tag:blogger.com,1999:blog-274185102007-05-02T05:05:40.476+03:00karanlık dağların ardındaki yeşil kırlarda ...metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comBlogger89125tag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-6975742997683830882007-01-27T13:08:00.001+02:002007-01-27T13:08:58.397+02:00Taşınıyoruz<a href="mailto:metemorfoz@wordpress">metemorfoz@wordpress'</a> e ....metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-64517019520876427092007-01-23T18:25:00.000+02:002007-01-23T18:37:13.248+02:00beş numerohiç şüphesiz bu düpedümdüz kaçmak<br />tekerlek çeviren çocuk bile ağzı açık şaşkın<br />ne kadar hızlı koşsan da atlamadan o duvarı<br />bu duyarsızlıktan çıkamazsın<br /><br />görüyorsun elleri dolu<br />bırak da ne alacaksa alsın birikmiş yalnızlıklarıyla<br />o bunu birşey sanıyor<br />sevmiyorum deyince öleceksin kristal tarlalarda<br />çözülmeyecek buzdan heykelin uzun bir süre biliyor<br />rahatlar sanıyor seni unutunca<br />bırak ne satacaksa satsın<br />o sen bilmiyorsun sanıyor<br />bırak bilmesin<br /><br />bu akşam kimse evine yalnız gitmesin<br />parklarda koyalım yeni bebek dünyamızın adını<br />geceleri yalnız pencerede ayı seyredişini düşlüyorum<br />güleyim gelisor<br /><br />gel de güleyim !metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-74874259455757155272007-01-23T17:50:00.000+02:002007-01-23T18:22:10.601+02:00dört numeroaklının tadı ekşi acı bir burukluk parmak uçlarımda<br />saçların örmüş bu cangılı<br />tadını çıkartmalardan örtük gece yarınlarına koşmaktayım<br />bir sis çaldı gözlerinin ferini bende<br />sağ sol karıştıran ayaklarıma ne mümkün söz dinletmek<br />her ekmek alış para verişlerde yıpranışı çocuk yalnızlığın<br />hatırlatan<br />dudaklarımın arasından çıkan da kuşatan zamanı duman<br />bilirsin sevilemezdin<br />saatler dörtbuçuk dörtbuçuk<br />hiç umursamaz yalanlar sıralıyor sana karşına oturmuş da<br />denizin soluğu da sarmalamasa hani şu an hüznünü<br />dayanmak ne mümkün hayata<br />ellerinsiz tenim söz dinler mi<br />dinler de keser mi ağlamayı<br />delik ceplerinde kaybettiği gençliğini arayan alkolik geçiyor sokaktan bak !<br />zamanın sözlerine kanan yaşlı çocuk ağlıyor balkonun köşesinde<br />korktuğun dehlizler kaderin oldu<br />bak !metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-60482150578516429202007-01-23T17:29:00.000+02:002007-01-23T17:48:17.574+02:00üç numeroyanık barut kokusuna esir bir öğle sonrası<br />ağaçların gölgeleri bir tablo boyuyor benden sana çıkan yokuşta<br />siyah<br />kaybolan bakışımsız günler işte<br />beyaz<br />susamışım çimenlere bırakıyorum kollarını<br />dayısı tartaklıyor annesinin yalanlarını kuş kızın<br />sebil karpuzlara adanmış hayallerin çocukları kaldırımlarda oturuyor<br />akşama kavuşacak olmanın hüznü<br />şimdiden çökük dağlarımızın omuzları<br />sarı<br />şu an birden unutuş kalkabilir tezgahlardan<br />kalkar da konar bir gün bu yalanlar bulutlara<br />kirlenir dünya<br />sevdiğinden emin misin ?<br />sevgi nedir bilirsin<br />gri<br />olmasına olur ama<br />olmaz olmaz<br />şeffaf<br />acının farkındalığı sinmiş camlardan sarkan çarşaflara<br />kadınların beklentilerini gece melekleri çalmış<br />şu geçmiş yıllar da hep sırtı bana dönük<br />karanlık dağların arkasında kalmış<br />hesaplar karman çorman<br />kahverengi<br />hiçbirine aldırmayan bir yaşlı adam uzanır şu çatıda<br />kenarlarda biryerlerde<br />dalgınlığının sorumsuz masumiyetinde saklı<br />mavi<br />...metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-669382624913553102007-01-22T20:05:00.000+02:002007-01-23T17:28:32.814+02:00iki numerobelli oluyor birşeylerden haberdar olduğu<br />kaldırımları eviren çeviren<br />kırmızı eteğinin içinde kalçaları<br />yüz pencerede<br />zihni üşütmelerdesin<br />ahahahaaay diyesin geliyor köşeden görünüverdiğinde<br />aldanılansın<br />aldanansın<br />yansın yalnızlığını örten karanlık ormanların<br />ağlayasın<br />ıslak şapkanın altında dans ediyor hatıraların<br />bir vals bir punk<br />üşütük üşütük üüşüütüüükk<br />karşılaştığın her bakışı cezalandırmaktasın<br />aşkınla ısındığın kışlarından kalan bir eski fısıltı kulağını tırmalamakta<br />bulantıdasın<br />bunaltıdasın<br />işin zor hani ..metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-36833708205421468832007-01-22T19:35:00.000+02:002007-01-22T19:57:18.072+02:00bir numeroölüme düşmenin eksikliğinde bir yerlerde<br />eğilmiş kirli ayakkabılarını bağlıyor<br />ben neye sebep ?<br />söylesene niye ?<br /><br />nedenselliğin kaskatı kesilmiş<br />buz tutmuş kırlarında<br />sek sek sekerek<br />evde yiyeceği sopayı bilerek..<br /><br />kimdir bu karşıdan gelen sakallı<br />ağlaya ağlaya kurumuş asasına dayanarak<br />anlamı kaçıran yalnızlık<br />sıçarsın sen adamın ağzının tam ortasına<br />kim kime sebep ?<br />söylesene kim ?<br /><br />bıyıkdan çıkan burun kadar içine kapanıksın işte<br />söylesene neden ...metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-21735645729127468982007-01-19T17:50:00.000+02:002007-01-20T21:51:58.882+02:00toprağı bol olsun ...<a href="http://bp1.blogger.com/_LWlf-Au275c/RbDpprFt6qI/AAAAAAAAAAM/EZfgfr4LbU0/s1600-h/Hrant%20Dink88.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5021770486668716706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_LWlf-Au275c/RbDpprFt6qI/AAAAAAAAAAM/EZfgfr4LbU0/s320/Hrant%2520Dink88.jpg" border="0" /></a><br /><div></div><br /><p></p><p></p><p>KATLEDİLDİ !</p><p></p><p></p><p>içimden bir parça bir karanlık denizin dibinde bu akşam</p><p>dağlar yıkılsın üstünüze</p><p>bütün tarihinizle birlikte süpürsün sizi bir fırtına</p><p>sizler olmadan daha güzel bir yer olacaktır dünya</p><p>daha kaç tane daha hrant dink çıkar ki bu ülkeden ?</p><p>gidebilmeli, gitmeli ...</p><p></p>metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-6089038086611163652007-01-15T22:29:00.000+02:002007-01-15T22:55:10.863+02:00iteklenmelerde...gerçek anlamda çaresizliğin ne demek olduğunu biliyorum. birisi tarafından sevilmeden körkütük sevmek ne demek biliyorum. asla beklenilmediğini bilmek ama yine de bekleyen birilerinin olmasını istemek ne demek biliyorum. ona onu anladığını anlatarak bakıp da psikopat zannedilmek ne demek biliyorum. çok sevilir gibi görünüp de hiç sevilmemek nedir biliyorum. bütün bunların hiçbir anlamı olmadığını biliyorum. anlamın gerçeklikten uzak bir kavram olduğunu biliyorum. özgürlüğün çok öncelerde kirletildiğini, sevmenin paylaşılmaz olduğunu bir zamanlar, biliyorum. şimdi ise gerçeklik ötesinde uydurmaca bir dünyada yaşadığımızı biliyorum. bu bir fantezi biliyorum. bu kabusun biteceği gün diye bir hayal besliyorum içimde, gerçekleşmeyeceğini biliyorum.<br /><br />aldırmazlıkla tüketiyorum. hiçbir değer tanımamışcasına unutuyorum. çoğu gün dışarı çıkmadan önce ne giymiş olduğumu fark bile etmiyorum. para cebimde kirliymişim hissi veriyor harcamadan duramıyorum. ne kadar da çok sigara içmiş olduğuma bir türlü önem veremiyorum. bir yan odadaki yatağıma uzanasım gelmiyor, uykularımla artık avunamıyorum. benle ilgili herhangi bir şeyin herhangi birinin kötü hissetmesine neden olabilecek olması ihtimali beni hasta ediyor, hertürlü diyalogdan kaçıyorum. kendimi iyi hissetmiyorum cümlesi midemi bulandırıyor son zamanlar, yalan söyleyecek gücü olmayan kırmızı kukuletalı cüceyi oynuyorum. dişilerin dişiliğini fazlasıyla sahte buluyorum çoğu, komedi üstadı olarak geziyorum orada burada.