tag:blogger.com,1999:blog-23651098591864624182009-05-26T03:54:41.379-07:00sanal yardım hattı ne ararsan buradanahitnoreply@blogger.comBlogger87125tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-51796758293334072232009-03-05T00:56:00.000-08:002009-03-05T00:57:54.121-08:00İDRAR YOLLARI RAHATSIZLIKLARI İÇİN ŞİFALI BİTKİLERAndız otu kökünden elde edilen yağ idrar söktürücü ve safra ifrazatını arttırıcıdır.Ardıç meyveleri idrarı söktürür, idrar organlarını dezenfekte eder. Ayrık otu (50 gr) kökünün bir litre suda kaynatılması sonucu elde edilen ilaç ter ve idrar söktürür, Böğürtlenin, idrar söktürücü özelliği vardır. Çilek, salatalık, idrar söktürür.Erkeç otu idrar yolları iltihabı ve soğuk algınlığına iyi gelir. Frenk üzümü yapraklarından yapılan çay idrar ve ter söktürür. Hercai menekşe ¼ litre kaynar suda iki tatlı kaşığı menekşe on dakika bırakılıp oluşturulan çay içilirse; idrar söktürür, idrar yolları hastalıklarına, iyi gelir. Hint safranı, maydanoz idrar söktürür. Kabak idrar sökücü etki yapar. Kahve idrarı söktürür, terlemeyi azaltır. Kırmızı ayrıkotu kökünden yapılan ilaçlar ter ve idrar söktürücüdür. Kimyon çayı idrar söktürür, vücudu ısıtır.Menekşe çiçeklerinden yapılan çay idrar söktürücüdür. Mısır koçanı idrar söktürür. Ayrıca idrar yollarını taş ve kumlardan temizler. Mürver ağacı çiçeklerinden yapılan çay içilince idrar söktürür. Pırasa idrar söktürür, hazmı kolaylaştırır. Semizotu kanlı idrara karşı etkilidir. Yabaneriği çiçeklerinden yapılan çay, idrar söktürür. Yabani armut (ahlat) ağacının taze ve genç yaprakları kaynatılarak suyu içildiğinde idrarı dezenfekte eder ve söktürür.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-5179675829333407223?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-20848826502162547452009-03-05T00:55:00.000-08:002009-03-05T00:56:24.901-08:00ÖKSÜRÜK İÇİN YARARLI BİTKİLERAndız otu kökü ezilip balla karıştırılarak yenirse öksürüğü dindirir, balgamı söker. Ardıç taze meyvelerinin ezilmesi ile elde edilen şurup öksürüğe çok iyi gelir. Böğürtlen yaprakları içeriği oluşmadan toplanıp gölgelikte demetler halinde kurutulur ve bundan yapılan şurup kanı temizler, öksürüğe, iyi gelir. Ebegümeci göğsü yumuşatır. Öksürük kesici olduğundan bronşite ve nezleye iyi gelir. Bulantı ve kusmalara karşı da yararlıdır.Gelincik çiçeklerinden yapılan şurup, ağrıları dindirici ilaç olarak kullanıldığı gibi öksürüğe ve öksürük gıcığına etkilidir. Ihlamur çayı kronik öksürüğü keser. Ter ve balgam söktürücüdür. Kenevir çayı balla tadlandırılıp içilirse, öksürük boğmaca ve ses kısılmasına iyi gelir. Kırmızı yaban mersini yapraklarından yapılan şurup öksürüğe etkili olur. Meşe ağacı kabuklarından yapılan çay kanlı öksürük ve kan kusmaya çok iyi gelir. Meyan kökü şurubu öksürüğe iyi gelir. Yaban eriği ezilerek şekerle pişirilirse öksürüğü yok eder.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-2084882650216254745?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-14981090433333571052009-03-05T00:54:00.000-08:002009-03-05T00:55:25.450-08:00İSHAL TEDAVİSİNDE ŞİFALI BİTKİLER<div align="justify">Havuç, limon, nar ise ishale iyi gelir. Bir miktar kurutulmuş adaçayı 1 litre suda kaynatılırak içildiğinde ishale iyi gelir. Ahududu yaprakları ishal kesicidir.Arpa'nın suda kaynatılarak elde edilen sıvısı ishali önler. Böbrek ve safrakesesi taşlarının sebebiyet verdiği ağrılara, karaciğer ve dalak hastalıklarına, bronşit ve nezleye, cilt hastalıklarına, kansızlığa, raşitizm hastalığına iyi gelir. Kemik kireçlenmesini önlemesi en önemli özelliğidir. Böğürtlen ishale iyi gelir. Bademyağı başlı başına bir ilaçtır. Yumuşatıcı etkisi olduğundan küçük çocukların kabızlığını gidermek için bir kahve kaşığı kullanılırsa iyi sonuç alınır. Hem iç organlar için hem de cilt için çok yararlıdır. Yaralara sürüldüğünde acıyı dindirir. Gül yaprakları çay gibi kaynatılıp içilirse rahatlık verici ve ishal gidericidir. Kestane ağacının yaprakları kaynatılıp, içilirse ishali önler. Koyu çay, şeftali ishali önler. Kızılcık'ın en etkin olduğu rahatsızlık ishaldir. Kabızlık yapar. Labada ishal kesicidir. Bağırsaklara dolgunluk hissi veren iyi bir besindir. Misk otu kötü kaynatılarak içildiğinde ishali önler.Muz kabızlığa çok iyi gelir. Mürver ağacı çiçeklerinden yapılan çay içilince, zatürree başlangıcı, nefes yolu hastalıkları, nezle, grip, öksürüğe iyi gelir. Pirinin tutucu etkisinden ötürü ishal kesici özelliği fazladır. Yabani armut (ahlat) pişirilerek yendiğinde ishali önler.</div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-1498109043333357105?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-21302959401061245172009-03-05T00:52:00.000-08:002009-03-05T00:54:02.530-08:00KABIZLIK İÇİN YARARLI BİTKİLERKABIZLIK İÇİN ŞİFALI BİTKİLER:Bamya; Meyvesi beş bölmeli,tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte bir sebze. Faydalı bir sebzedir. Yaş veya kuru olarak sarf edilir. Konserveleri de yapılır. Meyveleri müsilajlıdır. kabızlık tedavisi ve barsakların düzenli çalışması için faydalıdır.Mersin; Meyveleri yemiş olarak, kabızlık giderici ve antiseptik olarak kullanılır. Sinameki;Memleketimizde çok kullanılan müshil ilâcıdır. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-2130295940106124517?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-40090105726997556852009-02-24T02:57:00.000-08:002009-02-24T03:03:39.600-08:00ERGENLİK SİVİLCESİNE BİTKİSEL ÇÖZÜM<p>Ergenlik sivilceleri belli bir yaşa gelmiş yani ergen olan kız olsun erkek olsun pek çok gencimizin sorunu.Saatlerce ayna karşısında durup tek tek bunları yok etmekle uğraşıyorlar.Ben de o çağlardan geçtim sivilcelendim o yıllarda bir ablamızın bana önerdiği bir kaç förmülü denemiş çok faydasını görmüştüm.cilt tipine göre verdiğimiz formüllerden cildinize uygun olanını seçebilirsiniz.Denemek isteyenler için şimdi taarifini veriyorum.</p><p> </p><p>Bir avuç papatyayı pırasanın sıkılmış suyuna atıp kaynatın. Daha sonra sıkarak çıkardığınız papatya posasının içine bir tutam şahtere otu ilave edin ve krem kıvamına gelinceye kadar badem yağı ekleyerek yoğurun. Hazırladığınız kremi cildinizi temizledikten sonra sivilceli bölgeye sürün.</p><p><br />Birkaç tane narın kabuklarını biraz sirkenin içine atıp kaynatın. Elde ettiğiniz karışıma gül suyu ilave edip, bu sıvıya batırdığınız temiz bir pamukla temizlenmiş ciltteki sivilceli bölgeye kompres yapın.<br /><br /><br />Bir avuç gül yaprağı, bir avuç şahtere otu ve bir avuç papatyayı sirkeli suda kaynatın. Daha sonra süzün ve elde ettiğiniz posaya dövülmüş nar kabuğu ve krem kıvamına gelecek kadar badem yağı katarak iyice yoğurup sivilceli bölgeye sürün.<br />Bir avuç şahtere otunu kaynar suda yarım saat bekletin. Daha sonra temiz bir tülbentten geçirerek süzün. Elde ettiğiniz sıvıya 10-15 damla badem yağı ilave ederek iyice karıştırın. Hazırladığınız karışıma batırdığınız temiz bir pamukla sivilceli bölgeye kompres yapın.</p><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-4009010572699755685?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-68188990900009783062009-02-24T02:50:00.000-08:002009-02-24T02:55:05.445-08:00SİVİLCE İLAÇLARI<a href="http://3.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SaPR9SqUWFI/AAAAAAAAAlA/XQ4UmDGIB-k/s1600-h/S%C4%B0V%C4%B0LCE.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306315636884133970" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 111px; CURSOR: hand; HEIGHT: 111px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SaPR9SqUWFI/AAAAAAAAAlA/XQ4UmDGIB-k/s400/S%C4%B0V%C4%B0LCE.jpg" border="0" /></a><br /><div>Şimdiye kadar <strong><em><span style="color:#cc0000;">sivilce</span></em></strong> ile olan mücadelemde baya deneyim edindim.Hangi ilaç sivilcelere iyi geliyor etkileri ve fiyatları nedir.bunları okurlarımla paylaşmak istedim.</div><br /><div></div><br /><div><span style="color:#cc0000;">Benzamycn:</span>Bana en iyi gelen ilaç diyebilirim.Yüzde beyaz bir iz bırakabiliyor.3 aylık kullanım sonucu baya geçiriyor.Fiyatı 35 ytl idi<br /><br /><span style="color:#cc0000;">Eryacne:</span>1 ay falan kullandım pek bir etkisini görmedim<br /><br /><span style="color:#cc0000;">Aknefug:</span>Yüzümde kızarıklara neden olmuştu.Ama fena değil.Fiyatı da uygun<br /><br /><span style="color:#cc0000;">Aksil5:</span>Bir arkadaşıma çok iyi gelmişti onun üzerine kullanmaya karar verdim.Yüzümde çok kızarıklık yaptı ama arkadaşıma baya iyi gelmişti.Kullanabilirsiniz.<br /><br /><span style="color:#cc0000;">Herbalium Bitkisel İlaç:</span>2-3 haftadır kullanıyorum.Tamamen bitkisel bir ilaç.Tavsiye ederim</div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-6818899090000978306?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-75397513648965709712009-02-23T02:45:00.000-08:002009-02-23T02:46:48.162-08:00Mesane Kanseri Nedenleri Ve BelirtileriMesane Kanserinin Belirtileri Nelerdir?<br />Kanlı idrar ilk ve çok önemli bir belirtidir.<br />Sık ve acil idrar isteği, yanma diğer belirtilerdir.<br /><br />Kesin sebep bilinmemekle birlikte birçok etken hazırlayıcıdır.<br />Tütün mamulleri çok önemli hazırlayıcılardır.<br /><br />Kimya, petrol, lastik sanayileri ve matbaacılıkta çalışan kişilerin uğradıkları kimyasal madde etkileri de önemlidir.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-7539751364896570971?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-26461648845991742852009-02-23T02:43:00.002-08:002009-02-23T02:44:43.130-08:00Mesane Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?Yüzeysel tümörlerde ilk tedavi idrar yolundan girilen rezektoskop adlı aletle tümörün kazınmasıdır.(T.U.R). Daha sonra belirli aralıklarla mesaneye ilaç tedavisi uygulanır.Derine inmiş tümörlerde komşu organlara sıçrama yoksa idrar torbası çıkartılır (Sistektomi) ve barsakların çeşitli kısımlarından yapılabilen idrar torbaları oluşturulur. Hastalığın devresine göre ilaç tedavisi ve ışın tedavisi uygulanabilir.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-2646164884599174285?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-40705530559449075952009-02-23T02:43:00.001-08:002009-02-23T02:43:47.015-08:00İdrar Yolu ve Mesane Kanseriİdrar Yolu ve Mesane Kanseri<br />Uyarıcı işaretler: idrarda kan; sırt ağrısı; kilo ve iştah kaybı, sürekli ateş; anemi (kansızlık).<br />Kanser Riski faktörleri: Elli yaşın üzerinde olan erkeklerde-, çok fazla sigara içenlerde, geçmişte kronik idrar yolu enfeksiyonlarından rahatsız olanlarda daha fazla görülür.<br /><br />Check-up Kuralları: Komple fiziki muayeneniz sırasında yapılan rutin idrar tahlilleri idrarınızda kan olup olmadığını (hemıtüri) gösterecektir. Eğer hematüri bulunursa, doktorunuz anormal bir doku da bulursa, biyopsi de dahil olmak üzere sistoskopik bir muayene yapabilir. Doktorunuz bir böbrek filmi de isteyebilir.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-4070553055944907595?