font-family:verdana;">2. Dakikada Güiza arkadan bariz itildi penaltımız yine verilmedi.<br />5. Dakikada Emre toraman Selçuk’un böğrüne tabanı geçirdi ama kırmızı görmedi (Tıpkı Song' un İbrahim Akına arkadan tabanı geçirmesinde sarı bile görmediği gibi. Song bunları sürekli yapıyor ama daha yedirerek yapıyordu bu kez çok açık yaptı ama hakem Deniz Çoban yemeye dünden razıymış. O pozisyona kırmızı kartı verEmeyen hakemin …. lisansını yırtmak lazım)<br />8. Dakika Kırmızıdan kurtulan Emre Toraman (yahu tabanı geçirdim hakem beni atamadı demek ki yine yapsam yine atamayacak dedi ve) yine sarı kartlık bir hareket yaptı ama yine kart görmedi. Çünkü adı Edu ya da Lugano değil ya da Fenerbahçe forması giymiyor.<br />Maç boyu Engin Baytar her türlü sertliği yaptı ama sahada kaldı. Keza Serdar Özbayraktar ayrı bir vaka. Josico da onlara uydu ama kart görmeden Deniz le değişti. Serdar bir pozisyonda Volkan topu uzaklaştırdıktan 2-3 saniye sonra etrafı da kollayarak Volkana resmen bilerek girdi. Hatta girmekle yetinmedi Volkan’ın takım taklavatı bir yokladı (herhalde lazım oldu. İnanmayan ya da her zaman komplo teorisi diyenler </span><a href="http://www.ligtv.com.tr/"><span style="font-family:verdana;">www.ligtv.com.tr</span></a><span style="font-family:verdana;"> deki videoya bakabilir).<br /><br />Her maçta Fenerli topçulara yapılmayan pislik, tekme, böğrüne taban kalmıyor ama ne hikmetse ne Fenere penaltı veriliyor ne de rakipler hak ettikleri kartları görüyor. Tersine bu tür kusura bakmayın hayvanlıkları yaparak Emre gibi sinirli oyuncuları çıldırtıp, dayak yiyip tek hamle yapmadığı pozisyonda kartı gösteriyorlar. Bazıları da bunlara hakem hatası diyor. Herhalde Fenerbahçe'nin suçu bazı takımlar gibi basın toplantıları yapıp Federasyona ve MHK ya giydirmemek.<br /><br />Maçın özeti: Fener iyi başladı. Güiza' nın indirildiği 2.dakikada penaltı ve golü bulsa maç daha farklı geçebilirdi. Sonra yüzde yüz gollük pozisyonlar harcandı. 88 de 2-0 ı bulunca tamam dedim artık gol yesek de kazanırız. Ama 4 dakika uzatma bitmek bilmedi.<br /><br />Rakipler hakemlerden de aldıkları sertlik desteğiyle Fenerbahçeli oyuncuları yıldırıyor. Her yerde pres de yapınca Fener 3 pas yapamaz hale geliyor. O zaman da pozisyon bulması kişisel becerilere kalıyor.<br /><br />Maçın yıldızı Carlos muhteşem oynadı. Takımda maç konsantrasyonu %110 olan tek topçuydu. Güiza iyiydi ama kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda bacak arasından vursa gol yapacakken üstünden aşırtmaya çalıştı. Uğur boş kaleye atamadı. Yasin çizgiden top çıkardı. İyi ve organize oynayamadık. Kopuk kopuk saman alevi gibi parlamalar yaptık ve bunlardan birinde sahanın kötülerinden Deivid'in akıllı koşusuna Carlos'un mükemmel asistiyle golü bulduk. Maçta Emre oynasa daha rahat kazanabilirdik. Ama Emre Toraman, Engin Baytar ve Serdar Özbayraktar onu çileden çıkartıp kesin kart gördürtürdü. Hakem de kesin gösterirdi.<br /><br />Devre biterken Aziz yıldırım yerinde yoktu.(Kameralar özellikle gösterdi) Kesin soyunma odasına inip Dede başta olmak üzere hepsini fırçaladı. Deniz-Emreciksin değişikliklerini de bence o söyledi.<br />Maç sonrası Dede şöyle söyledi “oyuncularım çok sinirliydi, bu kadar sinirli olmalarını anlamıyorum. Ayrıca sadece motivasyonla başarılı olmak çok zor, iyi bir takım oyunu oynamak lazım” Bu da “Patron Azizsilin yaptı ama fırçayla bir yere kadar gideriz, beni dinlemiyorlar istediğim gibi oynamıyorlar ben kısa pasla oynayın diyorum onlar uzun oynuyor” demek.<br /><br />Fener maçındaki hakem evlere şenlikti de diğerleri farklı mı?<br />Trabzon maçında Song kesin atılmalıydı Deniz Çoban sarı bile vermedi, Egemenin Bebbe yi düşürmesi kırmızı kart ve penaltıydı ama yüreği yetmedi. TS kaybetmeyi hak etmişti.<br />BJK maçında Kayseri bedavadan eksik bırakıldı, 11-11 olsa ne olurdu???<br />Sivas maçında Denizlinin buz gibi golünü yediler (Sivas son zamanlarda hakemle çok maç aldı)<br />Antep-GS maçında da bizim meşhur M.Kamil Abitoğlu bu kez de Antep in penaltısını vermedi. Ayhan Yozgatlıyı kaçırınca ayağına darbe geçirip eliyle de tutarak indirdi. Ama yönettiği maçlarda Galatasaray ın farklı kazandığı Abitoğlu bu penaltı ve kırmızı kartı veremedi.<br /><br />Bu hafta çok iyi oynamadığımız bir maçı vasatın üstü mücadele, Carlos' un oyun zekası ve biraz şansla aldık. Hakeme rağmen (normalde 2. Dakikada penaltı, Emre Toramana 5. Dakikada direk kırmızı maç orada biterdi, ardından Engin 2. Sarıdan atılmalıydı. Serdar ve Josico da atılabilirdi. Yani 2. Dakika 1-0, 5. Dakika rakip 10 kişi ilk yarı bitmeden Es-Es 9 kişi Fener 10 kişi) </span></p><p><span style="font-family:verdana;">Şimdi haftaya derbi maçı var. Alex ve Edu olmayacak. Ama Alex ilk maçta da yokken 4-1 almıştık. Kimbilir belki yine hatıralar sarar 4-1 yanımızı... Önemli olan hakemin neye ne kadar izin vereceği. Örneğin Emre Aşık ve Ayhan ın her maç yaptığı kartlık hareketleri es geçecek mi? Fenerin YİNE penaltısını yiyecek mi? Hep birlikte göreceğiz. Bu maçta yeter ki Dede yine Josico ile başlamasın. Volkan-Gökhan-Önder-Lugano-Carlos-Deivid-Emre-Deniz-Uğur-Semih-Güiza ile başlasın.</span></p><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-7049826052150661026?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-88388370285097174932009-03-23T11:30:00.002+02:002009-03-23T11:34:59.963+02:00Bursa - FENERBAHÇE meydan muharebesi...<p><span style="font-family:verdana;">Bursa'lı oyuncular maç başlar başlamaz Emre üstüne oynamaya başladılar. Dertleri Emre'yi itip kakıp, tekme atıp, sinirlendirip çileden çıkartmak ve kart gördürmekti. Alex yoktu ve en büyük tehlike Emre idi. Bunu sadece bir oyuncu yapsa aralarında birşey var diyeceğim ama tüm oyuncular böyle davrandığına göre bu taktiksel bir uygulamaydı. Emre bu oyuna gelmedi ama maçın hakemi (pardon kahyası) baktı ki Emre oyuna gelmiyor bari ben devreye gireyim dedi.</span></p><p><span style="font-family:verdana;">Herhalde birileri bunları çok doldurdu ve Fenerbahçe'ye 4 kere yenildiniz, namusunuzu temizleyin falan dedi. Yoksa bu kadar topsuz sertliği Kayseri BİLE yapmadı. Onlar hiç olmazsa topla karışık giriyorlardı.<br /><br />Mustafa Sarp 14. ve 31. dakikalarda Emre'ye iki defa sarı kartlık hareket yaptı. Ama kart çıkmadı. Bırakın kartı uyarı bile çıkmadı. Yapılan hareketlerin pozisyonla falan da ilgisi yoktu. Yani bilinçli olduğu çok belliydi. Hani Emre topu alır gole giderken indirirsin falan, öyle de değil orta alanda sıkışık bir yerde adam topu aldığı her an tekme yedi, dirsek yedi, itildi kakıldı.<br />37. dakikada Bekir Ozan mıdır nedir, önce Emre'ye elense çekti, itti kaktı. Emre karşılık vermeden faullere rağmen topu sakladı. Ardından bir kişi daha girdi ve Emre'yi yere indirdiler. Daha sonra Pankreas da denilen Amerikan güreşi örneklerinden birini gördük. O topçu geçinen yaratık, Emre'nin üzerine sıçrayıp ezmeye çalıştı.Dizleriyle suratına doğru zıplayıp üstüne atladı. Direkt kırmızı kart görmesi gerekirken neyin kahyası olduğu anlaşılamayan Halis Özkahya her ikisine de sarı kart gösterdi. Ama sarı kartları gösterişi bile "ofsayttı". Önce her ikisini yanına çağırdı sonra numaraları karta yazdı sonra da kartı cebine soktu. Herhalde o sırada kulaklıktan gelecek talimatı bekliyordu. Halbuki olay burnunun dibinde olmuş ve milyonlarca kişi TV den izlemişti. Neden sonra kartı çıkarıp gösterdi.</span></p><p><br /><span style="font-family:verdana;">Bu pozisyon bile Bursa'lı kasapların hamlelerini bitirmedi. 46. dakikada Veli'nin Gökhan Gönül'e topla alakası olmayan şekilde yerden 40 cm yüksekten tabanla girdiği sakatlayıcı hareket kırmızı kartlıktı. Ama kahyamız lütfen sarı kart gösterdi.! Herhalde Gökhan Gönül'ün ayağını kırmayı başaramadığı için.!!!<br />65 ve 67. dakikalarda Gökhan Emreciksin ve Semih'e ceza sahası civarında yapılan sarı kartlık faulleri es geçti. Ki Semih rakibini geçmişti ve arkadan resmen çelmeyle indirildi. Yani sarı değil kırmızı bile tartışılır. Ama buna kart vermeyen kahyamız, Selçuk rakibine faul bile yapmadığı halde sarıyı yaıştırdı.<br />Son dakikalarda Güiza yardımcının 2-3 metre önünde 1 metre geriden çıkıp gole gidecek ama ona da bir ofsayt freni böylece tekrar öne geçme şansı verilmedi.<br />Bunlar da yetmedi. 90+4. dakikada kendini yere bırakan çakma Baroş Sercan'a penaltı çalarak zirve yaptı.<br /><br />Bütün bunları Fenerin ince bir ofsayttan attığı gol yüzünden ezilip yaptıysa daha da vahim. Ama biz bu kahyayı 2006 da yönettiği Ankaragücü-Fener maçından biliyoruz. Merak eden eski yazılara bakabilir. Dolayısıyla özel bir görev edindiği kesin. Ama bu görevi başka bir takıma gönül verdiği için ve kendi içinden mi geldi birileri mi verdi bilinmez. Tek bilinen hakem değil kahya bile olamayacağı.<br /><br />Aragonesden bahsetmekten artık bıktık. Yeter artık, bir an önce yollayın. Gerçekten baydı. Deniz kenarda dururken Gürhan'ı alan adamın hiç bir şeyi konuşulmaz, yazılmaz.<br />Hakem bu kadar berbat ve art niyetliydi ama futbolcuların da şunu bilmesi lazım. Bir yerlere gelmek istiyorlarsa, hatta bu takımda oynamak istiyorlarsa hakemleri de, kötü sahaları da, rakipleri de yenmek zorundalar. Ve muhtaç oldukları kudret kendilerinde mevcut. Yeter ki o mücadeleyi sahaya döksünler.</span></p><br /><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-8838837028509717493?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-68004162872892754512009-03-15T21:47:00.002+02:002009-03-15T22:22:13.165+02:00FENERBAHÇE - Kocaeli ve 24. hafta<span style="font-family:verdana;">Bir Aragones klasiği daha yaşadık. Aslında önce antifener cephenin gazıyla para cezası verilmesi gereken Emre oynamaz hale getirildi. Deivid' de sakat olunca orta sahada zaaf oluştu. Fener maça adeta golle başladı. Carlos füzesiyle 1-0 oldu. Ardından bu muymuş GS a 5 atan Kocaeli diye düşünen futbolcular işi rölantiye aldılar. Veeee ta-ta-ta-taaaam. Dede iş başında. Selçuk ve Uğur'u çıkardı Josico ile Güiza'yı aldı. Böylece Semih'i kanata çekti. Ama orta sahada Selçuk-Deniz nispeten uyumluyken orayı bozdu. Takımı ileri götürmeye çalışan Uğur'u çıkararak sol kanadı bitirdi. Bari Vederson'u al. Sonra neden kadroda olduğunu anlamadığımız Kazım'ı çıkardı hafta içinde alkollü araba kullanırken yakalanan ve bu nedenle ilk 11 de olmayan Gökhan Emreciksin'i aldı. Ama değişiklikleri her zamanki gibi 60-70 den sonra yapmadığı için Alex sakatlandığında değiştirme hakkı kalmamıştı. Son 15 dakika Alex bacağını tutarak dolaştı. O haliyle bile müthiş bir topuk pası verdi ve gol pozisyonu hazırladı. Ama Gökhan Emreciksin ehliyeti kaptırdığı için olacak oyuna yeni giren Cesar'ı takip etmedi ve 87 de Cesar Roma yerine Fener'i yaktı.