tag:blogger.com,1999:blog-137142322009-03-03T17:43:33.300+02:00Cenker in DünyasıDünyama hoş geldiniz.Cenker Şişmannoreply@blogger.comBlogger15125tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1127738252853437962005-09-26T15:37:00.000+03:002005-09-26T15:37:33.050+03:00Google Earth: Dünya Avucunuzun Altında<DIV><FONT face=Arial size=2>Geçtiğimiz aylarda Google, Keyhole un yazmış olduğu dünyanın 3 boyutlu uydu&nbsp;fotoğraflarını evlerin çatılarına kadar görüntüleyen yazılımı satın aldı. Ücretsiz versiyonu da bulunan bu programla artık heryeri detaylı bir şekilde gözlemlemek mümkün olacak. Sunulan fotoğraflar en fazla bir iki sene öncesinin görüntüleri olabiliyor. Ancak her gün değişik bölgelerin görüntüleri uydudan alınıp güncelleniyor. Program içerdiği özellikler bakımından çığır açacak gibi gözüküyor. Öyleki bir yakın arkadaşınıza evinizi tarif etmek istiyorsunuz, evinizi Google Earth den buluyorsunuz, üzerine gelip "add a placemark" düğmesine tıklıyorsunuz ve eviniz olarak işaretiyorsunuz. İşaretlediğiniz her yer sol tarafta bulunan bölümde kendinizin oluşturacağı klasör yapısına göre listeleniyor. Bu listeden istediğiniz yeri seçip sağ mouse tıklayarak </FONT><FONT face=Arial size=2>kmz formatında saklayabiliyorsunuz. Ayrıca arkadaşınıza 1kb boyutundaki bu dosyayı&nbsp;email ile gönderebiliyorsunuz. Böylece arkadaşınız artık sizin evinizi rahatlıkla bulabiliyor. </FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Dikkat çeken özelliklerden bazıları ise şunlar: Görüntüler üzerinde seçtiğiniz 2 nokta arasındaki mesafeyi hesaplayabiliyorsunuz. Ayrıca yol üzerinde çizim yapıp gerçek mesafeyi görebiliyorsunuz. Seçtiğiniz noktanın denizden yüksekliğini ve 3 boyutlu görüntüsünü görebiliyorsunuz. Şu an için İstanbul ve Ankara nın detaya yakın görüntülerini elde etmek mümkün. </FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2><A href="http://bbs.keyhole.com/entrance.php">http://bbs.keyhole.com/entrance.php</A>&nbsp;sitesinde dünyadaki çeşitli yerlerin görüntülerine ulaşmak mümkün. Buradaki arama motoru sayesinde Türkiye ve İstanbul'dan&nbsp;çeşitli noktalar bulabilirsiniz. Ayrıca kendi hazırlayacağınız noktaları dosya olarak bu siteye atıp başkalarının da bu dosyalara ulaşmasını sağlayabilirsiniz.</FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2></FONT>&nbsp;</DIV><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-112773825285343796?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1127472484335303892005-09-23T13:48:00.000+03:002005-09-23T13:48:04.343+03:00Çok lezzetli bir yapı: del.icio.us<DIV><FONT face=Arial size=2>1997 yılından beri internet üzerinde sayısız internet sitesi gezmişimdir. Bu sitelerden beğendiklerimi&nbsp;önceden Netscape Navigator'da bookmark, Internet Explorer da favorilerime ekle ile saklardım. Tabi birde evden girip te&nbsp;sakladığım sitelerle iş yerinden sakladıklarımı aynı ortamda düzenlemek başımı ağrırtırdı. Şimdi artık del.icio.us var. Bu ücretsiz bir internet hizmeti, sosyal favori ekleme merkezi olarakta biliniyor. Servise kayıt olduktan sonra size tarayınızın bağlantılar bölümüne eklemeniz için&nbsp;özel linkler variliyor. Bu linkler düğme şeklinde tarayıcınızın çubuğunda görünüyor. Beğendiğiniz bir siteyi eklemek istediğinizde düğmeye basıp, siteyi del.icio.us&nbsp;sitesinde kendi hesabınızdaki alana ekliyorsunuz. Eklerken rahat aranabilmesi için &lt;tag&gt; ilgili kelimeleri belirtebiliyorsunuz. Başkalarının ekleyeceğiniz site için kullandığı tag leri görebiliyor ve düzenlemeniz bu şekilde de yapabiliyorsunuz.