<br /><br />gerçek bulduğum yalan çıkıyor. dayanmak istediğim duvarlar rüzgarda ufalanıyor. benden sevilene rüzgarlar. insanları koşuştururken seyrediyorum, oraya buraya. marketin kasasında çalışan kızlardan birinin ciddiyetine hayran kalıyorum. böyle bir duygu durumunun halen var olabilmesi beni alt-üst ediyor adeta. odaya kapanmakta buluyorum daha önceden bulmuş olduğumu.<br /><br />bu aralar böyle...metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-91325296398027504802007-01-12T19:03:00.000+02:002007-01-12T19:21:19.201+02:00ayna ayna söyle bana ...bir an için gözünü kırpmadan izlediğin idam sahnesi<br />sarhoşluktasın<br />üşüyen parmaklarına yanan sigaranın temasındasın<br />geçip de gitmemekte günler<br />gidememekte ait olduğu karanlığa<br /><br />kotun çorapların kazağın montun ve botların<br />sırılsıklam<br />sırılsıklamsın<br />arkandan arkandan gelip de seni sarmalayan yalnızlığın<br />var<br /><br />akşamlarda daha iyi tarif etmek var kendini kendine<br />hergecenin efendisi kabusların var<br />aldırmaz bir hazırlıkla yatağına uzandığın<br />soğuklar<br />var<br /><br />uzanıp da sarıldığın bir hafiflik ceketinin cebinde<br />sağda solda tozlu kitapların<br />çorapların<br />yıkamaya sürekli üşendiğin bardakların<br />her odada ağzına kadar dolu kültablaların<br />yaşlanman<br />unutman<br />unutulman<br />binbir mercek düşüşlerin <em>derinlerindeki</em> <em>sen</em>'e takılı<br />görüvermenin eşiğindesin<br />...metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-25384545383130133072007-01-12T16:04:00.000+02:002007-01-12T19:02:11.505+02:00saadet şiirivagonun kapısını sisli göle açıyor<br />atıyor kendini çocuk hayallerin kollarına<br />bir tabloda esir kalmaktan korkuyor en çok<br />canını acıtmaz kolay gelen sevdalarda<br />gelme mutluluk gelme<br />yüzünde bu gülümseme<br /><br />kahkahalar eyliyor gönlündeki kırları<br />eteğini havalandıran kuşlar böcekler coşkusu<br />dondurmanın temasında o kor ateş diline<br />en hafifinden bir bulut üstünde<br />en içlisinden türküler ağlar<br />üstüne kapanmayın dağlar<br />sizin işiniz benimle<br /><br />ayacıklarının değdiği bereketli topraklarda<br />her türlüsünden ufacık şirin umutcuklar doğmaktalar<br />sesinden yayılan çiçek büyü ile<br />aklımı fikrimi almalar gözgöze geldiğimizde "aklının odalarında"<br />her nerden bulup da o kadar enerjiyi içimin dehlizlerinden<br />yaşayabilmem şu güzelliği var ya!<br />dokunulmaz..<br /><br />kuş sürüleri baharımıza kaçmaktalarmetemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-85257240751026870652007-01-10T01:54:00.000+02:002007-01-10T02:44:15.453+02:00"Anti - Peygamber"" Her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve o uyandığında, dünyadaki kötülük biraz daha artar...<br /><br />Vaaz verme çılgınlığı içimizde öylesine yer etmiştir ki, korunma içgüdüsünün bilmediği derinliklerden doğar. Her insan, <em>kendinin</em> bir şey önereceği <em>anı</em> bekler: Ne önerdiği önemli değildir. Bir sesi vardır ya, o yeter. Ne sağır ne dilsiz olmanın bedelini pahalıya öderiz...