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Şimdi soralım ey Dede, Önder gibi adam tam formdayken Edu döndü diye kenara çektin eyvallah. Ama madem ki Deivid sakat, senin de kanatlarda sıkıntın var. İşte sana kendiliğinden çözüm, koy Önder'i sağ beke Gökhan Gönül'ü de onun önüne Fener'in sağ kanat etkinliği en az 2 katına çıksın. Sol kanatta da Uğur yoksa ya Gökhan Emreciksin'i dene ya da Vederson'u koy. Josico' yu da al evinde ağırla, takıma bulaştırma. Güiza'yı alacaksan 4-3-1-2 de önde Semih'le oynatacaksan al yoksa bırak gecelere akmaya devam etsin. Oklarını orada harcıyor madem orada kalsın.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Emre'nin topçuluğuna laf edenler de olmadığında neler olduğunu görmüştür herhalde. Ama kulağını çekip başka işlerle değil sadece topla ilgilenmesi sağlanmalı. Yoksa düşmanlar apartta bekliyor ceza için.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Şimdi haftaya Alex Bursa deplasmanında yok. Olsa kupa maçındaki gibi 5 dakikada işi bitirebilirdi ama madem yok o zaman Dede'ye gün doğdu, 4-4-2 için imkan var. Semih-Güiza birlikte oynayabilir. Bu arada Semih'te de bir düşüş var aman dikkat. En önemli haftalardayız.</span><br /><span style="font-family:verdana;">Bursa maç için plan yaparken defansı seven hocasının kafasında Alex'i durdurmak ve kontrollü oynamak vardı ama Alex olmayınca şimdi planlar değişecek. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Şimdi gelelim rakiplere...</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">BJK maçında yine Tello olayı vardı. Önce rakibe direk tabanla girdi ve kırmızı görmeliyken sarıyla yırttı. Sonra 51 de frikik için hakem bekle demişken oyunu başlattı ama her zamanki gibi 2. sarıyı görmedi. Maç daha 0-0 idi ve her şey tersine dönebilirdi. Ama daha önce rakibine yardımcı hakemin burnunun dibinde yumruk atıp kart görmeyen adama böyle bir kart zaten gösterilmezdi. Herhalde Demirören sözleşmesini yaparken Federasyon'dan özel madde koydurttu kırmızı gösterilemez diye.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">TS-GS maçında TS 7. dakikada mükemmel bir gol attı. Sonra sahanın ışıkları gitti oyun soğudu. Ardından Alanzinho topla giderken günün kasabı Mehmet Güven tabanla girip topu çaldı ve o top 2 pasta TS kalesine gol oldu. Sonra TS baskısı başladı. Ama tam tek kale oynarken "süper zeki" Trabzon seyircisi geleneksel 61. dakika kutlamalarında attığı balonlarla oyunu soğuttu ve GS lılara nefes aldırdı. 6 Dakika sonra da kalecisinin büyük hatasıyla 2-1 yenik duruma düştü. Maçta Yunus Yıldırım dışında başka bir hakem olsa 2 tarafın da 2 şer 3 er oyuncusu atılırdı. Ama Yunus Yıldırım bu kadar sertlik ve futbol dışında hareketin olduğu maçta sadece yardımcısının uyarısıyla kırmızı verdi. Oyuna yeni giren Yaser'in Servet abisinden öğrendiği arkadaki oyuncuya dirsekle vurma aksiyonunu yapınca kartı gördü. Sonra klasik maçı soğutma ve maçın bitişi.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bu hafta Sivas ve BJK ye yaradı. Ama yine gördük ki kalan 10 haftada herşey olabilir. Önümüzdeki hafta oynanacak Sivas-BJK maçı çok kritik olacak ve ligin gidişini çok etkileyecek. O maçı kazanan Sivas olursa büyük avantaj kazanacak. </span><br /><span style="font-family:verdana;">Herkes Fenerbahçe'nin fikstürünün zorluğundan bahsediyor ama şunu unutuyorlar. Fenerbahçenin tüm deplasmanları rakipleriyle. Rakiplerinin iç saha maçları da rakipleriyle. Rakipleriyle içerde oynamak,üstüne de diğer takımlarla deplasmanda oynamak mı avantajlı yoksa rakiplerle deplasmanda oynayıp içerde daha kolay takımlarla oynamak mı? Üstelik rakipleriyle oynanan maçları daha iyi konsantrasyonla oynayan bir Fenerbahçe'den bahsediyoruz. Böylece Fener'in gerçek deplasman sayısı daha az olmuyor mu?</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bu sorunun yanıtına 10 hafta kaldı.</span><br /><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-6800416287289275451?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-81074882499600234992009-03-08T22:24:00.002+02:002009-03-08T22:29:40.460+02:00FENERBAHÇE'nin ayak sesleri...<span style="font-family:verdana;">Bu Bünyamin Gezer’in Fenerbahçe ile ne alıp veremediği var anlamış değilim. Her Fenerbahçe maçında ota çöpe bahane bulup bir Fenerliyi atmaya çalışıyor ama rakiplerin yaptıklarını görmezden geliyor. Maçı, onu bunu bir yana bırakın, insanlık suçu işlendi Kadir Has stadında. Eren Volkan’ın kalbine karate yapıyor, adam ölümden dönüyor, can havliyle üstündeki adamı ayağıyla dürtüyor ve itiyor. Bünyamin hemen fırsatı değerlendiriyor ve daha Volkan yerde canıyla uğraşırken kırmızı kart elinde zevkle geliyor. Aynı Bünyamin Manisa’da 35 metreden Kezman’ın küfür ettiğini söyleyip kırmızı vermişti. Ama dikkatle bakıyorum da Kayserililer tekme atarken Bünyamin görmedim, duymadım, bilmiyorum modunda yani Nuri Bilge Ceylan'ın ödüllü üç maymunu tadında.<br />Eren Volkan’ı resmen deşti (Volkana 7 dikiş atıldı ayağa kalkamıyor) orada kart görmedi ki adam öldürmeye tam teşebbüsten kırmızı yemeliydi. Fenerli oyunculara kaç kez arkadan darbeler vuruldu yine kart yok. Hatta ilk yarının sonlarında Uğur Boral orta sahada topu attı koşmaya başladı ama rakibinin dizini karnına yedi. O da ne Bünyamin faul bile vermedi. Akşam maçı evden izleyince zevk alıyordur herhalde “ne güzel görmedim dimi” diyerek.<br />Zaten bir başka adet de Kayseri’deki Fener maçlarında Fener öne geçerse bedava kırmızı ver kuralı. Hatırlayın önceki sezonda Fener yine öne geçmişti de Edu’yu alakasız şekilde atmışlardı ve Fener o maçı 2-1 kaybetmişti.<br />Mehmet Topuz Semihe arkadan ve top yokken vuruyor ona sadece sarı kart ama 7 dikişli Volkan’a kırmızı. Yazıklar olsun.<br />Bu Kayseri GS ye karşı da böyle oynasa diye bekliyoruz ama boşuna. Renktaşlık var serde ne de olsa. Tribünlerde Trabzon formalılar da vardı Kayseri kaşkollu. Her şeyi açıklıyor bu zaten.<br /><br />Maçtaki çirkinlikleri bırakalım da Fenerbahçe ye dönelim. Futbolcular demiş ki “biz mücadele edersek zor kaybederiz”. Mücadele edince de kalite farkı ortaya çıkıyor. Kayserinin engebeli zemininde hem zemin, hem rakip hem de hakemle mücadele etmek zorunda kaldılar ve nefis 2 golle maçı aldılar. Hepsine helal olsun.<br /><br />Trabzon ve Sivas ın puan kayıplarıyla üst taraftar çok güzel karıştı. Son haftalarda bakalım neler olacak. Büyüklerin aralarındaki maçlar şampiyonu belli edecek. Şimdi gel de verilmeyen penaltılarla, ofsayttan yenilen gollerle kaybedilen maçlara, berabere bitirilebilecekken kaybedilen maçlara yanma.<br /><br /><br /><strong>FENERBAHÇE – Sivas kupa maçı 3-1:</strong><br /><br />Hafta içinde Sivas’ı, ligden sonra kupada da ezdi geçti. Bu maça yazılacak tek cümle bu. Başka söze gerek yok. Hatta öyle ezdi ki Sivas etkisinden kurtulamadı ve kendi sahasında Ankaraspor’a takıldı. Bu maçta da Sivaslı futbolcuların her türlü sert hareketi maruz görüldü ve resmen kollandı. Ama hakemlere rağmen Eskişehir’i yendiler de Ankara’ya işlemedi. Bundan sonra düşüş devam eder bence.<br /><br />Trabzonda da Ersun Yanal’ın takımı getirdiği nokta ortada iken en ufak kötü sonuçta hemen muhalefet oluşmaya başladı. Gökhan ve Umut kale sahasından topları gökyüzüne vurmasalar ne olacaktı? Allah akıl fikir versin Trabzonlulara. Bu tutumlarını sürdürürlerse takımı da yakarlar Ersun Yanal’ı da. Galatasaray yine balına bir maç kazandı. Kendilerini kandırmaya devam ederlerse sonları hüsran olur. BJK ise nispeten maçlara iyi başlıyor ve ilk 20 dakika müthiş tempo yapıyorlar. O sırada golü bulurlarsa avantaj sağlıyorlar. Ama ilerleyen dakikalarda tüm rakiplere çok pozisyon veriyorlar.<br /><br />Özetle son 2-3 haftaki görüntüye bakılırsa Fenerbahçe oyun ve mücadele açısından diğerlerinden bir adım önde görünüyor. Tabii hakemler olayı kurcalamazlarsa. Bu da Bünyamin’e gitsin… </span><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-8107488249960023499?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-39271794023552876512009-03-02T11:46:00.003+02:002009-03-02T11:50:34.558+02:00FENERBAHÇE - Sivas' ı ezdi geçti.Fenerbahçe Sivas maçından önce Rıdvan Dilmen %100 futbolda yorum yapıyordu. Fenerbahçe orta sahasının Sivasa üstünlük sağlayacağını ve ilk golü yiyenin çevirmesinin zor olduğunu söylemişti. O sırada içimden şunlar geçti. “Bu sezon pek çok konuda ilkler yaşanıyor. Fener geriye düşerse bu maçı çevirecektir”. Bu hiçbir veriye dayanmayan sadece içgüdüsel bir tahmindi. Ne mutlu ki tuttu.<br /><br />Peki neden Fenerbahçe Sivas’a ezici bir üstünlük sağladı? Bunun birkaç nedeni var. En temeli Fenerbahçe’nin orta alanda paslaşarak çıkmaya çalışması Sivas’ın ise uzun toplarla orta sahaya yok muamelesi yapması. Onların oyun tarzı zaten orta saha üstünlüğüne dayanmıyor. İleride rakiplerine yalancı bir baskı yapıp pasla çıkmaya yönlendiriyorlar. Rakip 1-2 pasla orta sahayı geçince daha ceza alanına yaklaşmadan Sivas’lılar baskıyı yoğunlaştırıp kazandıkları toplarla kontralar yapıyorlar. Özellikle Abdurrahman Dereli kanatta etkili oluyor. İleride top tutabilen Mehmet Yıldızla zaman kazanıp yanına Kamanan, Balili, A.Dereli, Musa gibi oyuncuları sokup Mehmet Yıldız’ın ters kanadından gole gidiyorlar. Aslında çok basit ama etkili uyguladıkları bu taktik Fenerbahçe’ye karşı etkili olamadı. Kadıköyde etkili olması zaten zordu. Üstüne Carlos-Vederson, Güiza-Semih farklılığı eklenince Sivas pozisyonu bile zor buldu. İlk gol orta sahada Semih’e yapılan ve verilmeyen faulle kazanılan topun üstüne ofsayt duraklaması ile geldi. İkinci gol ise hakemle münazara halindeki oyuncuların yerlerini kaybetmesi nedeniyle. Onun dışında ikinci yarıda bir kez Mehmet Yıldız kafası dışında kaleye gidemediler hatta uzatmalardaki biri aslında aut olan pozisyon dışında kornerleri bile yoktu.