&nbsp;Böylece artık favorileriniz paylaşılan bir alanda listeleniyor. Tarayıcılardan bağımsız, internette girdiğiniz yerden bağımsız olarak listenizi düzenleyebiliyorsunuz. Ayrıca favori listenizde eklediğiniz sitelerin popülaritesine göre renklendirme yapılıyor. Hesabınızdaki favorileri listelemek çok kolay. Adres çubuğuna <A href="http://del.icio.us/<hesap ismi">http://del.icio.us/&lt;hesap ismi</A>&gt; yazarak favori sitelerinizin listesine ulaşabiliyorsunuz. Burada unutulmaması gereken bir noktada favori listelerinize sitenin linkini vererek başkalarında sizin favorilerinize ulaşabilmesi. </FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2></FONT>&nbsp;</DIV><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-112747248433530389?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1123419824310807942005-08-07T16:03:00.000+03:002005-08-22T14:31:53.893+03:00Ücretsiz internet sitesi açmak<a href="http://cenker.com/uploaded_images/web-browser-759887.png"><img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://cenker.com/uploaded_images/web-browser-758496.png" border="0" alt="" /></a><br /><DIV><FONT face=Arial size=2>İnternet üzerinde, ücretli olduğu kadar ücretsiz de kaliteli site barındırma yerleri mevcut. Öyleki bunlardan bazıları o kadar özellikler vaat ediyorlar ki bunları ücretli sitelerde bulmak bile zor oluyor. </FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Peki ücretsiz site imkanı sağlayan bu siteler nasıl kazanıyor ? Tabiiki reklam yoluyla. Bazıları açtığınız sayfaya kendi reklamını yapıştırıyor, bazıları ise reklam yerleştirmiyor ancak bu servisin devam etmesi için bize yardım edin linki koyarak sizden isteğe bağlı olarak maddi yardım istiyorlar.</FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Her durumda da ücretsiz siteler kaliteli hizmet sunabiliyor. İsterseniz kendi site alan adınızı&nbsp;bu ücretsiz&nbsp;sitelerde tutabiliyorsunuz (örn. <A href="http://www.isim.com">www.isim.com</A>) yada onların sağladığı isimle (örn. isim.ucretsizhizmet.com veya ucretsizhizmet.com/isim ) siteniz internette gorunur durumda oluyor.</FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Aralarında incelemeye değer bulduğum bu hizmetlerden ve bazıları şunlar:</FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2></FONT>&nbsp;</DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2></FONT>&nbsp;</DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2><A href="http://www.atspace.com/">http://www.atspace.com/</A></FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Alan:&nbsp;&nbsp;&nbsp; 50 MB<BR>Kendi reklamlarını yerleştirmiyorlar. </FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Siteye sayfa ekleme imkanı: FTP,&nbsp;Tarayıcı</FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2><BR><A href="http://www.freehosting.hostrave.com/">http://www.freehosting.hostrave.com/</A></DIV> <DIV>Alan:&nbsp;50 MB<BR>Kendi reklamlarını yerleştirmiyorlar. </FONT><FONT face=Arial size=2></FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2> <DIV><FONT face=Arial size=2>Siteye sayfa ekleme imkanı: FTP,&nbsp;Tarayıcı</FONT></DIV>Desteklediği servisler:&nbsp;PHP, SSI<BR>Sayfanın isim formatı:&nbsp;&nbsp;<U><FONT color=#800080>freehosting.hostrave.com/sizinsiteniz</FONT></U></FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2></FONT>&nbsp;</DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2><A