<br /><br />Çöpcüsünden züppesine kadar herkes, cinai cömertliğinin kesesinden harcar; hepsi, mutluluk reçeteleri dağıtır: hepsi, herkesin adımlarına yön vermek ister: Ortaklaşa hayat, bundan ötürü tahammül edilmez bir hale gelir; insanın kendi hayatı daha da çekilmez olur: Başkalarının işlerine hiç karışmadığı zaman kişi kendi işleri için o kadar endişe duyar ki, kendi "benliği"ni bir dine çevirir, ya da tersten havarilik yaparak "benliği"ni yok sayar: Evrensel oyunun kurbanıyızdır...<br /><br />Varoluşun veçhelerine getirilen çözüm önerilerinin bolluğu, ancak bu önerilerin nafilelikleriyle mukayese edilebilir. Tarih : İdeal imalathanesi... huyu suyu belli olmayan mitoloji, sürülerin ve yalnızların taşkınlıkları... gerçekliği olduğu haliyle tsarlamanın reddi, ölümcül kurgu açlığı...<br /><br />Fiiliyatımızın kaynağı, kendimizi zamanın merkezi, nedeni ve sonucu zannetmeye bilinçsizce meyilli olmamızdadır. Reflekslerimiz ve gururumuz, teşkil ettiğimiz et ve bilinç parçasını bir gezegene dönüştürür. Eğer dünyadaki konumumuzu doğru olarak anlayabilseydik; eğer <em>kıyaslamak</em>, <em>yaşamak</em>'tan ayrılmaz olsaydı, mevcudiyetimizin ufaklığının açığa çıkması bizi ezerdi. Ama yaşamak kendi boyutlarına karşı körleşmektir...<br /><br />Bütün fiiliyatımız - soluk almaktan imparatorluklar ya da metafizik sistemler kurmaya kadar - kendi önemimiz hakkında bir yanılsamadan , bilhassa da peygamberlik içgüdüsünden çıktığına göre, kendi hükümsüzlüğünü doğru bir şekilde görmesi durumunda, işe yarar olmaya ve kendini kurtarıcı gibi göstermeye kim çalışırdı ki ?<br /><br />"İdeal"siz bir dünya, doktrinsiz bir can çekişme, yaşamsız bir ebediyet hasreti... Cennet... Fakat kendimizi oyalamaksızın bir saniye bile var olamazdık: İçimizdeki peygamber bizi kendi boşluğumuzda ihya eden deli tarafımızdır.<br /><br />İdeal bir şekilde zihni açık, yani ideal şekilde <em>normal</em> insan, içindeki <em>hiçlik</em>'ten başka hiçbir şeye tutunmamalıdır... Onu işittiğimi farzediyorum: "Amaçtan, bütün amaçlardan koparılmışım; arzularımın ve burukluklarımın sadece formülünü muhafaza ediyorum. Sonuca bağlama edimine direndiğim için ruhu yendim, tıpkı hayatı da, onun içinde çözüm aramaktan dehşete kapılarak yendiğim gibi... İnsanın seyri - ne mide bulandırıcı şey ! Aşk - iki tükürüğün karşılaşması... Bütün duygular mutlaklarını salgı bezlerinin sefilliğinden alırlar. Asalet varoluşun yadsınmasındadır, harap olmuş manzarlara tepeden bakan bir tebessümdedir yalnızca.<br /><br />(Vaktiyle bir "benliğim" vardı; artık sadece bir nesneyim... Yalnızlığın bütün uyuşturucularını tıka basa alıyorum; dünyanın uyuşturucuları bana benliğimi unutturamayacak kadar haifitiler. İçimdeki peygamberi öldürmüş olduğuma göre, nasıl olur da insanlar arasında hala bir yerim olabilir ki?) "<br /><br />diye sorarak bağlamış E.M.Cioran...<br /><br />italikler yazara aittir..<br /><br />ben de size soruyorum; tekinsiz, umursamaz, mutlak bir hüzün objektiviteyi bozan unsurlardan başlıcası haline gelebilir mi ? Yani iyiden iyiye bozabilir mi manzaranın netliğini, tepelerden bakıyor olsak da sislenir mi ortalık, soğuk kemiklerimize işler de uzaklaşabilir miyiz gördüğümüzden ?metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-63426099908908928932007-01-07T20:15:00.000+02:002007-01-07T21:42:01.215+02:00zor zanaat bu, yaşamak ..adam masa başında ömür çürütmekte<br />otobüs bileti çekmecede<br />kalbi sümen altında<br />hayalleri sigara molası verdiği merdiven boşluğunda<br />adam kibirli<br />adam kızgın<br />adam zavallı<br />aklı fikri, herşeyi karısı<br />terk eyledi bu dünyayı bir kaç kış önce<br />anlayamamasını anlamlandıramadı birtürlü<br />hep aynı lokantada öğlen