<br />Fenerbahçe Sivas’ın en etkili olduğu orta saha kale arasını hızlı paslarla geçebildiği için başarılı oldu.<br /><br />Carlos etkili kanat adamı gibi oynuyor ama Uğur da aynı şeyi yapınca o kanatta savunma zafiyeti doğuyordu. Vederson oynadığında önünde Carlos ya da Uğur fark etmiyor daha az pozisyon verip daha çok ve etkili kanat akını yapılabiliyor. Ama Carlos - Uğur olunca Gençlerbirliği maçındaki gibi ileri geri gidip gelmekten isyan çıkabiliyor.<br /><br />Maçın en etkili adamı ise Emre idi. Oyunu 2 yönlü muhteşem oynadı. Bu sayede cılız Sivas atakları başlamadan bitti. Fener hücumları çok etkili oldu. Böyle olunca Alex’in ve zincirleme olarak Semihin performansı arttı. Üstelik Semih kapasitesinde oynamadığı halde. Bunda Bilica’dan yediği tekmelerin ve sinirlerinin bozulmasının da etkisi yok değil tabii.<br /><br />Dede’nin en önemli etkisi yerine alışan Önder’e bulaşmamasıydı. Klasik 60.dakikadaki değişikliklerini de yapmadığı için iyi giden işi çomaklamamış oldu.<br /><br />Bu maçtaki performans bir şeyi daha gösterdi ki bu futbolcular maç seçiyor. Şartlara göre isterlerse oynuyorlar, istemezlerse yan gelip yatıyorlar. Takım 2. Yarı oyundan düşmediği gibi Sivas gibi ligin en çok koşan takımlarından birini ezebildiyse demek ki iyi de çalışıyorlar ve kondisyonları var. Tek sorun motivasyon. Sahi Zico neden gönderilmişti? Takımı küçük maçlara motive edemediği için. Peki Dede neden geldi? Disiplinli olduğu için. İşte zurnanın zırt dediği yer de burası. Yönetim Dede’yi disiplin sağlasın diye getirdi ama futbolcuları tamamen ona teslim etmedi. Arada gidip hocayı da fırçalayınca ne otorite kaldı ne bir şey. Futbolcular da, normalde ana-babadan fırça yiyen ama Dede tarafından pohpohlanıp kollanarak şımaran çocuklar gibi ama bu kez Dede’den fırça yiyip Aziz babalarından yüz bulup şımardılar (Emre, Alex gibi).<br /><br />Takımın sinirine ve performansına bakınca sanki yönetim futbolculara “sene sonunda Dede gidecek ama sizler de performansınıza göre kalabileceksiniz” mesajı vermiş. Onlar da pabucu pahalı görünce krampona sarılmış.<br /><br />Hakemler yine bildiğimiz gibi. Ceza alanında kafaya çıkarken ellerini kaldırmanın ve topa dokunmanın penaltı olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Pardon bir koşulu unuttum bir de bu olayın Fener aleyhine olması lazım. Diğer yandan geçen hafta Sivas’lı oyuncu ceza alanında yere düşerken topa kepçe atıyor sonra bir daha eliyle dürtüyor ama penaltı yok. Aynı pozisyonun sadece ilk kısmı Lugano’ya olunca sarı kart. Ey Adalet sadece bir semt adı mısın? Maç içindeki sert hamlelere göz yuman hakem maçın sonlarında rakibin ayağına taban giren Alex’e de kartı göstermedi. Bu da ne kadar acz içinde olduğunun ve bilinçli bir maç katliamı olduğunun göstergesiydi. Allah’tan her 2 takım oyuncuları da iyi niyetliydi de sakatlık çıkmadı.<br /><br />Şimdi önce Sivas’la kupa maçı sonra Kayseri lig deplasmanı var. İkisi de zor geçecek maçlar. Çünkü Sivas’ın lig maçındaki gibi 8 puanlık bir rahatı yok. Diğer yandan Fenerliler kupada bir başka rahat oynuyor. Ardından yorgun ve yıpranmış takım Kayseri deplasmanında ne yaparsa ligin kaderini belli edecek. Sivas maçındaki gibi istekli olurlarsa kaybetmezler ama Gençler maçındaki gibi oynarlarsa da kazanamazlar.</span> <table cellspacing="0" cellpadding="3" width="133" border="0"><tbody><tr><td align="middle"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img alt="free online dictionary page" src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" border="0" /></a></td></tr><tr><td align="middle"><span style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #330006; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none"><br /><a title="free online dictionary" style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #555556; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none" href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank">free online dictionary</a> </span></td></tr></tbody></table><span style="font-family:verdana;"><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-3927179402355287651?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-28918120137499157322009-02-22T21:05:00.003+02:002009-02-22T21:28:39.695+02:00Gençlerbirliği - FENERBAHÇE<span style="font-family:verdana;">Ligin en ilginç haftalarından birini yaşadık. İlginç olmasının nedeni Fenerbahçe'nin Ankara'da Gençlere yenilmesi değil, yenildiği halde 1 basamak yükselmesiydi. Bunun nedeni de Galatasaray'ın kendi sahasında, maça lig sonuncusu olarak çıkan Kocaeli'nden 5 yemesiydi. Bu Kocaeli'nin 2. deplasman galibiyetiydi.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bu hafta bir kere daha gösterdi ki artık yıldızlık para etmiyor. Koşmazsan koşanlar gelip seni eze eze yeniyor. Bu tüm takımlar için geçerli. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Maçları koşarak kazanan Trabzon biraz düşüş gösterince kendi sahasında daha çok koşan Denizliye yeniliyor.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Artık Alex, Lincoln gibi yıldızlara dayalı takımların işi çok zor. Çünkü diğer 9 adam normalin üstünde koşup o yıldızın eksiğini kapatmazsa işiniz çok zora giriyor.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Fenerbahçe'yi de bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Hadi geçen haftalara kadar Aragones hatalıydı eyvallah. Bu hafta hem doğru kadro çıkardı hem de 2 doğru değişiklik yaptı. Peki ey futbolcular, siz ne yaptınız?</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Tek forvette Semih oynamalıydı oynadı. Alex'le birlikte oynamalıydı o da oldu. Peki neden böyle oldu? Çünkü takımda dirençli bir orta saha kalmadı. Emre iyi niyetle koşuyor didiniyor ama Deniz-Emre ikilisinin orta sahayı ayakta tutamadığı bir gerçek. Kanatlardaki Uğur ve Deivid ise tam anlamıyla dökülüyor.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Gençler maçında sahanın en iyisi Volkan'dı. Ardından Carlos ve Lugano. Gerisi yalan rüzgarı. 2. yarı giren Gökhan Emreciksin çalıştı didindi ama sağdan her kaçtığında Gökhan Gönül'den top alamadı. Kazım sinirerine hakim olamıyor kötü gidince hemen sertlik yapıyor. Gerçi bunda kendisine yapılıp verilmeyen faullerin de etkisi büyük. Nedense Fener maçlarında Fenerli oyuncuların dayak yemesi vaka-i adiyeden (sıradan olay dersek anlamıyorlar) oldu.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Hakem elinden geleni yaptı. Fenerli oyunculara gelince cart diye verdiği sarı kartları nedense Gençlerli oyunculara ver(E)medi. Lugano'nun gördüğü karta bakın bir de Gençlerli oyuncuların arkadan yaptıkları sertliklere çıkmayanları. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Ama Yunus Yıldırım Antep maçında Güiza'nın dizine açıkça vurulan tekmeye penaltı ve kırmızı kart vermeyerek maçı çeviren adam olmuştu. Gençler maçında da yine bir penaltıyı es geçti.</span><br /><span style="font-family:verdana;">Kolay penaltı vermemek TAKINTISI nedeniyle Fenerin penaltılarını iç etmeye devam ediyor. Anlayamadığımız Yunus Yıldırım'ın Fenerbahçe antipatisi mi var yoksa Kırmızı Siyah sempatisi mi? Eğer ilki doğruysa bir daha Fener maçı vermesinler, yok renk olayıysa Eskişehir maçımıza onu istemeyiz.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bir diğer önemli olay da Sivas'ın açıkça kollanması sürüyor. Bu hafta da Eskişehir'in penaltısı verilmedi ve hakem resmen Sivas'ın 12. adamı gibiydi. Zaten Eskişehir'li oyuncular maç sonrası ateş püskürüyordu. Demek ki bu yıl 5. bir şampiyon çıkartma çabaları var, ya da hakemler Sivas'a sempati duyuyor. Ama böyle de olmuyor. Nerede hak nerede adalet?</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Son olarak Fenerbahçe yönetimine çağrıda bulunuyorum. Lütfen ya Aragones'i yollayın ya da futbolcuları. Ama futbolcuların en az 7-8 tanesi ile yollar değil şehirler bile ayrılmalı artık. bu kadar ruhsuz, koşmayan mücadele emeyen bir topluluk kutsal FENERBAHÇE formasını giyemez. Gerekirse genç takımdan çocukları koyun hiç olmazsa koşarlar. Formasını ıslatmayan topçulara da yazıklar olsun...</span><br /><table cellspacing="0" cellpadding="3" width="133" border="0"><tbody><tr><td align="middle"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img alt="free online dictionary page" src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" border="0" /></a></td></tr><tr><td align="middle"><span style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #330006; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none"><br /><a title="free online dictionary" style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #555556; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none" href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank">free online dictionary</a> </span></td></tr></tbody></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-2891812013749915732?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-45761963652145478482009-02-16T15:09:00.000+02:002009-02-16T15:10:26.199+02:00Sevgililer Günü...<p><span style="font-family:verdana;">FENERBAHÇE - Hacettepe</span></p><p><br /><span style="font-family:verdana;">Maçlardan önce TV de muhabirler vatandaşlara soruyor "sizce eşiniz/sevgiliniz için olan sevginiz mi? yoksa Fenerbahçe için olan sevgi mmi?"<br />Bazısı belli ki yalnız "Fenerbahçe sevgisi " diyor bazısı yanında eşi var ve mecburen "tabii ki eşim" diyor.<br />Aslında bu ikisi elma ile armut gibi, hatta karpuzla üzüm gibi. yani birebir karşılaştırmak doğru değil.<br />Ben olaya farklı bir açıdan bakacağım. İnsan biriyle sevgili olduğunda (söz konusu evlilik olsun olmasın) sonunu dşünmez. Yani bir gün bitecek ya da hiç bitmeyecek gibi bir garanti yoktur. Ancak takım sevgisinde, özellikle de FENERBAHÇE sevgisinde bir sonsuzluk vardır.<br />Yani insan bir gün eşinden, sevgilisinden ayrılabilir. Ama sevgilisi FENERBAHÇE'den ayrılamaz. İşte fark tam da budur.<br />Böyle bir günde, büyük krizli ve sıkıntılı bir sonuç haftasının ardından biz sevgiline yaşattığın 7 güllük (ya da gollük mü demeliyim) sevgililer günü hediyesi için sonsuz teşekkürler FENERBAHÇEM. Bu sadece 7 gol olduğundan değil, bizleri hatırladığın, formanın değerini hatırladığın ve hakkını verdiğin için. Yani parası yetmediğinden kırlardan toplanmış çiçekler gibi tek gol de olsa bize yeterdi, o en tutkulu aşklar gibi hırslı mücadele aşkından sonra. Teşekkürümüz de bu aşka ve tutkuya zaten, 7 gole değil.