href="http://www.newbiesite.com/index2.asp?Affid=14">http://www.newbiesite.com/index2.asp?Affid=14</A></FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Alan:&nbsp;25 MB<BR></FONT><FONT face=Arial size=2>Kendi reklamlarını yerleştirmiyorlar. </FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2> <DIV><FONT face=Arial size=2>Siteye sayfa ekleme imkanı: FTP,&nbsp;Tarayıcı</FONT></DIV>Desteklediği servisler:</FONT><FONT face=Arial size=2>&nbsp;PHP, SSI, FrontPage Extensions<BR>Sayfanın isim formatı: kendi alan adınız <A href="http://www.isim.com">www.isim.com</A> ancak ismi bu hizmetten satın almanız gerekiyor</FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2></FONT>&nbsp;</DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2><A href="http://www.100webspace.com/freeplan.html">http://www.100webspace.com/freeplan.html</A><BR>Alan:&nbsp;100 MB<BR>Kendi reklamlarını yerleştiriyorlar.</FONT></DIV> <DIV>Siteye sayfa ekleme imkanı: FTP,&nbsp;Tarayıcı</DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Desteklediği hizmetler:&nbsp; CGI, PHP, SSI, FrontPage Extensions, Perl<BR></FONT><FONT face=Arial size=2></FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2><A href="http://www.freewebsitehost.net/">http://www.freewebsitehost.net/</A></FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Alan:&nbsp;100 MB<BR>Kendi reklamlarını yerleştirmiyorlar. <DIV><FONT face=Arial size=2>Siteye sayfa ekleme imkanı: FTP,&nbsp;Tarayıcı<BR>Desteklediği hizmetler: CGI, PHP, SSI, FrontPage Extensions, Perl</FONT></DIV></FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2></FONT>&nbsp;</DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2><A href="http://www.globalweb.com.ru/hosting.php">http://www.globalweb.com.ru/hosting.php</A><BR>Alan:&nbsp;50 MB<BR>Kendi reklamlarını yerleştiriyorlar.</FONT><FONT face=Arial size=2></FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Siteye sayfa ekleme imkanı: FTP,&nbsp;Tarayıcı<BR>Desteklediği hizmetler:&nbsp;CGI, PHP, ASP, SSI, Java, Perl </FONT></DIV><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-112341982431080794?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1122470934613197632005-07-27T16:15:00.000+03:002005-08-22T14:32:59.323+03:00Cookies (Çerezler) le Boğuşurken<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://cenker.com/uploaded_images/crazy_cookie_dave_pena_01-705150.png"><img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://cenker.com/uploaded_images/crazy_cookie_dave_pena_01-701121.png" border="0" alt="" /></a><br /><FONT face=Arial size=2><br />Internet üzerinde cookie kullanan web uygulamaları her zaman için bana zorluk çıkarmıştır. Kodda her şeyi düzgün yazdığınızı sanırsınız ama ters giden birşeyler vardır ve onu bulamazsınız. Çalışmalarım sırasında çerezlerle ilgili iki önemli nokta buldum ki, bu tip uygulamalar yazanlar için çok önemli bilgi olacağından şüphem yok. İlki, çerezlerin çalışmasını kontrol ederken sürekli aynı alan isminde kalın. Öyleki site ismi yerine ip numarasını girip deneseniz bile aynı çerezlere ulaşamayacaksınız. Hatta sayfa isminde bulunan fazladan bir / işareti bile çerez işlemlerinde hata oluşturabiliyor. Örneğin:<br />www.siteismi.com/sayfa.php<br />www.siteismi.com//sayfa.php<br />siteismi.com/sayfa.php<br /><sitenizin.ip.no.su>/sayfa.php<br /><br />sayfalarının hepsi aynı sayfa olmasına rağmen, çerez alanı olarak yeni bir yer işgal ediyorlar bu sebepten dolayı cerezlari kodlarken veya doğruluğunu kontrol ederken dikkat etmek gerekiyor.