tag:blogger.com,1999:blog-13883814211667700432009-07-15T21:29:09.562+03:00Mavİye Yolculukİçimdeki Mavi Gökyüzüne...Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.comBlogger177125tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-13617128427779314322009-07-14T23:11:00.003+03:002009-07-14T23:36:27.736+03:00Nasıl Gidiyor?Haber bekleyen çok kişi var biliyorum. Özellikle bu okula gitmeyi düşünenlerden yüzlerce mail alıyorum. Pek çok kişi stajın nasıl geçtiğini soruyor, merak ediyor. Ben de arayı daha fazla açmadan herşeyi tüm gerçekliğiyle yazıyorum...Hatta madde madde :)<br /><br />1-Çok yorucu. İnanılmaz derecede. Butik otel olmasına rağmen hem de...Diğer büyük ve ulusararası zincir otellerde staj yapan arkadaşlardan aldığım bilgiler onların daha da yorulup zorlandığı yönünde. Alaylılar pek sevmiyor doğal olarak okulluları...Bu yüzden sizi pes ettirmek için ellerinden geleni yapıyorlar...Ama içlerinde iyi ve yardımsever insanlar da var...<br /><br />2-Bu mesleği otelde yapmak hem (özellikle bayanlar için) çok zor hem de sıkıcı. Çünkü otellerin menülerinde tatlıya ufak bir kısım ayrıldığı için bilgi anlamında çok gelişememe ihtimaliniz var. Zaten çalışmayı düşünsem bile asla oteli ercih etmeyeceğimi söylüyorum her zaman...12-14 saat sadece yemek yemek için 20 dk.oturmak haricinde hep ayakta ve koşturarak, yüksek stres altında çalışmak kolay değil.<br /><br />3-Bizim otelin ki öyle değil ama diğer otellerde psikopat şefler çok fazla.Hepsi iş öğretmiyor.Öğrenmek sana kalıyor. Ama bizim pasta şefimiz hem çok genç hem de bizzat kendisi öğretiyor. Biraz şans aslında...<br /><br />4-Bu meslekte özellikle otelde kesinlikle düzenli bir hayatınız olamaz.Bu hem bekarlar hem de ailesi olanlar için geçerli.<br /><br />5-Bu meslekteki tüm şeflerin ve çalışanların hayali mutlaka bir gün kendi işlerini kurmak.<br /><br />6-Tecrübe edinmek için bile çalışmayı pek düşünmüyorum. Pastacılığın en güzel yanı parttime iş bulmanın çok kolay olması.Rahatlıkla meşhur cafelere gidip yarım günde keklerini,pastalarını yapıp evinize gidip dinlenebilirsiniz.Ve gayet makul bir para kazanırsınız.<br /><br />7-Okulda edindiğim bilgiler o kadar ileri düzeydeymiş ki ilk günden tatlı yaptım ve hala da öyle...Güvenerek iş emanet ediyorlar ve çok mutluyum bu durumdan.Çünkü benim de kendime olan güvenimi pekiştiriyor. Hiç bir şekilde yabancılık çekmedim.Sanki yıllardır çalışıyormuş gibi...<br /><br />8-İngilizce ;hayati önem taşıyor.Şimdi İtalyan şefle İngilizce iletişim kurmak haricinde bir de onun anlattıklarını bilmeyenlere çeviriyorum. Ve en önemlisi Türkiye' de ki kaynak sıkıntısını yaşamıyorum çünkü yabancı kitap okuyp, ünlü pasta şeflerinin sitelerini takip edebiliyorum. İyi ki ilerletmişim diyorum.<br /><br />9-Günde 3 vesait gidiş 3 vesait dönüş şeklinde yollarda sürünüyorum. İşten 5 te çıksam 8 de evde oluyorum.Yemek yiyip 10 da yorgunluktan sızıyorum koltukta :)<span style="font-weight: bold;"> </span><br /><br />10- Bir sürü yeni reçete öğreniyorum. Tabak sunumu görüyorum. Adını bile duymadığım meyveler görüp, yiyorum :)<br /><br />11- Kısacası en kısa zamanda kendi işimi kurmak istiyorum. Zaten yola çıkış amacım da buydu benim. Ama mesleğin zorluklarını gördükten sonra kararım hız kazandı diyelim.<br /><br />Haber bekleyenlere duyurulur efendim. Staj raporu bu şekilde :) Eğer kendinize güveniyorsanız, stres ve adrenalinden hoşlanıyorsanız ( bu adrenalin kısmına bayılıyorum zaten çünkü bir müddet sonra bu strese bağımlı oluyorsunuz), sağlığınız yerindeyse ve sosyal hayattan uzak kalmaya tahammülünüz varsa, sürekli vardiya değiştirerek çalışmaya varsanız...Bekliyoruz efendim sizi de... :))<br /><br />Son olarak uykulu gözlerle geç bir saatte yazdığım için biraz karmaşık anlatmış olabilirim. O yüzden aklınıza gelen soruları mailime göndermeye devam edebilirsiniz.<br /><br />En kısa sürede tekrar görüşmek dileğiyle...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-1361712842777931432?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com3tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-45875461621493902962009-07-02T08:13:00.003+03:002009-07-02T08:31:08.125+03:00Bitse...Her gün 3 vesait gidiş 3 vesait dönüş şeklinde yollarda harab olarak bitireceğim stajı. Dün Executive Şefle görüşmeye gittim. Görüşme tamamen İngilizce olarak yapıldı. Şef Giovanni Türkçeyi çok fazla bilmediğinden İngilizce yapmak istedi görüşmeyi. Kendisi bizzat gezdirdi tüm mutfak alanlarını. Daha önce geziye gittiğimiz meşhur bir otelin mutfağının aksine tertemiz ve büyük olması mutlu etti beni. Giovanni tüm personelle teker teker tanıştırdı beni. Bizim okuldan stajerler de vardı. Çok memnun olduklarını, , üstelik şeflerin reçeteleri saklamayıp bizzat yapmanı sağladıklarını ve gerçekten sadece işlerini yaparak çok şey öğrendiklerini söylediler. yani kendi işim dışında birşey yapmayacağımı bilmek çok sevindirdi beni.<br /><br />Güzel bir staj geçireceğim. İçim rahat.Çalışacağım insanların hepsi çok güleryüzlü ve sıcak.İlk günden belli olmasa da bu işler ben genelde pek yanılmam.<br /><br />Tek sorunum önce vapur için Kadıköy'e, oradan vapurla Beşiktaş'a, oradan da Kuruçeşme arenanın yan tarafında olan otele gitmek. 3 vesait...Günde eder 6...Üzerine 8-10 saat ayakta çalışma nasıl olur acaba? Yol daha az yorucu olsaydı keşke. Sabah 6 da otobüse binmiş olmam gerekli benim. Düşünün artık kaçta kalkmam gerektiğini. Biter mi bu 3 ay? Geçer mi? Çok yorgunum.Çok bunaldım. Tatil bile yapamayacağım bu sene. 6 Ekim' e kadar dayanmalıyım...Çare yok...Sonrasında uluslararası diploma sınavı ve M.E.B sınavı stresi...Üstelik ikisi de aynı gün. Kasımın ilk haftası...<br /><br />Derin...Çok özleyeceğim...Cumartesi gidiyor. Daha şimdiden ağlamaklıyım. Yumrular oturuyor boğazıma...1 ay kalacak...Döndüğünde bakacak kimse olmadığından stajım bitene kadar yuvaya gidecek. Onun için tüm bu değişimler çok sarsıcı olacak...Çünkü tam yuvaya alışacakken Bodrum'a taşınacağız belki de hemen...<br /><br />Lütfen tanrım...Bu 3 ay hepimiz için kolay geçsin. Özellikle de Derin için...Nasıl dayanacağım 1 ay onu görmeden...Offffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffff!!!!!!!!!!!<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-4587546162149390296?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com11tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-31214169669811603792009-06-29T13:04:00.007+03:002009-06-29T13:29:22.169+03:00Staj Yerim Belli Oldu!Les Ottomans!Hayal bile edemediğim bir yerde buldum kendimi. Defalarca dünyanın en iyi butik oteli ödülünü almış, dünya jet sosyetesinin, çeşitli ülke prenslerinin, ünlü aktörlerin gelip kaldığı, meşhur İtalyan Şef Giovaninin harikalar yarattığı, gecelik oda fiyatlarının 2.500 Euro-8.000 Euro arasında değiştiği, boğazın en güzel Osmanlı Yalılarından birinde yapacağım stajımı. Muhteşem boğaz manzarasının hemen kenarında... Nasıl heyecan duyduğumu, nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Hafta içi Executive Chef ile görüşmeye gideceğim. Ve pazartesi başlayacağım. 6 Temmuz'da. Okuldan sadece 2 kişi bu otelde staj yapacak. Pastacılardan tek kişi benim.Diğer arkadaş ise aşçılardan bir bayan. Otel hakkında daha fazla bilgi için<span style="text-decoration: underline;"> <a style="color: rgb(255, 0, 0);" href="http://www.lesottomans.com/Events.aspx?Lng=Eng&amp;Q1=BQ">buraya tıklayabilirsiniz.</a><br /><br /></span><br /><span style="text-decoration: underline;"><br /></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkiVK9S22bI/AAAAAAAABaw/c3WxJdKppOE/s1600-h/lesottomans3.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 230px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkiVK9S22bI/AAAAAAAABaw/c3WxJdKppOE/s400/lesottomans3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352692172614719922" border="0" /></a><br /><span style="text-decoration: underline;"><br /></span><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkiUtWujruI/AAAAAAAABag/kocuRRPbFbE/s1600-h/lesottomans2.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 230px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkiUtWujruI/AAAAAAAABag/kocuRRPbFbE/s400/lesottomans2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352691664045715170" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkiUhD3sphI/AAAAAAAABaY/Q2vkpWUu5uM/s1600-h/lesottomans.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 230px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkiUhD3sphI/AAAAAAAABaY/Q2vkpWUu5uM/s400/lesottomans.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352691452825347602" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkiUVTOulbI/AAAAAAAABaQ/nBQ_M9tm3eE/s1600-h/FlushFile.aspx.