<br />Fenerbahçe'li futbolcular, basında yazılıp çizildiğine göre 2 gün tesislere kapanıp hırs yapmışlar. Sonunda sorumluluğun kendilerinde olan kısmını anlamışlar. Geçen hafta yazmıştım, Dede suçlu, yönetim hatalı, hakemler zaten taraflı ama sizde hiç mi suç yok diye. işte kendi kısımlarını düzelttiklerinde neler yapabildiklerini gördük.<br />Şimdi bundan sonra aynı tutkuyla devam etmeli sevdamız. Hem topçular formanın aırlığını hatırlamalı, hem taraftar taraf olmalı. Olana bitene ya da iyi güne seyirci değil. Herkes görevini yapmalı ki yapmayana söyleyecek lafı olsun. Yönetim de hatalarını telafi etmeli, birkaç iyi sonuç ya da sezon sonu gelecek şampiyonluktan sonra doğru yaptık havasına girmemeli. Yoksa onlar nasıl Zico'ya bu takım yürüye yürüye şampiyon olmalıydı dediler, birileri de onlara bu takım yürüye yürüye değil koşarak bile zor şampiyon oldu der. (Tersini düşünmek bile istemiyorum)<br />Gelelim maçlara...<br />Sivas ezile ezile 1 puan aldı. Üstelik Bursanın net penaltısı verilmedi. Trabzon ezilmekten de beter mahkumdu o da 1 puanı zor kurtardı. Antalya'da Galatasaray'ın sığınacağı olay da kalmamıştı. Tam tersine Antalyanın 11 deki golü yardımcı tarafından yok edildi. Aynı tarafta olsa belki 2. yarıdaki golü de yerdi ama olmadı. Baroş yine kendisini yerden yere attı ama hakem Adnan Polat'ın açıklamalarına takılmıştı anlaşılan. hatta neredeyse Antalyalı oyuncuya gösterecekti 2.sarı kartı da yardımcı uyardı. Hani insan görmeyebilir (ki hakem önü de açık 15 metreden net gördü). Ama rakibi indiren Meira bile arkasını dönmüş atılacak faul için pozisyon alırken Antalyalı oyuncuya kart vermeye çalışmak da neyin nesi? İnsan bu kadar mı koşullanmış olur, pes.<br />Özetle Allah'ın sopası yok derler. İşte öyle bir haftaydı.<br />Bu lig daha çok su kaldırır. Yeter ki hakemler maydnoz olmasın. Adnan polat da Federasyon 'dan alamadığı haracın faturasını hakemlere kesmesin. Ulusoy onları fena alıştırmış. Daha yeni vergi borçlarını affettirdiler, bu kadar da suyu çıkarılmaz ki. Ayıp kere ayıp. Hani Fener maç kaybedince 100 milyonluk takım 10 milyonluk rakibe yenildi diye haberler çıkıyor ya. Hükümet, vergi dairesi, hakemler, medya tarafından bu kadar kollanan bir Galatasaray ligde açık ara yapamıyorsa lütfen birileri de onlara bir şeyler desin artık. Vergi vermezler, federasyondan para isterler, hakemler rakipleri doğrayıp kendilerini kollarken bir de yavuz hırsız olurlar, hakkaten bu kadar yüzsüzlük olmaz canım. pes.</span></p><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-4576196365214547848?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-82288516506650109262009-02-11T09:56:00.000+02:002009-02-11T09:57:27.871+02:00İBB - FENERBAHÇE<span style="font-family:verdana;">Maçtaki 2 gol de ofsayttı. Verilmeyen 2 penaltı var. Yanlış verilen 1 kırmızı kart var. Sarıları ve maç sonu çıkan kırmızıları saymıyorum bile.<br /><br />Yardımcılardan özellikle kel ve dombili olan (Sanırım Serkan Ok) önce Gökhan’ı, sonra Güiza ve Alex i çıldırttı , 2. Golün net KAHRAMANI oldu ve kesinlikle art niyetliydi. Daha ilk yarıda (yani Aleks Taşçıoğlu ofsayttan golü yedirmeden önce) verdiği vermediği kararlarla niyetini belli etti.<br />Çünkü ikili mücadelelerde İBB li kendini atınca faul veriyordu ama gözünün önünde 2 kere elle oynandığında sesi çıkmadı. Niyeti bariz belliydi. Sonra da 2. golü bilerek yedirdi zaten. Sanırım kazayla Fener karambolden gol atar da puan alır diye düşündü.<br /><br />Orta hakem zaten geçen yılki GS-FB kupa maçında ne çapta olduğunu göstermişti. Ben o zaman “bu adam hakem falan değil, art niyetli değil ama ota b..a kart gösterdi, 2 oyuncumuzu boş yere attı (özellikle de 10 kişiyken bile turu geçeceğimiz görünürken Gökhan’ı komikçe atmıştı) “ demiştim. O zaman bazı arkadaşlar “hakem kartlarda haklı kuralları uyguladı” dediler. Kuralları nasıl uyguladığını gördük.<br /><br />Bir maçta 2 ofsayt gol, verilmeyen 2 penaltı ve haksız 3 kırmızı kart vardı. Bu hakem nasıl bir hakemdir?<br /><br />Şimdi gelelim İBB kısmına. Her sene böyle, Fenere gelince İBB 10 kaplan gücünde mücadele ediyor. Bir de GS maçlarına bakıyorsun Erman hocanın tabiriyle HELVA gibiler.<br /><br />Hadi bunu da geçtim.<br /><br />Nasreddin Hoca fıkrasıdır… Hırsızın hiç mi kabahatı yok?<br /><br />Sakat olan Güiza’yı oynatıp Semih’i yedek bırakan, rakip 10 kişi kalmışken Kazım’ı almak için Deniz yerine Alex’i çıkaran, Semih’i ancak Güiza’yı çıkarınca alan ve böylece Alex’le birlikte oynatmayan zihniyetin nesini yazıp çizeceğiz?<br />Aynı zihniyet yedek kulübesine İlhan ya da genç transferler dururken Maldonado’yu oturtmuştu.<br /><br />Hadi Dede’nin de ne mal olduğu belli.<br /><br />Yönetim zaten gazla giden, sıkıya gelmeyen bir kadronun başına Despot Dedeyi getirmekle, Marco yu kaptırıp (bu konuda ben %100 hatalı bulmuyorum. Marco ve menajeri şantajla yüksek ve açıktan para istedi ben de olsam gönderebilirdim. Ne konuştuklarını ve pazarlıkları bilmiyoruz) yerine bula bula Josico yu almakla (bu %100 yönetim hatasıdır), Burak gibi adamları takıma doldurmakla takımın içine etmişti.<br /><br />Ama tüm bu ahval ve şerait içinde dahi vazifesi koşmak ve mücadele etmek olan topçuların gamsızlığı esas meseledir. Şimdi herkes hakemleri, Dedeyi, yönetimi suçlayacak onlar gene yırtacak. Ama asıl sorumlu onlardır. Takım da taktik de yanlış olsa bile sırf ortalamanın üstünde koşsalar maçı alırlardı.<br /><br />Bence Dede gitsin diye mahsus yapıyorlar.<br /><br />En basitinden, koşamayan, mücadele edemeyen takımlar eksik rakibe karşı topluca yüklenip doldur boşalt yaparlar. Bunlar her maç yapamadıkları kanat akınlarını yapacaklarını sanıp doldur boşalt bile yapamadı.<br /><br />İşin teknik yanına bakarsak:<br /><br />Perşembe günü zorlu bir deplasmandan, başka zorlu deplasmana (olimpiyat stadına) gitmek zaten fizik gücü yetersiz takımı zorladı.<br />Üstüne müthiş soğuk ve fırtınalı havada ilk yarı rüzgara karşı oynamak cabası.<br />Her maç verilen araya pas pozisyonlarından birinde çok erken bir ofsayt gol de maçı orada bitirdi zaten. İddia ediyorum maça diğer tarafta başlayıp ilk golü Fener atsa maç 3-4 olurdu. Bu statta ilk golü atan her zaman avantajlıdır. Çünkü hücum yapma zorunluluğu olan takım kocaman sahada normalden daha büyük açık alanlar bırakır. Bu kadar erken ve zor saha şartlarında geriye düşünce yorgun bedenler iflas etmeye oyun da çığırından çıkmaya başladı. İBB lilerde sert ve rakiplerine çok yakın oynayınca, hakemlerin ters kararları da eklenince çok sıkıcı bir maç haline geldi. Erken Ofsayt gol olmasa maç daha farklı ve zevkli olurdu.<br />Haksız karta rağmen dede Semih’i de ekleyip forveti 2 lese 2. Yarı yine zevkli geçebilirdi ama o da maçın içine etti. Sonra kısır, 3.lig kalitesinden bile düşük bir itiş kakış izledik. Tam anlamıyla bir rezillik.<br /><br />1 önceki gün bazı kulüpler rakiplerin verilmeyen 2 penaltısı ve kendi oyuncularına çıkmayan 2 kırmızı karta rağmen hala utanmazca MHK ve Federasyonu suçluyor. Boşa dememişler yavuz hırsız ev sahibini bastırır diye. Ee tabii yıların deneyimi. Ne demişti Adnan Polat? “şampiyon olmak için yardımcı hakemleri bağlayacaksın”. İBB-FB maçında kimlerin nasıl basiretlerinin bağlandığını gördük. Başka söze ne hacet.<br /> </span><br /><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-8228851650665010926?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-62414416999418980382009-02-06T12:51:00.002+02:002009-02-06T13:09:13.397+02:00Bursa - FENERBAHÇE<span style="font-family:verdana;">Kupa kuraları çekilince ilginç tesadüfler oluşmuştu. Sivas ve GS, Antalya ve BJK , FENERBAHÇE ve Bursa hem lig hem kupada grup hem de eleme maçı oynar hale gelmişti. BJK Antalya'yı tüm maçlarda yenip eledi. GS Sivası hiç bir maçta yenemeyip elendi. Fenerbahçe de Bursa'yı tüm maçlarda beklenenden daha kolay yenip eledi.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Dün akşamki maçta daha maçın başından itibaren dikkat çeken Bursa'nın pres yapmaya çalışması, Fenerbahçelilerin de bu presi hızlı tek paslarla geçmesiydi. Bunu biraz gününde olan Deivid, Alex ve Selçuk iyi yapınca , geçen maçtaki etkinliğinden biraz uzak da olsa Emre de katılınca orta saha tamamen Fenerbahçe kontrolüne girdi. Halbuki Ertuğrul Sağlam'ın maç öncesi kurgusunda, kalabalık ve fizik gücü yüksek oyuncuların presleriyle orta sahayı ele geçirmek vardı. Ancak bu planlar Rıdvan Dilmen'in deyimiyle tahtada kaldı.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bu maç için tek kelime yaz deseler eminim futbol dünyasındaki hemen herkes ALEX yazardı.</span><br /><span style="font-family:verdana;">Sevgili Hasan Ali Atasoy'un Rolex de Sonsuza sı maça 2 dakikada ağırlığını koydu. Nasıl ve ne kapasitede bir futbolcu olduğunu unutanlara da tekrar hatırlattı.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">O ne muhteşem göğüs kontrolü, o ne muhteşem aşırtma. İşte Alex bu. Her maç belli bir düzeyde oynayıp katkısı sınırlı kalan keçiboynuzlarına inat o bir kaşık anzer balı.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">İşte bu yüzden Alexle sonsuza. Bu adam futbolu tüm hücrelerinde hissediyor. Ensesiyle de görüyor, göğsüyle de oynuyor aklıyla da. Ve ayakları ayak değil, posta kodu sistemi oturmuş sokakların postacısı. Teşekkürler Alex. Şu ana kadar yaptıkların ve bundan sonra yapacakların için.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bir alkış da Selçuk'a. Herkes hep eleştirdi. Tüm takımın döküldüğü zamanlarda hiç günahı yokken fatura ona kesildi ama o küsmedi çalıştı ve her görev verildiğinde elinden geleni yaptı. Risk almayanlar sahada dolanırken o yuhalanma pahasına da olsa diklemesine oynamaya çalıştı. Sorumluluk aldı.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bir başka alkış da takımın gönlü Gökhan'a. Öksürükten nefes alamaz haldeyken oynadığı ve takıma katkı sağladığı için. Aynen devam.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Şimdi önemli olan lige dönmek. Aynı inanç ve mücadeleyi lige yansıtmak.