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-35826772423458761322009-02-23T02:33:00.000-08:002009-02-23T02:39:11.964-08:00YAĞ ALDIRMA ESTETİĞİ<div align="justify">Ne yapsanız fazla yağlarınızdan kurtulamıyorsunuz.Göbek baldır,kalça ve basen bölgenizdeki yağlar vücüdunuzu şekilsiz gösteriyor.Yağ aldırmak istiyorsunuz ancak nerede,nasıl yapılacağını bilmiyorsanız Opr.Dr.Cenk Tokat'ın sizler için hazırladığı yağ aldırma “liposuction” operasyonu hakkında yazdığı makaleyi okumanızı öneririm.</div><div align="justify"> </div><div align="justify"><strong><em>Yağ alma</em></strong> yada sık kullanılan adıyla “<strong><em>liposuction</em></strong>” karın, basen, kalça, uyluk, diz, kol, çene altı, yanaklar ve boyun gibi özel bölgelerdeki istenmeyen yağların küçük deliklerden girilip vakumla alınarak vücudun daha düzgün bir şekil almasını sağlayan bir estetik müdahaledir. Liposuction’ın her hangi bir şekli diyet ve egzersizin yerini tutmasa da, geleneksel kilo verme yöntemlerine cevap vermeyen inatçı yağ birikimlerinin estetik olarak ortadan kaldırılmasında oldukça etkili ve yüz güldürücü bir yöntemdir. Erişkinde genetik yatkınlık, hatalı beslenme ve yeterince egzersiz yapılmaması vücudun yağ dokusunda hacim artışına yol açar. Diyet ve egzersiz ile kilo fazlalılığından kurtulmak mümkün olsa da vücudun bazı bölgelerindeki yağ fazlalıklarından kurtulmak imkansız olabilir. Liposuction bu bölgesel fazlalıkları olan bireylerde vücut şekillendirmede en etkili yöntemdir.<br /><br /><span style="color:#cc0000;">Yağ alma - liposuction ameliyatı için en uygun adaylar…<br /></span><strong><em>Liposuction</em></strong> işlemi için en uygun adaylar vücudunun bazı bölgelerinde fazla yağ birikimleri olan, ancak normal kiloda ve sıkı ve elastik deriye sahip olan kişilerdir. Fiziksel olarak sağlıklı, psikolojik olarak stabil ve beklentilerde gerçekçi olması gerekmektedir. Yaş ilk planda çok önemli olmasa da, yaşlı hastalarda deri elastikliğini kaybetmiş olabileceğinden sıkı deriye sahip olan genç bireylerle aynı sonucun elde edilmesi zor olmaktadır.<br />Liposuction şeker hastalığı, ciddi kalp yada akciğer sorunu ve dolaşım problemi olan bireylerde, yada işlem uygulanacak bölgede yakın bir geçmişte ameliyat yapılan bireyler için risk taşır.<br /><br /><span style="color:#cc0000;">Ameliyatın planlanması…</span> </div><div align="justify">Estetik Cerrah ile ilk görüşmede genel sağlık durumu, yağ birikimlerinin dağılım şekli ve cildin sıkılık durumu değerlendirilir. Liposuction’a alternatif veya ek müdahaleler önerilebilir.<br /><br /><span style="color:#cc0000;">Ameliyata hazırlık…</span> </div><div align="justify">Liposuction’a hazırlık aşamasında risk faktörleri incelenip, olası komplikasyonların önlenmesinde, ameliyat öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler ortaya koyulur. Bu dönemde yiyecek ve içecek, sigara, bazı vitamin ve ilaçlardan kaçınmak gibi bazı önemli uyarılarda bulunulur. Soğuk algınlığı ve herhangi bir enfeksiyon (özellikle deri ile ilgili) varlığında ameliyatın ertelenmesi gerekebilir. Diabet, kalp veya akciğer hastalıkları gibi sistemik rahatsızlıkları olanlarda ameliyat öncesi kontrollerinin yapılarak ilgili doktorların da onay ve önerilerini almaları gerekir.<br /><br /><span style="color:#cc0000;">Liposuction’da uygulanacak anestezi...</span> </div><div align="justify">Liposuction ile yağ aldırma ameliyatlarında farklı anestezi tipleri kullanılabilir. Az miktarda yağ alınması yada sınırlı sayıda vücut bölgesine müdahale planlandığında, sadece işlem uygulanacak bölgelerin uyuşmasını sağlayacak “lokal anestezi” yöntemi tercih edilebilir. Bu estetik ameliyatların çoğu lokal anestezi ve sedasyon kombinasyonu altında uygulanmaktadır. Bu kombinasyon sayesinde hasta hafif bir rahatsızlık ve dokunma hissine rağmen uyanık ancak rahatlamış bir şekilde operasyonunu geçirir. Yağ alınacak bölgeler tamamen ağrı ve sızı duyusundan yoksundur. Bölgesel anestezi adı verilen yöntemler daha büyük müdahale gerektiren durumlarda uygulanabilir. “Epidural anestezi” doğum işlemlerinde sıklıkla kullanılmaktadır. </div><div align="justify"><br />Öte yandan özellikle fazla miktarda yağ alınması planlanan durumlarda genel anestezi yöntemi tercih edilmektedir.<br /><br />Liposuction… </div><div align="justify">Liposuction’da ameliyatın süresi, yağ alınacak bölgenin genişliği, alınacak yağın miktarı ve uygulanacak anestezi ve cerrahi tekniğe bağlı olarak değişiklik göstermektedir.<br /><br />Liposuction, vücudun çeşitli bölgelerinde yerleşmiş yağ birikimlerinin alınıp vücudun bir yada daha çok bölgesinin yeniden şekillendirilmesini sağlayan bir estetik girişimdir. 4-5 mm boyunda bir cilt kesisinden girilen, kanül adı verilen ince borular yardımıyla derinin altında yerleşmiş bulunan yağ birikimlerinin vakum yardımıyla emilip dışarı alınması işlemidir. Öncesinde ilgili alanlara içinde damarların kasılarak küçülmesini sağlayan ve ayrıca o bölgenin ağrı duyusunu engelleyecek ilaçlar içeren bir sıvı verilir. Ardından kanül yağ dokusu içinde ileri geri hareket ettirilerek yağ dokusunun parçalanıp emilmesi sağlanır. Bir çok bölgeye işlem uygulanacak ise cilt kesileri mümkün olduğu kadar dikkat çekmeyecek yerlere saklanacaktır. </div><div align="justify"><br />Yağın emilmesiyle birlikte sıvı kaybı da olacağından, şok tablosunun gelişimini önlemek amacıyla ameliyat sırasında kaybolan sıvının yerine koyulması çok önemlidir. Bu yüzden hastaların iyi bir şekilde monitörize edilip yeterli sıvı almaları ameliyatın bitiminde önemlidir. </div><div align="justify"><br />Liposuction sırasında kanüllerin gireceği kesilere bağlı oluşan izler oldukça küçüktür ve bu kesiler vücuda bakıldığında dikkat çekmeyecek bölgelere yapılır. Bununla birlikte deri elastisitesi yetersiz olan olgularda ameliyat sonrasında deri yüzeyinde dalgalı ve pürtüklü bir görünüm, düzensizlikler, asimetrik yapılar oluşabilir. Bu düzensizlikler, sıkı el masajları veya vakumlu masaj cihazları ile giderilebilir. Ameliyat sahalarında hissizlik ve renk değişiklikleri de gözlenebilir. </div><div align="justify"><br />Nadiren de olsa bu ameliyata ve anesteziye bağlı bir takım komplikasyonlar gelişebilir. Eğer birden fazla alan tedavi ediliyor ise veya müdahale edilen saha normalden çok büyük ise komplikasyon riski doğal olarak artacaktır. Çok fazla yağ dokusunun alınacağı ameliyatların daha az yağ dokusunun çıkarılacağı ameliyatlara göre uzun ameliyat sürelerine ihtiyaç duyacağı aşikardır. </div><div align="justify"><br />Sistemik hastalık, ileri yaş, sigara gibi risk faktörlerinin olduğu bazı olgularda da, nadiren de olsa; enfeksiyon riskinde artış, yara iyileşmesinde gecikme, ameliyat sahasında boşaltılmayı gerektiren sıvı birikimi, yağ veya kan pıhtısı oluşması ve bunların özellikle akciğere atılmasına bağlı ölüm riski, aşırı vücut sıvısı kaybı ve buna bağlı hipovolemik şok ve ölüm riski ve istenmeyen ilaç reaksiyonları gözlenebilir. Uzman bir doktorun, risk faktörlerini ortaya koyup, gerekli kontrolleri yaptırıp, tecrübeli bir anestezi ekibi ile kaliteli bir hastanede bu ameliyatı yapması durumunda bu riskler göz ardı edilecek kadar küçüktür.</div><div align="justify"><br /><span style="color:#cc0000;">Liposuction ameliyatı sonrası...</span></div><div align="justify">Liposuction sonrasında kesilerden bir miktar vücut sıvısı akıntısı normaldir. Nadiren de olsa bazı hastalara akıntının fazla olması durumunda kesilere birkaç günlüğüne dren yerleştirilir. Bu işlem ameliyat sahalarında sıvı birikimini önlemek için uygulanır. Şişliklerin fazla artmaması ve derinin yeni vücut konturuna daha iyi uyum göstermesi için elastik korseler yaklaşık 3-4 hafta kullanılması gerekir. Enfeksiyondan korunmak için antibiyotik reçete edilir. </div><div align="justify"><br />Liposuction ameliyatını hemen ardından görünümünde tam bir düzelme olmayacağı gibi bir parça rahatsızlık yaşanması da normaldir. Her ne kadar yeni tekniklerle beraber ameliyat sonrası hissedilen rahatsızlıklar azalsa da ameliyatın ardından bir parça ağrı, yanma hissi, şişlik, kanama ve hissizlik gözlenebilir. Yaşanacak ağrı için ağrı kesiciler yeterli olacaktır. Tüm bu rahatsızlıklar her gün daha da azalarak kaybolacaktır. </div><div align="justify"><br /><span style="color:#cc0000;">Normale Dönüş... </span></div><div align="justify"><br />İyileşme aşamalı bir süreçtir. Liposuction’dan birkaç saat sonrasında hastanın doktorunun önerisiyle ayağa kalkması ve yürütülmesi, ameliyat sahalarında oluşacak şişliklerin hızla gerilemesi ve bacaklarda oluşması muhtemel kan pıhtılarını önleyecektir. Genellikle ameliyat gecesi hastanede geçirilir, bir sonraki gün eve gönderilir. Estetik girişimden yaklaşık bir hafta sonra hasta kendini daha iyi hissetmeye başlar ve işine geri dönebilir. Kanüller için yapılan kesilere atılan dikişler 1 hafta veya 10 gün içinde alınacaktır. Yıkanma genellikle bu dönemden itibaren mümkün olacaktır.</div><div align="justify"><br />Zorlayıcı fiziksel aktivitelerden yaklaşık 1 ay kaçınılmalıdır. Her ne kadar birçok morluk ve şişlik 3 hafta içinde kaybolsa da, bazı şişlikler yaklaşık 6 ay devam edebilmektedir. </div><div align="justify"><br /><span style="color:#cc0000;">Yeni görünüm...</span> </div><div align="justify"><br />Ameliyattan sonra özellikle şişliklerin ve morlukların kaybolmaya başlamasının ardından vücut şeklindeki değişiklik fark edilebilir. Bununla birlikte asıl görünümün oturmaya başlaması için 4-6 hafta beklemek gerekebilir. Yaklaşık 3 ay sonra arta kalan hafif şişlikler de gerileyecek ve finalde elde edilen görünüme kavuşulur. </div><div align="justify"><br />Eğer adayın beklentileri ve estetik cerrahın sundukları gerçekçi olursa liposuction’dan elde edilen sonuçlar kişiyi oldukça mutlu edecektir. Bu ameliyat zayıflatma ameliyatı değil, vücut konturunu düzeltme ameliyatıdır. Liposuction sonrasında kilo alınması halinde vücut artık orantılı bir şekilde yağ depolayacağı için eski bölgesel fazlalıklar oluşmayacaktır. Sağlıklı bir diyet programı uygulanırsa da elde edilen estetik sonucu çok uzun zaman korunabilir</div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-3582677242345876132?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-233095002099115182009-02-19T02:50:00.000-08:002009-02-19T02:57:24.954-08:00HIZLA ZAYIFLATAN DİYET<a href="http://2.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SZ06_2dfHfI/AAAAAAAAAk4/M-fGVvYqvFc/s1600-h/diyet.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304460804737670642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 255px; CURSOR: hand; HEIGHT: 270px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SZ06_2dfHfI/AAAAAAAAAk4/M-fGVvYqvFc/s400/diyet.jpg" border="0" /></a><br /><div>Kilolarınızla başınız derttemi?zayıflamak istiyor fakat bir türlü beceremiyormusunuz.İşte size farklı bir diyet bir çok forumda yer alan yorumlara göre deneyenler oldukça memnun.