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 230px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkiUVTOulbI/AAAAAAAABaQ/nBQ_M9tm3eE/s400/FlushFile.aspx.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352691250790045106" border="0" /></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-3121416966981160379?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com19tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-57543088713256796342009-06-23T13:50:00.002+03:002009-06-23T14:02:38.226+03:00Son Hafta ve Fotoğraflar<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkC2MbZRyQI/AAAAAAAABaI/rY9kF7gIE5Y/s1600-h/172+%282%29.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkC2MbZRyQI/AAAAAAAABaI/rY9kF7gIE5Y/s400/172+%282%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350476681944615170" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkC0S9G1JJI/AAAAAAAABaA/zX5e7KxDqzI/s1600-h/132+%283%29.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkC0S9G1JJI/AAAAAAAABaA/zX5e7KxDqzI/s400/132+%283%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350474595050005650" border="0" /></a><br />Bu hafta son dersimizi görüyoruz ve son sınavlarımızı olup uygulamalı dersleri bitiriyoruz.Ve hemen arkasından staja başlıyoruz. O kadar zorluktan sonra bu hafta bitecek olduğuna inanmak çok zor. 2 haftadır akşam 9 da çıkıyoruz dersten ve feci yorgunum.Staj yerim hala belli değil. Bekleme stresi çok can sıkıcı.<br /><br />Fazla fotoğraf ekleyememiştim yoğunluktan dolayı.Bu muhteşem 4 ayın fotoğraflarından (toplam 1343 fotoğraf çekilmiş) bazılarını paylaşmak istiyorum sizinle...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-5754308871325679634?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-29317830047932449352009-06-23T13:34:00.008+03:002009-06-23T13:49:33.597+03:00Son Hafta ve Fotoğraflar<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCy8PtTspI/AAAAAAAABZ4/wT2AvoEvYqI/s1600-h/151.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCy8PtTspI/AAAAAAAABZ4/wT2AvoEvYqI/s400/151.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350473105394610834" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCyLS2ClZI/AAAAAAAABZw/3Sx1EbaLTsA/s1600-h/236+%282%29.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCyLS2ClZI/AAAAAAAABZw/3Sx1EbaLTsA/s400/236+%282%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350472264422954386" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCxWmtUVhI/AAAAAAAABZo/mwLpeSljhf0/s1600-h/105+%282%29.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCxWmtUVhI/AAAAAAAABZo/mwLpeSljhf0/s400/105+%282%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350471359222011410" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCwv_cECTI/AAAAAAAABZg/EPws6OHdgyY/s1600-h/099+%282%29.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCwv_cECTI/AAAAAAAABZg/EPws6OHdgyY/s400/099+%282%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350470695845628210" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCwNCfFBWI/AAAAAAAABZY/pgcW5W4uAy8/s1600-h/081.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCwNCfFBWI/AAAAAAAABZY/pgcW5W4uAy8/s400/081.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350470095368160610" border="0" /></a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-2931783004793244935?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com2tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-10607373110036881132009-06-23T09:01:00.018+03:002009-06-23T14:04:08.495+03:00<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCvEVeiYCI/AAAAAAAABZQ/Ta6ei0Y-IaY/s1600-h/215+%284%29.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCvEVeiYCI/AAAAAAAABZQ/Ta6ei0Y-IaY/s400/215+%284%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350468846335713314" border="0" /></a><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCufYhlg0I/AAAAAAAABZI/rpgWy4Mk1tY/s1600-h/199.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCufYhlg0I/AAAAAAAABZI/rpgWy4Mk1tY/s400/199.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350468211498648386" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCtcjJq19I/AAAAAAAABZA/8ek0yasiFNM/s1600-h/099+%283%29.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCtcjJq19I/AAAAAAAABZA/8ek0yasiFNM/s400/099+%283%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350467063299889106" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCpCT3i8LI/AAAAAAAABY4/Mr_Tr4_pRJg/s1600-h/095.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkCpCT3i8LI/AAAAAAAABY4/Mr_Tr4_pRJg/s400/095.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350462214474231986" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkConTrj2BI/AAAAAAAABYw/ovJ96BqzxpA/s1600-h/080.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkConTrj2BI/AAAAAAAABYw/ovJ96BqzxpA/s400/080.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350461750567491602" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkB4NpAkcLI/AAAAAAAABYg/2HwfXU7L-fY/s1600-h/241+%283%29.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkB4NpAkcLI/AAAAAAAABYg/2HwfXU7L-fY/s400/241+%283%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350408533058023602" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkByyr-HanI/AAAAAAAABYY/4VagnN_tU4g/s1600-h/040.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkByyr-HanI/AAAAAAAABYY/4VagnN_tU4g/s400/040.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350402572438432370" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkByGXNM2HI/AAAAAAAABYQ/dWcGlzsWop4/s1600-h/019+%285%29.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkByGXNM2HI/AAAAAAAABYQ/dWcGlzsWop4/s400/019+%285%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350401810950314098" border="0" /></a><br /><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkBxCQOVnHI/AAAAAAAABYI/BVaOpbIzqmw/s1600-h/011+%282%29.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SkBxCQOVnHI/AAAAAAAABYI/BVaOpbIzqmw/s400/011+%282%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350400640844930162" border="0" /></a> Ben...<br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-1060737311003688113?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com2tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-8805145301552085982009-06-16T10:12:00.003+03:002009-06-16T10:24:23.996+03:00DünDün kızımla dışarıda yürürken arkamızdan gelen bir grup genç (sanırım üniversite sınavı eziyetini çekmişlerdi haftasonu) durup Derin' i sevdi...Yanımızdan ayrılırlarken biz hala onların arkasından yürümeye devam ediyorduk. Bir cümle duydum..İçim cız etti! Daha 18-19 yaşında olan bir gencin ağzından "keşke çocuk olsaydım of of " dediğini duymak hüzünlendirdi beni. Bu cümleyi kurma yaşı bu kadar düştü mü? Bu çocukların daha bu yaşta yaşam karşısında bu kadar tedirgin, güvensiz olmasının çok sebebi var elbet ama kimse umut vermiyor mu bu çocuklara? Yada işin gücün, kariyer hikayelerinin iç huzur ve mutluluktan daha önemli olmadığını anlatacak bir aileleri yok mu? Kim bilir kaç kurs, kaç özel ders ve sonrasında meslek seçimiyle beyni iyice yıkanmıştır bu çocuğun...Ve daha şimdiden üniversiteden mezun olunca iş bulup bulamayacağını düşünüyordur büyük ihtimal...İşte global dünya ! Eserini kutla...Kendi pimini çeken bombalar gibi insanoğlu...Mutlu mesut kendi yıkımını hazırlıyor boş öğretilerle...Gençlerin hepsi umutsuz, neşesiz, boş gözlerle bakıyor etrafa...Hep onları eleştirmeseniz, biraz bireyselliklerini ciddiye alıp size açılmalarını sağlasanız...Sadece ne yapmaları yada yapmamaları gerektiğini söyleyip geriye çekilmeseniz...Sevgi de verseniz...Hep iş, hep para, hep gelecek demeyip anı yaşamayı öğretip, hayallerini gerçekleştirmek için gereken cesareti verseniz...Fena mı olur?<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-880514530155208598?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com3tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-87665157446841128802009-06-11T08:59:00.003+03:002009-06-11T09:03:58.932+03:00Blog ListesiBlog listem kendiliğinden silindi.Zaman ayırıp yeniden yazana kadar lütfen yanlış anlamayın. Size de oldu mu böyle birşey merak ettim.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-8766515744684112880?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com4tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-49771580460859263152009-06-10T07:48:00.005+03:002009-06-10T13:49:44.101+03:00Yaz<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Si8_uYtHRRI/AAAAAAAABXo/QIgylHBURtI/s1600-h/Happy_Bay_Wide_by_silverdragon.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Si8_uYtHRRI/AAAAAAAABXo/QIgylHBURtI/s400/Happy_Bay_Wide_by_silverdragon.