<br /><br />İkincisi ise çerez işlemlerinin ancak bir sonraki çalışma sayfasında aktif olacağıdır. Burada bunu belirtmemim sebebi eğer bir sonraki çalışma sayfası birşekilde başka bir nedenden de olsa javascript hatası veriyorsa, çalışıyor zannettiğiniz çerez işlemleri doğru sonuç vermeyecektir.</FONT><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-112247093461319763?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1122284728182776252005-07-25T12:45:00.000+03:002005-07-26T16:26:31.190+03:00Ücretsiz Simgeler Üzerine<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="uploaded_images/another_folder_icon_01-794612.png"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="uploaded_images/another_folder_icon_01-785872.png" alt="" border="0" /></a><br /><div><span style=";font-family:Arial;" >Belkide yazılımcıların en zorlandığı iş üretilen programlara uygun grafikler bulmak veya oluşturmaktır. Kendim için söylüyorum yazılıma on dakika harcadıysam, uygun grafikler bulmam ve programa yerleştirmem bir saatimi alır. Grafikler, görsel tasarım ürünü olduklarından insan zor beğeniyor. Zamanın çoğuda yap boz olayıyla geçiyor. Simgeleri siz yapmasanız bile birbirleriyle olan uyumu sağlamak, programlardaki içeriklerle ilişkilendirmek gerçekten zor iş. Geçtiğimiz senelerde programlarımda kullanabilmek için ücretsiz simgeler aramıştım. Internette aradığınız her bir simge (icon) nin kullanabilme iznini araştırmak gerekiyor. Ücretsiz olsalar bile çoğu sadece kişisel kullanımlar için tasarlanmışlar, ticari kullanımlar için ya sahibinden izin almak gerekiyor yada belirtiliyorsa belli bir fiyat karşılığı kullanma izni alınıyor. Yoğun araştırmalarım sonucunda linux için simge setleri tasarlayan tasarımcılara rastladım ve beğendiğim bazılarını programlarımda kendilerinden izin alındığını belirten bir açıklama ekleyerek kullandım. Bu tip iconları incelemek isteyenler <a href="http://www.kde-look.org/">www.kde-look.org</a>, <a href="http://www.beeicons.com/">www.beeicons.com</a>, <a href="http://www.everaldo.com/">www.everaldo.com</a>, <a href="http://www.icon-king.com/">www.icon-king.com</a> sayfalarını gezebilirler. Buradaki çoğu icon LPGL lisanslı yani ticari veya kişisel kullanımı serbest (free), ancak kısıtlama olarak lisanslı ürünün kaynak kodu (burada PNG uzantılı resimler) dağıtılacak olan programınızın içine eklenmeli, lisans yazısı bir dosyada bulunmalı ve programın görünen veya hakkında bölümlerinde izin yazısı belirtilmelidir.</span></div> <div><span style=";font-family:Arial;" >Yinede yukarıda bahsettiğim lisanslı simgeleri uygun bulmayanlar ve kendi simgelerini kendisi çizmek veya düzenlemek isteyenler için kolay yöntemlerde mevcut. Son günlerde bu konuyu araştırdım ve benim gibi tasarımdan fazla anlamayan birine göre iyi sonuçlar elde ettim. Yapılması gereken "public domain" lisanslı yani tamamen halka açık ücretsiz simgeler üzerinde kolay değişiklikler yaparak göze hitap eden tasarımlar oluşturmak. Bahsi geçen simgelere <a href="http://www.openclipart.org/">www.