</div><br /><div></div><br /><div>1. Gün Kahvaltı Yarım greyfurt 1 dilim tost ekmeği 2 çorba kaşığı fıstık ezmesi Şekersiz çay / kahve Öğle Yarım porsiyon ton balığı 1 dilim tost ekmeği Şekersiz kahve/çay/soda Akşam 2 dilim et 1 tabak yeşil fasülye 1 küçük elma 1 tabak vanilyalı dondurma (3 top)<br /><br />2. Gün Kahvaltı 1 yumurta Yarım muz 1 dilim tost ekmeği Şekersiz çay/kahve Öğle 1 tabak lor peyniri 3 tuzlu kraker Akşam 2 sosis 1 tabak brokoli veya karnıbahar Yarım tabak havuç Yarım muz Yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)<br /><br />3. Gün Kahvaltı 5 tuzlu kraker 1 dilim cheddar peynir 1 küçük elma Şekersiz kahve/çay Öğle 1 katı yumurta 1 dilim tost ekmeği Akşam 1 tabak ton balığı 1 tabak karnıbahar Yarım kavun<br /><br />Yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)<br /><br />Hızlı Kilo vermek içilen yapılan bu diyetin yanlış uygulandığında birçok zararı olabileceğini unutmayınız. Herhangi bir şüpheniz olmaması için, bu diyeti yapmanıza engel olan ya da hızlı bir şekilde kilo vermenize mani olacak bir rahatsızlığınız olup olmadığı konusunda doktorunuza danışınız. </div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-23309500209911518?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-68781493905486807672009-02-18T08:15:00.000-08:002009-02-18T08:25:30.491-08:00BEN ALDIRMA<a href="http://3.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SZw2bx3d1kI/AAAAAAAAAkw/oYZ4t35Avjc/s1600-h/ben.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304174312005948994" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 222px; CURSOR: hand; HEIGHT: 155px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SZw2bx3d1kI/AAAAAAAAAkw/oYZ4t35Avjc/s400/ben.jpg" border="0" /></a><br /><div><br /><div align="justify">Estetik cerrahi uzman Dr.Cenk Tokat Yüzündeki ben veya vücudundaki ben'den rahatsızlık duyanlar için tedavi yöntemlerini anlatmış.merak edenler ve bilmeyenler yararlanabilir.</div><br /><div align="justify"></div><br /><div align="justify">Benler insan vücudundaki gelişim nedeni tam olarak bilinmeyen farklı koyuluk tonlarında renkli yassı veya kabarık yapılardır. Doğum lekeleri ve damar genişlemeleri benlerden ayrı değerlendirilir. Benler genellikle ilk 20 yıl içinde ortaya çıkar, 1% doğumda da benlere rastlanabilir. Doğumsal olanlar minör malformasyonlar olarak değerlendirilirken sonradan gelişenler derinin çeşitli hücrelerinden (melanositler gibi) köken alan iyi huylu kitleler olarak kabul görür. Bir insan vücudunda ortalama 20-80 civarında ben vardır. Genetik yatkınlık görülür. Güneşe maruziyetin ben oluşumunda etkisi olduğu düşünülmektedir. Nadiren bu benlerden kanser gelişimi görülebilir, bu nedenle benlerdeki değişimler göz ardı edilmemelidir.<br />Aşırı güneş ışığı maruziyeti, benlerin sürekli tahriş edilmesi (kurcalama, her traş sırasında kesilme, tıbbi olmayan yöntemlerle beni düşürmeye çalışmak gibi) ve genetik yatkınlık gibi sebeplerle benlerden deri kanseri gelişimi görülmektedir. Bir benin kansere dönüşümünü düşündüren değişimler: hızlı büyüme, şekil değişikliği, kabarma, kaşınma, renk değişimi, koyulaşma veya alacalanma, çevre deri renginde açılma ve kanamadır. </div><br /><div align="justify"><br />Benlerin alınması konusunda yaşanan “dokundurma, kanser olur!” düşüncesi gerçekte tıbben doğruluğu olmayan bir korkudur. Doğru şekilde tamamen alınan benler hiçbir şekilde kansere yol açamaz. Bu hatalı düşüncenin açıklaması; o ben zaten kansere dönüşmüştür ve hasta benindeki değişimi önemsemediği için geç kalmıştır. Evet, bazı benler kansere dönüşebilir. Bu kanserlerin bazıları çok kötü huylu olabilir. Bu nedenle benlerdeki değişimlere dikkat edilmeli, şüphelenilen durumlarda vakit kaybetmeden Estetik Cerraha başvurulmalıdır.<br /><br />İnsan vücudunda çok sayıda ben vardır. Özellikle yüzdeki benler sosyal sebeplerle bireyi rahatsız edebilir. Bireyin de bu benlerini kurcalama riskini de göz önüne alarak alınmaları önerilebilir. Ancak tüm benlerin aldırılması sadece ailevi deri kanseri yatkınlığı olan bireylerde ve gerçekten kansere dönüşme riski yüksek olan benlerde (örn, doğumsal kıllı dev nevüsler) düşünülmektedir. Bu nedenle uzman doktor tarafından değerlendirme şarttır.<br /><br />Benlerin alınması lokal anestezi altında yapılmaktadır. Küçük iğnelerle yeterli miktarda lokal anestezik madde benin etrafına ve altına uygulanır. Kısa sürede o bölgede yeterli uyuşma sağlanır. Ardından yeterli salim çevre doku da benle birlikte, tam kat deri ve bir kısım deri altı yağ dokusu ile beraber bir elips şeklinde çıkartılır. Böylece bene ait hiçbir parça vücutta bırakılmaz. Bu yöntem hem benin tamamen uzaklaştırılmasını sağlar, hem de benin patolojik olarak tamamen incelenebilmesine olanak tanır. Ben değil de, benzer iyi huylu bir deri kanseri çıksa bile hem tam tanı hem de tam tedavi sağlanmış olur. Kötü huylu deri kanseri gelişmiş ise de, tam ve detaylı tanı sağlayarak tedavinin doğru yönlendirilmesine olanak verir. Bu nedenle alınan benin patolojik incelenmesi gereklidir. Böyle doğru şekilde ben alınması kanser riskini arttırmaz, ortadan kaldırır.<br /><br />Ben çıkarıldıktan sonra yara özel dikişlerle kapatılır. Tüm işlem 30 dk kadar sürer. Burada Estetik Cerrahinin bir işi en az izle tamamlama farkı ortaya çıkar. Benin etrafında salim dolu ile alınması, kalacak olan izin benden birkaç mm daha uzun olmasına neden olur, ancak risk almamak için buna değer. Genellikle 4-5 mm çapındaki bir benin alımından sonra 8-10 mm uzunluğunda kırışıklık benzeri bir iz kalır, ancak bu iz daha az dikkat çekecek şekilde planlanır (örn alın kırışıklık çizgisi gibi)<br /><br />Müdahalenin ardından bir pansuman yapılır ve yara kapatılır ve hasta hemen evine veya işine dönebilir. Lokal anestezinin etkisi 2-3 saat sonra geçer ve 1-2 gün için hafif sızlama tarzında bir ağrı oluşturabilir. Bunu ortadan kaldırmak için ilk günlerde ağrı kesici tabletler, önerilir. Bazı müdahalelerden sonra antibiyotik kullanımı da önerilebilir. Belli dönemlerde kontrole çağrılır ve pansuman yenilenir. Genellikle ilk 2 gün, günlük kapalı pansuman yeterlidir, sonrasında dikişler olsa da yıkanma önerilir. Alınacak dikişler varsa yerine göre 5-15 gün sonra alınır. İzin daha az dikkat çekmesi için masajlar ve güneşten koruma önerilir. Bu kontroller sırasında patoloji raporu da değerlendirilir.<br /><br />Ben alımında farklı yöntemler de önerilmektedir. Lazer, bunlardan biridir. Ancak patolojik değerlendirme için parçanın yukarıda anlatıldığı gibi çıkarılması gerekir. Lazer ile yakılarak benin uzaklaştırılması patolojik inceleme şansını engeller. Ayrıca derinin derin katlarına uzanan benleri lazerle yakarak almak, o bölgede benden biraz geniş çukur şeklinde bir ize neden olur. Ayrıca benin tamamının alındığı şüphelidir. Radyo frekans yüzeysel traşlama veya bistüri gibi kullanılır, bu nedenle bırakacağı iz lazerdeki gibi bir çöküklük veya cerrahideki gibi bir çizgi olabilir. Kimyasal veya kriyoterapi (dondurma) yöntemleri de çevre doku hasarı nedeniyle geniş bir iz bırakabilir.</div></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-6878149390548680767?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-40439357250206368772009-02-18T08:00:00.000-08:002009-02-18T08:12:12.868-08:00BOTOKS İLE KIRIŞIKLIK TEDAVİSİ<a href="http://2.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SZwzQehurJI/AAAAAAAAAko/Lf1f-wbztLQ/s1600-h/botoks.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304170819301059730" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 172px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SZwzQehurJI/AAAAAAAAAko/Lf1f-wbztLQ/s400/botoks.jpg" border="0" /></a><br /><div>Artık yaşlanmaya başladığınızı hissediyorsunuz.Yüzünüzde gözünüzde ve kaşlarınızda mimiklerden kaynaklanan kırışıklıklarınız arttı.Botoks yaptırmak istiyorsunuz ama bu konuda yeterince bilgiye sahip değilsiniz.O zaman Estetik cerrahi uzmanı opr.Dr.Cenk Tokat'ın konu ile ilgili yazdığı makaleyi okuyup öyle karar verin isterseniz.</div><br /><div></div><br /><div>Botox, Clostridum Botulinum bakterisinden elde edilen ve sinirin kası uyarmasını engelleyen protein içerikli bir toksindir. İlk olarak 30 yıl kadar önce üretilmiş ve yine ilk olarak göz kaslarının uygunsuz çalışmalarının tedavisinde kullanılmıştır. 2002 yılında FDA onayı alınmıştır. Tıpta istemsiz kas kasılmalarını engellemek için sıklıkla ve yüksek dozlarda kullanılmaktadır. Estetik cerrahide ise yüz bölgesi kırışıklıklarının tedavisinde düşük dozlarla başarıyla uygulanmakta ve çok iyi sonuçlar vermektedir. Aşırı terleme ve migren de Botox ile tedavi edilebilen sorunlardır.<br /><br />Yüzde oluşan kırışıklıklarda en önemli pay, her duygulanımda ve ifadede kullanıldıkları için mimik kaslarına aittir. Özellikle henüz doku sarkmalarının başlamadığı erken dönemde, sadece mimik kaslarının aktif kullanımında kırışıklıklar görünür haldedir. Bu dönemde Botox uygulanması, mimik kaslarını geçici olarak felç ederek kırışıklıkları düzeltir veya oluşumunu engeller. Ancak yüzde bir dolgunluk veya şişlik oluşturmaz. Kişiye göre özelleştirilen doğru bölgelere uygulamalar, korkulan donuk yüz ifadesinin oluşmasını engeller.<br /><br />Botox uygulaması sıklıkla kaş çatıklığı ve kaşlar arasındaki çizgiyi gidermek için her iki kaş arasındaki ve göz kenarlarındaki ince kırışıklıkları gidermek için her iki göz kenarlarındaki mimik kaslarına yapılır. Ayrıca alın çizgileri için de etkilidir. Dudak üstlerindeki ince kırışıklıklar ve boyundaki kırışıklıklar için de kullanılabilir, ancak üst bölgeler kadar etkili değildir. Doğru uygulama ile kaş kenarlarında hafif yükselme ile daha dinç bir görünüm elde edilir. Aşırı terleme tedavisinde de özellikle koltukaltı, avuç içi ve ayak tabanında etkilidir...<br /><br />Botox uygulaması göz çevresi kırışıklıkları için yaklaşık 10 dakika kadar sürer. Tıbbi amaçlı üretilen en ince iğnelerle uygulanır. Uygulamadan sonra iğne giriş yerlerinde çok yakından belli olabilen minik morluk ve şişlikler olabilir, ancak bunlar 1-2 günde tamamen geçer. Uygulamanın hemen ardından sosyal yaşama dönülebilir, istirahat gerektirmez. Aşırı terleme tedavisinde ise uygulama 30-60 dakika kadar sürebilir.<br /><br />Botox’un etkili olabilmesi için 3-7 gün geçmesi gereklidir. Etki süresi 4-5 aydır. Bu nedenle ilk uygulamadan 6 ay sonra tekrarlanması önerilir. Tekrarlayan enjeksiyonlarda kas uzun süreli kullanılmamaya bağlı zayıflayacağından hem kırışıklık yapma gücü azalacak hem de ilacın yeniden yapılması için gereken süre uzayacaktır. Ayrıca etkili olduğu süre içinde kas çalışmadığı için, kasa bağlı kırışıklık etkisi olmayacak ve deri yaşlanması önemli ölçüde yavaşlayacaktır. Tekrar Botox uygulaması yapılmaması durumunda kırışıklıklar bir süre sonra tekrar eski haline gelecek, fakat öncesinden daha kötü olmayacaktır.