sigaraları rahat<br />bir takım ki üstündeki bir kaç kıştır tek yoldaşı<br />dayanabilecek belki de<br />de bu hiç arayıp soranın olmayışı<br />de gecelerin yalın insafsızlığı<br />de çocukluğunun bile artık içini ısıtamayışı<br />de çayı dalıp dalıp da bir türlü sıcak içemeyişi<br />de toprak altındakilerden soluk çürük teni her sabah aynada karşılaştığı<br />de hiç değilse bu kudurgun çaresizliği<br />olmasa..metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-68592779020438345692007-01-06T15:47:00.000+02:002007-01-06T16:59:36.175+02:00boşgelebilseydim karşılar mıydın beni değirmenin kapısında<br />evlendiğimiz gecenin sabahı ölene kadar beni seveceğini söyler miydin<br />çarşaflarda ılık bir huzur<br />bir nisan güneşi batmakta<br />şeftali odamız<br />kokun odayı doldurup sokaklara taşmakta<br />insanlar gülümsemelerine engel olamamakta<br /><br />böyle boyar mıydı pembe bizim diyarlarımız dünyayı<br /><br />dokunduğum yerler teninde ateş gibi yanar mıydı<br />kıvılcımlar denizinde yüzer miydik sabahlara kadar<br />vapurda yanımda duran o güzel yüzüne döndüğümde yüzümü<br />bir martı kutlar mıydı bunu<br />arkanda kalan manzarayı senden yayılan anlam doldurmakta<br />güzellendi dünya bak<br /><br />ısıtabilir miydik korkularını insanların<br /><br />bale adımları gezer miydik ormanlarda<br />kulaklarımızda hep o aynı melodi<br />nirin naram nirin naram nirin naram<br />naram naram<br />naram naram<br />nirin naram<br />kollarıma bırakır mıydın kendini kendimizi kırlara attığımızda<br />nirin nirin naram naram<br />sen ve benden başka birşey kalmaz mıydı<br />naram naram<br /><br />akar gider miydi kiri pası varoluşun ?<br /><br />gelmeliydim biliyorum..<br /><br /><br /><br />* Erik Satie ' ye ithaf olunur..metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-81568242812177559012007-01-05T21:45:00.000+02:002007-01-05T21:47:03.604+02:00teşekkürTurgut Uyar ile geç tanışıklığıma sebep olduğun için allah senden razı olsun Burak !metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-47541438586652567132007-01-04T15:42:00.000+02:002007-01-06T17:49:51.652+02:00kertenkeleo kimsenin haberi olmasın istiyor<br />gezsin çiğ damlalarının nemlendirdiği yapraklarda<br />derinliğinde kokular cennetinin<br />melekler kadar hafif<br />çağlayan nehirler kadar canlı<br /><br />güneşin araladığı çimler diyarında<br />toprak kokusunda<br />günün misafirlerinin kıpırdanmasında<br />karnından gelen nağmelerin nazlanmasında<br />gezsin<br /><br />yaklaşsın şu bacası tüten kulübeye<br />yemek sofrasında al yanak ailesi<br />günün ilk yemeklerinde hep coşkulu, gürültücü olurlar<br />hem onlar görmeden kargaşada onu<br />görüverir o şarkıkızı<br />ayrılmaz hiç etrafından<br />bekler ortalık sakinleştiğinde rüyalar söylemesini <br />düşünmekten vazgeçemediği<br />kalbini pamuk ellerini buz yapan<br />adımların göklere doğru atılabildiği<br />formların celladı rüyalar<br /><br />ufacık evinde bir sonraki günün hayalinde saydamlaşan geceler<br />sofrasının üzerindeki kırıntıların yumuşak dansı<br />soğumuş yatağına uzanışlarda huzurlu bir irkiliş<br />kimse duymasın, kimse bilmesin ...metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-22146765430240570182007-01-03T14:50:00.000+02:002007-01-03T15:37:42.551+02:00varsayımlarının kurbanı küçük adam soruyorvazgeçiyor<br />hatırlıyor aciz kalıp da sahilde yalnızlığına çekildiği serin geceleri<br />utanıyor kimi kırgın zihinlerde açtığı dipsiz kuyuların yarattığı uğursuz akustikten<br />ağlıyor zamanın gücüne meydan okuyan cesareti