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Kupa maçlarında Fenerbahçenin şansı rakiplerinin ligdeki gibi anti futbola değil sonuca oynamalarıydı. Karşıdaki takım futbol oynamaya kalkınca Fener de oynuyor, diğer maçlarda da bundan zorlanıyor (Antep maçı hariç).</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Haydi çocuklar, her şeye rağmen, ataklarınızı 1 metre geriden çıkan adama ofsayt kaldıran yardımcılara rağmen.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bir not da maçın hakemine. Normalde çok düzgün maç yöneten bir hakem olmasına rağmen medyadan gelecek baskıları düşünüp Bursalı Volkan'a 2. kartı vermeyen, ısrarlı fauller çalınmadığı için sinirlenip Volkana sert giren Emre'ye de bunun diyeti yüzünden kırmızı gösteremeyen bir hakem iyi hakem olamaz. Lütfen dikkat sayın Göçek.</span><br /><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"><br /> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-6241441699941898038?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-18804882786715084722009-02-03T14:58:00.002+02:002009-02-03T15:04:58.060+02:00FENERBAHÇE - Gaziantep 1-1<span style="font-family:verdana;">Ligin ilk maçında Antepte oynanan maçta Güiza'nın dizine indirilen ve penaltı+kırmızı kart olması gereken maç verilmeyen bu kararlarla 1-0 ev sahibi ekip lehine bitmişti. O maçı haksız kazanan Antep 2. yarının gerçek ilk maçında Kadıköy'de Feneri evire çevire yendi. Tamam hakem bazı sertliklere göz yumdu, vermesi gereken kartları vermedi, yine Güiza topla giderken balta gibi bir tekmeyle indirildi ve kart verilmedi vs. ama futbolu da Antep oynadı. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Hele bir gol attılar ki halı saha maçlarındaki gibi geliyorum dedi. Erman Özgür topu sol kanada verdi, eliyle işaret edip top istedi ve ceza alanına koştu. Arkasından kimse gitmediği için elini kolunu sallaya sallaya gitti ve antrenmanda atılamayacak kolaylıkta şık bir gol attı.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Sonra Alexin muhteşem bir vuruşu. En son topa böyle vurduğunu CSKA maçında görmüştüm. Kendi elimizle hediye ettiğimiz gole isyan eder gibi bir vuruştu. Umarım Antepe attığı gol de bazı kötü gidişlere dur der. Ancak takımda Volkan hatasız oynarken, Lugano ve Emre varını yokunu ortaya koydu. Diğerleri ise topluca kayıptı. Antep tarhi bir hezimet yaşatmadıysa yatıp kalkıp Volkana dua etmek lazım.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Takımın biran önce toparlanması şart. Aksi halde bu gidiş hayra alamet değil.</span><br /><table cellspacing="0" cellpadding="3" width="133" border="0"><tbody><tr><td align="middle"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img alt="free online dictionary page" src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" border="0" /></a></td></tr><tr><td align="middle"><span style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #330006; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none"><div></div></span></td></tr></tbody><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-1880488278671508472?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-50441787773011574832009-01-30T15:15:00.002+02:002009-01-30T15:20:33.429+02:00FENERBAHÇE - Bursa ve Kamil Abitoğlu<span style="font-family:verdana;">Bu maçı teknik olarak yorumlamak yerine Kamil Abitoğlu'nun bu sezon yönettiği 2 maçla ilgili bu sitede yazdığımız yorumlardan birer paragraf ve basında çıkan yazılardan bir buket.. Başka söze gerek yok herşey ortada.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"><strong>Hacettepe – FENER maçı :</strong><br /><br />Hacettepe-Fenerbahçe maçında Güiza'nın net golü ofsayt diye iptal edildi. Alex maç boyu dayak yedi ama Abitoğlu seyretti. Kazım ın gollük atağını faul diye kesti. Volkan topa vurduktan sonra rakibin üstüne düştü ama Abitoğlu penaltı ve sarıyı yapıştırdı. Sonra Volkana verdiği 2. sarı tartışılır ama diyelim ki doğruydu, Carlos'a neden 2. yi gösteremedi? Çünkü maçı nasıl katlettiğini biliyordu. Özetle Fener kötü oynasa da sayılmayan golü ve bedava yediği penaltı ile 2-1 kazanacağı maçı Abitoğlu sayesinde 2-1 kaybetti. (takipci.blogspot.com)<br /><br /><strong>6S- Denizli maçı</strong><br /><br />Ayhan 'ın rakibin ayağına taban giren hareketine kart vermeyen hakem ya da Mehmet Topal'ın kendisini geçen rakibine arkadan çelme takışına kart göstermeyen hakem ucuz 2 kartla daha 2. yarı başında Denizli'yi 10 kişi bıraktı ve maçı orada bitirdi. İşin ilginci GS 10 kişi kalan rakibi bile yıpratıp dağıtamadı. Son bölümde sakatlık nedeniyle 9 kişi kalan Denizli'ye 4 gol attık diye sevindiler. Şimdi Steau maçında aynı hakem ve rakibi bulmayacakları kesin. Bu oyunla turu geçmeleri mucize olur. (YORUM : nitekim Steau' ya elendiler takipci.blogspot.com)<br />________________________________<br /><br />F.Bahçe, bir penaltıyla, rakibe verilmeyen bir kırmızı kartla çok şey kaybetmeyebilir. Ama Türk hakemliği çok şey yitiriyor. M.Kamil Abitoğlu, Kuddusi Müftüoğlu’nun kuzenidir. Tandoğan kasabı Ali’nin Carlos’a dalışında oyunun ruhunu okuyamadı. Lugano’nun çekilmesi tam Metin Şentürklük’tü. Gördük ki, bu uyku hali onların genlerinde varmış... (Hakan Yaşar – VATAN)</span><br /><span style="font-family:verdana;">________________________________<br /><br />Önce hakem Kamil Abitoğlu'na değinmek istiyorum. MHK'nin umut beslediği ve FIFA kokartı taktığı Abitoğlu, sert futbola izin vermesi ve ters fauller çalması yanında iki önemli hata yaptı ki bunlar affedilemez. İlk yarıda Ali Tandoğan'ın Carlos'un dizine attığı kırmızı kartı gerektiren tekmeye sarı kart bile göstermeyerek, sertliğe prim verdi. Mustafa Sarp tarafından ceza sahası içinde formasından çekilerek yere indirilen Lugano'ya yapılan penaltılık hareketi seyretti. Bu suretle, Trabzonspor maçından sonra net bir penaltısından daha oldu Fenerbahçe (Necati Bilgiç – FOTOMAÇ)</span><br /><span style="font-family:verdana;">________________________________</span><br /><br /><span style="font-family:verdana;">Sen Kamil olabilirsin ama hakemliğin tartışılır<br />Biz bu maçta hakemi konuşmayacağız da neyi konuşacağız? İlk yarıda bir kırmızı kart, bir penaltı vardı. Sarı Lacivertlilerin sakat vermemeleri bir mucize. Sanki zaman tünelinden geçmişte Haluk Ulusoy döneminde bir maç seyrediyorduk.<br />Böyle bir hakem Türk futbolunun yüzkarasıdır. Çünkü yaptığı hatalar Fenerbahçe'nin bir gol yemesi veya maçı kaybetmesi sonucundan daha çok futbolcuların ayağının kırılmasıyla bile sonuçlanabilirdi.<br />Roberto Carlos'un dizine atılan tekme daha genç ve tecrübesiz bir futbolcuya atılsaydı bacak ikiye ayrılırdı. Carlos bile bütün tecrübesine rağmen kendini tam anlamıyla kurtaramadı. Tek o mu, Colin Kazım kendine yapılan fauller yüzünden bütün ilk yarı ve maçın ikinci yarısının ilk çeyreğinde ayağını topa dokundurmaktan korktu. Dokundurduğunda da onu yere serdiler. Ve bizim felaket hakemimiz Kamil Habitoğlu çok bilmiş bir şekilde devam devam işaretini gösterdi.<br />Allah bizi bu tür hakemlerin kendini tatmininden korusun. Lugano ceza alanının içinde, bir bakıyoruz forması lastik gibi arkaya doğru uzamış. Bizim kara gömlekli çok iyi biliyor ya futbolu yine devam devam. İnanın Fenerbahçe'nin stadında bu hakem kadar çok küfür yiyen ne bir takım ne de hakem gördüm. Bu maçtaki performansıyla ne puan alacak merak ediyorum. (Serdar Akbıyık STAR)</span><br /><span style="font-family:verdana;">________________________________</span><br /><br /><span style="font-family:verdana;">Maçın hakemi Kamil Abitoğlu, Lugano‘nun rakip ceza sahasında formasından çekilip, indirildiği pozisyon dışında kusursuz bir yönetim gösterdi. Ama o pozisyonda, tribündeki binlerce insan gibi ben de “F.Bahçe’nin penaltı kazanması için futbolcusunu yaka paça indirmek mi gerekir?” diye sordum. (Hasan Sarıçiçek – TÜRKİYE)</span><br /><span style="font-family:verdana;">________________________________</span><br /><br /><span style="font-family:verdana;">Attila İyitanır GÜNEŞ)İki hatada hakem bitti<br />Hakem konusundaki yorumlara yasaklar RTÜK kapsamındakilere. Hoş bizim de hakaret edici bir uslübumuz olamaz. Dün geceki maçın hakemi Kamil Abitoğlu ilk dakikalarda kontrolu kaybetti ve neyse ki bir sakatlık yaşanmadan ilk yarı bitti. Ali Tandoğan'ın Roberto Carlos'un dizine bir tabanı var ki bakamazsınız. En azından bu tabanın cezası sarı karttır. Devam. Sonrasında yapılan faulleri ve de itirazları görmedi. Görmediği en önemli diğer pozisyon ise Lugano'ya 34. dakikada Tuna tarafından yapılan penaltı. Lugano'nun lastik gibi uzayan forması ve de normal dışı düşüşü bile hakemde merak uyandıırmadı. Böylesine bir hata yapılır mı? Hadi göremedin önün kalabalıktı, yan hakemlerin neyi seyrediyor? İkinci yarıda Eren'in gelişine vuruşunda Gökhan Gönül'ün ellerine çarpan top elle oynama değildi, sadece yüzünü korumaya çalışıyordu. </span><br /><span style="font-family:verdana;">________________________________</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Kafama takılan sorular da olmadı değil. Örneğin, Alex ile Edu her seferinde beraber mi sakatlanıp iyileşiyorlar? Yoksa ben mi şüpheciyim!.. Peki Lugano'nun forması kalyon yelkeni gibi çekilirken niye penaltı verilmedi? Ya da Roberto Carlos'un dizine basılan taban kırmızılıkken niye sarılık bile geçirmedi? Üçbucukuncu dakikadan başlayarak topu pelte gibi yavaşlatan kaleci Ivankov neden hiç uyarılmadı? Ama neme lazım. Babalar geçen hafta eleştiriler için zılgıtı geçtiler. İşin ucu bize dokunmasın da boşverin. (Onur Belge – BUGÜN)</span><br /><span style="font-family:verdana;">________________________________</span><br /><br /><span style="font-family:verdana;">Hakem Mustafa Kamil Abitoğlu Ali Tandoğan'ın Carlos'u biçmesini, ardından da Tuna'nın ceza sahası içinde Lugano'yu düşürmesini es geçti. Yahu bir futbolcuya kart göstermek için illa küfür yemek mi gerekiyor? Bu kadar olmaz! (Emre Bol – FOTOMAÇ)</span><br /><span style="font-family:verdana;">________________________________</span><br /><br /><span style="font-family:verdana;">Futbol; erkek oyunudur, sert oynanır anladık tamam da Ali Tandoğan'ın, Roberto Carlos'un direk dizine indirdiği tekmenin mantıklı bir açıklaması olduğunu kabul etmiyorum. Ali, Carlos'u bir tekmeyle yere seriyor ancak ne hikmetse Abitoğlu sarı kart bile göstermiyor. Lugano'nun ceza sahası içinde formasından çekilip yere indirilmesinin penaltıdan başka açıklaması yok. Ama Abitoğlu'nda tık yok. (Yasemin Yıldırım – BUGÜN)</span><br /><span style="font-family:verdana;">________________________________</span><br /><br /><span style="font-family:verdana;">Kamil Abitoğlu'nun ilk yarının başlarında Ali Tandoğan'ın Carlos'a bastığı tekmeyi ve 32. dakikada Lugano'nun formasından çekilerek düşürülmesini sadece seyredip kartsız ve cezasız bırakmasını ise ayıpladığımı da belirtmeden geçemeyeceğim. (Haşim Şahin – FOTOMAÇ)</span><br /><span style="font-family:verdana;">________________________________</span><br /><br /><span style="font-family:verdana;">Maçın hakemi Kamil Abitoğlu ilk yarıda, Ali Tandoğan'ın R.Carlos'un dizine attığı kırmızı kartlık tekmeyi süzemediği gibi Tuna Üzümcü'nün ceza sahası içerisinde Lugano'nun formasına arkasından çektiği penaltılık pozisyonu da es geçti.