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5345561348850271506" border="0" /></a><br />Yaz geldi ama ne fayda tatile gidemeyecek olduktan sonra. Okulun son 4 haftasına girdik. Ne eziyetlerle geçti Tanrım! Ama değdi...Geçen hafta staj görüşmelerimiz yapıldı. Kimin nereye düşeceği son gün açıklanacak. Hepimiz gergin bir bekleyiş içindeyiz. Daha önceki öğrencilerden kafaya tabak fırlatan psikopat şefleri dinledikçe gerildik hepimiz. Tek ümidim öğretmeye açık, neşeli, insaflı bir şefin eline düşmek. Yoksa otel yada başka yer farketmez.<br /><br />Tatile çıkamıyorum...Sanırım okul bitimiyle staj arasında hiç zaman olmayacak.Kasım'daki uluslararası sınava yetişmeliyim. Bu yıl bu diplomayı almış olmalıyım...Herhangi bir aksilik nedeniyle Haziran' daki sınava kalmak istemiyorum.<br /><br />Okunmayı bekleyen kalın ve güzel kitaplar, onca şey arasında bir nefeslik ada kaçamaklarıyla devam ediyorum yazı yaşamaya. Ama stajım haftada 5 gün olacak ve sanki daha da rahatlayacağım. Ne de olsa sınav, ödev, proje ve İngilizce adlı şeytan dörtgeninden kurtulmuş olacağım.<br /><br />Şu anda benim için en zor olan şey kızımı ailemin yanına gönderip 1,5 ay ondan uzak kalmak. Kalan 1,5 ay babaanne bakacağı için yanımızda olacak. Biliyorum başıma neler geleceğini. Akşamları yorgun ve stresli olarak eve döndüğümde, kızımın odasının önünden geçerken gördüğüm o boşluk ve evdeki eksiklik zır zır ağlatacak beni...Hatta şimdi düşündükçe bile...<br /><br />Dayanmak zorundayım...Hayallerini benimle birleştirmiş eşim, kendim ve kızım için...Olmaz diyenlere ve kıskananlara inat...Riskli diyenlere inat...Kendi hayallerinin sorumluluğunu almaktan korkanlara inat...<br /><br />Siz de korkmayın olur mu? Sadece çaba gösterin. Beni getirin her seferinde aklınıza. Eğer gece gündüz demeden hep hayalinize sadık kalırsanız evren bir şekilde olmayacak imkanlar çıkarıyor karşınıza...Biliyorsunuz...Defalarca anlattım kendi hikayemi size...Bu okula gidecek param bile yokken elimize hiç ummadığımız bir yerden para geçmesi, karşıma hep hayalini kurduklarımla ilgili insanların çıkması v.s Daha da iyi olacak biliyorum.<br /><br />Ve ben hala Bodrum hayalimden vazgeçmiyorum. B planı beklesin bir süre daha...Önce A planı denenecek. Olmazsa "denedim olmadı" diyeceğim. De-ne-ye-me-dim demekten kat kat iyi...Hepinize sevgiler...Güzel bir yaz geçirin olur mu? Benim yerime de :)<br /><br />Tekrar yazmaya çalışacağım...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-4977158046085926315?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com6tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-57656704203814480852009-05-26T10:52:00.003+03:002009-05-26T11:25:56.160+03:00Umulmadık...<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/ShunO7_gOMI/AAAAAAAABXg/glIMp9rmWwg/s1600-h/efe6aeb01c96c704.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 288px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/ShunO7_gOMI/AAAAAAAABXg/glIMp9rmWwg/s400/efe6aeb01c96c704.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340045658241906882" border="0" /></a>Umulmadık gelişmeler yaşanıyor hayatımızda. Bunu üzüntüyle değil olgunlukla karşılıyorum...Bazen sizin iyi olduğunu sandığınız şey, içine girdikçe kötülüğünüze hizmet edebilir. Bu nedenle olmayan hayaller için her zaman yedek bir planınız olmalıdır. Bazen biraz erteleme veya ufak değişiklikler gerekebilir...Bu sıralar bize de böyle oldu...<br /><br />Eğitmen şefimden aldığım danışmanlık ve Bodrum araştırmalarımızın sonucunda hiç beklenmedik sürprizler karşıladı bizi...Düzenimizi bozup gittiğimizde bu sürprizlerle karşılaşsaydık hayatımız allak bullak olurdu. O yüzden gerçeklerle şimdi ve tüm çıplaklığıyla karşılaştığım için minnettarım...Ayrıntılarla sizi sıkmak istemiyorum ama şu kadarını bilmeniz yeterli.<br /><br />"Bodrum'a yerleşmiyoruz." Yaptığımız fizibilite araştırmaları nedeniyle hayalini kurduğumuz iş için yeterli kaynak ve şartların orada mümkün olmamasından kaynaklanıyor bu karar. Evet Bodrum' a yerleşmek istiyorum ama işimi kurup ömür boyu sevdiğim bir işi yapmak şu anda benim için daha önemli. Rotayı büyüdüğüm yer olan o hep anlattığım sevimli sahil beldesine çevirdik. Her türlü güzelliğiyle ve deniz kenarında rahatlıkla bir yer açabileceğimiz ve ailemin Derin' e ve bana destek olabilecek olması ve eşimin işletme kendini mükemmel bir şekilde döndürebilmesi için gerekli para desteğini sağlamak amacıyla bir süre daha işine devam etmesi diğer etkenlerden.<br /><br />Üzgün müyüm? Hayır. Sanırım bu kararı şartların bize uygun olmadığını kavrayıp kendi isteğimizle karar vermiş olmamızdan kaynaklanıyor.Ve bir da B planımızın olmasından sanırım. Gideceğimiz yeni yeri de çok seviyorum ve deniz kenarında harika bir yer olması da benim için yeterli. Ama ileride burada açacağım işletmemden iyi paralar kazanırsam Bodrum' da kendime bir işyeri satın alıp oraya taşıyabilirim işleri. Çünkü orada kiracı olmak çok zor ve üstelik İstanbul'lulara düşmanlar. Çok garip değil mi?<br /><br />Sonuç olarak<br />1-İstanbul' dan gitme ve bir sahil kasabasına yerleşme hayalim gerçek olacak<br />2-En büyük hayalim olan kendi işimi kurabileceğim<br />3-Ben işletmemi oturtmak için gece gündüz demeden çalışırken Derin' e anneannesi ve dedesi bakacak ve böylelikle daha huzurlu bir çocukluk yaşayacak.<br />4-Eşim bir süre daha işinde kalıp maddi destek sağlayacak ama bu arada herhün 2 saat şehirler arası yolculk yapmak zorunda kalacak<br />5-Deniz kenarında muhteşem manzaralı bir evimiz olabilecek.<br /><br />Eh ben daha ne isteyeyim hayattan. En büyük hayalim kendi işimi yapmak olduğuna göre Bodrum kısmı da eksik olsun bir müddet ne yapalım...<br /><br />Bu arada şef eğitmenimizin de yardımlarıyla işyerine alınacak endüstriyel mutfak ekipmanları için firmalardan uygun fiyatlı teklifler aldık.Ve fiyatların kriz nedeniyle umduğumuzun altında olması da ayrıca bir sürpriz oldu bize. Bugünlerde hayatım "METRO" marketlerinde ve endüstriyel mutfak ekipmanları satan yerlerde geçiyor. Sanıyorum taşınacağımız yerde uygun yeri bulmak biraz zaman alacak ama benim tüm staj işlerim ve sınavlarım Kasım' da bittiğinden o zamana kadar bir yer bulabileceğimizi düşünüyorum.<br /><br />Taşınacağımız yerin İstanbul'a dolayısıyla tedarikçilere yakın olması da bizim için önemli bir avantaj. Kısacası yaşayacağımız yeri daha çok kuracağımız işin şartları belirledi. İşin içine girdikçe herşey farklılaştı ve şaşırttı bizi...<br /><br />Kısacası...Mutluyuz...Sevdiklerimizle aynı yerde yaşayacağız ve ömür boyu sevdiğimiz işi yapacağız. Bu arada iyi şarap meraklılarına bir duyuru...Lütfen "Sarafin" adlı markanın şaraplarını deneyin. Ülkemize dünya çapında 3.lük kazandırdılar ve pek az kişinin haberi var bundan...<br /><br />Son bir not daha...Projem gerçek hayatta açacağım iş yerinin aynısıydı. Bu hafta projemin son taslağını teslim ettim. Ve okulun eğitmen şefinden teşekkür aldı projem. Çok beğenildi. Bu açacağım yer için bana daha çok cesaret verdi.<br /><br />Tüm bu değişiklikler kıran kırana bir mücadele ve sabır gerektiriyor. Yeni ve mutlu bir gelecek kurmak için de güçlü, sabırlı ve kararlı olmak gerekiyor...<br /><br />Şimdilik bu kadar bizden...İçine gömülmem gereken ödevler, proje ve İngilizce sınavları ve staj yeri kararları beni bekler...Öpüyorum hepinizi tek tek...Ve mail atıp bana ulaşan, hayallerimi paylaşan, kendi hayallerini anlatan herkese çok çok çok teşekkür ediyorum...Sevgiyle kalın...<br /><br /><a href="http://lucidreamer20.deviantart.com/art/A-Cup-of-Spring-81083117">Fotoğraf</a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-5765670420381448085?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com14tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-70718117519145203922009-05-18T16:13:00.004+03:002009-05-18T16:59:32.217+03:00Kaygısız<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/ShFow7wxZ1I/AAAAAAAABXY/9amVFt9Aldc/s1600-h/Bodrum_Bodrum_by_antiques.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 282px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/ShFow7wxZ1I/AAAAAAAABXY/9amVFt9Aldc/s400/Bodrum_Bodrum_by_antiques.