</a></span><a href="http://www.openclipart.org/"><span style=";font-family:Arial;" >openclipart.org</span></a><span style=";font-family:Arial;" > sitesinden ulaştım. İçerdiği aram motoru da işimi kolaylaştırdı. Topladığım simgeler birbirlerinden farklı yapıda olduklarından muhakkak üzerlerinde işlem yapmam gerekiyordu. Bu yüzden daha öncedende severek kullandığım, tamamen ücretsiz olan resim işleme programı PhotoPlus ın son sürümünü kullandım. Bu program gerçekten çok iyi hazırlanmış ve ücretsiz olması ilk kullandığımda beni hayrete düşürmüştü. Photoshop ta da bulunan katman mantığının olması ve katmanlara efektler uygulanabilmesi gerçekten çok iyi düşünülmüş. Herbir katmanı oluşturulacak simgenin bir parçası gibi düşünmek gerekiyor. "public domain" simgelerin parçalarını katmanlara yerleştirdikten sonra bu alanlar renklendirilip işlenmeli ve gerekirse katmanlara gölge efekti düşürülmeli. Sonuçta kendi tasarımlarımızı daha çekici bir hale getirmenin hiçte zor olmayacağı görülecektir.</span></div> <div><span style=";font-family:Arial;" ><br />PhotoPlus programı <a href="http://www.freeserifsoftware.com/">www.freeserifsoftware.com</a> üzerinden indirilebilir.</span></div> <div><span style=";font-family:Arial;" ></span> </div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-112228472818277625?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1120126409888044412005-06-30T13:13:00.000+03:002005-07-27T09:49:22.633+03:00Blogger nedir ?<a href="uploaded_images/gthumb-712210.png"><img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="/uploaded_images/gthumb-710007.png" border="0" /></a><br /><div>Blogger lar bu sıralar gerçekten çok popüler. Blogger sitelerin en tutulanı google a ait olan <a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://blogger.com" target="_blank">blogger.com</a>. Blogger sitelerinde kendi sayfanızı yapmanız çok basit. Tek tuşla yayıncılık One-click-publishing diye de adlandırılıyor.Siteye yazılarınızı ftp kullanmadan size verilen hesap üzerinden hatta email yoluyla ekleyebiliyorsunuz. Düşünsenize sitenize bir yazınızı ekleyeceksiniz, konu ve içeriği olan emaili size verilen email adresine gonderdiğinizde anında sayfanızda belirlediğiniz şablonda goruluyor. Bu ozellik, zamanı olmayan ve sitesini yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Ayrıca yine google a ait ücretsiz hello (ve seçime bağlı olarak mükemmel bir fotoğraf işleme programı olan picasa) ile kendi resim ve fotoğraflarınızı bilgisayarınızdan program vasıtası ile tek tuşla sitenize yerleştiriyorsunuz. Gönderirken resimle birlikte yazacağınız yazının da sitede resmin altında görünmesi güzel bir özellik. Bloggerların güzel bir yanı da sitenize yerleştirdiğiniz her yazıya site ziyaretçileri cevap ekleyebilmeleri. Ben once <a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://cenkersisman.blogspot.com" target="_blank">cenker.blogspot.com</a> adresinde bir blog yeri açmıştım. <a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://Blogger.com" target="_blank">Blogger.com</a> da sayfalarınız &lt;isim&gt;.blogspot.com olarak isimlendiriliyor. Ayrıca kendi domain isminiz varsa blogger sitenizde çok basit bir ayar yaparak yazılarınız kendi domain alanınıza güncellenebiliyor. Bu şekilde kendi blog unuzu <a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://blogspot.com" target="_blank">blogspot.com</a> adresinde değilde benimki gibi <a onclick="return top.js.OpenExtLink(window,event,this)" href="http://cenker.com" target="_blank">cenker.com</a> adresinde görebiliyorsunuz. </div><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-112012640988804441?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1119704194234238702005-06-25T15:56:00.000+03:002005-07-27T09:41:18.086+03:00<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="uploaded_images/collage1.