tag:blogger.com,1999:blog-19397631.post-1137793536657253082006-01-21T01:35:00.000+04:002007-05-24T13:49:46.799+05:00Leyli ve Mecnun: İki Dehanın Eseri ve Azerbaycan’da Sanatkarlar<a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1271/1919/1600/fzuls2.0.jpg"><img style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1271/1919/320/fzuls2.0.jpg" border="0" /></a>Azerbaycan’da sanata değer verildiğinden daha önce söz etmiştim. Bunların içinde bir tanesi biz Türkiye’de yaşayanlara tanıdık. 16. asrın büyük şairi Fuzuli. Aslında Fuzuli bugünkü Kuzey Azerbaycan’da değil, daha ziyade güneyde ve Bağdat civarlarında yaşamıştır. Ancak şiirlerini Farsça ve Arapça yanında bugün halen yaşayan Azerbaycan Türkçesiyle yazmış olması bugün Azerbaycan’da el üstünde tutulmasına sebep oluyor. Fuzuli’nin her üç dilde şaheserler ortaya çıkaran bir deha olmasına bakıldığında Azerbaycanlı dostlarımızın bu övünçlerinde haksız olmadıklarını düşünebiliriz. Mehemmed Fuzuli büyük bir şair evet, ama Azerbaycan’da onun ünü biraz da baş eseri Leyla vü Mecnun’u besteleyen Azerbaycan’ın yetiştirdiği bir başka büyük sanatkar olan Üzeyir Hacıbeyov’dan gelir. Üzeyir Hacıbeyov 1883-1948 yılları arasında yaşamış. 1908 yılında henüz 25 yaşındayken Fuzuli’nin Leyla vü Mecnun’unu bir opera şeklinde bestelemiş. Üzeyir Bey bugün tüm dünyada bilinen büyük bir bestekâr. Azerbaycan halk türkülerinin derlenmesi konusunda da önemli çalışmaları vardır. Belki Türkiye’de yaşayanların fikri yoktur ama 1911 yılında “Çırpınırdı Karadeniz” müziğini besteleyen de Üzeyir Hacıbeyov’dur. 1920 yılında komünist idare Azerbaycan’a yerleştikten sonra yaşanan kıyımda Nerimanov tarafından ölümden kurtarılan Üzeyir Bey uzun süre küskün bir hayat yaşamış, büyük eseri Köroğlu’na kadar da önemli bir beste yapmamıştır.<br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1271/1919/1600/leylamecnun.1.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1271/1919/320/leylamecnun.1.jpg" alt="" border="0" /></a><br /><br />Buraya geldikten sonra sahnelendiği ilk fırsatta Leyla vü Mecnun operasına gittik. Aynı zamanda Azerbaycan’ın görkemli mimari eserlerinden biri olan Azerbaycan Dövlet Akademik Opera ve Bale Teatrında sahnelenen Leyli ve Mecnun’dan çıkarken Üzeyir Bey ve Fuzuli’nin ortak eseriyle ilgili övgülerin hiç de abartma olmadığını düşünüyorduk. Tabii tiyatro binasına yanlış kapıdan girmemiz neticesinde kuliste Mecnun’un babası ve bir iki papyonlu müzisyenle selamlaşma şansımız da oldu, o ayrı bir hikayedir. Bu arada bilmek isteyenler için tiyatroda bilet fiyatları 3-5 milyon TL civarında.<br /><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1271/1919/1600/bakubnaa34.0.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1271/1919/320/bakubnaa34.0.jpg" alt="" border="0" /></a><br /><br />Bakü’ye yolu düşeceklere tavsiyem, fırsat bulup Üzeyir Hacıbeyov’un bestelediği Leyli ve Mecnun ve en az onun kadar ünlü “Köroğlu”, “Arşın Mal Alan” ve “O Olmasın Bu Olsun” adlı eserleri izlemeleridir. Tabii önce Fuzuli ve Üzeyir Bey kimdir biraz bilgi edinmek şartıyla. Bu konuda <a href="http://www.musigi-dunya.az/index.htm">linki izleyerek </a>hem müziklere hem de bilgilere ulaşabilirsiniz.<br /><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1271/1919/1600/gencelinizami.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1271/1919/320/gencelinizami.jpg" alt="" border="0" /></a><br />Öte yandan Bakü’ye sırf görkemli meydanlarda büyük şair ve sanatkarların heykellerini izlerken oturup düşünmek için bile gelmeye değer. Tabii Bakü demişken Dede Korkut adına dikilecek heykelin yerini belli etmek üzere konulan koca bir kaya anıtı unutmamak gerek. Çoğumuzun zaten bildiği gibi Nasreddin Hoca, Köroğlu gibi halk kahramanlarımız diğer Türk devletlerinde olduğu gibi Azerbaycan’da da benzer özelliklerle mevcut. Ancak, başka bir yazıda belirttiğim gibi Azerbaycan ile yakınlığımız takdir edilir ki, Hazar’ın ötesine göre biraz daha yakındır.<br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1271/1919/1600/sabir.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1271/1919/320/sabir.jpg" alt="" border="0" /></a>BAHADIR AKINnoreply@blogger.com