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337162223296014162" border="0" /></a>Kaygısız bir çocuk olduğum günleri özlüyorum...Ellerim ceplerimde dolaştığım, tek derdimin eve biraz daha geç girmek olduğu, sokak oyunlarında yenen sandviçlerin dünyanın en lezzetli yiyecekleri olduğu, evimizin önündeki küçük ahşap iskeleden ayaklarımı denize soktuğum günleri...Mümkün olduğunca; sorumluluklar, hayat telaşı ve zorluklar izin verdikçe, şimdi bile öyle olmaya çalışıyorum...Denizden topladığım kabukların sayısı yüzleri aşmış, japon ipi atlamaktan dizleri kopan, yaz akşamları hanımeli kokan sokaklarda yeni yetme gençlik heyecanları yaşayan o çocuk iyi ki hala içimde...Ama yine de....Keşke...Mutlu çocukluk yaşayan kişilerin bunu geri gidip bir daha yaşama şansları olsaydı...Soğuk bir pınardan kana kana su içmek gibi gelirdi eminim 2000 li yılların şu günlerinde...Bugünlerde bunu düşünüyorum...Yani eğer bir kimsenin çocukluğu çok mutlu ve huzurlu geçmişse aslında hayattan aldığı en büyük zenginliğin bu olduğunu ve yaşanamadığı için pişman olunması yada üzülünmesi gereken tek konu olduğunu...Hayatın diğer bölümlerinde her toplum kendince yöntemlerle içinizdeki çocuğu söküp atmak için sistemli bir şekilde çalışmaya başlar...Bunun ilk sinyallerini daha mini mini bir bedenin ağır ödevler, sınavlar altında ezildiği ilkokulda almaya başlarsınız...Hoş şimdiki çocuklar bizler kadar bile şanslı değil ya neyse...Şimdiki minikler daha doğduklarında borçlu başlıyorlar sanki hayata...2 yaşında kreşlerde başlıyor çocuklukları çalınmaya...Önce kapalı binalara hapsedilmek, sonra sokakların öğretebileceği her tür deneyimden yoksun kalmakla başlıyor sanki kayıpları...Ne yazık...<br /><br />Geçen akşam yemek yerken eşim;<br /><br />-Biliyor musun Hande Bodrum' a yerleşince en çok Derin' in sokakta oyun oynayabileceğine, mahalle arkadaşlarının olabileceğine, denizle, kumla, güneşle içiçe yaşayabileceğine seviniyorum dedi... Ben de öyle...Sanırım bir aile olarak ona verebileceğimiz en güzel hediye mutlu ve özgür bir çocukluk...<br /><br />Eğitime gelince; dünyada birçok uzman çocuğun aileden aldığı eğitimi daha çok önemsediğini ve uyguladığını kabul etmekte...Eğer çok okuyan, araştıran ve çocuğunuza kitap sevgisi aşılayabilmiş bir aileyseniz gerisi kendiliğinden kolayca gelecektir....<br /><br />Bir de şuna inanıyorum (bazıları katılmayabilir ama deneyimlerimle sabittir) ;<br /><br />İstanbul gibi büyük şehirlerde büyüyen çocuklar ellerindeki imkanlara o kadar alışıklar ve bu çeşitlilik onlar için o kadar sıradanlaşmış ki hayal kurmayı, hedef belirlemeyi, buna ulaşmayı çok da önemsemiyorlar...Oysa benim gibi küçük bir sahil kasabasında büyüyenler bilir ki, öyle yerlerde hayatı tüketmek bu kadar değersiz birşey değildir. Çeşitliliğin az olması, böyle yerlerde büyüyen çocukları araştırmaya, hayal kurmaya, dışa açılmaya ve bitmeyen bir öğrenme ve bilgi aşkına kavuşturur...Cesur olmayı herkesten daha iyi bilirler...O yüzden iyi biliyorum ki doğduğumdan beri İstanbul' da yaşamış olsaydım belki de hayatı bu kadar derinden irdeleyebilmek, hayal kurabilmek ve hayallerimi gerçekleştirebilmek gibi özelliklerim olmazdı...Çünkü bazen tüm imkanlar göz önünde olduğunda insanlarda bir rahatlık veya vurdum duymazlık, tembellik oluşur hayata karşı...O nedenle Derin' in hayatı hızlı ve değersiz bir şekilde tüketmeyi öğrenmeyecek olması beni çok sevindiriyor. Dahası yeryüzünde insanlara sunulmuş imkanları hemen tüketmemesi hayat boyu yaşama heyecanı verecek kızıma...Bunu biliyorum çünkü kendimde yaşıyorum...Onun için Bodrum sadece kendim için değil Derin' in büyüme süreci içinde çok doğru bir seçim...Beton duvarlar arasında büyümesindense Ege' nin büyülü müziği eşliğinde, denize bakarak, dokunarak, yılın 300 günü güneş görerek ve mandalin bahçelerinin kokusunu taşıyan rüzgarların şarkısına hayranlık duymayı öğrenerek büyümesini tercih ediyorum...<br />Böylelikle aklımda gitmekle ilgili hiçbir soru kalmamış oluyor...Zaman yaklaştıkça hesaplar bir bir yapılıp kuş gibi hafifleniyor...<br /><br /><a href="http://antiques.deviantart.com/art/Bodrum-Bodrum-120123727">Fotoğraf</a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-7071811751914520392?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com9tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-40452540681659676232009-05-12T10:18:00.005+03:002009-05-12T10:43:27.611+03:0032<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgkomBFJvnI/AAAAAAAABXQ/ijk4c2uPoK8/s1600-h/Lay_your_world_on_me_by_BellalleB.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 268px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgkomBFJvnI/AAAAAAAABXQ/ijk4c2uPoK8/s400/Lay_your_world_on_me_by_BellalleB.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334839867187248754" border="0" /></a><br />Bugün doğum günüm...32.yaşıma giriyorum. Ama ruhum takar mı hiç yaşı...Kendileri 20 de seyretmekte henüz :) İyi ki doğmuşum, iyi ki hayat denen bu güzellik armağan edilmiş bana...Sağlık,huzur,başarı ve mutluluk diliyorum kendime...Katlarım, yatlarım olmasa da olur :))<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-4045254068165967623?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com18tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-12076128520251387582009-05-07T19:05:00.006+03:002009-05-07T19:46:38.345+03:00Doğal...<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgMN0X78TZI/AAAAAAAABW0/J8L1ZvnyXgs/s1600-h/S4031261.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgMN0X78TZI/AAAAAAAABW0/J8L1ZvnyXgs/s400/S4031261.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333121577166589330" border="0" /></a> Bu ekmeği biraz önce yaptım ve dayanamayıp daha sıcakken biraz teryağ ve bal sürerek tadına baktım. Ekmeğin tarifi şefimizden. Şaşmaz bir köy ekmeği tarifi. Acayip lezzetli. Bağımlısı olduk ailece. Ekmeğin tarifini isteyenler bana mail atarsa seve seve yardımcı olurum. Tarifini merak ettiğiniz diğer ekmek reçeteleri için de geçerli bu durum :)<br /></div><br />Doğal kelimesinin beni ne çok cezbettiğini, sağlıklı yaşama, ekolojik tarıma, organik ürünlere ne kadar tutkun olduğumu biliyorsunuz artık. İnsanın evde kendi yaptığı ekmeğin, peynirin ya da yoğurdun lezzetinin yerini ne tutabilir ki ? Uzun zamandır internet camiasındaki değerli sağlık uzmanlarının, profösörlerin ısrarla vurguladığı ve benim de size ısrarla iletmeye çalıştığım bazı tüketimsel gerçekleri araştırırken karşıma çıktı Aysun The Sütçü. Artık araştırırken öğrendiğim bilgilerden sonra son aldığım haberler birlikte kesinlikle ve kesinlikle pastörize süt tüketmemeye karar verdim. Yakın bir akrabamızın kansere yakalandığı haberini aldık. Doktorunun verdiği tavsiye güvenilir bir çiftlikten yada mandıradan alınmış yoğurtları ve sütleri tüketmesi yönünde. Maalesef paket süt üreticilerinin para hırsları nedeniyle gerçek olan bazı şeyler saptırılıyor. Örneğin pastörize yada paket diğer adıyla "uht" sütlerin zararları.<br /><br />Neyse tüm bu bilgilerin sonucunda paket süt kullanmamaya karar verdim. Bu sefer de karşıma; "nereden temiz, güvenilir ve doğal süt bulabilirim" sorusu çıktı. İşte tam da bu sırada <span class="yaziSiyah">Ünlü dansçı ve koreograf Sait Sökmen'in oğlu Mehmet ve gelini Aysun Sökmen' in sahibi oldukları Gündönümü çiftliği ile tanıştım. İnternetten şöyle bir tararsanız ne kadar çok blogda bu konuyla ilgili yazının olduğunu görürsünüz. Bu konuda ayrıntılı bilgiyi benim de üyesi olduğum Slow Food grubunun blogundaki<a style="color: rgb(255, 0, 0);" href="http://fikirsahibidamaklar.blogspot.com/2009/02/gundonumu-cifligi-8-subat-2009.html"> bu yazıya tıklayarak</a> öğrenebilirsiniz.<br /><br />Kısacası ben zaten 3 yıldır ekmeğimi kendim yapıyorum. Başta ekmek yapma makinesiyle başlamıştım. Ama daha sonra aradığım tadı bulamadım ve elde yapmaya başladım.Zaten biliyorsunuz bu okula başladım başlayalı İtalyan Focaccia dan tutun da Fransız Baget ekmeklerine kadar birçok dünya ekmeğini yapmayı öğrendiğim için ekmek yapımına ve tekniklerine olan tutkum da arttı. Zaten lezzetine ve sağlıklı oluşuna, katkı maddesi içermeyişine diyecek yok. Bir ekmeği yapmak fırına yada markete gitmek kadar kısa süre tutuyor.<br /><br />Şimdi ben de Silivri' deki Gündönümü Çiftliğinden süt alabilmek için Aysun Hanım'la iletişime geçip dağıtım listesine kayıt oldum. İstanbul içine, oturduğunuz muhite göre (örneğin bizim oturduğumuz muhite Perşembe günleri) kapınıza kadar servis yapıyorlar. Her hafta siparişinizi soran mesaj ile cep telefonunuza biligi gönderiyorlar ve siparişinizi veriyorsunuz. Fiyatları da uygun. Eğer Aysun Hanıma ulaşmak isterseniz </span><span style="color: rgb(0, 153, 0);" class="link" id="Node186-[0]"><a tabindex="1" href="http://mail.google.com/mail/contacts/ui/ContactManager?js=RAW&amp;maximize=true&amp;hide=true&amp;position=absolute&amp;hl=tr&amp;emailsLink=true&amp;sk=true&amp;titleBar=false&amp;border=NONE&amp;eventCallback=ParentStub1241713777653&amp;zx=s97fpq65e2li#" name="contact-email" onclick="doEvent('INITIATE_EMAIL', 'to', &quot;aysunthesutcu@gundonumu.biz.tr&quot;, 'name', &quot;Aysun&quot;); return false;" class="cmgr-link" id="Node187-[0]">aysunthesutcu@gundonumu.biz.tr</a></span><span id="Node188-[0]"> adresine mail atabilirsiniz.