(Şekip Hazar – YENİÇAĞ)</span><br /><span style="font-family:verdana;">________________________________</span><br /><br /><span style="font-family:verdana;">Mustafa Kamil Abitoğlu az düdük çalarak ikili mücadelelere müsaade etti. Böylece oyuna hız ve tempo kazandırmak isterken biraz abarttı. Vermesi gereken faulleri vermedi, göstermesi gereken kartları kullanamadı, olmayan pozisyonlara ise faul çaldı.Ali Tandoğan’ın Roberto Carlos’a topsuz yaptığı sakatlayıcı hareketin karşılığında kırmızı kart göstermesi gerekirken, sarı kartına bile başvurmaması ilginçti. Fenerbahçe’nin kullandığı köşe vuruşunda, topa doğru koşan Lugano’yu formasından çekerek tutan Tuna’nın hareketine penaltı verip, sarı kart çıkarmalıydı. Sercan ceza alanına girmek üzereyken, yerde Önder Turacı’nın topu koluyla engellediği pozisyonda serbest vuruşu verip, Önder’e sarı kart göstermeliydi. Deneyimine, sakin ve kendine güvenen görüntüsüne, oyuncuların iyi niyetine rağmen, faul ve kart uygulamalarında çelişkili kararlar veren Abitoğlu’nun yönetimi, Fenerbahçe kazanmasaydı çok tartışılırdı. (Metin Tokat – MİLLİYET)</span><br /><table cellspacing="0" cellpadding="3" width="133" border="0"><tbody><tr><td align="middle"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img alt="free online dictionary page" src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" border="0" /></a></td></tr><tr><td align="middle"><span style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #330006; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none"><div> </div></span></td></tr></tbody><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div><div></div></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-5044178777301157483?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-7993024484305310612009-01-30T15:11:00.002+02:002009-01-30T15:14:04.903+02:00FENERBAHÇE - Trabzon + Bünyamin Gezer<span style="font-family:verdana;">Bünyamin Gezer tempolu maç yönetme hevesiyle Fenerbahçe'nin dayak yemesine resmen göz yumdu. 60 küsürde Hüseyin artık yeter dedirtinceye kadar Alex’i resmen dövdü. Ama hakem anti futbola prim tanımakla, tempolu maç yönetmek arasına sıkışmıştı bir kere. Selçuk’a hiç olmadık yerde üstelik faul bile yokken sarı kartı gösteriverdi ama Serkan Balcı arka arkaya yaptığı pek çok faulden kartsız sıyrıldı. İnsanın aklına acaba Serkan aynı faulleri Fenerde oynarken yaptığında neler oluyordu? Sorusu geliyor. Tabii ki yanıt belli kartları görüveriyordu. Tıpkı Tomas, Servet gibi GS ye gidince rakiplerini açıkça döven topçuların (futbolcu demeye dilim varmıyor) Fenerde gördükleri kartların yarısını bile görmemeleri gibi. Song, Carlos'u dirseğiyle fırlattı attı ama Fenere penaltı verilmez kuralı burada da işledi. Bol pozisyonlu, tempolu ve kıran kırana maçta bu nüanslar maçı Fener lehine çevirmeye yeterdi de artardı bile. Ama hakem buna izin vermedi, giden Fenerin 2 puanı oldu.</span><br /><span style="font-family:verdana;">Fenerbahçenin mücadeleci futbolu sezonun 2. yarısı için olumlu ışık verdi diyebiliriz.</span><br /><br /><table cellspacing="0" cellpadding="3" width="133" border="0"><tbody><tr><td align="middle"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img alt="free online dictionary page" src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" border="0" /></a></td></tr><tr><td align="middle"><span style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #330006; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none"><a title="free online dictionary" style="FONT-SIZE: 9px; COLOR: #555556; FONT-FAMILY: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; TEXT-DECORATION: none" href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank">free online dictionary</a> </span></td></tr></tbody></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-799302448430531061?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-15576038878755185032009-01-11T16:54:00.003+02:002009-01-11T17:10:51.619+02:00Kupa da Bursa ve Tokat...<p><span style="font-family:verdana;">Bursa maçında Fener' i istekli ve diri buldum. Futbolculardan aldığım izlenim olayın ciddiyetinin farkındalar ve niyetleri iyi. Şampiyonluğu kaçırmak istemiyorlar. Mücadele de iyi sayılırdı.<br /><br />Uğur-Carlos ve Gökhan-Kazım uyumsuzluğu nedeniyle kanatlar çalışmadı. Uğur da Kazım da topu alıp tek başına gitmek istiyor. 2 li 3 lü verkaçlarla gitseler daha etkili olacak.<br /><br />Her zaman söylediğim şey ileride topu koşturacak ayaklar varsa ön liberodaki adam tek başına oynar ve kahraman olur. Aurelio efsanesi böyle doğdu, şimdi Selçuk' da aynı durumda. Bu iki oyuncu da süper olduğundan değil oyun kurgusu gereği böyle. Yanlarına 2. biri daha yanaşınca bölge paylaşımında ve hamlelerde sorun oluyor. Aynı topa ikisi giriyor ya da hiç birisi girmiyor.<br /><br />Hatırlayın bir ara Saidou galatasarayda oynuyordu ve aynı şekilde kahramanlaşmıştı. Şimdi Saidou nerede? Ne kadar kahraman?<br /><br />Takımda düzelmesi gereken çok şey var. Alex konusu mutlaka netleşmeli ve imza attırılmalı. Dede klasik anlayışıyla, öndeyken orta sahadaki adamları teker teker değiştirme olayına girdi. (İspanyada' da böyle yapardı) Alex sakatlanmasın diye çıkardıysa eyvallah ama skoru korumak için yaptıysa işimiz 2. Yarıda zor derim.<br /><br />Bu arada hakeme değinmeden geçemeyeceğim. Bu hakem galatasarayla oynadığımız ve 9 kişi BIRAKILARAK elendiğimiz kupa maçında ota çöpe!!! kart gösteriyordu. Ama Bursa maçında 28.de Yenal Kazım'a öyle bir taban tekme attı ki şiddetinden kendisi sakatlandı (ya bileği ya dizi döndü) bu ASLAN yürekli cüneyt sadece sarı verebildi.<br />Yine 55. De kontratakta sarı kartı olan Romashenko Alex’e arkadan ve taban dalıp indirdi. ASLAN yürekli hakem cüneyt çakır 2. Kartı VERMEDİ. Ama Alex o kadar düzgün adam ki yediği tabana rağmen ayağa kalktı ve sadece sert sert baktı. Aynısı Lincoln’e olsaydı 7-8 takla atardı hakem de zaten o takla atmadan kartı yapıştırırdı.<br /><br />Yardımcının 1.5 metre geriden çıkan Güiza’nın atağını ofsaytla kesmesi ayrı hikaye. Ama cüneyt çakırın bu 2 kartlık “HATA”sı kimse kusura bakmasın hakem hatası diye geçiştirilemez. Üstelik ota çöpe kart gösteren bir hakemse bu.<br /><br />Bu iki kart pozisyonunu kimse basit bir hata diye gösteremez. Açık ve net. Vicdanı olan Kazım' ın pozisyonunu tekrar izlesin. Ama Allah’ın sopası yok derler Yenal kendisi sakatlandı.<br /><br />Ligin ilk maçında Güiza’nın dizine ceza alanında indirilen tekme aklıma geldi. Bir de geçen sezon Sakarya maçında Semih'in karnına kalecinin uçan tekeme atması. Birileri de çıkıp bunlara basit hakem hatası demiyor mu o an çıldırıyorum işte. O kadar mı keriz görünüyoruz? Allahtan bulsunlar.</span></p><p><span style="font-family:verdana;">TOKAT maçı:</span></p><p><span style="font-family:verdana;">Bu maçla ilgili fazla yazılıp söylenecek bir şey yok. Ama bir pozisyon var ki hakemlerin zihniyetini sergiliyor. Tokatlı oyuncu 2 metre ofsayttayken top atılıyor. O geri çıkıp tekrar hamle yaparak koluyla topu indiriyor ve vuruyor. Yardımcı hakem de SEYREDİYOR. Benim de aklıma Adnan Polat'ın "şampiyon olmak istiyorsanız yardımcı hakemleri bağlamanız lazım" sözleri geliyor. O bu konularda uzman tabii. Başka da bir şey demeye gerek yok zaten.</span></p><span style="font-family:verdana;"></span><br /><br /><table width="133" border="0" cellspacing="0" cellpadding="3"><tr><td align="center"><a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank"><img src="http://www.website-hit-counters.com/cgi-bin/image.pl?URL=132413-6610" alt="free online dictionary page" border="0" ></a></td></tr><tr><td align="center"><font style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #330006; text-decoration: none;"> <a href="http://www.website-hit-counters.com/free-dictionary-widget.html" target="_blank" style="font-family: Geneva, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 9px; color: #555556; text-decoration: none;" title="free online dictionary">free online dictionary</a> </font></td></tr></table><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-1557603887875518503?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-10333495798203319072008-12-21T21:02:00.005+02:002008-12-21T21:29:55.152+02:00El, kol, kartlar, hakemlerin aciz durumu, dokunulmaz Arda...<span style="font-family:verdana;">FENERBAHÇE "noel" arasından önceki son maçında Konya deplasmanındaydı. Maça dengeli ve iyi başladılar. Kaleciden dönen top Önderin koltuk altına çarpıp gol oldu. Kuddusi önce ofsayt diye düdük çaldı. Sonra baktı Konya'lılar el diye itiraz ediyor el işareti yaptı. Sonra net görmediği pozisyonda el verirse ve değilse başına gelecekleri düşündü. Ofsayt diye elini kaldırdı. O sırada önder ofsayttan golü iptal etti diye elini sallayarak ofsayt değil diyerek ama itiraz etmeden geri koşuyordu. Yalnız yardımcı bayrak kaldırmadığı için Fenerliler de ofsayt değil deyip yardımcıyı gösterdiler. Kuddusi bu kez yardımcıya döndü sordu, o da ofsayt yok hocam deyince bu sefer golü verdi. Konyalılara da ofsayt yok dedi.