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="uploaded_images/collage1.jpg" border="0" /></a><br /><br />Bu hafta sonu internette yayinlayacagim WinPerfect 5.40 programinin ekran goruntuleri<br />Programla ilgili bilgilere <a href="http://winperfect.blogspot.com">winperfect.blogspot.com</a> adresinden ulaşabilirsiniz.<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-111970419423423870?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1119095002371672912005-06-18T14:43:00.000+03:002005-06-30T14:02:37.243+03:00Ah şu dokümantasyon eksikliği yokmu ?Yaklaşık dört sene önce yazmaya başladığımız web uygulaması öyle bir hale geldiki, keşke dokümantasyona daha çok önem verseydik diye düşünmeye başladım. Belki geç düşünmeye başladım ama hiç düşünmemekten daha iyidir. Java'nın JavaDoc adı altındaki dokümantasyon sistemiyle tanışınca ne kadar etkilendim bilemezsiniz. Bizim işimizde zaman önemli bir faktör. Yazılıma ayrılan zamanı dokümantasyona ayırsak hem daha az hatalı bir sistem gelişir hemde kodlamaya daha az zaman ayrılır. Nedendir bilmem belki üşendiğimiz için kodlamanın sanki projenin tümü olarak görürüz. Yazarız kod bitince hadi proje bitti. Ama işte proje öyle bitmiyor. Başlarız testlere sürekli test, kodu yazmamız bir ay sürdüyse, test zamanı olur bir sene. Bu zaman zarfında, en çok hata ayıklamakla uğraşırız. Halbuki bir dokümantasyon sistemi ile işe başlasak, üşenmeden işe girişsek, belkide o kaçıp giden bir sene, üç ay olur. Buradaki bahsettiğim zamanı üç aya indirmek için sadece dokümantasyon yetmiyor tabii. Süreç takibinide belli metodolojilerle uygulamak gerekiyor. Konuyu özetlemek gerekirse, genelde programcılar toplam sürecin kodlama ve bakımdan oluştuğunu düşünüyor. Ama gerçekte, performansın artması için ihtiyaç analizi, sistem tasarımı, kodlama, test ve bakım süreçlerinin ardarda sistematik olarak yapılması gerekiyor. İlk süreçlere daha fazla vakit verildiğinde, sonraki süreçlerin daha az vakit aldığı görülüyor ki buda, hem beynini zorlayan programcı hem kaybedilen zamanı düşünen işveren hem de parasını kaybetmek istemeyen müşteriler için en iyi yazılım geliştirme süreçleri olarak görülüyor.<br /><a href="http://www.haysoft.com/ah_su_dokumantasyon_eksikligi.mp3">Bu makaleyi mp3 formatında dinlemek için tıklayınız</a><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-111909500237167291?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1119089890370980992005-06-18T13:18:00.000+03:002005-06-18T13:18:10.373+03:00Firefox yükselişte ama yeterlimi ?<DIV><FONT face=Arial size=2>Internete giren herkesin kullandığı programlardır tarayıcılar. Bu alanda kullanım sayısı olarak Internet Explorer açık ara önde olsada, açık kaynak olan rakibi Firefox hızlanan bir ivmeyle arayı kapatmaya çalışıyor. Çok cazip yeni özellikleriyle kullanıcıların gönlünü kazanan Firefox ayrıca programlama açısından açık kaynağın getirdiği kolaylıklarla hata oranlarında ve hata kritik derecelerinde rakibinden daha düşük değerler almasıyla göze batıyor. Genelde spyware veya adware programcıkların Internet Explorer üzerinden pluginler vasıtası ile bulaşması, bu konuda titiz olan kullanıcıları Firefox a itiyor. Peki Internet Explorer hiçmi güvenli değil ? Gerekli güvenli yamaları uyguladıktan sonra Internet Explorer açısından hiçbir sorun yok. Hatta Firefox un içerik olarak beni cezbetmesine rağmen hala Internet Explorer'ı kullanmaktayım. İnsan alışkanlıklarından kolay kolay kurtulamıyor. Bunun ötesinde sadece Internet Explorer da gördüğüm çok kullandığım bazı özelliklerin: sayfanın tümünün email olarak gönderilebilmesinin ve sayfanın tek bir&nbsp;dosya&nbsp;olarak resimleriyle beraber .mht uzantısıyla kaydedilebilmesinin Firefox ta henüz gerçekleştirilememesi bu tarayıcının makinemde ikinci tercih olarak kalmasını sağlıyor. Ayrıca&nbsp;internet üzerinden ücretsiz tarama yapabilen online antivirus uygulamalarının bazılarının sadece Internet Explorer ı desteklemesini ve javascript destekli bazı sitelerin Firefox uyumsuzluğunu&nbsp;olayın başka boyutu olarak görüyorum.