<br /><br />Bunca şeyi neden yazdım? Artık çiftlikten gelen bu mis gibi güvenilir ve doğal sütle kendi yoğurdumu ve peynirimi de yapacağım.Evet evet yanlış duymadınız. Peynir! :)) Artık çörekotlusundan tutun da kekiklisine kadar ne çeşit varsa...Eğer sizin de içinizde evde peynir yapmaya dair bir istek uyanırsa Sevgili Tijen' in blogunda gerekli bilgileri bulabilirsiniz. Peynir yapımı için <a style="color: rgb(255, 0, 0);" href="http://mutfaktazen.blogspot.com/2009/04/yine-peynir.html">buraya </a>tıkladığınızda ne kadar kolay olduğunu göreceksiniz :)<br /><br />Anlattıklarımı teyit etmek için Milliyet ve Sabah Gazetesinin çiftlik hakkındaki haberlerini, çiftliğin sertifikalarını v.s okuyabilirsiniz.<br /><br />Doğal ve sağlıklı lezzetler diliyorum sizlere...<br /></span><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-1207612852025138758?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com9tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-74197718141751687772009-05-06T17:55:00.007+03:002009-05-06T21:41:07.234+03:00Nihayet Ada Keyfi<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgHY9XBD94I/AAAAAAAABWs/ZQtRcRi868k/s1600-h/S4031258.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgHY9XBD94I/AAAAAAAABWs/ZQtRcRi868k/s400/S4031258.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332781982445467522" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgGyizi9GsI/AAAAAAAABWk/uSwOHppk0MM/s1600-h/S4031245.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgGyizi9GsI/AAAAAAAABWk/uSwOHppk0MM/s400/S4031245.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332739744805493442" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgGqjJol3vI/AAAAAAAABWc/Rjh_ZHgplhU/s1600-h/S4031247.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 336px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgGqjJol3vI/AAAAAAAABWc/Rjh_ZHgplhU/s400/S4031247.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332730954641694450" border="0" /></a><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgGp3nTLPkI/AAAAAAAABWU/3yEokMjTd1g/s1600-h/S4031254.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SgGp3nTLPkI/AAAAAAAABWU/3yEokMjTd1g/s400/S4031254.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332730206690688578" border="0" /></a><br />Geçen bahar ve yazın üzerinden sanki asırlar geçmiş gibi gelen bir zaman diliminden sonra nihayet bu sabah sekizde odamın penceresine vurup, bana "hadi adaya" diye fısıldayan güneş sayesinde harika bir adalar gezisi yaptım bugün. Hem de kızımla başbaşa...Adalar çiçek açmış, bahar pek bir yakışmış oralara...-lar diyorum çünkü sabah önce Heybeli Ada' ya gidip kahvaltı edip gezdik sonra da öğlen yemeği ve gezme için Büyükada' ya geçtik. Derin çok güzel vakit geçirdi. O arabasız yollarda gönlünce koşup oynarken ben denizin, sessizliğin, martıların, kuş cıvıltılarının tadını çıkardım. Ve bir kez daha neden gitmek istediğimi anlayıp hak verdim kendime. Aylar sonra kendim için ilk defa boş vakit yaratıp tüm günü kızımla eğlenerek geçirmek çok keyif verdi bana. Hafta içi olmasına rağmen Büyükada çok kalabalıktı yine. Çünkü bugün Hıdrellez kutlamaları nedeniyle pek çok kişi gelmiş...Bazıları da yaz sonuna kadar kalacakları evlerini açmaya...Vapurların en sevdiğim yanı o kısa anlarda güzel ve doyasıya karşılıksız sohbetler edebilmenizdir. Hatta şanslıysanız adalar vapurundan bütün yaz boyunca en az bir arkadaş edinirsiniz...Telefonlar, adresler alınır ve görüşülmek üzere sözleşilir...Kimi unutulur kimi devam eder...Sözü kısa kesmek durumundayım çünkü oldukça yorgunum. Fazla oksijenden de iyice uykuluyum.Tüm sinirlerim yatışmış ve üzerime tatlı bir rehavet çökmüş durumda. Şu an ki tek hedefim akşam yemeğinden sonra koltuğuma kurulup Avrupa Yakasını izlerken kahvemi yudumlayabilmek. Hıımmm ! Bilmem ki belki de dolaptaki kestaneli dondurmaya da dönüş yapılabilir :)<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-7419771814175168777?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com9tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-74301234827396571812009-05-05T14:33:00.003+03:002009-05-05T14:43:34.765+03:00Dur ve DüşünNedir bu tüketim hırsı, nedir bu başdöndüren hız...Bizi sağlıksız ve mutsuz yaşamaya, çılgın gibi vakit öldürmeye, mutsuzluğa iten, doğal döngümüzden uzaklaştıran şeylere duyduğumuz tuhaf hırs nedir? Lütfen ama lütfen önce <a style="color: rgb(255, 0, 0);" href="http://beslenmebulteni.com/">şu siteyi</a> ve arkasından <a style="color: rgb(255, 0, 0);" href="http://beslenmebulteni.com/bes/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=239%3Ageleneksel-beslenme-tarz&amp;catid=42%3Abeslenme-ve-kronik-hastalklar&amp;Itemid=167&amp;limitstart=1">bu linkteki</a> ve <a style="color: rgb(255, 0, 0);" href="http://beslenmebulteni.com/bes/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=234:geleneksel-tuerk-yourdu-tehlikede-&amp;catid=94:suet&amp;Itemid=279">buradaki</a><span style="color: rgb(255, 0, 0);"> </span>yazıyı bir okuyun.Sonra tekrar gözden geçirin hayatınızı, yaşam tarzınızı, tükettiklerinizi, bizlere verilen sahte öğütleri, yanıltıcı sağlık bilgilerini ve reklamları...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-7430123482739657181?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com4tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-88559677997928764922009-05-04T11:57:00.006+03:002009-05-04T12:17:19.265+03:00SonuçÇok gergin ve stres dolu bir hafta geçirdim.Ödev, sınav,proje, İngilizce, ve eşimin kızkardeşinin sözü ve onun için yapılan özel sunumlu ürünler nedeniyle oldukça yorgunum. Bu hafta biraz daha hafif ve rahat geçecek. Hafta sonu da nişan töreni için okuldan çıkıp kuaföre yetişme,köprü trafiğini aşma ve nişana yetişme telaşını saymazsak :)<br /><br />İşte bana yarı final sınavında 91 puan (sınıfın en yüksek puanı 92) kazandıran ürünlerim ve sunumlarım;<br /><br /><br /><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sf6wPl4KhGI/AAAAAAAABWM/1ZpG8_jdJ1Y/s1600-h/S4031233.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sf6wPl4KhGI/AAAAAAAABWM/1ZpG8_jdJ1Y/s400/S4031233.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331892790765454434" border="0" /></a>Peynirli Kek ve sunumum<br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sf6vgiBKhKI/AAAAAAAABWE/yM30MVgq7aU/s1600-h/S4031234.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sf6vgiBKhKI/AAAAAAAABWE/yM30MVgq7aU/s400/S4031234.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331891982275609762" border="0" /></a>Sıcak Çikolatalı Kek...Jürideki hocalar keki keserek sıcak çikolatanın olması gerektiği gibi akıp akmadığını kontrol ettiler ve işte ortaya bu nefis görüntü çıktı. Dondurma koymak için brandy snaps i de kendim yaptım.<br /></div><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sf6vSTR_5vI/AAAAAAAABV0/s-pR02oN0Ss/s1600-h/S4031232.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sf6vSTR_5vI/AAAAAAAABV0/s-pR02oN0Ss/s400/S4031232.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331891737801516786" border="0" /></a><br />Şekil olarak çok süslü durmasa da karamelli fındık kurabiye çok beğeni topladı. Jürideki büyük şef kendisi için rica etti bu ürünü. Paketleyip kendisine armağan ettim...İki kurabiye arası karamel sos şeklinde sunulan bu kurabiye ağızda o kadar çabuk dağılıyor ve öyle hafif ki yemeye kıyamıyorsunuz :)<br /><br />Bu sıralar Bodrum' dan ev bakıyoruz. Biraz fikir edinmek biraz da yaşayacağımız bölgeyi seçmek için...Tatlı bir telaş ve huzur içinde yol alıyorum ve bitirdiğim hergün ile hayalime biraz daha yaklaştığımı bilmek beni çok mutlu ediyor. Eşim bu yaz yıllık iznini tatil için kullanmayacak. Onun yerine ben Bodrum' da işe başladığımda birlikte ev aramak, taşınma ve yerleşme işlemleri için kullanacak iznini...<br /><br />Benden şimdilik bu kadar...Ödevler arasında kaybolmaya başlamadan önce size bir merhaba demek ve haftalık özeti geçmek istedim. Kendinize iyi bakın,ruhunuzu doyurun ve baharın tadını çıkarın...Unutmayın! Hayat çok kısa ve zaman çok hızlı...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-8855967799792876492?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com16tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-44718355041304616492009-04-29T09:40:00.002+03:002009-04-29T09:54:48.896+03:00Engel<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sff5lRBJQYI/AAAAAAAABVs/8I2YkRF_c6s/s1600-h/058.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 274px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sff5lRBJQYI/AAAAAAAABVs/8I2YkRF_c6s/s400/058.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5330003102634951042" border="0" /></a>Onca serzeniş, onca sızlanma boşuna...Bahaneler türetirsin yapamadıklarına...Ama bir bilsen önündeki tek gerçek engel kendinsindir aslında...Bu, gökyüzünden herkesin üzerine şans yağarken şemsiye açmak gibidir...Durup bir düşünsen iyice farkına varırsın bunca eksik kalan hayalinin tek engelinin sen ve bahanelerin olduğunun...