<br /><br />Botox uygulamasının etkili olması için mutlaka ilacın kas içine verilmesi gereklidir. Botox’un başarısını cilde dışarıdan uygulanan kremler kasları aynı şekilde etkileyemeyecekleri için gösteremezler. Uzman hekim olmayan kişilerin elinde göz kapağını düşüklüğü, kaşın anormal kalkması, maske yüz ve kaş düşüklüğü riskleri vardır. Bununla birlikte en kötü görünüm de bile sorun 4-6 ayda kendiliğinden düzelecektir. </div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-4043935725020636877?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-59585957809285755242009-02-16T23:03:00.000-08:002009-02-16T23:21:23.513-08:00BURUN ESTETİĞİ İLE GÜZELLEŞİN<a href="http://4.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SZplWuVhCOI/AAAAAAAAAkg/DMDMXN9g08k/s1600-h/burun.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5303662952251984098" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 150px; CURSOR: hand; HEIGHT: 113px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SZplWuVhCOI/AAAAAAAAAkg/DMDMXN9g08k/s400/burun.jpg" border="0" /></a><br /><div><br /><div align="justify"><span style="font-family:arial;">Siz de burnunuzun yeterince güzel olmadığını düşünüyor ve nasıl daha güzel bir buruna sahip olabilirim diyorsanız Opr.Dr.Cenk Tokat'ın Burun estetiği hakkında vermiş olduğu bilgileri okumadan bir karar vermeyin.</span></div><br /><div align="justify"><span style="font-family:arial;"></span></div><br /><div align="justify"><span style="font-family:arial;"></span></div><br /><div align="justify"><span style="font-family:arial;">Burun estetiği en sık uygulanan plastik cerrahi prosedürlerinden birisidir. Burun estetiği ile burun boyutu küçültülebilir, büyütülebilir, ucu veya sırtının şekli değiştirilebilir, burun delikleri daraltılabilir veya üst dudakla burun arasındaki açı değiştirilebilir. Ayrıca doğumsal bozukluklar, kaza veya ameliyatlarla edinilen bozukluklar, ve solunumsal sorunlar da estetik olarak düzeltilebilir, görünümü düzeltip kişinin kendine olan güvenini arttırabilir.</span></div><span style="font-family:arial;"><br /><div align="justify"><br />Burun estetiği ameliyatına yaş önemlidir. Birçok estetik cerrah yüz gelişimini bozmamak için kızlarda 14-15, erkeklerde birkaç yıl daha sonrasını beklemeyi tercih etmektedir. Ayrıca genç hastanın sosyal ve duygusal durumu da göz önünde bulundurulmalı, kendisinin ve ailesinin ne istediği kesin olarak bilinmelidir. </div><br /><div align="justify"><br />Genellikle burun içinden yapılan kesilerle girişim uygulandığı için burun estetiği ameliyatı sonrası iz kalmaz, ancak açık teknik gerektiren, burun deliklerinin küçültülmesini içeren ameliyatlardan sonra burun tabanında küçük izler kalabilir. </div><br /><div align="justify"><br />Tecrübeli bir estetik cerrah tarafından yapılan burun ameliyatı sonrası komplikasyon nadiren ortaya çıkar, yada kolaylıkla halledilebilecek niteliktedirler. Ancak yine de enfeksiyon, burun kanaması veya anesteziye bağlı reaksiyonların görülme olasılıkları göz ardı edilmemelidir. Bu riskleri azaltmak için cerrahın ameliyat öncesi hazırlık dönemi ve sonrası için yapacağı uyarılara sıkıca uyulmalıdır. Bunlar en tecrübeli cerrahın hastalarının bile başına gelebilecek, tahmin edilemez problemlerdir, ancak düzeltilmeleri için de küçük müdahaleler yeterli olur. </div><br /><div align="justify"><br />Ameliyatın Planlanması…<br />İlk muayenede hastanın yüz ve burun yapısı değerlendirilir. Ayrıca burunun kemik ve kıkırdak yapısı, yüzün şekli, cildinin kalınlığı, yaş ve hastanın beklentileri gibi ameliyatı ve sonucunu etkileyecek faktörler ortaya koyulacaktır. Hastanın yüz ve burun fotoğrafları çeşitli yönlerden çekilerek incelenir, bazı fotoğraflar üzerinde bilgisayarda çalışmalar yapılabilir. Bu çalışmalar cerrahın planları doğrultusunda ameliyat sonrası elde edilebilecek sonuçlar ve adayın beklentileri hakkında fikir verilebilir. Aday ameliyat sonrası elde edilebilecek değişimleri görebilir, kendi beklentilerini cerrahına daha kolay gösterebilir. Ameliyatta uygulanacak teknik ve anestezi, ameliyatın yapılacağı yer, ameliyatın taşıdığı risk ve kazanç olasılıklar hastaya anlatılır. Hasta da plastik cerrahına daha önce herhangi bir burun ameliyatı geçirip geçirmediğini bildirmelidir. Ayrıca allerji, solunum sıkıntısı, kullanılan ilaçlar ve sigara kullanımı da bildirilmelidir. Sigara ve bazı maddelerin anestezi öncesi alımının kesilmesi gereklidir.</div><br /><div align="justify"></div><br /><div align="justify"></div><br /><div align="justify">Ameliyat…<br />Burun estetiği ameliyatının hastanın konforu ve estetik cerrahın rahat çalışması için genel anestezi ile yapılması tercih edilir. Ancak küçük müdahaleler lokal anestezi ile yapılabilir. Burun estetiği ameliyatı genellikle bir yada iki saat, kompleks olgularda daha uzun sürmektedir. Ameliyat sırasında genellikle burun delikleri içinden girilerek burun üzerindeki cilt, altındaki kemik ve kıkırdak çatıdan serbestlenir. Ardından ameliyat öncesi planlara uygun olarak kıkırdak ve kemik dokulara, gerekli ise burun cildine de müdahale edilerek istenilen şekil verilmektedir. Sonrasında da cilt, yeni çatının üzerine geri yerleştirilerek kesiler kapatılır. Burun içinde şişliği azaltmak ve kemik çatının istenen şekilde kaynamasını desteklemek için ince ve kısa tamponlar yerleştirilir ve burun üzerine alçı kalıp uygulanarak ameliyat sonlandırılır. </div><br /><div align="justify"><br />Ameliyat sonrası…<br />Ameliyattan sonra burun estetiği hastaları ağrı hissetmezler. Anesteziden uyandıktan sonra 4-5 saatlik toparlanma sürecinin ardından hasta rahat bir şekilde evine gider. Burun kemiklerine müdahale edilen olgularda doku altına sızan kan, ince olan göz kapak cildi altında görünür hale geldiği için göz çevresi şişlik ve morluklar oluşur. Bu şişlik 3-4 günde, morluklar ise 7-10 gün içinde tamamen geçecektir. Bunun daha hızlı olması için evde ilk gün gözlere soğuk uygulaması yapılır ve birkaç gün hastanın başı yükseltilmiş olarak istirahat eder. Genellikle tampon 3. günde alınır, alçı da 7. günde çıkartılır. </div><br /><div align="justify"><br />Alçının çıkarılmasını takiben ilk 2- 3 hafta içinde burun şişliklerinde çok hızlı bir iyileşme olur. Hasta ve plastik cerrahın fark edebileceği kadar az miktardaki bir şişlik de birkaç ay içinde geçecek, ve burun 6 ay içinde son halini alacaktır. </div><br /><div align="justify"><br />Normale Donüş…<br />Burun estetiği geçiren birçok hasta, iki gün içinde ayağa kalkmakta, bir hafta sonrasında da okul veya masa başı görevlerine dönebilmektedir. Genellikle 15. günden intibaren ameliyat olduğu farkedilmez hale gelir. Tamamen normal günlük aktivitelere dönüş ise birkaç haftayı bulmaktadır.</div><br /><div align="justify"><br />İki-üç hafta boyunca yorucu faaliyetlerden (jogging, yüzme, eğilme, cinsel ilişki gibi kan basıncınızı arttıran her türlü aktiviteyi) kaçınılmalı ve de ilk 4-5 ay boyunca burnun darbelerden koruması gerekmektedir. Kendini hazır hissettiği anda hasta kontakt lenslerini takabilir, ancak gözlük takmak için zamana ihtiyacınız var. Hafif gözlükler 3-5 ay içinde takılabilirken, ağır gözlüklerin takılması için 6 ayın sonunu beklemek gereklidir. </div><br /><div align="justify"><br />Yeni görünüm…</div><br /><div align="justify">Ameliyattan sonraki ilk günlerde yüzde de morluk ve şişlik varken, çok daha iyi görüneceği unutulabilir. Özellikle estetik cerrahi ameliyatları sonrasında hastalarda bir süre moral bozukluğu olması beklenebilir ve bu doğal karşılanır. Her tür ameliyatta olduğu gibi estetik ameliyatlarda da bir toparlanma ve iyileşme süreci gerekir. Her geçen gün burun daha iyi görünecek ve hastanın morali düzelecektir. İki üç hafta içinde ameliyat olduğu belli bile olmayacaktır. </div><br /><div align="justify"><br />İyileşme süreci yavaş ve aşamalıdır. Özellikle burun ucunda gizli bir şişlik birkaç ay boyunca var olacaktır. Kesin sonucun ortaya çıkması bir yılı geçebilir. </div><br /><div align="justify"><br />Bu süreç içinde hasta aile ve arkadaşlarından beklenmedik tepkiler alabilir. Burunda önemli bir değişiklik görmediklerini veya çok değişik göründüğünü de söyleyebilirler. Ailesel veya etnik inançlara karşı yapılmış bir değişiklik olarak görüp bu nedenle içerleyebilirler. Eğer böyle bir durumla karşılaşılırsa hastanın neden ameliyat olmak istediğini hatırlaması yeter. İsteklerine ulaşmışsa ameliyat başarılı olmuştur. </div></span></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-5958595780928575524?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-63911384367464625012009-02-08T13:50:00.000-08:002009-02-08T13:56:17.317-08:00SLİKONLA GÖGÜS BÜYÜTME OPERASYONU<a href="http://4.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SY9U7BdaltI/AAAAAAAAAkQ/sjrcAJH-Pk4/s1600-h/slikon.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5300548659419190994" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 125px; CURSOR: hand; HEIGHT: 94px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SY9U7BdaltI/AAAAAAAAAkQ/sjrcAJH-Pk4/s400/slikon.jpg" border="0" /></a><br /><div>Plastik cerrahi uzmanı Dr.Cenk Tokat Gögüs büyütme operasyonu ile küçük gögüslü kadınların dertlerine çözüm getirmeye çalışıyor.Sizde bu operasyonun size neler kazandıracağını merak ediyorsanız,kendisi ile <a href="http://estetikcerrah.blogspot.com/2008/01/gs-bytme-ameliyat-silikon-protez-ile.html"><span style="color:#cc0000;">iletişime</span></a> geçip detaylı bilgi alabilirsiniz.<br /><br />göğüs büyütme ameliyatı kadın göğüsünü boyut ve şekil olarak büyütmek için uygulanan estetik cerrahi bir girişimdir. Göğüsün arkasına yerleştirilen meme protezleri ile göğüs çevresi ölçümleri bir veya birkaç sütyen ölçüsü şeklinde arttırabilir. Bu estetik ameliyat aşağıdaki durumlarda uygulanabilir;<br />-Göğüslerini küçük bulan kadınlarda estetik nedenlerden dolayı,<br />-Hamilelik sonrası küçülen göğüs boyutunu düzeltmek için,<br />-Farklı boyutlardaki göğüslerin simetrisini sağlamak için,<br />-Meme kanseri cerrahisinden sonra meme rekonstrüksiyonu amacıyla.<br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatı için en uygun adaylar...</p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatı görünümünde değişime neden olup, bireyin kendine olan güvenini arttıracaktır. Eğer birey fiziksel olarak sağlıklı ve beklentileri konusunda gerçekçi ise; bu estetik göğüs büyütme ameliyatı için iyi bir adaydır.</p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatında kullanılabilen meme protezlerinin tipleri...<br />Piyasada FDA (Food and Drug Administration) onaylı silikon jel ve serum fizyolojik solusyonu ile dolu olan silikon kaplı meme protezleri bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda delinip de vücuda yayılmadığı sürece silikon dolu meme protezlerinin vücuda olumsuz bir etki yarattıkları henüz ispatlanmış değildir.