tag:blogger.com,1999:blog-13307857.post-1127328892480382202005-09-21T18:52:00.000Z2005-09-21T18:56:30.750ZEylül<span style="font-size:100%;"><span style="font-family:verdana;"><blockquote>“Zamanla nasıl değişiyor insan,<br />hangi resmime baksam ben değilim” <i><br /></i> <div style="text-align: center;"><i>Cahit Sıtkı Taranc</i><span style="font-size:100%;"><span style="font-family:verdana;"><i>ı</i></span></span></div> </blockquote></span></span><span style="font-size:100%;"><span style="font-family:verdana;"><i></i></span></span><br /><span style="font-size:100%;"><span style="font-family:verdana;"><br />Eylül biraz daha sessiz geçti sanki bu sene. Hüzünlenmeye bile vakit bulamadan ayın sonuna geldik nerdeyse. Havalar soğumaya bile başladı belli belirsiz. Eskiden kömür alırdık eylül ayında. Babamın gidip kamyonla aldığı ve evin önüne yığılan kömürü gün boyu uğraşıp bodruma yerleştirdikten sonra tüm kış boyu parça parça yukarı çıkarıp kullanmanın da hatırlanıp gülümsenecek bir yanı varmış demek. Kömür taşınırken tepeden tırnağa kirlenip, günün mahiyeti nedeniyle azar işitmemenin keyfi de hatırlanmaya değer elbet.<br /><br />Varlıklı olmayan her ailenin yaptığı gibi, okul malzemesi almak için pazara çıkılırdı eylül ayında. Okulların açılmak üzere olmasının yarattığı tarifi güç evhamın üzerine gidilircesine cesur adımlarla, annenin peşisıra pazara gidilir, satın alınan bir kaç defter ya da kalemin senenin geri kalanında nasıl kullanılacağı tasavvur edilirdi.<br /><br />Gardırobun arka raflarına itilmiş kışlık giysileri çıkarırken akla gelen bir onceki seneye ait hatıralardan çok daha derin, belki yüzyıllardır tekrar eden başlangıçları içinde barındırır eylül. Her ne kadar yaşanılan keyiflerin ve evhamların yerini zamanla başkaları alıyor olsa da, eylül her geçen sene sanki biraz daha yaşlanıyor.<br /><br /></span></span>Kadirhttp://www.blogger.com/profile/05171518831200855034noreply@blogger.com