Önemli olan gözlerini istediğin şeye dikip yol boyunca sıralanan güzellikleri kaçırmadan yürümendir. Evet düşebilirsin, normaldir. Ama dizlerine yapıştırdığın yara bantlarının kalbindekilerden fazla olması senin için daha iyi birşeydir. Gerçekleştiremediğin her hayalin, cesaretle kalkışamadığın her iş için kalbine atılan çizikleri kapamak için kullandığın yara bantları daha fazla can acıtır...<br /><br />Fazla ciddiye aldın mı hayatı yaralarına tuz basar...Bu dünyaya bir kez geldiysen biraz da eğlen onunla...Burası senin oyun alanın ya da kalbinin arka bahçesi...Sen karar ver...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-4471835504130461649?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com10tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-38675172033586603052009-04-27T10:38:00.002+03:002009-04-27T11:49:44.777+03:00Adım Adım Hayallere<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SfVxdMZvbqI/AAAAAAAABVk/DXgeQjYXmSU/s1600-h/Yelkenli_by_orcunarslan.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SfVxdMZvbqI/AAAAAAAABVk/DXgeQjYXmSU/s400/Yelkenli_by_orcunarslan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329290480422186658" border="0" /></a>Bugünlerde kararlar alınıyor, değiştiriliyor, silinip düzeltmeler yapılıyor...Heyecanlı, umutlu günler bunlar...Ama hedefe adım adım yaklaşılıyor. Zaman yaklaştıkça içimi bir heyecan kaplıyor. Okuldaki arkadaşım pasta kaplarken heyecanımın yüzümden okunduğunu ve kimseyi duymadığımı kendi de motive olarak gülümseyip anlatırken aklımda hep Bodrum, hep bahçeli evler, kırmızı şaraplar, deniz, masa etrafında dost sohbetleri var...Hayalimi ve kendimi hep canlı tutabilirsem ancak ulaşabileceğimi hissediyorum çünkü...<br /><div style="text-align: center;">***<br /></div>O mu bu mu şu mu derken şefimin de tavsiyesiyle stajımı İstanbul'daki büyük otellerden birinde yaparsam buralarda öğrendiğim şeylerin neredeyse 1-2 yıllık tecrübeye eşdeğer olduğunu, stajdan sonra böylelikle Bodrum' da çok rahat iş bulabileceğimi söyleyince ikna oldum yazı da mecburen burada geçirmeye. Staj bittikten sonra bir süre dinlenip Bodrum' a gideceğim işimi ayarlayıp.Zaten okul da bu konuda destekliyor öğrencilerini...Stajın Ekim sonunda bittiğini düşünürsek Kasım-Aralık diyebiliriz gidiş tarihine sanırım :) Ailece heyecanlıyız yani...<br /><div style="text-align: center;">***<br /></div>Bu sıralar başka güzel şeyler de oluyor ailede:) Eşimin kızkardeşi nişanlanıyor.Sanırım evlenmesi bizim Bodrum'a yerleşmemizin hemen öncesine denk gelecek...Haftaya kız isteme, ondan sonraki hafta da nişan var aile arasında...<br /><div style="text-align: center;">***<br /></div>Son olarak, bu hafta sonu yarı final sınavımız var. Günün ilk yarısı uygulamalı ikinci yarısı yazılı...Bu sınav çok önemli. Bana şans dileyin olur mu?<br /><div style="text-align: center;">***<br /></div>Bu arada ilk sınavlardan itibaren not ortalamamın sınıfın en yükseği olduğunu söylemekten gurur duyuyorum. İngilizce de de ileri seviyenin ortalarındayım...<br /><div style="text-align: center;">***<br /></div>Fazla fotoğraf ekleyemiyorum ama söz ilk boş zamanda çektiğim fotolar eklenecek. Proje stresinden ve yoğun ders ve ödevlerden düzenlemeye vaktim olmuyor fotoğrafları. Ama bu haftaki uygulamalı sınavda yaptıklarımın fotoğrafını yayınlayacağım söz :)<br /><br />Görüşmeyeli,<br />-Profiterol<br />-Dünya mutfaklarından çeşitli kekler<br />-Browni, şıcak çikolatalı kek<br />-Tabak dekoru hamurları (brandy snaps,tuile,florentin)<br />-Sable bisküvisi<br />-Sacher pasta(ömrümde yediğin en harika pasta çünkü pandispanyasında yumurta ve tereyağ olmayan tek pandispanya.Ayrıca ara katlara marmelat sürülüyor.Avusturya ya ait ve bu pandispanyadan istediğiniz pastayı türetebiliyorsunuz), meyveli pasta,çikolatalı pasta<br /><br />Pasta kaplamak çok zormuş! her yanımız çikolata, krema oluyor ve pürüzsüz bir pasta yapmak için çok uğraşıyoruz.Şefimizin dediğine göre iyi bir pasta sıvama yapabilmemiz için 1-2 yıl lazımmış :))<br /><br />Şimdilik benden bu kadar...Yazamasam da maillerime bakıyorum düzenli olarak...Paylaşmak istediklerinizi mailime de ulaştırabilirsiniz. Sevgiler herkese...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-3867517203358660305?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com16tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-66517243615657813682009-04-15T11:15:00.005+03:002009-04-15T11:57:45.467+03:00Diğer Aşklar...<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SeWhcsHA5hI/AAAAAAAABVc/aQoBaEr8d50/s1600-h/pre_greenearth.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SeWhcsHA5hI/AAAAAAAABVc/aQoBaEr8d50/s400/pre_greenearth.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324839648684467730" border="0" /></a>İlk gençlik yıllarında başka aşk türlerini tanımaz insan. Bildiği iki tür aşk vardır; biri annesine duyduğu aşk (her ne kadar o delifişek günlerinde kendine pek itiraf etmese de) diğeri de karşı cinse...Yıllar geçtikçe, kadın-erkek ilişkilerini kendince çözümlemeyi bitirdikten sonra hayatta aşık olunacak çok şeyin olduğunu kavrar...Bu bir insan için önemli dönüm noktalarından biridir aynı zamanda...Diğer insanları bilmem ama benim bir karşı cins dışında ilk keşfettiğim aşk türü kendime duyduğum aşktı...Bugün hala kendimle olan bağım bu şekilde ve erken keşfettiğim için mutluyum bu tutkuyu...Kendini tanımak için sarf edilen emek, tüm o sorular ve cevaplar artık yerini daha durgun sulara bıraktı. Sanırım ruhum kendini bana ifade edebilmeyi başardığı için oldukça rahatladı...Arkasından evrende yaratılmış herşeye duyduğum ilgi aşka dönüştü...Bir karıncaya, bir yeşile, denize, ağaca, gökyüzüne, yaza, bahara, yağmura, kara, renklere, gökkuşağına ve diğer herşeye aşkla bakmayı öğrendim...Tüm bunlar olup bittiğinde daha 22-23 yaş civarlarındaydım ve hep şanslı saydım kendimi bu yüzden. Eğer bugün bildiklerimi daha geç keşfetseydim daha az zamanım olacaktı bu duyguların keyfini çıkartmak için. Bir de bana doğuştan armağan edilmiş olan bir tanesi vardı ki beni hep yükseltti, yüceltti, her zaman belli bir yaşam kalitesi ve tatmini sundu; bunun adı öğrenme aşkıydı...Eğer keşfetmeye, düşünmeye bu kadar meraklı olmasaydım nasıl biri olurdum diye sormuşumdur kendime hep.<br /><br />Kısacası...Suyun aksine, nefes almak için hayatta hep derine dalmak gerekir. Çünkü tüm hazineler derin düşünebilme, sorgulayabilme, anlayıp araştırabilme unsurlarının altındadır. Heyhat! İnsanoğlu korkar dibe dalmaktan. Orada karşılaşacaklarından, en çok da kendini tanımaktan. İçindeki duygularla, fırtınalarla ve bunları çözümlemekle baş edemeyeceğinden korkar. Oysa herşey içeri girene kadar zordur. Kapıdan bir kez geçince bir yolunu bulur insan. Çünkü bu doğasında vardır.<br /><br />Bu yüzden fazla geç kalmadan inin hayatın derinliklerine...Yüzeyde hiçbirşey olmadığını zaten hep aradığınız mutluluk anahtarından anlamış olmalısınız...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-6651724361565781368?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com5tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-18960184690337320492009-04-14T10:56:00.003+03:002009-04-14T11:18:52.562+03:00Ada Vapuru...<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SeRGdPORQYI/AAAAAAAABU0/tzboJK8Km-U/s1600-h/ml0054.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SeRGdPORQYI/AAAAAAAABU0/tzboJK8Km-U/s400/ml0054.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324458127575302530" border="0" /></a><br />Bir ada vapuru gibi püfür püfür ruhum...İçimdeki odaların her bir penceresini sonuna kadar açtım temiz bahar havasıyla tazelensinler diye...Bahar demek hafiflik, tazelik, arınma, yenilenme demek benim dağarcığımda...İşler yavaş yavaş yoluna girerken yaşam tarzımın uğradığı kesinti bugünlerde hafifleyecek biraz. Ne kadar sıkmış kendimi ve ne kadar zorlamışım başarılı olabilmek için...Ama tüm bunları yaparken aklımın ucuna çengelli iğneyle taktığım yaşamayı unutmamak notunu göz ardı etmemeye çalışarak...Ne zaman gidebileceğim maviye, ne zaman beyaz kumların üzerinde tatile çıkmış gibi yaşamaya başlarım? Hesaplamaktan ve beklemekten yorulsam da bazen ben seviyorum bunları özlemeyi...Sadece bunları değil...Özlemeyi seviyorum...Siz sevmez misiniz? Özlemeyi sevdiğiniz birşeyler vardır elbet. Bir dost, bir sevgili, bir şehir...Özlenir hep bir yerlerde...Birilerinin kalbinde...Ve insan aslında hep şikayetçidir benim gibi...Dün yazmaya zaman bulamıyorum diye şikayet ederken, sırf yazmaya olan özleminden önemli işlerini biraz savsaklayıp kendini yazarken bulabilir yeniden...