<br />Tüm cerrahi girişimler birtakım belirsizlikler ve riskler taşır... </p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatı göreceli olarak basit ve güvenilir bir girişim olsa da her cerrahi girişimde olduğu gibi, cerrahi risklerin ve bu estetik ameliyata has özel komplikasyonların görülme olasılığı vardır. </p><br /><p align="justify">Komplikasyonların arasında en sık görüleni yerleştirilen meme protezinin çevresinde gelişen kapsülün kontraksiyonudur (kasılması). Bu genellikle her meme protezi uygulamasında meydana gelen kapsülün bazı olgularda aşırı katılaşarak yerleştirilen meme protezini sıkıştırması ile ortaya çıkar. Normal koşullarda düzenli olarak uygulanan masajlarla oluşumu engellenmektedir. Oluşması durumunda meme protezi yumuşak formunu kaybederek çok sert bir yapıya dönüşür ve üstündeki deriyi de kendine çektiği için göğüste şekil bozukluğu oluşturur. Kapsüler kontraktür bir kaç yolla tedavi edilebildiği gibi bazı olgularda meme protezinin çıkarılarak, göğüs içindeki kapsülün temizlenip protezin tekrar yerine konulmasını gerektiren ikinci bir ameliyata ihtiyaç duyulabilir. </p><br /><p align="justify">Her cerrahi girişimden sonra ameliyat sahasında bir miktar kan sızıntısı normaldir. Ancak göğüs büyütme estetiğini takiben aşırı kan sızıntısı, ameliyat sahasında kan birikimine ve buna bağlı şişlik ile ağrıya neden olabilir. Bu durum hastanın dayanamayacağı kadar fazla olduğunda kanamanın kontrol edilmesi ve biriken kanın boşaltılması için ayrı bir ameliyata gereksinim duyulabilir. </p><br /><p align="justify">Nadiren de olsa bazı hastalarda yerleştirilen meme protezi çevresinde enfeksiyon gelişebilir. Bu herhangi bir zamanda oluşabilse de genellikle göğüs büyütme ameliyatını izleyen ilk hafta içinde görülmektedir. Tıbbi tedavi ile kontrol edilemeyen bazı olgularda meme protezinin çıkarılıp enfeksiyon geriledikten sonra yeni bir protezin yerleştirilmesini gerekli kılabilir. </p><br /><p align="justify">Bazı hastalarda ise göğüs büyütme ameliyatını takiben meme başında aşırı hassasiyet, meme başında his azalması ve hissin tamamen kaybının da görüldüğü bildirilmiştir. Estetik göğüs büyütme ameliyatından sonra kesilerin yakınlarında bir dönem his kaybının olması normaldir. Bu bulgu genellikle zamanla kaybolmakta ise de bazı kadınlarda kalıcı olabilir. </p><br /><p align="justify">Meme protezlerinin üreme, hamilelik ve süt vermeyi etkilediğine yönelik herhangi bir kanıt yoktur. Bazı olgularda ise göğüs büyütme ameliyatını takiben birkaç gün boyunca süt salgısının olduğu gözlenmiştir. </p><br /><p align="justify">Meme protezi delinip, içindeki materyal göğüs içine sızabilir. Delinme genellikle dışarıdan olan çok şiddetli bir travma veya darbe nedeniyle olmaktadır. Bu durumda tuzlu su ile dolu olan silikon meme protezleri birkaç saatte boşalacak ve bu steril tuzlu suyu vücut absorbe edecektir. Eğer delinen silikon jel ile dolu olan bir meme protezi ise bu durumda iki durum söz konusu olabilir. Bunlardan ilkinde silikon kılıf delinse de meme protezinin çevresinde oluşan kapsül zarar görmemiş ise göğüste herhangi bir değişim görülmeyebilir. Ancak silikon kılıfla beraber kapsül de zedelenmiş ise, dışarıdan olan basınca bağlı olarak meme protezinin içindeki silikon jel çevredeki meme dokularına yayılacaktır. Bu durumda jel göğüs içinde birikebilir, ve çevresinde yeni bir kapsül oluşturur. Ya da vücudun diğer bir bölgesine yayılabilir. Bu durumlarda göğüsün şeklinde ve yapısında değişiklikler olacaktır. Her iki tür delinme tipinde de delinen meme protezinin çıkarılıp, çevrede oluşan hasarın temizlenerek yeni bir meme protezinin yerleştirilmesini gerektiren bir ameliyat yapılmalıdır. </p><br /><p align="justify">Bazı kadınlarda meme protezi kullanımı ile otoimmun bağ dokusu hastalıklarına benzeyen belirtiler oluştuğu gözlemiştir. Bu belirtiler arasında eklem ağrısı ve şişliği, ateş, yorgunluk ve göğüs ağrısı sayılabilir. Ancak yapılan araştırmalarda meme protezi kullanımı ile otoimmun hastalıklar arasında kesin bir bağ olduğunu kanıtlanamamıştır. </p><br /><p align="justify">Bununla birlikte meme protezi kullanımı ile göğüs kanseri oluştuğuna yönelik hiçbir kanıt yoktur. </p><br /><p align="justify">Meme protezi yerleştirilen birçok kadında bu riskler oldukça az oranda görülse de oluşan soruları gidermek için estetik cerraha danışmak yapılacak en doğru girişim olacaktır. </p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatının planlanması...</p><br /><p align="justify">İlk muayenede estetik cerrah adayın genel sağlık durumunuzu değerlendirecek, durumuna ve deri kalitesine uygun olarak düşündüğü girişimi detaylı olarak anlatacaktır. Çünkü göğüsün küçük olmasının yanında sarkıklık da olabilir; bu durumda estetik cerrah aynı zamanda göğüs dikleştirme ameliyatı olan mastopeksi'yi de önerebilecektir. </p><br /><p align="justify">Bu dönemde aday estetik cerrahı ile göğüs büyütme ameliyatı ile ilgili beklentilerini açıkça konuşmalıdır. Aynı zamanda cerrahından anestezi tipini, uygulayacağı girişimi, bunun alternatiflerini, büyütme ameliyatının risklerini, hastanede tahmini kalış süresini ve ameliyatın maliyetini açıkça anlatmasını istemelidir. İlk muayenede mutlaka sigara veya başka bir ilaç kullanıp kullanmadığını da cerrahına anlatmalıdır. </p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatının hazırlığı...</p><br /><p align="justify">Estetik cerrah, göğüs büyütme ameliyatı öncesi adaya, yeme içme alışkanlığından, sigara ve ilaç kullanımına kadar bir takım önerilerde bulunacaktır. Bu hazırlık döneminde adayın hastanede kalış süresinde yanında kalacak ve onu eve götürecek bir kişiyi de ayarlaması gereklidir. </p><br /><p align="justify">Anestezi tipi... </p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatı genellikle genel anestezi altında yapılan bir girişimdir. Bu tercihte hasta ameliyat boyunca uyuyor olacaktır. Ancak bazı cerrahlar göğüs büyütme ameliyatını sedasyon ve lokal anestezi altında yapmaktadır. Bu tercihte ise ameliyat boyunca uyanık ama ağrısız olacaktır, ancak hastaların çoğu bu durumda huzursuz olmaktadırlar. </p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatı... </p><br /><p align="justify">Meme protezinin yerleştirilmesi ve pozisyonunun belirlenmesi adayın anatomik yapısına ve cerrahın göğüs büyütmedeki tercihine bağlıdır. Meme protezinin yerleştirileceği kesi 3 farklı yerden olabilir. Bunlar; meme altı çizgi, meme başındaki koyu alanın bittiği yer ve koltuk altı bölgeleridir. Burada amaç kesiye bağlı gelişecek izin en az görülecek alana yerleştirilmesidir. </p><br /><p align="justify">Açılan bu kesiden çalışan estetik cerrah, tüm göğüs dokusu ve üzerindeki deriyi tercihine bağlı olarak göğüs kası üzerinden veya kasın altından ayırarak meme protezinin girebileceği bir cep oluşturacaktır. Kas altına yerleştirilen meme protezlerin daha az oranda kapsül kontraksiyonu geliştirdiğine inanılmaktadır. Bundan sonra tercih edilen meme protezi hazırlanan bu cep içine yerleştirilip kesi kapatılacaktır. Ameliyat sahasında kan ve vücut sıvısı birikimini önlemek için dren yerleştirilebilir. </p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatı 1-2 saat sürer. Kesiler atılan dikişlerle kapatılır ve bunların üzeri pansumanla örtülür. </p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatının sonrası...</p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatının ardından ilk birkaç gün hasta kendini bitkin hissedebilir, fakat ilk veya ikinci günden sonra genellikle ayağa kalkıp yürüyebilir. Ameliyat sonrası hissedilen rahatsızlıkların çoğu ağızdan alınacak ağrı kesici ilaçlar ile giderilecektir. Protezin kas altına yerleştirildiği olgularda ise ağrı biraz daha fazla olacak, ve birkaç gün daha fazla sürecektir. Bu durumda ağrı kesici tedavi değiştirilebilir. Birkaç gün sonra pansumanlar çıkarılıp destekleyici sütyen kullanımına geçilir. Göğüs büyütme ameliyatından sonra birkaç hafta meme başında yanma hissedilebilir, ancak bu yanma hissi her geçen gün azalan nitelikte olacaktır. Göğüslerdeki şişliklerin kaybolması 3-5 haftayı alabilir. </p><br /><p align="justify">Normale dönüş... </p><br /><p align="justify">İşe geri dönüş, işteki aktiviteye bağlı olmakla birlikte birkaç gün içinde olabilir. Egzersiz ve tam günlük aktivitelere dönüş birkaç ayı alacaktır. Göğüsler, büyütme sonrası ilk 2-3 hafta hassas olacağı için direkt temastan kaçınılmalıdır. Kesilere bağlı oluşan izler ilk 6-8 hafta boyunca sert ve pembe bir görünümde olacaktır. Daha sonra birkaç ay boyunca aynı boyutta kalacak veya bir parça genişleyecektir. Bundan birkaç ay sonra ise oluşan iz solacak ancak asla kaybolmayacaktır. </p><br /><p align="justify">35 yaş üstü hastalar estetik göğüs büyütme ameliyatının ardından rutin olarak meme görüntüleme tetkiklerine devam etmelidirler. Ancak bu hastalar radyoloji uzmanlarını meme protezine sahip oldukları konusunda uyarmalıdırlar. </p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme ameliyatının sonrası yeni görünüm... </p><br /><p align="justify">Göğüs büyütme estetiği geçiren bireyler değişen görünümlerinden mutlu olmaktadırlar. Erken dönemdeki birkaç günlük ağrı unutmakta ve elde edilen değişimin keyfi yaşamaktadırlar. Ameliyat sonrasında düzenli muayene ve uygun hastalarda belli aralıklarla yapılan meme görüntüleme tetkikleri oluşabilecek komplikasyonlar önceden tespit edilerek erken dönemde ve en az hasarla çözülebilme şansını verecektir.<br /></p></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-6391138436746462501?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-80322604847206962202009-02-08T13:36:00.000-08:002009-02-08T13:42:29.144-08:00BÜYÜK GÖGÜSLERİ KÜÇÜLTME<div align="justify">Estetik ve cerrahi uzmanı Dr.Cenk Tokat kendisine ait sitesinde gögüs küçültme operasyonu hakkında özellikle bayanların ilgisini çekecek faydalı bilgiler vermiş.Büyük gögüslü bayanları yararı olacağı umuduyla yayınlıyoruz.Detaylı bilgiyi <a href="http://estetikcerrah.blogspot.com/">http://estetikcerrah.blogspot.com</a> adresinden bulabilir.Dr.Cenk Tokatla iletişim kurabilirsiniz.</div><div align="justify"> </div><div align="justify"> </div><div align="justify">Büyük ve sarkık göğüslere sahip kadınlar, estetik sorundan ayrı vücutlarının ön kısmındaki bu ağır dokular nedeniyle oluşan sırt ve boyun ağrıları, deri tahrişleri, kemiklerde aşınma ve solunum problemleri ile karşılaşabilirler. Ayrıca sütyen askıları omuzlarda bu ağırlıktan kaynaklanan çentikler oluşturabilmektedir.<br /><br />Göğüs küçültme estetiği tıpta redüksiyon mammoplastisi olarak adlandırılır. Bu estetik prosedür, fazla olan yağ, deri ve meme dokularının çıkarılarak göğüse daha küçük, hafif, estetik ve dolgun bir görünüm kazandırılması işlemidir. Aynı zamanda bu ameliyatta meme başı çevresindeki koyu alan olan aerolada da küçültme sağlanır.<br /><br />Göğüs küçültme ameliyatı için en uygun adaylar...<br />Göğüs küçültme ameliyatı estetik nedenlerden ayrı fiziksel rahatsızlıklardan kurtulma amacı ile yapılmaktadır. Çoğu kadın bu ameliyatı , büyük ve sarkık meme dokularının onların fiziksel aktivitelerini kısıtlayarak rahatsız etmesi nedeniyle istemektedir.