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Burada Kuddusi ve yardımcısının pozisyonu net görememesi ama yardımcının ofsayt olmadığını net gördüğü açıkça belli oldu. Sonra kutsal ittifak medyası hemen olayı elle atılan gol kapsamına sokmaya çalışarak Anelka'nın faul olduğu tartışılabilecek ama elle ilgisi olmayan pozisyonu gündeme getirildi. Yalnız nedense Baroş'un elle kolla attığı gollerden hiç söz edilmedi. Hala 2005 deki tek tartışmalı pozisyon gündeme sürekli getirilip, GS li oyuncuların attığı elli kollu, börekli dolmalı golleri 1 kere bile gündeme gelmiyor. Ne kadar tarafsız !!! bir medyamız var.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Maçın gerisinde başka konuşulacak yazılacak bir şey yoktu zaten.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Şimdi gelelim hakemlere ve diğer büyük !!! takımlarımıza.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Trabzonlular kılpayı ofsayt olan pozisyonda gol yiyip yenildiler diye ortalığı ayağa kaldırdılar. Kaybettikleri sadece 1 puan. Ama çizgiyi geçmediği halde verilen golle maç kazanırken iyiydi. Ama öyle yaygara yaptılar ki iyi hakemlerden dediğimiz Fırat Aydınus bile dağıldı. Hüseyin ilk yarım saatte 2 kere rakiplerine sarı kartlık hareket yaptı kart görmedi. Coleman resmen yumruk attı kırmızı görmedi. Cale 2. sarıyı göstere göstere kaşındı ama o da görmedi. Aynı Aydınus Eskişehirlilere gelince kartları cart diye çıkarabildi. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">8 kişi kalması gereken TS hakem sayesinde 3 puanı götürdü. Bedavadan verilen ve atılamayan penaltıyı ise hakem evde tekrar izlesin, sonra da uyuyabilirse uyusun.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Eveet, şimdi de GS-BJK maçı. Yine Cüneyt Çakıt, yine Ali Sami Yen ve yine açıkça kollanan bir GS. Bu Cüneyt Çakır'ın GS ye çok mecbur olmadıkça kart gösterilmez rakiplere her fırsatta kart gösterilir kuralları devam etti. Bir Kupa maçında Feneri kartlarla 9 kişi bırakan, GS lilere hak ettiği kartları vermeyen Çakır çaldığı veya çalmadığı faullerle Feneri tek başına elemişti. Bugün de BJK lilere her fırsatta kart gösterip Arda'yı YİNE es geçti.</span><span style="font-family:verdana;"> İlk atılan gol BJK nin Belediye maçında iptal edilen golünün aynısıydı ama söz konusu GS olunca akan sular durur tabii. !!!<br /></span><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Nedense bu Arda'nın dokunulmazlığı var. Şirin çocuk, arkadan da tekme atar, çelmeyle de indirir, elle kolla çekerek de ama kart görmez. Delgado "ben 1 kere yaptım kart verdin " dedi diye hemen 2. sarıdan attı. Verdiği bir penaltı var ki GERÇEK BİR HAKEM Lincoln'e sarı kart gösterir. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bu hakemlerin GS lilere göstermediği kartlardan destan yazılır. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bir takım bu kadar da açık açık desteklenmez bee. yazıklar olsun....</span><br /><a href="http://easyhitcounters.com/stats.php?site=takipci" target="_top"><img alt="" hspace="4" src="http://beta.easyhitcounters.com/counter/index.php?u=takipci&amp;s=bluepl" align="middle" vspace="2" border="0" /></a><script src="http://beta.easyhitcounters.com/counter/script.php?u=takipci"></script><br /><br /><br /><a href="http://easyhitcounters.com/step2.php" target="_top"><span style="color:#666666;">Hit Counter</span></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-1033349579820331907?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-26568752744347349472008-12-14T21:10:00.002+02:002008-12-14T21:28:47.855+02:00Haftanın ardından... Denizli - D.Kiev - Antalya<span style="font-family:verdana;">Önce </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Denizli - FENERBAHÇE:</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Maçın çok kısa bir özeti var. Fenerbahçe beklenenden daha iyi oynadı. 3 gol attı 1 i ofsayt diye sayılmadı. Diğerini maçın hakemi Metin Şentürk olmadığı için göremedi !!! Yaklaşık 80 cm içeri giren ve hakemler hariç herkesin gördüğü !!! gol nasıl verilmez anlaşılır gibi değil. Herhalde maçın kopmasını istemediler. Bu filmi daha önceki haftalarda da gördük altta değineceğimiz Antalya maçında da...</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">D.Kiev - FENERBAHÇE:</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Azıcık Gökhan Gönül dışında kimsenin sahada olmadığı maçta klasik Volkan hediyesi bir golle elendik. Zaten daha sezon başında Şampiyonlar liginde başarılı olmayı beklemediğimi, gruptan 3. olarak UEFA ya gitmenin bile başarı olacağını yazmıştım. Maalesef dediğim çıktı. Yine sezon başında Lig konusunda Fenerbahçenin iddialı olacağını ve son ana kadar yarışın içinde olacağını yazmıştım. Sanırım bu da gerçekleşecek.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">FENERBAHÇE - Antalya:</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Sezonun en iyi maçını oynayan Fenerbahçe vardı sahada. Maça iyi başladı ve iyi götürdü. Sadece ilk yarıda 5 olurdu. Eski GS li Volkan önce sarı gördü, ardından direk kırmızı çıkması gereken bir pozisyonda 2. sarıyı gördü ve kırmızı aldı. Lugano bedavadan bir sarı gördü ve cezalı duruma düştü. Eğer o hareket sarı kartsa hiç bir maç 11-11 bitmez. Güiza ceza alanında Yalçın tarafından formasından çekilerek indiriliyor ama Fenere penaltı verilmez kuralı sürüyor. Verse maç orada kopacak ama daha uzun süre 1-0 gitmesi lazım ki Fener tedirgin olsun.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Diğer yandan GS li Baroş 3 kere sarı görmesi gerekirken 1 kere bile görmüyor. Arda kaçırdığı rakibinin arkadan aşiline basıp düşürüyor kart yok. Birkaç dakika sonra yine kaçırdığı rakip ceza alanına girerken arkadan çelme takıyor gene kart yok. Ama Lugano rakibe dokunsa kart. Allah insaf, vicdan versin. Demek Servet Fenerde aynı oyunu oynasa, o kollarıyla rakibi suratından orasından burasından darbelerle yıldırsa her 2 maçtan birinde kırmızı görecek. Ama GS de olduğu için ne hikmetse kart görmüyor. Bir Lugano ve Edu nun gördüğü kartlara bakın bir de GS li Baroş ve Arda' nın görmediklerine. Ayhan her maç ne kartlık hareketler yapıyor ve kart görmüyor ama ne tesadüftür ki tam BJK maçı öncesi haftada Gençlerbirliği maçında 4 kart cezasını çeksin diye bir önceki hafta bedavadan kart veriliyor. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">***** GS liler yine derinden işler yapıyor DİKKAT.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><a href="http://easyhitcounters.com/stats.php?site=takipci" target="_top"><img alt="" hspace="4" src="http://beta.easyhitcounters.com/counter/index.php?u=takipci&amp;s=bluepl" align="middle" vspace="2" border="0" /></a><script src="http://beta.easyhitcounters.com/counter/script.php?u=takipci"></script><br /><br /><br /><a href="http://easyhitcounters.com/step2.php" target="_top"><span style="color:#666666;">Hit Counter</span></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-2656875274434734947?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-68659137853068533702008-11-30T21:30:00.004+02:002008-11-30T22:26:38.517+02:00Acı Porto şarabından sonra Mustafa filmi yerine AROGones filmi vizyona girdi.<p><span style="font-family:verdana;color:#3366ff;"><strong>FENERBAHÇE - PORTO</strong></span></p><p><span style="font-family:verdana;">Maalesef sezon başındaki tahmin ve yorumum doğru çıktı ve CL de gruptan çıkmamayı garantiledik. O zaman “UEFA ya kalmak bile zor olursa büyük başarı” demiştim. Geldiğimiz nokta bu.<br /><br />Porto maçında aslında takım çok kötü oynamadı. Ama şu ana kadar içine düşülen durumun üstüne şanssızlık, beceriksizlik ve hakem de eklenince iyi başlanan maç kabusa döndü.<br /><br />Alex in kaçırdığı, Guiza nın artık klasikleşen vuramayışı vs.vs.<br /><br />Adamların bulduğu gollere bakın birinde Volkan klasiği topu yumruklamak yerine elleyip bırakmak, ardından hatalı bir taçın devamında Servet in ya da Baroş unkileri aratmayacak bir kol böreği golü.<br /><br />Hakem tüm takdir haklarını onlara kullandığı gibi ortada takdir olmayan pozisyonlarda da onların lehine karar verdi. Bunun karşılığı olarak da maçı alan üsküdarı geçtikten sonra Uğur'u atmayarak kendince denge sağlamaya çalıştı.<br /><br />Hakem doğru kararlar da verse böyle abukluklar da yapsa Fener geçen seneki gücünden çok uzakta.<br /><br />Büyük bir revizyon şart.<br /><br />Bence Carlos'la sözleşmeyi yenileMEmek lazım. Alex i de bırakmak lazım artık. Guiza'yı isteyen olursa hemen elden çıkarmak lazım. Alex şu anda Fener'den ayrılan Yusuf konumuna doğru ilerliyor. Haa kalırsa katkı yapmaz mı yapar elbet. Ama alacağı paraya değer mi? </span></p><p><span style="font-family:verdana;">Guiza çok iyi topçu ama onun kaçırdıklarını bir yerli oyuncu kaçırsa çoktan ipe çekilmişti. Maçlarda 15 orta yapıp 2-3 tanesini isabetsiz yapınca seyircinin neler yaptığı Ümit Özat, eksiklerine rağmen takımın hücum gücünü artıran ve ileriye taşıyan 2 oyuncudan biri olan Uğur’un her hatasında yapılanları düşününce….<br /><br />Artık günümüz futbolu oyunun her iki yönünü oynayabilen orta sahalar istiyor. Alex gibi üst düzey yetenekler fizik güçleri eksik olduğunda (ya da Alex gbi sakatlıktan yeni çıktıklarında veya hasta olduklarında) çok etkisiz kalıp takımı eksik bırakabiliyor.<br />Buna Deivid'in berbat oyunu, Josico’nun eli ayağına dolanmasını (nedenini anlayamadım) bir de bazılarının beğenmediği Lugano’nun olmayışını ekleyin üstüne de ilk 10 dk dan sonra etkisiz bir Emre'yi ilave edin işte dün akşamın özeti. Çoğunun beğenmediği Deniz bile olsa şu ana kadar çok daha büyük işler yapardı. Ama bizim yorumcular bazı isimlere takınca takıyor. Daha önce topluluğun geneli tarafından beğenilmeyenler, Lugano, Deivid, Deniz, Selçuk, Ümit Özat hatta Aurelio ve Tuncay şimdi daha iyi anlaşılıyor. Yarın bu Uğur ve Kazım için de böyle olacak. Ama Burak, Maldonado mümkün değil. Aslında bunlardan verim alınabilir ama bu formatta ve Fenerbahçe de değil. Mesela Josico aslında Deniz ayarında bir topçu ama şu an fizik durumu iyi değil. Yaşı da belli yani gelecek vaat etmiyor. Maldonado tekniği çoğundan iyi ama fizik olarak yetersiz, çünkü güney amerikadaki tekniğe dayalı futbola alışkın.<br /><br />Haberlere göre Fener Mevlüt’ü almış. Bence Guiza tipinde bir oyuncu ama Semih kadar olmasa da arkası dönük oynayabilecek bir oyuncu. Tek avantajı Türk statüsünde olması.