için<br />birkaç damla gözyaşı da onun için döküyor<br /><br />kaçıyor<br />korkuyor bir tek sözcük geçmişinden gelip de yakalayan, alaşağı edebilir herşeyi<br />çıldırıyor sinirden mesellerin üstüne çektiği hafif ipek perde eline koluna dolandığında<br />arınıyor yeni günün getirdiği umursamaz dinginliğin tutup sarmalayan engin kollarında<br />kendini adamak için şu ana, karanlık dağlardan gelen o bilge suyla yüzünü yıkıyor<br /><br />hayal ediyor<br />uçuyor mavi kırlardan alçalarak pembe denizlere, bilinmeyende bilinmemek için<br />konuşuyor lacivert fillerle yok olan heyecandan, şiir terkedeli buraları<br />anlıyor kaybının peşinde bunca yıl ağıt yaktığı şarkının sihrini<br />bir sözcük de onun için istiyor çıksın ağzından, mührü bozamıyor<br /><br />soruyor<br />sürekli soruyor, bakıp da bulutların üstünden görecek vakti bulamıyor manzarayı<br />küçük adamın aklı takılı<br />elleri ceplerinde<br />oturuyor günah koltuğunda<br />bu yüzden iki yakası biraraya gelmiyor<br />..metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-68702493261581549902007-01-03T01:37:00.000+02:002007-01-03T03:13:13.881+02:00olamıyor amagelmiyor o güç, onu bulduğum o karanlık inden dışarı<br />dağılmıyor kara bulutlar çocukluk düşlerimin üzerindeki kurumhavada<br />yetersizliğimden güller açıyor gri<br />karanlık göldeki yansımasına bakıyor bir kız çocuğu<br />balık tutuyor uzun saçlarından yüzü görünmeyen<br />kibirin ateşine atılmış yanıyor eski siyah beyaz fotoğraflar<br />babam elimden tutmuş yürüyoruz çiftliğin toprak yollarında<br /><br />derya'yı buluyorum saklandığı yerde<br />korkuyor yine<br />hep ben kazanıyorum saklambacı<br />balık sever miydin sen derya ?<br />beni düşünür müydün hiç geceleri ?<br />seni gördüğümde içimden taşan esinti serinletir miydi menekşe yüzünü hiç ?<br /><br />takılı plak gibi, esnetip şeffaf duvarları da kurtulunur mu uzamdan ?<br />bir başka boyutta oturmuş gülümsüyorum bir başka evin bir başka odasının bir başka koltuğunda<br />oradan buralar görünmekteler<br />kalbi kırık bir senaryo hepsi<br />o kadar...metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-17906892505089669122006-12-31T04:39:00.000+02:002006-12-31T05:05:51.419+02:00zamansız ağıtyeni bir zamana uyandığımda parkta oturduğum tahta bankta<br />bir güvercin topluluğu havalanacak, kanat çırpışlarını dinleyeceğim<br />olup bitenden sorumlu birini aramaktan vazgeçeceğim belki<br />emekli iki arkadaş komşumdan biri bana bakacak varlığımdan rahatsız<br />merdivenlerden inenlerin gölgelerinin tenime temasını duyumsamaya çalışacağım<br />bu çöküşte kalbimdeki yerini korumaya çalışmakla yoracağım kafamı biraz<br />güneş yükselecek en tepeye, gölgesi az tadı ekşi saatler gelecek<br />tatsız tuzsuz takıntılarımdan birkaçı giriverir belki koynuna günümün<br />tedbirli davranıp sıkıntıya karşı, yürüyüşe çıkacağım mutsuz yüzler sokaklarında<br />yenik düştüğümde ısrar eden öğle saatlerine, oturup birşeyler yiyerek kurtulmaya çalışacağım belki<br />eve dönmek bir uzak ihtiyaç olacak<br />vazgeçeceğim seni düşünmenin kolaylaştırmasından şu bitip bitip de başlamaktan bıkmayan günleri<br />özgürlükler isteyecek burnum, kulaklarım, gözlerim ve ağzım<br />arayıp da haberdar etmek isteyecek ama başaramayacağım<br />belki boynu bükük bineceğim o otobüse<br />..metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-78474686628843784392006-12-28T22:36:00.000+02:002007-01-03T13:34:16.228+02:00lal peygamberbitkiler sadece diken açar olmuş<br />çiçeksiz dar tedirgin patikalardan ibaret hayat<br />ağlayan