<br />Göğüs küçültme ameliyatı fiziksel rahatsızlık oluşturduğu taktirde çok erken yaşlarda da (17-18) yapılabilir; bununla birlikte genel yaklaşım göğüs tam olarak gelişmeden küçültmenin uygulanmaması şeklindedir. Bu nedenle estetik küçültme ameliyatı için en uygun adaylar göğüs dokuları tam olarak gelişmiş, prosedürün mantığını anlamış ve gerçekçi beklentileri olan kişilerdir. Göğüs küçültme estetiği daha sonraki dönemde hamile kalıp emzirmeyi düşünen kadınlara önerilmemektedir, çünkü süt verecek bezlerin de bir kısmı çıkartılacak ve süt miktarı azalacaktır.<br /><br />Göğüs küçültme ameliyatı basit bir girişim değildir, fakat iyi bir estetik cerrahın elinde oldukça güvenilir bir ameliyattır. Yine de tüm cerrahi girişimlerde olduğu gibi göğüs küçültme ameliyatında da bir takım komplikasyonların, kanama, enfeksiyon veya anestezi komplikasyonlarının görülme ihtimali vardır. İleri yaşlı, sigara içen ve yara iyileşme problemleri olan bazı hastalarda ameliyat sonrası meme başı çevresinde yaralar çıkabilmekte, ancak bunlar antibiyotikli pomadların kullanımı ile tedavi edilebilmektedir. Estetik göğüs küçültme ameliyatı kalıcı izler oluştursa da bunlar genellikle sütyen ve deniz kıyafetlerinin altında kaldığı için hastaları çok fazla rahatsız etmemektedir.<br /><br />Bazı hastalarda ise estetik göğüs küçültme sonrasında meme başında veya tüm meme dokusunda his kaybı görülebilir. Çok ender de olsa bazen meme başı ve aerolayı besleyen damarlar zedelenebilir, bu da meme başı ve aerolanın ölümü ile sonuçlanabilir. Böylesine olumsuz bir komplikasyon görülse bile rekonstrüktif cerrahi teknikleri ile meme başı ve aerola yeniden oluşturabilir.<br /><br />Ameliyatın planlanması ...<br />Her hasta ve her estetik cerrah tercih edilen göğüs boyutu ve görünümü konusunda farklı düşüncelere sahip olabileceğinden ilk muayenede aday beklentileri konusunda açıkça konuşmalı, ve cerrahının önerilerini dikkatle dinlemeli, eski hasta fotoğrafları üzerinden elde edilebilecek sonuçlar hakkında gerçekçi beklentilere kavuşmalıdır. Estetik cerrah adayın yaşına, cildinin durumuna ve göğüslerinin boyut ve görünümüne bağlı olarak ameliyatına etkili olabilecek durumlar hakkında da konuşacak, uygulayacağı göğüs küçültme ameliyatını detaylı olarak anlatacak, risklerini belirtecek ve ameliyata bağlı kalacak izlerden haberdar edecektir. Aynı zamanda ameliyat sırasında tercih ettiği anestezi tipini, ameliyat ve hastane giderlerini olacağını anlatacaktır.<br /><br />Ameliyat hazırlığı...<br />Göğüs küçültme ameliyatı öncesi mammografi (meme filmi) istenebilir. Aynı zamanda ameliyat öncesi yeme-içme alışkanlığından, sigara kullanımına ve kaçınılacak ilaçlara kadar birçok öneride bulunulur.<br /><br />Kullanılacak anestezi tipi ...<br />Göğüs küçültme ameliyatlarında genellikle genel anestezi tercih edilir. Bu tercihte tüm ameliyat boyunca uyunur. Uygun durumlarda sırttan iğne ile uyuşturularak ve uyanık olarak da ameliyat yapılabilir.<br /><br />Estetik göğüs küçültme ameliyatı...<br />Estetik göğüs küçültme ameliyatlarında birçok teknik kullanılsa da sıklıkla tercih edileni çapa benzeri kesi ile yapılanıdır. Bunda kesiler aerola çevresinden başlayıp aşağı doğru inerek meme altı kıvrımın her iki ucuna kadar uzanmaktadır. Fazla olan göğüs dokusu, yağ dokusu ve deriyi çıkarılıp meme başı ve aerola'yı üst taraftaki yeni yerine taşınır. Ardından göğüsün her iki tarafındaki deri yeni konumundaki aerola altına taşınarak göğüse yeni estetik şekli verilir. Eğer koltuk altına doğru uzanan fazlalık yağ dokusu varsa liposuction (yağ emme) yöntemi ile alınabilir. </div><div align="justify"><br />Birçok olguda meme başının damarları ve sinirleri korunmaktadır. Bununla birlikte eğer göğüsler çok büyük ve sarkık ise meme başı ve aerola ameliyatta tamamen çıkarılıp göğüse yeni şekil verildikten sonra deri aşısı şeklinde istenilen yere aktarılarak küçültme tamamlanmaktadır. (bu tercihte meme başı ve aerola da his kaybının olması kaçınılmazdır)<br />Estetik gizli dikişler genellikle aerola çevresi, bunun altında aşağı doğru uzanan çizgi boyunca ve tüm meme altı kıvrımda bulunur.<br /><br />Ameliyatın sonrası...<br />Göğüs küçültme ameliyatı bitiminde pansumanların üzerinden elastik bandaj ile sarılacaktır. Ameliyat sahasında kan veya vücut sıvısı birikmesin diye yerleştirilmiş olan drenler birkaç gün yerleşik olarak kalacaktır. </div><div align="justify"><br />Birkaç gün ağrı kesicilerle kontrol edilebilen ağrılar duyulması, dolaşma sırasında ve öksürme durumunda bir hafta kadar süren rahatsızlık hissedilmesi normaldir.<br />Elastik bandajlar birkaç gün sonra çıkarılacak ve onların yerine şişlik ve morluklar kaybolana kadar birkaç hafta estetik cerrahın önereceği destekleyici meme korseleri kullanmaya başlanır. Dikişler bir ile üç hafta içinde tamamen alınır.<br /><br />Birkaç ay boyunca rastgele olan ve batma tarzında ağrılar hissedilmesi, şişliğe bağlı meme başı ve aerolada bir dönem uyuşukluk hissedilmesi de normaldir. Bunlar genellikle şişliğin kaybolması ile yaklaşık 6 hafta içinde normale döner.<br /><br />Normale dönüş...<br />Her ne kadar ameliyattan sonraki gün ayağa kalkmak mümkün olsa da, göğüslerde ağrı olabileceği için ağır nesneleri kaldırmaktan veya itmekten birkaç hafta kaçınmak gerekir. Kesi hattı boyunca hafif sızıntıların olması veya kabuklanmaların görülmesi normaldir. Genelde birçok kadın 2 hafta sonra işlerine ve sosyal aktivitelerine geri dönmektedir. Aynı zamanda birkaç hafta cinsel ilişkiden de uzak durmak gerekir. Çünkü cinsel uyarılar, dikiş hattı boyunca şişmeye ve göğüste ağrı duyulmasına neden olabilir. Yaklaşık altı hafta boyunca da göğüslere sert temastan kaçınılmalıdır.<br /><br />Yeni görünüm...<br />Bu arzulanan estetik görünüm için göğüs küçültme ameliyatından sonra belli bir zamana ihtiyaç olduğu akıldan çıkarmamalı ve sabırlı olunmalıdır. Birkaç hafta sonra şişliklerin ve morlukların çoğu kaybolacaktır. 6 ay veya 1 sene içinde göğüsler yeni şekillerini tam olarak almış olacaktır. Bununla birlikte yerçekiminin, hormonal yapının, kilo değişimlerinin veya daha sonraki bir hamileliğe bağlı bir miktar sarkmanın olması da kaçınılmazdır.<br /><br />Tüm estetik cerrahi girişimlerinde olduğu gibi göğüs küçültme ameliyatı da vücut görünümünde hızlı bir değişim yaratmaktadır. Bu ameliyatı takiben hasta fiziksel rahatsızlıklarından kurtulduğu gibi, vücut şeklini daha fazla beğenecek ve kıyafetleri içinde kendini daha güzel hissedecektir.</div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-8032260484720696220?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-16614826330648917962009-02-08T06:22:00.001-08:002009-02-08T06:22:52.204-08:00KIL DÖNMESİ TEKRARLAMASINKıl dönmesinin tekrarlamasını önlemedeki öneriler:<br />1. Hekimin tavsiye ettiği şekilde, hastalar temizlik ve pansumanları düzenli olarak yapmalıdır.<br />2. Kuyruk sokumu bölgesi antiseptik ya da antibakteriyel şampuanlarla yıkanmalıdır.<br />3. Çok kıllı olanlar, 30 yaşına kadar kuyruk sokumu oluğunu, ayda bir kez kıl dökücü krem ile temizlemelidir.<br />4. Otuz yaşından sonra, kuyruk sokumu cildi nispeten daha az terler ve kurur, giderek sertleşip kalınlaşır ve delinme riski kalkar. İster ameliyatla ister ilaçla tedavi olsun tedavi sonrası hijyenik bakım tedavinin uzun süreli başarı şansını doğrudan etkiler.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-1661482633064891796?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-73910434011763011202009-02-08T06:20:00.000-08:002009-02-08T06:21:41.783-08:00KIL DÖNMESİ NASIL TEDAVİ EDİLİRKıl Dönmesi Nasıl Tedavi Edilir?<br />Kıl dönmesinin tedavisinde geçmişten günümüze çeşitli tedavi modaliteleri uygulanmıştır. Bunlardan en sık uygulanı ise kıl dönmesi kesesinin tam olarak çıkarılması ve yaranın açık bırakılması şeklindedir. Ancak bu yöntemin dezavantajı iyileşme süresinin uzun sürmesi (4-8 hafta), agresif pansumanların hastayı gerek fiziksel, gerek ruhsal olarak yıpratması, günlük aktivitelerine dönüş süresinin uzun olması ve de en önemlisi tekrarlama olasılığının yüksek olmasıdır. Bu nedenle günümüzde en sık tercih edilen tedavi metodu doku kaydırma teknikleridir.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-7391043401176301120?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-53045366391532733772009-02-08T06:19:00.000-08:002009-02-08T06:20:41.640-08:00KIL DÖNMESİ BELİRTİLERİKıl Dönmesinin Belirtileri Nelerdir?<br />Kuyruk sokumunda veya anüsün arka yukarı tarafında az hassas küçük şişlikler kaşıntı, akıntılı veya akıntısız, kıllı, kılsız, milimetrik delikler ve bazen de abse oluşmasıdır. Muayene ve tetkiklerde içi iltihabi granülasyon dokusu ve kıl dolu kese, fistüller ve olayı çepeçevre sınırlayan ve kılların daha derinlere gitmesini önemli ölçüde önleyen kalın fibrotik kılıf görülür.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-5304536639153273377?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-34183692048155552012009-02-08T06:03:00.000-08:002009-02-08T06:07:34.010-08:00MEME DİKLEŞTİRME OPERASYONU<a href="http://1.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SY7mxWynceI/AAAAAAAAAkI/bkKJroc3pUY/s1600-h/G%C3%96G%C3%9CS.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5300427547067511266" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 104px; CURSOR: hand; HEIGHT: 101px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SY7mxWynceI/AAAAAAAAAkI/bkKJroc3pUY/s400/G%C3%96G%C3%9CS.jpg" border="0" /></a><br /><div><br /><div align="justify">Hamilelik, emzirme ve yer çekimi etkisi ile yıllar içinde her kadının göğüs dokularında sarkmalar oluşur. Bununla birlikte yaşlanma ile beraber deri elastikiyetinin de kaybolması, göğüslerin görünüm ve yapılarının sarkık bir hal almasına katkıda bulunur. Göğüs dikleştirme veya mastopeksi olarak bilinen ameliyat ile sarkık olan göğüsler tekrar şekillendirilip dikleştirme ile estetik görünüm sağlanmaktadır. </div><br /><div align="justify"><br />Göğüs dikleştirme aynı zamanda meme başı çevresindeki koyu alan olan aerola'yı da küçültmekte, ve daha estetik bir görünüm kazandırmaktadır. Eğer meme hacmi az, veya hamilelik gibi bir nedenden dolayı boyutlarında küçülme yaşandı ise bu ameliyatta meme protezi de yerleştirilmesi ile de dikleştirmenin yanı sıra meme boyutlarında arzu edilen ölçülere de kavuşmak mümkündür.</div><br /><div align="justify"><br />Estetik göğüs dikleştirme ameliyatı için en uygun adaylar<br />Estetik göğüs dikleştirme ameliyatı görünümü değiştirerek kişinin kendine olan güvenini arttıracaktır.<br />Birçok kadın hamilelik ve emzirme dönemlerini takiben göğüs dokularında meydana gelen küçülme ve gevşeklik nedeniyle göğüs dikleştirme ameliyatı için başvurmaktadır. Bununla birlikte daha sonra çocuk sahibi olmayı planlayanların meme dikleştirme isteğini ertelemesi önerilir. Her ne kadar bu girişim hamileliği ve emzirmeyi etkilemese de, hamilelik dikleştirme uygulanmış göğüsün de sarkmasına neden olacak ve elde edilen güzel sonucu bozacaktır. </div><br /><div align="justify"><br />Tüm ameliyatlar bir takım belirsizlikler ve riskler taşımaktadır...