<br />Devre arasında Dede, Maldonado, Burak, Ali Bilgin, Josico gibi isimler yollanmalı. Sezon başında dediğim gibi sol tarafımız felç. Carlos, Uğur ve Vedersonu toplasan 3 ü 1 kişi ancak ediyor. Ama sol tarafa Gökhan Gönül ayarında biri konursa bunlardan herhangi biriyle etkili olabilir. Şu an eski iyi günlerindeki Appiah tarzı bir oyuncu takıma en az %50 ilave güç sağlardı. Ama öylesini bulmak zor.<br /><br />Özetle Uche-Högh gibi bir ikiliyi İsveç, Danimarka, İtalya, gibi ülkelerden almak lazım. Sol tarafa iyi bir kanat, orta sahaya da Appiah tarzı bir oyuncu ile forvete Atkinson tarzı bir adam bulmak şart. Takım da klasik 4-4-2 oynamalı. Orta sahadaki her adam iki yönlü olmalı. O zaman Alexi 2. Forvet gibi de kullanabiliriz.<br /><br />Büyük bir revizyon şart. Lucescu GS 3 yıllık anlaştı iddiaları var. Bence şu anda Turan Sofuoğlu olsa takımın başında Dede den daha iyi olurdu. Adam bizim milli takımın başında olsa Terimden daha iyi olur ama kulüp takımı çalıştırmak ona göre değil. O iyi bir SEÇİCİ. Çok iyi teknik direktör değil. </span></p><p><span style="font-family:Verdana;"></span></p><p><span style="font-family:verdana;"></span></p><p><span style="font-family:verdana;color:#3366ff;"><strong></strong></span> </p><p><span style="font-family:verdana;color:#3366ff;"><strong>FENERBAHÇE - BJK</strong></span></p><p><span style="font-family:verdana;">Bir derbi klasiği daha. Fenerbahçe son 5 maçtır BJK yi yeniyor. Bazılarının aklında hala 4-3 lük maç var ama üstünden 5 sene geçmiş. Sanal bir ilüzyon yaratmaya çalışıyorlar. Neymiş BJK Fener stadında rahat oynayıp genelde Feneri yeniyormuş. Bu gerçek değil bunu sürekli dillendirenlerin dileği. İstiyorlar ki GS li oyuncuların Kadıköy'e gelirken dizlerinin titrediği gibi Fenerlilerin de BJK maçında dizleri titresin. Ama olmuyor işte. Seba döneminde 2 li maç istatistiklerinde önde olan BJK şu an hem lig hem de toplam maçlarda Fenerbahçe'nin gerisinde. Fenerbahçe'yi yendikleri son maçlar da Ulusoy dönemindeki malum hastaneye götürülen kupa maçları.</span></p><p><span style="font-family:verdana;">Maç Fenerbahçe için yine bir çıkış maçıydı. Denizli kendisine yakışmayan bir korkaklıkla önce kontrole alayım sonra Fenerbahçe üstümüze gelince Holosko ile işi bitiririm dedi. Ama onun planına uymayan şey oldu ve Fenerbahçe cesur bir oyunla öne geçti. Sonra Denizlinin kadroya almaması gereken Cisse takımını eksik bıraktı. O ana kadar Fenerbahçenin biraz daha üstün olduğu ve pozisyon vermediği nispeten zevkli maç 2. yarı tam bir kısırlık içinde geçti. </span></p><p><span style="font-family:verdana;">2. yarı hasta hasta oynayan ve kornerden Selçuk'a gol attıran Alex yürümeye başlayınca Dede onu çıkardı. Sonra Deivid' de oyundan düşünce onu da çıkardı. Bazıları Alex' i neden çıkardı diye eleştirdi ama hastaydı, o yüzden çıkardı.</span></p><p><span style="font-family:verdana;">Selçuk çok iyi oynadı. Hep yazdım. Hatta Rıdvan Dilmen bazen diyor ya bu sistem ön liberoyu kahraman yapar, işte öyle bir sistem. Çıkan kadro çıkabilecek en doğru kadroydu. Kazım sağ kanatta Deivid de Emre'nin bir türlü oynayamadığı bölgedeydi. Yorulana kadar iyiydi ama daha tam sakatlık sonrası kendini bulamadı çünkü çok top kaybı yapıyor. O geçen yıl ki Deivid için biraz beklememiz gerekecek galiba.</span></p><p><span style="font-family:verdana;">Volkan konsantre olduğunda yeteneklerini sahaya yansıtıyor. Seyirciyle muhatap olmadan tüm dikkatiyle oynamalı. Rüştü Euro 2008 de yaptığı hatayı yapıp boşa çıktı Selçuk golü attı. Tecrübesine rağmen yaptığı hatayı Volkan yapsa yerin dibine sokulurdu. </span></p><p><span style="font-family:verdana;">Guiza'nın attığı gol mükemmeldi. Ama bir kaçırdığı gol vardı ki kazayla ayağına çarpsa gol olur. Umarım bu golle stresini atmıştır da gollerin arkası gelir.</span></p><p><span style="font-family:verdana;">Trabzon maçında verilen bedava penaltıyı kaçırınca 2 puan kaybetti ve şimdi yarış yeniden başladı. </span></p><p><span style="font-family:verdana;">Ama GS ısrarla bu yarışta tutulmak isteniyor. Kol börekleri, elle atılan goller, bedava penaltılar ve ofsayt goller derken bu hafta da Hacettepe maçını yöneten özellikle yardımcı hakem baktı ki Hacettepe önce geçti hemen devreye girdi. Maçı ()iç etti. Maç 12 ye hatta yardımcıyla birlikte 13 kişiye 9 kişi oynandı. Ve zor da olsa 13 kişi kazandı. Tebrikler Adnan Polat. Şampiyon olmak istiyorsanız yardımcı hakemleri almanız lazım demişti. Boş konuşmadığı belli oldu.</span></p><p><span style="font-family:verdana;">Aziz Yıldırım'ın Mustafa Denizli'ye takımı sen mi şampiyon yaptın ben yaptım demesini, Denizliyi hoca olarak getirmek, Revivo Rapaiç gibi yıldızları transfer etmek, stadı yapmak, futbolcuların paralarını zamanında ödemek olarak değil de başka şeylere bağlamaya çalışan Hınç-al efendi nedense Adnan polat'ın bu yardımcı hakemleri alma konusunda tek laf etmedi. Bekliyoruz...</span></p><p><span style="font-family:verdana;">Kutsal ittifak organizasyonunun medya ayağı olmak kolay değil tabii.</span></p><p><span style="font-family:verdana;">Bir konu daha: FB-BJK maçında bakıyorsunuz sahada ne bir gerginlik ne bir olay, ne de otoparkta kovalanan oyuncular var. Hatta BJK li yöneticilerin eşleri tribünde rahatça maç izledi ki İnönü'de bu rahatlığı bulamazlar. 1 hafta önce İnönüde Fenerbahçeye topluca ve dakikalarca edilen küfüre rağmen Türkiye'nin en medeni stadında maç bitti ve Aziz Yıldırım Demirören'i öperek yolladı. Demek ki sahada Ricardinho gibi fair playden nasibini almayan sapkın topçular olmayınca sahada da olay olmuyor. Küfür farkı da Fenerbahçe duruşudur. Sahte duruşları olanlara ders olsun. Sanmam ama belki utanırlar...</span></p><p><span style="font-family:verdana;"></span></p><br /><a href="http://easyhitcounters.com/stats.php?site=takipci" target="_top"><img alt="" hspace="4" src="http://beta.easyhitcounters.com/counter/index.php?u=takipci&amp;s=bluepl" align="middle" vspace="2" border="0" /></a><script src="http://beta.easyhitcounters.com/counter/script.php?u=takipci"></script><br /><br /><br /><br /><a href="http://easyhitcounters.com/step2.php" target="_top"><span style="color:#666666;">Hit Counter</span></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-6865913785306853370?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-27885964.post-53491864281973433452008-11-23T16:29:00.002+02:002008-11-23T16:44:05.483+02:00Ankaragücü - FENERBAHÇE<span style="font-family:verdana;">Sarı lacivert Sarı Lacivert e karşı.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Yine bir Avrupa maçı öncesi ve yne Fenerbahçe'li futbolcuları ara ki bulasın. Maçta ne olumlu bir hareket, ne pozisyon, ne heyecan hiç bir şey yok. Hani bitse de gitsek türünden bir maç. Denizli'de malum komplolara karşı isyan edemeyen takım gibi çaresiz ve durgun. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Peki neden?</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Dedik ya bir neden Porto maçı. Diğer nedenlerden biri Alex. Sakın Alex'i suçlayacağımız düşünülmesin. Alex sakatlıktan çıktı ve çok etkisizdi. Adeta takım 1 kişi eksik oynadı. Peki o katkı sağlayamadı da neden 90 dakika sahada kaldı? Neden Deivid çıktı da yerine Maldonado girdi? </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bir sözüm de Uğur'u sürekli eleştirenlere. O olmayınca takımın ileri gidişlerinin sadece Gökhan'a kaldığını sanırım görmüşlerdir. </span><br /><span style="font-family:verdana;">Dede' nin bir şey gördüğünü sanmıyorum. Görse kaç kez denediği ve olumlu sonuç alamadığı Emre'yi kanatta oynatma inadından vazgeçerdi.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Ankaragücü belli ki Fenerin üstüne gidersem bizi çiğ çiğ yerler demiş. Ve kendi alanında bekleyip ileride yaptığı baskıyla kapacağıa toplara bel bağlamıştı. Onlara bu imkanı Josico, Selçuk ve Maldonado 1 er 2 şer kez çıkarken kaptırdıkları toplarla verdi ama değerlendiremediler. Çünkü onlar kafa olarak yenilmeyelim hazırlığı yapmışlar, kazanalım değil.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Böyle yenilmeyelim felsefesi güden takımların çoğu diplerde. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Ankaragücü başkanı kendisine yönelen okları (Guiza'nın değil taraftarının) başkalarına yönlendirmek için mi bilinmez maç öncesi bir hakem kaosu yarattı ki sormayın. Şimdi ona ve geçen hafta Gökçek'e sormak lazım kimden ne duydunuz açıklayın, yoksa toplumu kaos ve şiddete kışkırtmaktan suçlusunuz.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Gelelim takımın durumuna. Planlarını ileriye gitmemek üstüne yapan, sadece rakibin ön liberolarının çıkarken kaptıracağı toplara bel bağlayan bir rakibe 2 ön libero ve sakat Alex ile çıkarak ileride Guiza'ya yalnızları oynatmak galibiyeti getirmiyor. İlk dakikadaki kafa vuruşu gol bile olsa o maç yine berabere biterdi. Çünkü takımda GS maçındaki istek, arzu, başkaldırı ve azim yoktu. Top rakipteyken kendilerini yormamak ya da sakatlanmamak için rakiplere sadece eşlik ettiler. Topu alınca da boşa kaçan sayısı çok azdı. Belli ki kendilerini tamamen Porto maçına saklıyorlar. O maçtan umutluyum. En azından mücadele açısından GS maçına benzer bir manzara olacaktır. Ama ya bu ligde kaybedilen puanların faturası?</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Dede bizim ligdeki sıralamamızı Mayıs'ta görün diyormuş. Merak ediyorum Mayıs ayında Fenerin kaçıncı sırada olduğunu görmeye görev süresi el verecek mi?</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Bu yıl kayıp bir yıldır. Bunu böyle kabul edelim ve kendimizi üzmeyelim. Böylece futbolcuların üstündeki stres de azalır. Yönetim de umarım transfer hatalarından döner.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;">Allah bu yıl Fenerbahçe taraftarına sabır versin.</span><br /><a href="http://easyhitcounters.com/stats.php?site=takipci" target="_top"><img border="0" alt="" src="http://beta.easyhitcounters.com/counter/index.php?u=takipci&s=bluepl" ALIGN="middle" HSPACE="4" VSPACE="2"></a><script src=http://beta.easyhitcounters.com/counter/script.php?u=takipci></script><br /><br><a href="http://easyhitcounters.com/step2.php" target="_top"><font color="#666666">Hit Counter</font></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/27885964-5349186428197343345?l=takipci.blogspot.com'/></div>( FENER )http://www.blogger.com/profile/09593270391398026974noreply@blogger.com0