</FONT></DIV><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-111908989037098099?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com1tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1119084978620889382005-06-18T11:56:00.000+03:002005-06-18T11:56:18.666+03:00Bilgisayarda Video Kaydetme (1)<DIV><FONT face=Arial size=2>Video kameraların popülerliğini arttırmasıyla dijital ortama videoları aktarmak artık bir ihtiyaç haline geldi. Aynı şekilde TV kartları ve Webcamler ile çekilen görüntüleri dijital ortamda saklamak mümkün. Uygun program ve dönüştürücülerle kaliteden az ödün vererek düşük boyutlarda video dosyaları oluşturmak o kadarda zor bir iş değil. </FONT></DIV> <DIV><FONT face=Arial size=2>Kayıt için gerekenler bilgisayar, kayıt cihazı, bilgisayar için kayıt cihazının sürücüsü (cihazla birlikte veriliyor),&nbsp;kayıt cihazı bilgisayar arası uygun kablo, kayıt programı&nbsp;ve codec olarak adlandırılan sisteme kurulan dönüştürücü modül.&nbsp; Kayıt cihazı olarak video kamera, tv kartı, webcam örnek olarak verilebilir. Bunlardan herhangibiri işimizi görür. Kayıt programı için kendi yazdığım ve başta A.B.D olmak üzere müzik marketlerde dağıtılan ve internette kolayca bulabileceğiniz HS VideoCapture programını kullanabiliriz. Tabii başka programlarda mevcut ve bu programdan dahada iyileri olabileceğinden şüphem yok&nbsp;ancak kendi yazdığım programı iyi bilen biri olarak bu şekilde konuyu daha rahat anlatabileceğimi düşündüm. Codec olarak ise internette ücretsiz&nbsp;dönüştürücüler mevcut. Görüntü (video) dönüştürücüleri&nbsp;arasında Divx, Xvid, Mpegable, ses (audio) dönüştürücüleri arasında Lame MP3 en iyi çözümlerden birkaçı olarak gözüküyor.</FONT></DIV><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-111908497862088938?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1119041714440123222005-06-17T23:55:00.000+03:002005-06-17T23:55:14.443+03:00Windows'u Tekrar Kurarken<DIV><FONT face=Arial size=2>Aman dikkat, Windows işletim sistemindeki açıklar sebebiyle, sisteminizi yeniden kurduysanız Windows unuzu güncellemek ve servis paketlerini indirmek için hemen internete girmeyiniz. Yoksa sistemdeki açıklıklar sebebiyle internet üzerinden makinenize saldırılar olacaktır. Bunu engellemek için internete girmeden, ilk kurulumdan hemen sonra sisteminize bir firewall programı kurun. Zone Alarm ismindeki program kendi alanında başarılıdır.&nbsp;Ücretsiz bir versiyonuda bulunmaktadır. Aylık dergilerden bulabileceğiniz bu ve benzer firewall programlardan birini kurduktan sonra internete bağlanıp güncellemelerinizi yapınız.</FONT></DIV><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-111904171444012322?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1119038284128729812005-06-17T22:58:00.000+03:002005-06-17T22:58:04.133+03:00Extreme Programming<DIV><FONT face=Arial size=2>90lı yıllarda ortaya çıkan bu programlama kavramı bildiğimiz çalışma sisteminden&nbsp;çok farklılıklar içeriyor. 