<br />Göğüs dikleştirme ameliyatı basit bir girişim değildir, ancak deneyimli bir estetik cerrah tarafından güvenle uygulanmaktadır. Nadir de olsa her ameliyatta olduğu gibi bir takım komplikasyonların ve anestezi reaksiyonlarının görülme ihtimali vardır. Göğüs dikleştirme ameliyatı ince de olsa kalıcı izlerin oluşmasına neden olur. Bu izler sütyen ve deniz kıyafetlerinin içinde kalır ve zamanla solar. (sigara yara iyileşmesini güçleştirir, içen kişilerde izlerin daha belirgin ve geniş olacağı akıldan çıkarılmamalıdır) Bu girişim aynı zamanda eğri meme başı görünümü bırakabilir ve meme başında kalıcı his kaybı oluşturabilir. Kanama ve enfeksiyon göğüs dikleştirme ameliyatından sonra nadiren görülür, ancak meydana geldiğinde oluşacak izlerin genişlemesine neden olur. </div><br /><div align="justify"><br />Bu riskleri azaltmak için estetik cerrahın dikleştirme ameliyatı öncesi ve sonrasında yapacağı önerilere uyulması gerekir.</div><br /><div align="justify"><br />Göğüs dikleştirme ameliyatının planlanması...<br />Her hasta ve her estetik cerrahın arzulanan göğüs boyut ve görünümü konusunda farklı görüşleri olabilir, bu nedenle ilk muayenede beklentiler açık bir şekilde ortaya koyulmalı, estetik cerrahın sunumlarına dikkat edilmelidir. Muayene sırasında göğüslerin ölçüsü alınır. Ardından hastaya ihtiyaç duyduğu değişim için cerrahi plan anlatılır, gereğinde meme protezi eklenmesi önerilir. </div><br /><div align="justify"><br />Ameliyat hazırlığı...<br />Yaş ve aile öyküsüne göre ameliyat öncesi mammografi kontrolü istenebilir. Aynı zamanda ameliyat öncesi yeme-içme alışkanlığından sigara kullanımına ve kaçınılacak ilaçlara kadar pek çok öneride bulunulur. </div><br /><div align="justify"><br />Anestezi tipi...<br />Göğüs küçültme ameliyatlarında genellikle genel anestezi tercih edilir. Bu tercihte tüm ameliyat boyunca uyunur. Uygun durumlarda sırttan iğne ile uyuşturularak ve uyanık olarak da ameliyat yapılabilir.</div><br /><div align="justify"><br />Göğüs dikleştirme ameliyatı...<br />Göğüs dikleştirme ameliyatı genellikle 1.5-2 saat süren bir girişimdir. Bu konuda birçok teknik olsa da sıklıkla kullanılan yöntem memenin doğal alt konturunu takip eden “çapa benzeri” kesi ile yapılanıdır. Kesiler çıkarılacak göğüs derisi boyunca ve meme başının yerleştirileceği yeni yere kadar uzanmaktadır. Fazlalık deri çıkarıldıktan sonra meme başı ve areola planlanan seviyeye çıkarılmaktadır. Meme başı ve areola buraya dikişlerle asıldıktan sonra areola çevresindeki deri kaldırılıp yeni konumundaki meme başı ve areola altında birleştirilmekte ve göğüse yeni bir şekil verilmektedir. Dikişler areola çevresine, bunun altındaki düz hatta ve meme altı kıvrıma yerleştirilmektedir. Küçük göğüse sahip ve minimal sarkması olan bazı hastalara daha küçük kesiler uygulanarak bu girişim başarılabilmektedir. Bazı hastalarda ise meme başı çevresindeki koyu alan olan areola çevresine dairesel kesi yapılarak uygulanan meme dikleştirme ameliyatları vardır. Bu durumda oluşacak izler sadece areola çevresi ile sınırlı kalacaktır. Eğer göğüs dikleştirme ameliyatı ile beraber meme protezi yerleştirilecekse bu durumda meme dokusunun altına veya göğüs kasının altına bir cep oluşturularak protezi buraya yerleştirilecektir. </div><br /><div align="justify"><br />Ameliyat sonrası...<br />Göğüs dikleştirme ameliyatı bitiminde pansumanların üzerini elastik bandaj ile kapatacaktır. Birkaç gün göğüslerin şiş, kesi çevrelerinin hafif mor olması ve sızlamalar hissedilmesi normaldir, ancak şiddetli ağrılar olmayacaktır. Bununla birlikte bu rahatsızlık için ağrı kesici ilaçlar yeterli olacaktır. </div><br /><div align="justify"><br />Birkaç gün sonra bandajlar çıkarılıp yerine destekleyici meme korsesine geçilir. Bu meme korsesinin ortalama üç hafta kullanılması gereklidir. Genellikle kendiliğinden eriyen gizli dikişler kullanılır, ve müdahaleden birkaç gün sonra yıkanılabilir. Dikleştirme ameliyatı sonrasında oluşan şişmeye bağlı meme başı ve meme derisinde his kaybı normaldir. Bu his kaybı şişlik gerilemeye başladıktan sonra hafifleyerek birkaç hafta içinde kaybolacaktır. Ancak bazı hastalarda memedeki his kaybı bir yıla kadar uzamakta hatta kalıcı bile olabilmektedir. </div><br /><div align="justify"><br />Normale dönüş...<br />İyileşme aşamalı bir süreçtir. Hasta ameliyattan birkaç saat sonra ayağa kalkarak kendi ihtiyaçlarını giderebilir, ancak ilk birkaç gün yatak istirahati önerilir. Günlük hayata dönüş ve işe tekrar başlama süresi bir haftayı alabilir. 3-4 hafta boyunca başın üzerine bir şey kaldırma gibi bir hareket yapmak yasaktır. </div><br /><div align="justify"><br />Göğüs dikleştirme sonrası yeni görünüm... </div><br /><div align="justify">Estetik cerrahlar bu ameliyatta oluşacak izlerin en az görülür hale gelmesi için elinden geleni yapar. Ancak yine de meme dikleştirme ameliyatından sonra ilk birkaç ay kabarık ve kırmızı, birkaç ay içinde düzleşen ve solan ince bir iz kalır. Neyse ki oluşan tüm bu izler sütyen ve deniz kıyafetlerinin altında kalmaktadır. </div></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-3418369204815555201?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-28862639069572945052009-02-08T06:00:00.000-08:002009-02-08T06:02:10.659-08:00MAMOGRAFİ HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ<a href="http://3.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SY7l2-eLtoI/AAAAAAAAAkA/60qjHweBgh0/s1600-h/mema.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5300426544106944130" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 104px; CURSOR: hand; HEIGHT: 120px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SY7l2-eLtoI/AAAAAAAAAkA/60qjHweBgh0/s400/mema.jpg" border="0" /></a><br /><div>Mamografi, düşük dozda çekilen bir meme rontgen filmidir. Memede, muayene ile saptanamayacak kadar küçük anormalliklerin tespit edilmesi amacı ile çekilir. Mamografinin gerçek değeri budur. Çünkü, bu sayede, hastalık muayene ile tespit edilebilecek safhadan önce saptanır. Bu nedenle kesin hayat kurtarıcıdır. Kırk yaşını geçen kadınlar her yıl veya iki yılda bir mamografi çektirmeli ve her yıl uzman bir hekime meme muayenesi olmalıdır. Elli yaşını geçen kadınlar ise her yıl mamografi çektirmeli ve hekime muayene olmalıdır. </div><br /><div></div><br /><div>MAMOGRAFİ NE ZAMAN ÇEKTİRİLİR ?</div><br /><div>Mamografi çekilirken meme, iki tabaka arasında birkaç saniye hafifçe sıkıştırılır. Bu nedenle memelerin en az hassas olduğu zamanda mamografi çekilmesi, özellikle memeleri hassas kadınlara önerilmektedir. Adet bitimini takip eden hafta, memelerin hassasiyetinin en az olduğu zamandır. Ayrıca adet bitimini takip eden hafta, hormonal nedenlerle memelerin şişliği en alt düzeydedir ve bu sırada daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Bu sebeplerden dolayı herhangi özel bir durum olmadıkça, mamografi çekiminin, adetin bitimini takip eden haftada yapılması önerilmektedir. </div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-2886263906957294505?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-74524490053367088832009-02-08T05:35:00.000-08:002009-02-08T05:44:27.159-08:00BOTOKS UYGULAMASI HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ<a href="http://3.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SY7hf5HHHlI/AAAAAAAAAj4/_L4S-0gOhLw/s1600-h/estetik.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5300421749484494418" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 104px; CURSOR: hand; HEIGHT: 81px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SY7hf5HHHlI/AAAAAAAAAj4/_L4S-0gOhLw/s400/estetik.jpg" border="0" /></a> Botoks uygulaması hakkında merak ettiğiniz cevaplara burada yanıt vermeye çalışacağız.<br /><div align="justify">Botox, Clostridum Botulinum bakterisinden elde edilen ve sinirin kası uyarmasını engelleyen protein içerikli bir toksindir. İlk olarak 30 yıl kadar önce üretilmiş ve yine ilk olarak göz kaslarının uygunsuz çalışmalarının tedavisinde kullanılmıştır. 2002 yılında FDA onayı alınmıştır. Tıpta istemsiz kas kasılmalarını engellemek için sıklıkla ve yüksek dozlarda kullanılmaktadır. Estetik cerrahide ise yüz bölgesi kırışıklıklarının tedavisinde düşük dozlarla başarıyla uygulanmakta ve çok iyi sonuçlar vermektedir. Aşırı terleme ve migren de Botox ile tedavi edilebilen sorunlardır.Yüzde oluşan kırışıklıklarda en önemli pay, her duygulanımda ve ifadede kullanıldıkları için mimik kaslarına aittir. Özellikle henüz doku sarkmalarının başlamadığı erken dönemde, sadece mimik kaslarının aktif kullanımında kırışıklıklar görünür haldedir. Bu dönemde Botox uygulanması, mimik kaslarını geçici olarak felç ederek kırışıklıkları düzeltir veya oluşumunu engeller. Ancak yüzde bir dolgunluk veya şişlik oluşturmaz. Kişiye göre özelleştirilen doğru bölgelere uygulamalar, korkulan donuk yüz ifadesinin oluşmasını engeller.Botox uygulaması sıklıkla kaş çatıklığı ve kaşlar arasındaki çizgiyi gidermek için her iki kaş arasındaki ve göz kenarlarındaki ince kırışıklıkları gidermek için her iki göz kenarlarındaki mimik kaslarına yapılır. Ayrıca alın çizgileri için de etkilidir. Dudak üstlerindeki ince kırışıklıklar ve boyundaki kırışıklıklar için de kullanılabilir, ancak üst bölgeler kadar etkili değildir. Doğru uygulama ile kaş kenarlarında hafif yükselme ile daha dinç bir görünüm elde edilir. Aşırı terleme tedavisinde de özellikle koltukaltı, avuç içi ve ayak tabanında etkilidir...Botox uygulaması göz çevresi kırışıklıkları için yaklaşık 10 dakika kadar sürer. Tıbbi amaçlı üretilen en ince iğnelerle uygulanır. Uygulamadan sonra iğne giriş yerlerinde çok yakından belli olabilen minik morluk ve şişlikler olabilir, ancak bunlar 1-2 günde tamamen geçer. Uygulamanın hemen ardından sosyal yaşama dönülebilir, istirahat gerektirmez. Aşırı terleme tedavisinde ise uygulama 30-60 dakika kadar sürebilir.Botox’un etkili olabilmesi için 3-7 gün geçmesi gereklidir. Etki süresi 4-5 aydır. Bu nedenle ilk uygulamadan 6 ay sonra tekrarlanması önerilir. Tekrarlayan enjeksiyonlarda kas uzun süreli kullanılmamaya bağlı zayıflayacağından hem kırışıklık yapma gücü azalacak hem de ilacın yeniden yapılması için gereken süre uzayacaktır. Ayrıca etkili olduğu süre içinde kas çalışmadığı için, kasa bağlı kırışıklık etkisi olmayacak ve deri yaşlanması önemli ölçüde yavaşlayacaktır. Tekrar Botox uygulaması yapılmaması durumunda kırışıklıklar bir süre sonra tekrar eski haline gelecek, fakat öncesinden daha kötü olmayacaktır.Botox uygulamasının etkili olması için mutlaka ilacın kas içine verilmesi gereklidir. Botox’un başarısını cilde dışarıdan uygulanan kremler kasları aynı şekilde etkileyemeyecekleri için gösteremezler. Uzman hekim olmayan kişilerin elinde göz kapağını düşüklüğü, kaşın anormal kalkması, maske yüz ve kaş düşüklüğü riskleri vardır. Bununla birlikte en kötü görünüm de bile sorun 4-6 ayda kendiliğinden düzelecektir. </div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-7452449005336708883?