tag:blogger.com,1999:blog-13307857.post-1139270982592279002006-02-06T23:52:00.001Z2006-02-07T00:20:20.416ZHapishane<div style="text-align: right;">“<span style="font-style: italic;">Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün</span><br /></div> <div style="text-align: right;"><span style="font-style: italic;">bu kadar benden uzak</span><br /><span style="font-style: italic;">bu kadar mavi</span><br /><span style="font-style: italic;">bu kadar geniş olduğuna şaşarak</span><br /><span style="font-style: italic;">kımıldamadan durdum.</span>”<br /><span style="font-weight: bold;">Bug</span><span style="font-weight: bold;">ün Pazar, </span><span style="font-weight: bold;">Nazim Hikmet Ran</span><br /></div> <span style=";font-family:verdana;font-size:100%;" ><br /><br />Açık bırakılmış pencereye bakan duvardaki muhtemelen siyah beyaz fotoğrafın üzerine inanılmaz bir titizlikle örtülmüş dantel kadar sabırlı olabilseydin, pazar günleri hapishane avlusundaki en yüksek noktadan dikkatlice bakıldığında görülebilen gecekondu tepesini anlatabilirdim sana. Hapishanede her şeyden çok neden hapishane şiirlerinin anlamını yitirdiğini açıklayabilirdim.</span><br /><br /><span style="font-family:verdana;">Küçükken çıktığım kavak ağacından inemediğimde korktuğum kadar korkmadım hiç bir şeyden. Belki en büyük hatam buydu benim. Ben en çok yalnızlıktan korktum. İşlediğim her cinayetin, her intiharın sebebi yalnızlıktı.<br /><br /></span> <div style="text-align: center;"><span style="font-family:verdana;">***</span><br /></div> <span style="font-family:verdana;"><br />Ben de diğerleri gibi gidecektim bir gün. Pılımı pırtımı toplayıp terkedecektim senelerdir tanımlayamadığım bu kenti. Buna en çok kırlangıçlar üzülecekti. Bir de mutfak pencereleri…</span><span style="font-family:verdana;"></span><br /><br /><div style="text-align: right;"></div>Kadirhttp://www.blogger.com/profile/05171518831200855034noreply@blogger.com