<br /><br />Hayat! Bir şey söyleyeceğim sana..."Güzelsin"...Hem de çok...Ama sana gündelik kaygıların arasından sıyrılıp bakıldığında, maddesel hırslardan arınıldığında anlaşılacak bir güzellik...Biraz naif, biraz şımarık, biraz hırçın, biraz yumuşak, her tondan renge sahip, çılgın bir sürprizcisin sen...Ben seni seviyorum, biliyorum ki sen de beni...Hep böyle güzelce geçinip gidelim olur mu? Yüreğim hep ada vapuru gibi püfür püfür olsun bugünkü gibi...En sıkıntılı anlarımda bile değerini unutmama izin verme olur mu? Kim olduğumu, nereden geldiğimi ve nereye gittiğimi de...Pusulanın yönü ara da şaşırsa da istediğim yere gitmem için rüzgarın hep arkamda olsun olur mu? İçimdeki şehrin ışıkları hep açık kalsın olur mu? Çünkü ben aslında hep orada yaşıyorum...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-1896018469033732049?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com10tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-86756811949392439952009-04-13T11:35:00.006+03:002009-04-13T12:38:24.373+03:00Güzel Haberlerle...Biliyorum...Uzun bir ara verdim. Ama nefes almaya vaktim yok. Hemen rapora geçiyorum :)<br /><br />Okulda 6 haftayı tamamladık. Onlarca sınav, ödevi başarıyla atlattıktan sonra açıklanan not ortalamamın 90 olması ve sınıfın en yüksek puanı olması moralimi çok çok çok yükseltti ve beni motive etti. Kendimle ilgili yeni şeyler keşfederek yola devam etmek ayrıca keyifli oluyor.<br /><br /><div style="text-align: left;">Dün 6 haftada bir yapılan uygulamalı sınavımız vardı. Bir hafta boyunca uyku uyuyamadım stresten. Çünkü 2,5 saatlik sürede 3 farklı gruptan ürünü yetiştirip tabak dizaynını da çeşitli kurallara uyarak yapmak zorundaydık. 3 ürünü 1,5 saat içinde pişrmesiyle birlikte bitirmiştim. Son 1 saat tabak dizaynıyla geçti. Zor olan kısım buydu zira tabakta en ufak bir leke olmaması gerekiyordu. Çalıştığım malzeme çikolata ve çilek olduğundan sürekli tabağı silerek çalışmak zorunda kaldım. 2,5 saat sonra adım okunup da jürinin önüne geldiğimde yaptığım sunum beni çok tatmin etmemişti ama beğenildi. Yaptığım pancake tasarımı özellikle beğenildi ve jürinin en kıdemli şefi, 17 mutfakta uzman şef bu tasarım Türkiye' de çok satar dediğinde kulaklarıma inanamadım. Ayrıca yaptığım Zeytinli-naneli akdeniz ekmeğini ve tabaktaki peynir tasarımını da çok beğendi. Sanırım benim tarzım karmaşık tabaklardan çok sade ve şık minimalist tarza daha yakın ki dünyada da bu akım daha çok tercih ediliyor. Çikolatalı kurabiyemin tasarımını yetiştiremememe rağmen nefis tadı işi kurtardı ve eksik kurabiye tasarımıma rağmen 92 puan aldım.<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SeME15cRMAI/AAAAAAAABUM/0aLY_BPnEdk/s1600-h/S4031229.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SeME15cRMAI/AAAAAAAABUM/0aLY_BPnEdk/s400/S4031229.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324104508481024002" border="0" /></a>Ekmek sunumunda yaptığım peynir tasarımı. Sade, şık ve orjinal bulundu. Hayatımda ilk defa tabak sunumu yaptığımı düşünürsek fena sayılmaz.<br /></div><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SeMEWhZvM2I/AAAAAAAABUE/ItCMZrHCAaY/s1600-h/S4031228.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 279px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SeMEWhZvM2I/AAAAAAAABUE/ItCMZrHCAaY/s400/S4031228.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324103969452012386" border="0" /></a>Bu çikolatalı pancake. Kupatlarla kalp şeklinde kesilip aralarına çikolata sürüldü. Yuvarlak kalıpla şekil verdiğim toz antep fıstığının üzerine bembeyaz bir dondurma topu koyup üzerine bir nane yaprağı eklediğimde tasarım tamamlandı. Fakat dondurmayı erimemesi için son anda koyduğumdan fotoğrafını çekemedim. Bu şekildeki pancake sunumunun çok satılacağı söylendi. Fazla beğenmememe rağmen çok şaşırdım. Aslında doğrulup payı da var çünkü maalesef pancake hep üst üste yuvarlak dizilip üzerinden bal, çikolata yada reçel akıtılarak sunuluyor.<br /><br /><br />Önemli olan şu ki yapacağınız tasarımı önceden kafanızda kesinleştirmeniz hatta çalışmanız gerekiyor. Sınavdan bir gece önce yapacağım tasarımın (pancake) aynısını evde yaptım. Tüm malzemeleri aldım ve çalışmamı gece 12 de bitirdim. Zaten zor beğenen bir insan olduğum için bir sürü şekil denedikten sonra karar verebildim. Ekmeğin sunumu ise tam olarak olmasa da genel hatlarıyla belliydi kafamda ama sınavda aniden fikir değiştirip doğaçlama bir tasarım yaptım ve orjinal bulundu. Doğaçlama çalışmanın verdiği heyecan hiçbir şeye benzemiyor ayrıca :)<br /><br />Sürekli internette tasarım araştırmaları yapıyorum. Food presentation konusunda bildiğiniz güzel siteler varsa paylaşın benimle olur mu? Ya da rastladığınız değişik fotoğrafları. böylece tasarımlarımı daha da geliştirebilirim. Ayrıca tasarım konusunda gerçekten çok zevkli ve bilgili olan eşime de katkılarından, sabrından ve tüm sınav streslerime ortak oluşundan dolayı milyarlarca kez teşekkür ediyorum.<br /><br />Şimdi sırada üç hafta sonra yaplacak yarı final sınavımız var. Bu sefer ki hem uygulamalı hem yazılı olacak ve nerdeyse tüm gün sürecek.<br /><br /><div style="text-align: center;">********<br /><div style="text-align: left;">Tüm bunların haricinde; o kadar güzel mailler alıyorum ki gerçekten çok şaşırıp duygulanıyorum. Meğer ne çok okuyan, nerelerden ulaşanlar varmış. Bazı insanların hayatlarında değişiklik yaratmalarına katkıda bulunduğumu öğrenmek umut ve cesaret veriyor bana. Ben sizlerle paylaşmayı seviyorum. Çünkü bilgi saklayan ancak yerinde sayar. Yazdıklarım nedeniyle mesleğini değiştirmeye karar verenlerden tutun, bu okula kayıt olmak için bilgi isteyenlere, moral bulanlara kadar birçok kişi tarafından mail almak çok duygulandırıyor beni. Birazcık da olsa katkıda bulunabiliyorsam diğer hayatlara, işte o zaman tüm bu yaptıklarım daha da anlam kazanıyor...Çünkü değerli olan kendin kazanırken başkalarına da birşeyler kazandırmak. Bu bakış açısı olabilir, mutluluk olabilir, para olabilir v.s<br /><br />Türkiye'nin değişik yerlerinden mail atıp duygularını, yeni kararlarını benimle paylaşan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Özellikle Tarık Bey' e uçsuz bucaksız bir mavi ve bembeyaz bir deniz feneri manzarasının üzerine yazdığı mail için teşekkür ediyorum. Değerli zamanınızı bir maili bu kadar özenli yazmak için harcadığınızdan dolayı asıl ben teşekkür ederim.<br /><br />Her ne kadar sık yazı yazamıyor, bloglarınıza yorum bırakamıyorsam da yazılarınızı hala takip ediyorum. Bloguma bakamasam da maillerimi sürekli kontrol ediyorum. Ve gelen mailleri en erken şekilde cevaplamaya çalışıyorum. Bu nedenle soru sormak, herhangi bir şey paylaşmak için mail adresime yazarsanız daha hızlı cevap verebilirim.<br /><br />Şimdilik sevgiyle, sağlıkla, huzurla ve hoşgörüyle kalın...Bugünlerde televizyondaki bir uçuş kartı reklamında dediği gibi (aşık olduk biz bu reklama) hayatta bıraktığınız iz büyük ve anlamlı olsun....İyi haftalar...<br /></div></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-8675681194939243995?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com11tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-57632544708093050752009-03-31T07:06:00.005+03:002009-03-31T07:29:48.366+03:00Çiçek<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SdGbM21BDPI/AAAAAAAABT0/8rOkcTNDiC4/s1600-h/the_green_balcony_by_Hurrem.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 293px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SdGbM21BDPI/AAAAAAAABT0/8rOkcTNDiC4/s400/the_green_balcony_by_Hurrem.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5319203280079883506" border="0" /></a><br /><span style="font-weight: bold;">Lütfen resmin üzerine tıklayın ve ayrıntılarla mest olun...Benim de böyle bir bahçem olsun lütfen Tanrım...</span><br /></div><br />Bahar geldi nihayet...Çok büyük bir park keşfettik oturduğumuz yerde. Park dediğime bakmayın siz...Ucu bucağı yok.Koşu alanları, spor aletleri, sayamadığım kadar çok çocuk parkı ve masalı piknik alanları. Ama öyle mangal falan yapan yok çok şükür ki. Tertemiz ve yeni yapılmış. Derin i artık oraya götürüyorum biraz uzak olmasına rağmen...Nasıl koşturuyor yeşillikler arasında ve ne kadar cesaretli...Beni bir banka oturtup kendi kilometrelerce yürüyor tek başına...Ta ki nokta kadar görünene dek...Ayağa kalkacak olursam anne ben büyüdüm artık tek başıma dolaşıcam der gibi el işaretiyle oturmamı söyleyip devam ediyor. Bugünlerde baharla beraber gördüğü her çiçeği nazikçe koparıp önce uzun uzun kokluyor, sonra da bıkmadan elinde taşıyor. O parka gittiğimiz gün ben çimenlerin arasından çıkmış minicik bir çiçeği koparıp verdim eline. Ama beğenmedi hanımefendi. Çünkü gözü daha süslü olan park ve saksı çiçeklerindeydi. O çiçeği usulca çimenlerin arasına geri koydu.Sanki hiç kopmamış gibi...