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-13444387921376530402008-05-06T11:26:00.000-07:002008-05-06T12:01:16.758-07:00TÜRKBİRDEV<span id="long-desc" style="display: inline;">Ya kartal olup ucacaksin Yakalamak icin gunesi, Ya da tavsan gibi yasayacaksin Olmak icin bir kartal yemi. Ey Turk! Senin yerin yukseklerdedir<br /><br /> Geçen gün e-mail kutumu açtığımda ilginç bir mail ile karşılaştım.bir dostum göndermiş sağolsun.<br />Beni çok duygulandırdı.Sizinde duygulanacağınızı düşünerek yayınlamaya karar verdim.İşte "Türkbirdev"<br /></span><br /><embed id="VideoPlayback" style="width:400px;height:326px" flashvars="" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-680042511743914144&hl=tr" type="application/x-shockwave-flash"> </embed><br /><br /><br />Videoyu yayınlamak isteyen arkadaşlar,videonun embedini bu linkten alıp yayınlayabilirler.<a href="http://video.google.com/videoplay?docid=-680042511743914144">http://video.google.com/videoplay?docid=-680042511743914144 </a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-1344438792137653040?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com2tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-31362050266923041822008-04-29T11:23:00.000-07:002008-04-29T11:39:31.104-07:00KEY HESAPLARINDA ESRARENGİZ OYUN<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SBdpqBoTALI/AAAAAAAAAR0/BlQcWApwiWo/s1600-h/key.jpg"><img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SBdpqBoTALI/AAAAAAAAAR0/BlQcWApwiWo/s400/key.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5194736865908031666" border="0" /></a><br />7.5 milyonu ilgilendiren KEY ödemelerinde, 500 bin hak sahibinin hesabında normalin üç katı para yatırılmış gösterildi. Hesaplar SSK'ya geri gönderildi.<br /><br />Yaklaşık 7.5 milyon vatandaşı ilgilendiren Konut Edindirme Yardımı (KEY) hesaplarının ödenmesine ilişkin çalışmalar son aşamaya gelirken, şimdi de hesaplarda ‘fazla kesinti' skandalı ortaya çıktı. Bugün gazetesi'nde habere göre, SSK tarafından, Emlak Tasfiye Fonu bünyesinde oluşturulan KEY Merkezi'ne bildirilen hak sahiplerinden 500 bininin hesabında, olması gerekenin üç katı oranında kesinti yapılmış gösterildiği saptandı. KEY Merkezi, 500 bin hak sahibi ile ilgili bilgilerin düzeltilmesi için SSK'ya geri gönderdi.<br />KEY ödemelerinde baz alınacak olan KEY hak sahiplerinin listelerinin Emlak Tasfiye Fonu'na bildirilmesine ilişkin süre şubat ayı sonunda doldu. Emlak Tasfiye Fonu, yaklaşık iki aydır KEY hak sahipleriyle ilgili bilgilerin kontrol edilmesi ve hak sahiplerine yapılacak ödemenin tutarlarını tespit etmek için çalışıyor. KEY Merkezi tarafından yürütülen çalışmalar sırasında, bazı SSK'lı hak sahiplerinin hesaplarında, olması gerekenin üzerinde, ‘ödeme yapılmış görüldüğü' saptandı.<br /><br />Örneğin, bir hak sahibi adına bir yıl içinde 10 YTL KEY ödemesi yapılabilmesine rağmen, bazı hak sahiplerinin hesaplarına aynı yıl içinde 20-30 YTL ödeme yapılmış gösterildiği belirlendi. Durumdan şüphelenen KEY Merkezi uzmanları, hesaplardaki kesinti oranlarını tek tek kontrol etti. Yapılan kontrollerde SSK'dan gelen hak sahipleri listesindeki 500 bin kişinin hesabında, olması gerekenden daha yüksek tutarda anapara tutarının bulunduğu tespit edildi. KEY Merkezi, söz konusu 500 bin kişinin hesaplarının düzeltilmesi için yeniden SSK'ya gönderdi.<br /><br />LİSTE KABUL EDİLSEYDİ ÜÇ KAT FAZLA PARA ALACAKLARDI<br /><br />Emlak Tasfiye Fonu yetkilileri, SSK'dan gelen listelerdeki rakamlar kabul edilmiş olsaydı, yaklaşık 500 bin hak sahibinin diğer vatandaşların iki ve üç katı KEY ödeme yapılmak zorunda kalınacağını bildirdi. Fon yetkilileri, hak sahipleri adına yatırılan ana para tutarlarının hak sahiplerine ödenecek KEY tutarını doğrudan etkilediğini belirterek, 500 bin hak sahibine fazladan ödeme yapılmaması için kayıtların düzeltilmesinin şart olduğunu vurguladılar. Öte yandan, söz konusu aksaklığın KEY ödemelerindeki takvimi geciktirmeyeceği belirtildi.<br />kaynak:mynethaber<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-3136205026692304182?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-2365109859186462418.post-16600365670721408462008-04-27T04:21:00.000-07:002008-04-27T04:44:29.102-07:00EL VE AYAKLARDA TIRNAK BAKIMI<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SBRnBRoTAKI/AAAAAAAAARs/5A3u_T3XeRk/s1600-h/el.jpg"><img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Pw-ehmH3uDg/SBRnBRoTAKI/AAAAAAAAARs/5A3u_T3XeRk/s400/el.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5193889541874974882" border="0" /></a><br />Bakımlı olmanın ön şartlarından biri de manikür ve pedikürdür.Günlük hayatımızda bütün vücudumuza oldugu gibi el ve ayak bakımınada önem vermeliyiz.Eller iletişim esnasinda en önemli unsurlardan biridir.Şeytan tırnaklarına dikkat edilmeli,kişinin yaşına, sezona ve moda renklere göre oje uygulanmalıdır.<br /><br />Sürekli kırılan ve ayrılan tırnaklar ,besleyici ilaçlar ile güçlendirilmelidir.Pedikür özellikle yazın büyük önem taşır. Kışın sürekli kapalı ayakkabılar içinde hava almayan ayaklarımızın sağlıklı ve hoş görünmesi için pediküre ihtiyaç vardır. Batan ayak tırnakları kapalı ayakkabılar içinde kaldıkça büyük problemlere yol açar.Uzman kişiler tarafindan tedavi edilmelidir.<br /><br />AYAK SAĞLIĞI<br /><br />Tabii ki tıp her zaman en etkili tedavi yöntemlerine sahiptir.Ama bazı küçük problemlerde doktora gitmeden önce evde yapılabilecek tedavi yolları vardır.<br /><br />NASIR:Ayaklarınızı,içerisinde şampuan bulunan 2lt'lik ılık suda 10 dakika bekletin.Ayak derisini yumuşatmak için,sudan çıkardığınız ayaklarınıza bitkisel yağlar ya da kremlerle masaj yapın.Daha sonra pomza taşı ile ayaklarınızı ovun.Nasırınızı görebileceğiniz şekilde ayaklarınızı bir yastığın üzerine koyun.Nasırın üzerine vazelin sürün.Nasırı pamuklu kadife bir kumaş parçası ile sarın.Her banyodan sonra kumaşı değiştirerek,1 hafta boyunca bu şekilde kapatın.Nasır yenilenirse aynı işleme devam edin,eğer acı devam ediyorsa mutlaka bir doktora görünün.<br /><br />BAKIMLI ELLER VE AYAKLAR<br /><br />Her türlü dış etkene maruz kalan ellerimizin itinalı bir bakıma htiyacı vardır.Zarif,düzgün,bakımlı el ve tırnaklar için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.İlk iş ellerinizi yıkadıktan sonra yumuşatıcı krem kullanmak ve haftada bir gün manikür ideal.<br /><br />MANİKÜR<br /><br />Kuaförünüzde yaptırabileceğiniz gibi,evde kendinizde yapabilirsiniz.<br /><br />1.Öncelikle tırnaklarınızdaki ojeyi temizleyin,tırnak diplerine yumuşatıcı krem sürün.<br /><br />2.Sıcak suya birkaç damla şampuan ve yarım limon suyu ekledikten sonra ellerinizi iki dakika bu suda bekletin.<br /><br />3.Daha sonra tırnak dipindeki etleri itin,yüzeyde kalan ölü dokuyu alın.<br /><br />4.Tırnaklarınızı törpüleyin,ellerinize krem ile birlikte masaj yapın.<br /><br />5.Önce tırnak koruyucusu daha sonra oje sürerek manikürünüzü tamamlayın.<br /><br />EL BAKIMININ PÜF NOKTALARI<br /><br />-Bakım kremleri tırnak etlerini yumuşatır.<br /><br />-Tırnaklarınızın nefes alması gerekiyor,bu yüzden sürekli ojeli olmamasına dikkat edin.<br /><br />-Ellerinizin yumaşacık olmasını istiyorsanız;iki çay kaşığı bal ve yarımlimon suyunu karıştırarak ellerinize sürün.<br /><br />-Elleriniz çok fazla terliyorsa soğuk suyun altına tutun,soğuk su kan dolaşımını kısa sürede düzenler ve terlemeyi önler.<br /><br />AYAKLAR:Vücudun bütün yükünü çeken ayaklar ihmal edilmemeli.İlk adım ayakların yorgunluğunu gidermek.Daha sonra pedikür ile son noktayı koyabilirsiniz.<br /><br />PEDİKÜR<br /><br />1.Tırnak diplerini yumuşatmak için krem veya jel uygulayın.Daha sonra ayaklarınızı sıcak su dolu bir kapta dinlendirin,yumuşamalarını bekleyin.Suyun içine bitkisel maddeler atabilirsiniz.<br /><br />Daha sonra tırnak diplerini iterek ölü dokuyu alın.<br /><br />Tırnaklarınızı törpüleyin,üst kısmınıda törpülemeyi ihmal etmeyin.<br /><br />Krem sürdükten sonra bir kat tırnak güçlendirici sürün.<br /><br />Ponza taşı ile ayaklarınızdaki ölü hücreyi temizleyin,terlemeye karşı kokulu ayak pudralarını kullanın.<br /><br />ETKİLİ AYAK BAKIMININ PÜF NOKTALARI<br /><br />Ayaklarınıza özellikle topuk kısmına losyon ve nemlendirici ürünlerle masaj yapın.<br /><br />Krem sürerken tırnak etlerine sürmeyi ihmal etmeyin.<br /><br />Topuklarınız sert ise yatmadan vazelin sürün ve pamuklu çorap giyin.<br /><br />Ayaklarınızı dinlendirmek için sıcak su içine lavanta çiçeği yağı ekleyin,yorgunluğu alır.<br /><br />Ayaklardaki ölü deriler için peeling yapan bakım ürünleri kullanabilirsiniz.<br /><br />PROBLEMLİ TIRNAKLARA ÇÖZÜMLER...<br /><br />Kırılan ya da ayrılan tırnaklarınızı kuvvetlendirmek için ne yapmalısınız? Çoğumuz buna kalsiyum eksikliğinin, ya da düzensiz beslenmenin neden olduğunu sanırız. University of Alabama at Birmingham’dan Dermatolog Prof. Boni Elewski’ye göre beslenmenin tırnakların kırılması üzerinde çok az etkisi var. Bunun esas nedeni kuru tırnaklar. Kırılan tırnaklar için en iyi çözüm yağlar ve losyonlarla onlara iyi bir bakım sağlamak. Tırnaklara derin bir terapi vermek için 10 dakika süreyle ılık zeytin yağında bekletebilirsiniz. Yüzeysel uygulanan tırnak güçlendiriciler de hiç bir işe yaramıyor ve nemlendiricilerin nüfuz edilmesini engelliyor. Soya proteininin de tırnaklar üzerinde çok faydalı etkileri mevcut, özellikle soya sütü ve tofu ya da günlük olarak B Vitamin ailesinden gelen ‘biotin’ alabilirsiniz. Ya 80 mg’lık haplar halinde ya da yumurta sarısı veya maya yiyerek bu ihtiyacı karşılayabilirsiniz.<br /><br />EL ESTETİĞİ<br /><br />Hava kirliliği, güneş ışınları, kötü hava koşulları gibi olumsuz etkenlerden ellerinizin de etkilendiğini biliyor muydunuz? Bakımına dikkat edilmeyen ve hoyratça kullanılan eller, yüzünüzden daha çabuk yaşlanıyor. Yaşlanmasının en önemli belirtisi ise derisinin diriliğini kaybetmesi ve üzerinde açık kahverengi lekeler oluşması. Ancak kozmetik cerrahide bunun da çaresi var. Lazer operasyonuyla, ellerin üzerinde oluşan lekelerin tümü yok edilebiliyor. Bu aşamaya gelmeden önlem alınması da olası. El derisinin kırışmasına ve leke oluşmasına karşı üretilmiş birçok özel ürünü piyasada rahatlıkla bulabilirsiniz. Temizlik için nemlendirici ya da krem içeren el sabunlarını tercih edin. Ellerinizi yıkadıktan sonra kuruluk hissediyorsanız, nemlendirici bir kremi masaj yaparak uygulayın. Doğal ürünlerin yanı sıra markaların da el nemlendirici ürünleri bulunuyor. Güneş ve kötü hava koşullarına karşı koruyucu krem sürün. El derinizde sertleşme varsa, AHA’lı ürünlerle bu sorunu ortadan kaldırabilirsiniz. Leke oluşumunu engellemek için retinol, A, C ve E vitaminleri içeren bakım kremlerini kullanın.<br />kaynak:milliyet<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2365109859186462418-1660036567072140846?l=naturalsoft.blogspot.com'/></div>nahitnoreply@blogger.com0