12 adet kuralı olan bu sistemde en göze batan kural Pair Programming denilen İkili Programlama. Bu kuralı ilginç kılan, iki programcının aynı bilgisayarda ardarda yerdeğiştirip birinin program yazması, diğerininde programcının hatasını düzeltmesi ve proje mantığını ilerleyen yapıya göre düzenlemesi. İki programcının birbirilerinin hatalarını bulmalarıyla&nbsp;hırslanmaları genel performansı arttırdığı söyleniyor. Bu düzende yapılan projelerde hata çıkma olasılığının %15 oranında azaldığı görülmektedir.</FONT></DIV><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-111903828412872981?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1119035060211914252005-06-17T22:04:00.000+03:002005-06-17T22:04:20.213+03:00Podcasting<DIV><FONT face=Arial size=2>Bu sıralar en popüler internet teknolojilerinden biri 'Podcasting'. Modern radyo sistemi olarak özetlenebilen bu sistemde, internet kullanıcıları kendi sunucularına mp3 olarak yükledikleri genellikle bilgi içeren yayınları diğer kullanıcılar ile paylaşıyorlar. Dinleyiciler </FONT><FONT face=Arial size=2>Ipodder gibi programlar vasıtası ile bilgisayar, IPOD, mp3 çalar&nbsp;veya cep telefonlarına bu yayınları&nbsp;kayıt ettirip indirdikten&nbsp;sonra dinleyebiliyorlar.</FONT></DIV><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-111903506021191425?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1119032505215766542005-06-17T21:21:00.000+03:002005-06-17T21:21:45.220+03:00Akıllı Telefonlar (I)<DIV><FONT face=Arial size=2>Symbian işletim sistemiyle çalışan cep telefonları artık her keseye uygun fiyatlarla satılıyor. Daha çok Nokia telefonlarının içerdiği Symbian sistemiyle neredeyse tüm masaüstü bilgisayar işlevlerini yapmak mümkün. İçerdikleri kızılötesi veya bluetooth bağlantısı desteğiyle masaüstü veya notebooklarla dosya alışverişi yapmak mümkün. Resim, video, oyun, ofis programları, sistem programları cebinizde olabilecek özelliklerden bazıları. Java veya C++ dilleri ile derlenmiş uygulamaları çalıştırabildiklerinden, cep telefonumuzun yazılım bazında&nbsp;sürekli geliştirebiliyoruz. Buda bu tip telefonları çok cazip kılıyor. İçerdikleri donanımda neredeyse 10 sene önceki masaüstü donanımlarına eşit. Örneğin en çok satılan telefonlar arasında olan Nokia 6600 yaklaşık 100Mhz CPU hızına ve&nbsp;40 MB hafızaya sahip. </FONT></DIV><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-111903250521576654?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-13714232.post-1118993193254088732005-06-17T10:26:00.000+03:002005-06-18T14:10:21.330+03:00Down Under<DIV><FONT face=Arial size=2>Belki sizde duymuşunuzdur. 'Down Under' terimini zaman zaman duyarım. Ama ne olduğunu bilmiyordum.&nbsp; Men At Work grubunu dinlerken şarkılardan birinin 'Down Under' olduğunu farkettim. Meğerse 'Down Under' Avustralya veya Yeni Zelanda'yı ifade ediyormuş. O ülkelerdeki her kavram için 'Down Under' kullanılıyormuş. Başka bir ifade ile&nbsp;<!--StartFragment --><FONT face="Times New Roman" size=3><FONT face=Arial size=2> 'the land down under',</FONT> <FONT face=Arial size=2>dünyanın altındaki ada olarakta adlandırılıyor. 80 li yıllarda Men At Work ün bu şarkısı Avustralya'da milliyetçiliği uyandırmış, ülke televizyon ve radyolarında halkın favori şarkısı olmuş. Hatta ünü tüm dünyaya yayılmış. Bana çok ilginç geldi. Paylaşayım dedim.</FONT></FONT></FONT></DIV><div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/13714232-111899319325408873?l=cenker.com'/></div>Cenker Şişmannoreply@blogger.com1