Öyle saf öyle temiz...Sanki orada yaşamaya devam edecekmiş gibi...Sanki kopan şeyler yerine konulabilirmiş gibi...Babasıyla hayran kalıp o saflığa gözgöze bakıp yutkunmakla yetindik sadece...Geçenlerde mine çiçeği diyordum ya, son zamanlarda sık sık görür oldum her yerde...Özlemişim...<br /><br />Bugün ailem geliyor. Sevinçliyim. Hiç değilse Derin' e fazla zaman ayıramadığım için suçlu hissetmeyeceğim çünkü anneanneyle dede gelince bana hiç pas vermiyor :)<br /><br />Böyle işte...Yazmaya çok ihtiyacım var, dinlenmeye de öyle ama bugünlerde bu imkansız. Temmuz' a dek...Denize girmek ve saatlerce suda kalmak istiyorum. Ama zor görünüyor. Bakalım...Belki bir ufak küçük kaçamak yapılabilir...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-5763254470809305075?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com7tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-48474132779053756962009-03-28T22:37:00.002+02:002009-03-28T22:47:11.390+02:00Ek NotSadece 2 haftada bir pastanede bulabileceğiniz tarifleri teknikleriyle beraber öğrendik. Bundan sonra öğreneceklerimiz normal pastanelerde bulamadığımız, sadece büyük otellerde veya restaurantlarda tadabileceğimiz türden ve dünyanın her yerinden tatlar olacak. Yani aslında pastanelerin sürekli önümüze çıkardığı ve artık görmekten sıkıldığımız bütün o zormuş gibi görünen şeyleri 2 haftada yapabilecek duruma geldik. Şimdi anlıyorum daha stajının 3.haftasında çalıştıkları otellerden iş teklifi alan öğrencilerin neden piyasa tarafından bu kadar talep gördüğünü. Çünkü derslerimize giren şefler 20-30 yılda öğrendiklerini 8 ay gibi kısa sürede öğretiyorlar bize. Aşırı bilgi yüklemesinden sızlansak da arada, büyük şans aslında...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-4847413277905375696?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com4tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-18719775175511701342009-03-27T23:08:00.011+02:002009-03-27T23:26:58.864+02:00Fırından Yeni Çıktı Bunlar :))<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1DbRlxv7I/AAAAAAAABTs/ApmNRythyh0/s1600-h/brioche2.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1DbRlxv7I/AAAAAAAABTs/ApmNRythyh0/s400/brioche2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317980870851805106" border="0" /></a>Şefimiz Brioche yapılışını gösterirken<br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1DFCmrHzI/AAAAAAAABTk/ED4nNFBIoO8/s1600-h/patatesli_rus+ekmegi.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1DFCmrHzI/AAAAAAAABTk/ED4nNFBIoO8/s400/patatesli_rus+ekmegi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317980488871911218" border="0" /></a><br />Patatesli Rus Ekmeği<br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1CvvhJkBI/AAAAAAAABTc/q6j7t1Ukmp8/s1600-h/S4031170.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1CvvhJkBI/AAAAAAAABTc/q6j7t1Ukmp8/s400/S4031170.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317980122971213842" border="0" /></a>Focaccia (İtalyan ekmeği)<br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1CdRGNV3I/AAAAAAAABTU/4p2jbOEWmbM/s1600-h/pastanepogacas%C4%B1_sonuc.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1CdRGNV3I/AAAAAAAABTU/4p2jbOEWmbM/s400/pastanepogacas%C4%B1_sonuc.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317979805567506290" border="0" /></a><br />Pastane poğaçası<br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1CAijIQSI/AAAAAAAABTM/GWJnqJn53-0/s1600-h/mirivan+ve+hurma+kurabiye.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1CAijIQSI/AAAAAAAABTM/GWJnqJn53-0/s400/mirivan+ve+hurma+kurabiye.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317979312036004130" border="0" /></a><br />Mirivan ve Hurma Kurabiye<br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1BtNsklYI/AAAAAAAABTE/DggoJpejCr8/s1600-h/esron_sunum.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1BtNsklYI/AAAAAAAABTE/DggoJpejCr8/s400/esron_sunum.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317978980020950402" border="0" /></a>Esron Kurabiye<br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1BI6QUxvI/AAAAAAAABS8/fgvsN8u9F_A/s1600-h/ac%C4%B1badem_sekil2.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1BI6QUxvI/AAAAAAAABS8/fgvsN8u9F_A/s400/ac%C4%B1badem_sekil2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317978356326909682" border="0" /></a><br />Acıbadem Kurabiyesi fırına girmeden önce...<br /><br /></div><div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1Aw1aEDvI/AAAAAAAABS0/cNHKea6sw5s/s1600-h/brioche_sonuc.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/Sc1Aw1aEDvI/AAAAAAAABS0/cNHKea6sw5s/s400/brioche_sonuc.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317977942708719346" border="0" /></a><br />Brioche' un fırından çıkmış hali...<br /><br /><div style="text-align: left;">İşte söz verdiğim ve merak ettiğiniz fotoğraflar. Makineden ve ortamın ışık probleminden çok harika fotoğraflar olmasa da yaptıklarımız hakkında fikir vereceklerdir size...İyi seyirler ola! :))<br /><br /><br /></div><br /><br /></div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-1871977517551170134?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com11tag:blogger.com,1999:blog-1388381421166770043.post-21945886170010417792009-03-26T09:56:00.002+02:002009-03-26T10:44:10.673+02:00Koş Hande Koş!<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SctAQ2FavNI/AAAAAAAABSs/ekZuAdQpDms/s1600-h/105336034_d675591740_b.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_jxzIYpTwXoE/SctAQ2FavNI/AAAAAAAABSs/ekZuAdQpDms/s400/105336034_d675591740_b.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317414443181325522" border="0" /></a><br />Durum başlıktaki gibidir. Nefes almaksızın koşturma halindeyim. Sabahları 7 de kalkıp gece 2 civarlarında uyuyorum. Sürekli masa başında yazı yazıyorum. Son hızla ilerliyoruz eğitimde. Geçen hafta harika kurabiyeler, biscottiler yaptık. Harika şeyler öğrendik. İlk haftanın heyecanından fotoğraf makinamı almayı unutmuşum. Bu hafta atölyeden birkaç resim eklemeyi ümit ediyorum. Günde yaklaşık 6-8 tarif çalışıyoruz. Canımız çıkıyor.O kadar yoğun ödevlerin üzerine bir de proje ödevi verdiler. İlk taslak 25 Nisan da teslim edilmek zorunda. Onaylanırsa aslı 4 temmuz da teslim. Proje sıfırdan bir pastane açmak üzerine. Maliyet hesapları, konsept, menü hazırlama v.s v.s. Üstelik bu projenin sunumunu da jürinin önünde yapacağız. Başarısız olanlara uluslararası diploma sınavına girme hakkı tanınmayacak. İngilizce yi çok boşladım herşeye yetişebilmek için. Yine sınavlardan geçiyorum ama tekrar yapamıyorum ve kelime çalışamıyorum. Bugün bodrum daki büyük otellere stajla ilgili başvuru yapacağım. Eğer okul kabul ederse 3 aylık stajımı yaşamayı hayal ettiğim yerde yapacağım. Okulda yaptığımız harika şeyleri eve götürüp sevdiklerimizin de fikrini almak harika. Herkes yaptıklarımızı çok beğeniyor. Bu hafta ekmeklere geçiyoruz. Brioche, Fan Tans, Streusel ve Ciabatta yapacağız. Tüm yaptıklarımızın gerçek tekniklerini öğrenmek keyif verici. Çalıştığımız yerde 5 senede ancak öğreneceğimiz bilgilerle donatıyorlar bizi. 20-30 yıllık mesleki bilgilerini bize aktarıyorlar.<br />Geçen hafta ünlü İtalyan Şef (adını şu an hatırlamıyorum) okulumuza konuşma yapmaya geldi. Hayat hikayesi bir filmi aratmayacak nitelikte. Tam bir başarı öyküsü.<br /><br />Okuldaki arkadaşların %80 i şef olma hayali kuruyor. Ben ise ünvanlardan sıkılmış biri olarak executive şef olup sabahlara kadar çalışıp 18.000TL almaktansa kendi işimi yapmak istiyorum. Hatırlarsanız benim çıkış noktam severek yapabileceğim kendi işimi kurmak ve özgür olmaktı. Sadece işimi iyi yapabilmek için de Türkiye' nin en iyi okuluna kaydoldum. Çünkü açacağım işletmenin dünya standartlarına sahip olmasını istiyorum. Önemli olan işyerinin çapı değil yaptığın işin büyüklüğüdür çünkü.<br /><br />Proje nedeniyle büyük stres altındayım. Aslında okulun bir ayı bitti bile. Zaman çok hızlı geçiyor. Kitap okuyabildiğim, kendime az da olsa vakit ayırabildiğim zamanları çok özlüyorum. Ama bu günler geçici biliyorum. Uluslararası diplomayı elime aldığımda her şey yoluna girecek.<br /><br />Bahar gelsin artık. Ben büyükadaya gitmek istiyorum. Vaktim yok ama yine de istiyorum. Yeter ki hava ısınsın vakit yaratırım.<br /><br />Geçtiğimiz haftanın raporu bu :) Vakit bulduğumda sayfalarınıza şöyle bir uğruyorum. Ama yorum yapamadan çıkıyorum. Bugünlerde böyle olmak zorunda :( Sevgiler hepinize...<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1388381421166770043-2194588617001041779?l=www.maviyeyolculuk.org'/></div>Maviye Yolculukhttp://www.blogger.com/profile/02525067193800154531noreply@blogger.com5