çocuk boş bir imge kitlelerin rüyasız gecelerinde<br />güzellik umudu maskara olmuş<br />ve yürüyor bunların arasında yanarak<br /><br />kim olduğunu söyleyesi bile kalmamış<br />sesi tükenmiş, cılızlaşmış<br />öngörülebilir olması bütün bunların, rahatlatmıyor vicdanını<br />ve ağlıyor gözlerinde cam kırıkları<br /><br />çok derinlerde bir yerlerde<br />kavrıyor adlandırılamazın kaybını<br />adına masumiyet diyesi bile gelmiyor<br />kendine yabancı<br />göklere bakıyor<br />bakıyor<br />bakıyor<br />ve bakıyor unutarak..metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-74766957912088589062006-12-27T16:05:00.000+02:002006-12-28T22:18:34.762+02:00karanlık dağların ardındaki yeşil kırlardaorada buluşalım seninle<br />çıplak ayak gel hiçbirşeyi kaçırma<br />rengin cennet olsun<br />sarılmadan önceki titrek bakışında zarif bir esrime hayallerimde<br />ellerini tutayım, buz gibi olsunlar içimde kalan zayıf ateşle sarmaş dolaş<br />içi dışı kalmasın benlerin ve senlerin<br /><br />gülümsemendeki kırışmalarda çocukluğum kıpırdanıyor<br /><br />ayaklarını seyredeyim yürürken<br />sevişmelerini çiçeklerle<br />avuçların boş olsun<br />yer olsun gönlüme<br />"yarın cennet olacak"<br />..metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-21071737661343417692006-12-27T15:48:00.000+02:002006-12-27T16:03:24.887+02:00kalanasılı kalmışsın bir büyük sirk çadırının yükseklerinde<br />boş tribünleri seyrediyorsun<br />kırgınlar hemencecik de terkedilmişliklerine<br />dışarda kasaba sessiz ve tedirgin<br />biliyorsun aylarca kalsan burda uyandırmazsın hiçbir zihinde merak<br />anlamakda zorlanıyorsun olup biteni<br />çadır rüzgarda sallanıyor<br />bir ben biliyorum oysa ..metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-55904983146217378142006-12-27T15:08:00.000+02:002006-12-27T15:43:38.602+02:00bir şansdile küsüp de yalnızlığı tercih eden çocuk<br />yürüyor evine doğru leylek leylek<br />kaldırımda misket oynayan bir grup tanıdık<br />oralı olup da bozmak istemiyor coşkusunu<br />bir ferahlık var üstünde yoğurt yoğurt<br />evini istiyor o, odasını istiyor<br />bulutlardan sonrasında kısıntısız özgürlük<br />..metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-61110792408452609382006-12-27T15:03:00.000+02:002006-12-27T15:05:27.094+02:00vazgeçenboynu büken narin kabulleniş<br />akordeon üzerinde dans eden parmaklar<br />mümkün tek ihtimal tükenişmetemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-56443721159516266302006-12-27T14:41:00.000+02:002006-12-27T15:42:18.320+02:00dexteriçime doluyorsun dudaklarımdan ve parmak uçlarımdan<br />tarlalarda yuvarlanıyorum ağzımda cigaram<br />bir ağacın tepesinden ormanı seyrediyorum gecenin zifiri karanlığında<br />ayın aydınlattığı patikalarda yürüyorum<br />hüznüme dokunamazlar<br />korkmuyorum<br />orman sessiz ve soğuk ve çok karanlık ve kırılgan damlalar havada asılı<br />kalbindeki hayatı hissediyorum<br />hep mi yalnızdım diye bir soru geliyor aklıma<br />hayır uzaklarda bir yerlerde anılarım var güneşli bir vadide<br />katrandan yoğun siyahdan kara bir illet yumuşaklık var avuçlarımda<br />bu gecede bile yakamoz gibi parlıyor ellerim<br />ben neyim?<br />söylesene bana gece ..metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-27418510.post-75265548474861855232006-12-26T23:20:00.000+02:002006-12-26T23:34:09.994+02:00tavşanbir çıkış yolu var mı ?<br />gün doğuyor mahzenime palyaçomdan<br />bitiş flamasını sallayan eller kırılsın.metemorfozhttp://www.blogger.com/profile/11030547504114511962noreply@blogger.com