tag:blogger.com,1999:blog-1275128989225967637.post-70179011779375761092008-07-20T08:53:00.002+03:002008-07-20T09:44:25.275+03:00Sabah sabah Mücü sporu<span style="font-family:verdana;"> El kadar yaratık bi insanı nasıl bu kadar yorabilir ya aklım almıyor. Evet günlükcüm bildin, çok sevgili cennet papağanım Mücü'den bahsediyorum. Sabah sporu yaptırdı resmen.</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"> Ya zaten kendimi ona karşı suçlu hissediyorum, kıçımı kaldırıp gidiş-dönüş 40 dakka süren yolu çekemediğim için yemsiz kaldı. Doğal besinlerle gıdalıyorum yine de, ellerimle besliyorum yeminle (zaten kendisi yemiyo, dün şeftali dilimledim koydum önüne, dokunmadı bile, illa benim yedirmemi bekliyo manyak).</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"> Az evvel, her zamanki gibi balkonumda keyif çatarken, içerden bıcırdamaya başladı. Ben de 1-2 ıslıkla karşılık verince pencerenin önüne dikildi. Aman da aman uyanmış da yemek mi istermiş diyerek bıcırmalarına kayıtsız kalmayıp içeri girdim. Mutfağa yönelmeden omzuma tünedi. E hadi madem gelsin benle diyerek mutfağa seyirttim. Marulu çıkardım, yıkadım, bu sırada beyefendi çoktan bi tepeye konmuştu bile. Sandalye çektim, kolumu uzattım, kolumdan omzuma çıktı, sandalyeden indim, mutfak kapısından geçecekken tekrar uçtu kondu mutfağın öte köşesine! Tekrar gittim, sandalyeye çıktım, kolumu uzattım, yine kondu omzuma, sandalyeden indim, mutfağı boydan boya geçip tekrar kapıya ulaştım, tam çıkacakken tekrar uçtu gitti aynı yere! Hadi neyse dedim, aynı şeyleri tekrarladım, yine kapıdan çıkıcaz, hop başa sar! En az 5 kere tekrarlandı bu sahne. Bunun haricinde bi de bambaşka yerlere konması, oralardan kovalamam ve uzanabileceğim bi yere sürüklememi saymıyorum. 30 saniyelik marul alıp odaya dönme işlemi 10 dakika sürdü! Sonunda mutfaktan çıkmayı başardık. Ama o da nesi! Mutfağın tam çaprazındaki salona girmez mi bu sefer de! Allah'ım aklımı koru! Salon mutfağın nerdeyse 3 katı büyük, oraya bi girdi mi çıkarmak en az 20dakka sürüyo çoğu zaman. Önce duvar saatinin üstüne kondu, sandalye çektim, tam gelecek derken bu sefer de uçup lambanın tepesine kondu! Odanın ortasına kadar sandalyeyi taşıdım, hala uzanamadığım için kovalamak zorunda kaldım. Ordan perdeye gitti, yine uzanamayacağım yer, salladım perdeyi. Yine saatin üstüne kondu. Odanın ortasına getirdiğim sandalyeyi tekrar taşıyıp üstüne çıktım. Yine uçup lambaya gitti! O an çıldırdığımı hissettim günlük. El kadar hayvan benimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyordu. Ya sabır çekerek bi kez daha sandalyeyi odanın ortasına taşıdım, ordan duvardaki tabloya gitti. Hani artık terliği atıp duvara yapıştıracak kıvama gelmiştim, öyle deli bi sinirle kanepeye çıkmamla kendiliğinden omzuma konuverdi. İki sebebe bağlıyorum bu teslimiyetini. Ya yaklaşan tehlikenin farkına varıp uzatmadı, ya da bi elinde marul yaprağı, odanın içinde deli gibi ordan oraya sandalye taşıyıp tepelere çıkan sahibesinin haline acıdı. Sonrasında kazasız belasız odamıza döndük çok şükür. Ama benim de ömrümden ömür gitti vallahi billahi. </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"> Yem almadım diye bana eziyet ediyo olabilir. Ya da ben iyi ki yemsiz bırakmışım köftehoru. Canımı çıkarttı sabah sabah, oh olsun! Yok lan, çok seviyo bu dingil beni. Yarım saattir pencerenin önünde dolanıp duruyo bana ulaşacak bi delik bulma sevdasıyla. Ne zaman balkona çıksam beni gözetliyo zaten pencere önünde. Geçenlerde yine beni görmeye çalışıyodu, koca yastığı arkama aldım, tamamen görüş açısını kapattım. İki dakka sonra dannnkk etti, kafama değil cama! Kuş beyinlim beni göremeyince cama uçmuş, kafayı yaracaktı. Ben bu muhteşemliğimle bile camdan geçemiyorum, sen nasıl geçeceksin be güzelim:P</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"> Şu ben uyurken laptop tuşlarını sökmesinden sonra uyuyacağım zamanlar kafesine kapatıyodum sabiyi. Annem zaten söyleniyo, yakında senin gözünü de çıkarır bu diye. Hani tırsmıyo da değilim, akıl yok yani yapar mı yapar. Ama işte ben rahatçacık yatağımda yatıyorum, o kafeste tünekte uyuyo. Ben olsam ben de uyumam öyle yerde. Güzelce uyusun diye çıkarıyorum o yüzden, perdenin en üstüne çıkıp orda uyuyo ne güzel rahat rahat. Yine bi gün çıkardım kafesinden, ben de televizyon izlerken uyuyakalmışım. Bi uyandım, tam gözümün dibinde! Aramızda bi gaga mesafesi var, kafasını yana eğmiş bana bakıyo. Uyku sersemi kovaladım tekrar yattım. Uyku uyanıklık arası kanat seslerine tekrar açtım gözümü, yine gelmiş, yine aynı mesafeden bana bakıyo! Üç kere tekrar etti böyle. Sonra uyku isteği ağır basınca kafesine soktum. Ama çok tuhaf geldi bana. Hiçbi şey yapmadan beni izliyo. Bi kafasını sallasa gagası gözüme girer rahatlıkla. Ama yapmıyo. Çok enteresan bi hayvan, ben bile kendime bu kadar insaflı davranmam valla. Fırsatını bulsam gözümü oyarım. O yapmıyo. Garip..</span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"> Bunu niye anlattım? Ne kadar peşinden koşturup maymun etse de beni, asla kıyamam bu manyağa, bunu desteklemek için anlattım. 9 yıllık arkadaşım muhabbet kuşum yeni doğan yavrusunun bile gözünü oymuştu kıskançlıktan. Zekası olmayan bu yaratıklar kendi evladına bile zarar verebiliyoken.. Böhühü çok duygulandım günlük:)) </span><br /><span style="font-family:verdana;"></span><br /><span style="font-family:verdana;"> Sanırım Mücü'yle duygularımız karşılıklı, ne güzel. Anca bi kuştan alabiliyorum zaten sevgimin karşılığını. Peeehh!</span>Gui..http://www.blogger.com/profile/03178416117269153274noreply@blogger.com